Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-11-2008, 16:00   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Kerkük Hakkında Herşey

Kerkük’ün kuzeydoğusunda Türklerle yabancı birlikler arasında çatışma başladı. Haberleri Türklerin bulunduğu yakın bir birliğe telsizle bildiriyorlardı. İlk gruba yardım için ikinci bir grup gidecekti. Geldiklerinde çatışma devam ediyordu ve Türk askerlerinin çoğu şehit olmuştu. Bu çatışma dünyaya sabah CNN International haber kanalıyla duyurulmuştu. ABD için savaş başlamıştı. Dışişleri bakanı Abdullah Gül savaşı durdurmak için ABD’ye gitmişti. Ama gittiği gibi tutuklandı. Irak’ta gizli olarak bulunan Türk tugayı çatışma tehlikesi olduğu için 4 kilometrelik bir alanda derin siperlere girmişti. Çok geçmeden sonra buraya saldırdılar. Türk askeri zayiat verdikten sonra çekilmeye başladılar. Ertesi gün aynı yere top mermileri atılıyordu. Ama siperlerin içine düşmediği için kimseyi korkutmuyor, endişelendirmiyordu. Tüm General İhsan Paşa havada bir uçak olduğunu fark etti. Savaşla bile alakası olmayan bir nakliye gemisi sandı. Yaklaştıkça C-130’un modifiye edilmiş haline benzetti. Uçak değişik bir manevra yaparak siyah otobüs büyüklüğünde bir kütleyi bıraktı. Bu bir Slayer bombasıydı. Bomba kontrol edilebiliyordu. Zaman zaman hareket açısını değiştirerek tugaya yaklaşıyordu. Yerden 20 metre yükseklikte patlayarak bütün tugayı yok etti. Amerikan Askerleri bunu keyifle izliyorlardı. Bu katliamın haberi bütün yurda yayılmıştı. Ertesi gün Başbakan meclisten çıkarken “bu topraklar nicelerine mezar oldu Amerikan askerlerine de mezar olacaktır” dedi. Başbakan Arabasına bindiğinde MİT müsteşarını gördü. Müsteşar Başbakana bir dosya verdi. Başbakan Dosyayı açtığında Amerika’nın Türkiye’ye saldıracağına ilişkin bir rapor olduğunu fark etti.

Dört ay önce
Frank Consal bir okulda öğretmenlik yapıyordu. Müdürle görüştü. Ertesi gün okula hasta olduğunu bildirmiş ve Rotterdam’a gitmişti. Şimdi farklı bir insan olmuştu. Kalın gözlükleri yoktu. Gözlerini bozuk gösteren lensleri de. Sahte bir kimlik üzerine olan posta kutusundan zarfı aldı. Görevi zarfın içindeydi. Binanın içine girdi. Bu sırada arabasına bomba yerleştiriliyordu. Adamı buldu ve öldürdü. Çantasını kontrol etti. Cebinden odasının anahtarını aldı. Odasında üzerinde “Turkey” yazan dosyayı aradığı dosya diye düşünerek aldı. Anahtarı adamın cebine koydu hiçbir iz bırakmamıştı. Dışarıya çıktığın da biri adamın dışarıya çıktığını telsizle bildirdi. Bu sırada Fransız plakalı arabalara saldıran serseri gençler Frank Consal’ın arabasına saldırmışlardı. Frank arabasına saldırdıklarını gördüğü anda araba patladı. Frank endişelendi eski kimliğinin ortaya çıktığını düşündü. Gri takımdan birinin kimliğinin ortaya çıkması büyük bir sorundu. Talimatlara göre Almanya’nın eski başkenti olan Bonn’a gidip banka kasasında bulunan para ve sahte kimliği alıp Türkiye’ye gitmeliydi. Gökhan Birdağ tam 16 yıldır Frank Consal ismiyle yaşamış, evlenmiş,çalışmış ve belirtilen görevleri yerine getirip gerekli kişileri öldürmüştü. Bonn’a doğru hareket etti. Gökhan Birdağ Zonguldak’ta büyümüştü. Bir kampa katılmıştı ve orada eğitilmişti. Bonn’a geldiğinde üç yıldızlı bir otele gitti. Kâtibe bolca rüşvet vererek kayıt yaptırmadı. Odasında “Turkey” yazan dosyayı incelediğinde ABD’nin Bor, Toryum ve Uranyum madenlerini işleme hakkını 99 yıllığına Ornicron adlı Teksas’taki madencilik ve enerji şirketine satıyordu. Nasıl olurda ABD kendisine ait olmayan madenleri başkasına satardı. Bonn’dan Ankara’ya geldiğinde uçağın başka bir kapısından gizli bir şekilde çıkarıldı. Arabaya bindirildi. Ankara istikameti doğru gitmeleri gerekirken Eskişehir’e doğru gidiyorlardı. Sonunda toprak yola girdiklerinde Gökhan bir terslik olduğunu anlamıştı. Ama götürüldüğü yerde tam şakaklarından vurulacakken Kurt yani Gri takım kampındaki başkan ve adamları kapıyı kırarak Gökhan’ı kurtardılar.
Amerika Türkiye’nin İçişleri Bakanlığı binasını bombalamıştı. Kayseri Komando Tugayı’nın 1. Taburuna Amerikan askerlerini Toroslarda ki geçitlerden geçirmemeleri emri gelmişti. Kayseri Komandonun 1.Taburu Amerikan askerlerinin geçmemelerini sağlayamamıştı. Ama yeterince zaman kaybettirmişti. ABD türk donanmasına saldırıyordu. Gemiler neredeyse hiç kalmamıştı. Türk uçaklarından ise çok azı kalkabilmişti. Havalimanları yerle bir edildi. Komutanlar gizli bir yerde görüşüyorlardı. Sınırdaki birliklere emir verildi. Hiç bir birlik teslim olmayacaktı. Amerikan Askerleri hava desteğiyle savaşıyorlardı. Girilecek yere önce bomba atıyorlar. Ne varsa yok ediyorlardı.Ve barajları alıp elektriği kesmiyorlar.Niyetleri Irak’taki gibi önemli şehirleri ele geçirip devletin geriye kalan bölgelerindeki halkın bunu kabullenmesini sağlamak. ABD’nin Akdeniz’de bulunan uçak gemisinde 85 uçak devamlı faaliyetteydi. Psikolojik savaş şimdi başlamıştı. Hedefi Anıtkabir’i vurmak pilota görev verilmişti. Ama pilot görevinin ne olduğunu bilmiyordu. Görevinin Anıtkabir’i bombalamak olduğunu öğrenince yapamadı. Çünkü pilot Türkiye’de yaşamıştı. Ailesinin akrabalarını ziyareti üzerine Irak’a gitmişlerdi. Tam o sıralarda körfez savaşı patlak vermişti. Savaş başlayınca da bir daha geri dönemediler. Pilot olmak üzere Amerika tarafından eğitilmişti ve bu görev verilmişti. Pilot geri döndü ve uçak gemisine bilerek çarptı. Uçak gemisi kullanılmaz hale geldi. Görev başka bir pilota verildi. Anıtkabir bombardımana uğradı. Hikmet Paşa Bölgeye geldiğinde enkaza baktılar ve derinlere doğru ilerlemeye başladılar. Bölgede büyük balıklardan birisi var üzerine Anıtkabir bir daha bombalandı. Hikmet Pars ve arkadaşları enkazın içinde olduklarından bombalardan ağır şekilde etkilenmediler. Aradılar, aradılar ama Ata’nın mezarını bulamadılar. Atatürk’ün naaşı yoktu. Peki nereye gitmişti.


Bilinmeyen bir yerde başbakan, bakanlar ve askerler toplanmıştı. Başbakan üzerinde “Turkey” yazan dosyayı masaya koydu. Amacı Rusya, Çin, Fransa gibi güçlü devletlerin Türkiye’ye yardım etmesiydi. Başbakan “Bu dosyada yazanları öğrendikleri zaman varlıklarını sürdürmek istiyorlarsa bu ülkeyi ABD’nin eline bırakmamaları gerektiğini anlayacaklar. Dünyada kaliteli Bor rezervlerinin yüzde 70-80’ni Türkiye’de. Unutmayın! Petrol birçok ülkede var buna rağmen politikaları nasıl belirliyor. Bor, Bu açıdan tek bir ülkenin elindeyse bu büyük bir güçtür. Üstelik bir de bu ülke süper güçse dünyanın tek hakimi olur!” Odadaki herkes umutla birbirine baktı. ABD tek süper güç ama eğer bu tezleri diğer ülkelere anlatırlarsa toplu olarak harekete geçebilirler. Hemen başkan ve başbakanlarla telefonda görüşüldü. Cevap alamadılar. Ne evet ne hayır sadece sessizlik! Gökhan’ın yanında Hiroşima’ya atılan atom bombasından 2 kat daha güçlü olan 2 tane atom bombası vardı. İlk olarak arkasına Özgürlük Anıtı’nı alarak ve sırtındaki atom bombası düzeneğini göstererek kayıt yaptı. Kayıtta eğer ABD geri çekilmezse Washington’u atom bombasıyla patlatacağını söylüyordu. Bu kaydı çoğalttı ve haber şirketlerine postayla ulaştırdı. ABD’ye 12 saat verdi ve bombayı Washington’un göbeğindeki parkın mağarasına gece vakti bıraktı. ABD başkan’ı George Bush bu kasetin yayınlanmasını istemiyordu. Çünkü panik çıkardı. Bu kaseti yayınlattırmamak için gereken yetkileri FBI Başkanı Robert Müller’e verdi. Amerikan askerleri hızla ilerliyorlardı. Ankara’yı kontrolüne almak yerine bir yoldan içeriye girdiler. Yine aynı şeyi yapıyorlardı. Meclisin ve Cumhurbaşkanlık konutunun önünde Amerikan askerleri Ankara’yı aldık diyordu. Oysa sadece içine girebilmişlerdi. Orada bağlantıları kesildi ve çok yakında yok olacaklardı. Amerika Boğaz Köprüsü’nü bombaladı köprü ikiye ayrıldı. Amerikan ordusuna kimse karşı koyamıyordu. Sadece zayiat verdirebiliyorlardı.
Gökhan New York’taki bir otele yeni kayıt yaptırmıştı. Televizyonda Gökhan’ın resmi vardı ve Türk terörist diyorlardı. Bu adamın yakalanmasına yardım edene 20 milyon dolar verileceğini söylüyordu. Otelde bekleyen çocuk televizyondaki adamın biraz önce kaydını yaptığı adam olduğunu anladı. Hemen verilen numarayı aradı. Tam bu sırada atom bombası patladı. FBI binası, Beyaz Saray, CIA direktörlüğü savunma bakanlığı, her şey yok olmuştu. Senatörlerin çoğu öldüğü için olağan üstü yönetim ilan edilmişti. Gökhan’ın olduğu binanın etrafını sarmışlardı. Yakalamayı canlı yayında yapmak için bekliyorlardı. Gökhan binanın sarıldığını anlamıştı. Canlı yayında buradan kaçmayı başardı. Ama dizinden vurulmuştu. 3. kattan atladığı için de kolu kırılmıştı. Ve geriye kalan 1 tane atom bombasını da bırakmak zorunda kalmıştı. İstanbul’a otobüs büyüklüğünde olan siyak Slayer bombası atmaya başladılar. Rusya Çarı Putin Türklerin haklı olduğunu anladı. Fransa, Almanya ve Çin’le görüşmelere başladı. Amerikan uçakları anlaşılmaz bir şekilde fakir semtleri bombalıyordu. Zengin semtlere dokunmamışlardı bile. Amerikan stratejisi, etkisini burada göstermeye başlamıştı. Savaşın şiddetine rağmen fakirler, gittikleri zengin semtlerinde “karışıklığa” neden olmuştu. Miami ABD’nin başkenti olmuş gibiydi. Howard Strike, bir kişinin verdiği zarara hayret ediyordu. Aylar önce harekâtı öğrenen tek bir “Türk” neredeyse dünyanın tek süper gücünü yok edecekti. O Türk hala yakalanmamıştı. İstanbul savunmaya hazırlanıyordu. İstanbul’un bilinmeyen bir yerinde gizli bir karargahta başbakan gelişmeleri takip ederken Rus Çarı Putin aradı. Putin’le görüştüler. Verilen karara göre, Almanya, Fransa, Çin, ABD ile İngiltere ve Rusya’ya kurulacak şirkete yüzde beş hisse verilecek. Ama bu karşılıksız olmayacak. Türkiye’nin yeniden imarı için belli yardımlar yapılacak. Örneğin Rusya’dan on yıl karşılıksız doğal gaz alınabilir. Bu da Bor teknolojisi iyice geliştiğinde hiçbir şey demektir.


Amerikan askerleri İstanbul’u alabileceklerinden çok umutlu değildi. Özel helikopterler İstanbul’daki Yeşilköy’e yakın bir havaalanına Amerikan Ranger Taburunu bırakacaktı. 2. turda ise zırhlı araçları bırakacaklardı. Bu havaalanı çevresine ise Türk askerleri kamufle olmuşlardı. 250’ye yakın Türk askeri Amerika’nın en güçlü birliği olan Ranger birliğinin çoğunu yok etmişti. Ama Türk askerlerinden o bölgede hiç kalmamıştı. ABD içerideydi. Dünya’ya gösterecek bir havaalanı ve şehrin merkezine yakın karargahları vardı. Ama daha İstanbul’u alamamalarına rağmen almış gibi gösterdiler. Rusya’da askerî bir hareketlenme oluyordu. Tank tümenleri hızla Türk sınırına doğru ilerliyordu. Birkaç saat içinde New York’taki BM binasında dört büyük ülkenin temsilcileri ABD temsilcisiyle gizli bir görüşme yaptı. ABD temsilcisi verilen ültimatomu şaşkınlıkla dinledi. Ortak ordular şu anda Türkiye’ye doğru harekete geçti. Eğer geri çekilmezler ve onlara saldırırlarsa karşılarında dört ülkeyi birden bulacaklardı. Putin Türkiye başbakanına harekete geçtiklerini bildirdi. Başbakan “Amerika çekilsin yeter ülkemizi yine biz koruruz” dedi. Başbakan bu müjdeyi Hikmet Paşa’ya bildirdi. FBI başkanı, CIA direktörü, Dışişleri bakanı Condoleezza Rice ve Savunma Bakanı Donald Rumsfeld yeni gelişme üzerine toplandılar. Savaşı bitirmeleri gerektiğini söylediler. “Türklerle zor başa çıkıyoruz belki de yenilecektik birde karşımıza tüm dünyayı alamayız.” dedi Howard Strike. Gökhan Birdağ mucizevî açıklamayı dinliyordu. Bastonuna dayanıp ayağa kalktı. Bush istifa etmiş yerine savunma bakanı Donald Rumsfeld geçmişti. Önemli olan savaş bitmişti! Gökhan’ı 3. kattan atladığında araba ile onu kurtaran adam yanına geldi. “Sana çok önemli bir hediyem olacak” dedi. Zarfı açtığında resimler gördü. Adam resimdeki kişinin Adrian III. Lynam olduğunu söyledi. Bu adam Ornicron enerji ve madencilik şirketinin sahibi ve bu savaşın arkasında yatan tek isimdi. Gökhan Lynam Malikânesine gitmişti. Bütün güvenlik araçlarını etkisiz hale getirdi. Malikânede kimse sağlam kalmamıştı Adrian III. Lynam’dan başka. Adamı bayıltıp bilinmeyen bir eve

götürdü. Onu buhar tankına benzer bir şeyin içine kapatmıştı. Lynam’a bir yumruk vurdu. Ama ikinciyi vurmadı. Ölümü öyle kolay olmayacaktı. Lynam’a bir hikaye anlatmaya başladı. Bu sırada zorla yemek yediriyordu. “Orta Asya’da yüz kızartıcı bir suç işleyen olursa ibret olsun diye inanılmaz bir ölüm hazırlarlarmış. İçi boş bir kütük bulurlar ve adamı, kafası dışarıda kalacak şekilde kütüğün içine sokarlarmış. Bütün delikleri kapadıktan sonra suçluyu yedirir içirirlermiş. Suçlu yiyip içtikçe, kütük, adamın pisliğiyle dolarmış tabii. Bir süre sonra suçlunun bedeni kendi pisliği içinde kalıp çürümeye başlarmış. Acı dolu, yavaş ve ibretlik bir ölüm.”
Lynam ağzındaki yemeği yutmaya çalışırken bir daha ve dehşet içinde fark etti ki bağırsakları zorlanmaya başlamıştı. Kendi pisliği içinde ölecekti
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlı Hakkında Herşey! уυѕυƒ TaRiH 0 04-02-2008 22:16
Osmanlı Hakkında Herşey! уυѕυƒ TaRiH 0 04-01-2008 21:08
U3 Programlar ve U3 Hakkında Herşey Yaso Portable Program 0 03-06-2008 14:08
Ötzi hakkında herşey LeGoLaS Paranormal-Telepati 0 02-25-2008 15:08
H2O HAkkında Herşey Korax Coğrafya 0 02-23-2008 15:44


Şu Anki Saat: 13:59


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows