Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Dini Bölüm > Dini Konular > Dinimiz ve Diğer Dinler

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Irkçi Terör

Dinimiz ve Diğer Dinler


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-14-2008, 19:09   #1
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 33
Mesajlar: 21.060
Teşekkürleri: 4
7 mesajına 7 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Irkçi Terör

II. Dünya Savaşı, ırkçı ve faşist ideolojinin başlattığı bir cinnetti. Bu ideolojilerin sözde kutsal değerleri olan şiddet ve çatışma bir anda tüm dünyayı sardı. 55 milyon insan, faşist vahşete kurban edildi. Savaşın müttefiklerin lehine neticelenmesi, faşist ideolojinin yenilmesini sağladı, ancak faşizm yok olmadı. Sadece yer altına indi. Geçtiğimiz son on yıl içerisinde ise dünya genelinde ırkçı ve faşist örgütlenmelerin ve şiddet eylemlerinin sayısında gözle görülür bir artış yaşandı. Avrupa, neo-Nazilerin neden olduğu şiddet olayları ile mücadele ederken, Amerika yeniden aktif hale gelen Klu Klux Klan ve benzeri "Beyaz Irkın Üstünlüğü" örgütleri ile uğraşmak zorunda kaldı. Bugün, gerek neo-Naziler gerekse Klu Klux Klan üyeleri çeşitli saldırılarda bulunmakta, üyeleri arasında şiddet ve terörü teşvik etmektedirler.
Pek çok insan Klu Klux Klan örgütünün, siyah renkli insanlara karşı baskı ve şiddetin yoğun olduğu 20'li, 30'lu yıllarda kaldığını ve modern çağ ile birlikte bu köhne örgütün de tarihe gömüldüğünü düşünüyor olabilir. Oysa Klan hala yaşamaktadır. Bugün ABD genelinde, farklı isimlerle de olsa, çok sayıda Klan kilisesi ve bu kilisenin öğretilerine bağlı çeşitli ırkçı organizasyonlar bulunmaktadır. Bu kilise ve organizasyonların üyeleri yalnızca siyahlara karşı değil, başta Amerika'da yaşayan Müslümanlar olmak üzere, beyaz Avrupalı ırk dışındaki tüm ırklara karşıdırlar ve bu ırklara karşı ciddi bir mücadele yürütmek gerektiğini düşünmektedirler. Bu "mücadele", silahlı birlikler oluşturmayı da içermektedir.
Bilindiği gibi Klan öğretisinin temeli Avrupalı beyaz ırkın diğer ırklardan üstün olduğu ve bu ırkın diğer ırklarla kesinlikle karışmaması gerektiği fikrine dayalıdır. Bu karışımın engellenmesi için beyaz ırkın bulunduğu ve yaşadığı alanlarda diğer ırkların varlığına müsaade edilmemesi gerekir. Çünkü bu düşünceye göre diğer ırkların, beyazların sahip oldukları imkanları elde etme hakkı yoktur. Bu ırklar beyazların saflığını ve üstünlüğünü lekelemeye çalışan parazitler olarak görülmekte ve bunlara karşı her türlü tedbirin alınması gerektiği düşünülmektedir. Klanın bu görüşleri, Amerika'da yaşayan diğer ırklara karşı gerçekleştirilen saldırıların çıkış noktasıdır. Bu telkinlerin temelinde sevgi, hoşgörü ve diyalog değil, nefret ve saldırganlık vardır.
Irk üstünlüğü kavramının sözde bilimsel temelini ise, Darwin'in evrim teorisi oluşturur. Darwin, insan ırklarının bazılarının örneğin Avrupa ırklarının, evrim sürecinde diğer ırklara göre daha ileri olduğunu öne sürmüştür. Bu ileri ırklar dışında kalanlar ise, ona göre yarı maymun ilkel canlılardır. Diğer bir deyişle, bazı ırklar evrimde çok ileri gitmişken, bazıları hala ilk ataları olan maymunlara yakın bir seviyededirler. Darwin geleceğe yönelik ırkçı tahminlerde de bulunmuş ve şöyle yazmıştır:
Belki de yüzyıllar kadar sürmeyecek yakın bir gelecekte, medeni insan ırkları, vahşi ırkları tamamen yeryüzünden silecekler ve onların yerine geçecekler. Öte yandan insansı maymunlar da... kuşkusuz elimine edilecekler. Böylece insan ile en yakın akrabaları arasındaki boşluk daha da genişleyecek. 1

Darwin'in bu ırkçı düşünceleri dönemin sömürgeci imparatorlukları için, yaptıkları vahşete kılıf olarak kullanabilecekleri önemli bir dayanak noktası oldu. Darwin'in, bu teorisini delillendirmek için öne sürdüğü iddia ise onun bilgisizlik ve önyargısını göstermesi açısından oldukça dikkat çekiciydi. Darwin, 1881 yılında W. Graham adlı bir bilim adamına yazdığı bir mektupta teorisinin ispatı olarak Türk Milletini örnek veriyordu. Darwin'in bu hezeyanına göre, Türk Milleti "yakın bir gelecekte tarihe karışacak olan geri milletler" arasında yer almaktaydı:
Doğal seleksiyona dayalı kavganın, medeniyetin ilerleyişinde sizin zannettiğinizden daha fazla yarar sağladığını ve sağlamakta olduğunu ispatlayabilirim. Düşünün ki, birkaç yüzyıl önce Avrupa, Türkler tarafından işgal edildiğinde, Avrupa milletleri ne kadar büyük risk altında kalmıştı, ama artık bugün Avrupa'nın Türkler tarafından işgali bize ne kadar gülünç geliyor. Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde Türk barbarlığına karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, bu tür aşağı ırkların çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından elimine edileceğini (yok edileceğini) görüyorum.2
Kuşkusuz bu iddialar bir hezeyan olmaktan öteye gidememektedir. Ancak hiçbir bilimsel dayanağı olmayan bu görüş, 19. yüzyıl Avrupası'nın sömürgeci devletleri tarafından kabul görmüş, o döneme hakim olan Türk düşmanlığının dayanak noktasını oluşturmuştur. Günümüzde dünyanın çeşitli ülkelerinde devam eden ırkçı faaliyetlerin çıkış noktasında Darwin'in bu ve benzeri görüşleri vardır.
Bugün halen Amerika'nın çeşitli eyaletlerinden sık sık siyahlara ait kiliselerin yakıldığı, cami veya sinagogların hedef alındığı, farklı ırklardan kişilere karşı saldırılar düzenlendiği haberleri alınmaktadır. Özellikle 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'nde gerçekleştirilen terörist saldırıyı takiben, bu ve benzeri örgütlerin telkinlerinin etkisi altında kalan bazı çevrelerin saldırıların dozunu artırdıkları görülmüştür. Farklı eyaletlerde Müslümanlara ait işyerlerine, mescidlere, vakıflara saldırılmış, Müslüman öğrenciler okullara alınmamış, Müslüman çocuklar sokakta tartaklanmıştır. Aklı ve mantığı ile hareket eden herkes yapılan bu acımasız saldırılardan tüm Müslüman dünyasını, özellikle de konuyla hiçbir ilgisi olmayan sivil halkı ve masum çocukları sorumlu tutamayacağını bilir. (Nitekim 11 Eylül olayından sonra İslam'ı araştırmaya başlayan geniş bir kitle de akıl ve sağduyu ile hareket etmiştir. Ve Müslüman olanların sayısı önceki dönemlere göre onlarca kat artmıştır.) Öte yandan bu durum ırk veya inanca dayalı bir nefretin körüklenmesinin nasıl tehlikeli bir ortam oluşturacağının önemli göstergelerinden birisidir.
Ne var ki, Klan üyeleri böyle düşünmemektedir. Hatta onlar 21. yüzyılda yaşanacağına inandıkları ırklar arası büyük bir savaş için uzun yıllardır hazırlanmaktadırlar.

Amerika'da Irkçılığın Boyutları
1870'lerde kurulan Ku Klux Klan, Amerika'da asıl olarak I. Dünya Savaşı'ndan sonra büyük bir güç kazandı. 1920'lerin ortalarına gelindiğinde üye sayısı üç ile dört milyon arasındaydı. 3
"Beyaz insanı korumak için mücadele başladığında, düşmanlarımızı katledeceğiz" sloganı ile yola çıkan Klu Klux öğretisinin ideolojik kökeni, diğer tüm ırkçı ideolojilerde olduğu gibi, beyaz ırkın evrim basamağında en üstte yer alan ırk olduğu, diğer ırkların ise aşağı basamaklarda yer aldığı, bu nedenle de her türlü kötü muameleyi hak ettiği görüşüne dayalıdır. Ve bu görüşün sahipleri Amerika'da oldukça fazla sayıdadır. National Alliance, World Church of The Creator, Arian Nation gibi farklı isimler altında örgütlenmiş bu grupların genel olarak Klu Klux Klan şemsiyesi altında olduklarını söylemek yanlış olmaz.
Aşağıda birkaçına yer vereceğimiz bu örgütlenmelerin görüşlerindeki en önemli ortak payda, hedeflerine ulaşmak için şiddete başvurmakta hiçbir sakınca görmemeleri, hatta çoğu zaman şiddet ve saldırganlığı bir zorunluluk olarak algılamalarıdır.

World Church of the Creator (WCOTC) Örgütü

WCOTC, Amerika'da aktif olarak eylemler yürüten ve gün geçtikçe daha da büyüyen ırkçı örgütlerden biridir. Allah'ın varlığını inkar eden, ahiret gününe, cennet ve cehenneme inanmayan bu sapkın örgütün Amerika dışında da pek çok takipçisi bulunmaktadır. Örgütün ideolojisinin temelini beyaz ırkın üstünlüğü düşüncesi oluşturmaktadır. Bu ırkçı fraksiyonun kurucusu olan Ben Klassen, sahip oldukları ideolojiyi organizasyonun resmi internet sitesinde şöyle aktarmaktadır:
Bizim ırk üstünlüğünü savunan inancımızın ana hedefi beyaz ırkın yaşaması, genişlemesi ve gelişmesidir. Dinimiz beyaz ırkın sevgisi üzerine kurulmuştur. Kitabımız "Beyaz Adam'ın İncili"dir. Biz ölümden sonra yaşama inanmayız. Melek, şeytan, Tanrı ve diğer şeyler hakkındaki herşeyi inkar ediyoruz... Altın kuralımız kısaca şöyle özetlenebilir: Beyaz ırk için iyi olan şey en yüksek erdemdir; beyaz ırk için kötü olan şey en büyük günahtır... Tabiat bize yalnızca kendi türümüzün sorumluluğunu almayı söylüyor. Çamura bulaşmış başka hiçbir ırkı kendi türümüz olarak göremeyiz... Siyahlar şüphesiz merdivenin en alt basamağındadırlar, şempanze ve maymunların pek üstünde değildirler. Diğer ırkların ilerlemesine yardımcı olamayız. Kirli ırkların başarılı olması, çoğalması ve gezegendeki sınırlı alanı doldurmaları için yardım etmeyiz... Tabiat yeryüzündeki bütün türleri, diğer türlerle yaşam mücadelesinde rekabet ederken, onları kendi yeteneklerine göre derecelendirmiştir. 4
Görüldüğü gibi bu sapkın düşünce, takipçileri tarafından din olarak adlandırılmıştır ve örgüt üyeleri bu inanca tamamen bağlanmışlardır. Ancak elbette bu sapkınlığı, bir din olarak adlandırmak mümkün değildir. Sosyal Darwinizm'in bir türevi olarak değerlendirebileceğimiz bu sözde dinde, dikkat edilirse diğer ırklarla yapılacak mücadele, ana öğretiyi oluşturmaktadır. Hatta bu mücadele Rahowa (Racial Holy War - Kutsal Irk Savaşı) adıyla sloganlaştırılmış ve örgütün en önemli değerlerinden biri haline gelmiştir. Ben Klassen bir başka konuşmasında, Rahowa'nın ne anlama geldiğini takipçilerine açıklarken, bir yandan da onları savaşa davet etmekten çekinmemektedir:
RAHOWA! Bu sözcükle tüm beyaz ırkın ana hedefini ve programını belirlemiş oluyoruz. Ve bu şu anlama geliyor: Yahudilere ve dünyanın diğer tüm aşağı ırklarına karşı siyasi, askeri, mali, ahlaki ve dini olarak savaşmayı üzerimize alıyoruz. Daha doğrusu, bunu dini inanışımızın en önemli noktası ve en kutsal unsuru olarak algılıyoruz. Bunu tamamlanması gereken kutsal bir savaş, ırklar arası kutsal bir savaş, olarak görüyoruz. 5
Irklar arasında beklenen tarihi savaş, Klan örgütlerinin en önemli çalışma alanlarından birisidir. Hemen hemen tüm toplantılarda bu konu üzerinde durulur. Konuşmalarda Klan üyeleri savaş için şevklendirilir, yazılarda beklenen bu büyük savaşa göndermeler yapılır. Adeta efsaneleştirilmiş olan bu savaşa dair tasvirler, Klan'ın yayın organlarında oldukça sık yer alır. Örneğin, Kolombiya'da düzenlenen ulusal bir toplantıyı aktaran örgütün yayın organı Knight-Ridder gazetesi, toplantıyı okuyucularına aktarırken şu satırlara yer vermektedir:
Hıristiyan şövalyelerinin lideri, bir Klu Klux Klan'ın özlemi içerisinde... Caddenin biraz ötesinde komşusu ile birlikte Klan üyesi heykeli ile süsledikleri bahçelerini işaret ederek, 'Bir ırk savaşı geliyor. Klan beyaz ırkın tek kurtuluş umududur' diye konuşmacılara sesleniyor. 6
Pek çok ırkçı örgütte olduğu gibi Rahowa'da da güçlü bir evrim inancı vardır. Zaten diğer ırklara karşı bu derece düşmanca bir tutum takınılması ve onlara karşı şiddete başvurmaktan çekinilmemesi de evrim teorisine olan inancın bir neticesidir. Karşısındaki insanı, bir tür hayvan olarak gören bir kişiyi, onu taciz etmekten, ona saldırmaktan ve hatta gerekli gördüğünde onu katletmekten hiçbir şey alıkoyamamaktadır.

Örgütün Ben Klassen'den sonraki lideri Matt Hale'in aşağıdaki konuşması, sözde din olarak kabul ettikleri düşüncenin evrim inancı ile ne kadar iç içe geçtiğini gösteren örneklerden sadece birisidir:
Bizler hayvanlarız. İşte mesele bu. Sadece düşünebildiğimiz ve konuşabildiğimiz, ya da iki ayağımız üzerinde durabildiğimiz için bu fikri kabul etmiyoruz. Bu doğanın kanunlarına bağlı olmadığımız anlamına gelmiyor. Çünkü bağlıyız. 7
Bu sözler, örgütün kendisine has, garip bir din anlayışı olduğunun da bir göstergesidir. Bu dinin elbette, tevazuyu, sevgiyi ve hoşgörüyü savunan Hıristiyanlıkla hiçbir ilgisi yoktur. Zaten örgüt üyeleri ve liderleri de bu durumu açıkça dile getirmekten çekinmezler. Matt Hale de kendisi ile yapılan bir röportajda kendi dinlerinin özünü şöyle aktarmaktadır:
... Düşmanlarını, yumuşakbaşlıları ve aşağı olanları sevmelerini söyleyen Hıristiyanlık gibi bir din yerine, yalnızca kendi insanlarımızı öven bir dine ihtiyacımız var... Bütün insanların eşit yaratıldığı fikrinden uzaklaşmalıyız... İnandığımız şey, beyaz olmayan ırklara bütün yardımları durdurmaktır. Bu yardımlar olmadan beyaz olmayan ırkların kendi sayılarını hızla azaltacağına inanıyoruz. Kendilerini besleyemezler.... Mükemmel bir dünyanın yalnızca beyaz insanlarla, dünyadaki beyaz ırklarla mümkün olacağına inanıyoruz... Beyaz olmayan ırklar gittiği an ve beyaz ırklar birleştiği zaman beyaz insanlarımız için barış ve refah olacak...." 8
Ancak ırk üstünlüğünü savunan, sahip oldukları özelliklerinin kendilerini üstün kılacağına inanan kişilerin göz ardı ettikleri önemli bir gerçek vardır. Bu değerlerin hiçbiri kalıcı değildir. Her insan -inkar etsin ya da etmesin- er ya da geç ölecek ve sahip olduğu herşeyi bu dünyada bırakarak Rabbimizin karşısında hesap verecektir. O gün hiç kimsenin hiç kimseye bir faydası olmayacak, hiç kimsenin ırkı, rengi veya soyu önem taşımayacak, dünyadayken sahip olduğu hiçbir şey kendisine yarar sağlamayacak ve kimse yaptıkları için bir mazaret öne süremeyecektir. Allah Müminun Suresi'nde şu şekilde bildirir:
Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da. (Müminun Suresi, 101)
Klan Öğretileri
Aşağıdaki maddeler 14 Ocak 2001 tarihli bir Klan toplantısında, Matt Hale'in konuşmasından alınmıştır:
• Irkların eşit olduğunu söylemek kendi ırkımıza karşı suç işlemek anlamına gelir.
• Irkların kaynaşmasından, ırklar arası evliliklerden ve beyaz olmayanların ülkemize göz etmesinden nefret ediyoruz.
• Irklar arası evlilik yapmak ırkımıza ihanet etmektir.
• İnsan Hakları hareketleri bizim için yanlıştır. Menfaatlerimize aykırıdır.
• Beyaz ırk entelektüel olarak diğer ırklardan üstündür.
• Sıra bize geldiğinde, iktidar bizim elimizde olduğunda, dünyayı istediğimiz gibi şekillendirmeye başladığımızda, ırkımızın en iyisini yaratacağız. Gelecek sadece beyazlara ait toprağımızın olduğu bir dönem olacak ve diğer ırkları topraklarımızdan süreceğiz. Kanun sınırları dahilinde, zorla gemilere doldurulup topraklarımızdan çıkarılacaklar. Kanun bu olacak..
• Beyaz olmayanlar bizim için önemli değildir. Bir kan gölü içinde yatıyor olsalar bile bizim için önemi yoktur. Bizi tek ilgilendiren kendi ırkımızdır.
• Irkları farklı yapan beyinleridir. Her ırkın farklı kafatası tipi ve beyin hacmi vardır.
• Seri katillerin neden hep beyazların arasından çıktığı sorulursa... Beyaz insanlar bir şeyi yapmadan önce planlarlar. Beyazlar düşünürler. Siyahların işlediği cinayetlerin çoğu ilkeldir. Beyazlar işleyecekleri cinayeti önceden düşünürler. Beyazlar bu tarz cinayetler işlerler, çünkü bu tarz cinayetler, planlama kabiliyeti gerektirir. 9

Bu maddeler bir Klan üyesinin düşünce yapısını göstermesi açısından oldukça çarpıcıdır. Bu öyle bir zihniyettir ki, seri cinayet işlemek bile bir tür övünme konusu haline gelebilmekte, ırk üstünlüğü adına vahşet makul karşılanmaktadır.

Ulusal İttifak (National Alliance) Örgütü

Amerika'da gençler arasında çok büyük bir güç kazanan faşist örgütlerden biri de Ulusal İttifak (National Alliance)'dır. Örgüt ilk olarak 1970 yılında genç bir fizik profesörü olan Dr. William Pearce tarafından Oregon Üniversitesi'nde "Ulusal Gençlik Birliği" adı altında kurulmuştu. En büyük özelliği kolej ve üniversiteleri hedef almasıydı. Üye yaşı ise 30 ve altıyla sınırlıydı. Ancak daha sonra bu yaş sınırı kaldırıldı ve Ulusal İttifak adı altında yeni bir örgütlenme yapıldı. Bu örgütün asıl ana amaçlarından birisi gençlerin ırkçı düşüncelerle yetiştirilmesine ağırlık vermesidir. Böylece ırk üstünlüğünün bilincinde olan nesiller yetişmesi sağlanacaktı. Ve diğer tüm ırkçı gruplar gibi Ulusal İttifak da tüm şartlar altında beyaz ırkın üstünlüğünü korumayı hedef edinmiş durumda. Dr. Pierce 1997 yılında kendisiyle yapılan bir röportajda bu hedefi şöyle özetlemekteydi:
Başarmak için, neye mal olursa olsun, kendimizi siyahlardan ve diğer beyaz olmayanlardan tamamen ayırmamız ve onlardan uzak durmamız gerekiyor... Onları avlamalı ve onlardan kurtulmalıyız'. 10
Elbette Ulusal İttifak Örgütü ile diğer faşist örgütlenmeler arasındaki tek benzerlik bu değildir. Evrim teorisine olan inanç diğerlerinde olduğu gibi, Ulusal İttifak'ta da ön plandadır. Örgüt üyeleri, her ne kadar dindar olduklarını idddia etseler de, yaptıkları açıklamalar, inançlarının din ile taban tabana zıt olduğunu göstermektedir. Çoğu zaman kendileri de bu gerçeği ifade etmektedirler:
Kendimizi doğal yasalara göre evrimleşen çevremizdeki üniter dünya ile entegre olarak görüyoruz. Basit olarak ifade edecek olursak: sadece bir gerçek vardır ve o da doğadır: Bizler doğanın bir parçasıyız ve doğanın yasalarına tabiyiz. Bu yasalar içinde bizler kendi kaderimizi belirleyebiliriz... Diğer bir deyişle seçme gücüne sahip olduğumuz herşey için kendi başımıza sorumluyuz: özellikle çevremiz ve ırkımızın kaderi için. Bu görüş semitik görüş ile tezat içinde olabilir. 11
Görüldüğü gibi faşist ve ırkçı örgütlerin zaman zaman konuşmalarında dini öğeler kullanmaları veya kendilerini din ahlakını yaşayan insanlar gibi göstermeleri sadece bir taktikten ibarettir. Çeşitli sosyologlar ve akademisyenler de yaptıkları çalışma ve araştırmalarda bu durumun özellikle altını çizmektedirler. Bu akademisyenlerden birisi Boston'daki Northeastern Üniversitesi'nde şiddet ve sosyal çatışmalar kürsüsünün başkanlığını yapan Jack Lewin'dir. Lewin, örgütün Kitabı Mukaddes'ten alıntılar yapmasının sebebinin saldırganlıklarına dini bir kılıf uydurmaya çalışma çabası olduğunu söylemektedir. 12

ŞİDDET VE TERÖR BAĞIMLISI BİR İDEOLOJİ: NEO-NAZİZM
Irkçı gruplar Amerika'da Klu Klux Klan şemsiyesi altında toplanırken, Avrupa'daki hareket Neo-Nazizm adını almaktadır. Önceleri İngiltere'de dazlak hareketi olarak başlayan Avrupa ırkçılığı, 1990'larda bir Nazi hareketine dönüştü. Kendilerini neo-Naziler olarak adlandıran bu grupların ana özelliği, tıpkı Klu Klux Klan gibi beyaz ırkın üstünlüğünü savunmaları ve yabancılara ve fakir mahallelerde yaşayanlara karşı saldırılar düzenlemeleriydi.
Son 10 yıldır neo-Nazi hareketi giderek güçlenmekte ve etki alanını genişletmektedir. Bu örgütler bugün 6 kıtada ve 33 ülkede aktif durumdadırlar. Üyelerinin sayısı ise 70 bini bulmaktadır. Neo-Naziler her ülkede kendilerine farklı hedefler belirlemişlerdir. Yapılan bir araştırmada belirtildiğine göre, Almanya'da Türkler; Macaristan'da, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti'nde Çingeneler; İngiltere'de Asyalılar; Fransa'da Kuzey Afrikalılar; Brezilya'da Kuzey Doğulular neo-Nazilerin hedefleri arasındadır. Şiddet, kin, nefret, yıldırma, korkutma, tehdit, yakıp yıkma, zarar verme neo-Nazilerin başlıca özellikleri arasındadır.
Resmi Alman istatistiklerine göre 1999 yılında sadece Almanya'da ırkçılık ve yabancı düşmanlığından kaynaklanan 10.037 olay tespit edilmiştir. 2000 yılında açıklanan ırkçılık olayları da on binin üzerindedir. İngiltere'de ise sadece Nisan ile Eylül ayları arasında tespit edilen ırkçılık kaynaklı suçların sayısı 10.982'dir. Bu suçların yarısının korkutma, göz dağı verme ve yıldırma şeklinde olduğu belirtilmiştir. Öldürme, yaralama, ev ve işyerlerine saldırı gibi eylemler ise bu suç listesinin diğer yarısını oluşturmaktadır.
90'larda gelişen neo-Nazi hareketinin fikir babaları arasında Louis Beam ve William Pierce isimli Amerikalı radikal sağ görüşü savunan ideologların ayrı bir yeri vardır. Bu ideologların ortaya koyduğu, 'lidersiz direniş' ve 'beyaz devrim' kavramları bugün tüm neo-Nazi hareketine hakim olmuş durumdadır. Günümüzde çeşitli ülkelerde yaşanan bombalama, kundaklama ve işyerlerini tahrip etme gibi bireysel terör hareketlerinin temelinde de 'lidersiz direniş' kavramı yer almaktadır. Bu kavram doğrultusunda neo-Naziler eylemlerini, ya bireysel olarak gerçekleştirmekte ya da küçük çeteler halinde hareket etmektedirler.
Dr. William Pierce tarafından kaleme alınan Hunter (Avcı) ve The Turner Diaries (Turner Günlükleri) adlı kitaplar neo-Nazi terörizminin ana kaynakları olarak kabul edilmektedir. Fransız Nasyonel Sosyalist Hareketi'nin bu kitapları temel alarak hazırladığı, A Practical Guide to Aryan Revolution (Aryan Devrimi'nin Rehberi) adlı broşürde ise bir neo-Nazinin ihtiyacı olan her türlü bilgi yer almaktadır. Gizli Aksiyon Metodları, Kaçma ve Saklanma, Suikast, Bombalama, Sabotaj, Irk Savaşı, Devrimsel Sürecin Oluşturulması, Aryan Özgürlük Hareketi Askerlerinin Davranışları gibi alt başlıklardan oluşan bu broşür, tam anlamı ile bir teröristin el kitabıdır.
Bu grupların içinde aktif olarak yer almasalar bile, faşizmi savunan ve bu kitaplardan etkilenen pek çok insan vardır. Örneğin The Turner Diaries'de bir yeraltı örgütünün bir devlet karşısında nasıl örgütlendiği ve ne gibi faaliyetlerde bulunduğu anlatılmaktadır. 1998 yılında Teksas'da bir zenciyi kamyonetinin arkasına bağlayıp sürükleyerek öldüren James Byrd isimli kişinin, savunmasında The Turner Diaries'i hayata geçirdiğini söylemesi bu etkinin boyutlarını göstermektedir.
1993 yılında Oklahama'da Timothy McVeigh tarafından gerçekleştirilen bombalama eylemi sonrasında ise dikkatler bu kez neo-Nazi William Pierce'in diğer kitabı Hunter'a çevrildi. Çünkü Pierce, Hunter adlı kitabında tek başına hareket eden bir bombacıyı anlatıyordu. Kitabın kahramanı herhangi bir grubun veya örgütün desteği olmadan, tıpkı Timothy McVeigh gibi, kendi isteği ile bilinçli olarak bir saldırı gerçekleştirmekteydi.

Oklahoma Bombacısı da Neo-Nazi İdi
Amerikan halkının 11 Eylül 2001 tarihli saldırıdan önce, şahit olduğu en büyük terörist saldırı, Timothy McVeigh tarafından Oklahoma'daki Federal Bina'ya yapılan bombalı saldırıdır. Bu saldırı sonucunda çocukların da dahil olduğu 168 kişi hayatını kaybetmiştir. Olayı ilginç kılan ise Timothy McVeigh'in hem bir sapkın tarikat sempatizanı hem de bir neo-Nazi olmasıdır.
McVeigh bu katliamı, 1993 yılında çiftliklerinde yanarak hayatlarını kaybeden David Koresh ve takipçilerinin intikamını almak için gerçekleştirdiğini söylemiştir. McVeigh'e göre Koresh ve tarikat üyeleri kendilerini yakmamışlar, Amerikan Devleti tarafından yakılmışlardır. Bu nedenle olayın intikamını Amerikan Devleti'nden almaya karar vermiş ve Federal Bina'yı bombalayarak devlet adına çalışanları öldürmeyi planlamıştır. David Koresh tarikatının intihar olayından tam iki yıl sonra, olayın yıl dönümünde, patlayıcı dolu kamyonetini binanın önüne bırakıp soğukkanlılık ile olayların gelişimini izlemiştir. Saldırı sırasında başka bir neo-Nazi olan Terry Nichols isimli arkadaşı da McVeigh'e yardım etmiştir. Terry Nichols ile birlikte olayın öncesinde McVeigh'e destek olan, patlayıcıları bulmasında yardım eden ve McVeigh'in böyle bir saldırıda bulunacağını bilenlerin en önemli ortak özelliği ise neo-Nazi olmalarıdır.
McVeigh, idam edilmesinden kısa bir süre önce The Buffalo News gazetesine gönderdiği mektupta, yaptıklarından dolayı pişman olmadığını, devlete karşı verdiği mücadelede bombalama eyleminin 'en mantıklı taktik' olduğunu söylemişti. Tamamen hasta bir zihniyetin ürünü olan bu saldırı, bir kez daha bizlere yukarıda üzerinde durduğumuz akımların insanlar üzerinde nasıl büyük tahribatlara neden olduklarını ve toplumlara nasıl büyük belalar getirdiğini göstermesi açısından ibret vericidir.

Günümüzde insanlar arasında ırklarına, dillerine ve cinsiyetlerine göre ayırım yapılması ve diğer ırkların vahşi yöntemlerle katledilmeleri makul karşılanmaktadır. Üstelik bu ayırımcılık toplumlar arasında çatışmalara ve savaşlara neden olan bir tür histeriye dönüştürülmektedir. İnsanlar sadece dilleri, dinleri ve ırkları farklı olduğu için saldırılara uğramakta ve çeşitli tacizlere maruz kalmaktadırlar. Bunun nedenlerinden birisi, Kuran'da da belirtildiği gibi, şeytanın insanlara 'öfkeli soy koruyuculuğunu' süslü ve güzel göstermesidir. Günümüzde terör eylemlerini teşvik eden ya da bizzat gerçekleştiren grupların büyük bir kesimi de bu kışkırtmalara kapılarak faaliyetlerini ırkçılık söylemlerine dayandırırlar. Bu ırkçı kışkırtmanın İslam'a ne denli aykırı olduğu, aşağıdaki Kuran ayetinde açıkça bildirilmektedir:
Hani o inkar edenler, kendi kalplerinde, 'öfkeli soy koruyuculuğu'nu (hamiyeti), cahiliyenin 'öfkeli soy koruyuculuğunu' kılıp-kışkırttıkları zaman, hemen Allah; elçisinin ve mü'minlerin üzerine '(kalbi teskin eden) güven ve yatışma duygusunu' indirdi ve onları "takva sözü" üzerinde 'kararlılıkla ayakta tuttu." Zaten onlar da, buna layık ve ehil idiler. Allah, herşeyi hakkıyla bilendir. (Fetih Suresi, 26)
İnsanlar birbirlerine düşman olmaları için değil, birbirleriyle tanışıp dost olmak, iyi ilişkiler kurmak için farklı halklar olarak yaratılmışlardır. Allah, 'üstün ırk' ideolojisinin yanlışlığını Kuran'da açıklamıştır. Toplumlara, halklara ya da insanlara üstünlük sağlayan, ancak bu insanların güzel ahlaklarıdır. Kişilerin hangi ırktan oldukları, hangi dili konuştukları ya da derilerinin ne renk olduğunun hiçbir önemi yoktur. Bu değerlere göre üstünlük sağlamaya çalışmak ve diğer toplumlara düşmanlık beslemek dinsiz ideolojilerin bir sonucudur. Allah, insanların arasındaki soy farklılıklarının bir "tanışma", yani dostluk ve kültürel alış-veriş vesilesi olduğunu ve üstünlüğün de sadece takvaya, yani iman ve ahlaka göre belirlendiğini şöyle haber verir:
Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır. (Hucurat Suresi, 13)
1. Charles Darwin, İnsanın Türeyişi, Onur Yayınları, 7.baskı, Ankara, Nisan 1995, ss 199-200
2. Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Vol. I., D. Appleton and Company, New York, 1888, ss.285-286
3. James Ridgeway, Blood In The Face, Second Edition, Thunder’s Mouth Press, New York, 1995, s.52
4.http://www.adl.org/learn/ext%5Fus/hale.asp
5.http://www.adl.org/ special%5Freports/wcotc/wcotc%2Dintro.html
6. S.Hogan-Albach,D.Pardue, The Word Misread Klan Twists Bible’s Message to Back Racist Beliefs, Knight Ridder Newspaper, 27 Haziran 1996
7. Matt Sharkey, American Dream, Generation 21, 1-8 Ağustos 1999
8. Http://Hatewatch.Org/Frames.Html
9. Matt Hale’s Speech, Illinois, 14 Ocak 2001, http://www.stop-the-hate.org/wcotc.html
10. The Explosion of Hate The Growing Danger of The National Alliance, http://www.adl.org/explosion_of_hate...ous_voice.html
11. General Principles of National Alliance, http://www.natvan.com/what-is-na/ na1.html#natural
12. S.Hogan-Albach,D.Pardue, The Word Misread Klan Twists Bible’s Message to Back Racist Beliefs, Knight Ridder Newspaper, 27 Haziran 1996
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tags
irkçi, terör

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Terör örgütünde tasfiye iddiası Haberci Yurttan Haberler 0 08-14-2008 12:01
Terör örgütüne suçüstü Haberci Yurttan Haberler 0 07-24-2008 12:23
Başbuğ: Ana konumuz terör Haberci Yurttan Haberler 0 06-26-2008 05:19
ABD: PKK terör örgütüdür Haberci Yurttan Haberler 0 04-04-2008 19:08
AB'ye terör sitemi PHoeNiX Siyaset Meydanı 0 03-02-2008 03:40


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:21 .


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628