Bilqi Forum  
Kurt adam inancının kaynağı

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Kurt adam inancının kaynağı

Enteresan Resim ve Videolar


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-19-2013, 18:22   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
icon37: Kurt adam inancının kaynağı

Kurt adam inancının kaynağı

Kurda ya da başka bir yırtıcı hayvana dönüşen insanların öykülerine birçok ülkede rastlanır. Kurt olmayan bölgelerde (kurt, yalnızca kuzey yarımkürede yaşar) dönüşülen hayvan, o yörenin başka bir yırtıcı hayvanı olmaktadır. İnsanlığın tarihine bir bakıldığında, biçim değiştirip başka bir yaratığın şekline bürünme yeteneği, şeytani bir eylem olarak değerlendirilmiştir. Mesela Ortaçağ'ın karanlık Avrupa'sında cadıların istedikleri bir hayvana dönüşebileceğine inanılmakta idi.

Bir ayraç açıp şunu da söyleyelim: Biçim değiştirip başka bir varlığın şekline bürünme düşüncesi Eski Türkler'de de vardı. Eski Türkler, bu eylemi ''kabulma'', ''türlenme'', ''donuna girme'', ''giyimini giyme'', ''bürünme'', ''silkinme'' gibi deyimlerle tanımlarlardı. Yalnız, Türkler'deki biçim değiştirme ile ilgili inançlar, öteki kültürlerde olduğu gibi şeytan ve şeytanilikle bağlantılı olmayıp, dini ve mistik bir mahiyettedir. Mesela, Yakut Türkleri'nde leylek donuna girip uçan bir atadan söz açılır ve aynı düşünce Göktürkler'le ilgili bir efsanede de vardır. Bir Anadolu halk öyküsü ise şöyledir: ''...Hacı Bektaş Veli, bir güvercin donuna girip Anadolu'ya geldi. Bunu gören Anadolu dervişlerinden Tuğrul Baba, bir doğan donuna girdi ve Hacı Bektaş'ı yakalamak istedi. Ancak, Hacı Bektaş Veli silkindi ve yine insan olup, Tuğrul Baba'yı boğazından tuttu. Sonunda Tuğrul Baba, Hacı Bektaş'a biat etti...'' Zaten kurt, başka kültürlerde genellikle uğursuz ve kötü olarak değerlendirilir. Türk kültüründe ise kutlu bir hayvandır.

Dolunaylı gecelerde kurda ya da yarı kurt yarı insan bir yaratığa dönüşen kişilerin kurt adam olarak adlandırılıp efsaneleşmesi Ortaçağ Avrupası'nda Transilvanya bölgesinde gerçekleşmiştir. Zaten Transilvanya kurt adam, vampir, hortlak, hayalet gibi boş inançların kaynağı durumunda olan bir yerdir. Bunu, zamanın bölge halkının cehaletine ve yöneticilerin zalim davranışlarına bağlayabiliriz. Unutmayalım ki, vampir Drakula efsanesinin çıkış yeri de Transilvanya'dır. Ve Drakula gerçekten yaşamış bir kişidir. Asıl adı Vlad Drakul olan bu adam şimdiki Romanya topraklarında hüküm süren küçük ama zalim bir hükümdar idi. İşi gücü savunmasız Müslüman Türk köylerine saldırıp savunmasız insanları öldürmekti. Tarih kayıtlarına göre yakaladıklarını kazığa oturtur, diri diri ateşte kızartır, yüreklerini yer, kanlarını içerdi. Fatih Sultan Mehmed Han çağında yaşayan bu adam Türkler'e saldırıyordu, ama yalnızca savunmasız olanlarına. Hiçbir zaman Türk ordusunun karşısına çıkma cesaretini gösteremedi. Sürekli olarak Türk ordusundan kaçtı. Ama sonunda Türk akıncıları onu kıskıvrak ele geçirdiler ve layık olduğu karşılığı, Türk akıncılarının elinden buldu ! Ve sonra şahsiyeti üzerine bir Vampir Drakula efsanesi ortaya çıktı.

Kurt adam efsanelerinin Ortaçağ Avrupası'na dayanmasına karşın, kökenleri daha eskilere gider. MÖ 5.yy.da yaşamış Eski Yunanlı tarihçi Heredot, Karadeniz kıyısında yaşayan kimi toplulukların büyücülerinin, yılın bazı günlerinde kurda dönüştüklerinden söz eder. Yunan mitolojisinde de kurda dönüşme inancı vardır. Yunan mitolojisine göre birgün ilah Jupiter, Arkadya kıralı Lycaon'a kızarak onu kurda çevirir ve Lycaon da sonsuza dek kurt kalıp çevresini dehşete düşürür. Roma çağında ise Vergilius, Plinius, Propertius, Servius ve Petronius, kurt adamlarla ilgili öyküler yazmışlardır. Petronius, ''Satyricon'' adlı yapıtında tüm ayrıntılarıyla klasik bir kurt adam öyküsü anlatmaktadır.

Ortaçağ'ın karanlık Avrupası'nda kurt adam, büyücü, vampir ya da cadı olduğu ileri sürülerek birçok masum insan yakılarak öldürüldü. Aslında bu insanlar cadı, vampir gibi şeytani bir yaratık değillerdi. Olaylar incelendiğinde öldürülen kişilerin akıl hastası ya da fizik özürlü kimseler olduğu anlaşılmaktadır. Ama Engizisyon mahkemeleri, akıl hastaları ile fizik ya da zihin özürlü kimseleri de Tanrı'nın yarattığını düşünemeyecek ölçüde cehalete gömülmüştü. Asıl şeytan, Engizisyon ve çağın yöneticileri idi. Engizisyon ve devrin yöneticileri, kendi sömürü düzenlerini yaşatmak ve halkı baskı altında tutup daha çok vergi toplamak için cadıdır, büyücüdür bahanesiyle başta kendilerine karşı çıkanlar olmak üzere birçok günahsız kişiyi katlettiler.





Kurtadamlara ilişkin olaylar eskisi kadar yoğun olmamakla birlikte zaman zaman bu tür olaylardan söz edilmektedir. Örneğin Birinci Dünya Savaşı'ndan kısa bir süre önce üç kurt adamın ele geçirildiği öne sürülmektedir.

1925
'te ise Fransa'nın
Strasbourg
kenti yakınlarındaki bir köyün halkı, köyden bir çocuğun kurtadam olduğuna ilişkin tanıklık ettiler. 5 yıl sonra Bourg-Ia-Reine'de de bir kurtadam korku saldı. Pierre van Peasen,
1939
'da yayımladığı, Bizim çağımızın Günleri adlı kitabında bu olaya değiniyordu.

1946
'de Kuzey Amerika'nın en eski Kızılderili kabilelerinden biri olan
Navajo
'lara "dört ayaklı bir katil" musallat oldu. Bu garip yaratık hep
dolunay
zamanı ortaya çıkıyordu.

1949
'da Roma'da bir polis ekibi, garip davranışlı bir adamı izlemekle görevlendirildi. Adam, kurtadam psikozu içindeydi. Düzenli olarak her dolunay döneminde kontrolünü kaybediyor ve ürkünç bir şekilde uluyordu.

1957
'de
Singapur
'da polisler, benzeri bir olayı izlemek için görevlendirildiler. Çünkü, bir yatılı kız okuluna sürekli olarak bir kurtadamın saldırdığı iddia ediliyordu. Kızlardan biri bir gece, baş ucunda duran birisinin varlığıni hissederek gözlerini açtı. Karşısında saçları burnuna kadar düşen, uzun ve sivri dişli, korkunç görünüşlü bir adam duruyordu. Fakat olayın ardındaki gizem çözülemedi.

1975
'te İngiliz gazeteleri, Staffordshire'ın Ecc1eshall köyünde yaşayan 17 yaşındaki bir gencin olağanüstü haberleriyle dolup taşıyordu. Delikanlı, kurtadama dönüştüğü inancı içindeydi. Bu zihinsel acılarına kalbine sapladığı bir bıçakla son verdi. Delikanlının yakınlarından biri şöyle diyordu: Ölmeden çok kısa bir süre önce bana telefon etti. Yüzünün ve ellerinin renk değiştirdiğini ve giderek kurtadama dönüştüğünü söyledi. Az sonra sesi giderek homurtuya dönüştü."
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 06-19-2013, 18:23   #2
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kurtadamlar
Ayın gökte her zaman dolunay olarak kaldığı bu ülkede gökyüzü sanki onlar için yaratılmış..Onlar vampirlerin ezeli ve ebedi düşmanlarıdır.Kendi topraklarında bir tane bile vampirin gezmesine izin vermezler.Kurtadama dönüşmeden evvel ne kadar sakin ve soğukkanlılarsa,döünüşüm yaşadıktan sonra da bir o kadar hırçın ve ölümcül olurlar.Birçoğu Anakar rolündedirler.Dengenin bozulmaması için canlarını ortaya koyarlar..

Yaşanmış Kurtadam Olayları
ALINTIDIR


* 12.yy.da İngiltere'de bir kadın, kurt adam olan kocasının giysilerini saklayarak eve dönmesini engellediğini söyler. Kocasının kaybolmasından kısa süre sonra da başkası ile evlenir. Olay kıralın ilgisini çeker ve konu mahkemeye intikal eder. Mahkeme sonucunda kadın ve yeni kocası, kurt adam olduğu iddia edilen eski kocayı öldürdüklerini itiraf ederler.
* 1573'de Fransa Dijon'da, Gilles Garnier adında bir kişi kurt adam olduğu için köye zarar vermek ve çocukları parçalamakla suçlanır. Gilles Garnier, işkencelere dayanamayarak suçunu itiraf eder ve kazığa geçirilerek yakılır.
* 1589'da görgü tanıklığı yapan kimseler, Peter Stubbe'nin bir kurda dönüştüğünü gördüklerini söylerler. Mahkeme kurulu Peter Stubbe'yi işkenceyle idam etmek için başka kanıt aramaz. Peter Stubbe, tüm Avrupa'da ''Cologne Kurt Adamı'' olarak tanınır.
* 16.yy.ın sonlarında Fransa'da Bordoeaux kentinin yakınlarında birkaç genç kızı vahşi bir yaratık öldürür. Margaret Poiret adında adında bir çocuk da bu yaratığın saldırısına uğrar; ama kaçmaz ve bir şiş ile yaralayarak ele geçirilmesini sağlar. Küçük Margaret saldırganın kurt gibi baktığını ileri sürer. Zeka özürlü genç Jean Grenier sanık olarak mahkemeye çıkarılır. Tanıklar, onun özel bir merhemle kurda dönüşebildiğini övünerek anlattığından söz ederler. Jean Grenier, genç kızları öldürerek yediğini itiraf eder. Mahkeme sonunda zeka özürlü ve 13 yaşındaki Jean Grenier'in halusinasyon gördüğü ve tedavi edilmesi gerektiği kararına varılır. Bu mahkeme, kurt adamlığa bakış açısını değiştirir. Artık, bu tür olaylar, gerçek kurt adamlık ve akıl hastalığı biçiminde ikiye ayrılır.
* 1598'de Fransa'nın Caude bölgesinde köylüler, bir gencin cesedini parçalayan 3 kurt görürler. Anlattıklarına göre, kurtlar kendilerini görünce ormana kaçarlar. Köylüler kurtları izler. Çalıların içinde uzun saçlı, sivri tırnaklı, tırnaklarının arasında kanlı et parçaları bulunan Jacques Rollet'i bulurlar. Jacques Rollet, mahkemede kurt adam olduğunu, öteki iki kurdun da kendisi gibi kurt adam olan arkadaşları olduğunu itiraf eder ve idama mahkum olur. Ancak, Paris mahkemesi kararı bozar ve sanığı akıl hastahanesine gönderir. Jacques Rollet, bir daha kurt adama dönüşemez ve iki arkadaşı da bulunamaz.
* 1949'da İtalya'da polisler, kurt adam olduğunu sanan ve dolunaylı gecelerde uluyan bir adamı izlemekle görevlendirilirler.
* 1975'de İngiltere'de Staffordshire'da yaşayan 17 yaşındaki bir genç dolunayda kurt adama dönüştüğünü öne sürer. Birgün arkadaşına telefon edip yüzü ve ellerinin renk değiştirdiğini, giderek tam bir kurt adama dönüştüğünü söyler. Genç, kısa süre sonra yüreğine bıçak saplayıp kendini öldürür.



Kurtadam Tarihçesi
İlkçağ

Kurtadam inancı ilkçağdan beri birçok kültürde yer almıştır. Kurtadamlar ilk Plato tarafından bahsedilmiştir. Onun yazdığı “Natural History” de her jenerasyonun belli üyelerinin, 9 yıl için kurta dönüştüğü anlatılır. Ayrıca şair Vergil,yazar Petronius ve Strabo da kurtadamlarla ilgili kitaplar yazmışlardır.



Ortaçağ

Kurtadamlarla ilgili hikayeler Ortaçağ Avrupasında geniş bir kitle tarafından inanılıyordu. Bu zamanlarda Baltık ve Avrupa ülkelerinde bu inançlar iyice yerleşmişti. 15. ve 16. yüzyıllarda, cadılada olduğu gibi, kurtadamların da şeytanın hizmetkarları olduklarına, onların şeytanın desteğini ve yardımını almak için şeytanla anlaştıklarına inanılmıştı. Suçlular ve kaçaklar insanların bu batıl inancını, üzerlerine kurt giysileri giyip onları korkutarak kullanmışlardı. Kurtadam olduğundan şüphelenilen kişi, mahkum olduğunda canlı canlı yakılıyordu.

16.yüzyılda Fransa, kurtadamların idam edilmesini yasal hale getirdi. Kurtadamlarla ilgili davaların çoğu cinayet ve yamyamyıkla ilgiliydi. Bir çoğu da çocukları öldürüp, vücutlarının bazı parçalarını yemekten idam edildiler.



Kurtadamların Özellikleri
ALINTIDIR

Avrupa'da, 1520-1630 yılları arasında kayıtlara geçmiş 30.000 kurt adam vakası vardır. İnanışa göre kuduz bir kurt ya da kurt adam tarafından ısırılan bir insan, kurt adam olmaktadır.Dolunay altında açıkta uyumak, kurtların içtiği sulardan içmek de tehlikeliydi. İsviçreli filozof doktor Paracelsus'a göre kurt adamlar, öteki dünyada ruhu huzura kavuşamayan kimselerdi. Geceleri şiddet duygularını doyurmak isteyen kişilerin de büyü ile kurt adam olabileceğine inanılıyordu.
İnanışa göre, kurt adamlar kıllı derilerini insan biçiminde iken derilerinin altına gizlerler. Dolunaylı gecelerde kurda dönüşür ve insanları gırtlaklarından ısırarak öldürürler. Başka bir inanca göre de kurt adam tesadüfi olarak ya da kendi isteği ile kurda dönüşür. Kurt biçimine giren bir kişi yalnızca gözlerinden ve sesinden tanınabilir. Çünkü sadece bu özellikleri değişime uğramaz. Kurt adamı yakalamak için giysileri saklanır; çünkü o zaman kurt adam insana dönüşemez. Bir kurt adam olağan silahlarla ölmez; kurt adamı öldürebilmek için gümüş kurşun ya da gümüş kılıç gerekir. Yaralanan ya da ölen kurt adam, hemen insana dönüşür. İnsan şekline döndüğünde, eğer yaralı ise, yaraları da iyileşir. Kurt adama 3 kez adı ile seslenmek de onu insana çevirebilir.
5 forma bürünebilirler (insan, %75 insan %25 kurt, yarı insan yarı kurt, %75 kurt %25 insan, kurt)
özellikle yarı insan yarı kurt formda inanılmaz güçlü ve hızlı olurlar
güçlerinin temeli içlerindeki hayvan ruhudur, dolunaylı gecelerde, gaza geldiklerinde veya aşağılandıklarında bu öfkeden güç alarak daha da ölümcül olurlar, ayrıca çok hızlı iyileşirler ve büyü yapabilirler. çok zor durumda kalırlarsa yada araştırma yapmak için ruhlar alemine gidebilirler.
sadece gümüşten silahlarla açılan veya diğer doğa üstü varlıkların (vampirler, büyücüler, diğer kurtadamlar, avcılar) sebep olduğu yaraları iyileştiremezler tarih boyunca kimine göre bir evrim,kimine göre insanın içine şeytanın girmesi sonucu oluşan yaratık,kimine göre bir hastalık olmuştur.(bana göre de) bir hayal ürünü olduğunu söylemek araştırılınca nerdeyse imkansızdır, çünkü portreleriyle birlikte birçok kurtadam sanılan insan tarihte yer almıştır.hastalık ortaçağda çok yaygın olarak bulunan bir mantardan kaynaklanmaktadır. (hastalık:derinin sertleşmesi,gözlerin değişmesi,tırnakların sertleşmesi,kılların aşırı uzaması)



Kurtadamlığın Nedenleri
Porfiri

1964te yayınlanan bir makaleye porfirinin, kurtadam efsanelerinin nedeni olabileceğini açıkladı. Bundan 21 sene sonra, 1985te David Dolphin, profirinin vampir efsanelerini de açıklayabileceğini öne sürmüştü.

Porfiri kana kırmızı rengini veren hemoglobin maddesinde bulunan, hemoglobine oksijen taşıyan maddelerin üretilmesindeki anormalliklerden ortaya çıkan bir grup hastalıktır. Çok nadir görülen genetik bir hastalıktır. Porfirinin bir çeşidi olan doğuştan eritropoietik porfirinin belirtileri, ciltte çıkan ve güneşe aşırı hassas olan sarı tüylerdir ve hastalar sadece gece dışarı çıkabilirler ya da ciddi doku yaralanmalarına maruz kalırlar. Ayrıca hastanın elleri deforme olup pençe şekline bürünür, burun, göz kapakları, kulaklar ve parmaklarda değişimler gözlenir. Davranışlar tuhaf ve dengesiz bir hal alır, idrarda ve dişlerde kırmızı pigmentler belirmeye başlar. Ayrıca profirinin bazı çeşitleri sara ilişkildir.

1982de Amerikan genetist Frank Greenberg, profiri olan bir Meksikalı ailenin kurtadamlara benzediğini keşfetmiştir. Vücutları klasik kurtadam filmlerindeki gibi sarı tüylerle kaplıdır. Ailenin tamamen halk tarafından dışlandığı ve sadece sirkte iş bulabildikleri öğrenilir.
__________________
Zihinsel Hastalik


Kişilik bölünmesi gibi psikolojik hastalıklarda, hastanın bzen kendisinin kurtadam olduğuna inandığı görülmüştür. Kurtadamlarla ilgili halüsyasyonlar görmek gibi belirtileri olan hastalığın çeşitli sebepleri olabilir. Forestus ve Burton gibi eski yazarlar kurtadam hastalığını, melankoliye bağlamışlardır. Bu hastalığın örnekleri günümüzde şizofreni ile ilgilidir ama hakkında daha derin araştırmalar yapılamamaktadır.
Büyüyle Dönüşme


Ortaçağda kurtadamların cadılarla ilgili olduğu sanılırdı. Avrupada geceleri uluyup, insanları korkutan, gezginleri öldürüp yiyen efsane kurtadamların, cadıların kendilerini, şeytan efendilerinin emirleri doğrultusunda kurta dönüştürmeleri yüzünden olduğuna inanılırdı. Hatta çok güçlü oldukları için, şeytanın kendisi olarak bile kabul edilmişti.

Kurtadam dönüşüm geçirmiş bir cadı olmasa bile, yine de cadılıkla ilgisi vardır. Bazı hikayelerde Sabbath’a giden cadıların bu yaratıklar üzerinde yolculuk ettiği söylenir. 16.yüzyıl simyacısı Paracelsus’a göre ölmüş bir kurt, bir rahip tarafından lanetlenirse dönüşüm geçirir ve 7yıl böyle kalırdı. Fransız yazar Claude Seignolle, bu efsanenin, rahipler tarafından lanetlenen suçluların kurtadama dönmesi hikayelerinden türediğini söyler. Diğer yazarlar da kurtadamlığın bir çeşit “possession” (ele geçirme) vakası olduğunu anlatırlar. Bir çok 16. ve 17. yüzyıl uzmanı da kurtadamların, şeytanla anlaşan cadıların dönüşüm geçirmesinden ortaya çıktığını öne sürmüştür. Bütün bu popüler inançlar, kültürümüze işlediği için gerçekle mit arasındaki bağı kurmak da oldukça güçtür.

Bununla beraber daha önce de söylendiği gibi, kurtadama dönüşmenin şeytanla anlaşmayı gerektirmeyen bir çok yolu vardır. İtalya’daki inanca göre Cuma günü dolunayda doğanlar ya da böyle bir geceyi dışarda geçirenler kurtadam olmaya müsaittirler.Transilvanya’da ise insanlar kurt tarafından ısırılınca kurtadama dönüşüldüğüne inanırlar. Avrupa’da ise halen bir kurtun içtiği sudan içen ya da bir kurtun beynini yiyen kimsenin kurtadama dönüşeceği ve bunun gibi inançlar yaygındır.



Ergotamin


1520den 1630’a kadar olan periotta sadece Fransa’da 30000in üzerinde kurtadam-avı yapıldı. Kurtadam olarak suçlanan çoğu kişi fakir ve deniz seviyesine yakın yerlerde yaşayan insanlardı. Çavdar ekmeği Farnsa’nın fakir insanları için ana yemekti ve soğuk kışlardan sonra çavdar Ergot mantarına (çavdar ekmeği yeme sonucu oluşan bir hastalık) sebep oluyordu. Yeni bir teoriye göre ergot virüsü bulaşmış insanlar halüsnasyon görüp kendilerini kurtadam sanıyorlardı.

Fransa’da 1950lerde ergot zehirlenmesiyle ilgili önemli bir patlama yaşanmıştı.Ergotun semptomları halüsnasyonları da kapsar. 1950deki Fransız kurbanlar korkunç yaratıklar tarafından takip edildikleri ya dasaldırıya uğradıkları,vücutlarının kendilerine ait olmadığını hissettikleri yönünde raporlar verdiler. Ergot zehirlenmesi yaşayan başka bir adamın da, yedi defa bağlandığı yerden kurtulup kaçtığı, deri tasmasını ısırırken bütün dişlerini kaybettiği ve kendisini takip ettiğini söylediği bir kaplandan kaçmak için hastane penceresinin iki tane demir parmaklığını büktüğü rapor edildi.

Çavdar paraziti en yaygın taşıyan çeşit olmasına rağmen, arpa ve buğday da bazen virüs taşıyabilir. Ergotlar çavdarın üstünde, tohumun olduğu yerde siyahımsı-mor topaklar halinde görülür. Bu topaklardan yayılan morumsu parazitler ancak mikroskopla görülebilecek büyüklüktedirler. LSD ergot bileşimlerinden yapılan ilk maddedir. Ayrıca ergot parazitlerini sıcak etkilemez.

Ergot mantarı aslında sanrılara sebep olurlar ve zehirlidirler fakat LSD’ye dönüştürülmeleri kompleks bir kimyasal karışımdır ve doğal olarak üretilmez.

Ergotaminin Etkileri

İçine çekildiğinde, yutulduğunda ve deri yoluyla emildiğinde ölümcül olabilir.

Ayrıca mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı, mide ağrıları, kusma ve ishale sebeğ olabilir. Diğre semptomlar ise susama, nabzın değişmesi, çınlama sesleri duymak ve zihin karışıklığı. Kronik etkileri: hamile kadınların çocuklarını düşürmesine sebep olabilir



Kurtadam Klanları
ALINTIDIR


BLACK FURIES:
bu klanın en büyük özelliği tamamen dişilerden oluşmasıdır. Kabile içinde doğan erkek çocukları eski bir gelenek yüzünden çoğunlukla öldürülür. Erkeklere karşı çok önyargılı olan üyeler, kadınların Toprak Ana'yla özel bir bağı olduğuna inanırlar. Fenris'in çocukları ile aralarında çok eski ve çok güçlü bir düşmanlık vardır.

BONE GNAWERS:
İnsanların şehirlerinde varlığını sürdürebilmiş iki kabileden biridir. Genellikle şehirlerin fakir ve harap bölgelerinde sefalet içinde yaşarlar. Son derece kurnazdırlar. Fiziksel görünüşleri çok kötü, hatta acındırıcı olan bu kurtadamlar içlerinde Toprak Ana'nın şefkatini ve ezilmişlerin nefretini taşırlar.

CHILDREN OF GAIA:
Garou (kurtadam) ların belki de en bilge klanıdır. Savaşın her zaman gerekli olmadığına, vahşeti kabullenmenin sadece düşmanın işine yarıyacağına inanırlar. Diğer bütün kabileler onları biraz pasif bulmakla beraber, iyileştirici ve birleştirici doğalarına saygı duyarlar.

FIANNA:
Ozanları ve hikayecileri ile bilinen bu klan ayrıca bir çok büyük savaşçı yetiştirmiş ve efsaneleştirmiştir. Şarkları ve hikayeleri kurtadamların unutulmuş tarihini içinde saklar.
İrlanda onların ata toprağıdır.

GET OF FENRIS:
Eğer bir gün bir kurtadam kanlı pençeleriyle Wyrm'ı öldürmeyi başarırsa, bu kurtadam herhalde bir Get of Fenris olacaktır. Vahşi ve saldırgan olan kabile üyeleri, Wyrm'a karşı olan savaşın en ön saflarını işgal ederler. Hiç bir Get kavgadan geri çekilmez, onlar için hayatın değeri yoktur çünkü onlar ölümün bir başlangıç olduğuna inanırlar. Şunu da belirtmek lazım ki, bitmek bilmeyen nefretleri nordik kökenli bu kurtadamların bir çok hata yapmalarına sebep olmuştur.

GLASS WALKERS:
Glass Walker'ların doğal ortamı şehirdir. Uygarlıkla eskiden beri yakın bir bağı olan klan, diğer klanlar tarafından yoldan sapmakla ve toprağı terketmekle suçlanır. Onlar ise şehirleri orman, binaları ise ağaç olarak görürler. Gerçek olan bir şey varsa o da insan toplumu içinde güçlü konumda olan klan üyelerinin, Wyrm'ın başına büyük belalar açtıklarıdır.

RED TALONS:
Red Talon'ların hepsi saf kurt ırkından gelir ve doğal olarak hepsi Lupus'tur. Sayıları son asırda çok azalan bu klan üyeleri insanlardan nefret ederler ve bu nefret haksız bir nefret değildir, sonuçta insanlar bu günkü durumu yaratmışlardır ve bazıları ölmeyi haketmektedirler. Ne yazık ki Red Talon'lar pek seçici değildirler...

SHADOW LORDS:
bu klanın büyük ideali, biraz klişe ancak, önce kurtdamları, sonrasında da dünyayı yönetmektir. Bu amaç için gereken her çeşit yola başvuran klan üyeleri, bu yolların bazen onları yozlaştırmasına pek aldırmazlar. Gölgelerden saldırmayı onursuz bulmazlar ve entrika çevirmeyi sanat haline getirmişlerdir. Bütün bunlar bir yana, asırlar süren çabaları sayesinde Shadow Lord'lar bir çok önemli savaşın kazanılmasını sağlamış, özellikle Doğu Avrupa' da vampirlerle yaptıkları mücadele kan emicilere önemli dersler vermiştir.

SILENT STRIDERS:
Garouların gezginleri. Kökenleri Afrika ve Mısır'a uzanır. Bilinmeyen bir zamanda anayurtlarından ayrılan bu klanın üyeleri sürekli dünyayı (ve başka yerleri) dolaşırlar ve diğer kurtadamlara bilgi taşırlar,
hikaye anlatmayı en az Fianna'lar kadar severler. Bir Silent Strider gittiği her yerde saygı görür çünkü onların fedakarlığı ve çektikleri acılar diğer kurtadamlar arasında artık efsaneleşmiştir.

SILVER FANGS:
Her topluluğun yöneticileri, liderleri vardır. Silver Fang'ler Garou toplumunda bu boşluğu doldururlar. bu klan, soyu en köklü ve en eski kabiledir. Kurtadamların efsanevi fiziksel güzelliği ve yüceliği onlarda vücut bulur. Eski zamanlarda dünyayı kontrol edebilecek güce sahip klan, yapılan yanlışlar ve kaybedilen mücadeleler sonucu bu gücünün büyük bir kısmını yitirmiş ve bu günkü haline kavuşmuştur. Ne olursa olsun diğer bütün klanlar onların gücüne ve otoritesine hala saygı göstermektedirler.

STARGAZERS:
Kurtadamların filozof klanıdır, çoğunlukla uzakdoğudan gelirler. Bilgelikleri ve iç dengelerini koruma yöntemleri diğer Garouların onlara saygı duymalarını için yeterlidir. Yalnız yaşamayı tercih ederler, belki de kimsenin onları dinlemeyeceğini ve anlamayacağını bildikleri için. Sürekli bir arayış içindedirler ama bu arayışları onlara dövüşmeyi unutturmamıştır.

UKTENA:
Amerika kökenli varlığını sürdüren iki klandan biridir. Kökleri Maya ve Azteklere dayanır fakat daha sonra Amerika kıtasına gelen asyalı ve afrikalıları da kabilelerine kabul etmişlerdir. Tüm Uktena'lar karanlık bir yol izler. Hiç bir Garou onların sırlarını tam olarak bilemez. Bilinen, onların Wyrm la özel bir savaşlarının olduğu ve bir şekilde onun karşısında bir bariyer olduklarıdır. Tabi ki düşmana bu kadar yakın olmak onlara karanlık bir taraf vermiş, diğer kurtadamlar tarafından dışlanmalarına
sebep olmuştur

WENDIGO:
Amerikanın bu ikinci aktif klanıdır, kızılderili ırkından gelir. Topraklarını avrupadan gelen vampirlere kaptıran Wendigo'ların içinde hala kaybettikleri savaşın acısı vardır. Son derece gelenekçi olan bu klan, atalarının toprağını temizlemek için umutsuz bir savaş vermektedir. yabancılara karşı olan önyargıları bu güne kadar klanın saf kanını korumuşsa da, onları çok zorlu bir savaşın içine sürüklemiştir.Kırmızı Başlıklı Kız Efsanesi
Kırmızı başlık kız hikayesi kurtadam mitinin tüm detaylarını taşıyor: kırmızı giysi, ormanın derinliklerinde bir “büyükanne”ye yemek sunmak, kurt-derisi içinde bir büyükanne, yutulmanın ve yeniden doğuşun yamyamca bir motifi.

Hikayenin asıl kurbanı kırmızı giymiş bakire olamazdı. Ava giden avlanan hesabı, avcı av olmalıydı.

Pamuk Prenses de olduğu gibi kırmızı başlıklı kız da tanrıça trinitynin bir parçasıydı. Romalı kilise adamlarına göre, ay tutulmasında, ayın kırmızı olması tanrıçanın kendi kanıyla olur. Tanrıçayı pişman etmek ve kötüden uzaklaştırmak için kendi kurtları ona saldırmıştır.



Kurtadamlık
Kurtadamlık yamyamlıkla yakından iliskilidir. Bir kurtadamın bir gecelik aktivitesi kurbanlarını avlanmak, oldurmek ve yemektir. Cogu kaynak tek amaclarının kuzu gibi hayvanlarının butun surulerini oldurup yemek oldugunu belirtir. Her ne kadar yemekte ayrım yapmasalar bile cocuk eti gibi genc ve taze etleri tercih ederler. Insanlarin dogasinda oldurme ve hayat alma durtusu vardir. Aci cekerken seyretmekten hoslanma, zarar verme ve iskence etme egilimi her tur insanda bulunur. Bu kana susamislik ve yamyamlik ''akil hastaligi'' olarak degerlendirilirken aslinda tam da Kurtadamlik katagorisine dusmektedir. Beyindeki sorunlar o kisinin halusilasyon gormesine ve iradesinin azalmasina sebebiyet verir.

25.000 yil once insanoglu vejeteryandi, bitkilerle beslenir ve et yemezdi. Yeni cevreye kendini kabullendirmek icinse avlanmaya baslamak zorunda kaldi, et yedi ve insan derileri giydi. Bunlar insanlarin Kurtadamlikla sonuclanan sadistlik ve mazosistlik gibi duygulari beslemesinin kaynaklari oldu.

Kurtadamlarin karakterlerine dair cok ilginc teoriler vardir. Cinsel yonden egilimleri gibi. Ilk caglarda kurt derisi giyen biri istedigi kadin icin lideriyle dovusmeye kalkabiliyor ve kadinini kacirma cesaretini kendinde bulabiliyordu. Bu yuzden Kurtadamlarin insan kaciran varliklar olduklarina inanilir.

Ilk insan kabileleri yagan kar kulubelerini yokettigi zaman doguya gocmek zorunda kaldilar. Dogu'da hala meyve ile beslenen baris dolu insanlar yasiyordu. Ve bir gun Dogu'ya kurtadam derileri giymis adamlar saldirirsa, heryeri yikip kadinlariniza tecavuz ederse ve ertesi gun hersey sanki kurt saldirisina ugramis gibi gorunurse siz de insan ile kurt arasinda benzerlik oldugunu dusunmezmisiniz ?


Benandanti Kurtadamları
Bu olay 1692de Jurgenburg Livonia’da, Baltık denizinin doğusundaki kurtadam efsanelerine dayanıyor. 80 yaşında bir adam olan Thiess hakkında bir hikaye.

Thiess kurtadam olduğunu itiraf etti ve osırada ölü olan Skeistan adında bir cadının onun burnunu kırıp dövdüğünü söyledi. Thiess’in ifadesine göre Skeistan ve diğer cadılar, ordaki mahsülün büyümesini engellemeye çalışıyorlardı. Bunun amacı da tüm hububatı cehenneme yollamaktı.Thiess, mahsülün büyümesine yardım etmek için, bir grup kurtadam arkadaşı ile birlikte cehenneme inip mahsülü kurtarıp cadılarla savaştıklarını söyledi.

Cadıların ve kurtadamların savaşı yılın üç gecesi oluyordu: Saint Lucia, Pentecost ve Saint John.( Mevsimsel değişimler) Eğer kurtadamlar, köyü cadılara karşı savunmasalardı, açlık başlayacaktı. Kurtadamlar demir sopalarla saldırırken cadılar süpürge sapları kullanıyorlard ve Skeiston, Theiss’in burnunu at kuyruğundan yapılma bir süpürgenin sapıyla kırmıştı.

Jüri böyle bir tanıklık karşısında elbette ki çok şaşırdı, çünkü kurtadamları şeytanın ajanları sanıyorlardı. Şimdi de kurtadamların şeytana karşı savaştıklarını duymuşlardı. Kurtadamların ruhlarına ne olduğu sorulunca Thiess cennete gittiklerini söyledi. Ayrıca kurtadamların tanrıların köpekleri olduklarını ve dünyayı şeytandan korudukları yönünde ısrar etti. Eğer kurtadamlar olmasaydı bütün dünya acı çekecekti. Ayrıca Rusya ve Almanya’da da cadılarla kendi cehennemlerinde savaşan kurtadamlar olduğunu söyledi. Asla şeytanla anlaşma yapmayacaklarını ve dünyada her zaman cadılarla savaşmaya hazır bulunacaklarını ifadesine ekledi.

Jüri Thiess’i putperestlik ve batıl inançları olduğu gerekçesiyle 10 kırbaça mahkum etti.

Peter Stubb
Başka bir kurtadam vakası da Peter Stubb’dır. Peter’ın itirafı ölesiye işkence gördükten sonra gelmiştir. Kendi söylediği şekilde “günahkar sanatlar”a 12 yaşında başlamış ve şeytanın kendisine kurtadama dönüştürmesini sağlayan bir kemer verdiğini iddia etmiştir.

Peter Stubb köyünde terör estirdi. 13 çocuk ve 2 hamile kadınla beslendi. Ayrıca öz kızıyla cinsel ilişkiye girdiğini ve bir çok metresi olduğunu itiraf etti. Cinsel iştahı doymak bilmediği için şeytanın ona bir succubus yolladığını söyledi.

Peter Stubb’ın bu değişik yaşam biçimi 25 yıl boyunca, avcıların onu kurt halinde yakalamarına kadar devam etti. Jüri Peter’ın taktığı kemeri bulamadı ama “şeytan verdiği gibi geri aldı” şeklinde bir açıklamada bulundu. Bu davada kanıt bulunamamasına rağmen Stubb acımasızca idam edildi. Eti kemiklerinin on yerinden kırmızı sıcak kıskaçlarla çıkarıldı, tahta bir baltayla kolları ve bacakları kırılıp yakıldı. Kızı ve bir metresi de suçlarına ortak olmaktan dolayı tutuklanıp idam edildiler.

She-wolf Üçüz-Tanrıça’nın yüzlerinden biridir.O üç ruhunu oğlu olan efsanevi Kral Erulus ya da Herulus’a vermiş, Evander kralı yendiği zaman, onu üç defa öldürmesi gerekmiş. Üçüz-Tanrıça’ya tapan Amazonlar, Neuri adında bir kabile kurmuşlar. Ana dinsel festivallerinde yılın birkaç günü kendilerini kürkler ve maskeler giyerek kurta dönüştürüp, tanrıçalarını anarlar.

Kuzey Slavlar eski zamanlarda yeni doğmuş bir çocuğu kurt derisinden geçirip, bunun she-wolf’un doğumunu simgelediğine inanmışlar. Hristiyanlığın gelmesiyle de bu seremoninin çocukları cadılardan koruduğu inancı yerleşmiş. Ama asıl amaç çocuğu kurt totemine yaklaştırıp, ikinci doğumun kurt tarafından olmasını sağlamaktı.

Galyalı Diana ilk ve ortaçağa ait bir çok kurt hikayesi anlatmıştır. Lupa adı, vahşi hayvanların anası olarak geçer ve Fransız kadınların çoğu onu kendine örnek almışlardır.

She-wolf’un aşıkları onu çoğu kez kutsal bir dağda buluyorlardı. Efsaneye göre genç erkekler sihirin sırlarını ve büyü yapmayı, tanrıçanın heykelinin önünde mastaurbasyon yapıp üzerine meni sürdüklerinde öğrenebiliyorlardı. She-wolf onlara bir daha hristiyan kilisesine ayak basmamaları şartıyla yol gösterip koruyuculuk yapardı.
__________________

Soranus Efsanesi
Kurt-tanrı efsanesinin Roma versiyonu da, Dis Pater Soranus ya da Feronius, “Kurtların Anası” Sabine’nin eşidir. Yapılan Ferenoia festivalinde, insnaların tanrılarını anmak için çıplak ayakla kor kömürler üzerinde yürüdükleri söylenmiştir. Ayrıca ruhu kurt derileri olan genç adamların ajanlığı ile gezinen, Lupa, she-wolf, efsanesi de Lupercalia ya da she-wolf festivali ile anılır.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-19-2013, 18:23   #3
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart





  • Lycoan Efsanesi
    İnsanın yaratıklara dönüşmesi efsanesi ilkçağa kadar uzanır. Eski Yunanistan’da kurtadam efsaneleri Olympian dininin tarih öncesi zamanlarıyla bağlantılıdır.

    Virgil ilk kurtadamın kader tanrıçası Moires (Gecenin Tanrıçası Nyx’in kızlarından biri) olduğunu söyler.

    “Lycan” ismi Apollo Lycaeus’a ithaftır. Apollo Lyceus ünlü “Kurt Tapınağı”na tapmıştır. Apollo tanrısal bir kurt gücü olduğuna inandığı Artemis’le, 9 kurbanının kanının Orestes’e verildiği Troezen’de yakın dost olmuştur. Apollo’nun Mısırlı olduğu ve isminin Anubis’in çok eski bir adından geldiği söylenir.

    Başka bir mite göre de Lycaeus ya da Lycoan’ın Yunan bir kurt kral olduğudur. Lycaon Zeus’u kandırmaya karar verir. Zeus’a içinde insan etinin de olduğu bir tepsi yemek sunar. Zeus çok kızar ve Lycaon’u bir kurta dönüştürür ama aklını insan olarak bırakır, böylece Lycoan lanetinin hep farkında olacaktır.

    Arcadia’da Lycaeus Dağı’nda bu mitle ilgili olarak özel bir festival yapıldığı söylenir. Rahipler içinde insan etinin de bulunduğu kurbanlık yemekler hazırlarlar. Efsaneye göre, bunu tadan herkes bir kurta dönüşür ve tekrar insan olması için 9 sene insan eti yememesi gereki



    Kurtadam Türleri
    Ruh Hastalığı

    Bu hastalığı taşıyan hastalar kendilerini kurt zannederler. Hasta, gerçekten biçim değiştirmez, kurta dönüşmez ama gerçek bir kurtadam kadar tehlikelidir. Kurtadam olaylarının çoğu, bu ruh hastalığı ile ilişkilidir.



    Gerçek Kurtadamlar
    İkinci tür ise, insanın gerçek bir kurta transformasyonudur. Bu kurtadamlar iki çeşittir: Gönüllü olanlar ve olmayanlar ya da alfa ve beta.

    Alfa Kurtadamlar
    Bunlar başka bir yaratık tarafından ısırılmış ya da lanetlenmiş, istemeyerek döünşmüş kurtadamlar sınıfıdır. Dönüşme üzerinde kontrolleri yoktur ve kurta ya da insana dönüşüm ayın durumuna bağlıdır.


    Beta Kurtadamlar
    Kurta dönüşme yeteneğini çeşitli tılsımlar, ilaçlar kullanarak kazanan ya da kalıtımsal olarak böyle doğan kurtadamlar sınıfıdır. Jenarasyondan jenerasyona geçen kalıtım, kendini ergenlik çağından sonra gösterir. Büyü kullanıldığında ise , kişinin doğa üstü güçlere sahip olması hatta çeşitli psişik güçleri emrine çağırması mümkündür.

    Bu laneti kendi iradeleriyle alanlar, şeytanla anlaşmak zorundadırlar. Anlaşma yine kişinin kendi iradesine göre herhangi bir zaman değiştirilebilir. Bu anlaşmayı yapanların, genelde ölmüş biri ya da sevdikleri biri için intikam amacıyla yaptıkları söylenir.


    Alfa ve Beta
    Alfa ve Beta kurtadamları arasında karmaşık bir ilişki vardır. Kişi bir kurtadam tarafından ısırıldığında, tüm hayatı ve ölümü kurtadamlıkla lanetlenmiş olur. Buna rağmen eğer insan kanı tatmazlarsa, lanet geri alınabilir. Eğer Alfa kurtadamı bir Beta tarafından öldürülürse, Beta’nın laneti son bulur. Ayrıca Beta, Alfa ya da başka bir Beta tarafından ısırılmış olsa da, yok edilmesi gereken Alfa’dır. İlginç olan başka bir şey de Alfa ve Betaların benzer kanı taşımalarına rağmen, Alfa kendisine de aynı zararı vermeden bir Beta’ya dokunamaz. Fakat Beta’nın zarar görmesi ya da öldürülmesi Alfa’yı etkilemez.



    İnsan Savaşçılar
    Bir çok kabile ve askeri birlik, kurtları totemleri olarak kabul etmiş ve kendilerinin de kurtadam olduklarına inanmışlardır.(The Bersekr, The Lombards, Nazi ordusundan bir bölük v.s..)



    Manevi Kurtadamlar
    Bir yaratığın fiziksel manifestosu ya da ruhsal bir hastalıktan ziyade şamanların çıktığı hayal gezilerine yakındır manevi ya da ruhsal kurtadamlar. Kişinin ruhunun bedeninden ayrılıp, o kabileye ait totemin şekline girdiğine inanılır. Teriomorp bir şekil değiştiricidir; insan şekli gibi hayvan şekline de bürünebilen bir varlıktır.Ruhsal bir teriomorp, kendi kişiliğinde ve hareketlerinde hayvanları görebilen ve onların şeklini alabilen kişidir.
    __________________


    TaRihte KuRT aDaMLIk

    Tarihte Kurtadamlık
    18. yüzyılda yapılmış bir resim: Bir adam kurda dönüşüyor. O dönemlerde halk, bir kurtadamın giysileri saklanırsa artık onun insan 'biçimine giremeyeceğine inanırdı.Eski Yunanlılar ve Karadeniz'in kuzey kıyılarına yerleşmiş Scythia soyu, bölge yerlileri Neurianları sihirbaz olarak kabul ediyorlardı. Bu olağan üstü büyücülerin her yıl birkaç gün için kurda dönüştükIerine inanıyorlardı. Tarihin babası olarak nitelendirilen M.Ö. 5. yüzyılda yaşamış olan eski Yunanlı Heredot ise dilediklerinde kurda, dilediklerinde insana kolayca dönüşebilen bir insan türünden söz etmektedir..

    Bir görüşe göre yüzyıllar önce, insanlığın erken tarihlerinde kurtadam doğal olmayan bir istekle insan etine açlık duyan bir canlı türü olarak kabul edilirdi.Bu insan, çeşitli büyülerin yardımıyla dilediğinde yırtıcı bir kurda dönüşmenin bir yolunu bulmuştu. Eskilerin söylediğine göre, kurda dönüşen kişi insan sesini ve insan gözlerini muhafaza eder. Ancak vahşi dört ayaklı kurdun kuvvet ve kurnazlığını taşırdı. Kurtadamın kim olduğunu ses ve gözlerinden tanımak mümkündü.

    Biçim değiştirerek kurda dönüşrnek olayından, Roma edebiyatında bir büyü işi olarak söz edilir. M.S. I. yüzyılda eser vermiş Vergilius, bu söylenceden söz eden ilk Latin ozanıdır. Bunu Propertius, Servius, ve Petronius izlemiştir. Petronius, M.S. 54-68 yılları arasında Nero dönemi Roma'sının saray eğlence müdürüydü. Satyricos adlı kitabında hiciv, macera ve fantezi dolu bir kurtadam öyküsü de vardır.

    Eski Yunan ve Roma geleneğinde bir insanın kurda dönüşmesi, bir ceza olarak simgeleniyor. Böyle bir olayı M.S. 64-113 yıllarında yaşamış olan Plinius şöyle anlatıyordu: "Tanrılara insan kurban etme törenlerinden birinde kurban gölün kıyısından alınır. Ancak kurban kaçarak karşı kıyıya yüzdü. Karaya çıktığında kurda dönüşmüştü. Bundan sonraki 9 yıl boyunca yanında bir grup insanla kırlarda dolaştı. Eğer bu süre içinde insan etine yaklaşmazsa yeniden insan olacaktı. Nitekim kurtuldu ama hayatının 9 yılını kurt olarak yaşadı. "

    Günahı yüzünden ceza olarak kurtadama dönüşen birinin öyküsünü de M.Ö. 43-M.S. 18 tarihleri arasında yaşamış Ovidius anlatır. Metamorphoses (Değişimler) adlı uzun şiirinde, yaradılıştan Sezar'a dek olan dönemdeki mucizevi değişimlerden söz eder. Romalı ozan Ovidius, Arkadya'nın mitsel, kralı Lyeaon'un öyküsünü anlatır: "Tanrılar tanrısı Olimposlu Jupiter Lycaon'u denemek için kılık değiştirip onun sarayına yemeğe gider. Lycaon da onun Tanrı olup olmadığım anlamak için insan etinden yemek ikram eder. Jupiter bunu anlayınca ceza olarak Lycaon'u kurda çevirir. O da bu kimlikle sonsuza dek kalır ve çevreye korku salar." M.Ö. 4. yüzyıl civarında Eflatun ve M.S. 2. yüzyılda Pausanias da hemen hemen aynı türden değişim öyküleri anlatarak aynı noktada buluşuyorlardı.

    15. ve 16. yüzyıllarda kurtadama dönüşme inancı, tüm Avrupa 'da büyücülük ve cadılıkla aynı kefeye konuyordu. Özellikle Fransa ve Almanya'da kurtadam olduğundan şüphe edilen biri, acımadan yakılır ya da asılırdı. Nitekim kurtadam avı dinsel duygular adına yapılırdı. Büyücü ve "kurtadam mahkemeleri" bugün bile anlatılmaktadır. Sözgelimi 100 yıldan daha fazla bir süre, 1520-1630 yıllarında Fransa'nın yaklaşık 30.000 kurtadam olayıyla sarsıldığı
    bilinmektedir.




    Bu olay 1692de Jurgenburg Livonia’da, Baltık denizinin doğusundaki kurtadam efsanelerine dayanıyor. 80 yaşında bir adam olan Thiess hakkında bir hikaye.

    Thiess kurtadam olduğunu itiraf etti ve osırada ölü olan Skeistan adında bir cadının onun burnunu kırıp dövdüğünü söyledi. Thiess’in ifadesine göre Skeistan ve diğer cadılar, ordaki mahsülün büyümesini engellemeye çalışıyorlardı. Bunun amacı da tüm hububatı cehenneme yollamaktı.Thiess, mahsülün büyümesine yardım etmek için, bir grup kurtadam arkadaşı ile birlikte cehenneme inip mahsülü kurtarıp cadılarla savaştıklarını söyledi.

    Cadıların ve kurtadamların savaşı yılın üç gecesi oluyordu: Saint Lucia, Pentecost ve Saint John.( Mevsimsel değişimler) Eğer kurtadamlar, köyü cadılara karşı savunmasalardı, açlık başlayacaktı. Kurtadamlar demir sopalarla saldırırken cadılar süpürge sapları kullanıyorlard ve Skeiston, Theiss’in burnunu at kuyruğundan yapılma bir süpürgenin sapıyla kırmıştı.

    Jüri böyle bir tanıklık karşısında elbette ki çok şaşırdı, çünkü kurtadamları şeytanın ajanları sanıyorlardı. Şimdi de kurtadamların şeytana karşı savaştıklarını duymuşlardı. Kurtadamların ruhlarına ne olduğu sorulunca Thiess cennete gittiklerini söyledi. Ayrıca kurtadamların tanrıların köpekleri olduklarını ve dünyayı şeytandan korudukları yönünde ısrar etti. Eğer kurtadamlar olmasaydı bütün dünya acı çekecekti. Ayrıca Rusya ve Almanya’da da cadılarla kendi cehennemlerinde savaşan kurtadamlar olduğunu söyledi. Asla şeytanla anlaşma yapmayacaklarını ve dünyada her zaman cadılarla savaşmaya hazır bulunacaklarını ifadesine ekledi.

    Jüri Thiess’i putperestlik ve batıl inançları olduğu gerekçesiyle 10 kırbaça mahkum etti.



    kurtadam klanları
    Kategori: lycan _kurtadam_

    BLACK FURIES:
    bu klanın en büyük özelliği tamamen dişilerden oluşmasıdır. Kabile içinde doğan erkek çocukları eski bir gelenek yüzünden çoğunlukla öldürülür. Erkeklere karşı çok önyargılı olan üyeler, kadınların Toprak Ana'yla özel bir bağı olduğuna inanırlar. Fenris'in çocukları ile aralarında çok eski ve çok güçlü bir düşmanlık vardır.

    BONE GNAWERS:
    İnsanların şehirlerinde varlığını sürdürebilmiş iki kabileden biridir. Genellikle şehirlerin fakir ve harap bölgelerinde sefalet içinde yaşarlar. Son derece kurnazdırlar. Fiziksel görünüşleri çok kötü, hatta acındırıcı olan bu kurtadamlar içlerinde Toprak Ana'nın şefkatini ve ezilmişlerin nefretini taşırlar.

    CHILDREN OF GAIA:
    Garou (kurtadam) ların belki de en bilge klanıdır. Savaşın her zaman gerekli olmadığına, vahşeti kabullenmenin sadece düşmanın işine yarıyacağına inanırlar. Diğer bütün kabileler onları biraz pasif bulmakla beraber, iyileştirici ve birleştirici doğalarına saygı duyarlar.

    FIANNA:
    Ozanları ve hikayecileri ile bilinen bu klan ayrıca bir çok büyük savaşçı yetiştirmiş ve efsaneleştirmiştir. Şarkları ve hikayeleri kurtadamların unutulmuş tarihini içinde saklar.
    İrlanda onların ata toprağıdır.

    GET OF FENRIS:
    Eğer bir gün bir kurtadam kanlı pençeleriyle Wyrm'ı öldürmeyi başarırsa, bu kurtadam herhalde bir Get of Fenris olacaktır. Vahşi ve saldırgan olan kabile üyeleri, Wyrm'a karşı olan savaşın en ön saflarını işgal ederler. Hiç bir Get kavgadan geri çekilmez, onlar için hayatın değeri yoktur çünkü onlar ölümün bir başlangıç olduğuna inanırlar. Şunu da belirtmek lazım ki, bitmek bilmeyen nefretleri nordik kökenli bu kurtadamların bir çok hata yapmalarına sebep olmuştur.

    GLASS WALKERS:
    Glass Walker'ların doğal ortamı şehirdir. Uygarlıkla eskiden beri yakın bir bağı olan klan, diğer klanlar tarafından yoldan sapmakla ve toprağı terketmekle suçlanır. Onlar ise şehirleri orman, binaları ise ağaç olarak görürler. Gerçek olan bir şey varsa o da insan toplumu içinde güçlü konumda olan klan üyelerinin, Wyrm'ın başına büyük belalar açtıklarıdır.

    RED TALONS:
    Red Talon'ların hepsi saf kurt ırkından gelir ve doğal olarak hepsi Lupus'tur. Sayıları son asırda çok azalan bu klan üyeleri insanlardan nefret ederler ve bu nefret haksız bir nefret değildir, sonuçta insanlar bu günkü durumu yaratmışlardır ve bazıları ölmeyi haketmektedirler. Ne yazık ki Red Talon'lar pek seçici değildirler...

    SHADOW LORDS:
    bu klanın büyük ideali, biraz klişe ancak, önce kurtdamları, sonrasında da dünyayı yönetmektir. Bu amaç için gereken her çeşit yola başvuran klan üyeleri, bu yolların bazen onları yozlaştırmasına pek aldırmazlar. Gölgelerden saldırmayı onursuz bulmazlar ve entrika çevirmeyi sanat haline getirmişlerdir. Bütün bunlar bir yana, asırlar süren çabaları sayesinde Shadow Lord'lar bir çok önemli savaşın kazanılmasını sağlamış, özellikle Doğu Avrupa' da vampirlerle yaptıkları mücadele kan emicilere önemli dersler vermiştir.

    SILENT STRIDERS:
    Garouların gezginleri. Kökenleri Afrika ve Mısır'a uzanır. Bilinmeyen bir zamanda anayurtlarından ayrılan bu klanın üyeleri sürekli dünyayı (ve başka yerleri) dolaşırlar ve diğer kurtadamlara bilgi taşırlar,hikaye anlatmayı en az Fianna'lar kadar severler. Bir Silent Strider gittiği her yerde saygı görür çünkü onların fedakarlığı ve çektikleri acılar diğer kurtadamlar arasında artık efsaneleşmiştir.

    SILVER FANGS:
    Her topluluğun yöneticileri, liderleri vardır. Silver Fang'ler Garou toplumunda bu boşluğu doldururlar. bu klan, soyu en köklü ve en eski kabiledir. Kurtadamların efsanevi fiziksel güzelliği ve yüceliği onlarda vücut bulur. Eski zamanlarda dünyayı kontrol edebilecek güce sahip klan, yapılan yanlışlar ve kaybedilen mücadeleler sonucu bu gücünün büyük bir kısmını yitirmiş ve bu günkü haline kavuşmuştur. Ne olursa olsun diğer bütün klanlar onların gücüne ve otoritesine hala saygı göstermektedirler.

    STARGAZERS:
    Kurtadamların filozof klanıdır, çoğunlukla uzakdoğudan gelirler. Bilgelikleri ve iç dengelerini koruma yöntemleri diğer Garouların onlara saygı duymalarını için yeterlidir. Yalnız yaşamayı tercih ederler, belki de kimsenin onları dinlemeyeceğini ve anlamayacağını bildikleri için. Sürekli bir arayış içindedirler ama bu arayışları onlara dövüşmeyi unutturmamıştır.

    UKTENA:
    Amerika kökenli varlığını sürdüren iki klandan biridir. Kökleri Maya ve Azteklere dayanır fakat daha sonra Amerika kıtasına gelen asyalı ve afrikalıları da kabilelerine kabul etmişlerdir. Tüm Uktena'lar karanlık bir yol izler. Hiç bir Garou onların sırlarını tam olarak bilemez. Bilinen, onların Wyrm la özel bir savaşlarının olduğu ve bir şekilde onun karşısında bir bariyer olduklarıdır. Tabi ki düşmana bu kadar yakın olmak onlara karanlık bir taraf vermiş, diğer kurtadamlar tarafından dışlanmalarına
    sebep olmuştur

    WENDIGO:
    Amerikanın bu ikinci aktif klanıdır, kızılderili ırkından gelir. Topraklarını avrupadan gelen vampirlere kaptıran Wendigo'ların içinde hala kaybettikleri savaşın acısı vardır. Son derece gelenekçi olan bu klan, atalarının toprağını temizlemek için umutsuz bir savaş vermektedir. yabancılara karşı olan önyargıları bu güne kadar klanın saf kanını korumuşsa da, onları çok zorlu bir savaşın içine sürüklemiştir.





  • Yazar: Butterfly
    30-03-2007

    1520den 1630’a kadar olan periotta sadece Fransa’da 30000in üzerinde kurtadam-avı yapıldı. Kurtadam olarak suçlanan çoğu kişi fakir ve deniz seviyesine yakın yerlerde yaşayan insanlardı. Çavdar ekmeği Farnsa’nın fakir insanları için ana yemekti ve soğuk kışlardan sonra çavdar Ergot mantarına (çavdar ekmeği yeme sonucu oluşan bir hastalık) sebep oluyordu. Yeni bir teoriye göre ergot virüsü bulaşmış insanlar halüsnasyon görüp kendilerini kurtadam sanıyorlardı.

    Fransa’da 1950lerde ergot zehirlenmesiyle ilgili önemli bir patlama yaşanmıştı.Ergotun semptomları halüsnasyonları da kapsar. 1950deki Fransız kurbanlar korkunç yaratıklar tarafından takip edildikleri ya dasaldırıya uğradıkları,vücutlarının kendilerine ait olmadığını hissettikleri yönünde raporlar verdiler. Ergot zehirlenmesi yaşayan başka bir adamın da, yedi defa bağlandığı yerden kurtulup kaçtığı, deri tasmasını ısırırken bütün dişlerini kaybettiği ve kendisini takip ettiğini söylediği bir kaplandan kaçmak için hastane penceresinin iki tane demir parmaklığını büktüğü rapor edildi.

    Çavdar paraziti en yaygın taşıyan çeşit olmasına rağmen, arpa ve buğday da bazen virüs taşıyabilir. Ergotlar çavdarın üstünde, tohumun olduğu yerde siyahımsı-mor topaklar halinde görülür. Bu topaklardan yayılan morumsu parazitler ancak mikroskopla görülebilecek büyüklüktedirler. LSD ergot bileşimlerinden yapılan ilk maddedir. Ayrıca ergot parazitlerini sıcak etkilemez.

    Ergot mantarı aslında sanrılara sebep olurlar ve zehirlidirler fakat LSD’ye dönüştürülmeleri kompleks bir kimyasal karışımdır ve doğal olarak üretilmez.

    Ergotaminin Etkileri

    İçine çekildiğinde, yutulduğunda ve deri yoluyla emildiğinde ölümcül olabilir.

    Ayrıca mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı, mide ağrıları, kusma ve ishale sebeğ olabilir. Diğre semptomlar ise susama, nabzın değişmesi, çınlama sesleri duymak ve zihin karışıklığı. Kronik etkileri: hamile kadınların çocuklarını düşürmesine sebep olabilir.


    Ortaçağda kurtadamların cadılarla ilgili olduğu sanılırdı. Avrupada geceleri uluyup, insanları korkutan, gezginleri öldürüp yiyen efsane kurtadamların, cadıların kendilerini, şeytan efendilerinin emirleri doğrultusunda kurta dönüştürmeleri yüzünden olduğuna inanılırdı. Hatta çok güçlü oldukları için, şeytanın kendisi olarak bile kabul edilmişti.

    Kurtadam dönüşüm geçirmiş bir cadı olmasa bile, yine de cadılıkla ilgisi vardır. Bazı hikayelerde Sabbath’a giden cadıların bu yaratıklar üzerinde yolculuk ettiği söylenir. 16.yüzyıl simyacısı Paracelsus’a göre ölmüş bir kurt, bir rahip tarafından lanetlenirse dönüşüm geçirir ve 7yıl böyle kalırdı. Fransız yazar Claude Seignolle, bu efsanenin, rahipler tarafından lanetlenen suçluların kurtadama dönmesi hikayelerinden türediğini söyler. Diğer yazarlar da kurtadamlığın bir çeşit “possession” (ele geçirme) vakası olduğunu anlatırlar. Bir çok 16. ve 17. yüzyıl uzmanı da kurtadamların, şeytanla anlaşan cadıların dönüşüm geçirmesinden ortaya çıktığını öne sürmüştür. Bütün bu popüler inançlar, kültürümüze işlediği için gerçekle mit arasındaki bağı kurmak da oldukça güçtür.

    Bununla beraber daha önce de söylendiği gibi, kurtadama dönüşmenin şeytanla anlaşmayı gerektirmeyen bir çok yolu vardır. İtalya’daki inanca göre Cuma günü dolunayda doğanlar ya da böyle bir geceyi dışarda geçirenler kurtadam olmaya müsaittirler.Transilvanya’da ise insanlar kurt tarafından ısırılınca kurtadama dönüşüldüğüne inanırlar. Avrupa’da ise halen bir kurtun içtiği sudan içen ya da bir kurtun beynini yiyen kimsenin kurtadama dönüşeceği ve bunun gibi inançlar yaygındır.





Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler Korax Donanım Dünyası 0 02-19-2013 15:31
Serdar Ortaç - Ben Adam Olmam | MPEG | trakonic Türkçe Klipler 0 02-02-2013 23:53


Şu Anki Saat: 00:06


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows