Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Kültür - Sanat - Biyografi > Düşünce Grubu > Köşe Yazıları

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 03-11-2008, 18:30   #1
 
LeGoLaS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 6.606
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 900
LeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond reputeLeGoLaS has a reputation beyond repute
Standart Laiklik ve Başörtüsü Arasındaki (Manasız) Gerilim

Laiklik ve Başörtüsü Arasındaki (Manasız) Gerilim Ulvi YöNTER 31 Ocak 2008 18:57 Laisite bir toplumun laik özellik taşıması anlamına sahip olurken, laisizm bir program, bir doktrin olarak ortaya çıkmakta ve öyle olmadığı düşünülen bir toplumun laik hale getirilmesi için uygulamaya sokulan kapsamlı bir eylem bütünü olarak değerlendirilmektedir. Eski Yunanlar ‘laikos' terimiyle, halktan olan kişiyi ifade etmekteydiler. Burada halktan anlaşılması gereken yönetim işlerine dâhil olmayan kişilerdir. Eski Yunan tarihin gördüğü en dindar toplum yapısına sahipti. Gündelik ve sıradan her davranışın bile dinsel bir içeriği bulunmaktaydı. Antik Yunan tanrılarının çokluğu dikkate alındığında buna çok da şaşırmamak gerekmektedir.
Ortaçağ Kilisesinde ise laicus ifadesi kullanılmış, ruhbandan olmayan, Kiliseye mensup olamayan, herhangi bir dinsel işlevi ve sıfat olmayan kişiler kast edilmiştir. Laicus ifadesi metinlerde XIII. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanmıştır. Bu söylenenler çerçevesinde denilebilir ki laiklik; insanların kiliseye veya daha doğru bir ifadeyle, din alanına mensup olup olmamalarına göre anlamlandırılır. Bununla birlikte, laikle eşanlamlı olan seculer kelimesi; Latincenin saeculum(yüzyıl) kelimesinden türeyen saeculerism'den gelmektedir ve yüzyıla ait olma anlamı taşır. Yani dünyeviliği ifade eder. Buna göre laiklik ruhani ve dünyevi alan arasında ki hassas dengeyi ve farklılığı belirtir. Zira bu alan karşıtlık temelinde anlamlandırılamaz.
Laiklik kavramı toplumsal bir ihtiyacın sonucunda ortaya çıkmıştır. Özellikle Orta Çağ Avrupa'sının sosyal ve kültürel hayatı göz önüne alındığında buna da çok fazla şaşırmamak gerekmektedir. Kilise'nin tahakkümü altında yüzyıllarca bunalan Avrupa, laiklik kavramıyla dünyevi alan ile ruhani alandan hassas bir biçimde ayrılmıştır.
Saint Barthelemy katliamı Orta Çağ Avrupa'sının insanlık dışı olaylarından biridir: Katliam, Fransa'nın başkenti Paris'te, Aziz Barthelemy bayramına denk gelen 24 Ağustos 1572 sabaha karşı saat 3'te çalan Saint Germain kilisesinin çanlarıyla başlamıştır. Birbirlerini tanımak için önceden hazırladıkları beyaz haçlı giysilerle çanların sesini bekleyen Katolikler, bir anda sokaklara dökülmüş ve yataklarında uyuyan Protestanları resmen kesmişlerdir. Oysa o dönemde Protestanlar, Fransız nüfusunun yüzde 30'unu oluşturdukları gibi, devlete egemen soyluların, yani saray erkânının yarıdan fazlası da Protestan'dır.
Zaten bu yüzden, nüfusun yüzde 70'ini oluşturan Katolikler, tüm Protestan aristokratların Paris'e geldiği bir düğün gecesi harekete geçerler. O düğün ki, tam da ülkedeki dinsel barışı sağlamak amacıyla Katolik Kral 9.Charles'ın kız kardeşi Margot'nun Protestan 4.Henri'yle zoraki evliliğidir. Saldırganlar, önce Kralın başdanışmanı ve Protestanların lideri Amiral Coligny'nin evini basar. Pencereden attıkları Coligny'nin kafası, elleri, ayakları kesilen cesedi kazığa geçirilir. Paris'te başlayan katliam aslında bir soykırım olup tüm Fransa'ya yayılır. İki gün aralıksız süren soykırımda, kurban sayısının 100 bin dolayında olduğu tahmin edilmektedir. 26 Ağustos 1572'den sonra hayatta kalan Fransız Protestan soyluların tamamı dinini inkârla Katolikliği kabullenmiş, soyluların dışında hayatta kalan Protestanlar ise İsviçre ve Almanya'ya sığınmıştır. Sonradan Fransa kralı olan 4.Henri de, Katolikliğe geçenler arasındadır. Bugün bile Protestanlar, Fransız nüfusunun yalnızca yüzde 2'sini oluşturmaktadır.
Öte yandan 1618-1648 yılları arasında Almanya ve müttefiki olan İspanya ile Fransa ve müttefiki İsveç, Danimarka arasında geçen Otuz Yıl Savaşları; Alman ve İspanya krallarının yeni mezheplere karşı bayrak açması üzerine başlamış, bir çok cana mal olarak Protestan yanlılarının galibiyetiyle de sonuçlanmıştır.
Bu örneklerden görüleceği üzere, Orta Çağ Avrupa'sı toplumsal aklın ve sağduyunun olmadığı uzun bir dönemi yaşamıştır. Bu itibarla, Avrupa, toplumsal uzlaşmayı sağlayabilmenin yollarından biri olarak da, dine ait olanla, dünyaya ait olanı ayırmak olarak değerlendirmişler ve bunu uygulamışlardır.
Orta Çağ Avrupa'sı her açından korkunun ve bilgisizliğin de hâkim olduğu bir zamanı yansıtır. Bu duruma değişik ve çarpıcı örnekler vermek mümkündür: Ortaçağ Avrupa'sında dünyanın yuvarlak olduğuna ilişkin tezler ilk ortaya atıldığında, bunu şiddetle eleştirenler dünyanın aşağıda kalan kısmında "ürünlerin ve ağaçların aşağı doğru büyüyeceğine, yağmurların ve karın yukarı doğru yağacağına inanacak kadar kafasız bir insan olabilir mi?" diye soruyorlardı. "Altıncı yüzyılda Gaza'dan Pracopius bu tezi destekleyecek güçlü teolojik silahlarla ortaya çıktı: (Dünyanın altı) Öbür taraf diye bir şey olamaz; öyle olsaydı, İsa oraya da gitmek ve çektikleri acıları bir kez de orada çekmek zorunda kalacaktı."diyordu. Böylesi bir hurafeye yüz binlerce inanan insan çıktı.
Ortaçağda fırtınaların şeytani kökenli olduğuna inanan Hıristiyanların; rüzgârın dinmesi için önceleri yüksek sesle şarkı söyleyip; çan çalmaları daha sonraki dönemlerde ise büyücü olmakla suçladıkları pek çok kadını işkence ile öldürmeleri Kilisenin bir emriydi. Nitekim Kilise, kendi öğretileriyle tam bir uyum içinde olmayan her türlü öğretimi şiddetle bastırmıştır. Dini mahkemeler, on binlerce zanlı büyücüyü ve dini muhalifi işkenceyle ölüme mahkûm etmişlerdir. Mahkûmlar ayrı yönlere doğru kırbaçlanan iki atın arasına bağlanarak parçalanmışlar, iç organları boşaltılarak asılmışlar ve kazığa bağlanarak yakılmışlardır.
Bütün bu toplumsal dramlardan sonra laiklik kavramı geliştirilmiş ve uygulamaya sokulmuştur. Bu bağlamda laiklik kavramı Batı eksenli bir anlayışı temsil eder. Ancak, bizdeki laikle, Batı'daki laikliğin önemli bir farkı bulunmaktadır: Bir kere Batı, laikliğe yukarıda sadece bir kısmı ifade edilen insanlık dışı olayları yaşayarak, yani bedel ödeyerek ulaşmıştır. Bizde ise laiklik hazır bir biçimde alınmıştır. Bu yüzden bunca zaman geçmesine rağmen hala kavram üzerine tartışma ve çekişme bitmemiştir. Bundan sonra da bitecek gibi görünmemektedir.
Toplumsal taleplerin siyasette karşılık bulması ve çözüme yönelik iradenin ortaya çıkması, olması gereken bir durumdur. Zira böyle olmasa siyasetin meşruluğu ve mevcudiyeti tartışılacaktır. Yani toplumda var olan sorunlar mutlaka milletin temsilcileri eliyle, müşterek kanaat doğrultusunda sonuçlandırılmalıdır.
Türkiye'de toplumsal müştereklerdeki zayıflıklar, sorunlar karşısında yeni cepheleşmelerin oluşmasına neden olmaktadır. Böyle olunca toplumsal birlik duygusu derin bir sarsıntı içine girmektedir.
Yukarıda Batı'nın yaşadığı inanılması zor bazı olaylar aktarılmıştır. Batı böylesine bir durumdan kurtulabilmek için, toplumsal kesimleri önce kavramlar etrafında buluşturmuş, sonra da müşterek inançlar bağlamında uzlaştırmıştır. Türk tarihinde ise bu tip olaylar yok denecek kadar azdır. Ancak, bu durum Türk toplumunun ortak kanaatler etrafında buluşmasını sağlayamamıştır. Binlerce yıllık kültürü olan bir milletin her sorun ortaya çıktığında kutuplaşmasını başka türlü izah etmek de mümkün değildir.
İçinden geçtiğimiz zaman sürecinde laiklik etrafında koparılan fırtınalar müştereklerin sözde olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Üniversitelerde başörtüsü sorununa yönelik çözüm hamlesinin toplumun bir bölümünde derin kaygılara yol açması, bunun Cumhuriyet'in kazanımlarının bertaraf edilmesine yönelik bir girişim olarak tanımlanması, benzerliklerimizden daha çok derin ayrılıklarımızın olduğunu işaret etmektedir.
Bir defa Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlettir. Bu laiklik anlayışı din ve vicdan özgürlüğünün de teminatıdır. Bu noktadan geri dönüş mümkün değildir. Bu durum aynı zamanda kuruluş felsefesinin bir gereğidir. Toplumda var olan ve kahir ekseriyetin üzerinde mutabık olduğu bir sorunun giderilme çabasını, laiklikten taviz olarak değerlendirmek korku tacirliğinin başka türlü bir ifadesidir. Nitekim Cumhuriyetin muazzam ve tartışmasız değerleri eğer toplumsal bir sorunun ortadan kaldırılmasıyla gerileyecekse, Cumhuriyet'in kazanımları zaten kurumsallaşamamış demektir!
Konu hassas ve naziktir. Bir meselede hemen, toplumsal karşıtlıkları tahrik ve taciz edip ortalığı ayağa kaldırmak, geleceğe yönelik ümitvar bekleyişleri de çok olumsuz etkilemektedir. Kaldı ki Türk milleti, Cumhuriyet'in eşsiz değerleri bağlamında taleplerini dile getirebilmelidir. Teşkilatlı ve organize azınlık oluşumları, kendi isteklerine yönelik bir toplum yapısında diretir ve bunu da dayatırsa; bu durum en azından fertler arasında eşitlik prensibine aykırılık teşkil edecek, toplumsal buhranı tetikleyecektir.
Laiklik, Türk toplumu için ithal bir kavram olmasına rağmen, üzerinde anlaşılmış ve uzlaşılmıştır. Çok küçük maceracı bir azınlık dışında, kimsenin laiklikten rahatsız olduğu yoktur. Bu anlamda laiklik insanların inançlarını yaşabilmesinin de bir güvencesidir. Sırf inancından ve samimi duruşundan dolayı başını örten birisinin eğitim özgürlüğünün kısıtlanması da insanlığın binlerce yılda meydana getirdiği müşterek kazanımlarına uygun düşmeyecektir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün laikle ilgili görüşü tartışma kabul etmeyecek kadar nettir: "Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, gelişmenin ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalmamış şark kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz."Ayrıca Türk düşünce hayatının iftihar burçlarından olan rahmetli Mümtaz Turhan ise laiklikle ilgili görüşünü şu şekilde ortaya koyar: "Laiklik kavramı, bizde yasalarda ifadesinin bulduğu yönüyle sadece dinle devlet, dünya ile ahiret işlerinin ayrı tutulması prensibini içermez, aynı zamanda vicdan özgürlüğü ile başka inanç ve kanaatlere karşı müsamahayı, böylece her tür bağnazlığa karşı olmayı da içerir... Laiklik Avrupa'da bilim ve fikir sahasında en az üç asır süren bir gelişme ve çok çetin mücadeleler sonucunda oluşan eser bir düzenin ifadesidir."




http://www.etikhaber.com/index.php?l...8781&Itemid=32
__________________
LeGoLaS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
arasindaki, basortusu, gerilim, laiklik, manasiz, ve

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Erkek İle Kadın Arasındaki Fark Yaso Komik Resimler 0 08-16-2008 21:23
Gerilim filminde Yaso Magazin & Dedikodu 0 08-08-2008 03:17
CHP ile Aleviler arasındaki buzlar eriyor Haberci Siyaset Meydanı 0 03-10-2008 11:30
İndus ve Mu Uygarlığı Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlik LeGoLaS Kayıp Uygarlıklar 0 02-20-2008 18:55
Bahçeli'den AK Parti ve CHP'ye gerilim eleştirisi Korax Yurttan Haberler 0 02-19-2008 13:40


Şu Anki Saat: 20:30


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628