Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Eğitim - Üniversiteler - Sınavlar > Mustafa Kemal Atatürk > Hayatı

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 12-07-2009, 22:10   #1
Moderator
 
PaParazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 1.492
Thanks: 19
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 1000
PaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud ofPaParazi has much to be proud of
Standart Atatürk'le ilgili Uydurmalar-Saldırılar ve tokat gibi YANITLAR

Atatürk'le ilgili Uydurmalar-Saldırılar ve tokat gibi YANITLAR KİTABIN ADI :ATATÜRK’ÜN ÖZEL YAŞAMI (Uydurmalar-Saldırılar-Yanıtlar)

YAZARI :İsmet Görgülü

a. Yapılan Saldırıların Nedeni:
Atatürk milliyetçiliğine dayalı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak veya bölmek isteyenlerin önündeki en büyük engel Atatürk’tür. Öncelikle Atatürk’ün kendisidir. Müteakiben O’nun Türk ulusunun gönlünde yaşamasıdır, O’na bağlılığıdır. Atatürk faktörü varoldukça hiçbir güç Türkiye’yi bölemeyecek veya bir İslam devleti kuramayacaktır.
Bu sebeple, amaçları ülkenin batması olan hainler ve onlara göz yumanlar öncelikli hedeflerini Atatürk faktörünü yıkmak olarak görürler. İzledikleri metodoloji ise; öncelikle İslamiyet’i saptırarak demokrasi ve laikliğin Allah’a karşı gelmek olduğunu göstermek, müteakiben demokrasi ve laikliği Atatürk’ün getirdiğini vurgulamak, ayrıca O’nun hain, namussuz ve İslamiyet düşmanı olduğunu söyleyerek mümkün olduğunca çok kişiyi kandırmaktır.

b. İftiraların Kaynağı:
Yapılan saldırıların en önemli kaynaklarından biri Rıza Nur’dur. Rıza Nur tıp doktorudur. Birinci ve İkinci Meclis’lerde iki dönem milletvekilliği yapmıştır. Lozan Konferansı’na İsmet İnönü maiyetinde katılmıştır. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 14 ciltlik “Türk Tarihi” isimli bir eser yazmıştır.



Eylül 1926’da hastalığı münasebetiyle Fransa’ya yerleşir ve kendisine milletvekili maaşı ödenmeye devam edilir. Atatürk 1927 yılında Nutuk’u okur ve yayımlar. Nutuk’ta bu kişinin, Balkan Savaşı sırasında vatana ihanet ettiğini, Arnavutları isyana teşvik ettiğini açıklar.



Rıza Nur 1928 yılında Nutuk’u okur ve “Hayat ve Hatıratım” isimli anılarını yazmaya başlar. Eser tamamen Nutuk’a cevap şeklindedir ve orada geçen olayları ters yüz ederek anlatmaktadır. Anılarını 1935 yılında, British Museum’a 1960 yılına kadar yayımlanmamak kaydıyla gönderir. Diğer bir ifade ile olay tanıklarının ölmesini bekler.



Anılarında Atatürk’ü kötüler ve bir nevi intikam alır. Kurtuluş Savaşı’nın kendisinin sayesinde kazanıldığını iddia eder. Lozan’ı yapan, saltanatı kaldıran ve devrimlerin fikir babası olarak kendisini gösterir.



Kendi anılarından Rıza Nur’un kişilik yapısını çıkaran doktorların ifadeleri şöyledir. Ağır bir ruhsal bozukluk, homoseksüel eğilim, narsisizm, paranoid reaksiyon, vs. Kendi anlatımlarında yazdıkları ise şöyledir. Gençliğinde tecavüze uğrar, bir harbiyeliye aşık olur ve kadın olmak ister, “kadını erkekle eşit saymak hatadır”, “kadın çocuk makinasıdır”, “Arnavutları isyana teşvikim iftihar sebebidir” der, vs.

c. Annesi ve Babasına Yönelik Saldırılar ve Yanıtlar :
Zübeyde Hanım bir kişiyle beraber yaşıyormuş. O kişi ölünce babalık davası açmış. Kişinin yakınları ölen kişinin, Zübeyde Hanım’ı genelevden iki yaşında oğlu ile birlikte odalık aldığını söylemişler. Mahkeme geneleve sormuş ve genelevin yanıtına göre Zübeyde Hanım 19 Haziran 1881’de oğlu ile beraber geneleve girmiş ve 11 Nisan 1882’de ölen kişi tarafından çıkarılmış. Diğer bir ifade ile babası belli değilmiş.



Zübeyde Hanım, Ali Rıza Efendi ile 1871 yılında 14 yaşında iken evlenmiştir. Sözde mahkeme kararı 1882 yılında alınmıştır. Ancak bu tarihte Zübeyde Hanım hâlâ Ali Rıza Efendi ile evlidir ve dört çocuk (Fatma, Ahmet, Ömer, Mustafa) sahibidir. Ali Rıza Efendi 1893 yılında vefat etmiştir. Diğer bir ifade ile başka birine babalık davası açtığı anda Zübeyde Hanım hâlâ Ali Rıza Efendi ile evlidir. Böyle bir dava açması mümkün değildir.



Ayrıca, Osmanlı’da devletten müsaadeli, ruhsatlı ve meşru genelev yoktur. Dolayısıyla mahkemenin genelev ile resmi olarak yazışması mantıklı değildir.

ç. Soyuna Yönelik Saldırılar ve Yanıtlar
Mustafa Kemal Türk değilmiş. Yahudi dönmesi, Sırp, Bulgar, Makedonmuş.

Zübeyde Hanım’ın soyu yörüktür. Fatih Sultan Mehmet döneminde Karamanoğlu Beyliği’nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar’da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilmiştir ve sonra Selanik’e göç etmiştir. Konya bölgesinden geldikleri için “Konyarlar” ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve anılmışlardır.



Ali Rıza Efendi’nin soyu, Aydın/Söke’den gelerek Manastır vilayetine yerleştirilen, “Kocacık Yörükleri”ndendir. Aile, sonra Selanik’e göç etmiştir. Manastır’da yerleştikleri yere “Kocacık” denmiştir.

d. Sofrasına ve İçkisine Yönelik Saldırılar ve Yanıtlar
Sarhoşmuş, ayyaşmış, sabaha kadar içermiş, körkütük sarhoş olurmuş. Sofrası zevk ve sefa alemiymiş. Ülkeyi sofradan idare edermiş. Geceyi içki ve fuhuş aleminde, gündüzü uyuyarak geçirirmiş.



Atatürk alkol kullanırdı. Rakıyı tercih ederdi. Baş mezesi leblebi, beyaz peynir ve kavundu. Ancak günlüklerde ve anılarda şu ifadeler vardır. Ciddi işler konuşulduğunda kahveden başka bir şey içmezdi. Buhranlı zamanlarda O’nun için sofra-içki yoktu. Korkunç derecede iradesi vardı. Sarhoşluktan hoşlanmazdı.



Atatürk’ün akşam sofraları ünlüdür. Birçok günlük ve anı defterinde aşağıdaki ifadeler vardır. Atatürk’ün sofrası bir yemek, içki, eğlence sofrası değil bir nevi akademi, dershane idi. Sofranın karşısında bir karatahta bulunurdu. Sofranın dağılması, görüşülen konunun önemine göre idi. Bazen sabahlanırdı. Tek eğlence alaturka saz getirip onu dinlemekti. Çoğu zaman gelen sanatçılar bir köşede unutulup geri dönmüşlerdir.



Atatürk sofrasına herkesi bir maksatla davet ederdi. Oraya davet şeref sayılırdı. Atatürk bilmediklerini sofralarda bilenlerden öğrenirdi. Bakanlar, milletvekilleri hep o tebeşirli karatahtaya kalkmışlardır. Sofra bir idare yeri değil, dostları ile sohbet ve danışma yeri idi. Aynı zamanda bir imtihan yeri idi. Bir vazifede kullanacağı kişileri söylemeden, hissettirmeden burada yoklardı.



Atatürk çalışmalarında; zaman, mekân ve imkân kavramlarıyla ilgili değildi. Başladığı bir işi bitirmeden rahat edemezdi. Az uyurdu. Uykuda geçirdiği zamana acırdı. Nutuk’u hazırlarken 20-30 saat aralıksız çalıştığı olmuştur. Beraber çalıştığı arkadaşları yorgunluktan baygınlık geçirirken kendisi çalışmaya devam etmiştir.

e. Cinsel Yaşamına Yönelik Saldırılar ve Yanıtlar
Eşcinsel imiş. Latife Hanım ile bu yüzden ayrılmış. Başkalarının eşlerine sarkıntılık edermiş.



Atatürk öncelikle bir insandır. Tabii ki sevmiş ve sevilmiştir. Sevdiklerine mektup, şiir ve şarkılar yazmış ve bunları günlüklerinde açıkça ifade etmiştir.



Eşcinselliğine yönelik Rıza Nur’un iftiralarından başka hiçbir belge ve kanıt bulunmamaktadır. Yakınları hiçbir evli kadınla ilişkisi olmadığını belirtmektedir. Ayrıca hiçbir ilişkisini Köşk’e taşımadığı, saati saatine tutulan Nöbet Defteri’nden anlaşılmaktadır. Bu defterde bazen “Büyük Bayan”a gittiğinden bahsedilmektedir. Ancak bu bayan kardeşi Makbule Boysan (Atadan)’dır.



Atatürk’ün evliliği yaklaşık 2,5 sene sürmüş ve 5 Ağustos 1925 ayrılmışlardır. Tüm yakınlarının belirtiklerine göre ayrılmayı Mustafa Kemal istemiştir. Latife Hanım son ana kadar umudunu kaybetmemiş ve tekrar beraber olabilmek için her türlü yakını araya koymaya çalışmıştır. Ayrıldıktan sonra bir daha evlenmemiş ve Atatürk’e bağlılığını sürdürmüştür.

f. Dini İnancına Yönelik Saldırılar
Mustafa Kemal dinsizmiş, kâfirmiş. Laiklik adı altında din düşmanlığı yapmış. “Devletin dini olmaz” diyene Müslüman denemezmiş.



Öncelikle herkesin dini kendinedir ve hiç kimseye kimseyi yargılamak düşmez. Atatürk söylevlerinde şunu açıkça belirtmiştir. “İslam’la birlikte insanlık, dünya yaşamını düzenlemede yararı, zararı kendine ait olmak üzere serbest kılınmıştır.” Kur’an’da bunu belirten sayısız ifade bulunmaktadır.



Atatürk ayrıca şunları da belirtmiştir: “Bizim dinimiz en makul ve en tabii bir dindir ve ancak bundan dolayıdır ki, son din olmuştur”, “Din, Allah’la kul arasındaki bir bağdır”, “Bizde ruhbanlık yoktur. Hepimiz eşitiz ve dinimizin gereklerini eşit olarak öğrenmeye mecburuz”, “Bizim dinimiz için herkesin elinde bir değer ölçüsü vardır. Hangi şey ki akla, mantığa, toplum çıkarlarına uygundur, biliniz ki o dinimize de uygundur”.



Atatürk İslam dinine şu hizmetleri yapmıştır: Kur’anı’ı ilk kez Türkçe’ye çevirtmiş, bastırmış ve ücretsiz olarak dağıtmıştır. Kur’an’ın bilimsel tefsirini yaptırmış, bastırmış ve ücretsiz olarak dağıtmıştır. Bazı hadislerin çevirisini yaptırmış ve dağıtmıştır. Hutbeleri ve ezanı Türkçe’leştirmiştir. Din görevlisi ihtiyacını karşılamak için imam-hatip okulları açtırmıştır.

g. Para İle İlgili Saldırılar
Zengin olma hırslısı imiş. Mal edinme hırslısı imiş. Devletin parasını keyfi ve zevk-sefa âlemlerinde harcamış. Hint müslümanların gönderdikleri yardım parasını zimmetine geçirmiş.



“Kişinin aynası işidir” sözünden hareketle yine Atatürk’ün para ile ilgili yaptıklarına ve icraatlarına bakmak uygundur. Üzerinde para taşımazdı. Şahsı ile ilgili yapılan harcama dökümlerini bile detaylı incelemezdi. İstanbul’da kalınan zamanlarda aldığı maaşı masrafları karşılamaya yetmez, borçlanılırdı. Ankara’ya döndüklerinde kemer sıkıp borçlarını öderdi.



Atatürk 1927 yılında çiftlik gelirlerini CHP’ye bırakmış, 1937 yılında ise tüm mal varlığını hazineye yani milletine bağışlamıştır. Ayrıca özel bir yasa ile mirasçılarının pay alma haklarını ortadan kaldırır. Bunun üzerine BMM kendisine bir teşekkür telgrafı geçer. Atatürk’ün cevabı şu şekildedir. “Yapılan bir vazifedir”. Para ve mal edinme hırslısı olan bir kişi için bu davranış pek mantıklı değildir.



Yardım paralarından artanlarla iklim ve ürün yönünden farklı bölgelerde çiftlikler alır ve yeni Türkiye’ye modern çiftçiliği öğretir. Makineli tarımı başlatır. İmalathaneler, fabrikalar, bahçeler, bağlar, parklar yaptırır. Ankara’da birkaç satış mağazası açılır. Müteakiben İstanbul’da da iki satış mağazası açılır. Ankara’nın çevresinde büyük bir orman geliştirilmesine başlanır.



Atatürk’ün maaşı, ödeneği ve emekli aylığından başka geliri yoktur. Emekli aylığını hiç harcamaz ve İş Bankası’nda bulunan bir hesapta biriktirir. 9.000 TL. maaş almaktadır. Bu paranın 2.000 TL.sini (sonradan 3.000 TL.sini) İsmet İnönü’ye, 1.100 TL.sini ise başka altı kişiye aylık yardım olarak verir. Kalan para ile Köşk’ün (çalışanların ve konukların yemekleri de dahil) masrafları ödenir. Seyahatlerinde sadece tren veya vapur ister, harcırah almaz maiyetine de aldırmaz. Tüm masrafları kendisi karşılar.



Atatürk öldüğünde toplam 73.020 TL. birikimi vardır. Bunu da vasiyetinde CHP’ye bırakır. Aylık ortalama geliri 10.000 TL. kabul edilirse yaklaşık 7 aylık birikimi bulunmaktadır.



Atatürk ayrıca “Mücevherler” isimli bir defter tutmuştur. Defterin dökümü şu şekildedir. Kravat iğnesi, 10 adet kol düğmesi, 1 adet kol, 2 adet cep saati, 3 adet saat zinciri, 4 adet köstek, İstiklal Madalyası.

ğ. Ölümüne ve Cenazesine Yönelik Saldırılar ve Yanıtlar
Ölümü çok içki içmesindenmiş. Ölüm saati uydurmadır aslında 02.00 civarında ölmüş. Cenaze namazı kılınsın istememiş ve kılınmamış.



Atatürk öldükten sonra otopsi yapılmaya gerek görülmemiş ve (alkolle bağlantılı) sirozdan öldüğü rapor edilmiştir. Oysa tıp uzmanları günümüzde bile biyopsi, bazı tahliller veya otopsi yapmadan sirozun sebebinin söyleyemeyeceklerini ifade etmektedir. Atatürk’e biyopsi, bu tahliller veya otopsi yapılmamıştır. Yani alkol bağlantılı siroz tanısı sadece tıbbi bir sanıdır.



Sirozun dört sebebi olabilir. Daha önce geçirilen sıtma. Atatürk iki defa sıtma geçirmiştir. Hepatit virüsleri. Atatürk birçok diş tedavisi geçirmiştir. O günkü koşullarda kapabilir. Dengesiz beslenme. 12 yıl savaşta kalmış ve sonrasında da düzenli beslenmemiştir. İçki. Gündüz içmez, akşam içkili sofra var ise bir küçük rakının yarısını içmiştir.



Ayrıca yabancı doktorların raporlarında, muayenelerden ve tahlillerden elde edilen bulgulara dayanarak Atatürk’te bulunan sirozun alkol bağlantılı siroz olamayacağı belirtilmiştir. Ancak ölümünden sonraki rapora Türk doktorlar tarafından alkolle bağlantılı siroz yazılmıştır.



Atatürk’ün 09.05’te ölmediğini kanıtlayan hiçbir belge bulunmamaktadır. 01 Ekim-10 Kasım 1938 arasında iki ayrı son nöbet defteri tutulmuştur. Birinci deftere sağlık durumu dakika dakika işlenmiştir. Buna göre o gece yarısı bile tedavisine devam edilmiş en son 08.30’da serum verilmiştir. 09.00’da nabız 130, soluk alıp verme 34 olarak kayıt edilmiştir.



Atatürk son iki gününü komada geçirir. Bu zaman zarfında hiç yalnız (heyet bulunmakta) kalmamıştır. Dolayısı ile bu zaman zarfında cenaze namazımı kılmayın gibi bir istekte bulunacak durumda değildir. Cenaze namazı 19 Kasım 1938 saat 08.10’da Dolmabahçe sarayının büyük salonunda kılınmıştır. 1’inci Or.K.Org.Fahrettin Altay’ın da hazır bulunduğu namazı kıldıran Ord.Prof.Şerafettin Yaltkaya’dır.



Atatürk, 11 Kasım 1930 öğleden önce 10 doktorun kontrolünde ve Prof.Dr.M.Lütfü Aksu nezaretinde tahnit edilmiştir. Tahnit edilen tabut 9 Kasım 1953’de 10 kişilik bir heyet huzurunda açılır. Gül ağacından tabutun içinde madeni bir sanduka bulunmaktaydı. İçi muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu. Talaşın içinde cesedin sarılı bulunduğu muşamba, daha sonra beyaz kefen içinde parafinli sargılarla sarılmış olan ceset bulunmaktaydı. Ceset bozulmamıştır.

Kitap Hakkındaki Değerlendirme:
Yapılan saldırılarla aynı zamanda Cumhuriyet tarihi değiştirilmeye çalışılmakta ve Türk kimliğinden uzaklaştırma politikası güdülmektedir. Diğer bir ifade ile bu saldırılar aynı zamanda Türk ulusuna, Türk yurduna ve Türk devletine yapılmaktadır. Dolayısı ile bu saldırılar bütünlüğümüze, rejimimize, ulusal kimliğimize, güvenliğimize ve geleceğimize yapılan saldırılardır. Bu nedenle sorumluluk duygusu taşıyan tüm vatandaşlarımızın bu saldırılarla elinden geldiğince mücadele etmesi gerekmektedir. Söz konusu kitap bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda önemli bir kaynak teşkil etmektedir.
PaParazi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
atatrkn_nerede_sava_yapm, ataturkle_ilgili_ani, ataturkle_ilgili_anilar, ataturkle_ilgili_neler_soylemisler, ataturk_ile_ilgili_anilar, ataturk_ilgili_ani, ataturk_ilgili_ne_soylemisler, ataturk_kac_saat_uyurdu, ataturk_melodileri, ataturle_ilgil, atatürkle, baska_ulkelerin_ataturkle_ilgili_neler_soylemisler, baska_ulkelerin_yazarlari_ataturke_ilgili_ne_soyle misler, baska_ulkelerin_yazarlari_ataturkle_ilgili_neler_s oylemisler, baska_ulkelerin_yazarlari_ataturk_le_ilgili_neler_ soylemislerdir, baska_ulkeleri_ataturkle_ilgili_ne_soylemisler, baska_ulkeler_ataturkle_ilgili_neler_soylemisler, baska_ulkeler_ataturkle_ilgili_ne_soylemisler, baska_ulkeler_ataturk_ilgili_neler_soylemisler, gibi, ilgili, riza_nur_hayat_ve_hatiratim, tokat, uydurmalarsaldırılar, ve, yabanci_ulkeler_atturkle_ilgili_neler_soylemislerd ir, yanitlar

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atanın Tokat Gibi Cevapları Korax Mustafa Kemal Atatürk 0 10-16-2009 09:14
Soru sağlımızın korunması ilgili hangi kurumların ne gibi faaliyetlerde bulunuyorlar Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 10-04-2009 20:17
Atatürk'le yan yana gelmek heyecan verici Yaso Magazin Turu 0 01-11-2009 18:37
SSH Key Tabanlı Saldırılar нüzüη Güvenlik 0 09-02-2008 12:47
Gündeş'ten Ersoy'a tokat gibi cevap! Yaso Magazin Turu 0 03-02-2008 10:37


Şu Anki Saat: 05:09


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628