Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-14-2008, 17:19   #1
LeGoLaS
 
LeGoLaS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 6.606
Tecrübe Puanı: 937
LeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond repute
Standart Ölümüne Cambazlık

1.bölüm


Yaşadığı çevreye hiç alışamadı o! Herkesin zevk aldığı şehvet dolu eğlenceleri umursamıyordu. Belki umursaması için ona fırsat tanınabilirdi… O fırsat da gelip Güngör’ü bulmadı!

Daha ilk doğduğunda, iki yaşına girmişti bile! Bunu babası öldüğü günün ertesi sabahı annesinden öğrendiğinde hiç şaşırmadı. Öylece annesinin yüzüne baktı. Leylek görünümlü adamlar onu kimsesizler yurdundan, annesinin kucağına bıraktığında iki yaşındaydı. Böylece doğum gününü de o güne aldılar. Annesi sözlerine devam ettikçe, Güngör’ün yüzündeki ifadeden anlam çıkarmak güçleşiyordu ama annesi oğlunun bu davranışlarına alışıktı ve şaşırtıcı bir sevecenlikle anlatmayı sürdürmüştü.

Annesinin anlattığına göre kucağındayken parıl parıl gözleri varmış Güngör’ün! ‘Bu gözlerde kocaman bir dünya saklı!’ demiş gözlerine baktığında. O kadar kanı kaynamış ki Güngör’ün, bezine anında bir sıcaklık doldurmuş. O zamandan sonra hep anlatır olmuş annesi bu anıyı. Hiç gocunmamış evlatlık olduğuna…

Hep büyüyünce nasıl biri olacağım diye merak ederdi kendi kendine. ‘Şu tostu bir lokmada yutan herif kadar şişman olmamayı dilerken, elinde çantası oradan oraya koşturan, sıcakta boğazına kadar ilikli gömleğine iliştirilmiş kravatıyla herife hiç imrenmemişti bile. Odasının minik penceresinden bakmayı kesip oyuncaklarına gömülür sonunda. Uzunca vakit geçirir onlarla. Öyle ki ne zaman büyüdüğünü, zamanın; ayakları altından nasıl da kayıp gittiğini anlamayacaktır.

Hep kamburdur Güngör. Bunu kabullenmese de öyledir. ‘Sadece alışkanlıktan öyle duruyorum.’ diye cevaplardı onunla dalga geçenlere! Kambur olmasa bile böyle durarak kambur kalacağını öğütleyenlerin yüzüne bakar, umursamaz tavrına devam ederdi. Bu kayıtsız tavrı yüzünden herkes onu kambur bildi. Her taşındığı yerde aynı lakabı taktılar ona; ‘Kambur Güngör’

Annesi de ölünce Kambur Güngör artık bir yetişkindi. Bu eve ayak bastığının ilk günü kendisine verilen odada uyumuş, neredeyse hiç ağlamamıştı emeklediği dönemlerde. Annesi öldüğünde de ağlamadı. ‘Birisi ağlamayı öğretmeli ona’ diye bir ses duymuştu bir keresinde ama sesin nereden geldiğini hatırlamıyordu. Tüm anılar capcanlı duruyordu gözünde. ‘ O kadar zaman geçmesine rağmen odanın dekorasyonunu değiştirmediğimdendir belki’ diye düşündü.-


-Hiçbir zaman da değişmeyecekti… Evi satıp taşındığında bile odasını yanında götürdü. Hatta beş yaşındayken annesinin çok beğenip de aldığı duvar kağıtlarını, taşındığı yere götürmeyi adet edinmeye başlayınca, ondaki farklılıklar çoktan ortaya çıkmıştı…




2

Her şey evi sattıktan sonra başladı aslında! Annesinin ölümüne neden feryat figan ağlamadığını düşündü durdu odasında. Annesi, o küçükken hediye ettiği Cambaz’la dolduruyordu şimdi odayı, toprağa verileceği bir günün öncesinde. Babasının yanına gömdüler annesini de! Babasını düşündü sonraki gece Güngör! O öldüğünde de ağlamamıştı. Daha on yedi yaşındayken oyuncaklarla oynadığını gören babası Güngör’e, bir sürü küfür öğretmişti. Ne vardı sanki! Sonuçta en çok onun aldığı bir tabur askerle oynuyordu. Yatağın kenarına ilişti. Yorganın kenar işlemeleri bile ailesini hatırlatıyordu… Sanırım akşam olduğunda özleyecekti çünkü hiçbir akşamı yalnız geçirmemişti. Annesi öldüğünde taziye için gelenler evi doldurmuştu. Şimdi ise yalnızlığa doğru adım atmasının ilk gecesi…
- Onların geri dönmesini ne çok isterdim diye fısıldadı, duvar kağıtlarını yalayan gölgelerin akşam olmasını beklerken.Annesinin Cambaz’ı elindeydi.
- Sen de özlemedin mi sanki? Her gün öylece odamda pineklemekten başka hiçbir şey yapma emi! dedi ve sessizliği dinledi bir süre. Kafasını hızla komidinin üstünde konuşlanmış kurşun askerlere çevirdi.
- Peki babamın kadim askerleri! Baş başayız sonunda öyle mi? Siz neden konuşmuyorsunuz? Cevap verin bana! En çok da sen kukla herif; annem adına Cambaz dediğinde ne çok sevmiştim seni. Bir yerinde çizik bile yok daha! Bu mu sadakatin? derken ağlamaya başladı Güngör. Bağıra çağıra, hıçkıra aksıra ‘Bozun şu sessizliği’ diye haykırdı! Ağlaması gürleşti. ‘ Neredesin Anne’ diye zorlukla söylediği o cümleyi duydu mu duvarlar bilinmez!
- Sonunda ağlamasını da öğrettik! diye bir ses duydu Güngör. Bir eline aldığı Cambaz’a baktı öylece. İrkildiği kesindi. Tuhaf olan kendi sesinden bu kadar çabuk etkilenmesiydi. Gözlerini kapadı usulca. Bir süre öylece sessizliği dinledi. Hala ‘onu ben mi söyledim?’ diye kendi kendine soruyordu. Derin bir ‘of’ çekip gözlerini açtı. Bu rahatlamanın bir çeşit yoluydu ve annesi öğretmişti. Galiba işe de yaramıştı. Elinde tuttuğu Cambaz’a baktı. Gövdesi avucunun içine sığacak kadar küçüktü Cambaz’ın ama aynı şey kolları, bacakları ve kafası için geçerli değildi. Hepsi Güngör’ün avucundan sarkıyordu. Sarkan başını kendine doğru kaldırdı öteki elinin yardımıyla;
- Ben de senin kadar üzülüyorum. dedi.Bu sessizliğin içinde haykırmak gibi etki yaratmıştı Güngör’de. Devam ettirdi konuşmasını;
- Üzülüyorum, hem de hepiniz adına göz yaşı döküyorum. Derken bir ses, bir cevap beklermiş gibi gözlerini açtı. Pür dikkat kesildi bir iki dakika.Yine kocaman kara sessizlik! Kendisi bozdu yine sükuneti ‘öf’leriyle!

Akşam odanın camından içeriye dolmuştu bile. Elinin tersiyle yüzündeki ıslaklığı sildi. Odanın karanlığında göz yaşları kristal gibi parlıyordu. Cambaz’ı yatağın üstüne bırakıp, ışığı açmak için ayağa kalktı. İşte o an görmesi gerekenleri fark etmemişti. Odanın her köşesinde göz yaşı damlaları parıldıyordu.

1. Bölüm Sonu
__________________
LeGoLaS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ölümüne Cambazlık LeGoLaS Deneme, Hikaye 2 07-19-2008 14:25
Ölümüne Cambazlık 2 LeGoLaS Deneme, Hikaye 0 03-14-2008 17:18
Mahmut Yavuz'un ölümüne soruşturma Korax Yurttan Haberler 0 02-12-2008 20:12
Ölümüne taksi tutan makinist LeGoLaS Dünyadan Haberler 0 02-08-2008 10:40
Romanya'da ölümüne taksi tutan makinist LeGoLaS Dünyadan Haberler 0 02-08-2008 01:40


Şu Anki Saat: 09:39


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows