Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-31-2008, 10:48   #1
уυѕυƒ
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Bilim, önyargı ve Marduk

Bilim, somut olgularla, kanıtlarla ve en önemlisi, yinelenebilen deneylerle ilgilenir. Elde edilen veriler aracılığıyla doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanabilen düşünceler için, "bilimin güvenli alanında" test edildikleri yorumunu yapabiliriz. Bu anlamda, bilimsel düşünce için önemli olan, somut, elle tutulur olgular ve sonuçları ya da nedenleri analiz edilebilen olaylardır. Verilerin azaldığı, deney olanağının sınırlandığı, test koşullarının kuşku yaratacak oranda belirsizlik içerdiği durumlarda, bilim için "kesin bulgu"lardan söz etmek de olanaksızlaşır. Elbette, bilinen genel doğrulardan yola çıkarak, karşısındaki "açıklanması güç" olayla ilgili akla uygun değerlendirme ve yorumlarda bulunacaktır bilim adamı. Ancak bu, subjektif bir nitelik taşımanın ve varsayımlara yaslanmanın ötesine gidemeyecektir. Bu nedenle, koşullar belirsizleştikçe, bilim adamı da "temkinli" davranmayı ve spekülasyonlardan uzak durmayı seçer.
Peki, bu genel yargıların ışığında, "Güneş sisteminde, dünyaya belli aralıklarla yakın geçiş yapacak bir gezegen yoktur, bu yalnızca fanteziden ibarettir" derse bir bilim adamı, bu ifadesini "bilimsel tavır"la ne derece bağdaştırabiliriz? Söyledikleri "bilimin sesi"yle mi iletilmektedir bize, yoksa kendi subjektif düşünceleri ve önyargılarıyla mı?
Güneş sistemini, sandığımızın aksine, yeterince iyi tanımıyoruz. Son yüz yıl içinde bu alandaki bilgilerimiz büyük bir hızla arttı ve yeni teoriler daha güvenli zeminlere basarak ilerliyorlar ama özellikle Pluton'un ötesine, "Kuiper Kuşağı" olarak adlandırılan asteroidlerle dolu bölgeye uzanmaya başladığımızda, soru işaretleri de artıyor. Biraz daha ileri gitmeye kalktığımızda, doğruluğu kanıtlanmamış varsayımsal tezlerle ve bu tezlerde dile getirilen olgularla karşılaşıyoruz. Güneş sisteminin çevresini bir küre gibi saran ve "kuyrukluyıldız deposu" olduğu düşünülen "Oort Bulutu" gerçekten var mı, yoksa bu yalnızca sınırlı bulgulardan yola çıkılarak üretilmiş bir teori mi? Bu bölgede "kararsız denge" içinde statik kalan asteroid ve kaya parçaları, hangi "dış etken" tarafından tetiklenip belli aralıklarla Güneş'e doğru yönlendiriliyor? Göremediğimiz bir "kahverengi cüce", oldukça uzaklardan sisteme doğru yaklaşıp, bu "kuyrukluyıldız deposu"nu hareketlendirecek bir çekim etkisi yaratıyor olabilir mi? Yoksa John Matese gibi cesur bilim adamlarının ortaya attığı "Güneş'in ikizi Nemesis" tezlerinde doğruluk payı var mı?
Belirsizlikler, oldukça fazla. Her geçen gün bilgi birikimimize yeni değerler ekleniyor ama bütün bunlar, sahip olduğumuz bilgiyle gereğinden fazla öğünüp, aykırı tezlere iddialı ve küçümseyici karşı çıkışları besleyecek oranda fazla değil. Fazlasıyla dış merkezli, eliptik yörüngelerin nasıl oluştuğunu açıklamakta güçlük çekiyoruz. Bazı gök cisimlerinin (özellikle Pluton'dan sonra) bu dış merkezli yörüngeleri üzerinde, bildiğimiz diğer gezegenlerin oluşturduğu ve "Ekliptik" olarak adlandırdığımız yörünge düzlemine nasıl olup da bu kadar aykırı açılar yapabildiklerini bilemiyoruz. Hatta, geçen Mart ayında büyük gürültülerle duyurulan Sedna adlı gök cisminin niçin bu kadar yavaş bir eksen dönüşü gerçekleştirdiğini; ilkin çevresinde döndüğü fark edilen "garip" uydunun birden nereye kaybolduğunu da açıklayamıyoruz.
Manzara buyken, doğru bilim adamı tavrı, "Dünyaya 3661 yılda bir yaklaştığı öne sürülen bir gök cismi yoktur, olamaz" gibi kesin ve iddialı bir yargı koymak mıdır, yoksa "Elimizdeki bulgular böyle bir gök cisminin varlığına ilişkin bilgi içermiyor, dolayısıyla doğrulayamayız. Ama olmadığını da iddia edemeyiz" diyerek dürüst olmak mıdır?
Arkeoastronomi, eskiçağ toplumlarının yıldız gözleme kültürlerini ve kozmolojilerini yakından tanımamıza yardımcı olan bilgileri derlemekle uğraşıyor yüz yıla yakın bir süredir. Ne var ki, bu alanda çalışan uzmanların görüşleri, tarih ve arkeolojiyle neredeyse hiç ilgilenmeyen "modern gökbilimciler" tarafından ısrarla görmezden geliniyor. Güneş sisteminin yapısının ancak son beş yüzyıl içinde çözüldüğü; "dünyayı merkez alan ilkel teori"nin binlerce yıl boyunca eskiçağ toplumlarının kültürlerine egemen olduğu önyargıları o denli güçlü ki, uzak geçmişten elde edilebilecek bulguların güvenilirliğine dudak bükmeye eğilimli çok fazla bilim adamı var. Oysa Giorgio Di Santillana ve Hertha Von Dechend'in bugün klasiklerden biri haline gelmiş ünlü kitabı "Hamlet'in Değirmeni"nde, günümüzden binlerce yıl önceki uygarlıkların, "Presesyon"dan, yani dünya eksen çubuğunun yaklaşık 26000 yılda tamamladığı "yalpalama" hareketinden bile haberdar olduğu inkâr edilemez biçimde ortaya konmuştu. Arkeoastronominin babası Sir Norman Lockyer, daha da eski bir tarihte yayımlanan "Astronominin Şafağı" adlı başyapıtında, eski toplumların tapınaklarını belli yıldızlara doğru yönlendirdiklerini; uzun zaman aralıkları içinde bu yıldızların konumundaki kaymayı fark ettikleri için de, tapınakları yıkıp yeniden inşa ettiklerini koymuştu ortaya.
Peki bugün neredeyiz? Bir bilim adamı, "Mayaların astronomi bilgisi yüksek olabilir, ama gezegen yörüngesi hesaplayacak düzeyde olduklarını hiç sanmıyorum" diyor. Zahmet edip dünyaca ünlü meslektaşlarından Edwin Krupp'un ya da Anthony Aveni'nin konuyla ilgili kitaplarına bir göz atsa, ne büyük bir gaf yaptığını fark edecek; ama böyle bir niyeti yok.
Marduk gezegeninin 3661 yıllık bir yörünge periyoduyla Güneş'e yaklaştığı ve bir dahaki yakın geçişin 2012 yılında gerçekleşeceği tezine, hep aynı klişeyle karşı çıkılıyor: "Sekiz yıl, çok kısa bir süre. Eğer böyle bir gök cismi olsaydı, şimdiye kadar çoktan görürdük!"
Bilmem hatırlar mısınız, 1993 yılının Mart ayında, David Levy ve Eugene Shoemaker adlı iki gökbilimci, birbirlerinden bağımsız ama eşzamanlı olarak, Güneş sistemimize doğru yaklaşan bir kuyrukluyıldızın varlığını keşfettiler. Bu nedenle, kuyrukluyıldıza "Shoemaker-Levy" adı verildi. Bulgular bununla da sınırlı kalmamıştı ve iki gökbilimci, kuyrukluyıldızın Jüpiter'e doğru ilerlediğini fark etmişlerdi.
Aradan tam 16 ay geçtikten sonra, bilim dünyası nefesini tutmuş, Shoemaker-Levy kuyrukluyıldızının 21 parça halinde Jüpiter'in yüzeyine çarpmasını izliyordu. Yani, çarpmadan yalnızca bir yıl dört ay kadar önce, o da amatör astronomların dikkatiyle fark edilmişti Shomaker-Levy gök cismi. Yaklaşacağı, teğet geçeceği ya da belki çarpacağı gezegen, dünya da olabilirdi; neyse ki olmadı.
Şimdi, "2012'ye 8 yıl kaldı sadece. Böyle bir gök cismi olsaydı, mutlaka görürdük!" ifadesini ne kadar bilimsel ve ne kadar "ciddi" buluyorsunuz?
Burak Eldem
__________________



уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sonumuz Geldi! Foton Kuşağı ~> Marduk нüzüη Enteresan ve Garip Olaylar 0 08-23-2008 14:26
Marduk geliyor mu? уυѕυƒ Araştırmacılar'ın bölümü 0 07-14-2008 13:11
bilim felsefesi уυѕυƒ Felsefe Testleri 0 04-12-2008 15:10
Bilim Ve Biyoloji уυѕυƒ BiYoLoji 0 04-02-2008 20:40
Bilim Adamları Yaso TaRiH 0 03-13-2008 23:03


Şu Anki Saat: 08:18


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows