Bilqi Forum  

Reklamı Kapat

Geri git   Bilqi Forum > Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar > Ödevler > Genel Kültür

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Olimpiyatlar ile ilgili bütün bilgiler

Genel Kültür


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-27-2008, 19:48   #1
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.811
Teşekkürleri: 0
5 mesajına 5 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Olimpiyatlar ile ilgili bütün bilgiler

OLİMPİYATLAR
M.Ö. 776 - M.S. 393 ?
OLIMPIA (Her dört yılda bir, yaz ayları bir tanesi hariç, tümü Olimpia'da, Olimpiyadlar'ın 28 asırlık tüm tarihini üç bölümde inceleyebiliriz.
1.M.Ö.776 yılında başladığına dair elimizde kalıntılar bulunan ve M.S.393 tarihinde, o zamanlar Constantinople diye adlandırılan bugünkü İstanbul'da oturan Roma İmparatoru I.Theodosius tarafından sona erdirilen ve "Klasik veya Eski Olimpiyadlar" diye adlandırılan 1.169 yıllık tarihçe .
2.M.S.393'den 1896'ya kadar geçen ve belki de doğru olarak, "Yarı Unutulmuşluk" devri diyebileceğimiz 1.503 yıllık zaman kesimi.
3.Kendinden evvel, bu konuda pekçok çalışma ve devamlı olamamış organizasyonlar yapılmasına rağmen, hayatını ve servetini ortaya koyarak, 1896'da I.Olimpiyadlar'ı Baron de Coubertin ' in başlatıp devam ettirdiği ve 100.yılını kutladığımız " Modern Olimpiyadlar"
Adını, yapıldığı Yunanistan'daki Olimpia yöresinden alan Olimpiyadlar'ın başlangıç tarihi, kesinlikle, M.Ö. 776 olduğu kabul edilmesine rağmen, bu olayı başlatan nedenler konusunda tarihçiler, aralarında pek anlaşamamaktadırlar.
Aslında, Olimpiyadlar'ın tarihi incelendiğinde, zamanla Yunan tiyatrosunun belkemiğini oluşturacak trajedi, dram ve sembolizmin büyük rolü olduğunu görülecektir.
Eski Yunan'da sporun milattan önce 776' da ilki yapılan Olimpiyatlar'la başladığını kesinlikle düşünmemek gerekir.Olimpiyadlar, adını bu yöreden almış ve hiçbir kesintiye uğramadan 12 asır devam etmiş bir olgudur.Diğer kentlerde yapılan başka spor şölenleri de Olimpiyatlar'ı örnek almışlar, ama hiçbiri, Olimpiyatlar kadar önem taşıyamamışlardır.
Eldeki bilgilere göre, ilk Olimpiyatlar'ın programında "Stade" diye anılan spor sahasının uzunluğu olan 192 metreyi kapsayan tek bir spint (hız) koşusu bir bakıma, Olimpiyatlar'ın temelini oluşturduğundan dolayı, her Olimpiyad bu koşunun adını alırdı.Bu nedenle de, 1. Olimpiyad Oyunları'nın adı Coroebus olarak da geçer.
Bu arada, bölgede güvenin sağlanması ve halkın rahat bir yaşama kavuşması ile, Olimpiyad programı da zamanla zenginleşti. Gençlerin de bu Oyunlar'da yer almasını sağlamak amacı ile, kendi aralarında yapılan çeşitli spor yarışmalarına katılmaları gerçekleşti.
Romalılar'ın M.Ö.II. asırda Yunanistan'a hakim olmaları ile Oyunlar'ın kurallarında bazı değişiklikler yapıldı ve sadece Yunan vatandaşına açık olması gereken Olimpiyadlar'a, Roma İmparatorluğu ' nun sınırları içindeki herkesin katılması gerçekleştirildi.
Demokrasi'nin beşiği olarak kabul edilen Yunan'da Olimpiyat Oyunları, sadece Yunanlılar için yapılırdı.Hiçbir yabancı veya esirler Oyunlar'a katılamaz, kadınlar da, sahaya seyirci olarak dahi giremezlerdi.
Her dört yılda yapılan bu oyunlar arasındaki dört yıl " Olimpias" diye adlandırılır ve Oyunlar sırasında tüm yetki hakeme bırakılırdı. Zamanla, spor dallarının çoğalması nedeniyle hakemlerin sayısıda 10'a çıkarılmıştı.
Oyunlar sonunda şampiyon olan sporcuya verilecek ödüllerde hakem tarafından verilirdi.Eski Yunan'da, Olimpiyat şampiyonun başlı başına bir yeri vardı. Şampiyonun ardından ikinci gelenin adını kimse hatırlamazdı.Amaç, " Zafer' e Ulaşmaktı" ve zafer de birinci gelmekle elde edilirdi.Günümüze kadar kalan kalıntılardan, her hangi bir spor dalında şampiyonun ardından gelen sporcuların hiçbirine ait belgenin bulunmaması da Olimpiyad şampiyonluğunun kıymetini anlatan bu inanışı desteklemektedir.Yarışmalara katılmak isteyen genç, Yunan vatandaşı da olsa, hakemlere hırsızlık veya cinayetten sabıkası olmadığını ispatlaması gerekirdi. Yarışmalara kabul edilen sporcuların adlarını ve katılacakları spor dallarını gösteren bir liste, herkesin görebileceğ bir yere konur ve Oyunlar sonuna kadar asılı kalırdı. Katılacak atletler, Olimpiyat kurallarına uyacaklarına dair yemin ederlerdi.
Zamanla, seyirci sayısının artması ve eldeki tesisin yetersizliği nedeniyle ilk yapılan stat üç kez yenilenmişti.Onbinlerce seyircinin ayakta seyrettiği Oyunlar sırasında, zamanın tanınmış filozof, düşünür, şair ve hatta tarihçileri de gelir, konuşmalar yapar ve Olimpiyatlar'ı seyredelerdi.
Günümüzün bazı yazarlarına göre, Olimpiyatlar süresince Yunan yarım adasında tüm savaşlar dururdu.Aslında küçüklü büyüklü kentdevletler, Olimpiyatlar sırasında da savaşlarına devam ederler,ama,Olimpiyatlar'a giden ve gelen sporcu ve seyirci kafilelerine kolaylık gösterirlerdi.
Stad'ın, içten içe boyu, 192 metrelik koşunun yapabileceği uzunlukta olup, genişliğide 35 metreyi geçmezdi.Eski Olimpiyadlar'la günümüzün sporları arasındaki en büyük fark, Olimpiyadlar'ın tamamen kişi sporuna dayalı bir anlayışla programlanmış olmasıdır.Eski Olimpiyad 'lar da, bu nedenle, hiç bir takım oyunu veya sporuna rastlanamaz.En kısa koşu, 12 asırlık bilinen tarihi içinde, 192 metre ve en uzunuda, daha sonraları eklenen ve adına "uzun koşu" denen stad'ın, başından sonuna kadar 7 veya 24 kez koşulmasını kapsayan yarışlardı.
Zamanımıza kadar yıpranmadan durabilen heykel ve yapıtlarda görülen güzellik ve mükemmellik vasıflarını Olimpiyadlar’da da kullanılan Eski Yunanlılar, Olipia'daki spor yapılan yörede yönetim, sağlık merkezleri, Olimpiyadlar'a katılacak sporcuların yarışmalar başlamadan bir ay evvel gelmeleri gerektiğinden, bu sporcuları barındıracak lojmanların ve bunların yanında sanat eserlerinin bulunmasına dikkat ederlerdi.
Olimpiyadlar'da tüm sporcular çıplak olarak yarışırlardı.Güneşten pek fazla rahatsız olmamak ve ciltlerini korumak amacı ile, zeytinyağı sürerlerdi.
Olimpiyadlar'ın bu haşmeti etrafa saçtığı hürmet, şampiyonların şöhreti ve toplum üzerindeki olumlu etkisinden olacak, zamanın pek çok tanınmış yazarı, olayı konu olarak ele almıştı.Bu yazarlar arasında, Eski Olimpiyadlar'a eserlerine çok büyük yer veren kişi olarak Pindar akla gelir.Ama, bu kadar heyecan, zafer, yenilgi, darm ve trajedinin gözlen önündeki bir toplamı olan Olimpiyadlar'ı konu ederken şairliği yanında spora verdiği önemle M.Ö. 518-438 yılları arasında yaşadığı sanılan Pindar, bir bakıma da "Spor Yazarlarının Babası" ünvanını alacak kadar meşhur olmuştu.
Atina'nın, şimdiki İranlılar'ın dedesi sayılabilecek ve yakın yörelerde büyük imparatorluk kurmuş Persler'i M.Ö.490'da yendikleri Maraton Savaşı'nı anlatan bir şiirinde Pindar, Philippides adlı bir askerin, atina'ya 40 km.lik bir mesafede bulunan Maraton'dan koşarak gelmesi, zafer haberini vermesi ve yorgunluktan düşüp ölmesini anlatmış ve bu şiir zamanımızda dahi, hala doğru olarak inanılan bir kanı haline dönüşmüştür.
Aslında, o zamanlar, uzun mesafe haberleşmesi,bu işi meslek haline getiren idmanlı kişiler tarafından yapılırdı. M.Ö.485 - 425 yılları arasında yaşamış " tarihçilerin babası" diye anılan HEREDOT 'un bu konuda hiç bir şey yazmaması, işin pindar tarafından dramatize edilmiş bir olay olduğunu desteklemektedir. Ama,pindardan kaynaklanan bu olay , XIX. asrın sonunda, yeniden canlanacak ve maraton kelimesi,olimpiyatlar dendiğinde akla gelen ilk isimler arasında yer alacaktır. Olimpiyatlar tarihi,zamanla çok gelişecek ve günümüzde dahi bizleri heyecanlandıracak Yunan tiyatrosunun tüm trajedi, dram ve sembolik kavramlarına sahiptir.
Olimpiyatlar yapıldığı sahanın, zamanla genişlemesi,büyük ve sanat eseri olarak kabul edilen yapıtların yer alması, 12 metre boyunda bir Zeus heykelini içine alabilecek kadar büyük bir tapınağın yapılması, spor tesisleri ve sporcuların barınakları ile birlikte, bu bölgenin gayet çarpıcı ve göz alıcı ve turistler için çekici bir yer olmasını sağlamıştır.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Alt 02-27-2008, 19:48   #2
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.811
Teşekkürleri: 0
5 mesajına 5 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Antakya eskiden Dünyanın en muhteşem Olimpiyat oyunlarının düzenlendiği merkezlerden biriydi.Günümüzde 4.yılda bir yapılan ve bütün milletlerden sporcuların katıldığı olimpiyatlar ilk önce antik çağda Olympia'da Yunanlılara arasında düzenlenen yarışmalarla başlamıştır. M.Ö.11.yüzyıda başlayan olimpiyatlar 4.yılda bir yapılıyor ve sadece Atletizm etkinliklerine yer veriyordu.
Olimpiyat takvimi ancak M.Ö. 776'da benimsendi ve Olimpiyatların tarihi başlamış oldu.Başlangıçta Tek bir dalda yapılan, sadece bir gün süren Olimpiyatlar sonra beş güne nihayet 30 güne çıktı.Zamanla Olimpiyatlara ilgi, katılım ve devletlerde arttı.Oyunlar süresince savaşlar ve çatışmalar duruyordu.M.Ö.350 yılında oyunlar kesin şeklini aldı.Yarışma konuları çoğaldı.Oyunların galipleri ülkelerinde büyük rağbet görüyor, ayrıcalıklardan yararlanıyor, hatta heykelleri dikiliyordu.
Antakya'da Olimpiyat niteliğideki ilk festivalin M.Ö.195 yılında Daphneia'da (Defne-bugünkü Harbiye) yapıldığı söylenir.Antiokhos IV. Epifanes zamanında M.Ö. 167 yılında Daphneia'de düzenlenen ve 30 gün süren oyunlarda yer alan festival korteji belkide tarihin en muhteşem, en zengin ve gösterişli festival kortejiydi.Festival ucu görülmeyen bir resmi geçitle açıldı.Roma giysili beşbin zırhlı genç adam, arkadan beşbin Misyalı, üç bin Kilikyalı asker, altın başlıklarıyla geçtiler.Daha sonra gelenler üçbin Trakyalı ve beşbin Galat'tı.Altın ve gümüş kalkanlarıyla yirmi bin Mekodonyalı onları izledi.Asker yürüyüşleriyle geçen elli çift gladyatör sonra altın ve gümüş koşum takımlarıyla süvariler oldukça görkemliydiler! ... Fillerden sonra askerlerden daha çok sayıda tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahraman heykelleri geçti.Yanlarında rahipleri, bakireleri ile Suriye'den, Fenike'den Kapodokyadan, Kilikya'dan çok sayıda tanrı ve tanrıca, en garip Mısır tanrıları ve sonunda Grek tanrıları geçtiler.En güzel giysileri içinde kadın ve erkek otuz gün boyunca büyük bir coşkuyla gladyatör dövüşlerini, avları, yarışmaları izlediler.Şölenlerde yiyip içip gevezelik ettiler.Sonrada ülkelerine döndüler.
Antakya'da Olimpiyat oyunlarının düzenli olarak yapılmasına İmparator Augustus zamanında başlandı ve kısa sürede Roma aleminin en ünlü Festivallerinden biri haline geldi. Bu oyunlar her dört yılda bir, Ekim ayında ve 30 gün süre ile yapılıyordu.Başlangıçtan itibaren düzenli olarak yapılan bu oyunlara henüz Olimpiyat adı verilmemişti.Zaman geçtikçe bu işi yürüten görevlilerin suistimalleri nedeniyle, Olimpiyat (yada festival) çalışmaları aksamaya başladı.Claudius zamanına gelindiğinde oyunlar düzenlenmez oldu.Antakya halkı Claudius'tan yeni bir festival düzenlemesini istediler, bu istek kabul edildi, 43-44 yıllarında yeniden düzenlenen ve beş dalda yapılan oyunlara "Olimpiyat" adı verildi.Tiyatro, temsil,müzik etkinliklerinin,hipodromda yarışmaların seyirlik ve atletik yarışmaların yer aldığı oyunlar her beş yılda bir, Ekim ayında, ayın görülmesiyle başla, bir ay sürerdi.Ancak savaşlar, yangınlar, depremler ve diğer toplumsal olaylar nedeniyle olimpiyatlar düzenli yürütülemedi, ancak 15-20 yıllık aralarla yapılabildi.Nitekim bu tarihlerden sonra, biri M.Ö. 23.Haziran.192'da Hadrian'ın Antakya'yı ziyareti sırasında olmak üzere 180-192 yıllarına rastlayan Commodus dönemine kadar ancak 6 defa Olimpiyat düzenlenebilmiştir.
Bu dönemde şehir, Marcus Aurelius'un Doğu orduları Komutanlığına tayin ettiği ve birbirleri tarafından imparator ilan edilen Avideus Cassius Pudens'i desteklediği için imparator Marcus Aurelius 175-176'da Olimpiyatlarda dahil olmak üzere oyunları ve seyirlik gösterileri kaldırdı.
İmparator Commodus (180-192) ise Atletizme seyirlik oyunlara düşkündü.Onun döneminde Antakya tarihinin en iyi bilinen yönlri Olimpiyatlar ve diğer festivallerdir. Halk kendisinden oyunların tekrar düzenlenmesini istedi ve 181 yılında Olimpiyatlar için tekrar izin verildi.Oyunlar için sağlanan özel tahsisat, başka işlerde kullanılmaması için hazineye aktarıldı.
Yeniden düzenlenen oyunlar Temmuz Ağustos ayları içinde yapılacak ve 45 gün sürecekti.Oyunların idaresi ile başkan, sekreter ve genç bir görevliden oluşan bir kurul görevliydi.Oyunların yeniden başlaması nedeniyle bu gayeye hizmet edecek yeni binalar yapıldı.Bunların en önemlileri, gelen yarışmacılar için yapılan konaklama yerleri ve yağmurlu ve çok sıcak havalarda kullanılabilecek tribünlü, üstü örtülü bir koşu alanıydı.Bu dönemde oyunlarda güreş müsabakaları da yer alıyordu Oyunlarla birlikte festival ve eğlencelerde canlandı.Commodus'un emriyle eğlenceler için hazineden tahsisat ayrıldı.Bu eğlencelerin en ünlüsü, her üç yılda bir Mayıs ayında Dionysos ve Afrodit onuruna kutlanan Gece Sefahatleri festivali "Maiouma" idi.Bunlardan başka at yarışları yapılırdı.Tahsisat ayrılan üçünçü bir faaliyet türü, Ares ve artemis festivalleriyle ilgili olan vahşi hayvan avlarıydı.Çıkarılan emre göre,her dört yıllık devrede,6 ay av yasağı uygulanacak,bunun dışında kalan 42 aylık dönemde avlanılabilecekti. İmparatorun oyunlarla ilgili emrinde dansçılar ve komedyenler getirilmesi hükmü de yer alıyordu.Bu lütuflarından dolayı Antakya halkı imparatorun bronz bir büstünü dikti.
Bundan sonraki dönemde İmparator komodeion adına bir festival düzenlendiği bir yazıtta kaydedilmiştir. Septimus Severus zamanında itibar yönünden Antakya'ya rahip olan Lazkiye önem ve rağbet kazanmıştı.İmparator oyunları Antakya'dan kaldırdı ve kazandığı zafer anısına İssos'ta kurduğu oyunlarla birleştirdi.Bu, politik muhalif ve ihtilal endişesinden kaynaklanan bir tedbirdi.
Caracalla imparator olduğunda (211-217) Antakya Olimpiyatları yeniden düzenlendi.Olimpiyatları yeniden başlatma kararı çok iyi zamanlanmıştı.Kutlamaların geleneksel Julian artık yılında yapılabilmesi için Olimpiyatlar 212 yılı yazında yeniden başlatıldı.İmparator Diokletian, kendisine ve hanedanına kutsiyet kazandıran zeus şerefine yapılması nedeniyle Antakya Olimpiyatlarına özel bir ilgi gösteriyordu.Diokletian, koruyucusu zeus onuruna Daphneia olimpik stadyumu yeniden inşa ettirdi ve bir olimpiyat yılında (muhtemelen 300 yılında) Antakya da uzun süre kaldığı bir dönemde Olimpiyat oyunları başkanlığı görevini bizzat yürüttü.356 ya da 360'da Olimpiyat oyunlarının yapıldığı, Libanius'un bu oyunlara yazdığı methiyeden anlaşılmaktadır.
380, 384, 388 yıllarında ve daha sonra 404 yılında Antakya'da Olimpiyat oyunları düzenlendi.şehirde aynı zamanda tiyatro çalışmaları, sahne gösterileri ve at yarışalrıda yapılıyordu. Theodusis II.zamanında mali sıkıntılar arttı.Oyunların mali yükünü Antiokhoschuzon adlı bir vatandaş üstlendi ve hipodrumdaki gösteriler, olimpik oyunlar ile maioumanın yapılması böylece sağlanmış oldu.İstanbul'un en ünlü yarış arabası sürücüsü Calliopas'ın Antakya hipodrumunda yarışıp galibiyetler kazandığı oyunlarda şiddet oyunları patlak verdi.520 yılında yayınlanan bir impataroruk emri ile Antakya Olimpiyatlarından vazgeçildi.Bu, muhalif gruplar arasındaki çatışmayı bastırma amacıyla alınmış bir tedbirdi.Bu karar Olimpiyatları sona erdirmiş oluyordu.Zaten Olimpiyatların devamına imkan da yoktu.Çünkü 526 yılında meydana gelen şiddetli depremde Antakya ve Daphneia yerle bir oldu ve Antakya eski ihtişamına kavuşamadı.( Hatay Tarihi,Mehmet TEKİN,Antakya-1993)
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Alt 02-27-2008, 19:49   #3
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.811
Teşekkürleri: 0
5 mesajına 5 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

<FONT face=Arial>M.Ö. 776 yılında, tek bir yarışma olan 192 metrelik koşu ile başlayan Klasik Olimpiyatlar'daki programın gelişmesine paralel bir değişim görebiliriz.
Zamanla koşu mesafelerinin artması, yeni ve değişik koşuların programa alınması, savaşlarda yaya askerin artık zırh kullanması, sanat ve felsefenin daha iyi anlaşılması ve Olimpiyad'a büyük ilgi gösterilmesi sonucu olarak program zenginleşmiş ve değişmiş bir güne sığdırılan yarışmaların beş güne yayılması gerekmişti.Zamanla, stad'ın gidiş gelişini kapsayan daha sonra da 1.500 ve 5.000 metrelere yakın koşular programda yer almıştı.Bazı yazarlara göre, uzun mesafe koşularının programa alınması,kentler arasındaki haberleşmeyi sağlayan profesyonel koşucuların Yunan toplumundaki yerini vurgulamak amacı ile yapılmıştı.
Bu haber taşıyıcılarından en tanınanı, Persler'le yapılan bir savaşda, Atina'dan Isparta'ya kadar olan 200 km. iki günde koşarak askeri birliklerin savaşa katılmasını sağlayan Phippides adlı koşucudur.Belki de şair,ve hemen her Yunanlı yazar gibi, olayı daramatize etmekten hoşlanan Pindar'ın kaleme aldığı ve zamanımıza kadar adı gelen, sözde Maraton galibiyetini Atina'ya bildiren haberi verdikten sonrada yığılıp ölen Philippides adlı kahramanın kökeni de bu profesyonel koşucu olmalıdır.
Yunanca 'da "Beş" anlamına penta dan üretilerek pentatlon denen beşli bir yarışma, M.Ö.708 yılındaki 18. Oyunlar'da programa konmuştu. Bu yarışmanın programa alınması ile koşu, uzun atlama, disk ve mızrak atma ve güreş gibi sporun hemen her dalında başarılı olabilecek atletlerin yarışması gerçekleşmişti.Pentatlonda ilk olarak sporcuların herhangi branşta yarıştıkları bilinmemekle birlikte, son yarışma güreşti.Metre veya kronometre gibi başarıyı ölçebilecek atletlerin olmadığı o zamanlarda, şampiyonun nasıl belirlendiği konu hala bilinmemektedir.
Bazı yazarlar, ilk üç yarışmada birinci gelen sporcunun diğer iki yarışmaya girmeden şampiyon olarak kabul edildiğini iddia ederken, diğerleri değişik bazı puanlamaların uygulandığını söylerler. Pentatlon 'daki beş branştan biri olan uzun atlama, sadece bu yarışma içinde yer alır ve kendi başına yapılmazdı. Atletler, zamanımıza kadar gelmiş bazı vazo üstlerinde de görüldüğü gibi, ellerinde ağırlıklarla koşarlardı. Bu ağırlık taşıma olayının, daha uzun bir mesafeye atlamak için mi kullanıldığı, yoksa bir kural olarak mı uygulandığı konusunda elde pek bilgi bulunmamaktadır.Ama elde ağırlıkla atlamanın, zamanımızda yapılan deneylerde pek olumlu sonuçlar vermediği de saptanmıştır.
Olimpiyatlar'da tüm vurgu ve önem şampiyonun üstünde olduğu için ikinci gelene pek aldırmayan ve bunların adlarını dahi saklamayı akıllarına getirmeyen yetkililer, uzun atlama,mızrak ve disk atmadaki mesafelere ait bir bilgi bırakmamışlardı.
Ama, Olimpiyadlar'da şampiyonlar arasında sıralanmamasına rağmen uzun atlamanın tek başına yapıldığı diğer büyük yarışmalarda birincilikler kazanmış olan Kroton'lu Phaullus, uzun atlamada " elli artı beş " diyerek bu branştaki üstünlüğünü anlatmak istemişti.Bahsi geçen rakamların " ayak" olduğunu da ilave eden Phaullus 'un uzun atlamada 16.28 gibi, hakikaten imkansız görülen sıçramayı yaptığı anlaşılır.
Bazı yazarlar, uzun atlamadaki bu dereceye ulaşmanın imkansızlığını bildiklerinden yarışmanın uzun atlama değil belki de üç adım atlama olabileceğini ileri sürmüşlerdir.
Uzun atlamada dünya rekorunun hala 9 metrenin altında olması ve üç adım atlamada ise, 16.22 metrenin ancak 1952 'de atlandığını hatırlarsak, bu derecelerde bahsi geçen "ayak" ölçüsünün bizim bildiğimiz ve 30 cm. olarak kabul edilen "ayak" ölçüsünün olmadığını kolayca anlayabiliriz. Buna karşın, bazı yazarlar, bilhassa uzun atlamadaki akıl almaz mesafenin atlandığını söylenmesindeki amacın Olimpiyat şampiyonlarının tanrıların verdiği bir güçle, insanoğlunun ulaşamayacağı şeyleri yapabileceğinin göstergesi olarak kabul edilmesi için abartılarını vurgularlar.
Pentatlon'daki beş yarışma ile seyircilere sunulan güreş, aynı Olimpiyatlar'da kendi başına bir spor olarak programa alınmıştı Amaç, rakibin, ayakları dışında, herhangi bir parçasının üç kez yere değmesi idi.Bu nedenle, güreşçiler, mümkün olduğu kadar ayakta güreş tutma yolunu seçerler ve yere düşmemeye gayret ederlerdi.Tarihçiler, bütün gün süren güreş müsabakalarını ve yenilmedikleri halde yorgunluktan minderi terk eden güreşçilerden bahsederler.
Yunan mitolojisinde, kahramanların düşmanlarını yenmek için kullandıkları bir dövüşme tarzı olarak anlatılan boks, aslında Ispartalılar tarafından geliştirilmiş ve yakın savaşta gayet etkili bir yöntem olarak askerlikte kullanılmıştı. Boks, spor olarak, M.Ö.688'de Olimpiyad programına alınmıştı.
Boksla güreşin karışımı olan ve sadece rakibinin gözlerini oyma ve ısırma dışında herşey serbest olduğu Panktration, aslında belki de programdaki en vahşi spordu.
Zamanla, at yarışları ve atlı araba yarışları programa girdi ve bunlar, stadın yakınında sırf bu sporlar için yapılmış, boyu 600 metre olan hipodrum'da yapılırdı.Şampiyonlar biniciler değil at sahipleri idi.Ve atların isimleri ve şöhreti yıllar boyu dillerden düşmezdi.

Baron Pierre de Coubertin
Dünya Spor Tarihi'nde Modern Olimpiyatlar'ın kurucusu olarak tanınan Pierre de Coubertin 1 Ocak 1863 ' de Paris 'de doğdu. Baba ve ana tarafından soylu bir aileye dayanıyordu. İyi okullarda okudu, eskrim ve boks dersleri aldı.
Coubertin, kendi ülkesinde eğitimle sporun biraraya getirilmesi konusunu düşünüyordu.Bir süre sonra, demokrasi, eğitim ve spor konularında hayran olduğu İngiltere'ye gitti ve bu ülkedeki eğitim ve spor anlayışlarının Fransa 'da da uygulanması gerektiğine inandı.
Papaz Didon'un Kafasındaki yenilikleri ,açtığı okul kapısı üstüne astığı bir levhada yer alan Latince " Citius, Altius, Fortius" sözcüğü, Coubertinin belleğinde kalacak ve zamanı gelince, " Daha Hızlı, Daha Yüksek, Daha Kuvvetli" anlamına gelen bu slagon,bir delice fikrin temel unsuru olarak dünyanın her tarafında bilinecekti.
Demokrasi, eğitim ve spor sahalarında merakını çeken Amerikaya'da giden Coubertin, çeşitli eğitim ve spor tesislerini gördü ve bunları yönetenlerle tanıştı.Fransa'ya döndüğünde, artık onun için atılacak adım sadece Fransa'ya değil tüm dünyaya bir kıpırdama getirecek bir olay olmalı idi.
Zamanla Fransa'daki çeşitli spor kuruluşlarının biraraya gelmesini sağladı.
İngiltere'den kürek takımları, Paris'de Seine nehrinde, Paris takımının kürekçileri de Henley'de İngilizlerle yarışıyorlardı. Bu arada, 1899 yılında spor yöneticilerini topladığı bir kongredeki " Modern çağın gelişimine uymak için Olimpiyatlar'ı canlandırmalıyız." sözleri, bazı dinleyicileri şaşırttı.
Ama, Coubertin büyük bombasını patlatmak için tüm hazırlıklarını yapıyordu.1894 yılının Haziran ayı ortasında, Sorbonne'da 37 spor kuruluşunu temsilen 78 kişi ve 9 ülkeden 200 delegeninde bulunduğu 2.000 aşkın bir davetli ve dinleyici, Coubertin'in organize ettiği" İnternational Athletic Congress" adlı bir toplantıda buluştular.Kongre gündeminde iki temel unsur olarak amatörlük kavramının anlam ve uygulaması ve Olimpiyadlar konuları vardı."Olympism" diye adlandırılan ikinci komitenin başında, Yunanlı Demitrios Vikelas ve üyeler arasında da Amerikalı Dr. William M. Sloane vardı.Coubertin Kongre'den bir hafta evvel Revue de Paris dergisinde yayınladığı bir makalede canlandırılmasını istediği Olimpiyadlar'ın temel ilkelerini sıralamıştı.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Alt 02-27-2008, 19:49   #4
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.811
Teşekkürleri: 0
5 mesajına 5 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Modern Olimpiyat fikrinin özünü Modern Olimpiyatların kurucusu Baron De Coubertin'in çeşitli kitap , yazılı beyan ,deklarasyon ve diğer yazılı belgelerinde bulmak mümkündür.
Olimpizm , beden gücü ve becerisi ile birlikte insan aklının gelişmesini hedef alan ve böylece insanın tüm niteliklerini simetrik bir biçimde ve bir uyum içinde gelişimini hedef alan bir felsefedir.
Amaçlarından diğer birisi de , insanı eğitmek ,karakterini ve ahlakını kuvvetlendirmek, eskilerin ideali olan " KALOS KAGATHOS" insanı yaratmaktır.
Olimpizm , tam manası ile eğitsel ve pedagojik amaçlar güder.Olimpizm ne bir din , ne bir sosyal doktrin,ne de bir sosyal,ekonomik sistemdir.Olimpizm bir ruh halidir , hayat tarzıdır,insanlık görüşüdür.Asalet ve tertemiz ahlak okuludur. Bir " çıkarsız ideal " inancıdır.
Çağımızın en önde gelen sosyal olaylarından olan Olimpizm,ayırtetmeden tüm dünyayı kucaklar,karşılıklı saygıyı;işbirliğini ve tüm insanlar arasında arkadaşlığı , karşılıklı anlayışı amaçlar. Eşit koşullar altında dürüst ve eşit rekabeti hedefler. Başka sosyal sahalarda birbirleriyle rekabet eden insanlara elle tutulur örnekler verir. Uluslar , ırklar , renkler , politik sistem ve sınıflar arasında hiç bir ayırım kabul etmez. Bu felsefe ile Ulusrararası barış ve anlayışın gelişmesine yardım eder. Gençlere hürriyet fikrinin doğru manasını öğretir ve böylece sosyal çevrede birlikte yaşamanın ideal koşullarını yaratır.
Dört yılda bir tekrarlanan Olimpiyat Oyunları , oyunlar sırasında tüm katılanların birlikte Olimpiyat Köyünde Müşterek kurallar altında ortak yaşamaları, Olimpiyat ruh ve prensiplerine uygun olarak dünyanın en seçkin sporcuları ile yarışmak ve bu yarışmaları idare eden tarafsız hakemlerin kararlarına mutlak iteati temin etmek suretiyle Olimpizm bu konuda büyük hizmet görmektedir. Olimpizm uluslararası bir kurumdur,tam manası ile müstakildir. ve her türlü milli ,siyasi,ekonomik veya diğer kısıtlamalardan uzaktır. Bu özerk tutum çok önemlidir. Olimpik felsefenin hadef ve amaçlarına erişilmesini temin eder.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Alt 02-27-2008, 19:50   #5
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.811
Teşekkürleri: 0
5 mesajına 5 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

( ATİNA - 6 - 15 NİSAN 1896 ) YUNANİSTAN
AÇILIŞI YAPAN:KRAL I.GEORGE
KATILAN ÜLKE SAYISI:14
KATILAN SPORCU SAYISI:245 ( ERKEK )
1894 yılında kurulan IOC ( Uluslararası Olimpiyad Komitesi) 'nin aldığı kararla Atina'da organize edildi. Yunanistan her 4 yılda bir yapılması planlanan Olimpiyatların sürekli kendi ülkesinde yapılmasını istiyordu,ancak yapılan toplantıda kabul görmedi ve bir sonraki olimpiyatlar'ın Fransa'da Paris'te yapılmasına karar verildi.Böylece Olimpiyatlar Uluslararası bir nitelik kazanmış oldu. Ayrıca Bu Olimpiyatlar'da Maratonda şampiyon olan atlete yapılan ekonomik yardım da profesyonelliği beraberinde getirdi
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tags
bilgiler, butun, ile, ilgili, olimpiyatlar

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Canlı: Olimpiyatlar başlıyor Haberci Dünyadan Haberler 0 08-08-2008 15:31
Olimpiyatlar 'Bir Dünya Bir Rüya' sloganıyla başlıyor Haberci Dünyadan Haberler 0 08-08-2008 09:27
Apple'ın "çılgın" planıyla ilgili yeni bilgiler Haberci Bilim ve Teknoloji Haberleri 0 07-29-2008 16:41
MSN Mssngr 7.5 İle ilgili bütün programlar уυѕυƒ Msn Teknik Destek 0 07-25-2008 10:25
Yemekle ilgili pratik bilgiler LeGoLaS Mutfak-Yemek Tarifleri 0 03-20-2008 22:39


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:46 .


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627