Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-09-2010, 18:28   #1
ALAKAZAM
Webmaster
 
ALAKAZAM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 2.692
Tecrübe Puanı: 435
ALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud of
Standart önyargılı davranmayalım

1994...eylül 15... saat 15,30 civarı Genç adam heyecanla telefona sarılır.... 1992 yılından beri birlikte olduğu, aşkına önemli 2 haber verecektir, sadece ondan 3 gün ayrı kalmanın cezasının bir ömür boyu onsuz kalmak olacağını hiç bilmeden heyecanlı bir ses tonuyla.. Genç adam: hayatım önemli 2 şey söyleyeceğim Genç kız: bende söyleyeceğim Genç adam:yarın biliyorsun doğum günüm,nasıl bir program yapalım.... Genç kız: artık benim içim önemli değil... Sen 3 gündür beni aramadın..,hem sen zaten nişanlanmışsın. O yüzden beni aramadın, her şeyi öğrendim artık yoksun hayatımda Akşam gel söz yüzüğünü vereceğim... Genç adam:böyle birşey yok dinlemelisin beni Biliyorsun askerlik işlemlerimden dolayı,orada kalmak zorundaydım,senden başka kimse yok hayatımda ve köyde kalmak zorundaydım,telefon zaten yoktu Genç kız:uzatmaya gerek yok her şey bitti,akşam kızılay’da buluşalım ve yüzüğünü al Genç adam: birkaç ay sonra askere gideceğini bile unutmuştur.... Gecesini gündüzünü onula geçiren ve bu şehrin her tarafında bir hatırası olan o büyük aşk Artık içine damla damla acı olup akmaya başlamıştır. Genç adam etrafına hiç belli etmeden, işyerinden izin alır.. Yıkılmış bir sevdanın enkazları arasında bir ümit aramaktadır... Bitemez,bu aşk böyle bitemez deyip... Yağmura bile aldırmadan...yürümektedir... Yağmur sanki üstüne değil Yıldırımlar gibi yüreğine vurmaktadır. düşünür genç adam, ama ne düşündüğünü kendiside bilemez... baktığı her yer karalığa çıkmaktadır BULUŞMA YERİ Tarih:15 eylül Saat:20:15 Yer: Ankara, Kızılay, çarşı mağazası önü Genç adam tam zamanında gelmiştir, saatlerce yürümüş ve o koca kalabalıkta,bile kendi yapayalnız hissetmektedir. Zamanın nasıl geçtiğini bile anlamamış ve hiç saate bakmamıştır,sanki birazdan sevgilisi gelecek ve ona sarılacak birlikte eve gideceklerdi. Genç adam bir ara fark eder saatlerce orada olduğunu. İstemesede saate bakar ve saat 22:39 olmuştur....genç adam evine gelir Biraz bekler...aileside bir gariplik olduğu fark etmiştir zaten. Dışarı çıkar ve sevgilisini aramak için telefon kulubesinin önünde bir süre bekler,o güne kadar hep aynı yerden telefon eder ve onu ne kadar çok sevdiğini söylerdi. Bu defa kelimelerin hepsi unutulmuş ne söyleyeceğini bile bilmeden numarayı çevirmiştir artık.. Telefon bir süre çaldıktan soma açılır..beklediği insan değildir karşısındaki ses.. Aslında çok samimi dostu olan kızın ablası açar telefonu Konuyu anlatır genç adam yardım etmesini ister...fakat aldığı yanıt şudur... Artık her şey bitti,akşam nişanlım geldiğinde söz yüzüğünü onunla göndereceğim, Kardeşim şimdi yok ve artık olmayacak Genç adamın tek bir söz bile söylemesine fırsat kalmadan telefon yüzüne kapanır... Genç adam beklemeye başlar.....saat iyice ilerlemiş ve gece yansını çoktan geçmiştir Beklediği kişi sonunda elinde bir zarfla gelmiştir... Gayet soğuk bir şekilde....buyur emanetini Genç adam biraz daha yıkılmıştır,zarfı getiren kişi çok eski bir dostudur,zaten o tanıştırmıştır Nişanlısıyla... Genç adam: Bak sen biliyorsun ben ondan başkasıyla asla olmam,o benim her şeyim Bana yardım etmelisin.biz seninle eski dostuz beni iyi tanırsın... Genç adam arkadaşından istediği yardımı alamamıştır... Sonra zarfı açar,bir söz yüzüğü ve zarfta şöyle bir not yer almaktadır. SANA VE NİŞANLINA ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR…. arkadaşı yanından ayrılır,genç adam karanlığa biraz daha sokulmuştur,elindeki notu belki yüzlerce defa okuduktan sonra, sabaha karşı eve gider,birkaç saat sonra işe gidecektir zaten yine düşünmeye başlar,aklından şunları geçirir (onu gördüğümde dayanamam, onu seviyorum,böyle bitmesine izin veremem) genç adam duş alır,bir fincan kahve alır,elide ki sigara bitmiş ve ateşi parmaklarına dokunduğu anda irkilir, kendi kendine konuşmaya başlar... bunca yıllık beraberliğimizde demek ki bana hiç güvenmemiş, sadece atılan bir iftiraya bakarak her şeyi bitirdi,tamam bende kendime söz veriyorum ve yemin ediyorum asla geri dönüşü olmayacak,kararı o verdi bende uyacağım Genç adam gemileri yakmıştır artık, işe gitmek zamanı gelir, otobüs durağına doğru yürür Genç kızı orada göreceğini bilmektedir ama ne olursa olsun bitmiştir, kapanmıştır artık kapılar Genç adam ve geç kız yine aynı durakta ve aynı yerdelerdir. Bu sefer iki yabancı olarak,genç kız sadece birkaç kişi önünde durmaktadır. Aklından şöyle geçirdi: ölümün diğer adı bu olsa gerek, uzansam dokunacağım, Ama gururum daha ağır basıyor yapamam Otobüse binerler, genç kız arka kapıdan bir önceki koltuğa oturmuştur.. genç adam tam arkasında durmaktadır.otobüsün açık olan camından esen rüzgar, genç kızın parfüm kokusunu ona getirmektedir.sadece parfüm kokusu değil,ayrılığın acısına getirmektedir. Tarih: 18 kasım 1994 Genç adam,otobüsten inmiş evine doğru yürümektedir,sokağın başına geldiğinde Genç kızı görür,hızlı adımlar atmak ister ama kız yanına gelir konuşmak istediğini söyler Ve şu sözleri ekler Genç kız: Affet beni...hata yaptım,ne olur bırakma beni,tekrar eskisi gibi olalım ne olur affet,ben bir anlık sinirle ne yaptığımı bilernedim Genç kız sözlerine ara verir ve ona sarılmak ister,genç adam geri çekilir,ne öpmesine izin verir nede sarılmasına.. Genç kız ağlamaya başlar,aslında genç adamda için için ağlamaktadır,aslıda geceler boyu onu resmine sarlıp uyumuştur Genç kız:daha ne yapmamı istiyorsun,her şeyi kabul ettim Genç adam:kul kulu affetmiş neye yarar,yaptığından dolayı seni Allah affetsin,bana bu kadar zamanda güvenip sevememişsin,bundan sonra nasıl güvenip seveceksin, Kararı sen verdin,ben uydum,bilirsin bugüne kadar her şeyini kabul ettim,ve ayrılık Kararında bile seni kırmadım Genç adam,gururunu yenememiştir,onun elini tutabiIse her şey başlayacak ve içinde birçok soru işaretleri olan birlikteliğe yürüyeceklerdi,genç adam yapmadı, ve sadece yürüdü,aslında arkadan gelen sesle birlikte gözlerinde damlalar oluşmuştu SENİ SEVİYORUM,SONSUZA DEK SEVECEĞİM diyerek genç kızda o sokaktan ayrılmıştır... Günlerce birçok insan genç adamı ikna etmek için uğraşırlar ama faydasızdır,genç kızın rahatsızlandığı haberi bile onu geri getirmemiştir genç adamın dilinde hep şu söz vardı' EĞER GERİ DÖNERSEM BENLİĞİMİ,KİŞİĞİMİ YİTİRİRİM; SÖZVERDİM KENDİME,SONUÇ NE OLURSA OLSUN DÖNEMEM ve genç adam dönmez,ama aklı hep ondadır gururu mani olmaktadır. Aradan aylar geçer ve genç adamın askere gitme zamanı gelmiştir Tarih: 4 mart 1995 Genç adam arkadaşlarıyla birlikte evinde toplanmıştır, 18 ay herkesten uzak kalacağından her dakikasını dolu dolu yaşamaya çalışırken telefon çalar... Arayan genç adamın arkadaşıdır.dışarı gelmesi istemektedir, dışarı çıkar, arkadaşı bir mektup vermiştir.Mektup genç kız tarafından yazılmıştır,genç adam zaman kaybetmeden açar zarfı okumaya başlar SEN, BENİM ÖMRÜM BOYUNCA SEVDİĞİM OLARAK KALACAKSIN sözleriyle başlayan mektup... DÖNDÜĞÜNDE UMARıM HERŞEYİ; BlRAKTIĞIN GİBİ BULURSUN şeklinde sona ermiştir... Genç adam çağresizce arkadaşlarının yanına geri döner, mektubun şokuyla terlemeye başlamıştır,artık ayrılığa saatler kaldığından içini hüzün kaplarken bir yandan genç kızı düşünmektedir,evinin balkonuna çıkar ve bir sigara yakar, düşünür... şimdiden hasret yakmaya başladı,o kadar zaman nasıl geçecek sigarayı söndürür ve içeri girer belli bir süre sonra telefon çalar,genç adama mektubu getiren arkadaşıdır arayan...bir görüşme için eve davet etmektedir...genç adam kabul eder,arkadaşının evi karşı binada olduğundan hemen kapıda görünür..arkadaşı zaten balkondan onu binaya girerken görmüş ve merdivenlerde karşılamıştır...kendisine genç kızın burada olduğunu ve vedalaşmak istediğini söylemiştir... biraz düşünür genç adam içeri girmeden',arkadaşının ısrarına daha fazla dayanamaz ve evin salonuna geçer,ışıklar sönük ve kimse yoktur.Genç adam camın önüne kadar yürür,camdan dışarıyı seyretmektedir,gecenin karanlığında,Ankara parlak ışıklarıyla bir başka görünmektedir...dakikalarca düşünür geçmişi yaşadıkları birer birer geçerken aklından...salonun kapısı açılır,genç adam heyecandan titrer...ama sırtı kapıya dönük,özelikle dönmemiştir yüzünü, çünki her an ona sarılmak geçer içinden... beklemediği bir anda genç kız beline sarılmıştır,o anda sanki mutluluktan havaya uçacaktır,ama mutluluğunu belli etmez,yüzünü döner genç kıza ve.... Sarılır..ama bu yakınlaşma bile onu geri dönmeye ikna edememiştir,genç adam daha fazla zorlaştırmadan konuyu veda edip çıkar.. ertesi sabah hazırlanıp,gider askere,...asker ocağında rüyalarında bile görmüştür onu defalarca,geceler boyu onu düşünerek uyumuştur... aradan aylar geçer genç adam izin kullanır i O günlük izni sırasında genç kızın nişanlandığın öğrenir,aslında onun başkasının olacağını düşünmek zaten acı vermektedir,en acısıda nişanlandığı kişinin aynı sokakta büyüdüğü,o zamana kadar değer verdiği...kan kardeşi olması onu iyice yıkmıştır...izin biter ve döner askere tekrar, iyice yıkılmış bir şekilde...aradan aylar geçer, ve başka sıkıntılarda eklenir her biten güne... sonunda beklediği gün gelmiştir...bitmiştir genç adamın askerliği... TARİH:1 EYLÜL 1996... Genç adam veda ettiği günü hatırlar ve özlem dolu yüreğiyle evine doğru yürümektedir. Bu sokakta neler yaşamamıştırki, gördüğü dostlarıyla selamlaşıyor ve bir an önce ailesine kavuşmak istiyordu. (En acısıda bugün genç kızın evleneceğini bilmektedir.) Bir anda gözleri sokağın başında,süslenmiş gelin arabasına ve damada takılır, Yaklaşır genç adam..HAYIRLI UĞURLU OLSUN Damat, mahcup bir şekilde gelecekmisin der. Genç adam:evet,davet edildiysen gelirim tabi ki der. Ama içi paramparçadır o anda, artık tamamıyla yıkılmıştır,sıkıntısı belli etmeden kimseye önce aşağıdan seslenir ailesine...koşarak çıkar evin merdivenlerini.. Ailesiyle biraz sohbetten sonra ettikten sonra, arkadaşları gelir ve balkona çıkarlar Aradan birkaç saat geçmiştir ve bakar saatine... arkadaşlarına döner,gidiyoruz der Arkadaşları,tatsızlık çıkacağını düşündüklerinden dolayı, vazgeçirmeye çalışırlar.... Ama o söz verir...zaten kişiliği de uygun değildir,tatsızlık çıkartmak için Giderler,düğün salonundan içeri girdikleri anda bütün gözler genç adama ve arkadaşlarına çevrilmiştir. Herkes, o anda rezalet çıkacağını düşündüklerinden dolayı,kimse müdahale etmemiştir Genç adam yürür...,gelin ve damat masasına,...çiftler ayağa kalkmışlardır zaten Önce gelini tebrik eder ve avucuna,yıllardır sakladığı söz yüzüğünü verir, Damadı tebrik eder ve avucuna,birlikte çekilmiş bir çocukluk fotoğrafı bırakır Şunu da ekler...ZAMAN,İNSANA UNUTMAYIDEĞİL..ALIŞMAYI ÖĞRETİR... Ve arkasına bakmadan yürür, merdivenlerden ağır ağır çıkar salonda,herkes şaşkındır.. Tarih:21 Ocak 1997 Saat 20:00 Yer: S.S.K işhanı..Fiesta Bar Genç adam eski bir arkadaşının doğum gününe davetlidir.Arkadaşı varlıklı bir ailenin çocuğu olmasından dolayı barın küçük salonunu gece yarısına kadar kiralamıştır. Misafirler gelmeye başlar, genç adam partiye yalnız gelmiştir tanıdığı arkadaşlarıyla selamlaştıktan sonra bir köşeye çekilir ve kendi gibi yalnız gelen arkadaşlarıyla sohbet etmeye başlar. Eğlence başlayalı çok olmuştur, ama genç adam şarkıların her mısrasında dalıp dalıp gitmektedir.Gençkız ve eşi davetliler arasındadır.Saatler iyice ilerlemiştir.Davetliler alkolünde etkisiyle sahnede şarkı bile söylemeye başlarlar, bir süre sonra arkadaşlarından biri genç adamın omzuna dokunduğunda irkilir…. Sahneden ismi anons edildiğini bile duymamıştır, dalıp gitmiştir maziye, çünkü bu bara genç kızla birlikte defalarca gelmiş ve ona evlilik teklifini burada yapmıştır. (Kısmet değilmiş) der..kalkar yerinden sahneye doğru ilerler, arkadaşlarının bir kısmı genç adamın şiir yazdığını ve yorumladığı bildiklerinden dolayı ondan şiir okumasını isterler.. Ve genç adam başlar en güzel şiirini okumaya, her satırda sanki yaşadıklarını genç kızın yüzüne haykırmaktadır. Genç kız ve eşi şiirin bitmesini bile beklemeden hızla oradan ayrılırlar. Genç Adam: SEN BAKMA ERKEKLER AĞLAMAZ DEDİKLERİNE, ARASIRA BENDE AĞLARIM, BÜTÜN YILDIZLAR TANIR BENİ, diyerek şiirini bitirir,selamlar davetlileri birçok arkadaşı bu şiiri kendisinden ister ama, o vermek istemez, ayrıldığı gün yazmıştır onu, Aradan yaklaşık 2 ay geçer ve gençkız ve eşi boşanırlar. Birgün karşılaşır genç adam ve gençkız, Genç kız: Her şeyi seni unutmak için yaptım ama olmadı başaramadım… Genç adam:! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !
ALAKAZAM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 08:32


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows