Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-30-2010, 11:54   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Yavuz sultan selim

Yavuz sultan selim
Henüz beş yaşında bir çocukken, dedesinin huzuruna çıkarılmıştı. Torununu dikkatle süzen Fatih:

“Bâyezid! Bu çocuğa mukayyed ol. Umarım ki bu büyük bir cihangir olacak.” buyurdu. Peygamber müjdesine mazhar olan Fatih, geleceğin cihangir Yavuz’unu müjdeliyordu.

Çok uzun müddet Trabzon sancak beyi olarak birçok seferde bulunup tecrübe kazanmış, kırkiki yaşında da hükümdar olmuştu.

Safevi Devleti’nin hükümdarı Şah İsmail, Anadolu’da yaşayan alevilere, halife olduğunu iddia ederek propaganda yapıyor, onları kendine bağlayarak Anadolu’yu ele geçirmeye çalışıyordu. Anadolu’da ise Şeyh Bedreddin isyanları sebebiyle çok büyük kanlar dökülmüştü.

Şah İsmail; Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Antalya yörelerini kendisine bağlamaya çalışıyordu. Antalya tarafında ise Osmanlı’ya karşı Şahkulu ayaklanması çıkmıştı.

Yavuz Sultan Selim bu hareketleri tamamen ortadan kaldırmak maksadıyla Safevi Devleti ile savaş için fetva aldı. Ancak öncelikle kendi topraklarında yaşayıp baş kaldıran alevileri tesbit ettirdi. Bir kısmını hapsettirdi, bir kısmını öldürttü. Bu şekilde isyanlar bastırılarak Anadolu’daki alevi tehlikesi bertaraf edilmiş olundu.

Şah İsmail, Azerbaycan, Irak ve İran’ı ele geçirmiş, Anadolu için fırsat kolluyordu.

Yavuz Sultan Selim, tamamen serbest ve Osmanlı Devleti’nin tek ve tartışmasız hakimi olunca, Şiîliğin Anadolu’daki durumunu inceletti. Şiî propagandasının kırkbin kişiyi İran için kazanmış olduğu anlaşıldı. Şah İsmail, şiîliği İran’da yerleştirmek için altmışbin kişiyi öldürtmüştü. Buna karşılık Yavuz Sultan Selim, Anadolu’daki Şiî elebaşılarından birçoğunu idam ettirdi, bazılarını hapsettirdi. Yavuz Selim Anadolu’da şiîliğe bu darbeyi indirdikten sonra, 1514 yılında İran’daki Şiîlikle hesaplaşmak üzere yola çıktı. Şah İsmail Kölemenler’e karşı, Hıristiyanlarla işbirliğine girmiş, Avrupalılar’a, onlar Akdeniz’den saldıracak olurlarsa, kendisinin de kuzeyden, Suriye üzerinden Kölemenler’e saldıracağını bildirmişti. Osmanlılar, Safevi İran’a karşı Kölemenler’le işbirliği imkânı araştırdılar, fakat görüşmelerden somut bir sonuç çıkmadı. Kölemenler, önceleri, bu çatışmada tarafsız kalmayı uygun bulmuşlardı, kuzeydeki iki komşularına karşı da sınırlarını korumak için Halep’e birlikler gönderdiler.

Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’e bir mektup göndererek, onu tevbe etmeye, düşmanlık ve tecâvüzden vazgeçmeye çağırdı. Kur’an-ı kerim’den:

“Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder de sonra Allah’tan mağfiret dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve merhamet sahibi olarak bulur.” Âyet-i kerime’sini hatırlattı. (Nisâ: 110)

Fakat Şah İsmail, tutumunda ayak diredi. Yavuz Sultan Selim, bunun üzerine yüzbin kişilik bir ordu ile yürüdü, sert uslûplu bir mektup yazarak Şah’ı er meydanına, hesaplaşmaya çağırdı. Fakat Şah İsmail, Yavuz’la savaşmaya cesaret edemedi, İran içlerine çekildi, izini kaybettirdi. Omanlı ordusu, Şah İsmail ile savaşmak için onu, batı İran’da aradı durdu, bulamadı. Şah İsmail’in batı hududu kumandanı Mehmed Han idi; Osmanlı kuvvetlerine karşı koyamayacağı için ordusunun geçeceği yerleri yakıp yıkarak oraları çöle çevirip Şah’ın yanına çekilmişti.

Uzun bir yürüyüşten sonra Suşehrine kadar gelindiğinde Safevilerin araziyi de tahrip etmelerinden dolayı, bıkkınlık göstererek geri dönmek isteyenler ordu içinde fitne çıkardılar. Bu sebeple Yeniçeriler Hemdem Paşa’yı Yavuz’a gönderdiler. Yavuz bu teklif karşısında Hemdem Paşa’yı idam ettirerek bu türlü hareketleri bastırdı. Van gölü yakınında Çaldıran’a gelindi. Şah İsmail’in ordusu da burada bekliyordu. Yapılan savaşta Şah İsmail’in ordusu yenildi ve dağıldı. Kemah ve Dülkadir Beyliği alındı. Yavuz’un niyeti Şah İsmail’i takip ederek Türkistan Türkleri ile bağlantı kurmaktı. Ancak askerin yorgunluğu ve isteksizliği nedeniyle bu gerçekleşmedi.

İran işini hallettikten sonra Yavuz Kölemenler üzerine yürüdü. İki ordu Halep yakınlarında Mercidabık’ta karşılaştılar. Kölemen ordusu yenildi. Kansu Gavri öldürüldü. Halep, Suriye, Lübnan, Ürdün Osmanlılar’ın eline geçmiş oldu. Suriye işi halledildikten sonra Yavuz Mısır’a yöneldi. Sina çölünü ise yağmurla birlikte geçerek Ridaniye’ye geldi. Osmanlı tarihinde ilk ve tek padişah olarak Yavuz bu kadar güneye inmiştir.

Kansu Gavri’nin yerine geçen Tomanbay ise çok güçlü bir ordu hazırlamış ve Ridaniye’yi tahkim etmişti. Yavuz bunu öğrenince dağı dolaşarak Kölemen ordusunu arkadan kuşattı ve mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Mısır Osmanlılar’a geçti. Mekke ve Medine Osmanlılar’a bağlandı. Halife Mütevekkil Alallâh’tan halifeliği devraldı. Suriye ve Mısır seferleri Osmanlı’ya çok gelir getirdi. Mısır seferi sırasında Osmanlı donanmasının eksikliğini gören Yavuz, Haliç tersanesini tesis ettirerek yüzelli gemi yapılmasını emretti.

Bir hamlede imparatorluğun topraklarını iki mislinden fazla genişleten Yavuz Selim Han İstanbul’a döndü. Yüzbinlerce İstanbul’lu en samimi duyguları ile büyük cihangiri karşılamak için günlerdir hazırlık yapıyorlardı. Bunu duyan Yavuz Selim Han son derece sıkılmış, bir gün sonra merasimle şehre girmesi gerekirken; gece vakti yanında birkaç kişiyle kayığa binmiş, gizlice Topkapı Sarayı’na çıkmıştır. Ertesi gün Hükümdar’ın sarayda olduğu öğrenilince hiçbir merasim yapılamadı.

Allah için olanlar ile gösteriş için olanlara güzel bir numune.



Yavuz, Şiîliği İran’dan söküp atmak niyetini belirttiği zaman, ulemâ ona: “Bir hıristiyan köyün İslâm’a açılmasının, o köy halkının İslâm’a kazanılmasının, geniş bir ülkeyi zaptetmekten çok daha iyi olduğunu” hatırlattı. Vezirler, ileri gelenler de Rodos’un fethinden yana idiler. Yavuz Sultan Selim’in onlara verdiği cevap çok ilgi çekicidir ve Osmanlı’nın, Sen Jan Şövalyeleri’ne biçtiği değeri göstermektedir:

“Ben iklimler feth etmek arzusundayım, siz beni bir hırsız ceziresini (adasını) tashir ile meşgul etmek istersiniz.”

Yavuz, böyle diyerek Rodos seferi teklifini reddetti.

Yavuz Selim Han son derece sade giyinir, sadeliği sever, lüks ve israfa şiddetle karşı çıkardı. Her ihtimale karşı devlet hazinesini dolu tutmak isterdi.

Zerafet, nezaket ve kibarlığı ile tanınan Şeyhülislâm Zenbilli Ali Cemali Efendi, Sultan Selim’e yeri ve zamanı geldiğinde sert ve haşin olabiliyordu.

Bir gün padişahı bir kararından dolayı tenkid eder. Bütün tahammülüne rağmen sabrı taşan hükümdar hiddetlenerek şöyle bağırır.

“Hoca, Hoca! Sen saltanat işlerine de karışmaya başladın!”

Aldığı cevap takdire şayandır:

“Evet padişahım! Eğer ahiret işlerinizi muhafazaya memur olmasak dünya meselelerinize karışmazdık.”

Sekiz yıl içinde baş döndürücü icraatlar yapan Yavuz Selim Han, elli yaşında olduğu halde, yeni bir seferin hazırlıkları içinde iken vefat etti.

Son anlarında yanında bulunan nedimi Hasan Can:

“Sultanım! Cenâb-ı Hakk’a teveccüh edip Allah’la olacak zamandır.” dediğinde: “Bizi bunca zamandır kiminle bilirdin?” diye cevap vermiştir.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yavuz Sultan Selim (Selim Han I) - 1 saatlik belgesel Korax Dini İçerikli Film ve Klipler 0 01-21-2010 15:07
Yavuz sultan selim ..onlıne djnaci Türk Belgeseller 0 10-04-2008 22:07
Yavuz Sultan Selim ve Kürtler bysevindik27 Osmanlı Tarihi 1 09-11-2008 15:30
Yavuz Sultân Selim bysevindik27 Osmanlı Tarihi 0 03-22-2008 16:20
Yavuz Sultan Selim ve Kürtler Korax TaRiH 0 02-23-2008 22:13


Şu Anki Saat: 02:34


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows