Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

Biyografiler Dünyadaki ve Türkiye'deki Siyaset, Edebiyat, Bilim, Sanat, Sinema, Tiyatro, Spor ve Müzik alanlarında kayda değer olan şahısların biyografileri ve ülke-şehir biyografileri...

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-12-2015, 22:41   #1
Fearleon
 
Üyelik tarihi: Feb 2015
Mesajlar: 1.462
Tecrübe Puanı: 187
Fearleon has much to be proud ofFearleon has much to be proud ofFearleon has much to be proud ofFearleon has much to be proud ofFearleon has much to be proud ofFearleon has much to be proud ofFearleon has much to be proud ofFearleon has much to be proud of
Standart Ahmed Mekki Üçışık hayatı biyografisi

1894 yılında Van’ın Başkale ilçesinde doğdu. Seyyit Abdülhakim Arvasi’nin büyük oğludur. Annesi, Seyyit Fehim Arvasi’nin torunu Aişe Hanım’dır. Medrese tahsilini bitirdikten sonra, icazet aldı. Uzun yıllar Üsküdar ve Kadıköy müftülüğü görevlerinde bulundu. Cumartesi ve pazar günleri öğleden sonra Fatih Camii’nde vaaz ve nasihatlerde bulundu. Bu vaazlarında Beydavi Tefsiri'ni esas alıyordu. Talebelerine bir şeyler öğretmek için çırpınırdı. Yüzlerce genci örnek teşkil edecek şekilde yetiştirdi. Kendisine sorulan sorulara, delil bulmadan cevap vermez ve kitaba bakmadan cevap söylemeyen bir ilim adamıydı. Tevazu sahibi bir kişi idi. Çağrılan yere giderdi. Arapça ve Farsça’yı Türkçe’den iyi bilirdi. Dostlarına yazdığı Arapça ve Farsça mektupların edebi değeri vardır. 1967 yılında Kadıköy müftüsü iken İstanbul’da vefat etti. Fatih’te Edirnekapı Kabristanına defnedildi. Defninden üç sene sonra, kabrinin bulunduğu yerden çevre yolu geçtiği için, Ankara’nın Bağlum kasabasına, babasının kabrinin yanına nakledildi.



HAKKINDA YAZILANLAR

Kadıköy’ün unutulmaz Müftüsü Ahmed Mekki Üçışık
İrfan Özfatura
Türkiye 12 Mayıs 2004

Abdüllatif Ağabey, Mekki Efendinin yanında çalışma bahtiyarlığına erişen az sayıda nasipliden biri. Sağolsun köşesinde defalarca yazmasına rağmen bizi kırmıyor, oturup o mübarek ile yaşadıklarını anlatıyor:
60’lı yıllar, hem okuyor, hem vergi dairesinde çalışıyorum. Bütün gün algı-vergi meseleleri, öfkeli mükellefler, cerbezeli muhasebeciler, sigara dumanı, evrak, zarf, dosya, mühür, dekontlar, paraflar, imzalar... Kullanmasını pek de beceremediğim kollu Facıt, tuşlar, rakamlar, hata affetmeyen hesaplar... Para, para, para, kirli banknotlar... Tutuk ve mahçup bir Anadolu çocuğu olduğum için bocalıyorum. Zaten sağım kadın, solum kadın. Odada taife-i nisa hakimiyeti olduğu için onlar rahat rahat yayılıyor, birer “Gelincik” ya da “Bahar” telliyor, dantelden, fincandan konuşuyorlar. Kilo problemleri, oje, krem tavsiyeleri, kahve falları, indirimler, ucuzluklar filan... Yapayalnızım, nasıl sıkılıyorum anlatamam.

Yürü! Kadıköy’e!..

Bir gün Müdür Bey yanına çağırıyor, düğme ilikleyip kapıyı tıklatıyorum. İçerden kuru bir “Gir!” sesi geliyor. Giriyorum, sözü döndürüp dolaştırmadan “Kadıköy Müftülüğünde açık, bizde de eleman fazlası varmış. Bir adam istiyorlar” diyor, “seni düşündüm ne dersin?

Sanki “hayır” deme gibi bir şansım var, sağolsun kibarlık ediyor. Ne diyeyim, boynumu büküyor “nasıl emrederseniz” diye mırıldanıyorum. Valla adam doğrusunu yapıyor, diğerleri benden hızlı ve tecrübeli. Hem kör değil ya uyum gösteremediğimi pekala farkediyor.

O pazartesi yeni işime başlıyorum. Müftü Efendi, Ahmed Mekki Üçışık adında tatlı dilli güleryüzlü bir Vanlı. Adını duymuşluğum var ama yakından tanıyınca içim açılıyor, nasıl ferahlıyorum anlatamam. Vazifem katiplik, bana masamı daktilomu gösteriyor, çay söylüyor, simit getirtiyor. Derken Mekkî Efendinin talebeleri geliyorlar. Ali Sezer, İbrahim Boğalı ve Kemâleddin Bey... Arabça bir kitap açıyor ve derse başlıyorlar. Kendini dindar sanan ben bir şey bilmediğimi ve bir hiç olduğumu anlıyorum. Kendi kendime “Allah Allah, nereye geldim böyle” diyorum. Mekkî Efendi konuştukça kalbimin yıkandığını, arındığını hissediyorum. Bir ara bana dönüyor, “Nasıl? Burayı beğendin mi” diye soruyor. Memnuniyetimi ifade edecek kelime bulamıyorum, “ahireti bilmem ama dünya cenneti böyle bir yer olmalı” diyorum.

Hürmette kusur etme!

Mekki Efendiyi yakinen tanıyanlar beni kenara çekiyor ve “O, hem Seyyid Abdülhakîm Arvâsî gibi bir velinin oğlu, hem de anne tarafından Seyyid Fehîm hazretlerinin torunudur. Böylesi büyük iki insan evladını nasıl yetiştirirlerse Mekki Efendi’yi de öyle yetiştirdiler. Onun mütevazı tavrı seni şaşırtmasın, mübarek hem babasından, hem de amcasından (Seyyid Tâhâ Efendiden) çok şey aldı” diyorlar. Yani usulünce “ayağını denk al, karşında hem zahiri ilimlerde icâzetli, hem de büyüklerin teveccühüne mazhar olmuş bir veli var” demeye getiriyorlar. Lâkin Mekki Efendi sıradan insanlar gibi davranıyor. Nasıl diyeceksiniz. Mesela gün boyu sağda solda dolanıyor, iskemleler üzerine ilişiyor, müftülük makamına asla oturmuyor. Soracağımı hissedince “bu koltuğu Zekeriyya Efendi gibi bir âlim şereflendirdi” diyor, “gayri bizim oturmamız uygun olmaz.” Artık onun da en az Zekeriyya Efendi kadar büyük bir âlim olduğunu biliyorum ama o öyle mütevazı ki kendini ulemadan saymıyor.

Bazen soru sormaya gelenler oluyor, onu kıyıda köşede görünce “Hey amca, Müftü Efendi yok mu” diye soruyorlar. Mübarek onlara yer gösteriyor, çay söylüyor, “bir sorunuz varsa cevaplamaya çalışalım evladım” diyor.

Namâzı mutlaka cemaatle kılıyoruz, lâkin imamlıktan ısrarla kaçıyor, daima beni ileri sürüyor. Birkaç defa imamete geçmelerini rica ediyorum. Gözlerini iri iri açıp “Ne ben mi?” buyuruyor, “asla, gök kubbe başıma yıkılır sonra!..”

Mesai mi? O da ne?

Mesai bitiyor ama hizmet bitmiyor, beni peşine takıyor, cami cami dolanıyoruz. Bazı imam ve müezzinler haberli olmak ve hazırlanmak istiyorlar ama o kendisi için külfete girilmesinden hoşlanmıyor. Onu bilenler biliyor. Mesela Ali Sezer Hoca, Mekki Efendiyi gördü mü ne imâmete geçiyor, ne hutbeye çıkıyor. Bu işleri müezzinlere bırakıyor, kendi boynunu büküp kapı önüne çekiliyor. Elpençe divan duruyor, sadece sorulanlara cevap veriyor.

Bir sabah henüz besmele çekmiş işe başlamışız. İri yarı, kasketli bir bitirim bitiyor, Mekkî Efendiye, “Müftü baba” diyor, “çalışmak için taa Kars’tan gelmişim, kimse bize iş vermiyor, memleketime döneceğim, ama param yok.” Adam profesyonel, iki de bir camdan bakıyor, “aha araba da çalıştı, kaçırmasak bari “ (o günlerde Anadolu otobüsleri Kadıköy meydanından kalkıyor) deyip heyecan yapıyor. Doğrusunu isterseniz benim gözüm tutmuyor ama Mekki Efendi bir insanın yalan söyleyebileceğine ihtimal vermiyor ki!
Büyük bir saflıkla biletin fiyatını soruyor. Adam “kırk lira” diyor. Mekki Efendinin maaşı 350 lira, tutup elli lira çıkarıyor, önüne koyuyor.
Neyse, o gün de akşam oluyor, birlikte vapura biniyoruz. Ne görsek beğenirsiniz, aynı adam aynı masalı anlatarak yolcular arasında dolanmıyor mu? İki koltuk sonra önümüze düşecek, göz göze geleceğiz. Kimbilir Müftü Efendi bu sahtekâra nasıl kızacak derken kulağıma eğiliyor, “Kalk Abdüllatif dışarı çıkalım” diyor, “bizi görürse utanabilir! Allah kimseyi mahçup etmesin!”
Fearleon isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hasibe Mazıoğlu hayatı biyografisi Fearleon Biyografiler 0 02-25-2015 16:44
Fehim Üçışık hayatı biyografisi Fearleon Biyografiler 0 02-25-2015 16:34
Erol Ülgen hayatı biyografisi Fearleon Biyografiler 0 02-25-2015 16:29
Ahmed Nabi Magoma ( 1897)- (26.03.1961) hayatı biyografisi Fearleon Biyografiler 0 02-21-2015 15:11
Ahmed Muhtar Paşa hayatı biyografisi Korax Asker ve Siyasetçiler 0 04-16-2014 21:30


Şu Anki Saat: 04:02


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows