Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-03-2008, 19:09   #1
уυѕυƒ
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart OrtaÇaĞda Dİnİ YaŞayiŞ

ORTAÇAĞDA DİNİ YAŞAYIŞ

Din Kavramı
Din kavramı çeşitli yazarlar,alimler ve düşünürler tarafından farklı yorumlanır. Dini duygu insanları birbirine bağlayan kan bağı ,ırk vatan bağlarından daha kuvvetlidir. Toplulukların dini inanışları o toplumun gelişmesinde ya da helak olmasında da etkilidir. (1)

ARABİSTANIN DİNİ DURUMU

Arabistan Asya ,Avrupa kıtalarının birleştiği ve Hind ,İran ,Bizans ,Mısır ticaret kervanlarının daime gelip gittiği merkezi bir yerdir. Bu yüzden etraf memleketlerinin kültür, ahlak ve adetlerinden istifade etmiştir. Bu bölgedeki dini hayatı ele alırken toplumun pek çok dinin etkisinde kaldığı görülür. İran ve Bizans devletlerinden çıkan din kavgalarından uzaklaşmak için Arabistan’ın sığınak olarak görülmesi buralara yerleşmelerin fazla olmasına dini fikirleri halka aşılamasına sebep oldu. Araplar farklı yerlere yaptıkları ticari seyahatların sonucunda oradaki halkın çeşitli dini inançlarını görmekte ve etkilenmekteydiler. Arap dünyasını dini yönden iki şekilde inceleyebiliriz. Semavi ve Batıl diller …Semavi dinler Allah tarafından peygamber aracılığıyla insanları doğru yola iletmeyi amaçlayan dinler . Batıl dinler ise insanlar tarafından uydurulan , bir peygambere yada herhangi bir kitaba dayanmayan dinler olarak bilinir. Arabistan’daki maddi ve ruhi karışıklıklar insanları çeşitli dinlere mensup olmaya sevk etti.bunun neticesinde Hristiyanlık Gassan , Huzza kabileleri ile Lahmiler arasında , Yahudilik Kinane ,Hicr, Kinde , Medine civarındaki kabileler arasında yayıldı. Bu kabile mensuplarından bir kısmı yıldızlara tapardı. İran hudutlarında Zerduşluk dini yaygındı. Öyle ki bu dine mensup olanlar başka bir kabileden biri ile evlenemezlerdi. Arabistan’da Hıristiyan, Mecusi,Zerdüşt dinine mensup olmayanlarda vardı. Bu kişilere hanif denirdi. Hz. İbrahimin dinine mensup olanlardı.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in peygamberliğinden önceki döneme bütün dünya cehalet ve sapıklığın karanlığında bocalarken Arabistan’ın durumu da pek iç açıcı değildi. Burada karanlık biraz daha fazla cehalet ve delalet biraz daha köklüydü. O çağın ölçülerine göre Arabistan en geri kalmış , en az gelişmiş bir ülke durumundaydı. Bu dönemlerde putperestlik , ruhlara tapma , yıldızlara tapma kısacası tek Allah’a inanmanın dışında ne kadar çok inanç ve ibadet şekli varsa hepsi o çağ insanlarında vardı.
Arabistan’da putperestliğin tesisi Huzaalıların Mekke şehrine hakim olmaları ile başlar. Arabistan’a ilk put Rabia bin Harisi adında birinin Suriye’den taştan yapılmış bir put getirip Kabe’ye koymasıyla girmiştir. Kabe’ye konulan putun Hubel adındaki bir put olduğu zannedilir. İlk putun Kabe’ye konulmasıyla Kabe’yi ziyarete gelen civar Arap kabileleri bu puta benzer putlar yapmışlardır. Buna rağmen bir kısım Araplar Allah’a ve onun yerin ve göğün yaratıcısı oldu, meleklerin Allah’ın kızları olduklarına inanıyorlardı. Diğer bir kısım yalnız tabiata inanıp tabiat kanunlarından başka bir şey olmadığını ileri sürüyorlardı. Araplarda her kabilenin kendine ait putları vardı. Ayrıca her şahsa aitte hususi putlarda bulunurdu. Dini ayinlerin esasını sadece kurban tescil ederdi. Bununla tanrıları ile ona tapanlar arasında bir kan akrabalığının tesis edildiğine inanılırdı. Araplarda her tanrının bir yeri vardı. Kabileler bulundukları yerlerden göç ettikleri zaman tanrılarını oralarda bırakırlardı.onların yerine gelen başka kabile eski kabilenin tanrısını benimserdi.
Tanrıların putların saklandıkları yer Kabe ve Mekke idi. Başlıca putla: Hübel,Lat,Menat, Yağus ,Uzza vs. Kabe’de 360 adet put vardı. Putlara kurban kesmek için ayrıca Kabe’nin etrafına aynı miktarda dikili taşlar konulmuştu.putların üzerinde her putun adı, onu öven güzel cümleler yazılıydı. Kesilen kurbanların kanlarını puta sürme adeti vardı. Putlar ya kayadan , hurmadan veya geyik eti gibi şeylerden ibaretti. (2)
Dünyanın dini manzarasında şirk ve putperestlik artmıştı. Dinsiz ve imansız milletler ağaç taş , gümüş ve diğer maddelerden yapılmış çeşitli vücut ve yüz hatlarına sahip heykellere tapıyorlardı.
Araplar putlara taparlardı fakat helvadan yaptıkları putları acıkınca yeme noktasına gelirlerdi. Arap dünyasına baktığımızda putlara tam bir saygı göstermezlerdi. Fakat istedikleri olmadığı zaman onlara hakaret ederlerdi. Bu konuyla ilgili ibni İshak pek çok örnek veriyor. Yine Kinaye oğlu Milkan Boyu’nun SAD adında putları vardı. Bu put uzun bir kaya idi kurbanlar kesilir,kanları üzerine akıtılırdı. Bir gün bu boydan birisi bereket dilemek üzere develerini Sad putunun önüne getirdi. Fakat develer kan sürünmüş putu görünce etrafa dağıldılar. Bunun üzerine adam sinirlenerek yerden taş alıp puta atar ve “Allah belanı versin. Develerimi ürkütüp dağıttın” der. Develerini topladıktan sonrada şöyle der: Sad’ın yanına bizi toplasın diye geldik fakat Sad ne iyiliğe ne kötülüğe yarar. O çölün ortasında atılmış kaya parçasından başka bir şey değildir. (3)
Putperestlik ve Zerdüştlüğün yanında Hanifler’de vardı. Bunlar Allah’ın tek olduğuna inananlardı. Müşriklerin putlarından nefret ederlerdi. Rahman ve Rahim olan yer- göğü yaratan Allah’a inanırlardı. 3 günahtan kaçınırlardı.
a) Şirk
b) Masum insanları öldürme
c) Fuhuş ve zina
Arap ateşperestliğiyle ilgili Allame Mahmud Şükrü Alusi şöyle yazar,”Araplar
arasında ateşe tapanlar azdı. Bunlar İran ve Mecusilerden etkilendiler. Ateşe tapma geleneğinin dünyada Kabil zamanından beri bilindiği belirtilir. Dünyada ateş yeri yapan ve ateşe ibadet eden ilk insan kabildi. Bunu Mecusiler din haline getirdi. Sayısız ateş yeri inşa ettiler. Hizmetçiler tutulup bir an bile sönmemesi,ne çalışıldı. İnsanlar bazen kendilerini, evlatlarını bu sevda ile ateşe atarlardı.

Zerdüştlük: İran’ın resmi dini olarak bilinen Zerdüştlük tahminlere göre M.Ö.6. veya 7. yy yaşamış olan Zerdüşt (Zaratostra) tarafından kurulmuştur. Prensiplerini AVESTA adlı kitapta toplar. Ona göre aydınlık, karanlık, fenalık ve iyilik daima mücadele halindedir. Bu dinde iyilik ve kötülük tanrıları daima mücadele eder. Onlara göre ruh ebedidir. Zulümden sonra cesedin etrafında üç kötülük meleği vardır. Cehennem üzerinde bulunan geçitten geçmeye mecbur idiler. Kötü ruhlar için bu geçit daralır, karanlıklara gömülür. İyi olan ruh kolayca cennete girer. İyilik ve kötülüğü eşit olanlar cennet-cehennem arasında tekrar dirilmeyi beklerler. Hürmüzle Ehrimen yani iyilik ile kötülük son mücadelesini yapıp iyilik galip gelecek…

YAHUDİLİK
Yahudilik Hz. Yakup’un 4. oğlu Yahuda’ya atfedilmektedir. Yahuda’nın soyundan gelenler arasında Rahip, Kahin vardır. Bunlar kendi fikir, görüş, felsefe, inanç, doğa, ibadet oluşturdu ki buna Yahudilik dendi. Yahudi inanç ve ibadeti M.Ö. 4. yy de ortaya çıktı. 5. yy’a kadar şekillenmeye devam etti.
Yakup ve çocukları Mısır’a yerleşmişlerdi. İsrail oğulları 12 kola ayrılmıştı. Onların hızla büyümesi Firavunu korkutuyordu. Mısır hükümdarı İsrail oğullarından yeni doğan bütün çocukların öldürülmesini emretti. Hz. Musa bu sırada doğdu. Allah Musa’nın annesine çocuğu Nil Nehri sularına bırakmasını ona tekrara kavuşacağını bildirdi. Fiaravun’un askerleri sandıkta yatan Musa’yı bulup getirdiler. Fiaravun’un eşi onu evlat edinmek istemişti. Musa yanlışlıkla bir kıptının ölmesine sebep olmuş, Mısır’dan uzaklaşmıştır. Musa Tur-i Sina yakınlarından geçerken bir ışık gördü. Allah kendisi ile orada konuştu. Kendisine peygamberlik verildi. Musa’ya pek çok mucize verildi. Fakat Firavun ona inanmadı. Musa mucize gösterip asasını denize vurmuş, Firavun ve askerleri helak olmuştur. Musa’dan daha sonra Filistin yerleşen Yahudiler sık sık doğru yoldan ayrılmışlardır. Kendilerine peygamber gönderilmiştir. Hz. Süleyman ve hz. Davut bunlardandır.
Hz. Davut zamanında İsrail oğulları en parlak dönemini yaşadı. Süleyman’ın ölümünden sonra İsrail Oğullarına yaptığı zülüm hayatlarını çekilmez hale soktukları Kur’anda yazılmaktadır. (Bakara) Yahudiler geçmiş tarihine tutacak herhangi bir yazı, kitap bırakmadılar. Dinin gerçek ruhu kaybolmuş, iman zayıflamıştı. Yahudilerin inanç esasları şunlardır;
- Mevcut olan her şeyi Allah yaratmıştır ve onlara hükmeder. Ondan başka tanrı yoktur. O tasvir edilemez. Başlangıcı ve sonu yoktur. İbadet sadece ona yapılır. Peygamberlerin bütün sözleri doğrudur. Musa peygamberlerin en büyüğüdür. Mevcut Tevrat Allah’ın Musa’ya verdiğinin aynıdır. Dinimiz ilahi bir dindir ve değiştirilemez. Allah’ın emirlerine yapanlara ve yapmayanlara ceza veya mükafat vardır. Ruh ölümsüzdür.
Yahudiler günde üç vakit ibadet yaparlar. Bohçalarından çıkardıkları Tevrat
levhalarını okurlar. İbadete katılan kıpa denilen takke takar, kadınlar ayine katılmaz seyrederler. Allah’ın alemi altı günde yaratıp yedinci günde dine inanan Yahudiler için bugün çalışmamak dini emirdir. İsrail Oğulları kendi aralarında haram ve yasak kabul ettikleri bazı davranışlar yabancılara muamelelerde caiz görülür. Örneğin bir Yahudi’nin kardeşine faizle ödünç para vermesi yasakken yabancıya caiz görülür. (Tevrat- Tesniye 19-20,23)

HIRİSTİYANLIK
Dünyaca bilinen ve kullanılan Hıristiyan kelimesinin mucidi Antakyalı müşriklerdendir. Antakyalı müşrikler ilk defa milattan sonra 43-44’ de bu ismi Hz. İsa’nın taraftarlarına taktılar ve bu isim o zamandan beri geçerli sayıldı. Hıristiyanlık Miladi 3.yy’da Arabistan’a girmiş, bu sıralarda Doğu Roma İmparatorluğu olarak bilinen Bizans İmparatorluğunun himayesindeki Hıristiyanlık bir hayli değişikliğe uğramış bu dine pek çok batıl itikat girmiştir. Hıristiyanlık ilk önce necran da yayıldı ve gelişti ve hicazın diğer bölgelerinde müsait ortam bulunamadı. Arabistan’ın güneyinde bilinen iki din vardır. Yahudilik ve Hıristiyanlık bu iki din birbirlerine rakipti Hıristiyan misyonerler ara sıra ülkede gezip dinlerini yaydılar. Hazreti Isa dünyaya geldiğinde Hz. Zekeriya insanları Allah’a inanma O’ na kulağa çağırıyordu. Onun akrabası İmran’ın karısı bir kız çocuğu dünyaya getirdi o Meryem ‘di. Zekeriya Meryem’de olağan üstülülükler görüyordu,örneğin yanında bazı meyveler rivayete göre yazın kış, kışın yaz yiyecekleri… bunların nerden geldiğe sorulduğunda Meryem “O Allah tarafından kendisine verildiğini belirtiyordu.” Al-i imran(3),37
Yüce Allah çok iffetli bir şekilde yetişen Meryem’e Cebrail aracılığıyla bir çocuk müjdeledi. Evli olmadığı için insanların hakkında ne düşüneceklerini hatırlamış buna üzülmüştü.
10 yaşında kendisine İncil verilen İsa insanları davete başlar. Hıristiyanlık aslında tek tanrı anlayışını esas alan bir dindir. İncil de Allah’ın birliğinden söz edilir. Ancak İsa’nın dünyadan ayrılmasından sonra Allah’tan sık sık baba olarak söz edilir. Allah birdir ancak onda üç ayrı şahsiyet toplanır. Bunlar Baba,Oğul,Kutsal Ruh. Hıristiyan inancına göre İsa peygamber değil Allah’ın oğludur. Hıristiyanlıkta ahiret,ölülerin dirilmesi,sonsuz hayat vardır. Hıristiyanlar doğru ve gerçek dinin kendilerininki olduğunu ve bu dinleri kabul etmemiş olanların hidayetli olmayacağını söylerler. Hıristiyanlıkta Ruhbar sınıfı ortaya çıkar. Kendilerini Allah’ın gölgesi olarak kabul ederlerdi. Rahip ve Rahibelerin evlenmeleri yasaklandı, dünyadan el etek çekme tabiri uygun oldu, toplumdan kaçma,fakir bir hayat sürme inançları oldu.



İSLAM DİNİ
İslam insan hayatının küçük bir parçası haline getirilmek üzere dünyaya gelmemiştir. Eski cahiliyye kafasıyla insan hayatını sadece küçük bir parçası ve insanı özel bir uğraşısı olduğu an nüfusunu kaybeder İslam kul ile Allah arasındaki ilişkileri simgeler. İslam’ın gelişinin başlıca amacı ilişkilerin birbirine olan bağlılığını vurgulamaktadır. O halde kul ile Allah kul ile kul ve kainatin bütün varlıkları arasındaki münasebetleri tamamlar. Hayatı güzel ve mutlu kılar. Cenabi Allah “ Allah katında din sadece İslam’dır” buyurur. İslamiyet de din, medeniyet, kültür hepsi bütündür. İslam dini bir insanın yemede, içmede, giyimde, hayatın bütün alanlarında kötü yola düşmemesini sağlar.
İslam dini Peygamber (S.A.V) ‘ e 40 yaşlarındayken vahiy yoluyla gelmeye başladı. Peygamberimiz yakın çevresine peygamber olduğunu, Allah’ dan vahiy geldiğini söylemiştir, ve onları İslam’a davet etti. İlk Müslüman olanlar Hz. Hatice, Hz. Ebubekir, Hz. Zeyd ve Hz. Ali’dir. Resulluhlah üç sene kadar İslam’a daveti gizli yaptı. Putperest müşrikler Müslümanlara çok şiddetli zulümler yapıyorlardı. Peygamberimizin yollarına teller atıp zarar görmesini istiyorlardı. Peygamberimizle alay edip onu küçümsediler, hakaret, işkence, şiddet politikası yapma ve münasebetleri kesme aşamaları yapıldı. Müslümanlar çok zülüm görüp maskil oldular. Mekke müşrikleri ilk zamanlarda kabilesi kuvvetli olanlara pek dokunamıyorlardı çünkü omları ne pahasına olursa olsun kabilesi arka çıkardı. Fakat kimsesiz olanlara köle ve cariyelere yapmadıkları kalmadı. Aç susuz bırakıp dövdüler, kızgın kumlar üzerinde sürüklediler, develere bağlatıp sürüklediler… Kureyş putperestleri bu eza ve ceza etmeden sadistçe bir zevk alıyorlardı. Bilali-i Habeşiyi kızgın kumlara yatırıp göğsüne ağır kayalar koyup fakat o yine Allah’ı zikrederek imanında kararlıydı. Bu işkencenin de kar etmediğini de görünce boynuna ip takıp ayakları kan içinde olduğu halde Mekke sokaklarında dolaştırdılar. Peygamberimiz tüm bu işkencelere rağmen Allah’ın kendisine verdiği görevi yerine getirmekten asla vazgeçmedi. Daha sonra Habeşistana iki kez Hicret yapıldı. Hz. Hazma Müslüman oldu. Hz. Ömer’inde Müslüman olmasıyla Müslümanlar daha da güçlendi. Üç yıl Vahiy gelmedi. Gelen ayet ile peygambere insanları açıktan dine davet etmesi emredildi. Peygamberi yine müşrikler rahat bırakmadı. Medine’ye Hicrete karar verildi. Burada Müslümanlar çoğalınca müşrikler yine işkence yapıp bir orduyla Müslümanlara hücum ettiler. Bedir, Uhud, Hendek Savaşları yapıldı. Bu savaşlarda Müslümanlar büyük başarı sağladılar esirlere iyi davranıldı, eğitim almaları sağlandı. Peygamber (S.A.V) hayatının sonlarına doğru haç görevini yapmak istedi müşrikler engel oldular. Yapılan anlaşmada bir yıl sonra haç görevini yapabileceklerine karar verildi. Bir yıl sonra Mekke fet edildi. Peygamberimiz haç görevini yapmıştı. Veda Hutbesini okudu.
Ayrıca peygamberimiz Medine’deyken bir çok devlet adamına mektup yazarak onları İslam’a davet etmiştir. Birde gelen elçilere dini anlatarak onların bölgesine yayılmasının en büyük etkeni peygamberimizin davasından vazgeçmesi insanlara karşı hoş görülü olmasındandır. İslam dini Mekke, Medine, Sakil, Hayber, Bedir, Cidde, Taif ve benzeri alanlara yayılmıştır. ( Mevdudi- Hz. Peygamberin Hayatı)

KAYNAKLAR
1)Hamdi Savaş, Vehdi ecel,Siyer ve İslam Tarihi,Ankara 1976 Yaykur
2)Mevdudi,Tarih boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamberin Hayatı,İstanbul 1983, Pınar Yayınları
3) Hakkı Dursun Yıldız, Doğuştan Günümüze büyük İslam Tarihi , İstanbul 1986, Çağ yayınları
4) Hayatı ülkü, İslam Tarihi ,İstanbul 1977, Çile Yayınları
уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 06:51


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows