Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-31-2009, 19:08   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.952
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart SamsunSpor ve eşsiz Tarihçesi Tarihi

SamsunSpor Tarihçesi(Sakaryaspor'da Altın Yıllar (1980-90) )




Kulüp Arşivine göre; İdman Yurdu, Ada Gençlik, Gençler Birliği, Güneşspor yönetimlerinden oluşan 20 kurucuyla, 17 Haziran 1965 tarihinde kurulan ve 21 Temmuz 1965 tarihinde tescil edilen Sakaryaspor Kulübü’nün ilk başkanının Ethem Boran, ilk teknik direktörünün kaleci Fikret Aldinç olduğu (1) bilinmektedir.
1965-66 sezonunda Türkiye 2. Futbol Ligi’ne merhaba diyen yeşil-siyahlı ekibimizin, ilk sezonundaki 4’üncülüğünün ardından 1974-75’de şampiyonluk mücadelesi hariç tutarsak, Süper Lige merhaba dediği 1981’e kadar daha çok bir “orta sıraların takımı” görüntüsü çizdiğini söyleyebiliriz.
Geçtiğimiz günlerde 40 yaşına basan Sakaryaspor’umuzun lig mücadelesini üçe ayırmak mümkün:

03 Mayıs 1981 - Sakaryaspor Artık 1.Lig'de

03 Mayıs 1981 Pazar günü Kırklarelispor’u 4-1 yenen Sakaryapor Futbol Takımı, ligin bitimine bir ay kala, Türkiye 1. Futbol Ligine çıkmayı garantiliyordu.(2) Kulüp Başkanı Tuncer Tepe "03 Mayıs 1981, Sakaryaspor Tarihine altın harflerle yazılacaktır. Emeği geçenlere, bu başarıyı gerçekleştirenlere şükranlarımı sunuyorum" derken (3) 5 yıl sürecek olan "Altın Yıllar Başarı Öyküsü"nün perde arkasını öğrenebilmek için, dilerseniz 1980 yılına gidelim. Tuncer Tepe adı ilk defa 1980 yılında kulübe yaptığı 100.000 TL’lik bağışla duyuluyor, ardından Tepe Tesisleri’nin forma/göğüs reklamı geliyordu. 1981-86 yıllarında 1.Ligin efsane takımı Sakaryaspor’un o dönemki başkanı Tuncer Tepe’nin Hüseyin Komite’yle yaptığı söyleşiye kulak verelim(4): "1980 senesiydi, Rauf Batuboylu, Özcan Öner, Fikret Şen’in ısrarıyla kendimi yönetimde buldum. Yönetim ikiye ayrıldı: Borca girmeyelim, risk almayalım diyenler, bir de şampiyonluk isteyenler. İkinci grubun ısrarıyla kulüp başkanlığına seçildim. Şampiyonluk için iyi bir kadro gerekiyordu. 75 milyon liraya iyi bir kadro kurduk" Tepe Yönetimi o günler için astronomik bir rakam olan 75 milyon lira ödeyerek Fenerbahçe’den Kaleci Fuat Güngör, Zafer Göncüler, Coşkun Demirbakan, Emin İlhan, İbrahim Tok, Yenal Kaçıra, Bahri Kaya, Göztepe’den Maradona Kazım ve Kocaelispor’dan Yaşar Altıntaş’ı kadroya katıyordu. Zaten Sakaryaspor’da Muammer Gücük (kaleci), Recai Çaloğlu (Reçko- solbek) kaptan Süleyman Bölükbaşı (stoper), Sadun Hasbay (libero), Osman Yıldırım (sağbek-orta saha), Sezai Çiftçi (orta saha), Ercan Zorlu (orta saha), Mustafa Şirin (orta saha), Tamer İlaçan (sağ açık) gibi iyi oyuncular bulunuyordu.(5) 2. ligin çok çok üzerinde bir kaliteye sahip kadronun başına da çok tecrübeli ve başarılı bir teknik direktör Necdet Niş getiriliyordu. Sezona adeta düğün bayramla giriliyor, açık ara lider giderken ara transferde (ocak ayında) Fenerbahçe’den Tuna Güneysu ve Bursaspor’dan Nezihi Tosuncuk’la kadro daha da zenginleştiriliyor, yukarıda da belirttiğimiz gibi ligin bitimine 4 hafta kala Sakaryaspor şampiyonluk ipini göğüsleyerek "1.Lige merhaba" diyordu. Bu arada Sakaryaspor’un jokeri Yenal Kaçıra da attığı 22 golle 2.Ligde Gol Krallığı tacına uzanıyordu.
[Üzgünüz.Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

Dört Büyüklerin Tatlı Belası: Sakaryaspor

1981-82 sezonuna; yukarıdaki güçlü kadroyu aynen koruyup Orduspor’dan sol açık Şenol Çorlu ve sol bek Turgay Poyraz, Eskişehirspor’dan orta saha oyuncusu Aykut Yiğit (Sakaryaspor altyapısından Eskişehirspor’a transfer olmuştu) ve altyapıdan Oğuz Çetin’le destekleyen, takımın başına da önce ilk 2 hafta Gürcan Berk’i, ardından Yugoslav teknik direktör Milan Jivadinoviç’i getiren Tuncer Tepe yönetimindeki Sakaryaspor, 1. Ligdeki ilk maçına komşu Kocaelispor’la İsmet Paşa Stadı’nda “besmele” çekecek; 0-0 biten bu maçla ilk puana merhaba diyecek, o sezon içeride Galatasaray’ı 1-0 yenecek, BJK ve Trabzonspor’la 0-0 kalacak, FB’ye 1-0 yenilecekti. Deplasmanlarda ise BJK ‘ya 2-0, Trabzonspor’a 1-0 yenilirken, Fenerbahçe’yi Kadıköy’de 1-0 yenecek, GS’la Ali Sami Yen’de son on dakikaya 2-0 önde girdiği maçı 2-2 berabere bitirecekti. Sakaryalı futbolseverlerin ilk sezondaki en büyük mutlulukları GS ve FB galibiyetleri, ikinci büyük mutluluğu ezeli rakibi komşu Kocaelispor’u 2-1 yenmek olacaktı. (1) Tuncer Tepe başkanlığındaki Sakaryaspor Süper (1.) Ligdeki ilk sezonunda (2 puanlık sistemin uygulandığı o dönemde); 32 maçta 36 gol atıp 28 gol yiyerek, aldığı 14 galibiyet, 8 beraberlik ve 10 mağlubiyetle ligi 5. sırada bitirmeyi başaracaktı. İşin ilginç yanı Fuat - Osman (Emin), Nezihi, Coşkun, Turgay ‘dan oluşan defansımız 18.10.1981 tarihinde Zonguldaksporla oynanan 6. hafta maçından itibaren 8 maçta hiç gol yememeyi başaracak, FB deplasman galibiyeti, GS iç saha galibiyeti / deplasman beraberliği ve puan cetvelindeki birkaç hafta liderlik / uzun süre lig ikinciliğiyle spor otoritelerinin en çok dikkatini çeken ve kamuoyunda takdir gören takım olacaktı. Bu arada Aykut Yiğit diye usta bir plaseci dikkati çekmeye başlayacak, Galatasaray’ı 1-0 yenerken attığı plase golün ustalığı haftalarca konuşulacaktı.

1980'ler: Sakaryaspor'un Altın Yılları

Sakaryaspor’da 2. Lig Şampiyonluğuyla başlayan 1980’ler, kelimenin tam anlamıyla "altın yıllar" olarak tarihe geçecekti. 2 adet Türkiye 2.Futbol Ligi Şampiyonluk Kupası, 1 adet Türkiye Federasyon Şampiyonluğu Kupası, UEFA’da ülkeyi temsil, Yenal Kaçıra’yla 2. Lig’de gol krallığı, Aykut Yiğit’le 1. Lig’de gol krallığı, Türk Futboluna Oğuz Çetin gibi bir imparatoru, Aykut Kocaman, Hakan Şükür, Bülent Uygun gibi 3 gol kralı, Recep Çetin, Turan Sofuoğlu, Rahim Zafer gibi üstün vasıflı A milli oyuncular armağan edişiyle 40 yıllık tarihinin en parlak dönemini geçiren Sakaryaspor’un on yılını (1980-90) analiz edelim:

Sezon: Durum / Başarı: Başkan: Teknik Direktör:
1980-81 2. Lig Şampiyonluğu - 1.Tuncer Tepe yönetimi - Necdet Niş
1981-82 1.Ligde (5.) - 1.Tuncer Tepe yönetimi - Gürcan Berk, Milan Jivadinoviç
1982-83 1. ligde (11.) - 2.Tuncer Tepe yönetimi - Milan Jivadinoviç
1983-84 1. Ligde (6.) - 2.Tuncer Tepe yönetimi - Necdet Niş / Enver Katip
1984-85 1. Ligde (6.) - 3.Tuncer Tepe yönetimi - Enver Katip (Aykut gol kralı)
1985-86 1. Ligde (17.) küme düştük - 3.Tuncer Tepe(ilk yarı) - Milan Jivadinoviç,Werner,N.Kurtiç
(ikinci yarı) Hilmi Yıldırım
1986-87 2. Lig Şampiyonluğu - 1.Erkal Etçioğlu yönetimi - Necdet Niş
1987-88 1.Ligde (11.) Kupa Şampiyonu - Aydın Zengin yönetimi - Necdet Niş – Erol Togay
1988-89 1. Ligde (10.) - Aydın Zengin yönetimi - Nihat Atacan, Mitroviç
1989-90 1. Ligde (18.), küme düştük - 2.Erkal Etçioğlu yönetimi - Mitroviç-E. Konca, Z. Göncüler, C.Demirbakan, E.Togay, A.Yiğit
[Üzgünüz.Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...][Üzgünüz.Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...] [Üzgünüz.Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

2.Lig'de İkinci Şampiyonluğumuz: 1987

Küme düşülen sezon son lig maçında soyunma odasında Özcan Kızıltan’ın “bu takımı biz küme düşürdük, bir yere gitmek yok, bu takımı seneye 1.Lige çıkartmak namus borcumuzdur” (6) şeklindeki konuşmasında çizdiği ruhsal panaromaya uygun olarak hiçbir oyuncu bir yere gitmemişti. Dönemin Adapazarı Belediye Başkanı Erkal Etçioğlu, şehrin sevilen simalarından Fikret Şen, Rasim Elgin, Enver Şükür, Engin Özkal, Hüseyin Ocak, Bülent Yılmaz, Sabri küçük, Servet Varoğlu, Besim Çömlekçioğlu, Sakin Arabacıoğlu, Hilmi Kayın, Nihat Kobal, Şakir Kaya, Ömer Öztaş, Niyazi Mumcu, İbrahim Taşkent, Nihat Gün ve Sami Türkoğlu’ndan oluşan (Tuna, 1987; 59) “güçlü ve dirayetli” bir yönetim oluşturuyor, takımın başına da şehirde şampiyonluk denilince akla ilk gelen teknik direktör olan Necdet Niş’i getiriyor ve hedefi açıklıyordu: Şampiyonluk!...
[Üzgünüz.Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]
Lige 4-2’lik Silivri deplasman galibiyetiyle fırtına gibi giren Sakaryaspor, şampiyonluğa baş koyan Konyaspor’la amansız mücadeleye tutuşuyor, Bakırköyspor’un da zaman zaman katıldığı yarış nefes nefese sürerken, Erol Girişken’in naklettiğine göre, “Konyaspor Kulüp Başkanı Süleyman Çınar “Şampiyonluk için bir trilyon ayırdık, doğal bir afet olmadığı sürece Konyaspor şampiyondur” diyecek, Sakaryaspor’un 2 gol averajıyla şampiyon olması üzerine de 2 ay içerisinde kahrından hayatını kaybedecek”ti. Yönetim, teknik hayat, futbolcu, taraftar; bütün bir Sakarya kenetlenmiş ve şampiyonluk ipini göğüsleyerek, bir sezonluk kısa bir aradan sonra 1. Lig’e tekrar merhaba diyordu. Şampiyonlukta elbette ki herkesin payı büyüktü ama Teknik patron Necdet Niş, Kaptan Oğuz’la, 14 gol atan Aykut Kocaman’ın katkıları çok daha farklıydı. Zor elde edilenin önemi ve değeri elbette ki ölçülemezdi; Erol Girişken “Atatürk Bulvarı’nda o geceki kalabalığı ve coşkuyu hayatımda bir daha görmedim” sözleriyle ifade edecektir.

Sakaryaspor Türkiye Kupası Şampiyonu (1988)


Evet; 1987 ağustos ayındayız; “dört büyüklerin tatlı belası Sakaryaspor”, bir yıl aradan sonra tekrar 1.Lig’dedir. Gözler de üzerindedir. Bu kez Sakaryaspor patron koltuğunda Aydın Zengin oturmaktadır; Necdet Niş ise teknik direktörlüğe, Erol Togay da yardımcılığına devam etmektedir. Kadro – neredeyse – aynen korunur. Yeni hedef; 1.Ligde ilk on ve Türkiye Kupası Şampiyonluğudur.
Lugatlardaki "efsane" kelimesinin tam karşılığı olan bir Sakaryaspor vardır Türkiye Kupası’nda; önce Konyaspor 4-0’a 1-0’la geçilir, sonra Fenerbahçe’ye Kadıköy’de 5 atılır, ardından BJK’ya Adapazarı’nda 4, İnönü’de 1 atılır, yarı finalde Zonguldakspor’a deplasmanda 5 atılır, finalde karşımıza Samsunspor çıkar. Adapazarı’ndaki 2-0’lık galibiyet, her şeye rağmen bizlere yetecektir; Samsun’daki maçta 1-1’lik skor sadece bizi Türkiye Kupası Sampiyonu yapacaktır. Çağdaş bir kontratak takımı görünümü çizen Sakaryaspor, Türkiye Kupasını; yönetim, Necdet Niş ve futbolcuların olağanüstü cabası ve başarısıyla omuzlarken, dosta düşmana parmak ısırttıracak, öte yandan Oğuz, Aykut Kocaman, Turan ve Serdar Fenerbahçe’ye transfer olacaklar ve Sarı-Kanarya’yı başarıdan başarıya koşturacaklardı.
[Üzgünüz.Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]

Altın Yılların (1980'lerin) Yönetimleri:

"Altın Yıllar" dediğimiz 1980’lerde, Sakaryaspor’da çok büyük başarılara imza atan isimler de vardı. 5 yıl takımı başarıdan başarıya koşturan, dört büyüklerin korkulu belası haline getiren elbette ki başkan Tuncer Tepe ve yönetimdeki arkadaşlarıydı. 1986-87 sezonunda Konyaspor’la amansız bir mücadeleye girerek Sakaryaspor’u adeta dipsiz kuyudan çıkaran başkan Erkal Etçioğlu ve yönetimi, 40 yıllık tarihimizdeki en büyük kariyer olarak Türkiye Kupası Şampiyonluğu’nda (1987-88) başkan olarak görev yapan Aydın Zengin’le yönetim kurulu arkadaşları, altın yılların yıldız yönetimleri olarak tarih geçtiler. Diğer yandan kariyerinde Sakaryaspor’da 4 kere görev yapıp da iki 2.Lig, bir Türkiye Kupası kazandıran tek teknik adam da Necdet Niş’tir ve Sakaryaspor Tarihi’ndeki - çok önemli biri olarak- yerini almıştır.
[Üzgünüz.Linkleri Sadece Üyeler Görebilir. Üye olmak için tıklayınız...]


Yeni Bir Kral Doğuyor: Aykut YİĞİT


Sağlık memuru Nuri Yiğit’in 1959 Adapazarı doğumlu olan küçük oğlu Aykut, Ekrem Karaberber Futbol Akademisi’nde başladığı futbol eğitiminde hızla gelişecek, 16 yaşındayken A takımda forma giymeye başlayacak, 18 yaşına bastığında da 800 bin liraya (E.Girişken’e göre iyi paraydı) Eskişehirspor’a transfer olacaktır. Orada 4 sezon başarıyla top koşturduktan sonra, 1981 Temmuzunda tekrar Sakaryaspor’un yeşil-siyahlı formasına kavuşan Aykut Yiğit, orta sahadaki nefis futboluyla futbolseverleri büyülemeye başlayacaktır.
Aykut’u minik takımda alıp yetiştiren Ekrem Hoca’ya göre (7), “aşırı zeki, oyunu iyi okuyan, adeta takımı yöneten ve oyunu yönlendiren bir kişiliği vardı. Futbolculuğum ve antrenörlüğümde iki çok büyük yetenek gördüm: Biri Deve İhsan (Ertem), diğeri Aykut Yiğit’tir. Penaltıyı asla affetmezdi, Garanti Bankası.”
Spor yazarı Erol Girişken ise Aykut Yiğit hakkında "8", “Türkiye’de on sekiz içerisinde, plase-şut isabet yüzdesi en yüksek futbolculardan birisiydi. Bir Lefter’i seyrettim bu özelliklerde, bir de Aykut’u.Çok soğuk kanlıydı, iki direği gördü mi, pıt diye köşeye bırakırdı. 20 golle Kral da olmuştu. Kendisi bu konuda da bana söylemişti: Krallığımı Sinan’ın bana kafayla indirdiği toplara borçluyum” diye” şeklinde görüş açıklayacaktır.

01.11.1981 tarihinde içerideki Galatasaray maçında harika bir plase ile Cimbom filelerini havalandıran “Kuzu” lakaplı Aykut, “ince” pasları, önemli anlardaki asistleriyle bir çok maçta Sakaryaspor’u sırtlayacak, bir yandan yeşil-siyahlı takımın kaptanlık pazu bandını – hakkıyla – takarken, diğer yandan takım arkadaşı Kostik Mustafa’nın deyimiyle “deplasman yolculuklarında futbolseverler en çok onunla fotoğraf çektirecekler”di.
Türkiye 1. Ligi İstatistiklerine göre (9); Sakaryaspor kaptanı Aykut Yiğit, 1984-85 sezonunda 34 maçta attığı 20 golle “Gol krallığı” tacını takmayı başaracaktı. Aynı yıl Fenerbahçe’ye transfer olan Aykut, Stankoviç’in “güce dayalı sistemi” içerisinde kaybolup giderken Altay ve Ayvalıkgücü’nde ekmek mücadelesini sürdürecekti.



Türk Futbolunun Gerçek İmparatoru: Oğuz ÇETİN


Erol Girişken anlatıyor: "Türkiye Kupası’nda İstanbul’da Fenerbahçe’yi 5-1 yendiğimiz maçtayız. Spor yazarı Ziya Şengül Oğuz’un her top alışı verişi, klas bir pasından sonra saçını başını yoluyor, sık sık "Nereden buldunuz bu adamı? Kaç milyon dolara transfer ettiniz? Ben hayatımda böyle nefis pas atan orta saha oyuncusu görmedim" şeklinde bize sorular sorup durdu." (10) 15 Şubat 1963 tarihinde Adapazarı’nda doğan eski futbolcu Nihat Çetin’in ortanca çocuğu Oğuz, Almanya’da başladığı futbol eğitimini bir süre sonra Ekrem Karaberber Futbol Akademisi’nde sürdürecek, 1981/82 sezonunda 10 maçta giydiği Yeşil-Siyahlı formayla, 6’sı birinci lig olmak üzere 7 sezon sırtlarken 21 gole imza atacak, son 2 sezonunda da kaptanlığı üstlenecekti. Fenerbahçe’de 6’sı kaptan 8 sezonda 246 Lig maçında 51 gol 81 asistle oynarken, A Milli Takım’ın da kaptanı ve maestrosu olacaktı. FB’de arkadaşlarıyla beraber 2 şampiyonluğa imza koyan Oğuz, 2,5 sezon İstanbulspor ve 1,5 sezon da Adanaspor’da futbol oynadıktan sonra, 19 sezon (biri 2. Lig) başarıyla top oynamış; 70 kez A Milli Takım (bir kısmı kaptanı) oyuncusu olarak (11) sahaya çıkmış; üstün kariyeri yanında kişiliği, disiplini, çalışkanlığı, efendiliğiyle Türk Futbolunun gerçek imparatoru olarak jübile yapacaktı.





Gerçek Bir Kral Daha: Aykut KOCAMAN

1984 yılı 1 Temmuzu. Sakaryaspor kulübündeyiz.GS’dan Eser’le Sinan, FB’den Tavşan Mustafa ile Özcan Sakaryaspor’a imza attılar. Ben o günlerde Sakarya Gazetesi spor servisinde çalışıyorum. Sonradan adının Doğançaylı Mehmet olduğunu öğrendiğim orta yaşlı dökük saçlı sakallı biri bana üç-dört defa gelip, yeni imza atan gençlerden birini getirip "bu çocukla ilgilenin, ileride büyük yıldız olacak" diyor, Spor Müdürü Hüseyin Komite de "hayat hikayesini al bari Fahri" diyor. Ufak tefek, irice başlı, temiz yüzlü delikanlıya soruyorum; "Adın?" "Aykut Kocaman" diyor, Altınmızrak’tan gelmiş, aslen Sakaryalı’ymış, Doğançaylı bir öğretmenin oğluymuş ve ilk gençliği jimnastikle geçmiş. Sezon başında İznik Kampından dönen Erol Girişken "Yeni bir Yıldız Doğuyor" başlıklı bir köşe yazısı yazıyor ama devreye kadar lisansı bile çıkartılmıyor. Nihayet 2. Başkan Ercan Acar’ın özel gayretiyle devre arası lisansı çıkartılıyor. 1985 baharı, ligin bitimine 8 hafta var, içeride Malatya maçı oynuyoruz (24.03.1985), maç 0-0, son on beş dakika, K.Aykut ilk kez sahada, üç kez soldan aldığı topla defansı hallaç pamuğu gibi atıyor, seyirci ayağa fırlıyor. O 15 dakikalık şansla Küçük Aykut bir geçiriyor formayı sırtına, bir daha kimse alamıyor. Ertesi hafta yine içerde Kocaelispor’la oynuyoruz. Ekrem Hoca anlatıyor, "Necdet Niş rahatsızlanınca ayrıldı, Tuncer Bey de beni menajer olarak takımın başına getirdi. Kocaelispor maçından bir gece önce ben kadroyu yaptım, sol açığa Küçük Aykut’u koydum, Antrenör Enver Katip itiraz etti, Tuncer Bey dinledi, Ekrem Abi’ye katılıyorum dedi, ertesi gün koyduk takıma, Aykutlardan Küçüğü soldan girdi, biçtiler, penaltı, Büyüğü vurdu köşeye, 1-0, çok zeki çok çabuktu, golü adeta kokluyordu." (12) 1987 Şampiyonluğumuzda 14 golle ve Kupa Şampiyonluğumuzda attığı gollerle en büyük pay sahibi o. Ardından 8 sezon Fenerbahçe’de. Üç kez Türkiye 1. Ligi Gol Kralı oluyor (1988-89; 29 gol, 1991-92; 25 gol, 1994-95;27 gol) 1984-2000 arası (1986-87 2. Lig hariç) attığı 200 golle Türkiye’de 200’ler Kulübü’nde yer alan 5. oyuncu. (13) Aykut Kocaman’la 18.07.2005 tarihinde çalıştırdığı Konyaspor’un Bolu’da hazırlık kampında yaptığımız sohbette kendi yükselişiyle ilgili olarak "Türkiye’de yükselmek tamamen bir şans, kısmet işi" diye özetleyecektir.


"Fenerbahçe Büyük Aykut'u Yanlışlıkla Transfer Etmişti" Spekülasyonu

Türkiye’miz maalesef tozla dumanın, sapla samanın çok çabuk karıştığı bir ülke. Neymiş efendim Fenerbahçe 1985’te yanlışlıkla Küçük Aykut’un yerine Büyük Aykut’u transfer etmişmiş. Bu görüşü bazen köşelerinde veya ekranlarda anlı şanlı spor yazarları da dile getiriyorlar. İşin aslını anlatalım: Böyle bir yanlışlık kesinlikle doğru değildir. Erol Girişken’e göre "gelmiş geçmiş en kurt hocalardan Stankoviç böyle bir yanlışı yapar mı?" Yaptığımız araştırma ve olayların kronolojik akışı da bu yanlışlığın imkansızlığını ortaya koyuyor. Transfer hangi tarihte yapılmış? 1 Temmuz 1985’te. Şimdi bu tarihteki duruma bakalım; Sakaryapor kaptanı Aykut Yiğit o sezon attığı 20 golle 1. Türkiye Ligi’nde gol kralı olurken, adeta takımını da sırtlamış, 26 yaşında A Milli Takıma çağrılan tecrübeli bir yıldız futbolcu. Aykut Kocaman ise transferde üç ay önce (24.03.1985) ilk defa son on beş dakika oyuna alınmış, ardından kalan 7 maçta şöyle böyle takıma girebilmiş, hiç gölü de bulunmayan 20 yaşında bir genç. Siz olsanız hangisini transfer edersiniz? Çok basit bir araştırma bile "Aykut’lar Yanlışlığı"nın ne kadar yanlış bir iddia, boş bir dedikodu olduğunu ortaya koyuyor.

Altın Yılların Büyük Yıldızları Kimlerdi?

Sakaryaspor’da Altın Yıllar dediğimiz 1980-90 arası yıldız futbolcular, onların da aralarından efsaneleşenler kimlerdi peki? Unutulmayan maç veya maçlar hangileriydi.
Zeki Aydıntepe’ye göre; "Hepsi yıldızdı. Tuna, Coşkun, Yenal, Fuat Güngör, Emin... 1. sınıf yıldızlardı. Büyük Aykut, Küçük Aykut, Oğuz, Turan... Çılgın Nezihi, K. Turgay, Şenol. Unutamadığım iki maç var; biri Kupada Feneri deplasmanda 5-1 yenişimiz, diğeri de ilk sezon Alisamiyen’de Fener’i Yenal'ın penaltı golüyle 1-0 yenişimiz" (14)
Erol Girişken’e göre; "Hemen hepsi birer yıldızdı. Büyük Aykut, Küçük Aykut, Yenal, Nezihi, Coşkun, Tuna... Hangisini sayayım? Küçük Turgay, Sinan, Serdar. Oğuz başlı başına bir yıldızdı. Kaleci Fuat. Efsane isim ayrımı yapamayacağım zira hemen hepsi büyük yıldızlardı."(15).
Sakaryaspor’un özellikle Altın Yıllarını çok yakından takip ettiğini bildiğim futbolsever Hasan Öztunç’a göre; "On yılın efsane isimleri bana göre, Oğuz, Coşkun, Küçük Aykut, Yenal Kaçıra... Unutamadığım maç ise, Beşiktaş’ı 4-0 yendiğimiz kupa maçıdır. Ben Beşiktaşlıyım ama ilk önce Sakaryasporluyum. 4-0’lık galibiyetten müthiş zevk aldım. Maçın sonlarına doğru Samet’le (Aybaba) Ulvi’nin korkudan Küçük Aykut’tan nasıl uzak durduklarını unutamam. Efsane bir kadroydu o kadro." (16)
Bu satırların yazarına göreyse, "Altın Yılların efsaneleri Coşkun, Büyük Aykut, Oğuz Çetin ve Küçük Aykut’tur. Unutamadığım maç ise ilk sezon içerde 1-0 yendiğimiz Galatasaray maçıdır. Büyük Aykut’un nefis plasesiyle galip geldiğimiz maçta bir koyu bir Galatasaraylı olarak ne kadar üzüldüysem, koyu bir Sakaryasporlu olarak onun iki katı sevinmiştim. Gölün birinci kalite oluşu da cabasıydı."
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Audi A4 V6 3.0 lt ''Eşsiz Bir Araç'' Bu Araca Bayılacaksınız Yaso Modifiye Arabalar ve Motorlar 0 08-29-2009 18:55
YÖRÜKLER kimlerdir YÖRÜKLER tarihi YÖRÜKLER tarihçesi Korax TaRiH 0 04-07-2009 12:54
Eşsiz Kudret уυѕυƒ Dini Resimler 0 01-08-2009 17:34
$$$Mansory Ferrari 599 GTB>>>>Beyaz İle Carbon'un Eşsiz Uyumu//////////// уυѕυƒ Modifiye Arabalar ve Motorlar 0 12-10-2008 17:47
Okyanuslardaki Eşsiz Sanat - Belgesel уυѕυƒ Dini Programlar 0 04-11-2008 18:15


Şu Anki Saat: 15:16


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows