Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-27-2008, 14:53   #1
Sevgi
Moderator
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.373
Tecrübe Puanı: 1000
Sevgi is on a distinguished road
Standart Peygamberimizin insani yönü, alemlere rahmet olması, hadislerin Kuranı açıklaması ve

Peygamberimizin insani yönü, alemlere rahmet olması, hadislerin Kuranı açıklaması ve tebliğde yakınlarından başlaması

Peygamberimizin beşeri ve risalet yönü

HzPeygamberin birbirinden farklılık arzeden iki şahsiyeti vardır :

1-Beşerî yönü

2-Risalet yönü

Hz Peygamber, beşeri yönü itibariyle bizim gibi bir insandır O'da yer, içer, sıcaktan soğuktan etkilenir Yarın ne olacak, ilerde neler olacak bilemez

Risalet yönüyle ise, vahye mazhardır Allah'dan gelen mesajlara bir alıcı durumundadır

Peygamberin bir beşer olması, O'nun için bir noksanlık değil, aksine bir kemâldir Bir beşer değil de, bir melek olsaydı, insanlara önder olamazdı, rehberlik edemezdi

Sahabiler, Hz Peygamberin beşeriyet ve risalet yönlerini ayırt edebiliyorlardı Mesela, Bedir savaşı öncesi Rasulullah orduyu bir yere yerleştirdiğinde sahabilerden Hubab BMünzir "Ya Rasulullah, eğer buraya yerleşmemiz Allah'dan sana gelen bir vahiyle değilse, suları tutup düşmana göre avantajlı bir durumda olmamız daha uygundur" der HzPeygamber uygun görür Hubab'ın görüşüne göre hareket edilir

Rasulullah risalet yönüyle bir takım gaybî sırlara mazhardır Bunun en büyük delili başta kur'an'dır Kur'an'ı Kerim'de bunun çok örneklerine rastlamaktayız

"Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir sır söylemişti Fakat eşi, bunu başkasına haber verdi Allah bunu, peygamberine bildirdi Peygamber, bir kısmını söyleyip bir kısmından vaz geçmişti Peygamber bunu haber verince eşi "bunu sana kim haber verdi" dedi Peygamber, "Alim ve Habîr olan Allah haber verdi" dedi" (Tahrîm, 3)

Peygamberimizin rahmet olarak gönderilmesi

Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik Bu ayette Hz Muhammed'in, ancak alemlere rahmet için gönderildiği belirtilmektedir Rahmet acımak anlamına gelmektedir Ayetin anlamı şudur: Allah insanlara acıdığından dolayı onları hurafelerden, kötü huylardan kurtarmak ve doğru yola yöneltmek için Hz Muhammed'i göndermiştir

Hz Muhammed (sav)'den önce insanlar birbirlerini yiyorlardı Kuvvetliler zayıfları eziyor, kadınlar hakaret içinde tutuluyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor, insanlar elleriyle yaptığı putlara tanrı diye tapıyorlardı Dünya küfür ve sapıklık içinde yüzüyordu

İşte yüce Allah İnsanları bu haksızlıklardan kurtarıp özgürlüğe kavuşturmak, zayıfları korumak, ruhlarını vehim ve hurafelerin tutsaklığından kurtarmak için Hz Muhammedi göndermiştir Onu göndermesi, insanlara acıdığından, şefkatinden dolayıdır O, bizatihi alemlere rahmet olmuştur Çünkü getirdiği prensipler, onların mutluluğuna sebep olmuştur Müslim'in rivayet ettiği bir hadisi şerife göre: Müşriklere beddua etmeini söyleyenlere: Ben lanetçi olarak değil, alemlere rahmet olarak gönderildim " demiştir

Peygamberimizin Kuranı açıklamasının önemi


Tebliğde Yakınlara Öncelik Vermek

"(Önce) en yakın akrabanı uyar sana uyan müminlere (merhamet) kanadını ger Şayet sana karşı gelirlerse de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak ki uzağım" âyeti mürşitlerin mürşidi Hz Muhammed (as)'in, işi kendi yakın çevresinden başlatmasını emretmektedir

Hz Peygamber (as)'ın kendi nefsinden sonra tebliğ işini kendi yakınlarından başlatması birçok yönden dikkat çekicidir Çünkü onu yakından tanıyan kendi yakın çevresidir Öncelikle onların irşad edilmesi gerekir Çünkü bu metot bir kaç yönden fayda sağlayacaktır:

Birincisi: Kendi yakınları herkesten daha çok onun dürüstlüğünü bildiklerinden, daha çabuk imana gelebilirler Üstelik insanoğlunun yaradılışında yakınlarına karşı cibillî taraftarlık da söz konusudur Bundan da istifade etmek gerekir İman etmediği halde Hz Peygamber (as)'e hayatı boyunca yardım elini uzatan amcası Ebû Tâlib'in durumu bunun güzel bir örneğidir Nitekim İlk Müslümanlar da onun bu yakın çevresinden oluşmuştur Eşi Hz Hatice, hizmetçisi Hz Zeyd, yakın arkadaşı Hz Ebû Bekir ve bir mânevî evlâdı hükmünde olan amcasının oğlu Hz Ali gibi bahtiyarlar, bu altın neslin ilk halkasını teşkil etmişlerdir

İkincisi: Câhiliye dönemi insanlarının iliklerine kadar işlenmiş olan eski adetlerin terk edilmesi gibi nefsin hoşuna gitmeyen hususlara kendi yakınlarından başlaması, kendisinin samimiyetini ve işin ciddiyetini ortaya koymaya yeterli bir davranıştır Bugünkü insanlar da yapılması veya yapılmaması gereken hususlarda işi kendi yakın çevresinden başlatmış bir kimsenin samimiyetine içtenlikle inanır ve onun sözüne daha çok itibar ederler

Üçüncüsü: Yakınları arasından davasına karşı çıkanlar için de hiçbir taviz vermemesi ve Ebû Leheb olayında olduğu gibi, amcasına karşı bile pervasız tavır sergilemesi, onun vaz geçmesi imkânsız bir gerçeğin peşinde olduğunun göstergesidir

Dördüncüsü: Câhiliye döneminde varolan ırkçılık anlamındaki haklı-haksız demeden kendi yakınlarını koruma âdetini bertaraf etmek için öncelikle onları hayra davet etmek gerekiyordu Böylece bu dâvete icabet etmeyen yakınlarını bırakıp, dâvete icabet eden yabancıları candan dost edindiğini, dost ve düşmana kanıtlama imkânını verecekti ve vermiştir

Bediüzzaman'a göre de, insanın yapması gereken işlerin lüzum sırası kişinin kendisinden başlayıp küçük çevreden büyük çevreye doğru orantılı olarak giden bir çizgi takip etmektedir Ömür sermayesi pek az olan insanoğlunun lüzumlu işleri bırakıp da lüzumsuz işlerle vakit geçirmesi telafisi imkansız zararlar doğuracaktır Onun için kişinin önce kendi nefis, kalp, akıl ve mide dairesinden; beden ve aile dairesinden; mahalle ve şehir dairesinden; vatan ve memleket dairesinden; yerküresi ve insan nevi dairesine; hatta tüm canlılar ve dünya dairesine kadar birbiri içinde mütedahil dairelerdeki vazifelerini lüzum sırasına göre öncelik tanıyan bir çizgiyi takip etmesi şarttır Çünkü küçük çevrede sıkça ve büyük görevler; büyük çevrede ise, ara sıra ve küçük görevler ters orantılı olarak bulunmaktadır
alıntı
Sevgi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kız olmanın 31 iyi yönü _ѕєηєм_ insan ve Hayata dair 5 01-09-2009 09:34
Görüntülü ve Yavaş Okunan Ok Takipli Kuranı Kerim Hatim / Cüz Cüz İNDİR / Avi Yaso Dini Programlar 0 11-20-2008 11:37
Kuranı kerimde dua nasıl anlatılır Yaso Dua, Ayet, Hadis 0 11-13-2008 09:53
İngiltere'deki Trafik Yönü Yaso Genel Kültür 0 10-24-2008 13:13
Kible YÖnÜ уυѕυƒ Dini Hikayeler 0 09-01-2008 17:03


Şu Anki Saat: 11:47


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows