Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Kültür - Sanat - Biyografi > Hayvanlar alemi

Hayvanlar alemi Hayvan Türleri , Yetiştirme Yöntemleri , Hayvanlar hakkında bilmek istediğiniz herşey...

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 07-18-2009, 17:04   #1
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.914
Thanks: 0
Thanked 5 Times in 5 Posts
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Ekidne (Tachyglossus) hakkında genel bilgi

Ekidne (Tachyglossus)
Ekidne (Tachyglossus)




Avustralya ve çevresindeki adalar­da yalnızca bu yöreye özgü ilginç hayvanlar yaşar. Memeli oldukları halde doğurarak değil yumurtlayarak üreyen ekidneler de bun­lardandır. Dikenli karıncayiyen de denen bu tombul gövdeli, sırtı dikenli hayvanların başlı­ca yiyecekleri karınca ve termitlerdir. Gözleri küçük ve güçsüz olduğundan karınca yuvala­rının yerini uzun ve duyarlı burunlarıyla koklayarak bulur, güçlü pençeleriyle yuvala­rı kazıp oyar, sonra uzun ve yapışkan dille riyle karınca ya da termitleri kolayca yaka­larlar. Ekidnelerin yalnızca iki türü vardır. Avus­tralya ekidnesinin (Tachyglossus aculeatus) uzunluğu 53 santimetreyi bulur ve sırtı kirpi-ninki gibi sık dikenlerle kaplıdır. Burnu biraz daha uzun, dikenleri daha seyrek ve kısa olan Yeni Gine ekidnesi (Zaglossus bruijni) ise küçük bir domuzu andırır.

Ekidneler saldırganlardan korunmak için kirpi gibi tostoparlak büzülür, yumuşak top­rağı hızla kazarak içine gömülür ya da kaya­lardaki yarıkların arasına gizlenirler. Ayrıca erkeklerin arka bacaklarında bir savunma aracı olduğu sanılan mahmuzlar vardır.


Ekidnelerin üreme davranışı çok değişik ve ilgi çekicidir. Üreme mevsimi başlarken dişi­nin karnında bir kese oluşur; çiftleştikten bir ay kadar sonra da dişi ekidne tek bir yumurta yumurtlar. Bu döllenmiş yumurta, henüz nasıl olduğu açıklanamayan bir biçimde, dişi­nin karnındaki kuluçka kesesine aktarılır. 10 gün sonra yumurtadan çıkan yavrunun uzun­luğu ancak 2 cm, ağırlığı da 4 gramdan azdır. Dişi ekidnenin meme başı olmadığından, yavru annesinin meme bezlerinden sızan sütü yalayarak beslenir. Yavrunun dikenleri çık­maya başlayınca annesi onu otlardan yaptığı bir yuvaya yerleştirir ve en az iki ay boyunca düzenli aralıklarla yuvaya gelip yavrusuna süt verir. İnsan eliyle beslenen ekidnelerin 30-50 yıl kadar yaşadıkları saptanmıştır.


__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Okunmamış 07-18-2009, 17:05   #2
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.914
Thanks: 0
Thanked 5 Times in 5 Posts
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

EKİDNE VE ORNİTORENK

Tabiatın yaratıklarıyla bizi şaşırtmadığı gün hemen
yok gibidir. Memeli deyince genellikle yavrularını canlı olarak doğuran hayvanlar aklımıza gelir. Halbuki Avustralya, Tasmanya ve Yeni Gine'de yumurtlayan bazı memeliler vardır.
Bu yumurtlayan memeliler; isimleri de kendileri kadar garip olan hayvanlardır. Meselâ, bazı yerlerde «dikenli karmeayiyen» denen ekidne ve «ördek gagalı platipüs» ismiyle de anılan ornitorenk.Bunların ağızları kuşlarınki gibi uzun ve gaga görünüşlüdür, fakat aralarındaki benzerlik bu kadarla kalır. Ekidne' nin vücudu dikenler ve kaba kıllar, Ornitorenk'inki ise kürkle kaplıdır. Bir tanesi toprağı kazarak kendine yeraltında yuva yapar, öbürü ise iyi bir yüzücüdür. Bunlar, kuşlardan çok sürüngenlere yakındırlar. Bu hayvanlara dünya yüzündeki memelilerin en ilkelleri gözüyle bakılmaktadır.
İkisinin de sürüngenlerle ortak tarafları dikkate değer. Bunların yılanlar gibi yumurta yumurtladıklarını gördük. Bu yumurtaların sürüngen yumurtaları gibi ince kabuğu ve iri bir sarısı vardır. Ornitorenk ile ekidne bundan başka sürüngen atalarının kemikli omuz kemerini de muhafaza etmişlerdir. Diğer memeliler, çok gerideki jeolojik çağlarda, ilkel hayvanların safından ayrılıp yükselirken bu özelliği bırakmışlardı. Ayrıca bu iki garip hayvanla sürüngenler arasında başka benzer taraflar da vardır.
Öyle olduğu halde ekidne de, ornitorenk de memeli hayvan sayılırlar. Daha ileri akrabaları gibi, onlar da yavrularını memeleriyle emzirirler. Fakat memelerinin başı gelişmiş değildir. Süt, karın derisindeki küçük bir gözenek grupundan fışkırır.
Omitorenk birçok hayvan familyasının -sürüngenler, kuşlar- özelliklerini taşıdığı gibi değişik hayvan takımlarından da- yumurtlayanlar, memeliler- karakterler almıştır. Bu nedenlerle bir geçim döneminden kalma kabul edilir. Omitorenk evrimin coşkun hayalinin ürünüdür. Doğal seçilme bazen ekolojik nişler oluşturur; bu melez hayvan sağ kalabildiyse bu bir şımar (keçi, aslan ve ejderha karşımı mitolojik hayvan, ucube) fizyolojisinin çok sinirli bir ortama mükemmel bir uyum göstermesi sayesindedir.

Ornitorenk (gagalı memeli) veya bilimsel adıyla Ornithorhynchus anatinus, tutarsızlığın simgesi ve doğanın icat gücünün canlı tanığıdır. Ornitorenk deyince hatıra her türlü çelişkiyi içeren bir hayvan, bir acayiplikler katalogu gelir. Bu, yumurtlayan bir memelidir; gagası ve ayakları ördeğe, kuyruğu kunduza ve kürkü su samuruna benzer. Kısacası bu hayvan bir karşıtlıklar yumağıdır. Ornitorenk bir evrim bilmecesidir. Bir sürüngen mi? Belki; yılan gibi zehiri var. Bir kuş mu? Belki; yumurtluyor; fakat dişisi süt veriyor. Bir memeli mi acaba?Olabilir, ama memeleri var, meme başları yok.Ornitorenk bir melez; bugüne kadar sağ kalabildiği için şanslıyız. Doğa, Dünya üzerinde sonu gelmez bir birleştirmeler oyunu oynuyor. Öyle bir oyun ki cinsleri karıştırıyor, canlıları değiştiriyor ve hiç bir canlının evrimden kaçamayacağını kanıtlıyor.Bu kaçığı oluşturan mekanizmalar neydi acaba?

Nasıl olup da hayvanlar dünyasında yalnız tek deliklilerden ornitorenk ve ekidne (Avustralya karınca yiyeni) gerçek bir altıncı hisse sahip olabilmiş (mikroelekrriği algılayabiliyorlar)? Ornitorenki ilk bulan 1798 de Yeni Gine valisi olan John Hunter oldu.Vali, İngiltere deki New Castle on Tyne Edebiyat ve Felsefe Derneği ne bir fıçı tuzlu su içinde bir ornitorenk ölüsü yolluyor. British Museum biyoloğu George Shaw şaşırıp kalıyor:"Bütün memeliler arasında görünüşü bu kadar garip bir hayvan daha yoktur; dört ayaklı bir gövde üzerine bir ördek kafası oturtulmuş." Shaw, ona Platypus anatinus (ördek ayaklı hayvan) adını veriyor. Ornitorenk ve kuzeni ekidne, sistematik (sınıflandırma) ile uğraşan zoologlar arasında 40 yıl sürecek bir tartışma başlatıyor.

Avrupa da XX yüzyılın tanınmış bütün zoologları bu garip hayvanı sınıflandırabilmeye uğraşıyorlar. Bu yüzyılda Avrupa dört omurgalı sınıfı tanıyor: Balıklar, sürüngenler (amfibiler dahi!), kuşlar ve memeliler. Hayvanı iyice inceleyen Alman zoolog J. F. Blumenbach ona Ornitorhyncus (kuş gaga) adını veriyor. 1802 de Everald Home onun anatomisini inceliyor. Geoffroy Saint-Hilaire, ekidne ve ornitorenki, tekdelikliler (Monorremata) takımına koyuyor; çünkü bu hayvanlarda, sürüngenler ve kuşlarda olduğu gibi idrar, üreme ve dışkılaşma yolları tek bir deliğe açılır: Dışkılık (Kloak )

.Ekidneler kirpi ve karınca yiyen özelliklerini taşır. Avustralya da yaşayan en kısa gagalı ekidne (Tachyglossus aculeatus) ve Tasmanya takiglosu (Tachyglossus setosus ). Bu, toprak üstünde yaşayan, 40-80 cm uzunluğunda, derileri kıllar ve dikenlerle kaplanmış, altçenesi gaga şeklinde uzamış hayvanların, uzayabilen dilleri ve yapışkan salyaları, terrnit ve karınca yemeğe çok elverişlidir. Kuzeni uzun gagalı egidne (Zaglossus bruijnii), Yeni Gine de ve Salawati Adası nda yaşıyor. Daha kıllı ve daha az dikenli; solucan yiyor.Geoffroy sonradan ornitorenki memeliler arasından alıp beşinci bir omurgalı takımına koyar. Blainville buna şiddetle karşı çıkar: Ornitorenk kıllıdır, o halde bir memelidir.

İki bilim adamı arasındaki tartışma yıllarca sürmüştür. 1918 de Geoffroy, tekdeliklileri kuşlar ile memeliler arası bir yere koymak ister. Ünlü Cuvier, ornitorenki memeli sayar. 1824 de Meckel hayvanda memeyi andırır (fakat meme olmayan) yapılar bulur ve om itorenkin canlı yavru doğurduğu sonucuna varır. Daha sonra birçok kişi ornitorenkin iki yumurta yumurtladığına tanık olur. 1884 de bilim adamlarının ekidne ve ornitorenklerin yumurtladığına tanık olmasıyla tek deliklilerin yumurtladığı kesinleşir.

Ornitorenk göl ve ırmaklara yakın yaşar. 2000 m ye kadar olan yüksekliklerde O°C da yaşayabilir; aynı kolaylıkla tropik iklimde de yaşayabilir.Hayli geç olarak (1973 te) memeliler ve kuşlar gibi sıcak kanlı (homeoterm) olduğu saptandı. Vücut sıcaklığı çok düşüktür: 32°C. Erkeği 50 cm boyunda ve 1700 g ağırlığında, dişisi 43 cm boyunda ve 900 g ağırlığındadır. Kürkü son derece yumuşaktır; bu kürk ısıyı % 60 oranında yalıtır; buna karşın kutup ayısı suya girince ısı yalıtımının % 90 ını kaybeder. anatinus 5 m ye kadar dalabilen iyi bir yüzücüdür. Gündüz bir labirent gibi oyduğu yeraltı tünellerinde kalır.Kısa perdeli ve yüzgeç biçimi ayakları vardır. Erkeklerin arka ayağında 1,5 cm uzunluğunda içi boş bir mahmuz bulunur. Bu mahmuz son derece etkili bir zehir verir.

Ornitorenk, ekidne ve bazı soreksler dışında zehirli olan memeli yoktur. Bu zehir, bir tavşanı 90 dakikada öldürür;insandaysa önemli bir şişmeye yol açar.Ornitorenklerin evlilik törenleri günlerce süren garip bir dansla başlar. Erkek gagasıyla dişinin kuyruğunu yakalar ve ikisi birden suya dalarak daireler çizmeye başlarlar. Gariplikler zincirine bir de erkeğin penisinin ikiye yarılmış olması eklenir. Dişi 1-3 yumurta yumurtalar, yumurtaları inindeki yapraklar üzerinde bırakır; sonra onları karnının üstüne koyar ve orada 10 gün kuluçkada bırakır.

İşte bir başka gariplik; yumurtanın duvarını kırmak için yavrunun iki organı vardır: Yumurta kırma dişi (ruptor ovi) ve ağızlarının ucunda yumurta kırma etçiği. İlki yılanınkiler gibi kabuğu parşömenleşmiş yumurtaları, ikincisi timsah ve kaplumbağalarınki gibi kabuğu sert yumurtaları kırmak içindir. Tekdeliklilerin bir başka acayipliği! İki ayrı cins sürüngenin yumurta kırma usulünü almışlardır. Yumurtadan çıkınca her iki organ da kaybolur. Yeni doğmuş yavrular kılsız, pembe ve kördür. Dişinin her biri 15 cm uzunlukta iki büyük "memesi" vardır; fakat meme ucu yoktur. Süt karnın kıllarına akar ve yavrular bu kılları yalar.Gagaları da bir harikadır. Gaga pembe, yumuşak, ıslak ve esnektir.İncelemeler gagada duyu cisimcikleri olduğunu göstermiştir; bunların neye yaradıkları kesin bilinmiyor (elektrik algılıyor olabilirler).Beslenmeleri de kendilerine özgüdür. Ornitorenk suya dalınca gözleri ve kulak yolları birer deri kıvrımıyla kapanır. Sağır ve kör bir halde olan ornirorenk avını (karides, böcek larvaları vb.) hiç şaşmadan bulur.

30 Ocak 1986 da Nature dergisinde ornitorenkin yeni bir isim yayındandı: Ornitorenk çok zayıf elektromanyetik alanları hissedebilmekte ve avını bu yolla bulmaktadır. Alman ve Avustralyalı araştırmacıların gösterdiğine göre ornirorenk bir havuzun dibindeki çamurlara saklanan 1,5 voltluk bir pili derhal bulmakta, fakat yem olmadığını anlayınca onu itmektedir. Hayvan, dip çamurlarında kuyruğunu hareket ettiren bir karidesin nöronlarında oluşan elektriği hemen algılamakta ve bulanık sularda doğruca ava yüzmektedir.Kısa bir süre sonra ekidnelerin de böyle altıncı bir hisleri olduğu, çok zayıf elektromanyetik alanları algılaya bildikleri gösterilmiştir.

Az sayıda bilim adamı ornitorenkin memeli değil, sürüngen olduğuna inanmaktadır. Genellikle kabul edilen bir şey varsa şudur: Tekdelikliler Birinci Zamanın sonu ve Trias da yaşamış memeli sürüngenlerle (Therapsides) tipik memeli kabul edilen Keseliler (kanguru vb.) ve plasentalı memeliler arasıda bir geçim şeklidir.Ornitorenkin sürüngen sayılabilecek yönleri şunlardır: Zehirli oluşu, dışkılık, yumurtlama, yumurtaların sürüngen yumurtalarına çok benzemesi (embriyon dişleri) ve kol ve bacakların gövdeye dik olarak yatay doğrultuda çıkışı. Ekidnelerin yürüyüşü, kalça çıkığı olanlarda görülen paytak paytak (iki yana sallanarak) yürüyüştür ve Komodo varanlarının (yırtıcı dev kertenkele) yürüyüşünü andırmaktadır.

Tekdeliklilerin öteki bütün özellikleri memeli özellikleridir. Özellikle beyinleri ilkel memelilerin beyninden daha büyüktür. Ornitorenki memeli kabul eden Pascal Tassy gibi bilim adamlarına göre, ondaki sürüngen karakterleri ilkeldir ve J ura Dönemi nde (150 milyon yıl önce) yaşamış memelilerinkine benzemektedir.Bu hayvanların geçmişini anlamadaki bir güçlük de fosillerinin bulunamayışıydı. 1971 de Avustralya da Üst Miosen e ait bir ornirorenk dişi fosili bulundu. Bu omitorenke Abdurodon insignis adı verildi. Aynı yıl Frome gölünde bir başka fosil diş bulundu. Ancak 1984 te Avustralya da Queensland de 15 milyon yaşında bir omitorenk kafatası bulundu. Daha sonra Yeni Galler de pırlanta gibi parlayan üç diş taşıyan bir ornirorenk alt çene kemiği bulundu. Bundan 120 milyon yıl önce Mezozoik te yaşamış olan bu en eski Avustralya memelisine Steropodon gamani adı verildi. 1992 de Buenos Aires in 850 km güneyinde, Patagonyada, bir Obdurodon azı dişi bulunuşu herkesi şaşırttı. Bu, Avustralya dışında bulunmuş ilk ornitorenkti. Bu son buluş, tektonik plaklar teorisini doğrulamaktadır. Bundan 135 milyon yıl önce Tetis Okyanusuyla birbirinden ayrılmış iki süper anakara vardı: Kuzeyde Lavrasya ve güneyde Gondwana. Güney Amerika, Antarktika (ki o zaman ılıktı) aracılığıyla Avustralya ya bağlıydı. Büyük beyaz anakarada herhalde ornirorenk fosilleri vardır. Memeli ayakları ve kuş gagası tamamen taşlaşmış ornitorenkler...Familyası: Karıncayiyengiller (Myrmecophagidae-Echidnidae).
Yaşadığı yerler: Güney Amerika, Avustralya, Tasmanya ve Yeni Gine.
Özellikleri: Solucan gibi uzayabilen, yapışkan dilleriyle karınca toplayıp beslenen dişsiz memelilerdir. Tabanlarına basarak yürürler. Çeşitleri: Büyük karıncayiyen, cüce karıncayiyen, tamandua, dikenli karıncayiyen (ekidne) en iyi bilinen türlerdir.

Vücutları kıllı, koni veya hortum şeklinde uzunca yüzleri, solucana benzer uzun ve yapışkan dilleri, toprağı kazmaya yarayan güçlü pençeleri olan dişsiz memeliler.
Güney Amerika;da yaşayan büyük karıncayiyen, cüce karıncayiyen ve tamandua memeliler sınıfının dişsizler (Edentata) takımının Myrmecophagidae familyasındandırlar.Karıncaayıları olarak da bilinerler. Karınca, arı ve termitlerle beslenirler. Ön ayakları kuvvetli olup, parmakları kanca tırnaklıdır. Bu tırnaklarla karınca ve termit yuvalarını kolayca bozarlar.

Avustralya, Tasmanya ve Yeni Gine'de bulunan karıncayiyenler ise, tekdelikliler (Monotremata) takımının Echidnida familyasından olup, ornitorenk (gagalı memeli) gibi yumurtlayan memelilerdir. Dikenli karıncayiyengiller de denilmektedir. Sırtlarındaki sık kıllar arasında sivri dikenler bulunduğundan, dıştan kirpiyi andırırlar. Bacakları kısa ve beş parmaklı olup kuvvetli kanca tırnaklıdır. Uzun gagalı ekidne (Zaglossus bruijini) ve kısa gagalı ekidne (Echidna aculeatus) olmak üzere iki türü bilinmektedir. Küçük gagalı ekidne en çok bilinen türdür. Avustralya dikenli karıncayiyeni olarak da bilinir. Boyu 35-50 cm kadardır. Kuyruğu ise bir santimetreyi pek geçmez. Ağırlığı 10 kilogramı bulanları vardır. Genellikle temmuz ile eylül arasında yuvarlak ve lâstikimsi tek yumurta yumurtlarlar. Fakat yumurtalarının üzerinde kuluçkaya yatmazlar. Dişi, yumurtasını karnındaki kesesinde 10-11 gün kadar taşır. Kesede kuluçka süresini tamamlayarak gelişen yavru yumurta dişi ile yumurta kabuğunu kırarak keseye yerleşir. Burada anne sütüyle bir süre beslenir. Başlangıçta yarım gramdan hafif olan ekidne yavrusu, 60 gün içinde 400 gramlık bir ağırlığa erişir.

Büyüyüp dikenleri çıkınca, anne onu toprakta açtığı bir çukura bırakır. Sütten kesilinceye kadar anne tarafından düzenli olarak burada emzirilir. Üç aylık olunca 900 gr ağırlığa ulaşır. Emzirme devresi yaklaşık olarak 200 gün sürmektedir.

Ekidnenin dikenlerinin uzunluğu altı cm kadardır. Avustralya yerlileri bu dikenleri oklarının uçlarına takarlar. Erkek gagalı memelide olduğu gibi, erkek karıncayiyenlerde de savunma organı olarak zehirli mahmuzlar mevcuttur. Tasmanya karıncayiyenlerinin dikenlerinin uzunluğu ekidneninkinden daha kısadır.


Amerika karıncayiyenlerinin postlarında dikenler bulunmaz ve yavrularını diğer memeliler gibi doğururlar. Ön ayakları 4, arka ayakları 5 er parmaklıdır. Büyük karıncayiyen (Myrmecophaga tridactyla) Güney Amerika'da yaşar. Boyu, 100 santimetrelik kuyruğu ile berâber 210 santimetreyi bulur. Ağırlığı 50 kg kadardır. Boz renkli postunun kıllarının uzunluğu 25 cm.yi bulur. Kuyruk kılları ise daha uzundur. Başın yanlarından sırtın her iki tarafına doğru uzanan siyah-beyaz bantları mevcuttur. Ön ayaklarının geriye kıvrık güçlü pençeleriyle karınca yuvalarını kolayca dağıtır. Bir kaç dakika içinde binlerce karıncayı yiyebilir. Yalnız yaşamayı sever. Hemcinsler eşleşme devrelerinde bir araya gelirler. Gebelik süresi 190 gün kadardır. Çoğunlukla tek yavru doğurur. Anne karıncayiyen, yavrusunu sırtında taşıyarak ona karınca yemeyi ve kendi hâlinde yaşamayı öğretir. Gündüzleri yüksek otlar arasında kuyruğu ile örtünerek dinlenir. Gece avlanmaya çıkar. Ağaçlara tırmanamaz. İnsan kadar süratlidir. Kuvvetli olup, insan ve köpekler için tehlikeli olabilmektedir. Tamandua (Tamandua tetradactyla) Orta ve Güney Amerika'da yaşar. Boyu, 40 santimetrelik kuyruğu ile beraber 100 cm kadardır. Postunun rengi sarımsı olup yanları siyah lekelidir. Çoğunlukla ağaçlarda yaşar ve iyi tırmanıcıdır. Sık çalılıklar arasında da dolaşır. Termitlerle beslenir. Geceleri ağaçlarda avlanır. Tehlike hâlinde pis kokulu bir madde çıkarır. Dişiler yavrularını korumak için sık sık bu kokuyu salarlar.

Cüce karıncayiyen (Cyclopes didactylus), bu âilenin en küçük üyesidir. Boyu, 18 santimetrelik kuyruğu ile beraber 38 cm kadardır. Postu tilki kızılı rengindedir. Dört parmaklı ön ayaklarının yalnız iki parmağı tırnaklıdır. Karınca ayısı olarak da bilinir. Orta ve Güney Amerika'nın ağaçlık bölgelerinde gizlenerek yaşar. Gündüzleri ağaç çatallarında uyuklayarak dinlenir. Geceleri av aramaya çıkar. Yalnız dolaşmayı sever. Karınca, arı ve termitlerle beslenir. Davranış ve üreme özellikleri hakkında fazla bir şey bilinmemektedir.

Karıncayiyenler kara hayvanı olmakla berâber iyi yüzerler. Kavgacı olmamalarına rağmen, yaralanınca veya sıkıştırılınca, keskin ön pençeleriyle tehlikeli olurlar.

Vücudu yumuşak bir kürkle kaplı olan karıncayiyen ise bir başka hortumludur. Gündüzleri güneşin yakıcı sıcaklığından korunmak için bir gölgede uyuklayan karıncayiyen karanlığın çökmesi ile birlikte harekete geçer. Karınca yuvalarına ulaşmak için güçlü pençeleri ile toprağı kazdıktan sonra hortuma benzer kafasını içeri uzatarak açtığı deliğe yaslar. Yirmi santimetreye yakın ince uzun dilini delikten içeri uzatarak karınca yuvasının içerisinde dolaştırıp geri çeker. Yapışkan tükrüğü nedeni ile her seferinde yüzlerce karınca diline yapışarak onun sindirim sistemine doğru yol alır. Ama o hiç bir zaman yuvadaki karıncaların tamamını tüketmez. Karnı doyunca bir dahaki sefere kadar ara verir. Karıncalar ise devamlı çoğalarak kolonideki sayının gerektiği kadar olmasını sağlarlar. Alanın da verenin de memnun olduğu doğa tarafından kurulmuş, güzel bir dengedir bu.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
ari_memeli_midir, bilgi, ekidne, genel, hakkinda, kirpi_surungen_midir, kirpi_yavrusunu_kac_ay_karninda_tasir, kopek_baligi_memelimidir, solucan_surungenmidir, solucan_surungen_midir, tachyglossus, tavsan_memelimidir, yilan_memelimidir

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kısa Burunlu Dikenli Karıncayiyen (Tachyglossus aculeatus) hakkında bilgi Yaso Hayvanlar alemi 0 07-16-2009 15:11
Manda hakkında genel bilgi Yaso Hayvanlar alemi 0 07-16-2009 14:57
Fokgiller (Phocidae) HAkkında foklar hakkında genel bilgi Yaso Hayvanlar alemi 0 07-14-2009 20:35
Pug köpegi hakkında genel bilgi Yaso Hayvanlar alemi 1 07-13-2009 12:10
Kan hakkında genel bilgi.. уυѕυƒ BiYoLoji 0 04-02-2008 22:21


Şu Anki Saat: 21:36


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628