Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Kültür - Sanat - Biyografi > Uzay & Bilinmeyen > Kayıp Uygarlıklar

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Nuhun Gemİsİ Bulundumu? (resİmlİ)

Kayıp Uygarlıklar


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-20-2008, 17:47   #1
 
LeGoLaS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 6.606
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 900
LeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond repute
Standart Nuhun Gemİsİ Bulundumu? (resİmlİ)



üstteki fotograf 10 haziran 1949'da Amerikan hava kuvvetleri tarafindan AGRI DAGI'nda çekilmistir.

Bugüne kadar hiçbir din adami, hiçbir bilim insani, hatta CIA bile, “Evet Nuh’un Gemisi’ni bulduk” demedi. Oysa, yeryüzünün her yani kesfedilmisken ve artik savaslar bile uydulardan yönetiliyorken, bilim ve teknolojinin ulastigi bu düzeyle, Nuh’un Gemisi de çoktan bulunmus olmaliydi.

Dünya üzerindeki birçok kültür, Nuh’un Gemisi’nin, kendi cografyalarinda yer alan bir dagin tepesine oturduguna inanir. Örnegin, bu kutsal dag Grekler için “Parnassus”, Babilliler için “Nimus”, Asurlular için “Nizar”, Hindular için “Himavat”, Inkalar için And Daglari’nin zirvesi, Aztekler ve Toltekler için “Colhuacan”, Hiristiyanlar için “Ararat” (Agri Dagi), Müslümanlar için “Cudi”dir. Nuh’un Gemisi söylencesine ve onun bulundugu yere iliskin, Tevrat ve Kuran’daki anlatimlar en yaygin inançlar olarak kabul edilmekle birlikte, Nuh’un Gemisi ve “Tufan” söylencelerinin, yalnizca Ortadogu kökenli olduklarini öne sürmek dogru degildir. Tufan, yani insanlarin “günahlarindan ötürü Tanri tarafindan cezalandirildiklari” ve bir zamanlar yeryüzünün bir bölgesini ya da tümünü sularin basip tüm yasamin sona erdigine, sonra yeniden baslatildigina iliskin inanç, gelmis geçmis tüm uygarliklarin söylencelerinde yer alan bir inanistir. Iskandinavlar’dan Mayalar’a, Çinliler’den Hopi kizilderililerine, Sümerler’den Alaska’da yasayan Tlingit’lere dek, degisik adlarla anilmakla birlikte, tüm insan topluluklarinin bir “Nuh”u, “hayvan çiftleri”, bir “Gemi”si ve tabii ki bir “dag”i vardir. Bu “seçilmisler”in yolculugunun süresi ise 6 gün 6 gece ile 60 gün 60 gece ya da 52 yil arasinda degismektedir.

Hiristiyanlar, Gemi’nin “Ararat” (Agri) Dagi’nda, Müslümanlar ise Sirnak ve Silopi kentleri arasinda yer alan 2114 metre yüksekligindeki Cudi Dagi’nda olduguna inaniyor. Çünkü Tevrat’ta ve Kuran’da böyle yaziyor. Ne var ki, “Ararat” sözcügünün “Urartu” sözcügünden bozma oldugunu öne sürenlerden ötürü Cudi olasiligi biraz daha yüksek gibi görünüyor. Çünkü, Cudi Dagi’nin bulundugu bölge Urartular’in bölgesi. Ayrica, 40 gün 40 gece süren yolculugun sonunda Nuh’un karaya gönderdigi kusun, agzinda bir zeytin daliyla geri dönmesi de bu görüsü oldukça destekliyor. Çünkü Agri Dagi’nda hiç zeytin agaci yok. Oysa Cudi Dagi’nin güney kesimleri zeytinliklerle dolu.

Çaglar boyunca dinsel inançlar ile çatisan bilimsel anlayis da bugün artik yeryüzünde büyük bir tufanin meydana geldigini kabul ediyor. Bilim aslinda mitolojik bir kavram olarak kabul ettigi Nuh’un Gemisi ile degil de, daha çok Tufan ile, yani binlerce yil önce yasanmis büyük bir taskin felaketi ve nedenleri ile ilgileniyor. Tufanin, yani tüm zamanlarin en büyük su baskininin nerede oldugu açik biçimde belirlenirse, bu, yeryüzünün jeolojik, arkeolojik hatta antropolojik tarihi açisindan önemli yeni bilgilere ulasilmasi anlamina gelecek.

En son öne sürülen yaklasimlara göre, günümüzden yaklasik 10 bin yil önce, buzul çaginin sonlarinda, buzullarin erimesiyle deniz düzeyi yükselmeye ve Akdeniz’in sulari, o sirada bir göl olan Karadeniz’e akmaya basladi. Bir düsleyin: Bogazlar askida, bugünkü Istanbul Bogazi, örnegin 100 metre yükseklikte. Akdeniz’in sulari Marmara ve Istanbul Bogazi üzerinden bir selale gibi ve akil almaz bir su kütlesi durumunda Karadeniz’e bosaliyor. ABD’li iki bilim adami Dr. William Ryan ve Dr. Walter Pitman’in ortaya attiklari bu “Karadeniz kurami”ni destekleyen, jeoloji Profesörü Naci Görür’e göre bu selale, bugün yeryüzünün en büyük selalesinden birkaç yüz kat daha büyük ve güçlüydü. Selale Karadeniz’de büyük bir buharlasmaya neden oluyordu. Ortaya çikan ses ise kilometrelerce uzakliktan isitilebiliyordu. O çaglarda Karadeniz kiyilarinda avcilik, balikçilik ve tarimla geçinen insan topluluklari yasiyordu. Bu insanlar, bu olayi ve gürültüyü yasadi. Karadeniz’in sulari çok hizli bir biçimde yükseldi ve bir günde kilometrelerce yol alarak kiyilardaki tüm yasami sona erdirdi. Felaketten kaçabilenler göç yollari üzerinden Mezopotamya’ya geldiler. Çünkü bu bölgenin kosullari, geldikleri bölgenin kosullarina çok benziyordu. Bu görülmemis ve unutulmaz olayi da yanlarinda getirdiler ve olay zamanla bir söylenceye dönüserek kavimden kavime aktarildi ve “Tufan” ve Nuh’un Gemisi” inanisi ortaya çikti.

Peki bu durumda Alaska’da, Hindistan’da ya da Güney Amerika’da da bir Karadeniz ve bir Istanbul Bogazi var miydi? Galiba bunu arastirmak da o yörelerin bilim insanlarina düsüyor...

Agri Dagi’na çikan ilk kisi olarak bilinen Hollandali gezgin Jan Struys, 1670 yilinda, dagin eteklerinde inzivaya çekilmis bir Hiristiyan kesise rastlamasaydi, Nuh’un Gemisi belki de hâlâ kutsal kitaplarin satirlari arasindaki yerini sürdürüyor olacakti. Kesis, gezgin Struys’a, Nuh’un Gemisi’ne girdigini söylemis hatta Gemi’nin parçalarindan kopardigini iddia ettigi bir ahsap parçasindan oyulmus küçük bir haç bile vermisti.

Resmî kayitlara göreyse, Nuh’un Gemisi’ni aramak üzere 20 Agustos 1829’da Agri Dagi’nin zirvesine ulasan ilk kisi Alman bilim adami Frederic Parrot oldu. Parrot, Padisah 2. Mahmud ile görüserek, Nuh’un Gemisi’nin Agri Dagi’nda bulundugunu öne sürdü. Padisah biraz da saskinlikla gerekli izni verdi ve Parrot, biri Rus alti Alman arkadasi ile zirveye tirmandi. Dönüste, Gemi’yi bulamadigini ama izlerine rastladigini açiklamasi Avrupa’da ve Hiristiyan âleminde büyük heyecan yaratti.

Daha sonra, 1835’te, 1845’te ve 1846’da Rus dagcilar tirmandi Agri’ya. 10 Agustos 1883 tarihli Chicago Tribune gazetesinde, bir Istanbul gazetesine dayanilarak, Nuh’un Gemisi’nin bulunduguna iliskin bir haber yayimlanmasi yine ortaligi karistirdi. Amerika’da birbirine ardina Nuh’un Gemisi kulüpleri kurulmaya ve Amerika’dan Agri’ya sik sik ekipler gelmeye basladi.

1890’da zirveye ulasan ve yine bir Rus olan Milo Koseviç ise Agri’ya tirmanin ilk kadin olma unvanini elde etti.

1916’da Vladimir Roskovski adli bir Rus pilot, Agri üzerinden geçerken bir gemi kalintisi gördügünü iddia edince gözler bir kez daha Agri’ya çevrildi.

O yillarda Agri’ya tirmananlar, gelecekte ne tür sorunlara ve tartismalara yol açacaklarini kuskusuz ki bilmiyorlardi. Aslinda, 1921’de Sovyetler Birligi, Dag’in kuzey yamaçlarindaki haklarini Türkiye Cumhuriyeti’ne devretmese, 1932’de Türk-Iran sinir düzeltme islemiyle Küçük Agri Türkiye sinirlarina alinmasaydi, gelecekteki sorunlar yalnizca bir ülkeyi degil, üç ülkenin yöneticilerini, basinini ve kamuoyunu, diplomatik, siyasal ve dinsel açilardan oldukça mesgul edecekti.

Milo Koseviç, Büyük Agri’nin zirvesine tirmanan ilk kadindi ama zirveye ulasan tek devlet baskani olma unvani ise Türkiye Cumhuriyeti’nin besinci cumhurbaskani Cevdet Sunay’a aitti. Sunay, kurbay binbasi oldugu 1937 yilinda bir ekiple zirveye çikmisti.

Adi pek duyulmamis, ansiklopedilerde ya da biyografi sözlüklerinde yer almayan bir kisi daha vardir ki, Nuh’un Gemisi arastirmacilari (onlara “gemici”, “gemi avcisi” ya da Ingilizce’deki “ark” sözcügünden ötürü “arkolojist” deniliyor), gerçekten de ona çok sey borçludurlar. 11 Eylül 1959’da, Harita Umum Müdürlügü’nde görevli harita mühendisi Yüzbasi Ilhan Durupinar, Büyük Agri’nin havadan çekilmis fotograflari üzerinde incelemeler yaparken Nuh’un Gemisi’ne çok benzeyen bir olusum kesfetmisti. 135 metre uzunlugunda, 50 metre genisliginde ve 6 metre derinligindeki olusum, Tevrat’ta sözü edilen Nuh’un Gemisi’ne iliskin ölçülerle büyük bir uyum gösteriyordu. Fotograflarin ayni yil içerisinde Hayat Dergisinde yayimlanmasi dünya çapinda, günümüze dek sürecek olan bir tartismayi baslatti. (O yillarda Hayat’ta çalisan ünlü fotograf sanatçisi Ara Güler, yillar sonra, 1980’lerde astronot James Irwin ayni olusumu ikinci kez kesfettiginde, “Amerikalilar’a da ne oluyor? Eger bu, Nuh’un Gemisi ise onu ilk kez biz Türkler bulduk” diyecekti.)

Ankara’daki ABD Büyükelçiligi araciligiyla Türk Hükümeti’ne basvurarak, “Nuh Gemisi’ni iliskin kalintilar”i satin almak istediklerini resmen bildirmislerdi.

“Gemi avcilari” ile kesif gezilerinin sayisi 1960’larda artmaya devam etti. Özellikle Amerikan kökenli çok sayida arastirma grubu, Türk hükümeti’nden Agri’ya çikmak için izin istiyordu. Çikma iznini alanlar ise genellikle eli bos dönüyordu. Bu arastirmacilardan biri olan Erly Cummings, denildigine göre, konuyla ilgili, dünyadaki en iyi bireysel arsive sahipti. Cummings, yüzbasi Durupinar’in kesfettigi olusuma ancak 1974’te ulasabilmisti. Ayni yil tüm “gemi avcilari”ni kötü bir sürpriz bekliyordu. Çünkü Türk yetkililer artik Agri Dagi’nin bulundugu yeri, ulusal güvenlik nedeniyle “yasak bölge” ilan etmisti. O yildan sonra gemi meraklilari, bir süreligine Agri Dagi’nin uydudan çekilmis fotograflarinin analiziyle yetinmek zorunda kaldilar. 1984’te bölge turizme açilinca on yil boyunca oldukça “birikim” olusturan “gemi avcilari” birbiri ardina Türkiye’ye gelmeye basladilar. Bunlarin içinde en ilginç kisi kuskusuz ki Ay’a ayak basan astronotlardan biri olan James Irwin idi. Astronot Irwin, daha önceleri de, Ay’dayken “gizemli ilâhî sesler duydugunu” söylemesiyle kamuoyunda büyük bir ilgi odagi olmustu. Simdi de , birbiri ardina yaptigi basin toplantilarinda Gemi’yi kesinlikle bulmaya kararli oldugunu söylüyordu. Fakat asil gürültüyü, bir diger ABD’li “avci” Marvin Steffins koparmisti. Steffins, Gemi’ye ait oldugunu iddia ettigi parçalari, gizlice yurtdisina çikarinca, bu kez dönemin Kültür ve Turizm Bakani Mükerrem Tasçioglu bir açiklama yapmak zorunda kalmisti. Kaçirilan parçalarin Agri’nin tasindan topragindan ibaret oldugunu söyleyen Tasçioglu, 30 Agustos 1984’te söyle konusmustu: “Irwin Ay’a inerken üsütmüs olabilir!.. Steffins ile öteki arastirmacilar ise para amaciyla senaryo yazmislar...”

1986’da bu kez baska bir Amerikali, David Fasold daha etkileyici bir iddia ortaya atti: “Herkes yaniliyor! Gemi, Agri’da oldugu söylenen yerde degil, daha asagida, Üzengili köyü yakinlarinda...” Fasold, iddiasini, yine dev bir gemiye benzetilen olusum ile de destekliyordu.

Astronotlar, CIA ajanlari, “arkolojistler” (gemiciler), batik gemi çikarmada uzman olanlar, herkes yüzyili asan bir süredir Nuh’un Gemisi’nin pesinde. Peki ne olacak gemi bulundugu zaman? Bunun, Akdeniz’de 500 yil önce korsanlar tarafindan batirilan herhangi bir geminin bulunmasi gibi bir bulunma olmayacagi açik.

Örnegin David Fasold, Üzengili (eski adiyla Mesar) köyü yakinlarinda Nuh’un Gemisi’ne ait oldugunu iddia ettigi olusumu kesfettiginde, bakin neler olmustu: Nuh’un Gemisi’nin varligina iliskin hiçbir somut kanit olmamasina karsin Agri Valiligi olusumun bulundugu yere turistik bir kafeterya yaptirmaya baslamisti. Üzengili köyü, Nuh’un Gemisi sayesinde hemen bir yola kavusmustu. Bir de küçük çapli bir arazi anlasmazligi yasanmisti: Iki Üzengili, “gemi”nin kendi arazileri içinde oldugunu iddia ederek yetkililere ayri ayri basvurmuslardi. Ayni aileden olan bu kisiler “onun degil, benim!” biçiminde birbirlerine de düsmüslerdi. Sonunda devlet olaya el koymus ve üzerinde hiçbir bitki örtüsünün bulunmadigi kayalik arazinin, “Yapilan tahkikat sonucunda bu arazinin, vergi kayitlari kapsaminda bir yer olmadigi anlasildi ve maliye adina tesciline karar verildi...” denilerek Hazine’ye ait oldugunu saptanmisti.

1987’de ise Agri’ya tirmanmak, Türk yetkililerce tekrar yasaklandi. Yasagin kaldirilacagina iliskin söylentiler olmakla birlikte, en azindan Bütün Dünya’nin bu sayisinin yayina hazirlandigi siralarda yasak hâlâ kalkmamisti.

Yüzbasi Durupinar’in Hayat dergisine verdigi ve yayimlanmasini sagladigi fotograflar, yalnizca Hiristiyanlar’in, Müslümanlar’in ve “gemiciler”in degil, bir baska kesimin daha ilgisini çekecekti: Gizli servislerin. Dünya üzerinde olup biten herseyden haberi olan CIA’in, Nuh’un Gemisi gibi bir olaya kayitsiz kalmasi beklenemezdi. Ancak uzun yillar sonra, CIA’in, “Agri Dagi Anomalisi” baslikli bir dosya açtigi, 1959’dan beri Agri Dagi’ndaki bu olusum ile ilgilendigi ve havadan, uzaydan, uydularla, U2 casus uçaklariyla türlü açilardan çekilmis binlerce fotograflik bir arsivi oldugu ortaya çikacakti.

CIA’in “sir”ri 1995’te açiklandi. Önce “Gemi’yi bulduk”, sonra da 1997’de, “Agri’da gemi yok!” dediler. Belki de türlü nedenlerle, “belirsizligin” sürmesi gerekiyordu! Tüm bunlar Yüzbasi Durupinar’in kesfettigi olusuma iliskin fotograflardan kaynaklanmisti. Ancak daha 1986’da, “Jeomorfoloji Dergisi”nde Yilmaz Güner imzasiyla yayimlanan bir makaleyle; bir gemiye çok benzetilen sözkonusu kabartinin, jeolojide “yer akmasi” (“earthflow”) adiyla anilan ve buzullarin kaymasiyla ortaya çikmis, son derece dogal bir olusum oldugu öne sürülmüstü. Bir anlamda “son nokta” islevi tasiyan bu yaklasimin Nuh’un Gemisi’ne iliskin simdiye dek yapilmis en ayrintili ve bilimsel çalisma oldugu kabul edildi.

Nuh’un Gemisi’ne iliskin en taze haber ise 1999 Kasimi’nda Amerikan gazetelerinde yayimlandi. Merkezi ABD’de bulunan “Nuh’un Gemisi Dernegi”nin duyurusu söyleydi: “Türkiye’de Agri Dagi’nin çevresinde düzinelerce arastirma yapildi ama kesif kanitlanamadi. 31 Aralik 2000’e dek Nuh’un Gemisi’ni kesfedene 1 milyon dolar ödül verecegiz.”

Kesin olan bir sey daha var ki, o da, bu Nuh’un Gemisi “isi”nden birilerinin oldukça zengin oldugu. ABD’de birçok dernek ve kulüp bulunuyor. Ülkede siradan bir Nuh’un Gemisi konferansina, yalnizca girmek için, en düsük tarifeden 10-15 dolar ödemek gerekiyor. Konusmacilar, her konferansin sonunda genellikle, “Mutlaka Agri’ya gitmeli, tirmanmali ve Gemi’yi bulup, kutsal kitabimizda yazilani dogrulamaliyiz” demekte ve dindar insanlar da bu ugurda para bagisinda bulunmaktan kaçinmamaktadir. “Gemi avcilari” her seferinde Türkiye’ye geliyorlar, fotograf ve filmler çekiyorlar, sonra dönüp bunlari parali konferanslarda gösterip, “Bu kez bulamadik ama gelecek yil mutlaka...” diyorlardi. Gemi de, dogaldir ki bir türlü bulunamiyordu.

Agri’ya çikisin yasaklandigi 1987’den buyana, bu “sektör”de etkinlik gösterenlerin, geçimlerini nasil sagladiklarini insan gerçekten merak ediyor! Nuh’un Gemisi’ne iliskin anlatimlarin temeli büyük dinlerin kutsal kitaplarina dayaniyor. Gemi bulundugu zaman, dinler arasindaki çatismalar sona mi erecek? Yeryüzünde belki de ilk kez, büyük dinlerin izleyicileri ortak bir hac yeri mi belirlemis olacaklar?

Tüm kesimlerin görüs ve inanislarindan söyle bir ortak payda çikartmak olasi: Ortada öyle ya da böyle kötü bir olay var: Bir dinin izleyicisi olanlar, “insanlarin çok günah isledikleri” gerekçesiyle Tanri tarafindan cezalandirildiklarini; bilim ise o yörede büyük bir sel felaketi yasandigini, ve binlerce insanin öldügünü savunuyor.

Ezoterik felsefenin izleyicisi olan daha baska bir kesim daha var ki; buna göre de, bir tufandan kurtulan tüm insanlarin ve tüm canli türlerinin, her birinden birer çift olsa bile, bir gemiye sigmalari düsünülemeyecegine göre, buradaki geminin bir önemli bir sembolden ibaret oldugu savunuluyor.

Eger gerçekten yazildigi gibi bir Tufan yasanmissa ve “seçilmisler”, yani bizim atalarimiz bir gemi araciligiyla kurtulmus ve yeni bir yasama baslamislarsa, üstelik Nuh da ogullarina Tufan’dan sonra, “Bu gemiyi yok etmeyelim, insanoglu görsün de ibret alsin” demisse ve bugün dünyada yaklasik 4 milyar insan da buna inaniyorsa bu “gemi”, Agri’da ya da Alaska’da, bu dünyanin bir yerlerinde olmalidir. Üstelik, “Gemi”ye ulastigini iddia eden çok sayida “gemici”, tahta, beton ya da zift gibi çesitli “kanitlar”a sahip olduklarini öne sürüyorlar. Bugüne kadar hiçbir din adami, hiçbir bilim insani, hatta CIA bile, “Evet Nuh’un Gemisi’ni bulduk” demedi. Oysa, yeryüzünün her yani kesfedilmisken ve artik savaslar bile uydulardan yönetiliyorken, bilim ve teknolojinin ulastigi bu düzeyle, Nuh’un Gemisi de çoktan bulunmus olmaliydi.

Kimbilir belki de o, gerçekten içinde bir mesaj barindiran bir simge gemidir. Belki de önemli olan Nuh’un Gemisi’nin bulunmasi degil, Nuh’un gemilerine gereksinim olmamasidir.
__________________
LeGoLaS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tags
gemisi, resimli, bulundumu, gemısı, nuhun, resİmlİ

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
isminiz.tk Adres ve Email Alımı (RESİMLİ ANLATIM) Korax Resimli Anlatımlar 0 08-15-2008 22:18
Beko 550 Yazilim Atma (resİmlİ) уυѕυƒ Dijital Uydu Cihazları 6 07-22-2008 23:30
Nokİa 7610 6600 6630 6260 Oyunlari RESİMLİ уυѕυƒ Oyun 0 04-05-2008 00:14
ArÇelİk-beko 510-520 Dci Resİmlİ Yazilim Atma Talİmati Yaso Dijital Uydu Cihazları 0 03-14-2008 12:12
NUHUN GEMiSi LeGoLaS Paranormal-Telepati 0 02-25-2008 16:00


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:18 .


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628