Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-08-2010, 13:56   #1
ALAKAZAM
Webmaster
 
ALAKAZAM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 2.692
Tecrübe Puanı: 435
ALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud of
Standart Ne hüseyin ne hristo olabildi

Merhaba!

Her ulusun insanları arasında iyiler, yiğitler, yürekliler bulunduğu gibi, kötüler, alçaklar, özçıkarcılar, sömürücüler de bulunur. Ulusumuzda iyilerin kötülerden baskın oluşu övüncümüzdür. Şimdi size olayın geçtiği yerin adını vermeden bir çıkarcının başından geçen gülünçlü olayı anlatacağım.

Yunan işgali altındaki kasabalarımızdan birinde çok zengin bir adam vardı, adı Hüseyin Ağa'ydı. O'na göre, paradan daha kutsal hiçbişey yoktu. Çıkarı yolunda, işleri tıkırındaysa, yurdunu düşmanın işgal etmesi ona göre önemli değildi; yeter ki o, bunu bile fırsat bilip para kazansın. İşgalci düşmanın gözüne girmek, böylece çıkarlarını yürütmek için yapmayacağı, yapmadığı alçaklık yoktu. Gelgelelim işgalci Yunan birliğinin komutanı Hüseyin Ağa'nın ne mal olduğunu öğrenmişti. O'nu kendi amacı için kullanıyordu ama hiç sevmiyordu. Çünkü, düşmanın bile sevmeyeceği denli kötü kişiydi. O'nun amansız bir sömürücü olduğunu öğrenen Yunan birliğinin komutanı Hüseyin Ağa'yı boyuna yoluyordu. İkidebir O'na haber gönderirdi:

� Çabuk, bize bir teneke bal göndersin!

� Başüstüne!

Hüseyin Ağa, bütün çıkarcılar, sömürücüler gibi korkaktı. Daha büyük çıkarlar umduğu için, yaranmak istediği düşman komutanına bir teneke balı gönderirdi.

� Hemen bize bir bakraç süt getirsin!

� Başüstüne!

Yunan komutanının bir dediğini iki etmiyordu.

� Üç küfe üzüm göndersin çabuk!

En seçme üzümlerden gönderiyordu.

� İki çuval un...

Kendi hemşerileri yarı aç yarı tok yaşarken, O çuval çuval unları, bakraç bakraç yağları Yunan komutanına gönderiyordu. Ama düşman komutanının istekleri de hiç bitmiyordu. Yunan komutanı o denli çok şey istemiş, o da o denli çok şey vermişti ki, artık canına tak demişti. Soyulmaktan bitmişti. Korkudan, vermem, diyemiyordu; yok, diyemiyordu. Baktı ki, bu böyle giderse, Yunan subaylarının sonu gelmeyen istekleriyle başedemeyecek. Ne yapsın? Kendince bir kurnazlık düşündü. Kendi kendine şöyle dedi: "Bu Yunanlılar neden beni soyuyorlar da buranın zengin yerli Rumlar'ını soymuyorlar? Çünkü beni kendilerinden saymıyorlar. Ben de onlardan biri olsaydım, beni de soymazlardı. Öyleyse ben de din değiştirir, onlardan olurum. O zaman beni de kendilerinden sayarlar. Böylece benden şunu bunu istemezler artık..."

İşte bu düşünceyle Yunan işgal birliği komutanının karşısına çıktı. O'na şöyle dedi:

� Efendim, düşündüm, danıştım, sonunda anladım ki, bu Müslümanlıktan hiç yarar yok. Sayenizde Hıristiyan olmaya karar verdim. İzniniz olursa bundan sonra benim dinim Hıristiyanlık'tır. Adım da bundan sonra Hüseyin değil, Hristo'dur.

Kurnaz Yunan komutanı O'nun gizli niyetini hemen anlamıştı. Sözde Hıristiyan olup Yunanlılar'ın güvenini kazanacak, ondan sonra da kendi halkını daha rahatlıkla sömürecekti.

Yunan komutanı,

� Peki, dedi, öyle istiyorsan öyle olsun. Hadi gir içerki odaya da senin Hıristiyanlığını bir sınayalım bakalım.

O'nu bir odaya koydular. Yunan komutanı çavuşunu çağırıp ona şöyle dedi:

� Bu herife, adın ne, diye sorun. Adının Hristo olduğunu söyledikçe basın sopayı!.. Dinin ne, diye sorun. Hıristiyan olduğunu söyledikçe basın sopayı! Ta ki "Aman, Hristo değilim, Hüseyin'im!" diyene dek döveceksiniz.

Çavuş, elinde kalın bir sopayla O'nun olduğu odaya girdi.

� Adın ne senin? diye sordu.

Çavuşun beğeneceğini sanıp sırıtarak,

� İzninizle bundan sonra adım Hristo'dur! dedi.

Demesiyle Yunan çavuşu sopayı sırtına indirdi. Neye uğradığını şaşıran adam,

� Aman! diye yalvarırken bu kez çavuş,

� Senin dinin nedir? diye sordu.

� Sayenizde Hıristiyan'ım! deyince sırtına bir sopa daha indi.

� Adın ne?

� Hristo.

Çavuş veretti sopayı.

� Dinin ne?

� Hıristiyan.

Çavuş bastı sopayı.

Gözlerine girmesi gerekirken, Yunanlıların neden kendisini dövdüklerini bitürlü anlayamıyordu. Çavuş döve döve öyle yorulmuştu ki, sopayı başka birine vermiş, öbürü sopa atıyordu.

"Adım Hristo" dedikçe dövdüler. "Hıristiyan'ım" dedikçe dövdüler. Hiç acımasız dayak attılar. Sopadan her yanı çürük içinde, yüzü gözü yara bere içinde kalmış, ağzı burnu kanamış, sonunda yere yıkılmıştı. Ama neden dayak attıklarını da anlayamamıştı. Artık O'na,

� Adın ne? diye sorulunca,

� Hristo... diye inliyor, dini sorulunca da, sızlanarak,

� Hıristiyan'ım... diyordu.

En sonunda, adının Hüseyin, dininin de Müslüman olduğunu söyleyip dayaktan kurtuldu. Ama yürüyecek, ayakta duracak gücü yoktu. Boşalmış un çuvalına dönmüştü. Yunanlı erler ite kaka, tekmeleyerek dışarı attılar. Akrabaları gelip ordan aldılar, evine götürdüler. Aylarca hasta yattı.

O'nun başından geçenler kulaktan kulağa yayılmış, kasabada duyulmuştu. Kasabalılar sözde O'na, geçmiş olsun, demeye gelip, başına gelenleri soruyorlardı. O da yüzsüz olduğundan şöyle diyordu:

� Bana ne Müslümanlık yaradı, ne Hıristiyanlık... Adım Hüseyin desem, yoğurttur, süttür, yağdır, baldır, undur, üzümdür, bitürlü isteklerinin sonu gelmiyor. Hristo oldum diyorum, bu kez de dövüyorlar. Anlamadım bu işi...

Yunan komutanı yine ikidebir O'na haber gönderiyordu:

� İki kuzu göndersin çabuk!

Kuzuları gönderiyordu.

� Bir sepet yemiş göndersin!

� Başüstüne!

Hemen gönderiyordu.
ALAKAZAM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hüseyin Rahmi Gürpınar (Hüseyin Rahmi Gürpınar Hakkında) paparazi edebiyat-tr 0 05-04-2009 12:25
Hüseyin Cahit Yalçın (Hüseyin Cahit Yalçın Kimdir? - Hüseyin Cahit Yalçın Hakkında) Korax Biyografiler 0 03-18-2009 22:53
Hüseyin Nihal Atsız (Hüseyin Nihal Atsız Kimdir? - Hüseyin Nihal Atsız Hakkında) Korax Biyografiler 0 03-18-2009 22:37
Hüseyin Rıfkı Tamani ( Hüseyin Rıfkı Tamani Kimdir?- Hüseyin Rıfkı Tamani Hakkında) Korax Bilim Adamları 0 12-25-2008 15:01
Hüseyin Kıvrıkoğlu (Hüseyin Kıvrıkoğlu Kimdir? - Hüseyin Kıvrıkoğlu Hakkında) Korax Türkiye'den 0 12-22-2008 13:05


Şu Anki Saat: 03:31


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows