Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-11-2008, 22:07   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Necatİ Cumali

NECATİ CUMALI



Necati Cumalı: şair, öykücü, romancı, oyun yazarı.. 1940'lı yıllarda başlayan yazın serüveni içinde en çok bu türlerde ürünler verdi. Yazarlığını verimli, gelişkin kılan çabaya yönelişinde yazıyla çok erken yaşlarda başlamasının etkisi oldu.
1921'de, Yunanistan'da, Florina'da doğan Cumalı; "Büyük Mübadele"de, ailesinin Türkiye'ye göç edip, Urla'ya yerleşmesiyle; ilkokulu Urla Şehit Kemal İlkokulu'nda okudu (1931/32). Büyüdüğü ortamı, yazıyla ilk buluşmasını söyle dile getiriyor Cumalı: "Kur'andan başka kitap bulunmayan evde buyüdüm. Bunun içindir ki benim şiirle buluşmam çok geç başlar. İlkokul kitaplarında hiç ilgimi çekmeyen manzumeler vardı. Çok iyi ansırım sekiz yaşındaydım. İlkokulun ikisinden üçüne geçmiştim. Benden büyük komşu çocuklarından üçüncü dördüncü sınıfların okuma kitaplarını almış okuyordum. Heceleri parmaklarımla sayarak, 'Kedim', 'Bağda Sabah', 'Çeşme' gibilerden bir iki gün içinde üç beş manzume yazdım. Kızkardeşime okuyordum yazdıklarımı."*
Okuma sevgisi onu sürekli zenginleştirmiştir. Gene de o, bu sevgiyi, kendisinin edebiyata yakınlaşmasında bir neden olarak görmez: "Birçokları edebiyat sevgisinin okumakla başladığını söyler. Ben okuma sevgisi ile edebiyat arasında doğrudan doğruya bir bağlantı kuramıyorum. Her okumayı seven mutlaka yazar ya da şair olamaz. Olmaması gerekir. Okuma sevgisini olağan karşılamak gerekir çocukta. Okumayı sevmeyen çocuk ters bir varlıktır. Şair yazar olmak bir yana, hiçbir şey olamaz. Her meslek, her sanat okumayı gerektirir. Bunun içindir ki okuma sevgimin bir sonucu olarak görmüyorum sanatımı."(agy.)
Ortaokulu İzmir erkek Muallim Mektebi'nde okuyan (1934/35) Cumalı; şiirle de bu yıllarda karşılaşır. Bunu, aynı yazısında, şu sözleriyle anlatır: "Ortaokulun son sınıfında karşılaştım şiirle. O yıl merhum Refik Ahmet Sevengil'in hazırladığı bir Türkçe kitabını aldırdı bize öğretmenimiz. Kitapta Necip Fazıl'ın şiirleriyle karşılaştım: 'Otel Odaları', 'Heykel', 'Geçen Dakikalarım'... O zamana kadar okuduğum manzumelere benzemiyordu bu okuduklarım. Büyülenmiş, hemen ezberlemiştim bu parçaları. Bu şiirlerin itmesiyle okul kitaplığında 'Örümcek Ağı'nı, 'Kaldırımlar'ı buldum. Kalınca bir defter aldım. Sevdiğim şiirleri bu deftere geçirmeye başladım." (agy.)
Artık yazmanın kıyısına gelmiştir. Ama bu sırada yol/yön arayışındadır: "Aldım elime kalemi. Ama ne yazacağımı bilemiyordum doğru dürüst. Gene de şiire benzer bir şeyler çiziktirip duruyor, yazdıklarımı mektupla Hüseyin'e (Batuhan). İnanılmayacak şey, beğeniyordu yazdıklarımı. Oysaki genel olarak sevdiğim şairlerin şiirlerine benziyordu yazdıklarım. Sonradan yırttım, kitaplarıma almadım bu şiirleri."(agy.)
Bu etkilenme, arayış dönemi çok uzun sürmez. 1930'lu yıllarda Ankara Hukuk Fakültesi'nde okumaya başlayan Cumalı'nın tümüyle şiire yöneldiğini gözleriz: "1939 sonlarına doğru şairdim artık. Ankara Hukukuna gidiyordum. Ceplerim şiir doluydu. Şiirden başka söz etmiyor, dinlemiyordum. Her yıl ders çalışmalarım aksıyor, kitapları sınav kapısında tamamlayıp, yüreğim ağzımda giriyordum içeriye. Sabahattin Kudret Aksal, Salah birsel, Baki Süha Edipoğlu, Şahap sıtkı arkadaşlarımdı. Rahmetli Rüştü Onur, Kemal Uluser, tabii Hüseyin ile mektuplaşıyordum. İlk şiirlerim o yıl dergilerde görünmeye başladı. O yıl Orhan Veli ile tanıştım. Sonra sonra yakın bir dostluğa döndü bu tanışmamız. 1941'de Hukuk Fakültesi'ni bitirdiğim sırada, Oktay Rifat, Tarancı, Ataç çalışmalarımda beni yüreklendiren yakınlarımdı."(agy.)

Okulu bitirince,Toprak Mahsulleri Ofisi'nde çalışmaya başladı. Askerliğini Yedek subay olarak yapmak üzere, Ezine'ye gitti. Bu görevinin bitimiyle Ankara'ya döndü (1943). M.E.B. Güzel sanatlar Genel müdürlüğü'nde çalışmaya başladı (1945-48). Ankara'dan ayrılıp Urla'ya döndü. 1950-57 arası İzmir ve Urla'da avukatlık yaptı. Kasım 1957'de Paris'e gitti. Düşlerinin, sevinçlerinin kentinde iki yıl kalmayı düşünür. Basın Ataşeliği'nde bir iş buldu: Radyo dinleme memurluğu.. 1959'da Paris'ten dönünce, bir süre İstanbul'da kaldı. İlk romanı Tütün Zamanı Vatan gazetesinde tefrika edilmeye başladı. 1960'da, eşi Berin Hanım'la evlendi. Bu süreçte (1963-65), eşinin görevi nedeniyle, İsrail ve Paris'te kaldı. Dönüşünde İstanbul'a yerleşti (1970). Yazarlığı tek uğraş edindi.
Değişik Gözle ile 1957, Makedonya 1900 ile de 1976 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı. Yağmurlu Deniz kitabına 1969 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü , Tufandan Önce'ye de 1984 Yeditepe Şiir Armağanı verildi. Son romanı Viran Dağlar ile Orhan Kemal Roman Armağanı'nı ve Yunus Nadi Roman Ödülü'nü aldı. Susuz Yaz'dan alınan, Metin Erksan'ın yönettiği film ise, 1964 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı Ödülü'nü alarak, ülkemize sinema alanındaki ilk uluslararası ödülü kazandırdı.
Şiir, öykü, roman, denemelerinin yanı sıra tiyatro oyunları da yazar Cumalı, bu alandaki verimliliğiyle çağdaş Türk tiyatrosunda önemli bir yere sahiptir. Yaralı Geyik ile 1979 Muhsin Ertuğrul Armağanı'nı, Dün Neredeydiniz oyunuyla da 1982 Kültür Bakanlığı Tiyatro Ödülü'nü aldı.
Şiirlerinde bireyin sorunlarına, yaşadığı ortamın onun dünyasının biçimlenmesindeki etkilerine değindi. Güncel kaygılar, aşklar, sevgiler, savrulmalar, acılarla yüklü bir yaşamdan kesitleri sundu. Şiirlerinde işlediği konular, izleklerle çağdaş Türk şiirinin oluşumları dışında bir yer edinmesini sağladı. Çağdaş duyarlılık evreni yarattığı şiirlerindeki çıkış noktasını ve kuşağının özelliğini şöyle değerlendirecektir, Cumalı: "Bizler, çelişkili koşulların yaşamını bölük pörçük, parça parça ettiği bir kuşağız. Benim çocukluk yıllarımda, toplumda egemen olan değer ölçüleri ile ekmeğimizi kazanmaya kazanmaya başladığımız yıllarda ağır basan değer ölçüleri, çelişkili bir değişiklik gösterdi. Toplum bize verdiği vaatleri tutmadı. Kişiliğimin biçimlenmeye başladığı otuzlu yıllarda, ülkemizde yaşamayı güzelleştiren geleceğe dönük inançlar geçerliydi. Yurdumuzun daha mutlu yarınlara kavuşmasına katkıda bulunmak yürekleri ısıtan bir tutumdu. Kırklı yıllarda birden kendimizi kararan gökler altında bulduk. Ekmeğimizi kazanmaya başlamamızla birlikte enflasyonun yükü altında kaldık, Oktay Akbal'ın deyimiyle önce ekmekler bozuldu. Lokmalarımız ufaldı. Özel yaşayışımızı düzene koymamız zorlaştı, evlenmek, ev açmak, ekmeğimizi güven altına almak, çözülmesi güç sorunlar oldu. Öte yandan delikanlılık çağında inançla bağlandığımız cumhuriyetçi, halkçı, devrimci görüşler karalandı, bizler kötü gözle görülen, istenilmeyen kişiler durumuna düşürüldük. Ben bu kuşağın çilesini yaşadım. Sadece toplumsal şiirlerimle değil, yıkılan aşkları, yürek burukluğu ili de kuşağımın duygularının sözcüsü olmaya çalıştım."**
Roman ve öykülerinde Ege yöresini anlattı. Taşra, kasaba insanının gerçeğini; yaşadığı toplumsal sorunları bu bakış açısıyla yansıttı. Özellikle "Tütün Üçlemesi" olarak nitelendirebileceğimiz tütün Zamanı/Zeliş, Yağmurlar ve Topraklar, Acı Tütün bu izlekleri içeren romanlarıdır. Konur Ertop, bu üçlemenin özelliklerini şöyle değerlendirir:" Tütün Üçlemesi 1950'lerin ayrıntılı bir panoramasını canlandırmaktadır. Dizide Urlalı tütün üreticilerinin geçim kavgaları, tütün tarımı, tütün piyasası, kasaba insanlarının günlük yaşamı gerçekçi bir biçimde dile getirilmiştir. Yazarın gözlem ve değerlendirmeleri bugün geride kalan bir dönemin gerçeklerine önümüze sermektedir."***
Cumalı, oyunlarında da toplumsal yapıdaki eksikleklir, aksaklıkları; insan ilişkilerinin trajik yanlarını işledi.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Necatİ AteŞ ahmetanriverdi Sporcular 0 04-10-2008 13:01


Şu Anki Saat: 03:09


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows