Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

Kültür ve Sanat Sinema, tiyatro, kitaplar, şenlikler vb. tüm kültür etkinlikleri hakkında herşey bu bölümde

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-10-2013, 10:31   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
icon37: örnek Olaylar

ÖRNEK OLAY: 1- METİN AKPINAR
Metin akpınar, ünlü (kamuya malolmuş) tiyatro ve sinema sanatçısıdır. Haber, teleobjektifle alınmış bir paparazzi fotoğrafıdır.
i. Durum Tanımı
5 Ekim 2000 tarihli Star Gazetesi, Altın Portakal Film Festivali için Antalya’ya giden ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın kaldığı otelin balkonunda çekilen çıplak fotoğrafını 7 sütun ve 1.sayfanın neredeyse tamamını kaplayacak şekilde yayınlar. “Portakalı soydu” manşetiyle verilen haberde “Bu haber televizyonda yok sadece Star’da” anonsuyla okura sunulmuştur. Aynı gün Hürriyet, Milliyet, Sabah, Akşam ve daha birçok gazetede aynı fotoğraf yayınlanmış olmasına rağmen sanki sadece Star tarafından görüntülenmiş gibi “sadece Star”da denilerek okur yanıltılır. Haberde kullanılan fotoğrafta ünlü sanatçı Metin Akpınar kaldığı otelin balkonuna elinde cep telefonu ile çıplak olarak çıkmış ve bu enstantene paparazziler tarafından yakalanmıştır.
ii. Etik Yol
Türk Sineması için önemli bir organizasyon olan Antalya Altın Portakal Film Festivali magazin gazetecileri tarafından yakından izlenmekte, festivale katılan sanatçılara ilişkin özel görüntüler fotoğraflar elde edilmesi için yoğun bir rekabet yaşanmaktadır. Kimi gazeteciler festivale katılan filmlerle ilgili görüntü ve haber verme çabasındayken, özellikle paparazziler sanatçıları çıplak, uygunsuz bir şekilde görüntülemeye çalışır. Tanınmış sanatçı Metin Akpınar da gittiği Antalya’da paparazzilerin avı olur.
Bu haber fotoğrafında paparazzinin haber verme ve okurun haber alma hakkı bir çatışma konusudur. Paparazzi rakiplerinden geri kalmamak adına bu görüntüyü onaylamasa dahi çekmek zorunda kalır. Diğer meslektaşlarının bu fotoğrafı çekip gazetesinde yayınlaması durumunda eğer kendisi çekmezse gazetesi tarafından işten çıkarılabileceği endişesini taşımaktadır. Metin Akpınar’ın çıplak fotoğrafını kamuoyunu çok ilgilendirmediğini düşünse dahi “kamu ilgisi” kriteri adına bu görüntüyü yakalamak zorundadır. Kaldı ki paparazzinin görevi de böyle bir görüntüyü kaçırmamaktır.
iii. Etik İlkelerin Belirlenmesi
Örnek olarak aldığımız Metin Akpınar’ın fotoğrafı etik ilkeler bağlamında şöyle irdelenebilir.
“Basın Meslek İlkeleri”ne göre,
- Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlâk anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapamaz (Madde 2).
- Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilmez (Madde 4).
- Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu olamaz (Madde 5).
“Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi”ne göre bu fotoğraf gazetecinin temel görev ve ilkelerinin açıklandığı “E” bendinin 7. maddesine uygun değildir.
- Gazeteci, kamuya mal olmuş bir şahsiyet bile olsa, halkın haber alma, bilgilenme hakkıyla doğrudan bağlantılı olmayan hiçbir amaç için, izin verilmedikçe, özel yaşamın gizliliği ilkesini ihlal edemez (Madde 7).
Özel hayata girilmesinin tek meşrulaştırıcı açıklaması kamu yararı kıstasıdır. Özel hayatın gizliliğinin geçersiz sayılabileceği başlıca durumları “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk bildirgesi” şöyle sıralamıştır:
· Büyük bir suç yahut yolsuzluk üstüne araştırma ve yayın,
· Toplumu kötü etkileyici bir tutumla ilgili araştırma ve yayın,
· Toplumun-güvenliğinin veya sağlığının korunması
· İlgili kişinin sözleri yahut eylemleri sonucu halkın yanılmasının, yanıltılmasının veya yanlış yapmasının engellenmesi.
Metin Akpınar’ın bu fotoğrafı “kamu yararı” taşımamaktadır. Buna rağmen paparazzi uyması gereken etik ilkeleri gözardı etmiştir.
iv. Örnek Olayın Seçilen Etik Yol ve İlkeler Bağlamında İrdelenmesi
Kamu yararı olmadığı halde, kamuya malolmuş bir kişi olan sanatçı Metin Akpınar bu haber fotoğrafıyla kişilik haklarına aykırı yayın yapılarak kamuoyunun gözünde küçük düşürülür. Sözkonusu fotoğraf bahsedilen etik teorilerden hiçbirini gözetmez. Bu fotoğrafın yayınlanmasından herhangi bir toplumsal yarar sağlanmaz. Diğer bir deyişle, bu haberle birlikte toplumsal bir fayda elde edilmemiştir, faydacılık kuramı uygulanmamıştır. Yasaların da belirttiği gibi gazetecinin görev ahlâkı ve anlayışına da uymadığı görülür. Neden? Çünkü Kant, “kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına da yapma” der. Fotoğrafı çeken gazeteci bu durumda gazete sayfalarında yer almak istemezdi şüphesiz. Bu fotoğraf tamamen kamu ilgisine yönelik sansasyonel bir paparazzi haberidir.
v. Doğru Davranışın Belirlenmesi
Bu aşamada Kant’ın “ben olsaydım ne yapardım?” sorusuna gerekçeli olarak yanıt bulmak gerekir. Paparazzi böylesi bir görüntüyü mesleği gereği atlamamalıdır. Yukarıda da belirtildiği gibi yaşanan meslek içi rekabet nedeniyle bu fotoğrafı çekememesi işini kaybetmesine neden olabilirdi. Sanatçının kamusal alanda davranış ve tutumlarında özen göstermesi beklenir. Bu tür sansasyonel fotoğraflar kamu ilgisine seslendiği için yayın organının tirajını arttırır. Bu nedenle hukuki düzenlemelere ve etik ilkelere aykırı olmasına rağmen paparazzi bu tür fırsatları kaçırmayacaktır. Gazeteci/paparazzinin bu çekimi etik anlamda doğru olmasa da burada sanatçının balkonunda dahi olsa kamusal alana çıkması da doğru değildir. Yasal olarak yayımlanmaması gereken bir kare olmasına rağmen “kamu ilgisi”ni üzerine topladığı için çekilmiştir. Star muhabirinin bu fotoğrafı çekmemesi için diğer rakip gazeteci arkadaşlarının da bu görüntüyü almaması gerekirdi.
ÖRNEK OLAY:2 - TARKAN
Ünlü pop müziği şarkıcısı. Kendine ait özel fotoğraflar çekmecesinden çalınmış ve para karşılığı medyaya satılmak istenmiştir.
i. Durum Tanımı
Türkiye gibi geleneksel aile yapısına sahip bir toplumda tanınmış sanatçıların özel hayatı ve birlikte yaşadıkları kişiler, paparazzilerin en çok ilgilendiği konuların başında gelir. Tarkan da yakından izlenen ve özel yaşamı adım adım kamuoyuna sunulan bir pop starı. 8 Haziran 2001 tarihli Hürriyet Gazetesi “Tarkan’ın şok fotoğrafları” başlıklı haberinde erkek arkadaşı ile “samimi” pozlarını okurlarına sunar. Haberde kullanılan iki fotoğrafta Tarkan üzerinde mayosu, arkadaşıyla plajda samimi bir şekilde görülür. Diğer fotoğrafta ise Tarkan’ın erkek arkadaşının üzerinde kadın giysileri var ve ev ortamında sarmaş dolaş görünür. Fotoğrafların hiçbiri paparazziler tarafından çekilmediği gibi, Tarkan’ın özel eşyaları arasından şantaj yapmak amacıyla çalındığı iddia edilir.
ii. Etik Yol
Tanınmış pop sanatçısı Tarkan’a ait özel fotoğraflar kendi izni dışında ve çalınarak şantaj amacıyla medya kuruluşlarına servis yapılmasının etik hiçbir yönü bulunmamaktadır. Burada fotoğrafları birinci elden medyaya ulaştıran kişinin gazeteci olmaması, fotoğrafları yayınlayan gazeteleri sorumluluktan kurtarmaz. Fotoğrafların elde edilme biçimindeki suç unsuruna gazeteler de yayın yoluyla katılarak ortak olmuşlardır. Fotoğrafı yayınlamaya karar veren medya yöneticileri bu suç unsurunu gözardı ederek tanınmış bir pop sanatçısının “özel” görüntülerini tiraj/izlenme oranı kaygısı ile okur/izleyiciye aktarmıştır.
Bu fotoğraflar kamu ilgisine yönelik fotoğraflardır. Ancak gazetecilik faaliyeti ile elde edilmiş fotoğraflar değildir. Haberin yayınından sonra ortaya çıkan kamuoyu tartışmaları bu haberin faydacılık kuramına yaklaştırmıştır. Medyada özel hayat sınırı tekrar tartışılmaya başlandı. Bu haberden ilk başta Tarkan zarar görmüş gibi dursa da o “kendi özel hayatı” olduğunu söyleyerek kamuoyunda sempati toplamıştır. Sonuçta bu haberle medyadaki özel hayat sınırı tartışılmaya başlanmış ve medya kendini tekrar sorgulamaya almıştır.
iii. Etik İlkelerin Belirlenmesi
Her şeyden önce bu haberde kullanılan fotoğraflar gazetecilik faaliyetleriyle elde edilmiş fotoğraflar değildir. Bunlar ünlünün çekmecesinden şantaj amaçlı kullanılmak üzere çalınan ve Show TV’ye para almadan korkuyla verilen fotoğraflardır. Burada etik anlamda eleştirilecek bir gazeteci yoktur. Ancak ünlünün özel yaşamını yansıtan bir özel eşyası, fotoğrafı adi bir hırsızlık olayı sonucu haber editörünün masasına gelmişse bunun yayımlanması doğru mu? Basın meslek İlkelerine bakıldığında bu haberin şu maddelere aykırı olarak yayımlandığı açıkça görülür:
  • Yayınlarda hiç kimse ırkı, cinsiyeti, sosyal düzeni ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz (Madde 1).
  • Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlâk anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapamaz (Madde 2).
  • Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlâka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez (Madde 3).
  • Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilmez (Madde 4).
  • Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu olamaz (Madde 5).
  • Gazeteci, görevini taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır (Madde 12).
“Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi”ne göre bu haber aşağıdaki maddelere aykırı olarak yayımlanmıştır;
  • Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere insanlığın evrensel değerlerini, çoksesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan, tüm ulusların, tüm halkların ve bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslararasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır (Madde 2).
  • Gazeteci; kendisine güvenilerek verilmiş bilgilerin, belgelerin kaynaklarını, kendileri izin vermediği sürece, mesleki gizlilik ilkesi uyarınca, hiçbir şekilde açıklamaz (Madde 9).
  • Gazeteci; çalıntı, iftira, hakaret, lekeleme, saptırma, manipülasyon, söylenti, dedikodu ve dayanaksız suçlamalardan kesinlikle uzak durur (Madde 10).
  • Gazeteci; bir bilginin, haberin yayını ya da yayınlanmaması karşılığı hiçbir maddi veya manevi avantajın peşinde olamaz. Gazeteci, devlet başkanından milletvekiline, iş adamından bürokratına kadar, haber kaynağı olarak da kabul edilen kişi ve kurumlarla iletişimini ve ilişkisini meslek ilkelerini gözeterek yürütür (Madde 11).
Gazeteci, kamu yararı olmadıkça bir kişinin cinsel tercihini (eğilimini) habere konu yapmamalı, kişinin bu özel durumu alay, hakaret, önyargı konusu olmamalıdır. Doğrudan kamu yararı olmadıkça, sahibinin izni dışında belge, fotoğraf, ses yahut görüntü alınmamalıdır. Kamu yararı söz konusu olduğunda dahi, yukarıdakilerin başka hiçbir şekilde elde edilemeyeceğine kesin kanaat getirilmiş olması gerekir.
iv. Örnek Olayın Seçilen Etik Yol ve İlkeler Bağlamında İrdelenmesi
Tarkan’ın erkeklerle çekilmiş fotoğrafları yayımlanmasının ardından kamuoyunda özel hayat tartışılmaya başlanır. Bu fotoğrafların yayınlanması doğru mudur? Kimileri Tarkan’ın kamuya mal olmuş ünlü bir pop starı olduğunu ve bu nedenle özel hayatı bulunmadığını, bu kişilerin şöhretin bedeli olarak özel yaşamlarına dikkat etmeleri gerektiğini iddia eder.
Oysa bu fotoğrafları gazeteci çekmemiştir. Çalıntı fotoğraflardan haber üretilmiştir. Fotoğrafların çalınarak yayınlanması ile gazete Tarkan’ın resmen özel hayata müdahale etmiştir. Yapılan haber gazetecilik meslek etik ilkelerine aykırıdır. Tarkan bu fotoğrafları çalan kişiye her ne kadar dava açmış da olsa sonuçta yine bu suça basın alet olmuştur. Haber Kant’ın görev ahlâkı ve Mill’in faydacılık kuramlarıyla bağdaşmayacak bir haberdir. Kişilerin cinsel tercihlerini belgeleyen bir fotoğrafın kamuya ne faydası olabilir ki?
Mill şunları söyler: "Katı ilkeleri bir kenara bırak. Her olayı kendi koşulları içinde değerlendir, olası sonuçları düşün ve ardından kararını ver." Bu etik yoldan gidildiğinde, ilk olarak, fotoğrafın çekilmesinden sağlanacak toplumsal yararla, Tarkan’a verilebilecek zarar karşılaştırılmalıdır. Bu haberden toplumsal bir yarar değil de Tarkan’ın zarar ettiği sonucuna varıyorsak bu haberin yayımlanması etik açıdan doğru değildir. Bu davranış olsa olsa, "amaca ulaşmak için her yolu mubah sayan" Makyavelist anlayışın ürünüdür.
v. Doğru Davranışın Belirlenmesi
Son aşamada “ben olsaydım ne yapardım” şeklinde düşünmek gerekir. Bu fotoğrafları ele geçiren televizyon kanalının (Show TV) fotoğrafları yayınlamaması ya da fotoğrafları yayınlayabilmek için Tarkan’dan izin alması gerekirdi. Ertesi gün tüm gazeteler, televizyonlar, internet gazeteleri bu olayı haber yaptı. Haberin açıklandıktan sonra örtbas edilmesine imkân yoktu. Çünkü medya amansız bir rekabet içindeydi. Gündem günlerce Tarkan’ın bu fotoğraflarıyla meşgul edildi.
D. GENEL DEĞERLENDİRME
Etik çözümleme yaparken iki kriter çok önemlidir. Bunlardan birincisi magazin gazeteciliğinde kullanılan bir fotoğrafın “kamu ilgisine” mi yoksa “kamu yararına” mı yönelik olduğu, ikincisi ise belirlenen bu fotoğrafın etik teorilere uygun olup olmadığıdır. Yani magazin haberi fotoğrafını çeken magazin gazetecisi ya da paparazzinin Kant’ın görev ahlâkı (deontoloji) dürtüleriyle mi yoksa faydacılık kuramına mı uygun olarak çalıştığıdır.
Bu çözümlemede “kamu yararı” kıstasının olduğu yerde “görev ahlâkı kuramı” nın ve “faydacılık kuramı”nın birlikte işlediği, ancak “kamu ilgisi”nin ağır bastığı fotoğraflarda ise iki etik teorinin de işlemediği görülür.
Etik, yaptırım gücü olmayan, hukukla ahlâk arası bir noktadadır. Belirlenmiş etik ilkelere gazeteciler uymalılar. Ancak uymadıkları taktirde herhangi bir yaptırım gücüyle karşılaşmazlar. İnsanların kişilik haklarına saldırdıklarında, özel hayatlarına müdahale ettiklerinde, bilgisayar ortamından yararlanarak yalan haber ürettiklerinde mağdur kişiler bu magazin gazetecileri veya paparazziler hakkında dava konusuna uygun mahkemelere başvurup dava açabilir.
Magazin ve magazinelleşen haberlerin dilini dikkatlice incelendiğinde, bu dilin basit ve argo olduğu fark edilir. Hatta magazin haberciliğinin topluma argo kültürü yerleştirdiği dahi söylenebilir.
Magazin haberleri ve bu haberlerde kullanılan fotoğrafların okur/izleyicinin davranış ve tutumlarını değiştirdiği de söylenebilir. Evlilik dışı birliktelikler, zina, gayrimeşru çocuk sahibi olmak bir zamanlar toplumun kabullenemediği, Türk örf ve adetlerine aykırı davranışlardandı. Bundan on yıl öncesine kadar bu gibi haberler daha temkinli yazılırdı. Oysa şimdi magazin basını hemen her gün bu tür haberlere imza atmaktadır. Önceki bölümlerde ahlâk anlayışının aynı toplum içinde zamandan zamana değiştiği vurgulanmıştı. Sözgelimi İbrahim Tatlıses ile Derya Tuna’nın ayrılığı günlerce gündemde kaldı ve okur/izleyici kitle, bu çifti adeta evliler de boşanıyorlarmış gibi algıladı. Çünkü yıllar boyu bu çift hakkında verilen haberlerle halk onları karı-koca gibi görmeye alıştırıldı. Hatta Sabah Gazetesi 10 Ağustos 2000’de “Canlı Yayında Boşandılar!” diye vitrin sayfasına manşet dahi attı.
Magazin haberlerinin gazetelerin birinci sayfalarında büyük fotoğraf, büyük puntolarla ve lekelendirmelerle (şekil/zemin il...) verilmesi magazinin önemini gösterir. Öyle ki çoğu zaman gündemin en önemli haberi, çarpıcı biçimde sunulan magazin haberleriyle ikinci plâna itilir.
Magazin haberlerinde kullanılan haber fotoğraflarındaki etik sorunlar, Batı gazetelerinde yer alan haberlerde de görülür. Ancak etik anlayışı toplumdan topluma; kültürden kültüre ve aynı toplum içinde zamandan zamana değişir. Örneğin 1997 Ağustos ayında Yasemin Yalçın’ın hamile fotoğrafını çeken gazeteci Yasemin Yalçın’ın eşi tarafından dövülmüştü. O dönemde kamuoyunda bu habercilik tarzının doğruluğu günlerce tartışıldı. Ancak aynı dönemde ABD’de Madonna’nın hamile fotoğrafları gazete ve dergilerde boy boy yayımlanırken, bunun etik bir sorun olarak eleştirisi yapılmadı.
Sonuç olarak bir gazetecinin sahip olduğu meslek etiği anlayışını etkileyen üç boyut olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bunlar; gazetecinin kendi ahlâk anlayışı ve yapısı, çalıştığı ülkenin belirlemiş olduğu gazetecilerin uymaları gereken etik ilkeleri içselleştirip içselleştirmemesi ve son olarak da görev yaptığı kurumun ideolojisidir. Kapitalizmin egemen olduğu bir toplum yapısında ahlâkın sesini dinlemek hiç de kolay değildir ama medyanın yüksek sorumluluk bilincine ulaşması ancak ve ancak bireysel ahlâk boyutunun gelişmesine bağlıdır.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 19:34


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows