Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-10-2008, 18:57   #1
уυѕυƒ
Moderator
 
уυѕυƒ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 11.000
Tecrübe Puanı: 1000
уυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond reputeуυѕυƒ has a reputation beyond repute
уυѕυƒ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Karıncaların Dünyası

Karıncaların Dünyası Küçük Dostlarımız Karıncaların Dünyası




Burak her gün okula giderken karşı evin bahçesine uğrar ve biraz orada oyalanır. Bunun nedeni ise hiç kimsenin tanımadığı ama onun çok sevdiği bir arkadaşının orada yaşamasıdır. Okula gitmeden önce arkadaşını görmeyi ihmal etmeyen Burak, bu dostluktan çok büyük keyif alır. Çünkü onun, belki de kimsenin olmadığı kadar akıllı bir dostu vardır. Bu dost çok küçük olmasına rağmen çok büyük özelliklere sahiptir. Ayrıca çok çalışkandır. Tüm işlerini büyük bir disiplin içinde yapar. Burak gibi okula gitmiyor olsa da, kendi yaşantısı için gerekli olan bir çok şeyi hiç hatasız başarır.

Bu küçük dostun kim olduğunu hepiniz merak ettiniz herhalde değil mi? O zaman okumaya devam edin.

İşte Burak’ın bu gizli dostu herkes tarafından hayranlık duyulacak özelliklere sahip olan küçük bir karıncadır.

Bugüne kadar karıncaların ne kadar büyük yeteneklere sahip olduğunu, ne kadar akıllı davranışlar gösterdiklerini duymamış olabilirsiniz. Hatta bazılarınız onları, pek bir şey yapmadan bütün gün oradan oraya dolaşan böcekler olarak görüyor olabilir. Ama böyle düşünenler hata yaptıklarını bilmelidirler. Çünkü karıncaların pek çok diğer canlı gibi kendilerine özel bir yaşantıları vardır.

Burak bu yaşantının detaylarını arkadaşından çok güzel bir şekilde öğrenebilmektedir. Her gün hiç aksatmadan küçük karınca arkadaşıyla konuşmaya gitmesinin, onunla sohbet etmekten bu kadar zevk almasının en önemli nedenlerinden biri de budur.

Burak, karıncaların dünyası ile ilgili arkadaşından öğrendikleri karşısında çok büyük bir şaşkınlık yaşamaktadır. Bu öğrendiklerini bütün tanıdıklarına anlatmayı, küçük arkadaşının aklını, yeteneklerini, tüm üstün özelliklerini herkese duyurmayı istemektedir.

Peki acaba Burak’ı bu kadar heyecanlandıran nedir? Karıncaların küçük dünyasına neden bu kadar büyük bir hayranlık duymaktadır? Mutlaka bunun nedenlerini merak etmişsinizdir. Devam edin…Burak: Tüm bunları duyunca hayretle küçük arkadaşıma şunları sordum: “Gerçekten bunların hepsini siz mi yapıyorsunuz? Ben karıncaların böyle usta mimarlar, mühendisler gibi çalışabildiklerini hiç bilmiyordum. İnsanların böyle mükemmel binalar inşa edebilmeleri için senelerce okula gitmeleri, uzun uzun çalışmaları gerekir. Siz böyle bir eğitim mi alıyorsunuz yoksa?” O da bana daha da hayranlık uyandıracak şeyler anlatmaya devam etti.



Karınca: Hayır Burak. Biz hepimiz bunların tümünü doğuştan yapabilecek yeteneklere sahibiz. Hiçbir zaman bunlar bize öğretilmez ama biz nerede ne yapmamız gerektiğini çok iyi biliriz. Üstelik daha dur henüz anlatacaklarımızı bitirmedim. Seni daha da şaşırtacak şeyler anlatacağım.

Söylediğim gibi, binamız bizim boyutlarımıza göre çok büyüktür. Ama buna rağmen her zaman eşit bir şekilde ısınır. Bizim yuvalarımızda çok gelişmiş bir ısıtma sistemi vardır. Bu sayede sıcaklık gün boyunca olması gerektiği derecede aynı kalır. Bunu sağlamak için binamızın dış kısmını ısıyı geçirmeyecek şekilde çeşitli maddelerle kapatırız. Kışın soğuk havanın, yazın da sıcak havanın girişini engelleyip istediğimiz sıcaklığı daima sağlarız.

Burak: Kuşkusuz bu küçük arkadaşımla tanışmamış olsaydım bunları karıncaların yaptığına inanmakta güçlük çekerdim. İşte bu düşüncelerimi de ona şöyle anlattım: “Sen anlatmadan önce bana böyle bir yuva anlatıp, böyle bir şeyi kim yapabilir diye sorsalardı aklıma çok değişik şeyler gelirdi.

Böyle bir yuva ancak üstün teknolojik aletlerle ve profesyonel kişilerin çalışması ile gerçekleşebilir derdim. Hele bunu eğitim görmüş insanlar değil, karıncalar yapıyor deselerdi, buna asla inanmazdım açık söylemek gerekirse.”

Küçük dostum büyük bir sakinlik içinde bana bunları anlatırken, bir yandan da benim aklımdan birçok düşünce geçiyordu. İnsanlardan daha becerikli sayılabilecek bu canlıları daha farklı değerlendirmeye başlamıştım. Öyle ki, karıncaların Allah tarafından var edilmiş olduğunu ve her an Allah’ın ilhamı ile hareket ettiklerini çok daha iyi anladım. Aksi takdirde bunların hiçbirini başarmaları mümkün olmazdı.

Ben bir taraftan bunları düşüne dururken küçük dostum da anlatmaya devam ediyordu. O anlattıkça daha da meraklanıyor, aklıma gelen herşeyi sormak istiyordum. İlk aklıma gelen soruyu yine hemen soruverdim. Karıncaların başka yeteneklerinden, mesela tarımla uğraştıklarından da bahsettiğini ve bana bunu nasıl yaptıklarını da anlatmasını istediğimi söyledim. Çünkü bir karınca, insanın bile büyük zorluklarla yapabildiği tarımı küçücük haliyle üstelik hiçbir aleti olmadan nasıl yapabiliyordu?

Karınca: Önce sana bizim hakkımızda bilmediğin bir bilgi daha vereyim. Böylece bu sorunu cevaplamak da daha kolay olacak. Biz karıncalar her ne kadar birbirimize benzer görünsek de, yaşayışlarımız ve fiziksel özelliklerimiz açısından çok çeşitli türlere ayrılırız. Karıncaların aslında yaklaşık 8800 çeşidi vardır. Her çeşidin de kendine özgü özellikleri bulunur. İşte tarım yapanlar da bu türlerimizden bir tanesidir. Şimdi sana tarım yapan ve diğer adları da “attalar” olan yaprak kesici karıncaları anlatacağım.

Attaların en baştaki özellikleri, koparttıkları yaprak parçalarını başlarının üstünde yuvalarına taşıma alışkanlıklarıdır. Bunun için önce taşıma işlemini yapacakları yolu rahat hareket edebilecekleri hale getirirler. Kestikleri yaprakları yuvalarına taşırken kullandıkları yol, adeta küçük bir anayol görünümündedir. Burada yavaşça ilerleyen attalar, bütün dal parçacıklarını, küçük çakıl taşlarını, çimen ve yabani otları toplar ve yan taraflara bırakırlar. Böylece kendilerine tertemiz bir yol oluşturmuş olurlar. Uzun bir çalışmadan sonra bu anayol, özel bir aletle yapılmış kadar düzgün ve pürüzsüz olur. İşte bu yolda kendilerini sağlamca kenetlenmiş çenelerinde taşıdıkları büyük yaprak parçalarının altına gizleyerek yuvalarına doğru ilerlerler.


Attalar, yaprakları büyük bir özen ve ustalıkla keserler.

1. Kat: Yuvaya gelen yapraklar küçük parçalara ayrılır

2.Kat: Yaprakları çiğneyerek lapa haline getirirler

3.Kat: Bu lapa yeni odacıklardaki kuru yaprakların üzerine serilir

4.Kat: Diğer odacıklardan aldıkları mantar parçaları bu lapanın üzerine serilir

5.Kat: Kalabalık bir grup bahçeyi temizler, gereksiz maddeleri ayırırlar.




Burak: Yaprakların altına gizleyerek mi dedin? Neden gizlenme ihtiyacı duyuyorlar ki?

Karınca: Karıncaların da dikkatli davranmaları gereken durumlar vardır Burak. Örneğin attaların orta boylu işçileri hemen hemen tüm günlerini yuvanın dışında yaprak taşımakla geçirirler. Bu taşıma esnasında kendilerini korumaları zorlaşır; çünkü kendilerini korumaya yarayan çeneleri ile yaprak taşımaktadırlar.

Burak: Peki kendi kendilerini koruyamadıklarına göre kim onları korumaktadır?

Karınca: Yaprak taşıyan işçi karıncaların yanlarında sürekli daha küçük boy olan işçiler vardır. Bu işçiler attaların taşıdıkları yaprakların üstlerine çıkarak etrafı gözlerler. Eğer bir düşman saldırısı ile karşılaşırlarsa küçük boylarına aldırış etmeksizin hemen arkadaşlarını korumaya başlarlar.

Burak: Yine şaşırtıcı bir fedakarlık örneği. Ama ben bir şeyi daha çok merak ediyorum: Attalar bu yaprakları ne için kullanırlar? Neden böyle hiç durmaksızın büyük bir çabayla yaprak taşıyıp dururlar?

Karınca: İşte bu sorunun sırrı çiftçilik konusudur. Attalar bu yaprakları mantar üretiminde kullanırlar. Onlar yaprakların kendisini yiyemezler. Bunun yerine attaların işçileri bu yaprak parçalarını çiğneyerek bir yığın haline getirirler. Bunları yuvalarının yeraltındaki odalarında saklarlar. Bu odalarda ise yaprakların üzerinde mantar yetiştirirler. Bu şekilde, büyüyen mantarların tomurcuklarından kendileri için gerekli olan besini elde ederler. Böylesine mucizevi olayları küçücük karıncalar nasıl yapabiliyor gibi bir sürü soru aklından geçiyor değil mi?

Burak: Evet. Gerçekten de anlattıkların karşısında karıncaların bunları nasıl başarabildiğini anlamaya çalışıyorum. Örneğin bana mantar yetiştir desen bunu kolay kolay yapamam. En azından bir sürü kitap okumam veya bunu bilen birilerine sormam gerekir. Ama attaların böyle bir eğitim görmediklerini biliyorum.

İşte bu yüzden attaları da, seni ve diğer karınca arkadaşlarını da böyle yetenekli kılanın ne olduğunu çok daha iyi anlıyorum. Siz, yaptığınız işleri başarabilecek şekilde doğuştan programlanmışsınız. Örneğin attalar dünyaya çiftçiliği bilerek gelmişlerdir. Elbette onlara doğuştan böyle bir yeteneği veren tüm canlıları yaratmış olan Allah’tır. Seni ve arkadaşlarını da tüm hayret verici özelliklerinizle birlikte var eden şüphesiz Allah’tır.

Karınca: Doğru söylüyorsun Burak. Bunların tümü bize doğuştan öğretilmiştir. Bizi yaratan Allah tüm bunları bize nimet olarak vermiştir.



Burak: Yine saat ilerlemişti. Okula gitmem gerektiği için ona teşekkür ederek yanından ayrıldım. Yolda yürürken kulağımda hala karınca arkadaşımın anlattıkları yankılanıyordu. Bir yandan da düşünmeye devam ediyordum. Aklımdan şunlar geçiyordu:

Karıncaların yaptıkları becerikli davranışlar büyük bir aklı göstermektedir.

Ama bu akıl karıncaların kendilerine ait olamaz. Onlar küçücük canlılar. O halde karıncaların tüm bu becerileri, aslında insanlara onları yaratmış olan Allah’ın aklını tanıtmaktadır.




Attalar kestikleri yaprakları taşırken

Karıncaları var eden Allah, kendi varlığını ve yaratışındaki üstünlüğü göstermek için, bu küçük canlılara kendi akıl ve iradeleriyle yapmaları mümkün olmayan işler yaptırmaktadır.

İşte arkadaşım karıncanın da, doğduğu andan itibaren böylesine akıllı, becerikli ve fedakar olması Allah’ın kendisine verdiği ilham sayesindedir. Yaptığı hiçbir şey onun kendisinin değil, Allah’ın gücünün ve aklının delilidir.
Tüm bu düşüncelerin ardından, çok daha farklı düşündüğüm bazı bilgiler, yerini doğrulara bırakmaya başladı. Çevremde sık sık duyduğum, canlıların tesadüfen var oldukları, sahip oldukları yetenekleri zaman içinde tesadüfen kazandıkları gibi bilgilerin yalan olduğunu bir kez daha anladım. Nasıl doğru olabilir ki? Düşünün kendi kendine tesadüfen var olan karıncalar nasıl olur da böylesine iyi anlaşabilirler? Nasıl olur da hiçbir karışıklık olmadan birbirleriyle anlaşabilir ve çok mükemmel yuvalar inşa edebilirler? Üstelik tüm bu karıncalar tesadüfen oluşmuş olsalar, her biri yalnızca kendini korumak için yaşıyor olsa, nasıl birbirlerine karşı böylesine ciddi fedakarlıklar yapabilirler?

Bütün gün okulda bunları düşündüm. Akşam eve dönünce ise Allah’ın tüm insanlara gönderdiği Kuran’ı okumaya karar verdim ve ilk okuduğum ayet ise şu oldu:

Karıncayı, beni, annemi, babamı, kardeşimi ve evrendeki herşeyi yaratanın yalnızca Allah olduğuna hiç kuşkusuz inandım. Küçük dostum bana dünyada olabilecek en büyük gerçeği, Allah’tan başka hiçbir yaratıcı olmadığını bir kez daha hatırlattı.

Bence siz de bunları okuyunca artık hepiniz benim gibi en doğru olanı anlayacak, herşeyi yaratanın yalnızca Allah olduğunu bileceksiniz.

Ve diyeceksiniz ki; “bize canlılar yaratılmamıştır, tesadüfen var olmuştur” diyen Darwin büyük bir yalancıdır. Etrafımızda bu kadar olağanüstü yeteneklere sahip canlı varken, bunların tesadüfen olduğunu düşünmemiz mümkün değildir.”

O halde siz de birgün benim gibi böyle iyi bir dosta rastlarsanız, ondan çok şeyler öğrenmeniz gerektiğini sakın unutmayın. Onu yaratan Allah’ın sanatındaki mükemmelliği siz de iyice inceleyip düşünün. Ve Darwin gibi yalancılarla karşılaşırsanız da bu küçük dostlarımızdaki özellikleri anlatarak onların saçma yalanlarına hiçbir zaman inanmadığınızı ve inanmayacağınızı anlatın.
уυѕυƒ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bitkilerin Dünyası Yaso Bitki Dünyası 0 06-25-2008 15:32
tema dünyası burda уυѕυƒ Wallpaper,Logo,Melodi,Tema 0 04-04-2008 22:42
İş dünyası 2008 için ne diyor? LeGoLaS Is Dünyasi ve Meslekler 0 03-13-2008 21:11
Sofi’nin Dünyası kitap özeti LeGoLaS Kitap Özetleri 0 03-08-2008 20:17
Örgü Dünyası Yaso El Örgü Örnekleri 0 02-23-2008 16:27


Şu Anki Saat: 21:04


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows