Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Şiir Ve Edebiyat Bölümü > Edebiyat > Deneme, Hikaye

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Bu Yasamda Degıl

Deneme, Hikaye


Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 03-14-2008, 17:15   #1
 
LeGoLaS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 6.606
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 900
LeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond repute
Standart Bu Yasamda Degıl

Agustos ayinin kavurucu sicagi daha ögle vakti gelmeden ortaligi yakmaya baslamisti bile. Adanin tek yerlesim yeri olan Kritos köyü, derin bir sessizlikle hasir nesir, ilk defa gören birine terkedilmis izlenimini yasatacak kadar ölü bir görünüme sahipti. Sicaktan bunalan köy halki daha simdiden serin kuytulara saklanmisti. Küçük köy meydanina bakan kahvenin Küçük köy meydanina bakan kahvenin önündeki çardagin gölgesinde genç bir çocuk, sicagin etkisiyle uyukluyordu. Arada bir kendini gösteren rüzgar, bos meydanda küçük hortumlar yaratarak toz kaldiriyordu. Köyün tek gölgelik bölgesi olan dar sokaklara bakan evlerin kapi önlerinde tek tük kadinlar basamaklara oturmus, bir yandan örgü örerken bir yandan da yorgun sohbetler ediyorlardi. Sicak, hayatin her yönüne etki ediyordu. Insanlar enerjilerini harcamamak konusunda azami özen gösteriyorlardi sanki. Uzaklardan arada sirada bir köpek havlamasi duyuluyordu -muhtemelen çocuklarin rahatsiz etmesi yüzünden. Köyün içinden geçen kurumus dere yatagi üzerindeki tas köprü üzerinde bir kaz sürüsü her zamankinin aksine sicagin etkisiyle sessizce meydandaki çesmeye dogru ilerliyordu.
Köy, üçyüzyil önce küçük bir tepenin, denize bakan yamacinda kurulmustu. Denizin koyu lacivert rengi adanin agaç ve yesil yoksunu toprak rengi ile hos bir tezat olusturuyordu. Kiyida ve tepenin yamacindaki küçük zeytin agaci topluluklarindan baska öyle aman aman bir bitki örtüsü de yoktu zaten.
Sahildeki balikçi barinaginin hemen yanindaki tavernanin önündeki iskelede, küçük bir çocuk balik tutuyordu. Basindaki parçalanmis hasir sapka ile günesten korunmaya çalisiyordu. Derisi güneste durmaktan simsiyah olmustu. Büyük bir dikkatle eli misinadan gelecek herhangi bir harekete karsi tetikte dururken neredeyse nefes bile almiyordu.
Tavernanin önündeki çardagin gölgesinde pinekleyen ihtiyar adam kuru toprak gibi kiris kiris olmus yüzünü burusturarak;
- Deli çocuk. Balik tutacagim derken beyni haslanacak diye söylendi.
- Hey Biko! Birak artik su balik tutma isini. Basina günes geçecek.
- Dede ya, baliklari kaçiracaksin. Gürültü etme. Hem zaten sapkam var, bir sey olmaz. Diye cevap verdi çocuk.
- Sapkasi varmis. Saçini bile zor koruyor o çaput diye mirildandi ihtiyar adam.
Aradan yarim saat geçmisti. Çocuk hala büyük bir sabirla hiç kipirdamadan gözü suyun yüzeyinde elindeki misinadan gelecek harekete karsi tetikte bekliyordu. Giderek umudunu ve heyecanini yitirmeye baslamisti ama yine de kendisine beceremedi dedirtmemek için büyük bir ciddiyetle beklemeye devam ediyordu.
Rüzgarin, kayalar ve agaçlar arasinda dansederken çikardigi sesten baska hiçbir ses duyulmuyordu. Birden uzaklardan bir gemi düdügü duyuldu. Çocuk heyecanla basini kaldirdi ve adaya yaklasmakta olan gemiyi gördü. Bu, yaz aylarinda haftada bir adaya ugrayan Mare di Capri adli yolcu gemisiydi. Adanin tarihi özelligi nedeniyle buraya ugrar, dört bes saatlik bir ada turu düzenlenirdi. Yolcular gemiden inmeden önce köyün çocuklari, sandallarla adanin küçük koyunda demirleyen geminin yanina kadar gidip, turistlerden suya bozuk para atmalarinin isterler sonra dalip, atilan para dibe ulasmadan çikarirlardi. Bu gösteri turistlerin hosuna giderdi. Gösterinin yildizi Yannis adinda onsekiz yasinda bir delikanliydi. Derinlik ne olursa olsun atilan parayi kesinlikle çikarirdi. Suyun altinda en uzun kalabilen o oldugu için ayni anda birkaç para çikardigi da olurdu.
Biko, yayindan bosalmis bir zemberek gibi siçradi ve köye dogru kosmaya basladi. Bir yandan bogazini parçalarcasina bagiriyordu;
- Yanniiiis! Yanniiiiis! Yannis Bikonun abisiydi.
Çocuk delirmis gibi çigliklar atarak köy kahvesine dogru kosarken kahvenin çardaginda uyuklamakta olan Yannis, oturdugu sandalyeden söyle bir dogrulup ufukta beliren ve giderek yaklasan toz bulutuna bakti. Toz bulutunun ara sira dagilmasiyla çocugun düse kalka kahveye dogru kosmasini görebiliyordu. Ayaga kalkti, günese çikmamaya özen göstererek bir adim atti ve elini gözüne siper ederek;
- �Umarim gemi erken gelmemistir. Kostuktan sonra dalmak çok zor oluyor� diye söylendi.
Tugrul Akin
Biko kahveye ulastiginda yorgunluktan yere düsmüstü. Nefes nefese geminin geldigini söylemeye çalisti. Zaten fazla bir sey söylemesine de gerek kalmamisti. Yannis gemi lafini duyar duymaz iskeleye dogru kosmaya baslamisti bile. Ayni anda Biko�nun çigliklarini duyan köyün bütün çocuklari ve gençleri de iskeleye sandallarinin basina kosuyorlardi. Bu yarisin en önemli safhasi gemiye en önce varmakti.
Kiyidan gemiye dogru telasli bir yaris baslamisti. Toplam sekiz sandal vardi. Gemiye en önce ulasan Yannis, güverteye söyle bir göz atti. Günesin kör edici parlakligi arasinda insanlarin yüzlerini seçmeye çailsiyordu. Birden günesin parlakligina inat altin sarisi saçlariyla güzel bir kiz belirdi güvertenin kenarinda. Yannis kendini daha önce hiç böyle hissetmemisti. O hayvanlara özgü öngörüsüz bir içgüdüyle kendini gösterme ihtirasi kapladi içini. Kizin hayranligini kazanmaliydi ne pahasina olursa olsun. Gemiye dogru bagirdi;
- �Ayni anda iki bozuklugu dibe varmadan çikarabilirim!�
Gemidekiler gülüstüler. Orta yasli bir turist;
- �Al bakalim!� diyerek suya iki adet bozukluk atti.
Daha paralar düsmeden Yannis suya atlamisti bile. Bir yunus kadar hizli ve çevik daliyordu. Hiç zorlanmadan paralari çikardi. Gemidekilerin hosuna giden bu gösteri hararetle alkislanmisti. Fakat o kiz nedense hiç etkilenmemis görünüyordu bu gösteriden. �Daha zorunu basarmaliyim� diye düsündü Yannis ve bagirdi;
- �Bu kez paralari birbirinden daha uzak noktalara atin!�
Yasli bir bayan elinde tutugu paralari suya firlatti. Hemen dalan Yannis inanilmaz bir çabuklukla ikisini de daha suyun yüzeyindeyken yakaladi. Aslinda dibe ulasmalari halinde otuz metrenin üzerindeki derinlikten o paralari çikarmasi hemen hemen imkansizdi. Yannis sudan kendini alkislayan turistlere selam verirken, gözü yine o kiza takildi. Kiz hala umursamaz bir tavirla uzaklara bakiyordu. Delikanliyi önüne geçilmez bir hirs kaplamisti.
- �Bu kez� dedi �Bu kez en büyük gösterimi yapacagim. Bu adanin bir daha göremeyecegi türden.�
Güverteye dogru bagirdi;
- �Bu sefer alti tane parayi, alti uzak noktaya atin ve ben onlari hiç suyun üstüne çikmadan çikaracagim.�
Güverteden hayret sesleri ile karisik bu gösterinin bu kadar abartilmasinin gerekmedigi yönünde yorumlar geldi. Babacan yüzlü sisman bir adam;
- �Bosver çocuk, gösterin zaten çok iyiydi. Kendini bu kadar yorman gereksiz.� Diye bagirdi. Baska biri ise sisman adama;
- �Sana ne. Belki biz görmek istiyoruz� diye çikisti ve Yannis�e dönerek;
- �Sen devam et evlat. Eger basarirsan sana çok özel bir sürprizim olacak. Simdi atiyorum� diye bagirarak alti parayi alti uzak noktaya firlatti.
Yannis hiç vakit kaybetmeden daldi. Suyun içinde paralarin pariltilarini görüyordu. Ilk üç parayi yakalamakta hiç zorluk çekmedi. Dördüncüde nefesinin yetip yetmeyeceginden süphelenmeye baslamisti bile, çünkü adam paralari gerçekten birbirinden epey uzak noktalara firlatmisti. Besinci parayi alirken artik kizin kendisini takdir edecegini düsünüyordu, ama gücü gittikçe tükenmeye baslamisti. Aradan geçen sürede paralar daha derine inmeye baslamisti ve ister istemez kendisi de daha derine dalmak zorunda kaliyordu. Suyun yüzeyinden gelen gürültüler artik iyice zayiflamaya baslamisti. Altinci para oldukça derine kaymisti. Yorgunlugun etkisiyle Yannis�in dalma hizi da yavaslamisti. Bir an altinci parayi almaktan vazgeçmeyi düsündü, ancak çiktiginda o kizin hayranligini kazanamama endisesi ile paranin pesinden gitmekte tereddüt etmedi. Bilinci artik kaybolmaya baslamisti. Suyun aydinligi giderek azaliyordu. Yannis�I tatli bir huzur sarmisti. Artik sudan hiç çikmak istemiyordu. Birden karsisina bir yunus baligi çikti. �Sanki beni çagiriyor� diye düsündü, ve paranin pesini birakarak yunusu izlemeye basladi. Kendini mutlu hissediyordu artik. Yunus onu daha derine daha uzaga çekiyordu sanki. Birden bedeninin tamamen hafifledigini hissetti. Artik havaya da ihtiyaci kalmamisti. Yavas yavas yukari dogru çikti. Asagi baktiginda kendini gördü. Bedeni denizin sonsuz huzuruna dogru süzülüyordu. Nedense hiç sasirmadi. Suyun yüzeyine çiktiginda geminin güvertesinde ve sandallarda olaganüstü bir telas vardi.
- �Üzülmeyin. Ben buradayim. Kaybolmadim� diye bagiracak oldu ama sesi çikmadi. Nedense insanlarin onun için üzülmesi anlamsiz gelmisti. Güvertedeki o genç kizin, yasli bir adam ve yüzünde üzüntüden derin çizgiler olusmus bir kadinla kamaralara dogru gittigini gördü. Kizin elinde körlerin kullandigi bir baston vardi. Agliyordu.adam kadinin üzüntüsünü hafifletmek istercesine doktorlarin ameliyatin çok basarili geçtigini ve kizinin isitme yetenegini tekrar kazanacagini söylüyordu. Kadin;
- �Biliyorum ama üzülmemek elimde degil. körlük ve sagirliga ayni anda nasil dayanilir ki?� dedi.
Yannis mutluydu. Amaçsiz geçen onsekiz yildan sonra en azindan bir amaç ugruna bedenini birakmisti.
- �Bundan sonra hep beraber olacagiz� dedi. �Sen bilmeyeceksin ama hep yakininda olacagim.�
__________________
manset 3-4
LeGoLaS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tags
bu, degil, yasamda

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:26 .


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628