Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Kültür - Sanat - Biyografi > Uzay & Bilinmeyen > Kayıp Uygarlıklar

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 08-31-2008, 12:52   #1
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Atlantis ve Çerkezya

Efsane söyle baslar; zamanımızdan 11.500 yıl kadar önce genellikle bir çoklarının Atlas Okyanusu’nda olduıgunu iddia ettikleri bir kıta varmıs. Bu ülke insanlııgın, özellikle beyaz-ari ırkın doıgduıgu ve çok üstün bir uygarlııga yükseldiıgi bir adaymıs. Büyüklüıgü Libya ve Asya (Anadolu)’nın toplam alanından daha genismis. Burada Günes’e tapan bir dini ve teknolojide çok gelismis, bilimi benimsemis, çok yüksek kültüre sahip ve çok uygar bir ulus yasarmıs.



Atlantisliler, Avrupa, Akdeniz, Karadeniz, Hazar Denizi ve Orta Amerika kıyılarına yaptıkları seferler ile ora halklarına bu uygarlıklarını asılamıs ve koloniler kurmuslar. Sık sık olan depremlere ada halkı alısmıssa da yine oldukça zararını görüyorlarmıs. Bir gün çok siddetli depremler sonucu, Atlantis adası tümüyle sulara gömülerek yeryüzünden yok olmus ve silinir gitmis.



Zamanımızdan 2400 yıl kadar önce yasamıs olan eski Atinalı filozof-düsünür Eflatun (Plato) M.S.428-348, Atlantis efsanesini ilk yazan kisidir. Eflatun’a göre, Atinalı Solon, M.S. 6.yüzyılda yasamıstır. Aynı zamanda devlet adamı olan Solon, eski Mısır'ı ziyarete gittiıginde orada büyük itibar görür ve Sais Mabedi rahipleri ile görüsür. Mısır rahipleri Solon'a, Yunan ve Mısır uygarlıklarının daha bir çocuk kadar genç olduklarını ve asıl insanlııgın altın devrinin kendi zamanlarından 9000 yıl önce sulara gömülerek batan ve yok olan Atlantis uygarlııgı oduıgundan sözederler. Solon saskın ancak ilgi ile bu açıklamaları dinler ve ilk kez bir batılı Atlantis’in varlııgını efsane biçiminde de olsa, öıgrenmis olur.



Sonradan bu notlar ve bilgiler Eflatun tarafından “Diyaloglar” adı altında kaleme alınır. Birinci diyalog; Timaeus, ikinci diyalog; Critias, ya da Atlantik’ dir. Eflatun bu iki yazıda Atlantis anakarasını ve gelisimini sonuna dek detayları ile anlatır. (Ilgilenenlere, bu yapıtı okumalarını öneririz)



Bir çok bilgine göre Atlantis, Atlas Okyanusu’nda deıgil, baska bir yerdedir. Örneıgin, Akdeniz'de, Ege’de Tera Adası’nda, Afrika’da, Kuzey Denizi’nde vb. Bazı arastırmacılar ise bu esrarengiz ülkenin Kafkasya'da olduıgundan sözeder. Bunlar, Reginald A. Fessenden, Delisle de Sales, Hermann Wirth gibi tarihçi ve arastırmacılardır.



Atlantis anakarasının Kafkasya'da olduıgu gerçekte ispatlanamayacaıgı ve mantııga aykırı olabileceıgi düsünülebilir, ancak gerçek olan bir sey vardır ki, Kafkasya ile Atlantis arasında çok yakın bir iliski saptanmıstır.



Atlantis’ in sulara batısını izleyen büyük tufanın o zamanki bilinen dünyayı sular altında bırakmıs olması da gerekirdi. Bu tufanda su yüzünde ancak yüksek daıgların kalmıs olabileceıgi de çok olasıdır. Avrupa'nın en yüksek daıgları Pireneler, Alpler ve Kafkas daıglarıdır ve bu bölgede yasayan insanlar en yakın kara olduıgu için tufanda kurtulanlar arasında sayılabilir. Bu büyük felaketten kurtulabilen bazı Atlantisliler'in de böyle daıglık kara parçalarına sııgınarak yasamlarını kurtarabilecekleri de akla gelen bir teoridir. Eflatun da bunu bu sekilde yansıtmıstır.

Uluslar dönem dönem geçirdikleri gelisimleri ve uygarlıkları zamanla unuturlar. Felaketler, tufanlar, depremler çok seyi yok eder, kalan harabeler bir tas yııgınıdır. Bir yüzyıl öncesine dek Mısır halkı hiyeroglifleri okumaktan ve geçmis Mısır’ın üstün uygarlııgının derecesinden habersiz yasıyorlardı. Iranlılar'ın Pers ve Darius hakkında hemen hemen hiçbir bilgileri yoktu. Sonraları arkeolojik arastırmalar aracılııgıyla eski yazılar desifre olunca çok seyler öıgrenildi. Ulusların bugünkü durumlarından çok daha üstün bir uygarlııga sahip oldukları anlasıldı. Yunanlar ve Romalılar da aynı sınıflandırmaya girebilir.



Kafkasya’ya gelince konumuzun içine giren, özellikle Kuzey-Kafkasya birçok efsane ve masallara konu olmus, iklimi, geçmisi, coıgrafyası ve tarihi ve insanları ile çok ilginç bir ülkedir. Özellikle Çerkesya bölgesi, Maikop ve çevresinde 19.yüzyıldan beri yapılan arkeolojik kazılarda çok ilginç ve deıgerli kral mezarları, Katakomb Kültürü ve Uygarlııgı’nın kalıntıları bulunmustur (E. Chantre). Yine sahilde Tuapse' den içerde Osetya’ya kadar olan bölgede (ki burası eski Çerkesya bölgesi olarak kabul edilir) Dolmen denilen tekparça tas yapıtlara rastlanmaktadır. Bunların birer mezar mı yoksa birer anıt mı oldukları henüz belirlenememistir.



Kafkasya’ya iliskin çok yapıt yazmıs olan Ingiliz John F. Baddeley, ikinci yapıtında Kuzey-Kafkasya’da görmüs olduıgu çok ama çok büyük harabelerden sözeder. John F. Baddeley bu bölgede Çarlık zamanında ve sonra uzun soluklu geziler yapmıstır. Baddeley, dünyada bir esinin ancak Bolivya'da, 4000 metre yükseklikte Titicaca gölünün sahillerinde, “Tihuanaco” kalıntılarında görüldüıgü söyler. Bu “devasa" harabelerin nasıl Kafkasya’nın bu yüksek bölgelerine binlerce yıl önce, ne gibi aletlerle ve kimler tarafından yapıldııgı gizemi hala çözülmemistir.



Baddeley'in gördüıgü harabeler Osetya bölgesinde, Kaluat köy sırtlarında, Edisa adı ile anılır. Yazar bu kalıntıları Kafkasyalı arastırmacı Prof. Melitset Bekof ile gezmis ve hayran kalmıstır. Adına “Devler Kalesi” denilen bu yapıtlar yüksek bir plato üzerine kurulmus, birkaç dönümden fazla bir alanı kaplamaktadır. Volkanik olduıgu söylenen ve yüzlerce ton aıgırlııgında kayalardan yapılmıstır. Dikdörtgen seklinde olan duvarlarının kalınlııgı yerine göre üç metreden fazladır. Taslar tekparça bloklardan kesilmis ya da yontulmus deıgildir, sanki kalıptan çıkmıssa benzer, yüzlerce ton aıgırlııgındadır her bir tas. Herhangi bir madde (çimento gibi) ile yapıstırılmamıs olmaları ilginçtir. Oldukça düzgün sekilde aralarında milimetrik bir açıklık olmadan birbirlerine uyum saıglamıslardır. Böylece bu görkemli yapıt insan üstü bir kalıntı görünümü vermektedir. Baddeley’in sorusuna yanıtı, Prof. Melitset Bekof verir. Bu harabelerin Keltler'den kalma olabileceıgini söyler. Ancak Baddeley' e göre bu yapıtın Kafkas-Nart mitolojisine de dayanabileceıgi düsünülebilir.



Bunun gibi daha birçok açıklanamayan gizemlerle dolu Kafkasya'da geçmiste çok büyük bir uygarlııgın bulunduıgu ve orada yasamıs insanları etkilediıgi inkar edilemez. Sonradan halk, deıgindiıgimiz gibi bu büyük uygarlııgı unutmus, basit bir pastoral yasam yasamaya baslamıstır. Ancak en ilginç nokta sudur: Kuzey-Kafkasya halkları, özellikle Çerkes dediıgimiz, Adigeler ilk çaıglardan beri bu ülkenin otokton yerel topluluıgunu olusturmaktadır. Adigelerin, Shabze denilen yazılmamıs ancak en küçük noktasına kadar uygulanan töre ve adetleri, yani bir bakıma anayasaları vardır. 19.yüzyılda Avrupalılar'a oranla yalın bir yasam ve toplum düzeni yasayan Çerkeslerin arasına gelerek yıllarca yasayan Ingiliz arastırmacı ve gezgin James S.Bell, bu insanlar için; “Bütün gördüklerimin bana verdiıgi kanı sudur, genellikle Çerkesler, simdiye kadar tanıdııgım, isittiıgim ve okuduıgum ulusların en kibar ve nazik olanıdırlar" diye yazmıstır.



Yine Çerkesleri 1818-1819 yıllarında ziyaret etmis olan Sövaye Kont T.De Marigny, bu insanların arasındaki terbiye, büyüıge ve kadına saygı, kendilerine sahip olmada gösterdikleri irade ile konukseverlik, fazilet ve inceliklerini uzun, uzun anlatır. Daha da ötesi, eıger aile durumu uygun olsa, bu insanlar arasına yerlesip geri kalan yasamını orada yasamak istediıginden sözeder.



Simdi en önemli noktaya gelelim. Yazılı yasaları, polisi, üniversitesi, yazılı bir edebiyatı ve maliye kurumu, para, altın ve diıger deıgerli madenlere dayanan bir ekonomik düzeni olmayan bu toplumun, ilkel, barbar bir kabile düzeni olması gerekirken; halkın birbirini yaıgmalamaya, eıglenceye, içkiye düskün korku ve dehsetin kol gezdiıgi bir düzende yasaması gerektiıgi kosullarda bu nasıl olmamıstır. Tersine bu ilkel kosulların var olduıgu bu toplumda, 1000 yıllık bir gelismeden geçmis bir Ingiliz ulusunun ya da diıger ileri ulusların, eıgitim, yasa ve devlet otoritesi ile gelismis niteliklerine karsın bunlar görülmektedir. Bu ileri ülkelerde bu gibi töreleri ve terbiyeyi uygulamak için, yüzlerce yıllık öıgrenim ve eıgitim ile devamlı yenilenen yasalar yapılır ve bunlar polis, asker vb güçlerle yürürlüıge sokulurken, Çerkeslerde bu gelisme tümüyle doıgal olarak uygulanmakta ve yüzyıllardan beri devam etmekteydi. Rus isgaline dek (1864) baıgımsız Çerkesya'da yalnız konuk olmayan ve izinsiz ülkeye giren yabancılara karsı saldırı ve düsmanca hareket görülmüstür.



Çok eski dönemlerde Araplar büyük tufandan önce var olan bir ada uygarlııgından ve burada yasamıs olan “Ad” diye bir kavimden sözederler. Bu Ad’ın deprem ve tufan sonucu battııgını efsane ederler. Bu batan “Ad” efsanesi, Atlantis efsanesiyle ile aynıdır (Charles Berlitz,Mystery of Atlantis, 1976).



Sonraları tek tanrı dinleri ilk insana Adem demistir. Acaba bu ilk insan deıgil de ilk kavim olmasın?

Çerkesler kendilerine, kendi dillerinde Adige derler. Bu da AD'dan gelen anlam*na gelebilir. Bir de Ademey adında bir Çerkes boyu vardır ki geçmisinin Adem’e dayandııgını iddia eder.



Eflatun, Kritias adlı ikinci diyalogunda Atlantisliler'den ve adetlerinden sözederken sunları yazıyor. “Törelerine ve adetlerine çok baıglıydılar. Ilahlarına karsı saygılıydılar. Çünkü yüksek bir karakter ve ruh asaleti tasıyorlardı. Nezaket ve akıl onların yasamlarında ve karsılıklı iliskilerinde en önemli yöntemleriydi. Ahlak en önem verdikleri deıgerdi. Dünyevi seyler ile o kadar ilgilenmezlerdi, mal, mülk, altın, servet onların ilgilendikleri konular deıgildi. Bunlara dünyevi bir yük olarak bakarlardı. Lüks ve sefahat onları. zehirlememisti. Servet onların iradelerini kırmamıstı. Aklı basında, ayık insanlardı. Bu dünyevi mal, mülk, servet ve sefahatin arkadaslık, seref ve karsılıklı saygılarını yitirebileceıginin tehlikesini kavramıs, mütevazi insanlardı



Eflatun’un Atlantisliler'in adetlerinden sözeden bu sözleri, sasırtıcı bir benzerlikle, Kont de Marigny, E.Spencer, J.Sbell, J.A.Longworth ve D.Urquhart gibi Avrupalıların Çerkesler hakkındaki anılarına benzemektedir. Bu iki kavmin töreleri ve adetleri arasındaki benzerlik hayret vericidir. Bazı kuskucular, Atlantis'in tamamen hayal ürünü olduıgunu ve Eflatun’un ideal bir Atina yaratmak için bu ideal halk ve devlet düsüncelerini Atlantis efsanesini yaratarak yaymak istediıginden sözederler. Eıger bu sav doıgru ise, demek ki Eflatun’un kurmak istediıgi ideal Atina ve ideal toplum, binlerce yıl Çerkesya da gerçeklesmis olmuyor mu ?



Avrupa'da Bronz devrinde etken olmus bir Etrüsk uygarlııgı vardı. Italya’nın Ligurya yöresinde gelismis olan Etrüsk uygarlııgı sonraları Romalılar tarafından tasfiye edilmis ve yok olmustur. Bugüne dek çözülememis bir alfabeleri vardır. Silahları ve harp arabaları bronzdandı. Geriye çesitli sanat yapıtları bırakmıs olan Etrüskler, Italya’ya, Anadolu'dan Lydia'dan geldikleri söylenir. Bu kavim Hititlerin bir koluydu, Anadolu'ya yerlesmis Kafkas asıllı bir ırk olduıgu iddia edilir. Fransız dilbilimcisi, Georges Dumezil ise Çerkeslerin Ubıh boyu lehçesinin Hititçe ile aynı olduıgunu kanıtlamıstır. Britanika Ansiklopedisi, açıkça Etrüsk dilinin Kafkas dilleri ile ilgili ve çok fonetik benzerlikleri olan bir dil olduıgunu yazar (Encyclopedia Brittanica, Etruscan Language).



Birçok Avrupalı dilbilimci ve etnolojist ve arastırmacı da bu tezi savunmaktadırlar. 19.yüzyılda yasamıs Çerkes tarihçisi, Noguma Sura Bekmurzin, Etrüskler'in, Ligurlar'ın ve Pelasglar'ın Kafkas asıllı kavimler olduıgunu iddia eder. Bu tezi savunanlar arasında son devrin arastırmacı ve yazarlarından Aytek Natımok ve Gunokue K. Özbay da vardır.

Eflatun ise Etrüskler'in yerlesim merkezi ve ülkesi olan Ligurya için “özellikle Atlantis'in bir kolonisidir” der (C.Berlitz.Mystery of Atlantis).



Tarihçi Alexander Basmakof insanlııgın geçmisinin gizemi hakkında sunu yazmıstır. "Tarih öncesi (prehistorik) devirlere iliskin anahtarlar hala Kafkas ve Pirene (Bask) Daıgları'nın yüksek vadilerinde yasayan kavimlerin elindedir." Basklar, Ispanya'nın Pirene Daıgları ve Atlantik Okyanusu kıyıları ile Fransa sınırı yakınlarında yasayan Avrupa'nın en eski bir deıgismemis kavmidir. Basklar dürüstlükleri, enerjik tavırları, sadakatleri ile temayüz etmis bir ulustur, aynı zamanda hala büyü ve büyücülüıge inanırlar. Çok batıl inançları vardır.



Dilleri Avrupa'nın hiçbir diline benzemediıgi gibi, çok eski devirlere dayanmaktadır. Maıgara devri günlerinin, Kro-Magnon insanlarının dilini andırır bir kökten gelir. Örneıgin ‘tavan’ sözcüıgü maıgaranın üstü anlamındadır, ’bıçak' sözcüıgü ise ‘kesici bir tas’ anlam*na gelen bir tümceciktir. Bu ulusun antikitesi, Atlantis hakkında bir kitap yazmıs olan, yazar Spence'in, Atlantis'ten göç edenlerin zaman zaman Ispanya ve Fransa sahillerine yerlestiklerini bir bakıma onaylar gibidir. Britanika Ansiklopedisi, Bask dilinin, Kafkas dilleri ile benzerliıgini ve aynı aileden olduıgunu açıkça yazar.



Charles Berlitz “Atlantis'in Esrarı” kitabında, Bask dili için, Avrupa'nın çok eskilerden kalma yasayan fosil dili diye sözeder. Buzul çaıgından önceki bir dil, daha doıgrusu Atlantis dilinin günümüze kalmıs tek temsilcisi, der.



Öyleyse, Kafkas dilleri; özellikle Çerkes, Abhaz lehçeler de, bu temsilciliıge hak kazanmıs olmaz mı?

Basklar soy ve dil bakımından Kafkasya’nın Abhaz-Abaza kavmine akrabadırlar. “Tarihte Kafkasya” isimli kitabında General I.Berkok, Baskların, Abask Abhaz, ırkı ile aynı soydan geldiklerini açıklar. Bunlara Kafkasya'da hala ‘Baskheg' diye seslenildiıginden edildiıginden sözeder.



Böylece Atlantis efsanesi ile Etrüsk ve Baskların iliskilerini açıkça ortaya koymus olduk. Etrüsk ve Baskların da Kafkas, Çerkes-Adige ve Abhaz kavmi ile yakın iliskileri de rededilmez bir tarihi gerçektir.

Çerkesler arasında en küçük köydeki en okumamıs bir yaslı kadından bile duyabileceıginiz yaygın bir söylesi vardır; birisine kızdıkları zaman söyle derler, “Ta ham hitug ou vieh” anlamı, “Allah seni o batan adaya sürsün. ”Kafkasya sahillerinde hiç ada yoktur ve bu söz çok eski bir deyistir. Üstelik daıg köylerinde denizden yüzlerce km. uzakta deniz görmemis Çerkesler arasında da bu deyis kullanılmaktadır.

Yine Çerkeslerde yaslı nineler ve dedeler, küçük çocuklara yüzlerce yıl önce bile 'uçan gemiler' ve 'yelkensiz vapurlar' ile ilgili masallar anlattıkları bir halkbilim gerçeıgidir (Circassian Star, No. l, Vol. l, Nana, Nina).



Günümüzde Atlantis’in geçmisteki varlııgı tam olarak kanıtlanmıs deıgildir. Ancak birçok bilim adamı yüzlerce yazar, yıllardan beri bu konuda yüzlerce kitap yazmıslar, tezler yürütmüsler ve iddialarda bulunmuslardır. Bu konu ile ilgili filimler çekilmis ve konferanslar verilmistir.
__________________



уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
atlantis, Çerkezya, ve

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atlantis Kur Takip Korax İş & Sektörel 0 08-27-2008 15:49
Atlantis Quest 1.0 Yaso Araçlar 0 06-26-2008 15:05
Atlantis Nerede ?? LeGoLaS Kayıp Uygarlıklar 0 02-20-2008 19:01
Atlantis LeGoLaS Kayıp Uygarlıklar 0 02-20-2008 18:21
Atlantis ve Çerkezya LeGoLaS Kayıp Uygarlıklar 0 02-20-2008 16:26


Şu Anki Saat: 08:52


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628