Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-31-2009, 14:47   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Kitab-ı Duvduvani (Hakan Erdem) Özeti, Konusu, Karakterleri, Yorumları

Kitab-ı Duvduvani (Hakan Erdem) Özeti, Konusu, Karakterleri, Yorumları
Kitab-ı Duvduvani

Yazarı: Y. Hakan Erdem
Yayınevi: Kanat Yayıncılık
Baskı Tarihi: Mayıs 2004
Sayfa Sayısı: 404


KİTAP HAKKINDA
Kitab-ı Duvduvani: Tarihi bir roman mı? Hayır. Daha çok, başrolünde tarihin olduğu bir roman.

Bir tarihçi tarafından yazıldı ama tarihi belgelere dayanmıyor: Tamamen uydurmaca. Yani roman.

Fantastik roman? Belki evet, belki hayır: Belki de en fantastik olan, hep burnumuzun dibinde durandır.

Aşk romanı mı? Evet ama, şekilden şekle girerek süregiden bir aşkın romanı. Aynı zamanda Avrupa aşkının, iktidar sevdasının da�

Bilimkurgu? Aslında daha çok "ilimtahayyül" denebilir. Ya da türler arasında gezinen bir anlatı...

Mizah? Hiciv? Ama neyin, kimin hicvi? Vuslatın demi olur mu? "...Meğerki iptida iftirak olsun."

Kitab-ı Duvduvani'nin kahramanları, İstanbul'da, Haç-Hilal Ovası�nda, Mazenderan'da, bu evrende ya da paralel evrenlerin birinde, günümüzde, gelecekte, 1599'da, 1970'lerde yaşarlar...

Günlerden bir gün, bunlardan biri, Utku Suat Ferid Ceylani, bir efsane olduğuna artık iyice emin olduğu Duvduvani Efendi'nin kitabını "tesadüfen" eline geçirir:

Benzersiz bir kitaptır bu! Alelacayip, evrenler arası bir oyun başlar.

Peki bu oyunda kimler, kimlerin yazdıklarında birer oyuncudur? Meçhûl Muhayyil kimdir? Yazar, kendisinin olmadığını söylüyor. Belki de biraz siz, yani meçhûl okurlar...








YAZAR HAKKINDA

Y.HAKAN ERDEM, 1962'de Oltu'da doğdu. Altı yaşında iken ailesiyle birlikte Yalova'ya taşındı. Boğaziçi ve Oxford üniversitelerinde öğrenim gördü. 1993-2002 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim üyaliği yapan Erdem, akademik yaşamını halen Sabancı Üniversitesi'nde sürdürüyor. 1996'da İngiltere ve ABD'de yayımlanan Slavery in the Ottoman Empire and its Demise adlı çalışması yakında Türkiye'de de yayımlanacak. 2002'de Israel Gershoni ve Ursula Woköck ile Histories of the Modern Middle East adlı çalışmayı yayımlayan Erdem, şu sıralar Yunun Bağımsızlık Savaşı'nın Osmanlı İmparatorluğu'nda algılanışı ve Osmanlı siyasi dilinin dönüşümü gibi konularla ilgileniyor. Kitab-ı Duvduvani'yi, daha önce bilmediği bir özgürlük duygusu içinde yazdı.







ELEŞTİRİ
Kitab-ı Duvduvani ve tarihsel fantazilerin sonu

Artık hızını kaybetmişse de, romanın son yirmi yılına konusunu geçmişten alan romanlar vurdu damgasını. Ancak bu romanlardaki geçmiş, daha doğrusu tarih tasavvuru doğrusu fazlasıyla tartışmalıydı. Elbette tarihe ciddiyetle yaklaşan, her tarih sorunsalını bugünün sorunsalı olarak gören ve tarihi bir metafor olarak kullanan romanlar da vardı, ama yeni döneme damgasını vuran 'tarihsel fanteziler'in hiçbir zaman tek bir hakikatin olmadığını ve tarihin muğlaklığını savunan bir tarih anlayışından yola çıkılarak yazıldıklarını gözledik. Bir edebi metini tarih yazımına indirgeyerek değerlendirmek istemem, ne var ki, söz konusu akım içerisindeki yazarların tarihi ilgi çekici bir dekora indirgediklerini,
'ben böyle yorumladım' ya da 'bu zaten bir roman' yaklaşımları ile tarihin hemen her dönemini karikatürleştirdiklerini düşündüğümü de söylemeliyim.

Sonuçta, okuyucuların ilgi duyduğu tarihsel dönem ve kişilerin bıktırıcı tekrarları sadece romanları değil, tarihin kendisini �sterotip�leştirmiş, artık geçmişin kendisi uyarlanır hale gelmiş, dev bir imge koleksiyonuna dönüşen geçmiş anlatısı tarihsellikten tamamen mahrum bir dizi tozlu seyirlikten ibaret kalmıştır. Jameson'un da işaret ettiği gibi �gönderme yapılan� olarak geçmiş yavaş yavaş gündemden düşerken arkasında metinlerden başka bir şey bırakmayarak tamamen silinmiştir. Yaratıcılığın alanını bütünüyle kaplayan benzeşim kültürü, kişisel üslubun giderek daha silikleşmesinin, göndermeden çıkıp intihale dönüşen yazma kültürünün evrenselleşmesinin nedenidir. Mesela bütün 'Hasan Sabbah', 'Harun Reşid', 'Davud ve Bet-Şeba' anlatıları, ya da Istanbul'un fethi merkezli pek çok roman, sadece geçmişe/tarihe bugünden kattıkları icatlarla �özgün�leşmişler, özgünlükler anakronizmalara dönüşmüş, farklı zaman, mekan, kişi ve olayları konu edinseler de romanlar giderek aynılaşmış, anlatımlar sıradanlaşmış ve her tekrarda tarihten biraz daha uzaklaşılmıştır. Bu tarz metinler olanca ihtişamıyla resmettikleri tarihsel geri plana, tarihi şahsiyetlere, olay, kostum ve dekorlara rağmen geçmişi daima durağan bir şimdiki zamandan anlatırlar; modern toplumsal çizgileri geçmişe yayarak tarihi de modernleştirirler. Aslında bu, geçmişin imhasından başka bir şey değildir.

Üç Kainat Arasında

'Kitab-ı Duvduvani' edebiyatı hatta toplumsal zihniyeti kaplayan böyle bir tarih anlayışına yine edebiyatın içinden verilmiş bir yanıt, tarihsel fantezilere düşülen bir muhalefet 'şerh'i olarak çıkıyor karşımıza: Hikaye günümüzde, pek çok sahaf ve kitapçının zannettiğinin aksine, tarihçilik ya da akademisyenlikten gelmeyen, girdiğinde Herbert Kolej'ken, bitirdiğinde Boğazkesen Ünixversitesi adını almış olan bir okulda işletme tahsil eden, neredeyse yirmi yıllık çok başanlı bir reklamcılık kariyerine ulaşan, belki de metin yaxzarı olmanın verdiği kıvraklık ile yazdığı bir tarihsel roman sayesinde üne ve paraya kavuşan 130 kiloluk heybetli cüssesiyle Suat Ferid Ceylani Bey'in Tasviri Efendi'nin deüeri 1960'lı yıllardan sonra anlaşıla efsanevi tarih kitabını ele geçirmesiyle başlıyor.

�Merhaba Kainat� adlı I.Bölüm�de Suat Ferid, Tasviri Efendinin kitabını okumaya başladığında dehşete düşüyor. Çünkü bu kitap nasıl okunursa tarihin seyri o şekilde değişmekte, kitaba Suat Ferid�in düştüğü hayali olay ve kişilerle ilgili notlar ansiklopedilere bir madde olarak işlenmektedir. Her şeyin kendi ellerinde olduğunu farkedecektir Suat Ferid; öyle ki, istese bir gece oturup, tarih-i kadimi de cedid-i de yeniden yazmaya, yanındaki ufak Avrupa�yı da, büyüğünü de, ağababalarını da �rikab-ı hüxmayunun azat kabul etmez bendeganı� haline getirmeye vexya isterse tüm bu ulusu Zoltaire�in, Fiderot�nun, Cousseau�nun en radikal tilmizleri yapmaya muktedirdir artık� Ne var ki, tarihin bu kurgulanabilirliği, etrafındaki herşeyin ve herkesin gerçekdışı olma ihtimali rahatlatmak yerine huzursuz edecektir kahramanımızı.

II.Bölüm Kainat-ı Müdani�de, yani �paralel evren�de, Tasviri Efendi�nin Duvduvani�sinden Osmanlı padişahı Sultan III.Burak�ın oğlu II.Berke�nin saltanat günlerini okuyoruz. Tıpkı Suat Ferit gibi 130 kilo çeken Sultan II.Berke de �daima muzaffer olmak, İskender-ü Zulkayren�i aşmak, tarihi istediği gibi yazmak� arzusuyla Duvduvani�nin peşindedir. II.Berke, yakın dostu Osman Hulusi Beyefendi Ağa sayesinde düşmanlarının komplolarının üstesinden gelecek, çıktığı zaferi yüzakıyla tamamlayacak, ancak sonunda Duvduvani�den ve herşeyden vazgeçerek alıp başını gidecektir.

Kainat-ı Müdanni�den Kainat-ı Mübeddele�ye �paralel evrenden değiştirilmiş evrene� geçilen III.Bölüm�de işler iyice karışıyor. Bu kez yazar kimliğinde Duvduvani�deki Sultan II.Berke�yi andıran Suat Ferid Ceylani değil yine Duvduvani�deki Osman Hulusi Beyefendi�ye benzerliği ile dikkat çeken Osman Ferdi Mürdüm de var. Böylelikle I.Bölüm�ü kimin yazdığı tartışılır hale gelmiştir. Düşülen her ikisinin zihnini de kendi kimliklerinde şüpheye düşecek kadar karartır. İki yazar bir süre sonra yüzyüze geldiklerinde metinlere müdahale eden bir başka kişinin �Meçhul Muhayyil�in- varlığını kavrayacaklar ve gerçekliklerinin sadece bir kelimeden ibaret mi olduğunun korkusu çöreklenecektir yüreklerine.

Romanın bundan sonraki sayfalarında gerçeğin peşine düşen Suat Ferid�in olup bitenleri anlamak için giriştiği okuma yazma denemelerini bulacaksınız. Tarihi, dolayısıyla bugünü değiştiren bu denemeler sırasında yanlışlıkla Osmanlı tarihi de değişmiş, 1600�lerde Osmanlı saltanatının yıkılıp Ercümend sülalesininin saltanatının kurulmasıyla başlayıp günümüze kadar gelen her bir olayı etkileyen yepyeni bir tarih çıkmıştır ortaya. İstanbul�daki Osmanlı dönemi mimarisinin kimi eserlerinin yerinde yeller esmekte, Suat Ferid her bir yeni metin denemesinde kaybettiği şahıslar nedeniyle polisçe izlenmektedir. Sözü daha fazla uzatmayalım; kapatıldığı hücreden kurtulmayı başaran Suat Ferdi, Duvduvani�nin başına oturacak ve tarihi eskisine benzetecektir�

Bir Roman Parodisi

Hakan Erdem, dörtyüz sayfaya yaklaşan bu ilk romanında yukarıdaki özete sığdırılması mümkün olmayan pek çok olay ve ayrıntıya yer verirken tarih ve roman yazımı kadar okuma/yazma ve anlama/yorumlama pratiklerini de mizahi bir dille eleştiriyor. İronik anlatımıyla okuyucuyu şaşırtan ve güldüren �Kitab-ı Duvduvani�, kurmaca ile gerçekliğin içiçe geçtiği, fantastik öğelerle gerçekliğe yapılan göndermelerin birbirine karıştığı, kurgulanmış zaman ve mekanın sınırsız ontolojik özgürlüğü ile hayatın ya da tarihin somut çizgilerinin belirsizleştiği postmodern anlatıların parodisi biçiminde okunmalıdır.

Kanonlaşmış türlerin ve biçemlerin parodik biçemleştirilmesinin roman sanatının yaratıcı yükseliş dönemindeki önemini -�Don Kişot�u saygıyla analım- biliyoruz. Bachtin�e göre �romanın baştan sona tüm tarihi boyunca, tür modeli olmaya çalışan başat veya modaya uygun romanların sürekli parodileştirilmesi veya alaycı bir şekilde ters yüz edilerek taklit edilmesi söz koxnusu olmuştur: Romanın bu kendini eleştirme becerisi, halagelişmeyi sürdüren bu türün kayda değer bir özelliğidir�. Alışılagelmiş bir anlatı formunun aynen korunup anlamın gülmece ile tersyüz edildiği, anlatılanların groteskleştirildiği parodi sayesinde okuyucunun o anlatı formuna yabancılaşması, şimdiye dek sorgulamaksızın kabullendiği düşünce alışkanlıklarının farkına varması ve görünüşte apaçık olan şeylerin karanlık yanlarının görünmesi sağlanır.

Parodiyi çarpıcı hale getiren anlatımdaki ironidir. Kitab-ı Duvduvani�de de, Suat Ferid tiplemesinin tarihle olan ilişkisi, o az buçuk tarih bilgisiyle yazdığı romanla üne ve paraya kavuşması, romanın yarattığı tartışmalar, tarihin modern ihtiyaçlara göre tanzimi, her yazıldığında değişen tarihsel olgular, vb. gibi ayrıntılar, ironi gereği, 'tarihsel fanteziler'in kalıplaşmış yazma tarzını ve tarih anlayışını benimsemiş görüntüsü veriyor Hakan Erdem'e; ciddiye alxmadığı şeyleri, ciddiye alıyormuş gibi görünüyor. Ne var ki, yazar karşısına aldığı türün oyununun içine girmiştir sadece. İşte bu andan sonradır ki, oyunun saçmalığını ayrıntılarda yakalanan mizahla deşifre edebilecektir; 'ince bir silahtır ironi, çünkü bu silahı kullanacak kişinin, her şeyi düşmanın gözüyle görebixlecek ya da kendisini öteki kişinin zihinsel dünyasına yansıtabixlecek imgelem gücü olmalıdır'.

Postmodern edebiyatın kayıp gizemli kitap ya da metinler arasılık gibi olmazsa olmazlarının yanı sıra, türün sıklıkla tekrarlanan diğer ayırdedici özellikleri de kullanılmış 'Kitab-ı Duvduvani'de; mesela, metnin yazılış öyküsünü metnin kendisi yapma, yazarı anonimleştirme, anlatıcıyı romana katma, polisiye bir hikayecik ve fantastik unsurlar eksik bırakılmamış. Hakan Erdem, her üç kainatın yaşantı tarzlarını, düşünce dünyalarını, olay, mekan ve kişilerini tasvir ederken kullandığı farklı usluplarla o anda okumakta olduğumuz metni yazan anlatıcının kimliği hakkında ipuçları veriyor. Daha doğrusu okuyucuyu Tasviri Efendi, Suat Ferid, Osman Ferdi, Meçhul Muhayyil hatta editör İhsan Kırımçak arasında tercih yapmakta zorlanacağı, çıkılması zor bir labirentin ortasına bırakıyor. Farklı metinlerden yapılan alıntılarla tarihsel dönemlere uygun düşmeyen kavram, düşünce ve söylem biçimleri sayesinde taklit edenle taklit edilenin; doğrudan, dolaylı ve yarı-dolaylı ifadeler sayesinde anlatıcı rolü üstlenen roman kahramanlarıyla yazarın kendisinin çatışmaya girdiği bu sevimli romanında Erdem , parodisini yaptığı türe eleştirel bir mesafede durmanın üstesinden gelmeyi bilmiş. Barındırdığı çok sayıda allegorinin dışında bir bütün olarak allegorik anlam taşıyan 'Kitab-ı Duvduvani'nin barındırdığı fantastik unsurların ise -Todorov'un tanımı gereği- fanteziyle ilişkisi yok elbette; buradaki fantezi, Erdem'in ironisini zenginleştirmek işlevi görüyor.

Parodinin etkisini arttıran şey, metnin düz bir okumasının da mümkün olmasıdır. Yani ciddiye de alabilir, postmodern tarihsel romanlardan biriymişçesine de okuyabilirsiniz 'Kitab-ı Duvduvani'yi. Üstelik böyle bir okuma pratiği içine girdiğinizde, sizin yaptığınız çıkarsamalarla gerçekliğin bir kez daha değiştiğini farkedecek, tarihi yazanlar arasına siz de katılacaksınız. Suat Ferid gibi 'ya her şeyi alt üst edersem' düşüncesi gelirse aklınıza, aldırmayın; nasıl olsa herkesin, her kesimin kendine göre kurguladığı bir tarih var bu memlekette, bir tane de siz eklemişsiniz kimin umurunda?

A. Ömer Türkeş, Radikal Kitap, 21.05.2004
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Suç ve Ceza (Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski) Özeti, Konusu ve Okur Yorumlar Yaso Kitap Özetleri 0 05-31-2009 14:35
Rüzgarlı Bayır (Emily Bronte) Özeti, Konusu, Karakterleri, Yorumları Yaso Türk Dili ve Edebiyat 0 05-31-2009 14:22
Fırtınaya Karşı Romanının Özeti Gaye HİÇYILMAZ1. ROMANIN KONUSU: LeGoLaS Kitap Özetleri 0 03-09-2008 22:25
GüneyDoğu’dan Öyküle 1 / Hakan EVRENSEL kitap özeti LeGoLaS Kitap Özetleri 0 03-09-2008 17:26


Şu Anki Saat: 13:12


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows