Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-22-2008, 11:35   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Leonardo da Vinci (Leonardo da Vinci Kimdir? - Leonardo da Vinci Hakkında)

Leonardo da Vinci (Leonardo da Vinci Kimdir? - Leonardo da Vinci Hakkında)
Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci portresi


Doğumu 15 Nisan 1452 İtalya / Floransa
Ölümü 2 Mayıs 1519 İtalya / Amboise
İtalyan Rönesans mimarı, müzisyen, anatomist, mucit, mühendis, heykeltraş, geometrisyen ve ressamdır.
En önemli yapıtları Mona Lisa (1503 - 1507) ve Son Yemek’tir (1495 - 1497).
Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapıtlarıyla değil çok çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir.
Hayatı
Leonardo, genç bir noter olan Ser Piero da Vinci'nin ve muhtemelen bir çiftçi kızı olan Caterina'nın evlilik dışı çocuğu olarak İtalya'da, Floransa kentine bağlı Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da dünyaya geldi.
Leonardo Avrupa'daki modern isimlendirme kurallarının oluşmasından önce dünyaya gelmişti; bu yüzden tam ismi, "Vincili Piero'nun oğlu Leonardo" manasına gelen "Leonardo di Ser Piero da Vinci"dir. Leonardo eserlerini ya "Leonardo" ya da "Io, Leonardo (Ben, Leonardo)" olarak imzalamıştır.
Her ne kadar somut kanıtlar bulunmasa da, Leonardo’nun annesi Caterina'nın Piero'ya ait olan Ortadoğulu bir köle olduğu tahmin ediliyor. Leonardo’nun doğduğu yıl, babası Albiera adındaki ilk eşi ile evlendi, Caterina ile ise hiç bir zaman evlenmedi.
Leonardo’ya bebekliğinde annesi baktı, ancak birkaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince Leonardo, babasının da nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı, arada sırada Floransa’ya babasının evine giderdi. Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilebilmişti ama hiç bir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailesindeki kimseden sevgi görmedi.
14 yaşına kadar Vinci’de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ardı ardına ölmesi üzerine 1466’da babası ile birlikte Floransa’ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu. Küçük yaştan itibaren çok güzel çizimler yapan Leonardo’nun resimlerini babası, dönemin ünlü ressam ve heykeltraşı Andrea del Verrocchio'ya gösterince, Verrochio kendisini çırak olarak yanına aldı. Leonardo onun yanında Lorenzo di CrediPietro Perugino gibi ünlü sanatçılarla çalışma fırsatı buldu. Atölyede sadece resim yapmayı değil, lir çalmayı da öğrendi. Büyük ihtimalle eşcinsellikle de bu atölyede tanıştı. 1476’da oğlancılıkla suçlandığında yargılandı ve suçsuz bulundu. İdam korkusu ve utançla tanıştı.
Floransa’yı 1482’de terkederek Milano Dükü Sforza’nın hizmetine girdi. Dükün hizmetine girebilmek için köprüler, silahlar, gemiler, bronz,mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektup bütün zamanların en olağanüstü iş başvurusu sayılır.
Leonardo, 1499’da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı; aynı zamanda binalar, makineler ve silahlar geliştirdi. 1485 - 1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makineler, kiliseden kale ve kanal yapımına kadar her türlü mimari ile ilgilendi; anatomi çalışmaları yaptı; öğrenciler yetiştirdi. İlgi alanı o kadar genişti ki başladığı çoğu işi bitiremiyordu. 1490 - 1495 yıllarında çalışmalarını ve çizimlerini deftere kaydetme alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan birisi de Leonardo’nun hidrolik alanındaki çalışmalarının el yazmalarını toplayan Bill Gates’dir.
1499’da Milano şehrinin Fransızlarca alınmasından sonra şehri terkeden ve yeni bir koruyucu aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya’da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı.
İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden birisi kabul edilen Mona Lisa için 1503’te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı. 1504’te babasının ölüm haberi üzerine Floransa’ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele verdi ancak çabası sonuçsuz kaldı. Ancak çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.
1506 yılında Leonardo, bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu. 1490’da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber olmuş, ancak öğrencisi olarak bilinen bu genç hiç bir sanatsal ürün üretmemişti. Leonardo, sevgilisi oldukları da sık sık iddia edilen bu iki dostla İtalya’yı birlikte dolaşmıştı.
1513 - 1516 arasında Roma’da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.


Leonardo da Vinci’nin ölümü


1516’da koruyucusu Giuliano de' Medici’nin ölümü üzerine Kral 1. Francis’den Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris’in güneybatısında, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti. Ona büyük hayranlık duyan kral, kendisini sık sık ziyaret gelir ve sohbet ederdi.
Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa’ya geldikten sonra onu terketmişti.
Leonardo 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşında öldü. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir ancak 1 Mayıs günü kralın bir başka şehirde olduğu ve 1 gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı. Amboise'daki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verildi.

Eserleri
  • Sanat
  • Floransa Dönemi

Leonardo’nun ilk resmi


Leonardo da Vinci’nin 1466-1472 yılları arasında bilinen hiç bir eseri yoktur. Bu çıraklık döneminde atölyede boyaları karıştırdı, resimlerin küçük bazı bölümlerini boyadı. 1472’de Floransa'da bağımsız bir ressam oldu. Ancak ustasının atölyesinden ayrılmadı.
Leonardo da Vinci’nin bilinen ilk resmi 5 Ağustos 1472 tarihli "Arno Vadisi" resmidir. Leonardo’nun dehasını yansıtan bu resimde derinlik arttıkça detaylar azalır, kağıdın rengi resme hakim olur. Bu teknik daha sonra yokoluş perspektifi olarak adlandırılmıştır.
Leonardo, 1471-1475 yılları arasında Andrea del Verrocchio'’ya "İsa’nın Vaftizi" adlı tablosunda yardım etti. Resmin ana unsurlarını Verrochio zaten çizmişti. Leonardo, diz çökmüş bir melek ile İsa’nın vücüdunu resmetti. Melek, Verrochio’nın çizdiği figürlerden çok daha başarılıydı. Bunu gören Verrochio’nun fırçalarına bir daha asla elini sürmediği söylenir. Gerçekten de bu tablo, Verrochio’nun bilinen son tablosudur.
Leonardo'nun1476-1478 döneminde kendi atölyesini açtığı sanılmaktadır ve bu dönemde sipariş üzerine yaptığı en az iki resim vardır.
1. Floransa döneminde çizdiği en önemli tablolardan birisi de "Aziz Jerom"'dur. Tamamlamış olsa Mona Lisa kalitesinde olacağı tahmin edilen bu tablo, günümüzde Vatikan’dadır.
Leonardo 1481-1482 arasında aldığı bir sipariş üzerine "Müneccim Kralların Tapınması" adlı tablo üzerinde çalıştı ancak 1482’de Milano Dükü’nün hizmetine girince dev tabloyu yarım bırakarak Milano’ya gitti.
  • Milano Dönemi

Erminli (Kakım) Kadın Tablosu


Milano dönemi başında yaptığı resimlerin en önemlisi "Kayalıkların Bakiresi"dir. İki versiyonu bulunan bu eserin birisi Louvre Müzesi’nde, diğer Londra Ulusal Galerisi’nde yer alır.
Kayalıklar Bakiresi’nin yarattığı ilgi üzerine ısmarlanan "Erminli Kadın", günümüze kalan az sayıdaki resminden birisidir. Polonya’daki Çartorist (Czartorisky) Müzesi’ndedir.
1490'da Sforza'nın düzenlediği festival için yaptığı “Gezegenlerin Dansı” adlı müzikli oyun, İtalya çapında ünlenmesini sağladı.
1495- 1497 arasında en önemli eserlerinden birisi olan Son Yemek üzerinde çalışmıştır. "Son Yemek", Milano’da bir manastır yemekhanesinin duvarında yer alan duvar resmidir. Maalesef, bu büyük eseri yaparken denediği karışım başarılı olmamış, eser daha 1500’lü yıllarda bozulmuştur.
Leonardo, Milano döneminde matematikle de uğraştı ve İtalyan matematikçi Luca Pacioli’ye "Altın Oran Üzerine" adlı yapıtını yazmada yardım etti.
En çok vaktini alan çalışma, dükün babası onuruna yapması istenen "Bronz At Heykeli" idi. Dünyanın en büyük at heykeli olması planlanan bu eser için Leonordo uzun süre atların anomsini inceledi. 1483’te başlayan çalışmaları sonunda 1493’te dev kil modeli hazırladı. Bronz heykel için tonlarca bronza ihtiyaç vardı. Bronzun hazırlanmasını beklerken Son Yemek üzerinde çalıştı. Heykel için gereken bronz, Sforza tarafından silah yapımında kullanıldığından bronz heykel hiç bir zaman yapılamadı. Fransızların Milano’yu işgalinden sonra kilden yapılmış olan heykel ise askerlerin hedef tahtası olarak parçalandı.
  • Göçebe Dönemi
Leonardo, Milano’yu terkettikten sonra Mantova’da dönemin ressamlarının eserlerini toplamaya meraklı Isabella d'Este’nin bir portresi üzerinde çalışmaya başladı ancak 1501’de Venedik’e gidince Isabella d'Este’nin tüm ısrarlarına ve mektuplarına rağmen eseri tamamlamadı. Venedik’te Osmanlılar’a karşı kullanılmak üzere çeşitli projeler(Isonzo Vadisi’nde hareketli bir bent kurmak, Osmanlı gemilerinin altını delmek için dalgıç kullanmak gibi) geliştirdi ancak hiçbiri uygulanmayınca Floransa’ya geçti.

Bir manastır için Meryem ve Çocuk İsa Azize Anna İle Birlikte adıyla bilinen ve Londra’daki Ulusal Galeri’de bulunan taslağı hazırladıysa da Cesare Borgia’dan aldığı mühedislik teklifi üzerine bu eseri de yarım bıraktı.
Leonardo, Papa 6. Alexander’ın oğlu Cesare Borgia hizmetinde askeri mühendis olarak çalıştı, haritalar çizdi.
Cesare’dan ayrıldığı sırada II.Beyazit’a Haliç üstüne bir köprü, yeldeğirmeni inşaatı gibi projelerinden bahseden bir mektup yazdığı bilinir.
Floransa’ya döndüğünde Pisa ve Floransa arasında savaş vardı. Floransa’dan Pisa’ya akan Arno Irmağı’nın yatağını değiştirerek şehri susuz bırakmayı planladı ama bu plan başarısız oldu.
Arno Nehri yatağı üzerindeki çalışmalardan sonra Anghiarai Savaşı adlı duvar resmi üzerinde çalıştı. 1440’ta Floransa’nın Milano’ya karşı kazandığı zaferi konu alan bu resim üzerinde çalışırken karşı duvarda da Cascina Savaşı adlı resim için Mikelanj çalışıyordu. İki sanatçı arasındaki çekişme “Savaşların Savaşı” halini aldı. Eser henüz tamamlanmadan Fransa Kralı tarafından Milano’ya çağrılan Leonardo, bir süre iki şehir arasında mekik dokuduysa da sonunda resmi yarım bırakmak zorumda kaldı (Rakibi Mikelanj da Roma’ya çağrıldığı için kendi resmini yarım bırakmak zorunda kaldı.)
Milano’da saray mensupları için dekoratör gibi çalıştı, saray eğlencelerini düzenledi.Zamanla anatomi çalışmalarına döndü. Resme yeniden ilgi duymaya başladı ve Mona Lisa’yı yapmaya başladı. Bu resmi ömrü boyunca yanından ayırmadı ve tüm yolculuklarında beraberinde taşıdı.

1513’te gittiği Roma’da ihtiyar bir bilge olarak saygı görmesine rağmen Rafael ve Mikelanj’ın aksine Medici ailesinden fazla sipariş almadı. Ancak Mikelanj’ın Davut (David) adlı eserinin yerinin belirlenmesi için kurulan komisyonda yer aldı ve Mikelanj’ın isteğine aykırı olarak Floransa’daki Palazzo Vecchio önüne yerleştirilmesinde etkili oldu. 1515 yılında Fransızlar’ın Milano’yu yenmesinden sonra Guiliano de Medici kendisinden barış görüşmelerinde Fransa Kralı’na sunulmak üzere mekanik bir aslan yapma görevi verdi. Yaptığı aslan (Floransa’nın simgesi), birkaç adım yürüdükten sonra kalbinden bir zambak (Fransa’nın simgesi) çıkarıyordu. Genç kral, kendisine hayran kaldı. Guiliano de Medici bir yıl sonra ölünce, Fransa Kralı Leonardo’yu çağırtmıştı. Son yıllarını Fransa’da geçirdi.
  • Bilim ve Mühendislik


Vitruvian Adamı, Leonardo'nun insan vücudunun oranları hakkındaki çalışması


Leonardo'nun bilim ve mühendislik alanındaki çalışmaları en az onun sanatsal çalışmaları kadar etkileyici ve yenilikçidir; 13.000 sayfadan oluşan defterlerinde yeralan notlar ve çizimler sanat ve bilimi kaynaştırmaktadır. Leonardo bu notları, etrafındaki dünyayı sürekli gözleyerek, Avrupa'da yaptığı seyahatler sırasında yazmıştır. Leonardo solaktı, ve tüm yazılarını ancak ayna ile bakılınca okunabilecek şekilde yazardı.

Leonardo'nun bilime bakış açısı gözlemseldi: bir bilinmezliği anlamak için onu en küçük detayına kadar tarif ve tasvir ederdi, teoriye ve deneylere önem vermezdi. Latince ve matematik konusunda eğitim almamış olması sebebiyle, çağdaş akademisyenler onun bilimsel çalışmalarını gözardı ettiler (oysaki Leonardo Latince'yi kendi kendine öğrenmişti).
  • Anatomi
Leonardo insan anatomisi konusundaki çalışmalarına Andrea del Verrocchio'nun yanında çıraklık yaparken başladı; çünkü Verrochio tüm öğrencilerini anatomi öğrenmeleri konusunda teşvik ederdi. Sanat alanında başarı kazanmaya başlayınca, Floransa'daki Santa Maria Nuova Hastanesi'nde kadavralar üzerinde inceleme yapmasına izin verildi. Daha sonra Milano'daki Maggiore Hastanesi'nde ve Roma'daki Santo Spirito Hastanesi'nde de kadavralar üzerinde çalışmalar yaptı. 1510-1511 yıllarında doktor Marcantonio della Torre ile birlikte çalıştı. 30 yılda, farklı yaşlarda 30 adet kadın ve erkek kadavrası inceledi. Marcantonio ile birlikte anatomi konusunda teorik bir çalışma yayınlamak üzere çalışmalar yaptılar, ve 200'ün üzerinde çizim hazırladılar. Ancak bu çizimler Leonardo'nun ölümünden sonra, 1580'de "Resim Üzerine Tezler" adı altında yayınlandı.

Leonardo birçok insan iskeleti çizimi yaptı, ve omurganın çift-s formunu ilk tanımlayan kişi oldu. Pelvis ve kuyruk sokumu hakkında incelemeler yaptı, ve kuyruk sokumunun 5 farklı kemikten oluştuğunu belirledi. İnsan kafatasını ve beynin kesitlerini mükemmel şekilde tariflemeyi başardı. Ciğerlerin, idrar kesesinin, cinsel organların ve hatta cinsel birleşmenin yapılarını gösteren oldukça fazla sayıda çizim yaptı. "Hamilelik mucizesiéni anlamak amacıyla fetusun anne karnındaki pozisyonu hakkında çizimler yapan ilk birkaç kişiden biridir. İnsan anatomisine ek olarak, çeşitli hayvanların anatomisi hakkında da çizimleri bulunmaktadır.
Leonardo sadece insan vücudunun yapısıyla değil, aynı zamanda fonksiyonuyla da ilgileniyordu, bu yüzden anatominin yanısıra aynı zamanda fizyoloji konusunda da çalışmalar yaptı. Fizyolojik deformasyonu olan kişilerle ilgili de çizimleri bulunmaktadır.

Anatomi alanındaki çalışmaları, yazılı tarihteki ilk robot tasarımınına öncülük etti. "Leonardo'non robotu" adı verilen tasarım büyük olasılıkla 1495 yılında yapıldı ama ancak 1950'lerde farkedildi. Kan dolaşımı hakkında bilgisi olmamasına rağmen, robota eklediği kalp vanaları sayesinde kanın tüketilmek üzere kaslara pompalanmasını sağladı. Leonardo'nun yaptığı bir çizim, 2005 yılında bir İngiliz kalp cerrahına hasar görmüş kalpleri tedavi etmek yolunda yepyeni bir yol keşfetmesi için ilham verdi.
  • Buluşlar ve Mühendislik
Uçma konusuna duyduğu müthiş ilgi sebebiyle, Leonardo kuşların uçması hakkında detaylı çalışmalar yaptı ve aralarında 4 kişi tarafından çalıştırılabilen bir helikopter ve hafif bir hang glider da bulunan çok çeşitli uçan makineler tasarladı.



Leonardo tarafından tasarlanan ve Château d'Amboise'da bulunan zırhlı bir tank


1502 yılında Leonardo da Vinci, Sultan II. Beyazıt için, Haliç'in girişine inşa edilmek üzere 240 metre uzunluğunda bir köprü tasarımı yaptı. Bu köprü inşa edilmedi, ama 2001 yılında Norveç'te Vebjørn Sand Da Vinci Projesi kapsamında, bu tasarımı temel alan daha küçük bir köprü yapılarak Leonardo'nun vizyonu hayata geçirildi.
Her ne kadar savaşı insan faaliyetlerinin en kötüsü olarak nitelese de, Leonardo'nun defterlerinde askeri mühendislik alanında da çalışmalar bulunmaktadır; bunların arasında makineli tüfekler, zırhlı tank, bombalar, paraşütler gibi tasarımlar yer almaktadır. Diğer buluşları arasında bir denizaltı, dişliler kullanılarak yapılmış ilk mekanik hesap makinesi, ve yaylı bir mekanizmayla çalışan bir araba da bulumaktadır. Vatikan'da bulunduğu yıllarda güneş enerjisini kullanmak için, içbükey aynalar yardımıyla suyu ısıtacak bir tasarım yapmıştır. Her ne kadar Leonardo'nun tasarımlarının çoğu yaşadığı dönemde hayata geçirilememiş olsa da, IBM'in desteğiyle birçoğunun modelleri yapılmıştır ve Amboise'deki Château du Clos Lucé'de bulunan Leonardo da Vinci Müzesi'nde sergilenmektedir.

Leonardo'nun Defterleri
Leonardo'nun defterleri temel olarak 4 farklı konuda yazılmıştır: mimari, mekanik, resim ve insan anatomisi. Bu defterler, farklı boy ve tipte birbirinden bağımsız kağıtlardan oluşmaktadır ve ölümünden sonra dağılmış olmalarına rağmen, günümüzde Louvre, Biblioteca Nacional de España, Milano'daki Biblioteca Ambrosiana, ve British Library gibi büyük kolleksiyonlarda bulunmaktadır. British Library'de bulunan defterlerin bir kısmı internette adresinde incelenebilir. Codex Leicester adı verilen defter, Leonardo'nun özel bir kolleksiyonda bulunan tek büyük bilimsel çalışmasıdır, ve şu anda Bill Gates'e aittir.
Ocak 2005'te, Floransa'daki Basilica della Santissima Annunziata di Firenze'nin yanında bulunan bir manastırın gizli odalarından birinde, Leonardo'nun uçuş ve diğer bilimsel konulardaki çalışmalarını yaptığı bir laboratuvar bulunmuştur.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-22-2008, 11:37   #2
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Da Vinci, 1483’te, Hazreti Meryem’le ilgili Milano’nun ‘Mükemmel İlkah (Kusursuz Gebelik) Kardeşlik Teşkilatı’nın ısmarlaması üzerine, ‘Kayalıklar Bakiresi’ni resmetti. Resimde Hazreti Meryem, mağarada çocuk İsa ve Aziz Yuhanna ile yere eğiliyor.

KOLLARINI AÇMIŞ DURAN MERYEM...
Londra’da kızılötesi ışın taramasıyla keşfedilen alttaki resimde ise Hazreti Meryem, kolları açılmış dururken görülüyor.



National Gallery Müdürü Syson ile diğer uzmanlar, Da Vinci’nin dinsel-sanatsal yorumunun, siparişi veren Milano teşkilatınca kabul görmediğini hatırlatıyor. Çünkü Vinci, istediği ücret verilmeyince resmi satmış ve özgün resim yıllar sonra Paris-Louvre Müzesi’ne yerleştirilmiş.

National Gallery uzmanları, Da Vinci’nin ‘Kayalıklar Bakiresi’ni nasıl kopyaladığını araştırıyorlardı. Londra’daki kopyanın altında yarım kalmış ve dini teşkilatça kabul görmeyen yorum ortaya çıkarıldı. Londra’daki kopya, 1508’de Milano’daki şapele yerleştirildi. Çünkü istenen ücret ödenmediğinden, da Vinci özgününü sattığı resminin kopyasını yapmıştı.

Luke Syson, “Da Vinci’nin ikinci resmi, Milano teşkilatınca muhtemelen kabul görmediğinden Vinci kopyayı yapmak zorunda kalmıştı” dedi.

National Gallery’deki bu keşif, Da Vinci’nin ‘Ginevra de Benci’ portresi ile ‘Karanfilli Meryem Ana’ resimlerinin 1930’larda keşfinden beri ilk.

Da Vinci, Milano’daki şapelin altarı için sipariş verilen resmine istediği ödeme yapılmayınca, bugün kızılötesi ışınla ortaya çıkarılan alttaki resminde Meryem Ana’yı oğlu İsa’ya hayranlıkla bakarken resmedecekti.

Londra National Gallery Eserleri Koruma Dairesi uzmanı Rachel Billinge, resmin alt katmanından ortaya çıkarılan yarım kalmış resmin şaheser olacağına işaretle, Vinci’nin aslında Milano şapeli için ikinci resmi aynen yapmayı kabul ettiğini ve olasılıkla doğacak ikinci şaheserin Milano kilisesince engellendiğini aktardı. National Gallery Müdürü Syson, “Bu engelleme bir bakıma son derece acı oldu” dedi.

Ulusal Galeri Koruma Dairesi uzmanı Billinge, “Kopyanın nasıl yapıldığını araştırmaya başladığımızda, altından yarım kalmış başka resim çıkacağını asla bilemezdik” dedi.

Aslı Louvre’da olan, altından yarım kalmış şaheser çıkan National Gallery’deki ‘Kayalıklar Bakiresi’nin neyi anlattığı, neleri simgelediği tam bilinmiyor. Kimi uzman, ‘Mükemmel İlkah’ın anlatıldığını, kimi uzman ise Hazreti İsa’nın çocukken Aziz Yuhanna ile ilk karşılaşması olduğunu söylüyor.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-22-2008, 11:38   #3
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Da Vinci'nin şifresi: Mona Lisa'nın sol yanağı ...



Matematik ve Mona Lisakitabıyla tüm dünyada yankı uyandıran Prof. Dr. Bülent Atalay, SABAH gazetesinin davetlisi olarak geldiği İstanbul'da, Leonardo Da Vinci hakkında bilinmeyenleri anlattı.

LeonardoDa Vinci'nin mühendislik harikası olarak nitelendirilen çizimleri, tarihçilerin, mühendislerin ve bilim adamlarının ortak çalışmasıyla hayata geçirildi. 31 Aralık tarihine kadar Rahmi M. Koç Müzesi'nde sergilenen eserler, Leonardo'nun kusursuz bir ressamdan öte bir mühendis ve bir bilim adamı olduğunu ve paraşütü, tüfeği, matbaayı bundan yüzyıllar evvel keşfettiğini gösteriyor. Eserlerinde kusursuz 'altın oranı' kullanan Leonardo Da Vinci, son yıllarda ise Dan Brown'un kitabıyla gündemde. Herkes onun eserlerinde bir şifre olup olmadığını tartışıyor. Kendisi de bir ressam olan, fizikçi Prof. Dr. Bülent Atalay, Mona Lisa ve Matematik kitabında, tüm bu iddianın aksine bir tez ortaya koyuyor. "Da Vinci şifresi diye bir şey yok. Leonardo, doğanın şifresini çözmeyi başardı," diyor.

Doğanın şifresi

Atalay, doğanın bir aritmetiği olduğunu ve belirli rakamların tabiatta var olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Leonardo Fibonacci, daha 1202 yılında yayımladığı Liber Abaci kitabında, doğanın aritmetiğini çözmeyi başarmıştı. Avrupa'ya ilk kez 0 sayısını ve 10 tabanlı sayı sistemini de o tanıştırdı. Fibonacci'nin tezinde yer alan sayılar, 1, 1, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144... şeklinde devam ediyor. Her sayıyı bir önceki sayı ile topladığınızda bir sonraki sayıyı elde ediyorsunuz. Fibonacci, aynı savı tavşan tezi ile de ortaya koyuyor. Tezinin kuralları şöyle: Bir çift tavşan bir odaya konuluyor. Tavşanların yavrulamadan önce iki ay kadar büyümeleri gerekiyor. Bir çift yetişkin tavşan her ay bir çift tavşan doğuracaktır. Doğan yavrular da iki ay sonra tekrar yavrulamaya başlarlar. Bu aritmetiğe göre yıl sonunda 144 çift tavşan oluyor. 144, Fibonacci'nin sayıları arasında yer alıyor. Doğadaki çiçeklere bakıldığında da Fibonacci dizinindeki sayılara rastlamak mümkün. Örneğin ayçiçeğinin çekirdeklerinden 34 tanesi sağ tarafa, 21 tanesi ise sol tarafa bakıyor."



Altın kural

Atalay, "Fibonacci dizinindeki birbirini izleyen sayılar incelendiğinde ortalama 1, 62 civarında seyreden değerler ortaya çıkıyor, 17 ve 18. sayılardan sonra ise bu değer 1, 618034'te yuvarlanıyor. Bu sayı da doğada 'altın kural' olarak kabul ediliyor. Leonardo Da Vinci de eserlerini bu altın kurala göre oluşturuyordu. Hiçbir ressam çalışırken ağaçları, dalları, yaprakları saymaz. Ama o sayıyordu, doğadaki olayların nedenlerini bilmek istiyor ve bilimle yakından ilgileniyordu. Mona Lisa tablosuna baktığımızda da altın kuralı görebiliyoruz. Yüzü altın dikdörtgenle çevrelenmiş ve vücudu da altın üçgen doğrultusunda çizilmiş," diyor.

Çizgilerin sırrı
Atalay, konferansta 500 yıllık portreleri inceleyen nöroloji bilimleri uzmanı Christopher Tyler'den de bahsediyor: "Tyler, beynin her iki yarımküresindeki asimetrik işlevlerin, sanatçıların eserlerine yansıyıp, yansımadığını araştırmış. Ve Da Vinci'den Picasso'ya kadar, birçok sanatçının eserlerinin tam ortasından bir çizgi çekildiğinde, bu çizginin sağ ya da sol gözden geçtiğini saptamış. Mona Lisa'dan da bu çizgi, sol gözden geçiyor. Kısacası Da Vinci, resimlerinde gizli bir simetri yaratıyormuş. 20. yüzyılın sonuna dek kullanılan ABD dolarlarında yer alan Amerikan başkanlarının resimlerinde de bu çizgi yine bir gözün tam üstünden geçiyor.

Ayrıca Mona Lisa tablosunda sol yanak daha ön planda tutuluyor. Sol yanağı, duyguları da kontrol eden sağ beyin kontrol ediyor. Portresine samimi bir hava katmak isteyen Da Vinci, Mona Lisa'yı resmederken sol yanağının önde olmasına özen göstermiş," diyor.

Beyazıd'a mektup
Atalay'ın kitabında yer verdiği en ilginç konulardan biri de Fatih Sultan Mehmet'in Leonardo Da Vinci'ye, bir mektup yazarak 1480 yılında İstanbul'a davet etmesi. Atalay'ın savına göre, o yıllarda yeni bir işe giren Leonardo, yerine Bellini'yi İstanbul'a yollamış. Daha sonra Haliç'te bir köprü yapmak isteyen Da Vinci, Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Yıldırım Beyazıd'a mektup yazarak, İstanbul'a gelmek istediğini, Haliç'te bir köprü projesi olduğunu belirtmiş. Ayrıca askeri bir danışman olarak surlar, tüfekler de yapabileceğini söylemiş ve son olarak "Resim de yaparım," demiş. Fakat o dönemde ihtiyaç duymayan Yıldırım Beyazıd, teklifi kabul etmemiş.

Öncelik bilimde
Kusursuz bir ressam olmasına karşın Leonardo Da Vinci'nin toplam 12 tablosu bulunuyor. "Çünkü onun için bilim, resimden daha önce geliyordu. Galilei'den 100 yıl önce "Güneş hareket etmiyor," diyen Da Vinci, ilk otomobili, bisikleti, uçma aygıtını, paraşütü ve matbaayı çizmekle meşgul olduğunu söyleyen Atalay, Da Vinci'nin eserlerinin bilinçli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin önemini vurguluyor. Da Vinci'nin zeka ve mühendislik harikası bu çizimleri, bundan yüzyıllar sonra replikalar olarak Rahmi M. Koç müzesinde sergileniyor.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-22-2008, 11:38   #4
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Leonardo da Vinci

Leonardo, 1502 yılında Haliç'e bir köprü yapılması için proje hazırlamıştı.
Rönesansı başlatan İtalyan heykeltraş, mimar ve mühendis Leonardo da Vinci 1519'da hayata veda etti.


İtalyan mimar, müzisyen, anatomist, mucit, mühendis, heykeltraş, geometrisyen ve ressam Leonardo da Vinci, 15 nisan 1452 - 2 mayıs 1519 tarihleri arasında yaşadı.

Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, sadece sanat yapıtlarıyla değil çok çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir.

Leonardo, genç bir noter olan Piero da Vinci'nin ve bir çiftçi kızı olan Caterina'nın evlilik dışı çocuğu olarak Floransa'ya bağlı Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da dünyaya geldi.

Modern isimlendirme kurallarından önce doğan Leonardo'nun tam ismi Vincili Piero'nun oğlu Leonardo anlamına gelen Leonardo di Ser Piero da Vinci'dir. Eserlerini Leonardo ya da 'Io, Leonardo' (ben, Leonardo) olarak imzalamıştır.

Leonardo'ya bebekliğinde annesi baktı. Birkaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince, babasının nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı. Ara sıra babasının evine de giderdi.

Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilebilmişti, ama hiçbir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailesindeki kimseden sevgi görmedi.

14 yaşına kadar Vinci'de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ölmesi üzerine 1466'da babası ile birlikte Floransa'ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu.

Küçük yaşta yaptığı çizimleri babası, ünlü ressam ve heykeltraş Andrea del Verrocchio'ya gösterince, Verrochio kendisini çırak olarak yanına aldı. Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi sanatçılarla çalıştı.

Sadece resmi değil, lir çalmayı da öğrendi. Büyük ihtimalle eşcinsellikle de bu atölyede tanıştı. 1476'da oğlancılıkla suçlandığında yargılandı ve suçsuz bulundu. İdam korkusu ve utançla tanıştı.

Floransa'yı 1482'de terk ederek Milano Dükü Sforza'nın hizmetine girdi. Köprüler, silahlar, gemiler, bronz, mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektup, tüm zamanların en muhteşem iş başvurusu sayılır.

1499'da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı; aynı zamanda binalar, makineler ve silahlar geliştirdi.

1485-1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makineler, kiliseden kale ve kanal yapımına kadar her türlü mimari ile ilgilendi; anatomi çalışmaları yaptı; öğrenciler yetiştirdi.

1490'dan sonra deftere tutma alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan biri de Bill Gates'tir.

1499'da Milano'nun Fransızlarca alınmasından sonra şehri terk eden ve yeni bir koruyucu aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya'da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı.

İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden biri kabul edilen 'Mona Lisa' için 1503'te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı.

1504'te babasının ölüm haberi üzerine Floransa'ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele verdi ancak çabası sonuçsuz kaldı. Çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.

1506'da bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu.

1490'da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber oldu, ancak hiçbir sanatsal ürün veremedi. Leonardo İtalya'yı, sevgilisi oldukları da iddia edilen bu iki dostla dolaşmıştı.

1513-1516 arasında Roma'da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti. Ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.

1516'da koruyucusu Giuliano de Medici'nin ölümü üzerine Kral I. Francis'ten Fransa'nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris'in güneybatısındaki Amboise'da Kraliyet Sarayı'nın yanında hazırlanan konağa yerleşti.

Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa'ya geldikten sonra onu terk etmişti.

2 mayıs 1519'da hayata veda etti. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir. Ancak 1 mayısta kralın bir başka şehirde olduğu ve bir gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Mirasının büyük bölümünü Melzi'ye bıraktı.

1466-1472 arasında bilinen hiçbir eseri yoktur. Bu çıraklık döneminde atölyede boyaları karıştırdı, resimlerin küçük bazı bölümlerini boyadı. 1472'de Floransa'da bağımsız bir ressam oldu. Ancak ustasının atölyesinden ayrılmadı.

Bilinen ilk resmi 5 ağustos 1472 tarihli 'Arno Vadisi'dir. Dehasını yansıtan bu resimde derinlik arttıkça detaylar azalır, kağıdın rengi resme hakim olur. Bu teknik daha sonra yokoluş perspektifi olarak adlandırılmıştır.

1471-1475 arasında Andrea del Verrocchio'ya 'İsa'nın Vaftizi' adlı tablosunda yardım etti. Resmin ana unsurlarını Verrochio zaten çizmişti. Leonardo, diz çökmüş bir melek ile İsa'nın vücüdunu resmetti.

Melek, Verrochio'nın çizdiği figürlerden çok daha başarılıydı. Bunu gören Verrochio'nun fırçalarına bir daha asla elini sürmediği söylenir. Gerçekten de bu tablo, Verrochio'nun bilinen son tablosudur.

1478'de kendi atölyesini açtı, bu dönemde sipariş üzerine yaptığı en az iki resim vardır. İlk Floransa döneminde çizdiği en önemli tablolardan biri de 'Aziz Jerom'dur. Tamamlamış olsa 'Mona Lisa' kalitesinde olacağı tahmin edilen bu tablo şu anda Vatikan'dadır.

1481-1482 arasında aldığı bir sipariş üzerine 'Müneccim Kralların Tapınması' adlı tablo üzerinde çalıştı. Ancak 1482'de Milano Dükü'nün hizmetine girince dev tabloyu yarım bırakarak Milano'ya gitti.

Milano dönemi başında yaptığı resimlerin en önemlisi 'Kayalıkların Bakiresi'dir. İki versiyonu bulunan bu eserin biri Louvre Müzesi'nde, diğer Londra Ulusal Galerisi'nde yer alır.

'Kayalıklar Bakiresi'nin yarattığı ilgi üzerine ısmarlanan 'Erminli Kadın', günümüze kalan az sayıdaki resminden biridir. Polonya'daki Czartorisky Müzesi'ndedir.

1490'da Sforza'nın düzenlediği festival için yaptığı 'Gezegenlerin Dansı' adlı müzikali, İtalya'da ünlenmesini sağladı. 1497'ye kadar en önemli eserlerinden biri olan 'Son Yemek' üzerinde çalıştı.

'Son Yemek', Milano'da bir manastır yemekhanesinde yer alan bir duvar resmidir. Maalesef, bu büyük eseri yaparken denediği karışım başarılı olmamış, eser daha 1500'lü yıllarda bozulmuştur.

Leonardo, Milano döneminde matematikle de uğraştı ve İtalyan matematikçi Luca Pacioli'ye 'Altın Oran Üzerine' adlı yapıtını yazmasında yardım etti.

En çok vaktini alan çalışma, dükün babası onuruna yapması istenen 'Bronz At Heykeli'ydi. Dünyanın en büyük at heykeli olması planlanan bu eser için Leonordo uzun süre atların anatomisini inceledi.

1483'te başlayan çalışmaları sonunda 1493'te dev kil modeli hazırladı. Bronz heykel için tonlarca bronza ihtiyaç vardı. Bronzun hazırlanmasını beklerken 'Son Yemek' üzerinde çalıştı.

Heykel için gereken bronz, Sforza tarafından silah yapımında kullanıldığından bronz heykel yapılamadı. Fransızların Milano'yu işgalinden sonra kilden yapılmış olan heykel ise askerlerin hedef tahtası olarak parçalandı.

Milano'yu terk ettikten sonra Mantova'da dönemin ressamlarının eserlerini toplamaya meraklı Isabella d'Este'nin bir portresi üzerine çalışmaya başladı. 1501'de Venedik'e gidince Isabella d'Este'nin ısrarlarına rağmen eseri tamamlamadı.

Venedik'te çeşitli projeler (Isonzo Vadisi'nde hareketli bir bent kurmak, Osmanlı gemilerinin altını delmek için dalgıç kullanmak gibi) geliştirdi, ancak hiçbiri uygulanmayınca Floransa'ya geçti.

Bir manastır için 'Meryem ve Çocuk İsa Azize Anna ile Birlikte' adıyla bilinen ve Londra'daki Ulusal Galeri'de bulunan taslağı hazırladıysa da Cesare Borgia'dan aldığı mühedislik teklifi üzerine bu eseri de yarım bıraktı.

Papa VI. Alexander'ın oğlu Cesare Borgia hizmetinde askeri mühendis olarak çalıştı, haritalar çizdi. Cesare'den ayrıldığı sırada II. Beyazıt'a Haliç'e köprü kurma projesinden bahseden bir mektup yazdığı bilinir.

Floransa'ya döndüğünde Pisa ve Floransa arasında savaş vardı. Floransa'dan Pisa'ya akan Arno Irmağı'nın yatağını değiştirerek şehri susuz bırakmayı planladı, ama bu plan başarısız oldu.

Arno Irmağı'ndan sonra 'Anghiarai Savaşı' resmi üzerinde çalıştı. 1440'ta Floransa'nın Milano'ya karşı kazandığı zaferi konu alan bu resim üzerinde çalışırken karşı duvarda da 'Cascina Savaşı' adlı resmi için Mikelanj çalışıyordu.

Eserini henüz tamamlayamadan Fransa Kralı tarafından Milano'ya çağrılan Leonardo, bir süre iki şehir arasında mekik dokudu ve sonunda resmi yarım bıraktı. Mikelanj da Roma'ya çağrıldığı için kendi resmini yarım bırakmak zorunda kaldı.

Milano'da saray mensupları için dekoratörlük yaptı, anatomi çalışmalarına döndü. Resme yeniden ilgi duymaya başladı ve 'Mona Lisa'yı yapmaya başladı. Bu resmi ömrü boyunca yanından ayırmadı ve tüm yolculuklarında beraberinde taşıdı.

1513'te gittiği Roma'da ihtiyar bir bilge olarak saygı görmesine rağmen Rafael ve Mikelanj'ın aksine Medici ailesinden fazla sipariş almadı.

Ancak Mikelanj'ın 'Davut' adlı eserinin yerinin belirlenmesi için kurulan komisyonda yer aldı ve Mikelanj'ın isteğine aykırı olarak Floransa'daki Palazzo Vecchio'nun önüne yerleştirilmesinde etkili oldu.

1515'te Fransızların Milano'yu yenmesinden sonra Guiliano de Medici kendisinden barış görüşmelerinde Fransa Kralı'na sunulmak üzere mekanik bir aslan yapma görevi verdi.

Yaptığı aslan (Floransa'nın simgesi), yürürken kalbinden zambak (Fransa'nın simgesi) çıkarıyordu. Bir yıl sonra Guiliano de Medici ölünce, Fransa Kralı Leonardo'yu çağırtmıştı. Son yıllarını Fransa'da geçirdi.

Leonardo'nun bilim ve mühendislik alanındaki çalışmaları en az sanatsal çalışmaları kadar etkileyici ve yenilikçidir. 13 bin sayfadan oluşan defterlerinde yer alan notlar ve çizimler sanat ve bilimi kaynaştırmaktadır.

Leonardo bu notları, etrafındaki dünyayı sürekli gözleyerek, Avrupa'da yaptığı seyahatler sırasında yazmıştır. Leonardo solaktı, ve tüm yazılarını ancak ayna ile bakılınca okunabilecek şekilde, tersten yazardı.

Bilime bakış açısı gözlemseldi: Bir bilinmezliği anlamak için onu en küçük detayına kadar tarif ve tasvir ederdi, teoriye ve deneylere önem vermezdi.

Latince ve matematik eğitimi almadığı için çağdaşı akademisyenler bilimsel çalışmalarını gözardı etti. Oysaki Leonardo Latinceyi kendi kendine öğrenmişti.

İnsan anatomisi konusundaki çalışmalarına Andrea del Verrocchio'nun yanında çıraklık yaparken başladı. Çünkü Verrochio tüm öğrencilerini anatomi öğrenmeleri konusunda teşvik ederdi.

Sanat alanında başarı kazanmaya başlayınca, Floransa'daki Santa Maria Nuova Hastanesi'nde kadavralar üzerinde inceleme yapmasına izin verildi.

Daha sonra Milano'daki Maggiore Hastanesi'nde ve Roma'daki Santo Spirito Hastanesi'nde de kadavralar üzerinde çalışmalar yaptı. 1510-1511 yıllarında doktor Marcantonio della Torre ile birlikte çalıştı.

30 yılda 30 kadavra inceledi. Marcantonio ile birlikte anatomi konusunda teorik bir çalışma yayımlamak üzere çalışmalar yaptı ve 200'ün üzerinde çizim hazırladı. Bu çizimler ölümünden sonra, 1580'de 'Resim Üzerine Tezler' adıyla yayımlandı.

Birçok insan iskeleti çizimi yaptı ve omurganın çift-s formunu ilk tanımlayan kişi oldu. Pelvis ve kuyruk sokumu hakkında incelemeler yaptı ve kuyruk sokumunun beş farklı kemikten oluştuğunu belirledi.

İnsan kafatasını ve beynin kesitlerini mükemmel şekilde tariflemeyi başardı. Ciğerlerin, idrar kesesinin, cinsel organların ve hatta cinsel birleşmenin yapılarını gösteren oldukça fazla sayıda çizim yaptı.

Hamilelik mucizesini anlamak amacıyla fetusun anne karnındaki pozisyonu hakkında çizimler yapan ilk birkaç kişiden biridir. İnsan anatomisine ek olarak, çeşitli hayvanların aatomisi hakkında da çizimleri bulunmaktadır.

İnsan vücudunun sadece yapısıyla değil, fonksiyonuyla da ilgileniyordu. Bu yüzden anatominin yanısıra aynı zamanda fizyoloji çalışmaları da yaptı. Fizyolojik deformasyonu olan kişilerle ilgili de çizimleri bulunmaktadır.

Anatomi alanındaki çalışmaları, yazılı tarihteki ilk robot tasarımınına öncülük etti. Leonardo'nun Robotu adı verilen tasarım büyük olasılıkla 1495 yılında yapıldı ama ancak 1950'lerde fark edildi.

Kan dolaşımı hakkında bilgisi olmamasına rağmen, robota eklediği kalp vanaları sayesinde kanın tüketilmek üzere kaslara pompalanmasını sağladı.

Leonardo'nun yaptığı bir çizim, 2005 yılında bir İngiliz kalp cerrahına, hasar görmüş kalpleri tedavi etmek yolunda yepyeni bir yol keşfetmesi için ilham verdi.

Uçma konusuna duyduğu müthiş ilgi sayesinde kuşlar hakkında detaylı çalışmalar yaptı ve aralarında dört kişi tarafından çalıştırılabilen bir helikopter ve hafif bir hang-glider da bulunan çok çeşitli uçan makineler tasarladı.

1502'de Sultan II. Beyazıt için, Haliç'e inşa edilmek üzere 240 metrelik bir köprü tasarladı. Bu köprü inşa edilmedi, ama 2001'de Norveç'te bu tasarımı temel alan daha küçük bir köprü yapılarak vizyonu hayata geçirildi.

Savaşı en kötü insan faaliyeti olarak görse de, defterlerinde askeri mühendislik alanında da çalışmalar bulunmaktadır. Bunların arasında makineli tüfekler, zırhlı tank, bombalar, paraşütler gibi tasarımlar yer almaktadır.

Diğer buluşları arasında bir denizaltı, dişliler kullanılarak yapılmış ilk mekanik hesap makinesi ve yaylı bir mekanizmayla çalışan bir araba da bulumaktadır.

Vatikan'da bulunduğu yıllarda güneş enerjisini kullanmak için, içbükey aynalar yardımıyla suyu ısıtacak bir tasarım yapmıştır.

Her ne kadar Leonardo'nun tasarımlarının çoğu yaşadığı dönemde hayata geçirilememiş olsa da, günümüzde birçoğunun modelleri yapıldı ve Amboise'deki Chateau du Clos Luce'de bulunan Leonardo da Vinci Müzesi'nde sergileniyor.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-22-2008, 11:38   #5
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Leonardo’nun Esrarengiz Bisikleti

Bisiklet tutkunları için Leonardo da Vinci'nin çizdiği bisiklet eskizi, sanatçının baş yapıtı varsayılan Mona Lisa tablosundan çok daha büyüleyicidir. Ancak son zamanlarda Leonardo Usta’nın atölyesinde yaratıldığı düşünülen bisiklet çizimine, bazı kesimler aldatmaca gözüyle bakıyorlar.
İsterseniz gelin, o döneme doğru kısa bir yolculuk yapalım. Rönesans, insan anatomisinin ve doğanın olağanüstü özelliklerinin tekrar keşfedildiği bir dönemdir. Mekanik yasalar ve olayların 'neden-sonuç' ilişkilerini sorgulayan bakış açısı, gizemcilik ve simya ilminin yerini almaya başlamıştır bu devirde. Ve tekerlek, teknolojinin gücünü somutlaştıran bir simge olmuştur.
Leonardo da Vinci (1452-1519) Rönesans döneminin en renkli kişiliklerinden biridir: Sanatçı, mucit, mühendis, mimar, bilgin, tıp uzmanı, jeolog ,fizikçi ve müzisyen kimlikleri ile tanınır. 1493'te, yani Badenli mucit Karl Friedrich Drais von Saverbronn'un (1751-1851) bisikletin atası sayılan ilk “yönlendirilebilir koşma makinesi”ni geliştirmesinden tam 400 yıl önce, Leonardo, eşit çapta iki tekerleği, pedalı, zinciri ve dişlisi bulunan, kısaca bugünkü bisikletlerin temel yapılarıyla inanılmaz derecede benzerlik gösteren bir araç tasarlamış. Ne var ki Leonardo da Vinci'nin bu bisiklet taslağı, yaklaşık yarım asır boyunca tutkalların ardındaki karanlıklarda kalmış.
Gizemli hikayemiz, Leonardo da Vinci'nin çalışmalarının restorasyonu sırasında bulunan bazı gizli kayıtların gün ışığına çıkmasıyla başlar. Edebiyat tarihçisi Augusto Marinoni, 1974 yılının Nisan ayında verdiği bir konferansta, Leonardo da Vinci ve öğrencilerinin tabakalar dolusu taslaklarını içeren ve "Codex Atlanticus" adıyla anılan ünlü albümün içinde, kabataslak bisiklet resmini keşfeder ve tüm dünyanın dikkatine sunar. Profesör Marinoni'ye göre, bu taslak, Leonardo da Vinci'nin bisikletin mucidi olduğu gösteren su götürmez bir kanıttır.
"Codex Atlanticus" albümünün serüveni 16’ncı yüzyıla kadar uzanıyor. O dönemin müzelerinde görev yapan ve arşivlerin bakımı ile onarımından sorumlu olan Pompeo Leoni, Leonardo'nun stüdyosundaki çizimleri ve çıraklarının kullandığı bazı tabakaları ele geçirmiş. Darmadağınık haldeki tomarlarca kağıdı derleyip toparlayabilmek için, Leoni, sayfaları birbirlerine tutkallayarak üç ayrı albüm oluşturmuş. Leonardo tutumlu ve müşkülpesent bir sanatçı imiş; çizimlerini yaparken kağıdın her iki tarafını da kullanırmış. Bu tür kağıt yapraklar hem ön, hem de arka yüzleri görülebilecek biçimde, ortalarına kare şeklinde pencere açılmış karton çerçeveler yapıştırılarak sağlamlaştırılmış. Anlatılanlara göre, bazı sayfaların arka yüzlerinde üstadın talebeleri pratik yapmışlar. Leoni, arka taraflarında karalamalar olan sayfaları sağlamlaştırırken, destek kartonların ortasına delik açmamış ve anlamsız bulduğu çiziktirmeleri bir anlamda mühürlemiş.
1966-69 yılları arasında, "Codex Atlanticus" albümü Milano'daki Ambrosio Kütüphanesi’nden onarım amacıyla çıkartılarak, Roma yakınlarındaki Grottaferrata Manastırı’nın restorasyon laboratuvarında görev yapan rahiplere emanet edilmiş. Albümün sayfalarını tek tek elden geçiren keşişler, destek kartonlarına delik açılmamış bir tabakayı kenara ayırmışlar ve tutkallarını sökmüşler. Arka yüzü görünür hale gelen 133 numaralı sayfada, bir çift müstehcen çizim (ne olduğunu sormayın!), baştan savma karalanmış genç bir adam karikatürü ve pedal gücüyle hareket eden bisikletin mekanik özelliklerini taşıyan aracın kabataslak resmi açığa çıkmış.
Bisiklet benzeri bu alet çizilirken iki ayrı renkte kalem kullanılmış. Gidon, transmisyon düzeneği ve jant telleri -metal aksamı belirtmek için- koyu kahve renkli kalemle, kadro ve tekerlekler -ağaçtan imal edildiğini göstermek için- açık kahve renkli kalemle resmedilmiş; tekerlekler de belli ki pergelle çizilmiş. Tekerleklerin her birinde sekiz simetrik jant teli bulunuyor. Bisikletin kadrosu ve gidonu tamamlanmamış veya silinmiş gözüküyor. Pedalların, zincir mekanizmasının ve sele desteklerinin çizimi baştan savma yapılmış.
Buraya kadar her şey normal gözüküyor değil mi? Şimdi sıkı durun. Leonardo'yu araştıran çoğu tarihçi, sanatçının kendine has rakamlar ve işaretler sistemine uymadığı için bu çizimi başkasının yaptığını düşünüyorlar. Örneğin, Alman bisiklet kuramcısı Hans-Erhard Lessing, bisikletin, hemşehrisi Baron Drais von Sonnerbronn tarafından icat edildiğini iddia ederek, Leonardo'nun "Rönesans Bisikleti" hakkında şu şok açıklamalarda bulunmuş: “Bisiklet taslağının çiziminde kalem kullanılmış. Kalem ucu, grafitten imal edilir. Grafit, 1564 yılında, yani Leonardo'nun ölümünden yıllar sonra, İngiltere'de keşfedildi. 1960'larda, "Codex Atlanticus" albümünün restorasyonunda çalışan rahipler bu sahtekarlığı yapmıştır. İtalyanlar bisiklet buluşunun kendilerine ait olması gerektiği konusunda fazla tutkulular ve kendilerinden geçmişler."
Kaliforniya Üniversitesi’nden sanat tarihçisi Carlo Pedretti, 1961 yılında söz konusu çizimin bulunduğu sayfayı, henüz tutkalları sökülmemişken, güçlü bir ışık tutarak incelediğini ve bisiklete benzer bir şey görmediğini söylüyor. Gözüne ilişen iki daire ve onları birleştiren eğimli çizgiyi not defterine kaydeden Pedretti, "Gördüğüm şekil bisiklet değildi," diyor.
Bir diğer iddia da, bisiklet çiziminin, orijinal resim kaybolduğu için Leonardo'nun öğrencileri tarafından yapılmış kaba bir röprodüksiyon olduğu. Resmi kopya ettiği sanılan kişiler arasındaki en güçlü aday ise üstadın en favori öğrencisi Salai. İşte “Rönesans Bisikleti”ne ait gizemli hikayenin özeti böyle.
Tüm bu iddialara rağmen, ünlü mucidin memleketi Floransa'nın yakınındaki Leonardo da Vinci Müzesi’nde görev yapan modelleme uzmanları, bisikletin tahtadan birebir kopyasını yapmışlar.
Hadiseye Leonardo da Vinci odaklı yaklaştığımızda, biz, kendi çizimi olmasa bile, taslakta gördüğümüz bisiklet fikrinin ondan çıktığına inanıyoruz. Neden mi? Şöyle ki; çizimi gün ışığına çıkaran Profesor Marinoni, eskizin 1493 yılına ait olduğunu söylüyor. 1967 senesinde Amerikalı akademisyen Jules Piscus'un, Madrid Ulusal Müzesi’nde ortaya çıkardığı, "Codex Madrid" adını taşıyan iki albüm aynı dönemde yazılmış. Hatta bu albümlerin birincisi olan "Codex Madrid I" adlı eserin kapağına Leonardo da Vinci kendi el yazısı ile tarih atmış. "Codex Madrid I"in içindeki 10r numaralı tabakada, bisiklet eskizindeki zincir-dişli mekanizmayla tamamen uyuşan, Leonardo tarafından çizilmiş resimler var. Bu zincir ve dişli resimleri başta cisimleri kaldırma amacıyla tasarlanmış gibi varsayılmışsa da, bisiklet eskizinin ortaya çıkmasının ardından, söz konusu parçaların güç iletme gayesiyle de dizayn edilmiş olabileceği fikri yaygınlaşmış.
Bisiklet taslağı meselesinde, Leonardo da Vinci'nin sorgulanmasından öte, bu mucizevi aracın keşfini millet olarak sahiplenme mücadelesi var. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, İtalyanlar, buluşun kendilerine ait olması gerektiğine inanıyorlar ve Almanlar’ın elinden bu gururu kapabilmek için büyük bir gayret içerisindeler.
Aynı şeyi zamanında İngilizler denemişti. İddia edildiğine göre bisikletin temelini oluşturan ilk figür, Buckinghamshire Stoke Poges'daki Saint Giles Kilisesi’nin pencere camında, bacaklarını iki yana açarak bisiklete benzeyen aracın üzerine oturmuş bir meleğin betimlendiği vitrayda bulunmaktaydı. Pencerenin 16’ncı yüzyılın sonlarından kalma olduğu söyleniyordu. Bir okurumuz ile bu konuyu paylaştığımızda, vitraydaki meleğin, kilise çıkıntısına oturmuş olduğu ve tekerlek benzeri nesnenin de "wheel of fortune", yani “çarkıfelek”i sembolize ettiği yorumunda bulunmuştu. Çarkıfelek figürünün şöhreti Tarot kartlarından kaynaklanıyor. Kart üzerinde yer alan çark, akıcı evrenin ebedi devinimini ve insan yaşamının sürekli değişkenliğini sembolize ediyormuş. Tarot kartının orta yerinde resmedilen çarkıfeleğin yanı sıra, dört köşede dört ayrı yaratık görüyoruz. Bunlar melek, boğa, inek ve kartal. Bu figürlerin İncil’den alındığı ve kutsal kitapta bahsedilen "Tanrı’nın tahtını taşıyan yaratıklar" ile kart üzerinde görülen yaratıkların aynı olduğu söyleniyor. Aralarındaki "erkek melek" ise, havanın simgesiymiş. Herhalde İngiltere’deki kilisenin camında tasvir edilen bisikletin patlayan lastiğine, ağzındaki ilkel pompayla hava basıyordu. Belki buradan ilk pompayı İngilizler’in keşfettiği sonucuna da varabiliriz

Fransızlar ise, ünlü mucit Compte de Sivrac'in "Hobbyhorse" olarak adlandırılan, iki tekerlekli, pedalları bulunmayan ve bacak gücüyle devinim kazanan aygıtını, ilk bisiklet olarak kabul ediyorlar.
Yani özetle; "İlk bisikleti kim icat etti?" sorusuna, Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere’den ayrı ayrı cevaplar alıyoruz.
Modern çağı hızla yaşadığımız bu dönemde asıl sorgulanması gerekenin, bisiklet adı verilen bu olağanüstü aracı kimin icat ettiğinden çok, onu günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline nasıl getirebiliriz konusu olması gerektiğini düşünüyoruz.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
LEONARDO Dİ CAPRİO (titanic) Yaso Diğer Sanatçı Resimleri 0 09-05-2008 21:25
Da Vinci Şifresi-Dan Brown уυѕυƒ Kitap Özetleri 0 09-01-2008 12:51
"Da Vinci" adlı robotun ilk ameliyatı Haberci Bilim ve Teknoloji Haberleri 0 07-31-2008 14:51
Da Vinci Şifresi, Dan Brown Yaso Kitap Özetleri 0 03-11-2008 13:13
Dan Brown-Da Vinci Şifresi PHoeNiX E-Kitap (Pdf formatında) 0 01-28-2008 11:51


Şu Anki Saat: 21:46


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows