Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-04-2016, 16:53   #2
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
icon37: Radyo Tiyatrosu

Kolay gelsin.. Radyo Tiyatrosu örnekleri çıktısı almam lazım varsa atabilir misiniz lütfen..
  Alıntı ile Cevapla
Alt 05-05-2016, 00:31   #3
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

ANADOLU ATEŞİ (Radyo Tiyatrosu)

Radyo Oyunu

Yazan: Miyase sertbarut

(Bu oyun 1999’da Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. Kuruluş yıldönümünde TRT radyo oyunları yarışmasında 1. lik ödülü almıştır. )

Bu oyunun okullarda öğrenciler tarafından oynanması için yazarından izin alınmasına gerek yoktur. Oyun duyurularında yazarın adını kullanmanız ve kendisine hangi okulda oynanacağını bildirmeniz onu mutlu eder.
Türkçe öğretmenleri, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri kendi okullarına göre uygun değişiklikler yapabilirler. Oyun radyo için yazıldığından sahneye uyarlarken bazı teknik değişiklikler, eklemeler ve eksiltmeler yapmanız gerekecektir.

Okulların dışındaki tiyatro grupları yazarla iletişim kurmak zorundadır.

Miyase Sertbarut
miyases@gmail.com

ANADOLU ATEŞİ

I.BÖLÜM

KİŞİLER

ANNE .......... (45-50 yaşlarında)

ŞEFİKA ......... (25-26 yaşlarında)

RIZA ............. (8-9 yaşlarında)

ZELİHA ......... (8-9 yaşlarında)

ÖMER ............ (8-9 yaşlarında)

MEMDUH BEY (25-30 yaşlarında)

I. ADAM

II. ADAM

BİR KADIN

HALİDE EDİP

BİR GENÇ



EFEKT : GİRİŞ MÜZİĞİ

HIZLA AÇILIP ÇARPILARAK KAPANAN BİR KAPI

ANNE : Evladım kaçtır söylüyorum, çarpma şu kapıları.

ŞEFİKA : Anlaşılan yine heyecanlı bir şeyler olmuş. Ne oldu Rıza? Kurbağaların en fazla kaç metre zıplayabildiğini mi keşfettin?

RIZA : Hayır hala. Bahçede bir kertenkele bulduk.

ANNE : Öyle mi? Büyük müydü bari?

RIZA : Önce büyüktü, ama sonra küçüldü.

ŞEFİKA : Ne diyorsun sen Rıza? Önce büyük olan bir şey sonra nasıl küçülür?

RIZA : Kuyruğunu kopardık, onun için öyle oldu.

ANNE : Ayıp size, çok ayıp! Yazık değil mi? Niçin eziyet ettiniz hayvana? Bu gece rüyana girerse görürsün.

RIZA : Sahiden rüyama girer mi anne?

ANNE : Girer ya... Ben de küçükken bir kurbağaya taş atmıştım da yaralanmıştı, sonra hep rüyama girip beni korkuttu.

RIZA : Ama Ömer dedi ki kuyruk yeniden çıkarmış. Kuyruğu yine uzar değil mi hala?

ŞEFİKA : Bilmiyorum Rıza'cığım, ama koparmasaydınız iyi olurdu.

RIZA : Gidip yapıştırayım mı?

ANNE : Bir daha bulamazsın onu, çoktan kaçmıştır, hem kopan kuyruk yapışır mı hiç? Artık olan olmuş. Bir daha yapma oldu mu oğlum?

RIZA : Peki anne! Ben gidip oynayacağım.

EFEKT : AYAK SESLERİ UZAKLAŞIR

ŞEFİKA : Çocukluk ne garip değil mi yenge? Bazı oyunların sonuçta nasıl kötü bir duruma yol açabileceğini düşünemiyorlar.

ANNE : Çocuk aklı işte, yapıştırmayı denemese bari.

ŞEFİKA : Kertenkelenin kopan kuyruğu bana ne düşündürdü biliyor musun yenge? Bizim memleketin halini.

ANNE : Ayıp Şefika, koskoca vatan toprağını bir kertenkeleye nasıl benzetirsin!

ŞEFİKA : (ÜZGÜN) Düşünsene yenge, o geniş topraklardan ne kaldı geriye? Şimdi elimizdekini de paylaşmaya çalışıyorlar. Biz de kertenkele gibi her saldırıda kuyruğu bırakıp savuşuyoruz. Belki bir gün başımızla birlikte gövdemiz de gidecek.

ANNE : Sus sus, Allah göstermesin o günleri. İnşallah kurtulacağız bu işgalden.

ŞEFİKA : Anadolu'dan gelen haberler hiç iç açıcı değil ki, umutlanmak için yolunda giden bir şeylerin olması gerekir. İtalyanlar Antalya'daymış şimdi, ne yapıyorlarmış biliyor musun yenge?

ANNE : Yine mi zulüm? Anlatma n'olur, içim kaldırmıyor...

ŞEFİKA : (ÖFKELİ) Zulüm değil yenge, tam tersi, halka ilaç, yiyecek, battaniye yardımı yapıyorlarmış.

ANNE : Ben de katliam yaptıklarını sandım, sanki kötü bir şeymiş gibi anlatıyorsun.

ŞEFİKA : Asıl bundan korkmak gerek yenge. Çünkü dağıttıkları unla, pirinçle, şekerle vatandaşlarımızı avlamaya çalışıyorlar. Sahipsiz kalmış bu bereketli toprakları halkı isyan ettirmeden avlamaya çalışıyorlar. Anlatılanlara göre, karış karış gezmişler oraları, tarihi eser bile aramışlar. Ormanları madenleri keşfe çıkmışlar.

ANNE : Ne olacak bu memleket söylesene Şefika, herkes bir tarafından çekiştiriyor! Ağabeyin için de kaygılanıyorum. Rıza de çok soruyor: Babam ne zaman gelecek, babam ne zaman gelecek?.. Dilinde hep bu...

ŞEFİKA : Ben de ağabeyimle gitseydim keşke...

ANNE : Kız başına ne yararın dokunacak ki Şefika?

ŞEFİKA : Ama İstanbul'da oturup olup biteni uzaktan izlemek daha çok acı veriyor. Bana göre de işler vardır, yemeklerini yaparım, yaralarını sarar, doktora yardım ederim.

ANNE : Ama sen böyle bir eğitim almadın ki Şefika.

ŞEFİKA : Öğrenirdim yenge, ağabeyim Manisa'dan döner dönmez mutlaka danışacağım bu meseleyi.

EFEKT : GEÇİŞ MÜZİĞİ

(BAHÇEDE ÇOCUK VE DOĞA SESLERİ)

RIZA : Bak Ömer, üsteğmen evine geliyor. Koşup selam verelim mi?

ZELİHA : Siz de ne anlarsınız sanki bu selamlaşmadan? Zaten adamcağız bütün gün selam alıp selam veriyor.

ÖMER : Sen anlamazsın Zeliha, bizim selamımız ona kuvvet veriyor.

ZELİHA : Nereden biliyorsun Ömer?

ÖMER : Kendisi söyledi.

RIZA : Zaten o bizi hep büyük insanmışız gibi görür. Her şeyi anlatır, çocuk diye hor görmez.

ZELİHA : (HEVESLİ) İyi o zaman, ben de selam vereyim, hadi koşalım.

EFEKT : ÇOCUKLARIN KOŞMASI

MEMDUH : Merhaba çocuklar! Nasılsınız?

ÇOCUKLAR : (ASKERCE) Sağ olun komutanım!

MEMDUH : Siz de sağolun çocuklar! Rahat...

EFEKT : GÜLÜŞMELER

RIZA : Bugün iyi haberleriniz var mı komutanım?

MEMDUH : Üzgünüm çocuklar! Keşke size güzel haberler getirmiş olsaydım, ama işgal sürüyor ve yayılıyor. Bugün en acısını yaşadık.

ÖMER : Ne olmuş?

ZELİHA : (ÜZGÜN) Yoksa bizim askerler yenilmiş mi?

MEMDUH : Yunanlılar...

RIZA : Ne olmuş Yunanlı'lara Memduh Amca?

MEMDUH : Söylemeye dilim varmıyor çocuklar, ama bilmelisiniz, çocuk bile olsanız ait olduğunuz bu yüce milletin başına nasıl bir felaket geldiğini anlamalısınız. Yunanlılar güzel İzmir'i işgal etmiş!

RIZA : Yaaa... Benim babam da oraya yakın bir yerdeydi. Ona bir şey olmuş mudur acaba?

MEMDUH : Dua edelim de olmamış olsun Rıza, çünkü direnen ilk iki kişi hemen şehit edilmiş.

ÖMER : Kimmiş onlar komutanım?

MEMDUH : Biri gazeteci Hasan Tahsin... Kıyıya çıkan Yunanlılara tabancayla ateş etmiş, insan gözlerinin önünde gerçekleşen haksız bir işgale dayanabilir mi?

RIZA : Diğeri kimmiş?

MEMDUH : O da askerlik şubesi başkanı Albay Süleyman Fethi, Yunanlılara direndiği için şehit edilmiş.

ZELİHA : Bizim evlerimize de girerler mi Memduh Amca?

MEMDUH : Ne fark eder Zeliha? İstanbul, İzmir, Ardahan, Antalya... hepsi de bu vatanın parçası değil mi? Girdikleri her toprak parçası bizim evimiz değil mi?

ŞEFİKA : (UZAKTAN SESLENİR) Hadi Rıza, eve gel artık.

MEMDUH : Hadi çocuklar hepiniz evlerinize gidin, ortalıkta işgalci askerler dolaşıp duruyor, onların ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Dikkatli olun.

ÇOCUKLAR : (ASKERCE) Emredersiniz komutanım!

EFEKT : ÇOCUKLAR UZAKLAŞIR- ŞEFİKA'NIN AYAK SESLERİ

ŞEFİKA : Merhaba Memduh Bey, çocuklar sizi çok seviyor değil mi?

MEMDUH : Ben de onları seviyorum Şefika Hanım. Bütün çocuklar böyledir işte, askerlikle ilgili her şeye meraklıdırlar.

ŞEFİKA : Öyle... Siz de onları büyük insan yerine koyup ciddi ciddi anlatmıyor musunuz, bayılıyorlar buna. Askerlik onlara oyun gibi geliyor. Bilmezler ki askerlik demek her an savaşın içinde, ölümle burun buruna yaşamak demektir...

MEMDUH : Vatan için ölmek beni korkutmuyor Şefika Hanım, vatanım göz göre göre düşmanlar tarafından çiğnenirken hiçbir şey yapamamaktan korkuyorum.

ŞEFİKA : Korkunuzu paylaşıyorum Memduh Bey, keşke ben de bir şeyler yapabilsem...

MEMDUH : Biliyor musunuz bugün utanç verici bir emir aldık. Eve gelene dek bu emri yerine getirmemek için köşe bucak saklanarak geldim diyebilirim.

ŞEFİKA : Nasıl bir emir bu?

MEMDUH : Bütün Türk subayları işgal subaylarına selam vereceklermiş. Hakaretlerin en kötüsü...

ŞEFİKA : Aman Allahım, kimin emri bu?

MEMDUH : İşgal Kuvvetleri Kumandanı General Harrington'un emri. Hangi Türk subayı bu emri yerine getirebilir? Sanki kendi memleketimizde değil de bir başka milletin toprağında esir edilmiş gibiyiz.

ŞEFİKA : Üzülmeyin Memduh Bey, inşallah uzun sürmeyecek bu işgal. İnanıyorum ki Türk askerleri, Türk vatandaşları, kadın erkek top yekün mücadele edersek bu müstemlekecileri atabiliriz topraklarımızdan.

MEMDUH : İzmir'den haberiniz var mı? Yunanlılar işgal etmiş. Ama onlar yalnızca bir araç tabii, İngiliz izin vermese girebilir mi İzmir'e.

ŞEFİKA : Demek orası da...

MEMDUH : Yarın Darülfünun'da bu işgali protesto için toplanıyoruz.

ŞEFİKA : Ben de gelirim Memduh Bey, hiç olmazsa bunu yapabilirim.

EFEKT : GEÇİŞ MÜZİĞİ

ÇATAL-BIÇAK SESLERİ

ANNE : Pek hızlı yiyorsun Rıza, acelen ne?

RIZA : (AĞZI DOLU) Ömer bekleyecekti dışarıda anne, onun için..

ANNE : Sabahın bu saatinde oyun mu oynanır? Öğleye doğru çıkarsın dışarı.

RIZA : Ama sonra sıcak oluyor anne, oynayamıyoruz.

ANNE : Bak Rıza, bazı çocuklar taş atıyormuş işgalci askerlere, sakın böyle bir şey yapma. Harp bu, çocuk oyunu değil!

RIZA : Sen hangi taraftansın anne?

ANNE : Ne demek sen hangi taraftansın, Türk değil miyim ben, tabii ki bizimkilerin tarafındayım. Ama çocukların savaşı değil bu? Taş atarak bir şey yapamazsın, askerlik çağına gelmiş olsaydın cepheye giderdin sen de baban gibi.

RIZA : Keşke babam beni de götürse Manisa'ya. Yanında tutamasa bile zeybeklerin yanına giderdim. Beni aralarına alırlar mı anne?

ANNE : Zeybekler ne yapsın seni? Daha çocuksun sen.

RIZA :Atlarına bakarım, su veririm, nöbet tutarım. Niçin hemen büyümüyorum ki?

ANNE : Büyürsün çocuğum, o günleri de görürüz inşallah!

RIZA : Ben çıkıyorum anne!

EFEKT : UZAKLAŞAN AYAK SESİ VE KAPININ AÇILIP KAPANMASI

ANNE : Ah bu çocuklar! Ne savaş bilirler ne yokluk. İlle de oyun, ille de arkadaş.

EFEKT : KISA GEÇİŞ MÜZİĞİ

RIZA : (ALÇAK SESLE) Komutanım! Komutanım! Bekleyin biraz...

MEMDUH : Hayrola Rıza, sabahın bu saatinde ne işin var sokakta?

RIZA : (SIR SÖYLERCESİNE) Sizi istasyona götürme emri aldım.

MEMDUH : (GÜLEREK) Kimden aldın bakayım bu emri?

RIZA : Mustafa Kemal'den...

MEMDUH : Sus çocuk! Bir duyan olacak, sen nereden biliyorsun Mustafa Kemal'i?

RIZA : Şefika Hala'mla annem konuşuyordu.

MEMDUH : Bak Rıza, ailede duyduğumuz bazı şeyleri dışarda söylemek bazen felaketlere neden olur. Sakın başkasının yanında Mustafa Kemal'den söz etme.

RIZA : Vapurla Samsun'a gidiyormuş, yanında kendisi gibi askerler de varmış.

MEMDUH : Bak hâlâ konuşuyorsun! Çocuk sus dedim sana,

RIZA : Sen de onun gibisin değil mi?

MEMDUH : Hep sen mi soru soracaksın? Biraz da ben sorayım, söyle bakalım emir nedir?

RIZA : Yoluna çıkan düşman subaylarını sana önceden haber vermek...

MEMDUH : Allah Allah! Niçin peki?

RIZA : Niçin olacak? Onlara selam vermemen için tabii... Ben senden önce koşarak giderim. Sokak başlarını, yolları kontrol ederim, eğer düşman subayı varsa işaret ederim, saklanırsın, yoksa yürümeye devam, tamam mı komutanım?

MEMDUH : Teşekkür ederim Rıza, sen çok iyi bir emir erisin.

EFEKT : GEÇİŞ MÜZİĞİ

ANNE : Nerede kaldın Rıza? Şefika da yok... Güzel bir haber var, kiminle paylaşacağımı şaşırdım?

RIZA : Halam nerede?

ANNE : İzmir işgalini protesto etmek için mitinge gitti. Haberi merak etmiyor musun? Baban geliyormuş!

RIZA : Babam mı? Yaşasın! Savaş bitti mi yoksa anne?

ANNE : Ne yazık ki bitmedi, kısa bir dinlenme için geliyorlar Rıza. Yarın Pendik istasyonunda bekleyeceğiz.

RIZA : Beni de götüreceksin değil mi anne?

ANNE : Tabii oğlum, baban en çok seni gördüğü için mutlu olacaktır.

RIZA : Anne! Babam da işgal subaylarına selam vermek zorunda kalacak mı?

ANNE : Bu da nereden çıktı şimdi?

RIZA : Komşumuz Üsteğmen Memduh Amca var ya, öyle bir emir aldıklarını söylemiş halama, ben de bu sabah...

ANNE : Eee... Ne olmuş bu sabaha? Sen Ömer'le oynamaya gitmemiş miydin?

RIZA : Kızmayacaksan doğrusunu söylerim.

ANNE : Kızmayacağım söyle, annelerden hiçbir şey saklanmaz yavrum.

RIZA : Bu sabah Memduh Amca'yı tren istasyonuna kadar ben götürdüm.

ANNE : Kendi gidemiyor mu? Ben götürdüm de ne demek?

RIZA : Ben, düşman subayı var mı yok mu diye kolaçan ediyordum, yoksa işaret veriyordum o da yürüyordu. Onlara selam vermeyi utanç verici buluyormuş.

ANNE : Bir Türk askeri için gerçekten zor bir durum, aferin sana Rıza, iyi düşünmüşsün bunu.

RIZA : Bana kızmayacak mısın?

ANNE : Tabii ki kızmayacağım, sen de bir Türk askerinin oğlusun. Böyle davranman çok tabii.

RIZA : (Sevinir) İyi o zaman yarın babam için de aynı şeyi yaparım.

EFEKT : GEÇİŞ MÜZİĞİ

MEYDANDA BÜYÜK BİR KALABALIĞIN UĞULTUSU/ FONDA

ŞEFİKA : (KENDİ KENDİNE) Aman Allah'ım ne büyük bir kalabalık! Bu miting diğerlerinden daha ihtişamlı! Artık millet uyanıyor.

MEMDUH : Şefika Hanım! Az daha gözden kaybediyordum sizi. Beni çınar ağacının altında beklemeyecek miydiniz?

ŞEFİKA : Haklısınız Memduh Bey, kararımız öyleydi, ama kalabalığın akın akın bu tarafa yöneldiğini görünce kendimi bu akışa bırakıvermişim.

MEMDUH : İşte, Türkiye'nin kalbi bu meydanda atıyor.

ŞEFİKA : Bu büyük kalbin bir parçası olmak çok heyecanlandırdı beni Memduh Bey, ellerime bakın nasıl titriyor.

MEMDUH : Aynı şey bende de var, zannediyorum bu meydana gelen herkes aynı heyecanı, coşkuyu yaşıyor.

ŞEFİKA : Minareleri gördünüz mü, siyah matem bayrakları asılmış!

MEMDUH : Sultanahmet Meydanı çok önemli bir güne şahit oluyor. Çevredeki binalara bakın, ağaçlara bakın... Her yerde Türk'ün uyanışı var. İşgalcilere iyi bir ders olacak bu.

EFEKT : KALABALIK DALGALANIR.

I.ADAM : Hatip kim?

II.ADAM : Bilmiyorum, ama Halide Edip diyorlar.

I.KADIN : Bakın bir kadın yöneldi kürsüye, jandarmalar arasında, Halide Edip o olmalı.

I. ADAM : Jandarmaya ne gerek var? Bu milletin evladını biz koruruz.

MEMDUH : Halide Edip Hanımefendi kürsüye çıktı gördünüz mü?

ŞEFİKA : Nasıl da heyecanlı görünüyor, Allah'ım bir Türk kadını meydandaki iki yüz bin kişiye konuşacak! Tarihî bir gün yaşıyoruz Memduh Bey.

MEMDUH : Padişahın hafiyelerine, İngilizlerin silahlarına kaşı ne büyük bir cesaret!

HALİDE EDİP : Kardeşler, Vatandaşlar,

Yedi yüz yılın şerefi, göğe yükselen bu minarelerin tepesinden Osmanlı tarihinin yeni faciasını seyrediyor, bu meydanlardan çok zaman alaylar halinde geçmiş olan büyük atalarımızın ruhuna hitab ediyor, başımı bu görünmeyen ve yenilmez ruhlara kaldırarak diyorum ki: "Ben bu vatanın bedbaht bir kızıyım. Ve bugünün talihsiz, fakat aynı derecede kahraman devrinin anasıyım. Atalarımızın ruhları önünde eğiliyor, onlara bugünün yeni Türkiyesi adına hitab ediyorum ki, silahsız olan bugünkü milletin kalbi de onlarınki gibi yenilmez kudrettedir.

EFEKT : KALABALIĞIN COŞKUSU

BİR GENÇ : (HIÇKIRARAK) Milletim zavallı milletim!

ŞEFİKA : Genç bir öğrenci bu, bayılacak galiba, yardım edelim Memduh Bey!

MEMDUH : Su yok mu? Rica ederim biraz su bulun!

I.KADIN : Buyur kardeşim!

ŞEFİKA : Çantamda kolonya var! Eline yüzüne sürelim, iyi gelir! Kardeşim, vatanperver kardeşim! Dayanamadı bu heyecana!

HALİDE EDİP : Kardeşler, evlatlar!

Bir gün gelecektir ki, daha büyük bir mahkeme, milletleri tabii haklarından mahrum bırakanları mahkûm edecektir. O mahkeme bugün bizim aleyhimizde olan devletlerin fertlerinden teşekkül edecektir. Çünkü her ferdin içinde ezelî bir hak duygusu vardır ve milletleri meydana getirenler de fertlerdir.

EFEKT : HAVADA UÇAK GÜRÜLTÜLERİ

ŞEFİKA : İngilizler uçaklarla bizi korkutmaya çalışıyor.

MEMDUH : Üzerimize ateş edecek olsalar bile, bu meydandan bir kişinin dahi kılı kıpırdamaz Şefika Hanım.

HALİDE EDİP : Kardeşler, evlatlar, beni dinleyiniz! Hükümetler düşmanımız, milletler dostumuz ve kalbimizdeki haklı isyan kuvvetimizdir. Bütün milletlerin haklarını kazanacağı gün çok uzak değildir. O gün geldiği zaman, bayraklarınızı alınız, bu maksat için canlarını veren kardeşlerimizi ziyaret ediniz. Şimdi yemin edin ve benimle beraber tekrarlayın.

Yüreğimizdeki mukaddes heyecan milletlerin hakları ilan edilinceye kadar devam edecektir.

KALABALIK : Yemin ediyoruz!

MEMDUH : Şefika Hanım, bakın önlerde Fransız üniformalı bir asker var görüyor musunuz?

ŞEFİKA : Evet, ağlıyor! Aman Allahım!... Belki bir Fransız, ama yüreği bugün bir Türk gibi çarpıyor! Halide Hanım ne kadar doğru söylüyor! Bizim düşmanımız milletler değil, hükümetler! Burada bizimle birlikte ağlayan bir Fransız'a nasıl düşman olabilirim.

MEMDUH : Asıl düşmanımız o Fransız'ı buraya sevk eden hükümettir Şefika Hanım.

KALABALIK : Haydi Bekirağa Bölüğüne!... Bekirağa Bölüğüne!...

ŞEFİKA : Ne oluyor Memduh Bey! Nereye gidiyor insanlar?

MEMDUH : Siyasî tutukluların hapsedildiği yere, Bekirağa Bölüğü'ne gidiyorlar. Zannediyorum onları kurtarmak isteyecekler.

ŞEFİKA : Halide Hanım da bu konuşmadan sonra İstanbul'da duramaz değil mi?

MEMDUH : Duramaz. İstanbul'da yapacak bir şey kalmadı artık. İstanbul hükümeti de İngilizler de onu rahat bırakmazlar.

ŞEFİKA : Onunla Anadolu'ya geçmek isterdim! Bu vatana faydalı olmak istiyorum Memduh Bey!

MEMDUH : Siz bir İstanbul kızı olarak Anadolu'da çok sıkıntı çekersiniz.

ŞEFİKA : Halide Edip de İstanbul kızı değil mi? Benim gözümde şehir adının bir önemi yok Memduh Bey, benim doğum yerim Türkiye'dir.

MEMDUH : Ben de istiklal ateşiyle yanıyorum Şefika Hanım, annemi emanet edeceğim birini bulur bulmaz gideceğim Anadolu'ya.

ŞEFİKA : Yengem bakar annenize, hele böyle mukaddes bir vazifeyle gideceğinizi öğrenince canı gönülden bakar hem de.

MEMDUH : Öyle sevinirim ki Şefika Hanım, bu bahsi ben yengenize ne zamandır açmak istiyordum, ama çekiniyordum, her taraf hafiye dolu.

ŞEFİKA : (GÜLEREK) Yoksa yengemin de hafiye olabileceğini mi düşündünüz? Aşkolsun Memduh Bey, onca yıllık komşuyuz.

MEMDUH : Dün sabah yeğeniniz Rıza, sabah sabah yoluma çıkıp açıkça Mustafa Kemal'den söz edince artık aynı tarafta yer aldığımızı anladım

ŞEFİKA : Ah bu çocuk! Bir gün olmadık bir yerde kaçıracak ağzından... Memduh Bey, iki İngiliz askeri geliyor bize doğru! Ne yapacağız şimdi, biri konuşmalarımızı dinleyip ihbar etmiş olmasın?

MEMDUH : Sakin olun Şefika Hanım! Korktuğunuzu anlarlarsa bizden iyice şüphelenirler.

EFEKT : MÜZİK

I.BÖLÜMÜN SONU



devamı var bu işini görürse atayım devamını
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Radyo Tiyatrosu | TGRT | Arkası Yarın | Muhteşem Bir Hazine | 122 Adet Hikaye lazzi E-Kitap (Pdf formatında) 0 09-30-2011 15:31
Hüseyin Turan - Yarin Olayım şarkı sözleri Yaso Türkçe Şarkı Sözleri 1 12-08-2010 22:39
geleneksel türk tiyatrosu ve özellikleri Sorusu Sevgi Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 12-19-2009 22:37
Komik Kamyon Arkasi Yazilari уυѕυƒ Komik Resimler 0 12-19-2008 17:46
Radyo Scripti - Radyo sitesi kurmak isteyenler için kaçırılması gereken bir Script Yaso Scriptler 4 08-15-2008 19:33


Şu Anki Saat: 11:13


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows