Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Kültür - Sanat - Biyografi > Biyografiler > Din Ve Tasavvuf

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 04-25-2014, 11:38   #1
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 33
Mesajlar: 21.060
Thanks: 4
Thanked 7 Times in 7 Posts
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
icon37: Hz. Zeyneb hayatı

Hicretin altıncı yılı Cemadiyelevvel’in beşinci günü Medine’de asil ve cefalı bir ailede bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Bu kız çocuğu gelecek yıllarda insanlık tarihinin gidişatının değişmesinde büyük bir rol oynayacaktı. O tertemiz kız dünyaya geldikten sonra, değerli annesi Hz. Fatıma (s.a), kutlu eşi Hz. Ali’den bu kız çocuğuna bir isim vermesini ister. Hz. Ali ise, diğer çocuklarına olduğu gibi, ona da dedesinin isim vermesini isteyiverir; ve böylece kutlu dedesi bu temiz kız çocuğuna Zeynep adını verir. Zeynep, cennette bir ırmağın adıdır. Hz. Muhammed (sav), Zeynep gibi temiz bir kız torununun dünyaya gelmesine çok sevinmişti. Aslında o hazret, kadınlara, özellikle de kız çocuklarına büyük önem ve değer veriyordu.

Hz. Zeynep, daha küçük yaşlarda babasının saf dışı bırakılarak evde oturmaya mecbur edildiğine şahit oluyordu. Oysa ki, babasının herkesten daha faziletli, ve Hz. Resulullah (sav)’ın yerinde oturmaya gerçek liyakat sahibi olduğunu biliyordu. İşte, bu olaylar, Hz. Zeyneb’in kişiliğinin oluşmasında büyük bir etki bırakıyor ve şu sonuca varıyordu ki; sorumluluk bilincini taşıyan kadın, erkek herkes, şartlar her ne olursa olsun, elinden alınan hakkını geri almak için, sürekli mücadele etmeli, hakkını ve izzetini savunmalıdır. Bu noktada, halkı aydınlatmak için konuşma yapmalı ve mücadele etmelidir.

Hz. Zeynep, amcası oğlu Abdullah ile evlenmiş; bu evlilikten iki çocuğu olmuştur. Ama o bu iki çocuğunu da hakkı müdafaa uğruna Kerbela’da şehit vermiştir.

Hz. Fatıma’nın Medine’de babasının Mescidinde yaptığı konuşmasını, Hz. Zeyneb’in Kufe şehri ve mel’un Yezid’in sarayında yaptığı konuşmalarla kıyasladığımızda, Hz. Fatıma (a.s)’nın düşünce sisteminin ve sosyal meseleler karşısındaki tavrının, Hz. Zeyneb’in üzerinde derin bir iz bıraktığı görülüyor. Çünkü, Hz. Fatıma, kızı Zeyneb’e İslam’ın bütün temel inanç ve esaslarını öğretmişti.Tarih boyunca, hakkı ve adaleti isteyenlerin başına gelenleri, Zeyneb’e hatırlatmıştı. O, kızına, peygamberlerin insan topluluklarını, cehalet, hurafe ve sınıfsal ayrıcalıklardan kurtarmak için nasıl mücadele ettiklerini, zorluklara nasıl göğüs gerdiklerini, hangi sınıfın muhalefetiyle karşılaştıklarını ve aslında peygamberlere en başta sermayedarlar ile zorba ve komplocu politikacıların muhalefet ettiklerini, peygamberlerin de onlara karşı Allah’ın emirleri doğrultusunda var güçleriyle karşı koyduklarını tek tek anlatmıştı.

Hz. Ali (as), bir çok alanda; hatta bir birine zıt sahalarda kahraman ve eşsiz bir insandı. O, bir fikir adamıydı, büyük bir düşünür, ilk üç halifenin itiraf ettikleri gibi “canlı Kur’an”, yerin altından semavi ilimlere kadar evrenin bilinen zahir ilimleri ile gizli ilimlerine vakıf bir bilge idi. Acaba, bunca insani fazilete sahip olan bir insanı hilafetten uzak tutmak, İslam’a darbe değil miydi? Hz.Ali (as)’ın suskun kalması ise iç savaş çıkarak bir fidan misali olan İslam’ın zarar göreceğinden korktuğundandı. Çünkü Hz. Ali (a.s) biliyordu ki, o şartlar altında kendi hakkı olan hilafeti geri almak için ısrar ederse, hiç de hoşa gitmeyen olaylar zuhur edecek ve Resulullah’(sav)’ın çektiği zahmetler ve İslam için dökülen kanlar heder olacaktı. Oysa, Alemlerin Rabbi “Ey Muhammed onlara deki, ben bunca tebligatım karşılığında sizden bir ücret istemiyorum, istediğim tek şey ev halkımı (Ehl i beytimi seviniz (ve onlara itaat edinizdir)” diye buyurmuştu. Ne yazık ki iman edenlerin çoğu dille ikrar etmiş fakat kalben iman etmemişlerdi. İmam Ali (a.s), bu şartlarda yaşamanın zorluğunu “Yaşamak direnmektir”, vecizi ile ifade ederek zalimlerin himayesinde yaşayan mazlumların hayatta kalmalarının en büyük zafer olduğunu biliyordu. Bu günkü İsrail’in korucularının savundukları gibi “Topraksız insanlar olmaktansa insansız topraklar olsun” fikri zalim insanların güçsüz düşürülmüş insanların kaderi hakkında neler düşündüğünü ortaya koyuyor. İmam Ali (a.s), Hatemullah’ın emanetini, leş kargaların ve münafık dindarların istilasına karşı korumak için, kendi ifadesi ile boğazında kemik gözünde diken kalmış insanın durumunda olduğu halde sabretmeyi bilmiştir.

Bu olayların hepsine, Ali’nin biricik kızı Zeynep de şahit oluyordu. Bunların her biri, Zeynep gibi düşünen ve sorumluluk sahibi bir insan için büyük bir dert ve imtihandı. Çünkü ilim ve takva sahibi olan babası susmaya mecbur edilmiş, o da yüce değerleri korumak için, kendi hakkından mahrum kalmak pahasına olsa bile kendi tabiriyle gençleri bir anda ihtiyarlaştıran, müminlere Allah’ın likasını arzulatan zifir karanlıklar içinde sabretmişti.

İlk üç halife zamanında sürekli İslam’ın uygulamalarının Peygamber (sav)’in sünnetti doğrultusunda icra edilmek yerine, halifelerin sürekli fetihlerde bulunmaları ve askerlerin elde edilen ganimetler dolayısıyla bu durumdan memnun olmaları; hatta gittikçe belirgin olarak iktidara yakın çevreler ve kabile ileri gelenleri arasında bir oligarşinin oluşmasına yol açmıştı. Yani keyfi uygulamalar ve adam kayırmalar Osman’ın hayatına da mal olmuştu. Bu arada halk bir nevi İslam’ın ilk yıllarına yabancılaşsa da İmam Ali (a.s)’a büyük bir ısrarla hilafeti kabul etmesini istiyordu. O hazret de önce kabul etmemiş sonra da kabul etmek zorunda kalmıştı.

Hicretin kırkıncı yılında Hz. Zeynep babasının şehadetine şahit oldu. Öyle bir baba ki, dağlar kadar azametliydi. Hz. Alin’in şehadeti yalnız ailesini değil bütün sevenlerini derinden etkilemiştir. Hz. Zeyneb’i üzen diğer bir olay da, İmam Hasan (a.s)’ın Muaviye ye karşı harekete geçtiği savaştır. İmamın ordusunun ileri gelenlerinin dini dünyaya satarcasına para karşılığında saf değiştirmeleri ve bu hareket esnasında ordunun geride kalan askerlerin imamın eşlerine ait ziynet eşyalarını çalmaları üzüntülerini daha da arttırmıştır. İmamı, Muaviye ile sonradan Muaviye’nin çiğneyeceği, sözünden döneceği antlaşmaya razı olmak zorunda bırakıldığı ve şehit edilmesi ile gelişen olaylar da kederini derinleştirmiştir .

İmam Hasan (a.s)’ın eşi Cüde tarafından zehirletilerek şehit edilmesine ve çektiği acılara Hz. Zeynep tanıklık etmiştir. Bundan önce de Ceddi Resullah (sav), annesi ve ümmetin annesi Hz. Fatıma’(as)’ın üzüntüsünden vefat etmiş, biricik babasının hariciler tarafından canice şehit edilmesi ardından ağabeyinin şehadeti Hz. Zeynebi takatsiz bırakmıştı. Artık tek tesellisi olarak İmam Hüseyin (as) kalmıştı. Hz. Zeyep için en büyük dert abisinin şehadetinden sonra Muaviye’nin zulmünü devam ettirerek fasık oğlu Yezid’e saltanatı bırakması olmuştur.

Muaviye bir çok cinayet işledikten sonra ölmüştür. Muaviye’den sonra fasık oğlu Yezid, İmam Hüseyin (a.s)’den biat almaya karar verdi. Kendisine yapılan biat teklifi karşısında İmam, şöyle buyurdu; “Yezid gibi birisi ümmetin başına geçerse İslam yok olur gider.” İmam, Kufeliler’in davetine icabet etmek üzere, bir grup yakınıyla beraber Medine’den Mekke’ye doğru yola çıkmıştır. Hz. Zeynep bu kervanda abisinin yanında yer almaktaydı, ve kendisini büyük bir vazife için hazırlıyordu. Ne yazık ki o acı günler başlıyordu, Muharremin birinci günü başlayan o ıstırap yolculuğu onuncu gün olan Aşura günü bitmiş ve fasık olanlar zahiren galip gelmiş fakat gönüllerde mahkum olmuşlardı. Hz. Zeynep Kerbela kahramanlarının savaşına şahit olmuştu. İmam Hüseyin ve yaranları ki bunlar arasında iki oğlu da meydanda mertçe savaşıp şehit olmuşlardı.. Hz. Zeynep, yapılan bütün haksızlıklara ve gaddarlıklara şahit oluyordu. Ancak her şeye rağmen sabırla direnmiştir. Hz. Zeyneb’in asıl çilesi Kerbela’dan sonra başlamıştır. Yezidin askerleri onca insanı şehit etmekle kalmamış geride kalan savunmasız kadın ve çocuklara ait değerli eşya ve ne varsa hepsini ganimet diye el koymuşlar ve çadırlarını istila etmişlerdi.Geriye her şeyleri elinden alınmış Ehli-Beyt’in kadınları ve yetim çocukları kalmıştı. Hz. Zeyneb’in sorumluluğu daha yeni başlıyordu. Çünkü İmam Hüseyin (as)’in şehadetinden sonra kafilenin başına geçmiştir. Fatıma gibi bir annenin kızı olan Zeynep Kerbela hadisesinden sonra Peygamber(sav)’in “cihadın en üstünü zalim liderin karşısında hakkı söylemektir” hadisinin gereğini yerine getirmiş; bunu Yezid’in huzuruna çıkarıldığında yaptığı konuşmayla ispatlamıştır. Kufe ve Şam’da halkla yaptığı hutbeler sayesinde Yezid hükümetinin sonunu hazırlamış ve beyinlere yeniden gerçek İslam’ı doğru olarak algılamasını sağlamıştır. Çektiği çileler karşısında Zeynep, hiç yılmadan Medine kadınlarına da öğütler vermişti, onlara kadın sorumluluğunun sadece çocuğa bakmak, çamaşır veya bulaşık yıkamaktan ibaret olmadığını söylemişti. Kadın bir insan olarak insanın toplumsal ilişkilerinde önemli bir rol oynamalı ve öncülük yapmalıydı.
Caferilik

ERKEK KADIN SAYESİNDE MİRACA YÜKSELİR

İslam hem kadına hem de erkeğe eşit bir gözle bakmaktadır. Hem erkeği hem de kadını insan olarak kabul etmektedir. İnsanın insanlığı ile ilgili düzenlemelerde kadın ile erkeğin arasında hiçbir farklılık yoktur. Zira İslam’da, kadın ve erkek insan olma hususunda eşittirler. Kadına insanlık değerini veren din İslam dinidir. Ama ne yazık ki beşeri sistemler için böyle bir şey söylemek mümkün değildir, onlar kadını sadece bir dişi ve cinsel ihtiyaçlarının tatmini için bir araç olarak biliyorlar. Ama İslam dininde böyle bir durum yoktur ve olamaz. Çünkü İslam yukarda belirttiğimiz gibi kadına, büyük önem ve değer vermiştir. Örnek verecek olursak sevgili Peygamberimizin (sav) eşlerine, kızına ve torunlarına karşı duyduğu sevgi yetmez mi? Hz. Fatıma’nın hayatını incelediğimizde onun gerçek bir kadın gerçek bir eş ve gerçek bir anne olduğunu görüyoruz. Öyle bir anne ki, kızını şartların kötü olmasına rağmen iyi bir şekilde terbiye edip onu gerçek bir mücadele insanı olarak yetiştirmiştir. Ne mutlu böyle bir anneye, değil mi sevgili Erenler. Ezel günden aşk antlaşmasının planı çizilirken; Zeynep adı aşk başlığının ziyneti oldu.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Resûl-i Ekrem Efendimiz, Hicretin sekizinci senesine kızı Hz. Zeyneb`in vefatı hadisesi ile girdi.
Hz. Zeyneb, Resûl-i Ekrem Efendimizin Hz. Hatice ile evliliklerinin kızlardan ilk meyvesi idi. Gariptir ki, Peygamberimizin İbrahim hariç, diğer erkek çocukları İslâmdan evvel ve henüz küçükken vefat ettikleri halde, kızları muhterem babalarının risalet devresine yetişmişlerdir. Yine Hz. Fâtıma hariç onlar da Resûl-i Ekrem hayattayken vefât etmişlerdir. Hz. Fâtıma ise, Resûl-i Kibriyânın bekâ âlemine irtihalinin teessürüyle ancak altı ay yaşayabilmişti.
Hz. Zeyneb, Resûl-i Ekrem Efendimiz henüz otuz yaşlarında iken dünyaya gelmişti.436 Annesi Hz. Hatice ile birlikte iman etmişti. Peygamber Efendimize risâlet kırk yaşında verildiğine göre, Hz. Zeyneb Müslüman olduğunda henüz on yaşlarında bulunuyordu demektir.Hz. Zeyneb`in kocası Ebû`l-Âs bin Rebi`, Hz. Hatice`nin kızkardeşi Hâle`nin oğlu idi. Zaten evlilikleri de Hz. Hatice`nin arzusu üzerine olmuştu.
Ebû`l-Âs, henüz bu evlilik sırasında Müslüman olmamıştı. Buna rağmen Resûl-i Ekrem, Hz. Zeyneb`in onunla evlenmesine muhalefet etmedi. Çünkü, henüz o sıra Cenab-ı Hak tarafından bu tarz bir evliliği yasaklayıcı hükmü gelmemişti.437
Hz. Resûl-i Ekrem, Medine`ye hicret ettiği halde, kocasının müsaade etmeyişi sebebiyle değerli kerimesi Hz. Zeyneb Mekke`de kalmak zorunda bırakılmıştı. Ancak, rahmet-i İlâhî Ebû`l-Âs`ı Bedir Muharebesinde Müslümanların eline esir düşürmekle, Hz. Zeyneb`in imdadına yetişiyordu. Resûl-i Zişan Efendimiz, esirler arasında bulunan Ebû`l-Âs`ı fidye almaksızın serbest bırakınca o da bu taltife bir karşılık olsun diye Hz. Zeyneb`i Mekke`ye varır varmaz, Medine`ye muhterem pederinin yanına göndermişti.
Hicretin 7. yılında Ebû`l-Âs da Medine`ye gelerek Müslüman oldu. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz, Hz. Zeyneb`i tekrar kendisine mehirsiz geri verdi.438
Hz. Zeyneb vefât edince, kalbi şefkat ve merhamet dolu Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, kerimesine iç gömlek yapılması için beline bağladığı fotasını çıkarıp yıkayanlara verdi ve namazını da bizzat kendisi kıldırdı.439 Sonra kazılan kabrine düşünceli ve teessür içinde indi. Biraz durduktan sonra, sevinç içinde dışarı çıktı ve şu müjdeyi verdi:
"Zeyneb`in zâifliğini düşünüp, ona kabir sıkıntısı ve hararetini hafifletmesi için Yüce Allah`a yalvardım. O da bu isteğimi kabul buyurdu."440
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Hz. Zeyneb`i ilk defa üzerinde taşıdığı sedirde kabre koydu. Kabre de Hz. Zeyneb`in kocası Ebü`1-As bin Rebi`in yardımıyla indirdi.
Hz. Zeyneb Mekke`den Medine`ye deve üzerinde hevdeç içinde hicret ederken, Zîtuvâ mevkiinde, Kureyş müşriklerinden iki kişi mızrakla vurup onu bir kayanın üzerine düşürmüşlerdi. Bu hadise çocuğunun düşmesine sebep olmuş, kendisi de akan kan yüzünden hastalanmıştı. Vefâtına sebep olarak bu hastalık zikredilir.441

436. İsâbe, 312.
437. Sîre, 2:306.
438. Tabakât, 8:33.
439. A.g.e., 8:36.
440. Üsdü`l-Gâbe, 7:131.
441. Sîre, 2:309; Uyunü`l-Eser, 2:177.


Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
hayatı, hz, zeyneb

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hz. Fatıma (r.a) Hayatı Korax Din Ve Tasavvuf 0 04-25-2014 11:35
Mâlik B. Enes hayatı Korax Din Ve Tasavvuf 0 04-25-2014 11:25
İmam-ı Gazali hayatı Korax Din Ve Tasavvuf 0 04-25-2014 11:02
Yakup Cemil hayatı Korax Kahraman Türkler 4 01-27-2014 12:12
Afet İnan HAYATI Korax Bilim Adamları 0 01-15-2014 21:01


Şu Anki Saat: 00:18


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628