Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-20-2010, 11:38   #1
PaParazi
Moderator
 
PaParazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 1.494
Tecrübe Puanı: 1000
PaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud of
Standart Kulluğun en güzel ifadesi: Dua

Kulluğun en güzel ifadesi: Dua
"Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun bir çatlağı bile yok. Yeri de(nasıl) döşeyip-yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik. (Bunlar) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve zikirdir." (Kaf Suresi, 6-8)

"Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek" anlamlarına gelen DUA, Kuran'a göre "kulun bütün benliğiyle Allah'a yönelmesi" ya da "gücü sınırlı ve sonlu bir varlık olan insanın, sınırsız ve sonsuz bir kudret karşısında acizliğini kabul ederek yardım dilemesi" şeklinde tanımlanır.

Allah inancı olan her insanın şu ya da bu şekilde dua ettiği bir gerçektir. Ancak toplumun oldukça geniş bir kısmı duayı, sadece darlık ve sıkıntı anında, elden gelen tüm ihtimaller denendikten sonra, Allah'tan istemek şeklinde bilirler. İnsanlar üzerlerindeki sıkıntı geçince, bir sonraki darlık ve sıkıntı anına kadar Allah'ı unutur ve ondan bir şey talep etmeyi akıllarının ucundan dahi geçirmezler.

Toplumun belli bir kesiminde ise, son derece hatalı bir dua anlayışı hüküm sürmektedir. Öğretilen bu "dua"ların önemli bir bölümü, Kurani bir temeli olmayan geleneksel bir halk inancından ibarettir. Bu insanların büyük çoğu için dua, küçük yaşlarda ailenin yaşlı bir ferdi tarafından öğretilen anlaşılmaz bazı sözlerdir. Genelde dualar Arapça öğretilir ve anlamları bilinmeden ezberlenir. Sonuçta, bu tür dualarda Allah'ın varlığı, birliği, büyüklüğü, kudreti, insanları sürekli olarak görüp-işittiği, dualara icabet edeceği fazla düşünülmez. Önceden ezberlenmiş olan dua kalıpları tekrarlanır, durur. Oysa, Allah'ın Kuran aracılığıyla insanlara duyurduğu dua metodu tamamen farklıdır.

Kuran'da tarif edilen dua, Allah'a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Şimdi Allah'ın sıfatlarını bir düşünelim. O, insana şah damarından daha yakın olan, herşeyi bilen ve işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce dahi Allah'tan gizli kalmaz. O halde Allah'tan bir istekte bulunulması için, insanın samimi olarak sadece düşünmesi bile yeter. İşte Allah'a ulaşmak bu denli kolaydır.

Furkan Suresi'nin 77. Ayetinde, insanlar "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?" ifadesiyle uyarılırlar. Duasız bir hayatın Allah katında herhangi bir değerinin de olamayacağı bu ayette özellikle vurgulanmıştır. İnsan, ancak kulluk bilincinde olduğu sürece Allah katında bir değer kazanabilir. Bu yüzden insanın Allah'a yönelmesi, hataları konusunda Allah'a itirafta bulunması ve sadece Allah'tan yardım dilemesi gerekmektedir. Bunun dışında bir davranış tarzı Allah'a karşı büyüklenmektir ki, Kuran'da bunun cezasının sonsuz cehennem olduğu bildirilir.

Dua'nın çok önemli bir özelliği de, dua eden kişinin tüm samimiyetiyle Allah ile büyük bir bağlantı içinde olmasıdır. Diğer ibadetlerden farklı olarak duanın ne zaman ve nerede yapıldığı, uzunluğu, kısalığı ve içeriği sadece Allah ile dua eden kişi arasındadır. Dolayısıyla üçüncü bir kimse tarafından bilinmesine imkan olmayan dua ibadetinde gösterişe yer yoktur. Bu yüzden dua, güçlü bir karakter ve Allah'a karşı samimiyeti gerektirir ki zaten bunlar müminlerin temel özelliğidir.

Günümüz toplumlarında dikkat çeken bir gerçek, diğer birçok ibadet gibi duanın da terkedilmiş bir gelenek olarak düşünüldüğüdür. Aslında bu düşüncenin gelişmesinin perde arkasında "Allah'tan bağımsız, kendi kendisine işleyen bir dünya" olabileceği telkini yatmaktadır. İnsanların büyük bir kısmı ister istemez yaşantılarının başlangıcından sonuna kadar tüm olayların kendilerinin ve çevrelerindeki insanların kontrolünde cereyan eden olaylar olduğunu düşünürler. Bu yüzden de ölümle burun buruna gelmeden ya da çok büyük bir felaketle karşılaşmadan Allah'a dua etme ihtiyacı duymazlar. Oysa bu büyük bir yanılgıdır.

Duada temel unsur ihtiyaçların Allah'a duyurulması değil, Allah'a olan kulluk görevinin yerine getirilmesidir. İnsanın duada bu temel unsuru hiçbir zaman gözardı etmemesi gerekir. Zaten dua edilen konunun içeriği tüm yönleriyle Allah'ın bilgisi dahilindedir.

İnsanların tamamı duaya muhtaçtır. Fakir ve zor şartlar altında yaşayan birinin zengin bir insana göre duaya daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünmek, dua konusunu temelinden yanlış anlamak demektir. Hali vakti yerinde, hayatta tüm istediklerine kavuştuğunu düşünen bir insanın duaya ihtiyacı olmadığını düşünmesi ise son derece hatalıdır. Çünkü bu durumda dua etmenin tek sebebinin dünyevi arzuların tatmini olduğu anlamı çıkmaktadır. Oysa müminler hem dünya hayatları için, hem de ahiretleri için dua ederler.

Öncelikle bilinmelidir ki, DUA, ihtiyacı olan bir kişinin, rahatlamak için Allah'a bu ihtiyaçlarını ardı ardına sıraladığı bir teskin ilacı değildir. Dua, yaşamın geneline yayılacak başlıbaşına bir ibadettir. Peygamberimiz Hz. Muhammed'in tabiriyle "ibadetlerin özüdür."

"Kullarım beni sana soracak olurlarsa muhakkak ki ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşat olurlar." (Bakara Suresi, 186)

Dua beraberinde tevekkülü de getirir. Dua eden insan, karşısına çıkabilecek zor ya da kolay her türlü durumu, tüm olayları, kainatın Yaratıcısı ve Hakimi olan Allah'a havale etmiş demektir. Bir problemi çözmenin ya da önlemenin bütün yollarının evrendeki tüm kudretin sahibi olan Allah'a dayandığını bilmek, tüm işleri ona havale etmek ve sadece ona dua etmek, mümin için bir ferahlık ve güven kaynağıdır.
PaParazi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Teslim olan teröristlerin ifadesi alındı Teslim olan teröristlerin ifadesi alındı Korax Yurttan Haberler 0 10-20-2009 10:03
Cem garipoğlunun ifadesi Yaso Yurttan Haberler 0 09-17-2009 13:08
Kılıçdaroğlu'nun ifadesi alındı Haberci Siyaset Meydanı 0 10-06-2008 20:24
1033 Adet Msn Ifadesi endcastle13 Msn Avatar & İfadeler & Göz Kırpmalar 0 08-28-2008 12:51
Clinton'ın abartılı ifadesi geri çekildi Haberci Dünyadan Haberler 0 03-25-2008 15:11


Şu Anki Saat: 12:05


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows