Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-12-2008, 18:13   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Hayvanlarda insanlarda Bitkilerde denge ve düzen

Hayvanlarda insanlarda Bitkilerde
DENGE MUCİZESİ ve Düzen Mucizesi
Hayat, bakterilerin varlığında vardır. Bir başka deyişle hayatın devamlılığı, bakteriler aracılığı ile sağlanmaktadır. Canlıların bir düzen içinde canlılıklarını sürdürdüklerini ifade için kullanılan yukarıdaki cümle, cümledeki varlıkların bir düzenin parçası olması nedeniyle kullanılmıştır. Onların olmaması düzenin bozulması, dolayısıyla hayatın bitmesine neden olacaktır.
Bilindiği gibi havada % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.4 oranında CO2 ve kalan kısımda su varken ve soygazlar bulunmaktadır. Maddelerin bu oranda bulunmasının tespit edilen iki önemli etkisi bulunmaktadır. Bunlardan birisi yanma olayının gerçekleşmesi için gerekli olan yakıcı gaz oksijenin havadaki oranı, azot ve diğer gazlar sayesinde seyreltik vaziyette bulunmasına neden olmuştur. Bu orandan biraz fazla miktarda oksijen bulunmuş olsa idi bir kıvılcımla dünyadaki bütün yanıcı maddeler yanma ısısını yakaladıkları zaman yanarlardı. Elektriğin üretiminden, taşınmasından ve aklımıza gelen bütün makina ve araçların çalışmasından bahsedemezdik. Küçük bir kıvılcımdan dünya tamamen yanardı.
Havadaki azotun % 78 gibi çok büyük oranda bulunması buna mani olmaktadır. Azotun bu kadar büyük oranda bulunmasının başka nedenleri de vardır. Bütün canlıların yapılarının büyük bir kısmı proteinlerden meydana gelmiştir. Hücrelerin çoğalması, büyüme ve gelişmesinin sağlanması vücudumuzdaki birçok kimyasal olayın meydana gelmesi, hastalıklardan korunma gibi olaylar proteinlerin varlığında daha doğrusu canlı vücudunda kullanılması sonucu gerçekleşir. Proteinler, amino asitlerden; amino asitler, azot, oksijen, hidrojen ve karbon elementlerden meydana gelmektedir. Azotun olmadığı durumlarda amino asit, animo asitin olmadığı durumlarda proteinlerin meydana gelmesi imkansızdır.
“Havada % 78 azot varken azotun kullanılmasından söz edilebilir mi?” denilebilir. Evet, azotun alınıp kullanılmasından söz edilebilir. Bütün canlıların ihtiyacı olan bu madde, iki canlı grubun haricinde hiçbir canlı tarafından alınıp kullanılamaz. Bütün canlılar azot ihtiyaçlarını bu canlılar aracılığı ile sağlarlar.
Havadaki azotun toprağa geçmesi bakteriler ve mor-yeşil algler tarafından gerçekleştirilir. Topraktaki azottan sadece bitkiler faydalanabilir. Bitkilerin, hayvanlar ve insanlar tarafından yenilmesiyle azot hayvanlara ve insanlara geçer. Canlıların ölüm olayları ile tekrar işlenmemiş haldeki azot (bileşik halinde) toprağa geçer. Toprağa geçen bileşik halindedir. Azotun havadaki oranının sabit tutulması ve bitkiler tarafından kullanılabilir hale getirilmesinde yine bakteriler görev yapar. Bir an için bakterilerin olmadığını veya bu işlevlerini yapamadıklarını düşünürsek, havadaki oranın azalmasından dolayı meydana gelebilecek olaylardan kısmen bahsetmiştik. Bunun haricinde yaratılıştan bugüne kadar toprağa düşen bileşik halindeki azottan bitkiler yararlanamayacağı için bitkiler ölür, hayvanlar ölür, insanlar ölür. Aklımıza gelen bütün canlılar ölür. Dolayısıyla hayat biter. Bakterilersiz azottan faydalanabileceğimizi düşünürsek bile dünyanın her yeri insan, hayvan ve bitki ölüleri ve onların parça ve atıkları ile dolardı.
19. yüzyılda yeni buluşlar ve teknolojinin gelişmesi, fosil yakıtların (petrol ve kömür gibi) fazla kullanımını meydana getirmiştir. Plansız kentleşmenin, doğal alanların yok edilmesine, uygunsuz yerlerin yerleşim alanı olarak seçilmesi, endüstrileşme atık gazların bir takım tedbirler alınmadan havaya verilmesi, taşıtların egsozlarından çıkan zehirli gazlar özellikle havayı kirletmiş ayrıca havadaki karbondioksit ve oksijen gazı oranlarının değişmesine yol açmıştır. İnsanların egoistçe düşünceleri bütün kurulan düzenlerin bozulmasına sebep olmakta, bu bozukluğun zararı bütün insanlığa ve diğer canlılara etki etmektedir. Normalde insanın aşırı müdahalesi olmadığı sürede havadaki CO2 ve O2 oranları her zaman korunmuştur. Fotosentez yapan bitkilerin CO2’yi kullanıp besin üretirken oksijen vermeleri, verilen oksijen diğer canlılar tarafından kullanıldıktan sonra oluşan CO2 bitkilere verilerek havadaki oranları her zaman korunmuştur. İnsanın yukarıda bahsettiğimiz fosil yakıtların fazla kullanımı ve diğer nedenler havadaki CO2 miktarının fazla olmasına neden olmuştur. Ayrıca diğer gazlardaki artışlar da hava kirliliğinin nedenlerindendir. Bitkilerin çeşitli nedenlerle yok edilmesi CO2 tüketiminin azalmasına, dolayısıyla havadaki CO2 miktarının artmasına sebep olmuştur. CO2 miktarındaki artış, ozon tabakasındaki tahribat, atmosferin yapısal özelliğinin bozulmasına yol açmıştır. Atmosferde CO2’den oluşan bir tabakanın meydana gelmesi ve dünyadan yansıyan güneş ışınlarının uzaya geçmesine engel olması, dolayısıyla atmosferde giderek artan bir oranda ısınma meydana getirmektedir. CO2’nin bu etkisine sera etkisi denir.
Sera etkisi sonucu iklim etkilenir. Hava kirliliği olan bölgelerin sıcaklık ortalamaları artar. Fakat kirlilik dünyanın her yerinde meydana geldiğinden, küresel ısınma ile bölgedeki iklim değişmektedir. Bu değişiklikler dünyadaki birçok düzenli meydana gelen olayların da değişmesine, daha doğrusu bozulmasına sebep olacaktır. Bu ısınmanın devamı durumunda 20 yıllık gibi kısa bir sürede bir iklim felaketinin meydana geleceği tahmin edilmektedir. Mesela kutuplardaki buz dağlarının erimesi sonucu İskandinav ülkelerinin sular altında kalacağı tahmin edilmektedir. Yeryüzünde bir çok bölgenin çölleşmesi sonucu dayanıksız bitki ve hayvanların türlerinin yok olmasına ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olacağı tahmin edilmektedir.
Kirli havanın yol açtığı asit yağmurları bitkilerin solunum ve fotosentez aktivitelerini azaltarak, sonuçta bitkilerin yok olmasına neden olacaktır. Hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde görülen bitki yetersizliği, çok yıllık bitkilerdeki kuruma buna örnektir.
Hava kirliliği, hayvanlar ve insanlar için de son derece tehlikeli sonuçlar meydana getirmektedir. İnsanların solunum yollarını etkileyerek kronik bronşit hastalığını artırmaktadır. Ayrıca nefes darlığı ve akciğer kanserine yol açarken, birçok hayvan popülasyonunu da azaltmaktadır. Kirli havanın cilt kanserlerine de yol açtığı bilinmektedir.
Kirli hava, yapıların taş ve metal kısımlarına da etkili olmaktadır.
Hava kirliliği, ozon tabakasına zarar vererek uzun vadede canlı hayatını tehdit eden etkiler meydana getirecektir. Deri kanserinde artışların devam edeceği, gözlerde katarakt hastalığının daha da artacağı tahmin edilmektedir. Bu tabakadaki tahribatın devamı durumunda, bitkilerde çimlenme olayı gecikecek (bu, üretimin çok azalması anlamına gelir) denizlerde ve karada yaşayan ultra viyole (mor ötesi) ışınlara duyarlı pek çok hayvan türü yok olacaktır.

__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
RÜZGARIN OLUŞUMUNDAKİ DÜZEN Kuran Mucizeleri уυѕυƒ Dinimiz ve Diğer Dinler 0 09-27-2008 15:32
Bitkilerde Yaratılış Mucizesi уυѕυƒ Biyoloji 0 04-05-2008 21:53
Bitkilerde destek ve hareket уυѕυƒ BiYoLoji 0 04-02-2008 21:10
Bitkilerde taşıma sistemleri: уυѕυƒ BiYoLoji 0 04-02-2008 21:05
Doğadaki Düzen ve Denge Nasıl Oluşuyor? Korax Coğrafya 0 02-23-2008 20:01


Şu Anki Saat: 14:36


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows