Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-11-2008, 13:38   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Devlet KuŞu

DEVLET KUŞU

ÖZET:

Mustafa askerliğini bitirdikten sonra iş bulamamıştır. Babasıyla arası iyi değildir. Bu yüzden hemen hemen her gece eve içerek ve mahallede naralar atarak gelir. Annesi Şöhret Hanım oğlunu çok sevmektedir. Her gece camda oğlunu bekler, geldiği zaman ona kapıyı açar ve ışık tutar. Şöhret Hanım eskiden zengin ama şimdi fakir bir kadındır. Yine zenginlik hayalleri kurar. Bu hayallerini de Mustafa’yı zengin bir ailenin kızıyla evlendirerek gerçekleştirmek ister. Böylece zengin kızın ailesi, onlara da yardım edecek ve onların da üç katlı bir evi olacaktı. Mustafa’nın babası Mehmet ise arkadaşı Bayram’la sürekli evin parasını yemektedirler. Mustafa, babasını annesinin altınlarını bozdurup, paraları arkadaşı Bayram’la yediği için sevmez, Mehmet Efendi de oğluna, çalışıp eve para getirmediği için kızar. Bu ailenin Mustafa’dan sonra dört çocuğu daha vardı. Mustafa’dan sonra en büyükleri Ayten, sonra Nurten. İkisi de triko fabrikasında çalışmaktadırlar. Ayten gözü yükseklerde bir kızdır. Kızlardan sonra Erol gelir. Erol hem okula gider, hem de gaz ocağı tamircisinin yanında çalışır. Bir de en küçük Hikmet adında bir bebek vardır.
Mustafa çok yakışıklıdır. Buna rağmen mahallede hiçbir kıza laf atmaz. O, arkadaşları Sülo ve Çingene Murat’la bütün gün gezer ve akşamları da bir yerlerde içerler. Mustafa ve arkadaşlarının köfteci dükkanı açma hayalleri vardır. Ama dükkanı açmak için paraları yoktur.
Mustafa, komşu kızı Aynur’u sevmektedir. Aynur’da Mustafa’yı… Fakat Mustafa, Aynur’u rahat yaşatmak için paralı bir işi olmadığından, ona evlenme teklifi etmez. Aynur, ona bir not yazdığı halde Mustafa cevap vermemiştir.
Mustafa’nın kardeşi Erol ve arkadaşları mahalledeki boş arsada hep futbol oynarlardı. Yine futbol oynadıkları bir gün arsaya bir sürü kişi geldi. Çocuklar arsanın satıldığını anladı. Arsayı Zülfikar adında karaborsacı, zengin bir adam satın almıştı. Çocuklara da bir daha burada oynamamalarını söyleyince çocuklar sinirlendi ve adama “balina” adını taktılar. Mahalleli ise zengin olduğu için, adama saygı gösteriyordu. En çok da Mehmet ve Bayram… Zülfikar arsaya ikinci gelişinde arsanın etrafını çevirdi ve Mehmet’i de arsasına bekçi olarak aldı.
Zülfikar, karısı ve kızı Hülya’yı da arsayı görmeye getirdi. Hülya, çok çirkin, zayıf ve roman okuyup, sinemaya gitmeyi seven bir kızdır. Hülya ve annesi inşaata geldiğinde, Mehmet onları kendi evine davet eti. Şöhret Hanım evlerine zengin biri geldi diye sevindi ama elbiseleri eski olduğu için karşılarına çıkamadı. Aynur’dan kıyafet istedi ve Aynur da en güzel kıyafetlerini verdi. Bu fırsat sayesinde kendisini Mustafa’nın annesine sevdirdi. Ayten ve Nurten, Hülya’yı sevmişlerdi. Ne de olsa zengindi. Hülya’yı ağabeylerinin odasına götürdüler ve Mustafa’nın resmini gösterdiler. Hülya etkilenmişti. Tıpkı filmlerdeki gibi yakışıklı biriydi. Tabi Aynur Mustafa’yı Hülya’dan kıskandı. Hülya, Mustafa’yı babasının işe alabileceğini söyledi. Kızlar buna çok sevindi. Misafirler gider gitmez kızlar babalarına Hülya’nın dediğini söylediler. Babası da Mustafa’ya söyledi ama Mustafa hiç aldırmadı bile.
Aynur, Mustafa notuna cevap vermeyince yüz yüze konuşmak istedi. Bunun için giyinip, süslendi ve annesine yaptığı işleri kapalı çarşıya götüreceğini söyledi. İşleri teslim ettikten sonra bir köşede Mustafa’yı beklemeye başladı. Sonra Mustafa geldi. Biraz konuştular ve buluşma tarihi ayarlayıp, ayrıldılar. Sonra Mustafa, arkadaşlarının yanına geldi. Karaborsacının iş teklif ettiğini ve kızının ondan hoşlandığını anlattı. Arkadaşları, teklifi kabul etmesini söylediler. Ama Mustafa istemiyordu.
Hülya ise hala Mustafa’nın iş istemek için gelmediğine üzülüyordu. Çünkü Hülya, resmini görür görmez Mustafa’ya tutulmuştu. Babasının yanında çalışırsa, onu her gün görebilecekti. Babası, Hülya’nın üzüntüsünü görünce Mehmet’e, Mustafa’yı göndermesini söyledi.
Mustafa ve Aynur, kararlaştırdıkları günde buluştular. Mustafa, daha rahat olmak için Aynur’u tenha bir park köşesine götürdü. Aynur, Mustafa’ya Hülya’yla evlenip evlenmeyeceğini sordu. Mustafa, böyle bir şey olmayacağını söyledi. Akşam olunca ayrıldılar.
Mehmet ve ailesi, Mustafa’ya işi kabul etmesi için baskı yapınca Mustafa, kabul etmek zorunda kaldı ve sonunda Zülfikar Bey’in yanında çalışmaya başladı. Bu sayede Hülya da her gün Mustafa’yı görmek için babasının iş yerine gelmeye başladı. Bu arada Mustafa’nın ailesi de tamamlanan apartmana kapıcı olarak girdi ve apartmanın alt dairesinde oturmaya başladı. Hülya ise Mustafa’ya iyice tutulmuştu. Mustafa’nın arkadaşları da Hülya ile evlenmesinin iyi olacağını ve köfteci dükkanı için gerekli parayı bu sayede bulabileceklerini söyleyince, Mustafa da Hülya’yla evlenmeyi kabul etti ve hazırlıklar başladı. Zülfikar Bey düğüne gerekli eşyaların alınması için Mustafa’nın ailesine para verdi. Sonra Hülya ile birlikte çarşıya çıkılarak bütün aileye kıyafet alındı. Sonunda düğünleri oldu ve evlendiler. Hülya, kocasının üstüne titriyordu ama Mustafa, Hülya’yı sevmiyordu. Zülfikar ise Mustafa yüzünden kızının hastalanıp öleceğinden korkuyordu.
Bir gün Mustafa, Aynur’u gördü ve birlikte önce bir muhallebiciye gittiler. Birbirlerini hala çok seviyorlardı. Muhallebiciden sonra bir meyhaneye gittiler. Burada Aynur sarhoş oldu. Eve geç saatte Mustafa ile birlikte döndü. Daha sonra Mustafa, eve naralarla geldi. Herkes nerede kaldığını çok merak ediyordu ve Hülya hastalanmış yatıyordu. Mustafa’nın gözü kararmıştı. Bütün her şeyi bırakarak Hülya’yı ve evi terk etti. Ama Hülya çok hastaydı ve bebeğini düşürmüştü. Birkaç gün sonra Hülya’nın hastalığı iyice ilerleyince Zülfikar Bey, Mustafa’ya gitti ve son kez Hülya’yı görmeye gelmesi için ona yalvardı. Hatta ona para bile verdi. Fakat Mustafa “Bizim insanlığımız parayla değil.” diyerek parayı reddetti ve Hülya’ya gitmek için birlikte arabaya bindiler.

ANAFİKİR:

• Çıkarlarımız ne olursa olsun, insani değerlerimizden ve hayallerimizden vazgeçmemeliyiz.

KONU:

• Gecekondu kültürüyle yetişen fakir insanların, kolay yoldan zengin olma hayalleri.

KAHRAMANLAR

• Mustafa: Ortayı bitirememiş. Ağırbaşlı ama içince davranışları değişiyor. Yakışıklı. 5 çocuklu Arnavut bir ailenin en büyük çocuğu. Bağlama çalıyor. Rakıya çok düşkün. Komşu kızı Aynur’a aşık. İşsiz olduğu için arkadaşları ona avare diyor. Arkadaşlarıyla birlikte köfteci dükkanı açmak istiyor.

• Aynur: Mustafaların komşusu. 19 yaşında. Çok güzel, kara kaşlı, kara gözlü, tombul beyaz yüzlü bir kız. Dul Naime’nin kızı. Mustafa’ya aşık. Evde kendisi iş yapıp Kapalı Çarşı’ya satıyor.

• Hülya: Zülfikar’ın kızı. Çirkin, sıska, 25 yaşlarında, çok zayıf, soluk benizli, koca burunlu, sarışın bir kız. Roman okuyup sinemaya gitmeyi çok sever. Mustafa’ya tutkundur.

• Zülfikar Bey: Kısa boylu, şişman, kalın simsiyah kaşlı, ablak kırmızı yüzlü, koca göbekli, kel, küçük gözlü bir adam. Fakirleri küçümser. Rakıyı sever. Kaymakamlıktan sonra karaborsacılık yapmış. Kızı Hülya’yı çok sever.

• Mehmet: Mustafa’nın babası. Uzun, kirli, kırçıl saçlı, iri başlı, içe göçük yeşil gözlü. Basımevinde kapıcı. Daha sonra Zülfikarların apartmanında kapıcılık yapıyor. Oğlunu pek sevmiyor.

• Şöhret Hanım: Mustafa’nın annesi. Ufak tefek bir kadın. Eskiden zengin bir bey kızıymış. Oğlunu çok seviyor. Yeniden zengin olmak istiyor.

• Bayram: Mustafa’nın babasının arkadaşı. Boyacı, fakir ve gariban biri. Üç kağıtçı. Mehmet’i yönlendiriyor.

• Sülo: Mustafa’nın arkadaşı. Esmer yüzlü, zeytin yeşili çekik gözlü, uzun boylu, ince, esmer ama yakışıklı.

• Çingene Murat: Mustafa’nın asker arkadaşı. Kısa boylu, koyu esmer, tıkız. Cin gibi biri.

• Ayten: Mustafa’nın kardeşi. İnce yüzlü,iri kestane gözlü. Roman ve magazin okumayı sever. Gözü yükseklerdedir. Diğer kız kardeşiyle triko fabrikasında çalışıyor.

• Nurten: Mustafa’nın kardeşi. Ayten’in küçüğü. O da triko fabrikasında çalışıyor.

• Erol: Mustafa’nın erkek kardeşi. Kıvırcık saçlı, 9 yaşlarında. Kupkuru ama sırım gibi. Gaz ocağı tamircisinin yanında çalışıyor, hem de okuyor.

• Ferdane Hanım: Zülfikar’ın karısı. Yaşına rağmen zayıf ve güzel.

• Naime, Taşkasaplı, Şükran.

OLAYLAR:

• Mustafa’nın eve geceleri içkili gelmesi.
• Zülfikar Bey’in, Mustafaların mahallesindeki arsayı alması ve etrafını dikenli telle çevirmesi.
• Zülfikar’ın Mehmet’i arsasına bekçi alması.
• Zülfikar’ın karısı ve kızı Hülya’yı inşaata götürmesi.
• Hülya ve annesinin Mustafaların evine gelmesi.
• Hülya’nın, Mustafa’yı babasının işe alacağını söylemesi.
• Mustafa’nın ailesinin, Hülya’nın Mustafa’yı beğendiğini anlamaları ve buna sevinmeleri.
• Mustafa ve Aynur’un birlikte gezmeye çıkmaları.
• Mustafa’nın, arkadaşlarının ısrarıyla Zülfikar Bey’in iş teklifini kabul etmesi.
• Mustafa’nın ailesinin, Hülya’yı istemeye gitmesi.
• Zülfikar’ın düğün hazırlığı için Mustafa’nın ailesine para vermesi.
• Mustafa ile Hülya’nın düğünü.
• Mustafa evlendikten sonra yolda Aynur’la karşılaşması ve birlikte muhallebicide konuşmaları, daha sonra meyhaneye gitmeleri.
• Aynur’la Mustafa’nın beraber içip sarhoş olmaları.
• Mustafa eve gelmeyince, Zülfkar’ın sinirlenmesi.
• Mustafa’nın naralarla eve gelmesi.
• Mustafa’nın her şeyi bırakarak evi terk etmesi.
• Hülya’nın üzüntüden çok hasta olması.
• Zülfikar’ın son kez Mustafa’yı Hülya’ya götürmesi.

DİL VE ANLATIM

Orhan Kemal., bu romanını son derece sade bir dille yazmıştır. Konuşmalara bolca yer vererek romanın akıcılığını arttırmıştır. Kişi tasvirlerine ve tahlillere yer vermiştir. Döneminin zengin- fakir çatışmasını ve yaşayış tarzlarını son derece yalın ve gerçekçi bir dille bize aktarmıştır. Ayrıca konuşmalarda kullandığı Arnavut şivesi de romana zenginlik katmıştır. İnsanların sıradan yaşayışlarını süsleyerek anlatması romana çekicilik katmıştır.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alkan Kuşu уυѕυƒ Komik Animasyonlar 1 09-07-2008 00:48
guguk kuşu meselesi ahmetanriverdi İbretlik Yazılar 2 04-08-2008 17:36
Altin YaĞmur KuŞu уυѕυƒ Hayvanlar alemi 0 04-03-2008 20:55
Sİnek KuŞu уυѕυƒ Hayvanlar alemi 0 04-03-2008 20:53
Çali KuŞu уυѕυƒ Türk Dili ve Edebiyat 0 04-02-2008 19:45


Şu Anki Saat: 08:09


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows