Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

Bitki Dünyası Bitkiler ile ilgili Her Şey Burada!

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-13-2008, 20:58   #1
endcastle13
 
endcastle13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 1.208
Tecrübe Puanı: 563
endcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond reputeendcastle13 has a reputation beyond repute
Talking Zehirli bitkiler


Bilim adamları zehirli bitkileri, ev bitkileri, çiçekli bahçe bitkileri, sebzeler, bataklık ve nemli alan bitkileri, tarla bitkileri, ağaç ve çalılar, ormanlık alanlarda bulanan bitkiler ve süs bitkileri olarak farklı gruplarda inceliyorlar. Yanısıra, çok şiddetli zehirlenmeye yol açanlar, bir dereceye kadar zehirleyenler ve çok az zehirli olanlar biçiminde de gruplandırılabiliyor. Zehirli bitkiler, fizyolojik etkilerine göre, kanı, sinir dokusunu, sinir-kas iletisini, kas dokusunu ve deriyi etkileyenler olarak beşe ayrılıyor. Bütün bu grupları tek tek inceleyecek olursanız, her birinde tanıdık pek çok bitkiye rastlamanız olası.
Örneğin, büyük bir zevkle yediğimiz meyvelerden vişne, mor çiçeklerine hayranlık duyduğumuz şebboy, zehirli bitkiler arasında; belki şaşıracaksınız; ama domates de bir dönemi nde zehir taşıyor. Domatesin olgunlaşmaya başlamadan önceki rengi yeşil. İşte bu dönemde domates, zehirli bîr alkaloit olan solanın içeriyor. Bu yeşil meyvenin iki tanesini yiyen bazı duyarlı kişilerde zehirlenme ortaya çıktığı kayıtlarda var. 0,02 g solanin, baş ağrısı ve kalp çarpıntısına yol açıyor. "Ama hepimiz domates tüketiyoruz, ve hiçbir şey olmuyor" diyebilirsiniz. Olmuyor; çünkü domates olgunlaştıkça İçerdiği solanin de kayboluyor. Yani bir bitkinin zehirli olması, ya da bitkilerin bileşiminde bulunan maddelerin miktarları bitkinin gelişim evresiyle de ilintili.
Alkoloitler. polipeptitler, aminler, glikozitler. reçineler yada fitotoksinler zehirli maddelerden. Bu maddeler içerisinde, bitkide kimyasal bakımdan zehir etkisi gösteren en önemli gruplarsa, bitkinin ikincil metabolizma ürünlerinden alkoloitler ve glikozitler. Bitkiler fotosentez yoluyla çeşitli birincil ve ikincil metabolitleri sentezleyip, depoluyor. Dolayısıyla, her bitkide fotosentez ve metabolizmaları sonucu meydana gelen yüzlerce kimyasal madde karışım halinde bulunuyor.
Alkoloitler. karbon, hidrojen ve azot atomlarının varlığıyla nitelenen organik maddeler sının. Kimyasal açıdan bazik karakterdeler. Bu bazik karakter de içerdikleri azot atomundan ileri geliyor.
Alkoloitler, asitlerle birleşip kolayca tuz oluşturuyorlar. Kendileri suda erimiyor; ama tuzlan suda çözünebiliyor. Alkoloitlerin sınıflandırması da yapılmış. Biyolojik dağılımlarına, fizyolojik etkilerine yada kimyasal yapılarına göre gruplanabiliyorlar. Papaverin, nikotin, morfin, kodein, kinin, kalisantin vd. hepsi birer alkoloit
Glikozitler yada diğer adıyla heterozitlerse, kimyasal yapı bakımından şeker yapısında olmayan maddelerin, basit şekerlerle bağlanması sonucu oluşturdukları bileşikler. Şeker yapısında olmayan kısma "aglikon" deniyor. Şekerlerse, glikoz, galaktoz, mannoz, mal-toz gibi şekerler. Bitkilerde yaygın olarak bulunan saponinler de glikozit bileşiklerden. Saponinler suda küpürebilme özelliğine sahipler. Aglikonlarının yapılarına göre, triterpenler ve steroitler olarak gruplanıyorlar. Köpürebilme özellikleri, saponinlerin bazılarını temizlik malzemelerinin yapımında kullanılıyor kılmış. Yani saponinler, insanlar açısından bakıldığında genelde zararsız hatta yararlı gözüküyorlar; ama saponinler büyükbaş hayvanların ölümüne dahî yol açabilecek bir hastalığa neden olan etmenlerden de biri. Timpani (ruminal tympani), sığırlarda görülen bir hastalık. İşkembede aşırı gaz birikmesi, bu gazın akciğere baskı yapması ve bu baskı nedeniyle soluk almanın engellenmesi, sonuçta da boğularak ölümün ortaya çıkması timpani hastalığının kabaca bir açıklaması. Aslında sığırlar gaz sorunlarını geğirerek çözümlüyorlar. Şöyle de diyebiliriz. Sığırlar gazlarını ağızlarından çıkarıyorlar. Ama örneğin "aç karnına" mareya çıkatılırlarsa, mevsim ve körpe ve olgunlaşmamış, yonca, ladino, beyaz ve kırmızı üçgül gibi mera otlarının mevsimiyse. Sığırlar hiç düşünmeden bu otları yerler. Bu albenili otları yiyen sığırların bir süre sonra ön middeleri yani işkembeleri köpürmüş gazla dolar. İşte köpüklü gaza yol açan etmenlerden biri, bu otların bileşimlerinde bulunan saponin. Bu nedenle deneyinli çoğu yetiştirici, tam çiçeklenme dönemine kadar hayvanlarını özellikle yonca bulunan alanlarda otlatmazlar.
O halde özetlemek gerekirse bitkide bulunan bu zehirli birer metabolik ürün. Şöyle de diyebiliriz: Bu zehirli maddeler bitkinin hücerelerinde meydana gelen yapıcı ne yıkıcı nitelikteki kimyasal olaylar sonucu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bir bitkinin zehirli olması, yada bitkilerin bileşiminde bulunan maddelerin miktarları, yetiştikleri iklim, toprak, çevre, vb. koşulları yanı sıra, toplandıkları mevsim, gelişim evresi, toplandıktan sonraki işleme şekilleri, saklama koşulları, saklama süresi gibi çok sayıda faktörün etkisiyle önemli değişkenlik gösteriyor. Bu nedenle zehirli maddelerin bitkideki dağılışı, türlere göre değişim gösterdiği gibi, bitkinin bütününde, kök yada, yaprak, rizom, çiçek, meyve ve tohum gibi farklı organlarda dağılım gösterebiliyor. Zehirlenmenin şiddeti ise, alına zehir miktarı, bitkiyi tüketen in sağlık durumu ve yaşa bağlı olarak farklılık gösterebiliyor.
Şek



erciboyası
Bilimsel dilde Phytolacca americana olaraktanınan bu otsu bitkinin Türkçe karşılığı şekerci boyası. Bu ot, 3 m'ye kadar buyüyebiliyor. Kiraza benzeyen, kırmızımsı siyah kürecikler biçiminde meyveleri var. Bu meyveleri vermeye başladığında da, yeşilimsi dalları kırmızıya dönüşüyor. Bitkinin tamamı, özellikle de kökleri, ve tohumlan zehirli. Bütün hayvanlarda, ama özellikle büyükbaş hayvanlar, koyun, insan, domuz, hindi ve atta zehirlenmeye yol açıyor. Zehirlenme belirtileriyse, bulantı, kusma, ishal, mide ağrısı, soluk almada zorluk olarak ortaya çıkıyor. Yenme miktarına bağlı olarak zehirlenmenin şiddeti de artıyor. Şekerciboyası, solunum organlarını felç ederek Ölüme de yol açabiliyor. Ayrıca doğum kusurları ve ur oluşumuna da yol açabiliyor. Bitkide zehirlenmeye yol açan etken madderse fitotoksinler ve triterpen saponinler. Kuzey Amerika kökenli bu ot ülkemizde de var. Özellikle Kuzeybatı ve Güney Anadolu dağlarında, nemli yamaçlarda, çayırlarda, çalılıklarda ona rastlamak olası.




Hintyağı
Bitkinin Latince adı Ricinus communis,ama biz onu Hintyağı bitkisi ya da genegerçek otu adlarıyla tanıyoruz. Genegerçek olu Afrika'ya özgü bir bitki. Dünyada, tropikal ve subtropikal bölgelerde, Güney Avrupa, Afrika ve Hindistan'da kültüre alınmış ve süs bitkisi olarak yetiştiriliyor. Ülkemizde de Antalya ve çevresinde doğal olarak yayılış gösteren ve süs bitkisi olarak değerlendirilen bitkilerden, aynca Çanakkale, İçel ve İstanbul'da da bulunmakta.
Yaprakları, genellikle yayvan sekiz parçalı, ufakça sivri uçlu, dişli kenarlı ve çıkık damarları var. Baz çeşitleri, yeşil-kırmızımsı kahverengi. Bitkinin bütünü, ama özellikle de tohumları, insanlar, hayvanlar ve böcekler İçin zehirli kabul ediliyor. Zehirlenmeye yol açan maddeyse güçlü zehirli bir protein olan "risin". Risin kişide karın ağrısı, yüksek ateş, kusma ve şiddetli ishale, bazen kanlı ishale yol açabiliyor. Bu saydıklarımız, zehirlenme sonrası ilk belirtiler. Birkaç gün içinde de vücutta aşırı miktarda su kaybı olabiliyor. Kan basına düşüyor.idrar azalıyor. Eğer 3-5 gün içinde Ölüm olmazsa zehirlenen kişi yaşama dönebiliyor. Uzmanlar, zehirlenen kişinin, kalp krizi, akciğerlerde hasar ya da şiddetli ishale bağlı su kaybı nedeniyle yaşamını kaybedebileceğini de belirtiyorlar.Risin maddesinin 170 miligramı ya da tek bir genegerçek tohumu bir çocuğu Öldürmeye yetebiliyor (1 genegerçek otu tohumunda 170400 miligram arasında ricin bulunuyor). Bu nedenle çocuklarınıza bu bitkiyi özellikle anlatmanız ve eğer çevrenizde varsa tanıtmanız gerekiyor. Onlara bu bitkiden uzak durmaları gerektiğini kesinlikle anlatmalısınız.Yaprak bitleri gibi bitkilerin özsularını emen böceklerin, genegerçek otunun özsuyunu emdiklerinde 24 saat içinde öldükleri de saptanmış. Bu bilgi doğrultusunda yapılan çalışmalar, bu bitkinin, böcek ilaçlan geliştirmek için kullanılabileceğini de ortaya koydu. Çiftlik hayvanları da genegerçek otundan zehirlenebiliyor. 4 genegerçek otu tohumu bir tavşanı, 5' i bir koyunu, 6'sı bir at. 7'si bir domuzu, 11'i bir köpeği öldürmeye yetebiliyor.



Kızkalbi
Bitkinin Latince adı Dicentra spectabilis,bizlerse ona kızkalbi, ağlayan kalpler, kanayan kalpler gibi adlarla anıyoruz. Gelincikgiller ailesinin bir türü. 30-70 cm boyunda, dik duruşlu, dallı, çok yıllık otsu bir bitki o. Çiçekleri hemen göze çarpıyor. Uzun bir sap Üzerinde aşağıya doğru sarkmış ama düzgün bir biçimde dizilmiş çiçeklerin olağanüstü albenisi var. KukaIbin in vatanı Çin ve Japonya. Ülkemizde seralarda ve bahçelerimizde yetiştirdiğimiz bir bitki, nemli, humusça zengin topraklarda rahatlıkla yetişebiliyor. Kızkalbinin yurtdışında, kesme çiçeklerle yapılan aranjmanlarda bolca kullanıldığı da söyleniyor.
Kızkalbintn bütünü zehirli. Zehirlenmeye yol açan etken maddeyse izokinolon alkaloitlerden berberin. Bitkiden çok miktarda yenildiğinde, bulantı, kusma, ishal, mide ağrıları ve epilepsi hastalarının yaşadığı gibi kasılmalar ortaya çıkaran berberin aynı zamanda antibakteri-yel ve funfusit etkiye de sahip olması nedeniyle tedavide de kullanılıyor.




Baldıran
Baldıran, beyaz çiçekleri olan, pis kokulu, otsu bir bitki. Maydanozgiller ailesinden olan bu bitkinin Latince adı, Conium maculatum</I> Halk arasında ağuotu, hırhındilik körek, şemsiyeotu, yılanotu gibi adlarla da anılıyor. Dik duruşlu, 2 metreye kadar boylanabilen bu bitkinin gövdesi tüysüz ve parlak yeşil, üzerinde kırmızı-erguvan lekeleri de var. Bu nedenle ona lekeli baldıran da deniyor. Ülkemizin hemen her bölgesindeki dağlarda, orman ve sulak alanlarda, sulak yamaçlarda, su kenarlarında bu ota rastlamak olası. Bu bitki oldukça şiddetli zehirlenmelere yol açabiliyor. İnsanlar kadar, bütün hayvanlar üzerinde bu etkisi söz konusu. Tüm bitki zehirli; ama özellikle genç yaprakları, tohumları ve meyveleri zehirli. Erzurum'da, gövdesi ve kabuğu soyulduktan sonra yenilen, turşusu da yapılan kimi bitkisiyle karıştırıldığından, sıkça zehirlenmeye neden olabiliyor. Zehirlenme belirtileri, sinirlilik, titreme, uyumsuzluk, depresyon, koma ve sinir sistemi- solunum organları üzerinde felce yol açmasıyla ölüm. Zehirlenmeye, bileşimimle bulunan "ağılı baldıranruhu" olarak da adlandırılan "koniin ve gamma koniin" neden olmakta.

Tedavide Kullanımları
Bitkilerin tedavide kullanılması yani belli bit etkiye sahip olma nedenleri, taşıdıkları metobolitlerle ilintili. Dünya üzerinde, bazı kaynaklara göre 250 000, bazı kaynaklara göre de 600 000 atasında bitki türü var. Bu bitkilerin sistematik olarak araştırılan kısmıysa %10-15 arasında. Yani, ilaç araştırmalarında, aktif molekül araştırmalarında bekleyen oldukça önemli bir kaynak söz konusu. Ülkemiz için de aynı durum geçerli.
Ülkemizde, "alternatif tedavi" de denilen bitkisel tedavi, son yıllarda oldukça güncel bir konu. Özellikle bitkisel zayıflama çayları, bitkisel tedavi ürünleri ya da bitkilerle tedavi konuları, çok sıkça duyduğumuz başlıklar olmaya başladı. Ama bu konuda çok tehlikeli bir durum söz konusu. Bitkiler, uzmanı olmayan kişilerce kullanıma sunuluyor. Yani rasgele bir kullanım söz konusu; dolayısıyla, zehirli bitkilerin de pek çoğu, "şifalı bitkiler" adı altında kullanıma sunuluyor ve yanlış kullanımlar, tatsız olaylarla karşılaşmamıza yol açıyor. Çünkü bitkiden kullanılan miktar tedavi edici bir doz olabildiği gibi, bu dozun aşılması durumunda aynı maddeyle bir toksite ya da ölüme kadar giden bir durumla karşılaşmak olası. Dolayısıyla bu konunun, alımı, satımı, kontrolü ve kullanıma sunumunun kesinlikle uzman kişiler; eczacılar, bitki bilimciler bitki sistematikçileri tarafından yönetilmesi gerekiyor.
__________________
endcastle13 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ilginç bitkiler GÜLLL Biyoloji 0 08-16-2008 18:34
Sifali Bitkiler Szlg 2.5 Yaso Araçlar 0 06-17-2008 06:52
Eker'den 'zehirli domates' açıklaması Haberci Siyaset Meydanı 0 06-10-2008 19:03
Zehirli maddeleri temizleyen partikül üretildi Haberci Bilim ve Teknoloji Haberleri 0 04-16-2008 12:31
Matematİk Profosorlerİ Bitkiler уυѕυƒ Biyoloji 0 04-05-2008 22:01


Şu Anki Saat: 22:42


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows