Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-19-2010, 20:14   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Orospu Kırmızı kitap özeti

Orospu Kırmızı

Birisi, dünden daha çok mektup yazdığımı söyleyebilir mi... Beni dünden daha az sevdiğini. Yüzünü, geçen yaz denizden çaldığım taşla Tem yoluna çizdim. Omuzlarıma sürdüğüm gül kremini kokladım, tanrıya dua ettim. “SEN YOKTUN, NİÇİN GELEYİM...” diyen bir aşk mektubunu anımsadım. “ En son kötülüğün kaldı bende, en son ben sevebilirdim seni” diye biten. Arabamı sağa çekip dikiz aynasında makyaj yaptım. Sana ihanetlerin en büyüğünü hazırladım, en kanlısını; bir gün beklediğin gibi benden.


Yazarı : Umay Umay
Yayınevi : Turuncu Medya Yayıncılık
Sayfa : 96


Kırmızı.
sana sadece kırmızı demeliyim.
ben başaramıyorum kırmızı.
hatırlamak dışında bir mucizem yok. birşeye inandım.
birşeye ve sadece bir kere ağlayarak dansettim.
oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım.


Daha kolay yaşamalıyım. metruk evlerde yaşayan 'tam işte o kelimeydi'
dediğim insanların arasında..; daha kolay ama nasıl, onu da bilmiyorum.
aşk iki de bir ellerimi tutmak istiyor.
'bir gün sen de cezanı çekersin' diyor. boşuna, ellerimi verme...
uyutmayacağım seni, ninniler büyütmuyor çünkü.
bahçende sıçrayan ağustos böcekleri hala saçlarımın içinde..;
bir tek ben kanadım, bir tek sen gördün beni.

artık özgürüm, öyle yalnızım ki......

dogrum yok benim. her yarım şey gibi.
ne kederli, ne de mutlu.
peki ya sen! hiç hikayen yok mu senin?

"biraz daha uyu, biraz daha hayatta kal diye tutundugum
rüyalar beynimden yollara fışkırıyor!"

"bir nefes daha...
geleceği gördüm. kayıp duruyordu avucumdan.
belirsizliği, igrencligini örtmüyordu.
kırmızı bir senfoni yazmak istedim, yalnız ışıkta duyulan.
çünkü beni, sadece babamın aldığı pabuçlar sevindirdi,
bayram kıyafetleri, annemin saçlarıma dokunması sevindirdi.



ikimizin tanıştığu koltuğa oturdum. sesini silmeyi beceremedim.
en iyisi aşktı... onu bulduğum yerde beni götürecek bir ayna aradım."


Herşey dönüyor ve kendi etrafindaki tüm masumiyeti yok ediyor.
cehennemi sevmekten başka elimde insanca kalan ne var ki...
cehennemi ruhu hala üşüyenler için istiyorum.
kendi kötülügümü istiyorum, son bir defa ara istiyorum.


yine aramamışsın beni.
biraz daha gec kal ki, bir iey daha bulayım...
bir gerçek daha.

hayatımdaki o işaret kayip gidiyor gökten;
gündüze karşıysa yapayalnızım.
parlak bir hediye paketine sığdı kalbim.


yanlış bu sözcükler, yanlış.
cok ağladım, çok erkek oldum çok da kadın.
kimseyle kendimle bile yaşayamazdım. hep yarım kaldım hep!


bana muhallebiciden tavuk gögsü alırsın.
belki, bana bir adres bile satın alırsın, çok paran vardır senin.
belki ameliyat ettirirsin; gitsin diye yüzümün diger yarısı da.
nerem varsa insan kalan... işte orası acıtıyor.


başını derenin kenarına koy. atını yıldızlara bağla.
dinle ama korkma, çünkü vitamin aldım, iyiyim.
ama; ya bu soluk sonsa, ağlıyorum fren seslerinin ardından gelen hıza,
kaderimin oyuncağı oldum, sokakta aşkı buluyorum diye ama şekerleri kazandım,
övüncü oldum sessiz uzlaşmacıların, övüncü oldum tüm yaşayamamışların,
bir kurbanın onurunu diktiler yakama.


şimdi herşey hazur. bir tek eksiğim var kırmızı
bir türlü tamamlanamayan tamamlandıkça ek.................. kalan kırmızı.

pirinç işlemeli bir aynada kırıldı yüzümün diğer yarısı.
herkes uyuyordu. yüzümün yarısı benim,
yüzümün yarısıyle hep yarım öyküler anlatırım.
peki sen, yarım dudaklı bir kadını öpmek ister misin?

bir dilenci gibi yalvariyorum yine de yanıt vermiyor aynalar...
dur bir nefes alayım... ve senin sevdiğin kadın olayım.


yalnış bu sözlükler, yalnış bu dokunuşlar, yalnış bu anlaşılma isteği.
bir sokaktan, kendiminkine nasil geçmeliyim. sınırlarımı böyle yitirmişken

inan bıktım bu sözcüklerden; karanlık, gece, çocukluğum,
korku, yeni sevgilim. afrika, çilek tanrıçalar ve çalan zillerinden bıktım.
bir de kırmızı rujdan. kendi fotoğrafına gülümseyen, kendi içkisinde boğulan,
kendi annesinin celladıyım.
buyum işte, başka türlü nefes alamam. çocuk da doğuramam.
hadi nefes al!


vücudumla bütün duvarları yıkmak isterdim,
kamasındaki elmaslara vurgun bir bıçak gibi...
tutunmama izin ver ya da öldür dedim.


az ögrenmeliyim, az soru sormalı, hiç beklememeliydim.
ama, bir sabah bunları yaptım.

kazanılmış nefretlerin övüncü şimdi aynalara. ve bir de utanç.


büyük kentlerin ortasında, bir işaret gibi bırakılan kırık aynaya dön.
ve ona borçlu olduğun güzelligi sor.
o , şimdi nerede... unuttugumuz şarkının içinde mi?..
köşe başlarında mı ?..
biriktirdiğimiz yıldızlardamı ? niçin hepsi dört bacakli?..

ben o’ymuşum kahretsin.
kim yaptı bunu? kaç yüz yıllık işkence bu?..
nerden bulaştım? bu büyü nereden sarıldı sırtımın ucuna ?
neresinden vurgular kırgın sessizliğimi ? ah o zor veda...
boyun egiyorum, bir de...

ağlama kalbim ağlama..

ben hep sokak o.r.o.s.p.ularına, ibnelere, travestilere....
aşık olacağım..
hep masumuz işte kalmadı gözyaşımız diye bağıracağım senin için akvaryumlar çalacağım.

sen büyük evler gibi yıkıldığımda sanma ki acımı öptüğünü unutacağım,
çünkü ne mucize, hep güzel bir kadın olacağım.

hayatım boyunca yağmura rastladım, hep yağmura... sana...
pis yağmur, pis yağmur.

bir,iki,üç,dört,beş.....altı değil!
hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?

her aşk bir o.r.o.s.p.u yaratıyor.
bense beyaz duvaklar ,dokunduğumda irkilen sırtlar çiziyorum.
bende oluyorum senin o kendin için korktuğun yerde.....

__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia MARQUEZ) Özeti, Konusu, Karakterleri, Yorumları Yaso Kitap Özetleri 0 05-31-2009 16:05
Sertgüzeşt ( Kitap Özeti ) уυѕυƒ Kitap Özetleri 0 09-03-2008 16:48
Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı Roman Özeti LeGoLaS Kitap Özetleri 0 03-10-2008 17:49
Uyarılar kitap özeti LeGoLaS Kitap Özetleri 0 03-08-2008 20:13
Uyarılar kitap özeti LeGoLaS Kitap Özetleri 0 03-08-2008 16:45


Şu Anki Saat: 07:47


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows