Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Dini Bölüm > Dini Konular

Dini Konular din hakkındaki yazıları burada bulabilir paylaşabilirsiniz

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 10-18-2008, 13:26   #1
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 27
Mesajlar: 3.916
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 650
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart Allah'ı Zikretmek

Allah'ı Zikretmek
Allah'ı Zikretmek


Ebu Naim’in rivayetine göre: Hz İsa (as) havarilerine şöyle demiş: Ey havariler topluluğu, Allah ile çok konuşun! İnsanlarla çok az konuşun! Yalnız başına Allah’a münacatta bulunan kimsenin olmadığı yerde ona dua edin! (1)

Sahih bir hadiste: “Allah’ın arşının gölgesinde oturan yedi sınıftan biri de yalnız başına Allaha dua eden saygısından dolayı yaş akıtandır.” (2)

Rabbiyle beraber olma özlemini duyan rabbini zikretsin, insan çok sevdiği biriyle beraber olmasını, ona kavuşmasını çokça arzuladığı halde, çoğu zaman buna muvaffak olamıyor. Şüphesiz gerçek bir imana sahip insanlar rabbini herkesten ve her şeyden daha fazla severler. Ve yine onunla beraber olmayı da en çok sevdikleriyle beraber olmaktan daha çok isterler. Dolayısıyla rabbiyle beraber olmayı arzulayanlar rabbini zikretsinler. Buhari’nin rivayet ettiği bir hadisi kutside Allah (cc) şöyle buyurur: “O (kul) beni zikrettiği yerde onunla beraberim...” bu ruhu yaşayan, bu duyguyu yakalayan Muhammed bin nadir el Harisi’nin yanına Ebu Usame adında bir zat girer ve ona şöyle der: sen tek başına burada yalnızlık his etmiyor musun? Cevaben derki: Cenabı Hak, “beni zikredenin meclisinde hazırım” buyururken ben nasıl kendimi yalnız hissederim. (3)

Tabii bu uzlet sürekli olmamalıdır, belli bir müddet için itikaf ibadetinde olduğu gibi veya gerekirse rabbinin zikriyle şarj olmak niyetiyle bir süre için inzivaya çekilmek mümkündür. Yoksa “İnsanların arasına girip onlardan gelen sıkıntılara katlanarak insanları irşat etmek, halktan ayrılıp yalnız başına ibadete devam etmekten daha hayırlıdır.” (4)

Rivayete göre Sırrı Sakati isminde bir zat sefere çıkar, yolda ekmeğini yediği bir anda karganın biri gelir önündeki ekmekten bir parça kapar gider. Sırrı Sakati arkasından koşar, bakar ki yolun altında bulunan kör bir köpeğin ağzına verip yediriyor. Sırrı Sakati kendi kendine der: ben bir yere çekilip rabbimi hep zikredeceğim, kör köpeğin rızkını gönderen benimde rızkımı gönderir diyerek yolculuktan vazgeçer. Bu kararını uygulamaya koymadan hocam İbrahim Ethem’e danışayım der. Hocası, Allah’ın kendisine gösterdiği bu olayı yanlış yorumladığını söyler ve derki Allah bu olayı sana gösterdi ki sen kendini karga yerine koyarak çalışıp hem kendi rızkını temin etmeni hem de başkasına hele rızkını kazanmaktan aciz olanlara infakta bulunmanı anlamanı isterken, maalesef sen, kendini kör köpeğin yerine koydun der.

Evet, Allah’ın helal-haram sınırlarına riayet ederek ailesini geçindirmek için yola çıkan bir insan, cihada çıkmış gibidir, yani o zikir halindedir. Ayrıca çocuklara ve muhtaçlara infakta bulunması İslam’ın şiddetle üzerinde durduğu kulluk görevlerimizdendir. İslam’da ruhbaniyet yoktur. İslam’ın ruhbaniyeti cihattır. Bununla birlikte İslam inzivaya çekilmeyi büsbütün ihmal etmemiştir. Bu inzivaya itikâf adını vermiştir. Allah resulü (sav) oruç farz olduktan sonra Ramazan Ayının son on günlerinde itikâfa girer rabbini zikrederdi. İtikâf: dünyadan, masivadan, hatta aile ve çocuklarından uzaklaşıp bir müddet rabbiyle baş başa kalarak ilahi muhabbeti ve aşkı ruhunda, gönlünde depolamak ve ilahi enerjiyle şarj olmaktır.
Bir ayette: “Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim .”(5)

Rabbimizin bizi anmasını, unutmamasını istiyorsak O’nu zikredelim. Nasıl zikredelim? Babalarınızı zikrettiğiniz gibi hatta ondan daha iyi ve daha fazla zikredin. (6)

Hani babası ölmüş, mağazalar, daireler bırakmış, bağ bahçeler, paralar, dövizler bırakmış, ikide bir, rahmetli bize servet bıraktı öyle gitti, hele görseydiniz babam rahmetli ne adamdı! Rahmetli babam gibisi yoktu, şeklinde babalarını yâd edip duruyorsunuz. Onların size yaptıkları iyilikleri unutmuyor, hep dile getiriyor ve onları övüyorsunuz. Bari Allah’ı da öyle zikredin. Allah’ın size iyilikleri yok mu? Aslında babalarınızın size bıraktığı mal mülk servet Allah’ın malıdır. Size yaptıkları iyilikler Allah’tan gelen iyiliklerdir.

Bütün nimetlerin iyiliklerin hakiki sahibi Allah’tır. Çünkü babalarınızı yaratan, onların size bıraktıkları servetin asıl sahibi Allah(cc) tır. Siz kendiniz de Allah’ınsınız, öyle ise Allah’ı daha fazla zikredin, babalarınıza teşekkür ve onlara dua ederken, asıl mal sahibi olan Allah’ı unutmayın, O’na hamd edin, O’na teşekkür borçlu olduğunuzu unutmayın.

Sabit el-Benani demiş: Rabbimin beni ne zaman zikredeceğini bilirim, insanlar onun bu sözünden ürkmüşler ve nasıl bilirsin, demişler. O da: ben onu zikrettiğim zaman beni zikrediyor.” demiş.

Rabbimizi zikredelim de ne zaman zikredelim? Cevaben Rabbimiz şöyle buyurur: “Onlar ki ayakta, oturarak ve yanları üzerinde Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler.” (7)

Yani her hal-u karda rabbimizden kopuk ve ondan gaflet hali içinde yaşamamaktır.
Yemek anındaki zikir, besmele ile başlamak, yemek esnasında Allah’ın nimetlerini tefekkür etmek, Allah’ın kudret kazanında pişmiş karpuzu, muzu, narı büyük bir sanat eseri dizilmiş habbeler ve aralarındaki zarı vs, gıda olarak bize takdim ettiği yiyecekler üzerinde düşünüp harika sanatını temaşa edip O’nun vahdaniyetini kudretini düşünmek ve sağ el ile yemek, acıkmadan oturmamak, doymadan kalkmak, fakirleri sofrada bulundurmak, yemekten sonra: elhamdulillahillezi at’amena ve sakana ve cealena minel müslimin= bizi yediren, içiren, Müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun diyerek o anki zikrini eda etmektir.

Elbise giydiğimizde zikir: temiz ve vücut hatlarımızı göstermeyecek şekilde giyinmek modayı takip değil İslam’ı takip etmek, israfa kaçmamaya dikkat etmek, çünkü bazı insanlar var 100 kravatı, 20 takımı ve bir o kadar ayakkabısı, 40 çantası ve daha nice şeyler... gibi israfın içindedirler. Bir ayette yüce Allah: “zikrim için namazı ikame et” der. (8) Bu ayetin üç anlama geldiğini söylüyor müfessirlerimiz

1- Beni zikretmek, anmak, unutmamak için namaz kıl! Gerçekten namaz kulu Allah ile buluşturan, kulluk biatini tazeleyen, insanın gönlünde huzur ve sükunet oluşturan, heyecanlı ve duygulu anlar yaşatan mukaddes ve mübarek anlardır.

Karadavi, el-İbadeh fil İslam adlı eserinde: Ebu Hanife’nin namaz zikrinden yakaladığı huşu ve duygusal hazzını dile getirirken şunu söylüyor: Ebu Hanife, cemaatle namaz kıldığı bir anda, tavanın direkleri arasından bir yılan görünür. İnsanlar namazı bırakıp dışarı kaçıyorlar. Ebu Hanife selam verince, bakar ki herkes namazı bırakmış, dışarıda birbirleriyle heyecanlı bir şekilde konuşuyorlar. Ebu Hanife namazı niçin bıraktıklarını sorunca, bir yılanın ortaya çıktığını, herkesin korkudan dışarıya fırladıklarını söylüyor ve senin haberin olmadı mı dediklerinde, hayır! Vallahi benim ne yılanın zuhurundan, ne de sizin dışarı kaçmanızdan haberim oldu. Anlaşılıyor ki, İmam kendini namazın huşuuna, ilahi dergâhın mesti hayranına kendisini öyle kaptırmış ki, fizik âleminden olup bitenlerden tamamen habersiz hale gelmiştir.
Hz Ali bin Ebu Talip de, namaz vaktinde kendisini bir titreme alır ve yüzü sararır. O’na: ya Emir el Müminin ne oldu sana, dediklerinde onlara şöyle der: Allah’ın göklere yere ve dağlara arz edip onların da korkup taşımasından sakındıkları ve insanların yüklendiği emaneti yerine getirme zamanı geldiği içindir. (9)

2- İkinci anlamı da: namazı unutur veya uykuda kalırsanız namazınızı kaza ediniz demektir. Hz Enes’ten: Allah resulü buyurdu: “kim uykuda kalıp namazını kılmazsa yada unutursa bunun kefareti hatırladığı zaman onu kılmasıdır. Bundan başka namazın keffareti yoktur.” (10)

3- “Zikrim için namazı ikame et” mealli ayetin üçüncü anlamı da: benim seni hatırlamam için namaz kıl! Şu ayette bu manayı teyit etmektedir. Mealen: “Namazı ikame et, kuşkusuz namaz hayâsızlıklardan, kötülüklerden alıkoyar. Allah’ın zikri daha büyüktür.” (11)

Yani namaz kılmakla Allah’ın sizi zikretmesi (anması), namazın kötülük ve hayâsızlıklardan korumasından daha büyük bir manevi kazançtır. Başka bir ifade ile Allah’ın kulunu zikretmesi, kulun Allah’ı zikretmesinden daha büyüktür.

Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Peygamberimiz (sav) “cennet bahçelerine uğradığınız zaman nimetlerinden bolca yararlanın” buyurdu. Ben Ey Allah’ın resulü cennet bahçelerinden maksat nedir, diye sordum: ‘camilerdir’ buyurdu. Camii nedir? Dedim. “Subhanallahi vel hamdu lillahi vela ilahe illalahu vallahu Ekber”dir, buyurdu. (12)

Yine başka bir hadiste: Amellerin hangisi Allah’a daha sevimlidir, diye sorulunca, Allah resulü buyurdu: ölünceye kadar dil ile sürekli Allah’ı zikretmektir. (13)

Dilimizi daima Allah’ın zikriyle kımıldatırsak, dilimiz gıybet ve lüzumsuz şeylerden korunmuş olmakla birlikte Allah’ın zikriyle meşgul olduğu için kalbimize, gönlümüze, ilahi bir feyz, nurani bir duygu hâkim olur. Bu zikir sayesinde rabbimize daha çok yakın olduğumuzu ve yakın oldukça da ona karşı saygımız sevdamızın arttığını hissederiz.

Peygamberimiz (sav): “Benim ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en efdal zikir: ‘kim la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh lehul mülkü ve lehul hamdu ve huve ala kulli şey’in kadir’dir. Kim her gün yüz defa derse, on köle azat etmiş gibi ecrini alır, yüz sevap verilir, yüz günah affedilir, o gün akşama kadar şeytanın şerrinden emin olur. Hiç kimse onun yaptığı bu amelinden daha iyisini yapmamıştır. Meğer başkası onun yaptığı bu amelinden daha fazlasını yapmış ola.” (14)

Manasını anlayarak anlamını yaşayarak getirilen tevhit kelimesinin mizandaki ağırlığına denk hiçbir ağırlık yoktur. Nese-i, ibni Hibban ve Hakimin rivayet ettikleri bir hadiste : “Yedi kat gök, yedi kat yer terazinin bir kefesine, kelime-i tevhit öbür kefesine konulsa, tevhit kelimesi daha ağır gelir.

Kul şuurlu olarak getirdiği tevhit kelimesiyle elde ettiği sahih akidesini şirk murdarlığıyla kirletmeden tevhit inancı üzerine ölürse, Allah’ın affına mazhar olduğunu ifade eden şu Kutsi Hadis ne kadar da sevindiricidir. “Allah (cc) buyurdu: Ey âdemoğlu, eğer sen, yer küresi kadar günahlarla bana gelir de, sonra bana şirk koşmamış olarak karşıma çıkarsan, ben de, yer küresi kadar bir bağışla seni bağışlarım.” (15)

Bir ayeti celile de: mealen “İhsanın cezası (karşılığı) başka değil, ancak ihsandır.” (16) Ayette geçen birinci ihsan’ın anlamı; dünyada getirilen ‘tevhit kelimesi’. İkinci ihsan’ın anlamı ise ahrette karşılığında verilen cennet olduğu diye yorumlanmıştır. Peygamberimizin zikirleri arasında tek bir kelimeyi tekrarlayarak zikir yaptığını bilmiyorum. Mesela günümüzde bazıları lafzallahı Allah! Allah! Diyerek tekrarladıkları gibi peygamberimizin zikirleri en az bir cümle idi. Yani bir dua, bir tesbih, bir tehlil ifade eden cümlelerden ibaretti.

Ayrıca yüksek sesle yapılan zikirden dolayı peygamber efendimiz uyarıda bulunurdu. Ebu Musa el Eşari anlatıyor: peygamber efendimiz Hayber’e savaşa giderken askerler bir vadiye geldiklerinde, yüksek sesle Allah-u Ekber, Allah-u Ekber diye tekbir almışlardı. Bunun üzerine peygamber efendimiz (sav) askerlere: “Kendinizi tutun! Siz bir sağıra veya gaibe dua etmiyorsunuz. Siz, sizinle beraber olan, çok yakın ve her şeyi işiten birine dua ediyorsunuz.” (17)

Yüce Allah bununla ilgili şu ayetlerinde bu gerçeği şöyle vurguluyor: “Rabbini, içinde yakararak, sözü bağırarak değil, korku duygusuyla sabah akşam zikret! Gafillerden olma!>” (18)

“Rabbinize bir yakarışla gizli bir şekilde dua edin, zira O,aşırıları sevmez.” (19)
Rabbimizden zikir ehli olarak yaşamayı dua ile temenni ederiz…
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
allahı, zikretmek

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Katolikler 'Allah'ı istiyor уυѕυƒ Dinimiz ve Diğer Dinler 0 09-27-2008 15:44
Allah'ı (cc) her yerde anabilirsiniz Korax Akâid 0 08-25-2008 21:24
"ALLAH'ı Sevmemiz Mahlukatsız Olmamalı,Mahlukatı Sevmemiz ALLAH'sız Olmamalıymış" Korax Akâid 0 08-25-2008 21:00


Şu Anki Saat: 08:57


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628