Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Dini Bölüm > Dini Konular > Dini Hikayeler

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 09-01-2008, 18:14   #1
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Dİnİ HİkÂyeler -1-(5 Tane)

FİL OLAYI

Ebrehe Sana'da Kuleys adında benzeri görülmemiş bir kilise yaptırdı. Sonra Habeş kralı Necaşi'ye: "Senden önce hiç bir krala yapılmamış bir kilise yaptırdım. Arapların Kabey'i hac etmesine ihtiyacım yoktur" dedi.

Araplar, Ebrehe'nin Necaşi'ye yazdığı bu mesajı kendi aralarında konuşmaya başlayınca Kenane oğullarından bir zat Kuleys'e gelip kimsenin görmediği bir anda içine abdest bozdu, sonra da bunu kilise ehlinin yaptığını Ebrehe'ye haber verdi. Bu harekete kızan Ebrehe gidip Kabe'yi yıkmaya yemin etti ve içinde fillerinde bulunduğu bir orduyla yola çıktı. Araplar bu haberi duyunca kaygılandılar. Ebrehe Esved ibn Mafsud adında bir kişiyi Mekke'ye elçi gönderdi. Bu zat, Kureyş, Tihame ve diğer kabilelere ait sürüleri önüne katıp getirdi. Getirilen sürü içinde Kureyş'in lideri Abdulmuttalib'in de 200 devesi vardı. Kureyş, Kinani, Huzey kabileleri ile Harem civarında yaşayan diğer kabileler Haremi savunmaya kalktılarsada buna güçlerinin yetmeyeceğini anlayıp vazgeçtiler.

Ebrehe, Hunada Himyeri adlı elçiyi, Mekke'yi kuşatmaya değil Kabe'yi yıkmaya geldiğini bildirmesi için Mekke'ye gönderdi. Ebrehe, elçisi kanalıyla Mekkelilere mukavemet göstermemeleri halinde kan akıtılmayacağı mesajını verdi.

Mekke'nin lideri olan Abdulmuttalip, elçiye savaş istemediklerini, bu belde de Allah'ın ve dostu İbrahim (a.s.)'in evi bulunduğunu, savunmasının da Allah'a ait olduğunu, kendilerinin hiçbir şey yapamayacaklarını bildirdi. Sonra elçi Hunada Abdulmuttalip'ten kendisiyle birlikte gelmesini Ebrehe'nin istemiş olduğunu söyledi. Elçi, Abdulmuttalip ve bazılarıyla birlikte yola çıktılar.

Ebrehe'nin bir arkadaşı "Ey kral! kapında bulunan Kureyş'in efendisidir, huzurunuza girmek için izin istemektedir.

Bu zat Mekke'de mülk ve şeref sahibidir, dağda bayırda bulunan insanlara yardımda bulunur. Ona izin veriniz de durumunu anlatsın" dedi. Ebrehe, insanların en yakışıklısı, en büyüğü Abdulmuttalib'i görünce ona saygı duydu. Ona yere otur demekten vazgeçti, ancak Ebrehe Habeşlilerin Abdulmuttalib'in tahtının üzerine oturduğunu görmelerini de uygun ulmadığından Abdulmuttalip'le birlikte minder üzerine oturdu.

Mütercimine "ne isteği var sor?" dedi. Abdulmuttalip "benim ihtiyacım kralın gasbettiği bana ait olan 200 deveyi geri vermesidir" dedi. Abdulmuttalip bu sözleri söyleyince: Ebrehe "seni gördüğümde beğenmiştim, ancak konuştuğun zaman seni değersiz buldum" dedi. Dinin ve atalarının dini olan evi bırakıp ta gasbettiğim 200 deve için mi konuşuyorsun, oysa benim yıkmak için geldiğim o evden bahsetmiyorsun" dedi.

Abdulmuttalip "ben develerin sahibiyim, evin sahibi değilim. Evin sahibi başkasıdır. Sahibi onu korur" dedi. Ebrehe "onu kimden koruyacak" dediğinde, "sen ve beraberindekilerden" dedi. Bunun üzerine Ebrehe, Abdulmuttalib'e develerini geri verdi.

Abdulmuttalip Kureyş'e durumu anlattı ve Mekke'den çıkıp dağlara sığınmalarını emretti. Sonra Abdulmuttalip ve Kureyş'ten bir grup Kabe'nin kapısının tokmağına yapışarak Allah Teala'ya Kabe'yi Ebrehe ve ordusundan koruması için dua ettiler. Sabah olunca Ebrehe ordusunu ve mahmud adlı filini donatıp Mekke'ye girmeye hazırlandı. Fili Mekke'ye doğru çevirdiklerinde karşısına Nefil b. Habib çıktı ve file "övülmüş olarak yere çök, doğruca geldiğin yere dön, sen burada Allahın haram beldesindesin" dedi ve fil yere çöktü.

Filin kalkması için dövdüler, kalkmadı. Yemen tarafına çevirdiler kalkıp koşmaya başladı. Şam cihetine çevirdiler aynısını yaptı. Doğu cihetine çevirdiler aynısını yaptı ancak Mekke'ye çevirdiklerinde yere çöktü.

Allah Teala onların üzerine denizden balıkçıl kuşlarına benzer kuşlar gönderdi ve her kuş, biri gagasında ikisi ayaklarında nohut veya mercimek büyüklüğünde üç tane taş taşıyordu. Bu taşlar ordudan kime isabet ederse onu helak ediyordu. Ordu ferdlerinin hepsi isabet almadı. Ordu şaşkın bir halde geri döndü. Ebrehe'de bedeninden isabet aldı, parmakları döküldü, Sana'ya dönünce öldü.

HACC'IN İLANI

Hz. İbrahim Kâbe'nin inşasını bitirdikten sonra Allah Teala ona, insanlara Hac ibadetini ilan etmesini emretti: "İnsanlara hacc'ı ilan et; gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler" (Hacc, 27). Yüce Allah'ın bu emri karşısında İbrahim (a.s.): "Rabbim! Benim sesim nereye kadar ulaşabilirki?!" diye aczini itiraf edince, Yüce Allah: "Sen çağrını ve ilanını yap! sesini insanlara duyurmak bana ait!" Bunun üzerine Hz. İbrahim Ebu Kubeys Dağı'na çıktı, elini kulağını attı, yüzünü doğuya ve batıya dönerek: "Ey insanlar! Size Kâbe'yi haccetmek farz kılındı,

Rabbinizin bu davetine kulak verin!" diye nida etti. Babaların döl yatağında ve annelerin rahminde olan bütün hücreler bu sesi duydu ve Allah'ın ezelî ilminde kıyamete kadar hacedecek olan tüm ruhlar bu çağrıya olumlu cevap verip:

"Emrine âmâdeyiz, emrindeyiz Allahım!" diye seslendiler.



HACERÜ'L ESVED

Hacerü'l-Esved'i Kâbe'ye ilk koyan İbrahim (a.s.) olup, o taş, bir Cennet yakutudur.

Benî Bekr b. Abdümenat b. Kinane ve Ğaysan b. Huzaa, Cürhüm kabilesini Mekke'den çıkardığında Cürhüm kabilesinden Amr b. el-Hâris b. Maddâd, Kâbe'de bulunan iki ceylan heykeli ile Hacerü'l-Esved'i alıp Zemzem kuyusuna gömdü. Sonra beraberindekilerle Yemen'e doğru gitti.

Hacerü'l-Esved Zemzem kuyusunda çok kalmadı; zira Huzâa kabilesinden bir kadın, yerini kabilesine haber verdi. Bu kadın, Cürhüm'lüleri, Hacerü'l-Esved'i Zemzem kuyusuna gömerken görmüştü. Bunun üzerine Huzaa kabilesi Hacerü'l-Esved'i kuyudan çıkardı ve eski yerine koydu. Bu hadise, Kusay b. Kilâb'ın Kâbe'yi inşasından önceydi.

Ebu Tâhir Karmatî 7 Zilhicce 317 H.'de, Kâbe'de tavaf yapıp ibadet eden insanları öldürmüş ve Hacerü'l-Esved'i yerinden çıkarmıştır. Sonra Câfer b. Allâc'a emretmiş ve Hacerü'l-Esved alınıp Hecer denen bir yere götürülmüş ve böylece Kâbe'deki yeri boş kalmıştır. Daha sonra Kurban bayramının birinci günü 339 yılında geri getirilinceye kadar, tavaf edenler teberrüken boş yere ellerini koymuş ve Hacerü'l-Esved'i istilâm etmişlerdir. Böylece Hacerü'l-Esved 22 yıl Kâ'be'den uzak kalmıştır. Hacerü'l-Esved'i Sinbâr b. Hasen el-Karmatî yerine iade etmiştir. Karmatî'ler Kâbe'de bin yediyüz kişiyi öldürüp, kimisini zemzem kuyusuna gömmüş, kimisini de Harem bölgesine yaymıştır. Sonra insanların mallarına el koymuş, Kâbe'ye ait süs ve zinetleri talan etmiş ve örtüsünü yırtıp yandaşlarıyla paylaşmıştır. Buna ilaveten Mekke'deki evleri talan etmiş, Kâbe'nin kapısını yerinden sökmüş ve saf altın olan Altınoluk'un sökülmesini emretmiştir. Mekke'de onbir gün kaldıktan sonra memleketi olan Hecer'e gitmiş ve Hacerü'l-Esved'i beraberinde götürmüştür.

H. 363 senesinde de Rum diyarından bir adam gelmiş ve eline kazma alarak Hacerü'l-Esved'in bulunduğu köşeye bir darbe indirerek bugünkü mevcut yarığı oluşturmuş, sonra ellerini kaldırıp ikinci bir defa vurmak istemesi üzerine Yemen'li bir kişi tarafından yaralanarak engellenmiştir.

H. 413 senesinde de Fatımîler, hükümdar Abîdînin tahrik ettiği bir gurup yandaşlarını Mısır'dan Kâbe'ye göndermişlerdi. Bu azgın kişilerin içinde kırmızı benli, sarı saçlı, boylu poslu, iri ve uzun, elinde kılıcı ve bir tokmağı bulunan korkunç birisi vardı. Bu adam Hacerü'l-Esved'e üç darbe indirmiş, ondan kıvılcımlar çıktıktan sonra: "Bu taşa, daha ne zamana kadar tapılacak?! Ben bugün bu evi yıkacağım ve beni ne Muhammed ne de Ali bundan alıkoyamayacaktır" diye haykırmış. Bunun üzerine suvariler etrafını kuşatmış ve kendisiyle beraberindekileri öldürmüşlerdir.

H. 990'da yabancı bir adam gelip Hacerü'l-Esved'e elindeki bir aletle vurmuş ve arkasından hükümdar Nâsır o adamı hançerleyip öldürmüştür.

H.1351'de Muharrem ayı sonlarında Afganlı birisi gelip Hacerü'l-Esved'den bir parça söküp çıkarmış ve Kâbe örtüsünün bir kısmı ile merdiven basamaklarından bir parça gümüşü çalmıştır. Oradaki bekçilerin durumu farketmesi üzerine, adam tutuklanmış ve idam edilmiştir. Yirmisekiz Rebîü'ssânî 1351 senesinde Suud ailesinden Kral Abdulaziz b. Abdurrahman Faysal, Taif'ten Mescid-i Haram'a gelerek o mel'ûn Afganlının söküp çıkardığı parçayı yerine koymuştur. Bu işlem de mütehassıs kimselerin önderliğinde misk ve amberin katılmış olduğu bir terkip hazırlanıp uzman bir kişinin Hacerü'l-Esved'i yerleştirmesiyle gerçekleştirilmiştir.




HİCR-İ İSMAİL

İbrahim (a.s.), Kâbe'yi inşa ettiğinde, Kâbe'nin yüksekliği dokuz zirâ idi ki, bu sadece bugünkü yüksekliğin üçte birini teşkil etmektedir. Beş zira'lık bir temel üzerine kurulan ve bugünkü Hicr-i İsmail'i (a.s.) içine alan kısım, İbrahim (a.s.)'ın inşa ettiği Kâbe'nin sınırları içindeydi. Programı kullanan kimse daha önceki Hicr'in hacmiyle şimdikinin hacmini çok kolay bir şekilde ayırdedebilir. Şöyleki; Kâbe'nin kuzey duvarının karşısına düşen ve düz olan Hicr'in büyük bir kısmı Kâbe'nin bir cüzüdür. Bunun yanında, şimdiki Hicr'in yuvarlak ve kavisli olan kısmı, aynen İbrahim (a.s.)'ın inşa ettiği şekliyle eski Hicr'dir.

Kureyş Kâbe'yi inşa ederken Kuzey duvarı beş zirâ güneye doğru çekmiş ve onu Hicr'e dahil etmiştir.

Abdullah b. Zübeyr Kâbe'yi yeniden inşa ederken, onu, İbrahim (a.s.)'ın inşa ettiği şekle geri çevirmiş ve Hicr'in bu alanını Kâbe'ye dahil etmiştir.

Haccâc b. Yusuf ise Hicr'i bu günkü konumuna geri çevirmiştir. Gerçekte Hicr iki kısma ayrılmıştır; Kâbe'ye yakın olan kısmı, ki aslında burası Kâbe'nin bir cüzüdür. Yuvarlak ve kavisli kısım, o da eski Hicr'dir.

İsmail ile annesi Hâcer'in mezarlarının Hicr'de olduğu söylenmektedir ki, Altınoluk ile Hicr'in batı kapısı arasında bir yerdir. Doğrusunu en iyi Allah bilir!

HİCR-İ İSMAİL'İN TAMİRATI

Hicr'in taşlarını ilk defa mermerle kaplayan, Halife Abbas Ebu Cafer Mansûr olup bu işlem, hicrî 140 senesinde gerçekleştirilmiştir.

H. 161 senesinde Halife Mehdî bunları yenilemiştir.

H. 241 senesinde Halife Mütevekkil Alallah tarafından yenilenmiştir.

Mu'tedid Abbas, H. 283 senesindeki halifeliği döneminde Hicr-i İsmail'i restore etmiştir. Arkasından Cevâd lakabıyla meşhur vezir Cemaleddin H. 550 yılında restore ettirmiştir.

Nâsır Abbas, H. 576'da restore etmiştir.

Nâsır Kâlâvûn, H. 720'de restore etmiştir.

Mansûr Ali b. Melik Eşref Şaban b. Hüseyn b. Melik Nâsır Muhammed b. Kâlâvûn tarafından H. 781 yılında restore edilmiştir.

Kara Beysak tarafından restore edilmiştir.

Komutan Alaaddin tarafından H. 822 yılı Recep ayında bir restorasyondan geçirilmiştir.

Hükümdar Zeynüddin Mukbil Kadîdî tarafından H. 826 senesinde restore edilmiştir.

Sevdûn Muhammedî tarafından, Mısır'dan getirilen mermerlerle H. 838 yılında bir restorasyondan geçirilmiştir.




PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V.) MÜBAREK ODALARI
(Hücre-i Saadet)


Peygamberimiz (s.a.v.)'in Mescidi yaptıktan sonra evinin ilk inşa ettiği kısmı Hz. Aişe'nin (r.ah.) odası ile onun doğusunda Hz. Sevde'nin (r.ah.) odası idi. Hz. Aişe'nin (r.ah.) odasının Ravza-i Mutahhara'ya açılan bir kapısı vardı. Peygamberimiz Hz. Aişe'nin (r.ah.) evinde olduğu zamanlar namaza bu kapıdan çıkardı. Mescitte itikafa girdiğinde ise mescitten doğru başını Hz. Aişe'nin (r.ah.) odasının içine uzatır, Hz. Aişe de (r.ah.) Peygamberimizin saçını düzeltir ve tarardı.

Peygamberimiz (s.a.v.), ölüm hastalığana yakalandığında müminlerin anneleri olan zevceleri, hastalık bakımının Hz. Aişe'nin (r.ah.) odasında yapılması konusunda izin istediler. Peygamberimiz bunu kabul etti ve bu odada vefat etti ve buraya defnedildi. Hz. Aişe (r.ah.) validemiz peygamberimizin kabr-i şerifine kırmızı bir kadife serdi ve sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) buraya konuldu ve kadife, üzerine katlanarak üzeri toprakla örtüldü. Bu şekilde kabir toprak yüzeyinden hafiçe yükseltildi.

Peygamber efendimizin kabri Hz. Aişe (r.ah.)'ın odasının güney kısmındadır. Hz. Aişe (r.ah.) bundan sonra kabirle arasında her hangi bir engel ve örtü bulunmaksızın odanın güney kısmında kalmaya devam etmiştir. Hz. Ebu Bekir (r.a.) vefat ettiğinde Hz. Aişe (r.ah.) onun Peygamberimizin yanına defnedilmesine müsaade etmiştir. Hz. Ebu Bekir için Peygamberimizin kabrinin yarım metre soluna başı Hz. Peygamber'in (s.a.v.) mübarek omuzları hizasına gelecek şekilde bir kabir kazılmıştır. Hz. Aişe "Bunların biri eşim diğeri de babam" diyerek Peygamberimiz (s.a.v.) ile Ebu Bekir'in (r.a.) kabirleri arasını her hangi bir şeyle bölmemiştir.

Halife Hz. Ömer (r.a.), ölümüne sebep olan suikastte yaralandığında bu iki can dostunun yanına defnedilmek istedi. Hz. Aişe (r.ah.) buna izin verdi ve Hz. Ömer'in mezarı Hz. Ebu Bekir'in yarım metre yakınına, başı onun omuz hizasına gelecek şekilde kazıldı. Hz. Ömer'in boyu uzun olduğundan ayakları odanın doğu tarafından temele kadar geldi ve bu yüzden temelin altından da bir miktar kazıldı. Hz. Aişe (r.ah.) Hz. Ömer'in (r.a.) kabriyle diğer iki mübarek kabir arasını ayırdı. Zira Hz. Ömer (r.a.) ona namahrem idi ve Hz. Aişe (r.ah.) bu mahremiyete Hz. Ömer (r.a.) vefat ettikten sonra da saygı göstermek istedi.

HÜCRE-İ SAADET'İN (H. 678) TAMİRİ

Sultan Kalavun Salihi Mescid'e, sütun başları üzerine oturan tavana bitişik kısmı dörtgen üstten ise sekizgen ahşap bir kubbe yapılmasını emretti. Bu kubbenin üzerine ahşap, onun üstüne de kurşun levhalar çaktırdı ve burada çatının görüneceği şekilde bir de fener açtırdı.

Bu kubbe Sultan Muhammed b. Kalavun zamanında kurşun levhaların çıkması sonucu yağmurdan çekinildiği için yenilendi.

Şerîflerin hakimiyeti döneminde 765 H. senesinde Kubbe sağlamlaştırıldı.

Yine 881 H. senesinde kubbe tamir edilip sağlamlaştırılarak Allah Resulü (s.a.v.)'in Hücre-i saadetlerine su sızması engellendi.
__________________



уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
15, dİnİ, hİkayeler, tane

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dİnİ HİkÂyeler -3-(8 Tane) уυѕυƒ Dini Hikayeler 1 09-01-2008 18:13
Bir kaç tane msn özelligi уυѕυƒ Msn Teknik Destek 0 07-25-2008 13:26
7 Tane Gothic söz AzRaiL Gothic Makale 0 06-20-2008 22:23
51 tane d600 oyunu Yaso Samsung Oyun 0 04-12-2008 23:45
OrtaÇaĞda Dİnİ YaŞayiŞ уυѕυƒ Din KüLtüRü ve AhLak 0 04-03-2008 20:09


Şu Anki Saat: 11:58


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628