Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-02-2008, 13:26   #1
уυѕυƒ
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Question Kİlometre TaŞlari

1896-Radyoaktiflik bulundu.
1898-Polonyum,sonra radyum (P. VE M. Curie), alfa ve beta ışınları (Ernest Rutherford) bulundu.
1900-Elektromanyetik yapıda olan Gamma ışınları bulundu(P.Villa-RD).
1911-İzotop kavramı ortaya çıktı (Aynı fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip ama atom kütleleri farklı elementler).
1932-Nötron keşfedildi (J. Chadwick).
1932-W. Pauli ve E. Fermi beta radyoaktifliğinin yanısıra nötrino denen çok girişken yüksüz bir parçacığın da yayımlandığını da kanıtladı.
1934-J.F. VE I. Joliot-Curie yapay radyoaktifliği ve β+radyoaktifliğini buldu.
1935-Nükleer kuvvetin ‘Mezon’ kuramı (Yukava).
1938-Nükleer parçalanma (Fisyon) bulundu.
1970- Ağır iyon hızlandırıcıları, çekirdeklerin kararlılık koşullarını-
araştırmaya imkan verildi.
Radyoaktiflik:
Kendiliğinden ışıma yapabilen maddeler radyoaktif maddelerdir .Radyoaktiflik çekirdek yapısıyla ilişkilidir. Radyoaktif bir atom hangi bileşiğin yapısına girerse, o bileşiği radyoaktif yapar. Radyoaktif maddeler kuvvetli birer enerji kaynağıdır . Radyoaktif elementler bu enerjiyi kendiliklerinden yayınlarlar ve bu olayı hiçbir şekilde durdurmak mümkün değildir.
Atomun çekirdeğinde bulunan temel tanecikler proton ve nötron olup bunlara nükleon adı verilir.
Radyoaktiflik özelliği ; elementlerin katı, sıvı gaz ya da bileşik halinde olması etkilemez.
Atomun kütlesi, çekirdekteki proton ve nötronların kütleleri toplamına eşit olması gerekirken daha küçüktür, bu aradaki kütle farkı ; E=m . c2 şeklinde enerjiye dönüşür. Bu enerjiye bağlanma enerjisi denir. Bir atomda nükleon başına düşen bağlanma enerjisi ne kadar büyükse, atom o kadar kararlı yapıda olur. Bu enerji çekirdekteki nükleonları bir arada tutan enerjidir.
Atom çekirdeğinde kararlılık ya da kararsızlık, proton-nötron sayıları arasındaki ilişki şöyle genellenebilir:
1- Atom numarası 1-20 arasındaki atomların çekirdeklerinde proton sayısı = nötron sayısıdır.
2- Atom numarası 20-83 arasındaki çekirdeklerde nötron sayısı proton sayısından fazladır.
3- Atom numarası 83’ ten büyük olan elementlerin çekirdekleri kararsız olup radyoaktiftir.
4- Atom numarası ve nötron sayısı çift olan atomların, atom numarası ve nötron sayısı tek olan atomlara göre, daha çok sayıda kararlı izotopu vardır.
5- En kararlı çekirdekler, hem nötron hem de proton sayıları çift olanlardır. 0-8-20-28-50-82 proton veya nötron sayısına sahip çekirdekler özellikle kararlıdır. Bu sayılara sihirli sayılar denir.
Radyoaktif Bozunmalar:
Atoma dıştan herhangi bir etki olmadan, kendiliğinden bozunarak daha küçük parçalara ayrılması ve bu ayrılma sırasında ışıma yapmasına radyoaktiflik, bu tür ışıma yapan elementlere de radyoaktif atom denir.
Radyoaktif lik, Şubat 1896’da Henri Becquerel (Henri Bekerel) tarafından, potasyum uranil sülfatın yaydığı ışınların bazı maddelerden geçip fotoğraf plağını karartmasıyla keşfedildi.
Radyoaktif elementlerin bileşiklerinde de radyoaktif özelliği aynen görülür. Bu yüzden radyoaktif kimyasal veya fiziksel etkilere ve değişmelere bağlı bir özellik değildir. Sadece çekirdek yapısına bağlı ve çekirdekte olan bir değişmedir.
Radyoaktif elementler, radyoaktif ışımalar ile kendiliğinden başka kararlı elementlere dönüşür. Atom çekirdeklerinin kararlığı nötron ve proton sayısıyla ilgilidir. Doğada bulunan atomların nötron sayıları, proton sayılarına göre grafiğe geçirildiğinde aşağıdaki grafik elde edilir.
Grafik kararlılık kuşağının dışındaki çekirdekler kararsızdır. Bu elementler radyoaktiftir. Genel olarak n/p < 1,5 olan çekirdekler kararlı ya da az kararlı , n/p > 1,5 olan çekirdekler kararsızdır.Kararsız çekirdek yapısına sahip olan elementler, kararlı bir çekirdek yapısına ulaşmak için alfa, beta, pozitron bozunması ve elektron yakalaması şeklinde bozunmaya uğrayarak ışıma yapar. Bu elementlere ışıma yapan anlamında radyoaktif element denir.
Atom çekirdeklerinde nükleon (temel tanecik) başına düşen bağlanma enerjisi o çekirdeğin kararlılığının ölçüsüdür. Atom çekirdeklerinde tanecik sayısı arttıkça bağlanma enerjisi azalır. Çekirdek kararsızlığı arttıkça radyoaktif olma özelliği artar.


Atomlardaki çekirdek olayları kimyasal olaylardan farklıdır. Radyoaktivite ve çekirdek olayları ile ilgili aşağıdaki sonuçlar çıkarılabilir:
- Radyoaktiflik, dış etkenlere bağlı değildir. Bir atomun radyoaktifliği sıcaklık, basınç, çözünme, kimyasal tepkimeye girme gibi olaylarla değişmez.
- Bir atom radyoaktif ise, o atomun oluşturduğu bileşikler de radyoaktiftir. Kimyasal olaylar radyoaktifliği değiştirmez.
- Radyoaktif olaylarda açığa çıkan ya da gereken enerji kimyasal olaylara göre çok fazladır.
- Radyoaktif atomlar kararlı çekirdeğe dönüşebilmek için çeşitli ışımalar (Radyoaktif bozunma) yaparlar.
Bozunma Çeşitleri :
1- Alfa Bozunması
Atom numarası 83’ten büyük olan elementler, kararlı bir çekirdek yapısına ulaşmak üzere, atom ve kütle numaralarını azaltarak n/p oranını bire yaklaştırmak isterler. Bunun için alfa bozunmasına uğrayarak He çekirdeğinden ibaret alfa tanecikleri yayınlamaları gerekir. Bu olaya alfa bozunması denir. Kısaca, atomun yapısından bazı parçaların atılmasıdır.
Bir alfa ışıması yapan elementin atom numarası 2 , kütle numarası 4 azalır.
Alfa ışınlarının özelikleri:
1- Fotoğraf filmlerine etki ederler.
2- + yüklü oldukları için elektrik ve manyetik alanda – kutup’a doğru saparlar.
3- Karşılaştıkları moleküllerden elektron kopararak, iyonlaşmaya neden olurlar.
4- Giricilikleri çok azdır.
2- Beta Bozunması :
Beta bozunması n/p oranı kararlılık kuşağından daha büyük izotopların uğradığı bozunmadır. Bu tür atomlar kararlı yapıya ulaşmak için nötron sayılarını azaltmak isterler. Beta bozunmasına uğrayan bir elementin çekirdeğindeki bir tane nötron, bir proton ve bir elektrona dönüşür.
Beta bozunmasına uğrayan atomun atom numarası 1 artarken, kütle numarası değişmez ve uğradığı atomun izobarı oluşur.
Beta Işınlarının Özellikleri :
1- İyonlaştırma özellikleri azdır.
2- Işık hızına yakın bir hızla hareket ederler.
3- Alfa ışınlarından daha çok, gama ışınlarından daha az giricidirler.
4- Fotoğraf filmine etki ederler.
5- Elektrik ev manyetik alanda negatif yüklü oldukları için pozitif kutupa doğru saparlar. Sapmaları alfa ışınlarından daha fazladır. Çünkü bunların kütleleri daha küçüktür.
3- Gama Işıması:
Hiçbir zaman tek başına meydana gelmez. Mutlaka bir bozunmadan sonra meydana gelen ışımadır. Bazı atomlar bozunmalar sırasında enerjisini dışarıya veremez, yüksek enerjili durumda kalırlar. Enerjiden kurtulmak için gama ışıması yapıp kararlı duruma geçer. Gama ışıması sırasında atomun atom ve kütle numarasında bir değişiklik olmaz, yeni bir atom meydana gelmez.
Gama Işınlarının Özellikleri :
1- Alfa ve beta ışınlarından daha fazla giricidir.
2- Yüksüz oldukları için elektrik ve manyetik alanda sapmaya uğramazlar.
3- Kütlesizdirler, fotoğraf filmine etki ederler.
4- Pozitron Işıması :
Nötron sayısı proton sayısından az olan radyoaktif atomlar, proton sayılarını azaltmak için çekirdeklerindeki bir protonu nötrona çevirirler. Proton nötron + pozitron
Pozitron ışıması yapan bir atomun kütle numarası değişmez, atom numarası 1 azalır. Pozitron taneciği, beta taneciğinin yük bakımından tersidir.
5- Nötron Fırlatılması :
Kararsız bir çekirdekten dışarı nötron atılması ile gerçekleşir. Nötron fırlatan bir atomun kütle numarası 1 azalır. Atom numarası değişmez. Atom kendi izotopuna dönüşür. Çok hızlı gerçekleşir, izlenmesi zor bir olaydır. Yapay çekirdek tepkimelerinde gerçekleşir.
6- Elektron Yakalaması :
Protonu nötronundan çok olan kararsız çekirdekler [ n/p < 1] çekirdeğe en yakın olan 1s orbitalinden 1 elektron yakalayarak protonu nötrona çevirirler. Pozitron yayınlama ile aynı sonucu verir. 1s orbitalinde boşalan elektronun yerini, yüksek enerjili orbitallerdeki elektronlar birer düşerek X ışınları oluşturarak doldururlar. Atom numarası 1 azalırken, kütle numarası değişmez. Bu olayda elementin izobarı oluşur.
Fajans Kanunu :
Alfa bozunmasına uğrayan bir element, bozunma sırasında oluşan yeni elemente göre 2 grup önde (sağ) yer alır. Yine beta bozunmasına uğrayan bir element oluşan yeni elemente göre periyodik tabloda 1 grup geride yer alır. Buna fajans kanunu adı verilir.
Doğal Radyoaktiflik :
Kararlı hale gelmek için atomların kendiliğinden ışıma yapmasına doğal radyoaktif element denir. Atom numarası 83-92 arasındaki elementler doğal radyoaktif elementlerdir. Bunun yanında atom numarası 83‘den küçük olup doğal radyoaktiflik gösteren elementler de vardır. (K, C, Rb)

Bir radyoaktiflik izotop bozunma sonucu başka bir radyoaktif izotopa dönüşür. Bu da bir başkasına dönüşür. Bu işlem kararlı bir çekirdek oluncaya kadar devam eder, böylece radyoaktif bozunma serileri ortaya çıkar. Bu seriler Uranyum(U), Toryum( Th ), Aktinyum( Ac) serisi olmak üzere üç türlüdür.
Yapay Radyoaktiflik :
Kararlı ya da kararsız elementlerin alfa, nötron, proton gibi tanecikler ile bombardımanında oluşan yeni elementler de radyoaktiftir. Bombardıman yolu ile elde edilen radyoaktif elementlerin bu özelliğine yapay radyoaktiflik denir.
1934 yılında Madam Curie’nin kızı I.Curie ve damadı F. Joliot’un çalışmaları ile hızlanan yapay radyoaktiflik yolu ile birçok yeni element bulunurken teknoloji ve tıbbın gereksinimi olan radyoaktif atomlar yapılmaya başlanmıştır. 400’den fazla radyoaktif izotop yapay olarak elde edilmiştir.

NÜKLEER ÇEKİRDEK TEPKİMELERİ VE ATOM ENERJİSİ

Bağlanma enerjisi grafiği incelendiğinde nükleon(tanecik) başına düşen bağlanma enerjisinin en çok Fe elementlerinde olduğu görülür. Kütle numarası küçük olan atomların kaynaşarak(Füzyon) daha büyük kütle numarasındaki atomlara dönüşmesinde ya da kütle numarası 56’dan büyük olan atomların parçalanarak (Fisyon) küçük atomlara dönüşmesinde açığa çok yüksek enerji çıkar. Bu enerjiye Nükleer enerji veya ATOM ENERJİSİ denir.
1. FİSYON (Bölünme) TEPKİMELERİ :
Kütle numarası büyük olan atomların hızlandırılmış küçük tanecikler (nötron) ile bombardımanı sonucu daha küçük atomlara bölünmesi tepkimeleridir. Atom bombası bu esasa göre yapılmıştır.

2. FÜZYON (Kaynaşma) TEPKİMELERİ :
Kütle numarası küçük olan atomların hızlı tanecikler ile bombardımanı sonucu daha büyük çekirdeklerin oluşmasıdır. Açığa çıkan enerji Fisyon enerjisinden daha büyüktür. Hidrojen bombası bu esasa göre yapılır.
RADYOAKTİF BOZUNMA HIZI,YARILANMA SÜRESİ
Radyoaktif bir elementin herhangi bir anda mevcut olan miktarının yarısının bozunması için geçen süreye yarılanma süresi denir. Yarılanma süresi dış etkenlere bağlı değildir. Bozulan çekirdeğin yapısına bağlıdır.
- Bir elementin izotoplarının yarılanma süreleri farklıdır.
Radyoaktif maddelerin bozunma hızı çekirdeğin kararsızlığına bağlıdır. Birim zamanda bozunma hızı çok olan çekirdekler kararsızdır.
- Radyoaktif bozunma hızı, maddelerdeki radyoaktif atomların sayısı ile doğru orantılıdır.
- Bir izotopun saniyede parçalanma sayısı onun radyoaktiflik şiddetini verir. 1gram radyumun saniyede yaydığı parçacık sayısı radyoaktiflik şiddet birimi olarak kabul edilmiştir.
Radyoaktiflik şiddet birimi 1 Küri (Curie) ; saniyede 3,7.10 (37 milyar) bozunmadır. (1 Ci ) olarak tanımlanır. (1/Ci )’ye Becquerel radyoaktiflik şiddet birimi denir.
Yarılanma süresi radyoaktif maddenin miktarına bağlı değildir. Madde miktarı arttıkça ışıma miktarı artar, yarılanma süresi (yarı ömür) değişmez.Yarılanma süresi radyoaktif maddeler için ayırt edici özelliktir. Yarılanma ile maddenin kütlesi tükenmez.

Radyoaktif maddelerin yarılanma süreleri ile ilgili hesaplamalar için maddenin basınç kütlesi, yarı ömrü, geçen süre, kalan madde miktarı gibi niceliklerin bilinmesi gerekir.

Element Proton sayısı Nötron sayısı Nötron / proton
Helyum 2 2 1.00
Karbon 6 6 1.00
Azot 7 7 1.00
Sodyum 11 12 1.09
Alüminyum 13 14 1.07
Potasyum 19 20 1.05
Demir 26 30 1.15
Çinko 30 35 1.17
Sezyum 55 78 1.42
Bizmut 83 126 1.52
Polonyum 84 126 1.50
Radyum 88 138 1.56
Toryum 90 140 1.56
Protaktinyum 91 140 1.53
Uranyum 92 146 1.58
Plütonyum 94 148 1.57

Doğada bulunan bazı elementlerin proton ve nötron sayıları yukarıdaki tabloda verilmiştir.
PERİYODİK CETVEL

Bir çok elementi ayrı ayrı incelemek zor bir iştir. Elementlerin incelenmelerini kolaylaştırmak ve özelliklerini daha kolay hatırlayabilmek amacıyla, elementleri bir sınıflamaya tabi tutmayı çok eskiden beri kimyacılar düşünmüşlerdir. Hatta bu sınıflandırmada elementlerin özellikleri, belirli bir düzen içinde değişirse, kimyacıların işi epeyce kolaylaşmış olacaktı. Geçen yüzyılın ortalarında, şimdi bilinen elementlerin yarısından biraz fazlası biliniyordu. Bilinen elementleri, özelliklerine göre bir sınıflandırma yapmak için, o zamanda kimyacılar, değişik fikirler ileri sürmüşlerdir.
On dokuzuncu yüzyılın başında, Dalton’un ileri sürdüğü atom teorisi ve onu hemen takip eden Avogadro hipotezi, modern kimya alanını açmış; Berzelius’un (Berzelyus) atom kütlelerini tayini ile, atom kütleleri ile elementlerin özelliklerini karşılaştırma imkanı ortaya çıkmıştır.
Elementlerin atom kütleleri ile özellikleri arasındaki ilişkiyi ilk sezen Alman kimyacı J.W.Döbereiner (Döbrayner) olmuştur. Döbereiner, 1828 yılında, bazı elementlerin kimyasal özellikleri arasında (CL,BR,I)-(Ca,Bo,Sr)-(S,Se,Te gibi) yakın benzerlikler bulunduğunu görmüş ve bu elementleri “triyotlar” (üçlüler) olarak gruplandırmıştır.
Bu görüş, zamanın kimyacılarını, bütün elementleri içine alan, tam bir sıralama sisteminin var olabileceği düşüncesine götürmüştür.


İngiliz kimyacı J.A.R. Newlands (Nivlands) 1864’de, o zaman bilinen elementleri atom kütlelerine göre artan bir şekilde sıralamakla, her 7 elementten sonra gelen 8. elementin özelliğinin, bu 8 elementin başlangıç elementinin özelliğine benzediğini görmüştür. Bu şekilde, bir elementten 7 sonra gelen elementin yani 8. elementin aynı özelliğe sahip olmasını müzikteki 8 notaya verilen isme benzeterek, oktav diye adlandırmıştır. Fakat Newlands bu görüşünde pek ileri gidememiş ve kalsiyumdan sonra gelen elementlerin bağlantısını anlayamamıştır.
Bugünkü anlama yakın periyodik sistem, 1869 yılında Rus kimyacısı Dimitri Mendeleev (Dimitri Mendelyev) tarafından yapılmıştır. 1870 yılında Alman bilgini Lother Meyer (Lotar Meyır)de Mendeleev’den habersiz olarak, bir periyodik cetvel yapmıştır. Bu iki cetvel hemen hemen birbirinin aynıdır. Meyer; elementleri, cetvelinde fiziksel özelliklerine (atom hacimlerine) göre sıralamış, Mendeleev ise, elementlerin elementleri fiziksel özelliklerini ele alacak yerde, değerliliklerini, yani kimyasal özelliklerini dikkate almıştır. Mendeleev, o zaman bilinen ve atom kütlelerini bulunmuş elementleri, atom kütlelerinin artısına göre sıralamakta, elementlerin değerliliklerinin ve öteki özelliklerinin, gitgide değişirken, belirli sayıda elementten sonra tek-rarladığına, yani bu özelliklerin periyodik (devri) olduğunu görmüştür.
Mendeleev, atom kütleleri sırasına göre kurduğu gruplarla, özellik bakımından benzeyen element yoksa, yerini boş bırakmıştır. Bunun sonucu olarak Mendeleev’in periyodik cetveline bazı boşluklar meydana gelmiştir. Mendeleev, bu boşlukları açıklamasını bilmiş, o gün için bilinmeyen ve periyodik cetvelde 32 numaralı yeri olması gereken elementin özelliklerinin ne olacağını tahmin etmiştir. Ayrıca, Mendeleev’in sisteminde boş kalan yerlerde bilinmeyen elementlerin bulunması gerektiği fikri yeni elementlerin keşfine yol açmıştır. Mendeleev’i dahiyane görüşü ile, bu sistemin doğanın genel bir kanununa uyulduğunu sezmiş ve sistemini genelleştirmekten çekinmeyerek o gün için 63 element bilinmesine ve sisteminde pek çok boş yer kalmış olmasına rağmen, periyodik cetvelini geliştirmiştir. Periyodik cetvelin yapılmış olması elementleri inceleme kolaylığı sağladığı gibi bilinmeyen elementlerin özelliklerinden yola çıkarak keşfini sağlamıştır.
Bu gün periyodik cetvelde elementler, atom kütlelerine göre değil, atom numaralarına göre dizilir. Böylece Mendeleev’in sisteminin aksaklığı ortadan kalkar. Çünkü kimyasal özellikleri atom kütlelerinin periyodik bir fonksiyonu değil, artan atom numaralarının periyodik bir fonksiyonudur. Elementler artan atom numaralarına göre periyodik cetvelde dizildiğinde, elementlerin bazı özellikleri periyodik olarak tekrarlanır. Bunun nedeni, elementlerin elektron dizilişleriyle ilgilidir.
Elementler, özellikleri birbirine benzeyen alt alta gelecek şekilde, artan atom numaralarına göre sıralandığında bir cetvel oluşturur. Oluşan bu cetvele periyodik cetvel denir.
Periyodik cetvel elementlerin elektron dizilişine bağlı olarak dört bloktan (s, p, d, f) meydana gelir. Bloklardaki elementlerin değerlilik elektronları bulunduğu blokun adıyla aynı orbital dedir.
Ör: Na------- 1s 2s 2p 3s :s blokunda
P-------- 1s 2s 2p 3s 3p blokunda
ORBİTAL:Bir atomun elektronlarının bulunma olasılığının yüksek olduğu uzay bölgesidir.
Değerlik elektronları: Bir elementin en dış elektron kabuğunda bulunan elektronlara denir.
Periyodik cetvelde yatay sütunlara periyot, düşey sütunlara grup denir.
Periyodik cetvel 7 periyot ile 8A, 8B olmak üzere 16 gruptan (18 düşey sütundan) oluşur. Yeni sistemde gruplar A ve B diye ayrılmaz. Birden 16’ya kadar sırayla 1,2,3.....16. grup diye adlandırılır.
1. periyotta 2 element bulunur. (H, Ne)
2. periyotta 8 element bulunur. (Li, Be, B, C, N, O, F, Ne)
3. periyotta 8 element bulunur. ( Na, Mg, Nı, Si, P, S, Cl, Ar)
4. periyotta 18 element bulunur. (K, Ca,..............................., Kr)
5. periyotta 18 element bulunur. (Rb, Sr, ............................., Ye)
6. periyotta 32 element bulunur. (Cr, Ba, ............................., Ra)
Periyotta 32(yir4. ve 5. periyotlarda periyodun 10 element uzamasına d orbitalin dolması (d ) neden olur. 6. ve 7. periyotlarda ise sıranın 14 element uzamasına f orbitalinin dolması (f ) neden olur. F orbitallerine elektron dolan 14 elementten 6. sıradaki lantanitler (57-71 atom numara (1)) (noder toprak metalleri) ve 7. sıradaki aktinitler, (89-103) cetvelin daha fazla yana uzamamasından alt sırada f bloğuna alınmıştır.
Periyodik cetvelin s bloğunda IA ve IIA, p bloğunda IIIA, IV A, VA, VIA, VIIA ve VIIIA grupları, d bloğunda ise IIIB, IVB, VB, VIB, VIIB, VIIIB, IB ve IIB grupları yer alır.
Elementler artan atom numaralarına göre periyodik cetvele yerleştirildiğinde, cetvelin sol tarafından metallerin sağ tarafında ametallerin yer aldığı görülür.Her periyot bir alkali metal ile başlar bir soygaz ile biter.

Gruplar ve özellikleri:
A Grubu Elementleri:
A grubu elementlerinin değerlik elektronları s ve p orbitallerinde bulunur. Elektron dizilişi, s orbitali ile sonuçlanan elementler s, p ile sonuçlananlar p, d ile sonuçlananlar d, f ile sonuçlananlar ise f bloğunda yer alır.
Periyodik cetvelin IA grubunda (H, Li, Na, K, Rb, Cs, Fr) elementleri bulunur. Hidrojen IA grubunda bulunmakla beraber bir ametaldir. Hidrojen dışındaki bu grup ametallerinin hidrooksitleri kuvetli baz özelliği gösterdiğinden, IA grubu elementler bazik anlamına gelen alkali metaller adıyla anılır. Alkali metaller, en dış orbitalleri olan küresel s değerlik orbitallerinde bir değerlik elektronu taşır. Bu elementlerin elektron dizilişlerinin benzerliği bir çok özelliklerinde benzerliğe yol açar IA grubu elementleri dış orbitallerdeki bir tek değerlik elektronu kolaylıkla vererek +1 yüklü iyon haline geçer. Metalik parlaklık gösterir, bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktırlar. Elektrik ve ısıyı iletir.
Periyodik cetvelin IIA grubunda (Be, Mg, Ca, Sr, Ba, Ra) elementleri bulunur. Bunlar toprak alkali metaller olarak anılır. Bu grup elementleri atomların s değerlik orbitalinde 2 elektron bulunur. Bu elektronlar, IA grubu elementlerinin tek elektronu kadar olmasa da yine kolaylıkla ortamdan kopar. Bu nedenle IIA grubu elementleri +2 değerlikli iyon halinde bileşik oluşturur. Bu grupta yer alan elementler IA grubu elementlerinden daha az aktif, daha yoğun ve daha serttir.
Periyodik cetvelin IIA grubunda hepsi ametal olan flüor (f), klor(Cl), brom (Br), iyot (ı) ve astaton (At) elementleri bulunur. Bunlara tuz üreten anlamına gelen halojen adı verilir. Oda sıcaklığında F ve Cl gaz, Br sıvı, I ise katı halde bulunur. Halojen atomlarının s ve p değerlik orbitallerinde yedi tane değerlik elektronu vardır. Halojenler kararlı hale gelmek için genellikle dışarıdan bir elektron alarak -1 değerlikli iyonlar halinde bileşik oluşturur. Bu halojenler bir kısım bileşiklerinde +1, +3, +4, +5, +6, +7 değerlikli olabilir. Halojenler oldukça aktiftir.
B Grubu elementleri :
Değerlik elemanları son olarak d orbitalinin doldurduğu elementlerin yer aldığı gruplardır. III B ile başlayıp II B ile sonlanan gruplarda yer alan elementlere geçiş elementleri ya da geçiş metalleri denir. Geçiş elementleri kimyasal tepkimelerinde d orbitalinden önce s orbitalinden elektron verir. Bu elementler genellikle birleşiklerinde çok farklı değerlikli iyon halinde bulunur. B grubu elementlerinin tamamı metaldir, 30 elementtir.

Elektron dizilişleri f orbitali ile sonlanan elementlere iç geçiş elementleri denir. Bu elementler periyodik cetvelin altında f bloğunda bulunur. Hepsi metaldir. Lantanitlerde Pm elementi dışındakiler radyoaktif değildir. Aktiniflerin ise tamamı radyoaktiftir.
Grupların incelenmesinde dikkat çekici yön, aynı grupta yer alan elementlerin son orbital türü ile bu orbitallerde yer alan elektron sayısındaki aynılıktır. Bu aynılık, aynı grupta yer alan elementlerin kimyasal özelliklerinin benzerliğine neden olur.
VIII A veya 0 (sıfır) grubu elementleri ( He, Ne, Ar, Xe, Rn ) soy gazlar olarak bilinir. Değerlik elektronları değerlik orbitallerini tamamen doldurmuştur. Çok zor şartlarda çok az bileşik yaparlar. Bu nedenle bileşik yapamaz olarak bilinirler. Doğada tek atomlu olarak bulunurlar, renksizdirler.
Periyodik özellikler :
Periyodik cetvelde elementlerin atom numaralarına bağlı olarak yerleri değiştikçe atom çapları ve elektron dizilişleri farklılık gösterir. Bu durum elementlerin özelliklerinde de periyodik değişmelere neden olur. Özelliklerdeki değişmeler periyot ve gruplara göre şöyle özetlenebilir;
A) Periyotlarda soldan sağa gidildikçe;
1- Atom numarası büyür, değerlik elektron sayısı büyür
2- Atom kütlesi büyür
3- Atom çapı küçülür
4-Orbital sayısı değişmez
5- İyonlaşma enerjisi artar ( Bu artışta küresel simetrik durumlar istisna oluşturur )
6- Elektron ilgisi ve elektronegatiflik artar
7- Metalik özellikler ( elektrik, ısı iletkenliği vb. ) azalır, amettallik özellikler artar.
8- Metallerin erime-kaynama noktaları yükselir, sertlikleri artar hidroksitlerinin bazlık kuvveti azalır. Amettallerin erime ve kaynama noktaları düşer, asitlerinin asitlik güçleri artar.
9- Metallerin kimyasal tepkime ilgileri (aktiflikleri) azalırken, ametallerin kimyasal tepkime ilgileri artar.
İyonlaşma enerjisi :
Gaz halindeki nötr bir atomun en yüksek enerji düzeyindeki orbitallerinde bir elektron koparmak ( sonsuz uzaklığa götürmek ) için verilmesi gereken enerji miktarına denir. İyonlaşma olayı dışarıdan ısı alan ( endotermik ) bir olaydır.
уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kİlometre TaŞlari уυѕυƒ KiMya 0 04-02-2008 13:27


Şu Anki Saat: 18:08


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows