Bilqi Forum  
Ps3 Oyun İncelemelerİ

Geri git   Bilqi Forum > >

Ps2 & Ps3 Tüm Oyun Konsolları PS2, Xbox, PS1, Gameboy Advance, Nintendo vs..

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Ps3 Oyun İncelemelerİ

Ps2 & Ps3 Tüm Oyun Konsolları


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-09-2008, 11:49   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Ps3 Oyun İncelemelerİ

Dövüş oyunları, ister iki boyutlu ister üç boyutlu olsun her zaman alıcısı olan oyunlardır. Birçoğumuz Street Fighter'la, Mortal Kombat'la, Tekken'le veya Virtua Fighter'la atari salonlarında ve konsollarımızda saatlerimizi geçirmişizdir. Bu oyunların en güzel yanı ise ister 5-10 dakika stres atmak isteyen normal bir oyuncu olun, ister tüm comboları öğrenip turnuvalara katılacak kadar hardcore bir oyuncu olun aradığınızı bulabileceğiniz oyunlardır. İşte Virtua Figher serisi tüm bu seçenekleri sunan harika dövüş oyunlarından birisi. Virtua Fighter'ı rakiplerinden ayıran en büyük fark kesinlikle dövüş teknikleri ve karakter yönetimidir. Virtua Fighter oynarken rakibin kalbini çıkarmak, alev topları fırlatmak gibi şeyler göremezsiniz. Sadece temiz dövüş vardır. Ayrıca 4 tane yumruk 4 tane tekme tuşu yoktur. Sadece bir yumruk, bir tekme ve bir savunma tuşu vardır. Bunları doğru kombinasyonlarla kullanabilirseniz ortaya harika dövüş sahneleri çıkar.

İlk olarak kısaca ana menüyü anlatayım. Oyunun içeriğini çıkarmış olacağız böylece.

Arcade: Hepimizin bildiği klasik dövüş oyunu arcade modu. Karakter seçiyorsunuz, sırasıyla rakiplerinizi yeniyorsunuz ve oyun sonu canavarı (canavar dediğime bakmayın, shoot'em up alışkanlıkları bunlar) ile karşılaşıyorsunuz.

Vs: İki kişi karşılıklı oyun için.

Quest: Bu asıl uzun süren ve daha zevkli olan bölüm. Burada küçük bir harita üzerinde istediğimiz yerlere gidebiliyoruz. Değişik seviyelerde oyuncuların takıldığı arcade salonları var haritada. Buralara gidip diğer oyunculara (PS3'ün yönettiği) karşı oynuyorsunuz. Oynadıkça seviyeniz artıyor. Turnuvalara katılabiliyorsunuz. Quest kısmının en önemli bölümü ise karakterinizin kıyafetlerini ve aksesuarlarını değiştirebileceğiniz 'Customize' bölümü. Karakterinize değişik kıyafetler, ayakkabılar, şort vs. alabilir, güneş gözlüğü şapka gibi aksesuarlar alabilir ve hatta saç modelini bile değiştirebilirsiniz. Ayrıca Quest bölümünde ring adınızı istediğiniz gibi değiştirebilir ve kendinize ait küçük bir logo bile satın alabilirsiniz. Tüm bu alınabilir şeyler oyunu oynadıkça açılıyorlar.

Dojo: Burası alıştırma sahası. Tüm tuş kombinasyonlarını burada deneme şansına sahipsiniz. Sırasıyla karakterin yapabileceği tüm hareketler tuş kombinasyonlarıyla ekranın üstünde çıkıyor. Size saldırmayan rakibin üzerinde özgürce tüm hareketleri deneyebilirsiniz.

VF TV: Virtua Fighter TV ile oyunda açılmış izleyebilirsiniz. Ayrıca Tüm karakterlerin birbirlerine karşı bir dövüşleri buraya kaydedilmiş, eğer karakterinizin daha neler yapabileceğini görmek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

Customize: Quest modundaki Customize ekranına direk geçiş yapıyor.

Options: Tabii ki oyunun ayarları.




Virtua Fighter 5'de serinin daha önceki oyunlarından tanıdığımız tüm karakterlerin yanı sıra iki yeni karakter eklendiğini görüyoruz. Birincisi Eileen, tabir uygunsa maymun tekniği diyebileceğimiz Kou-Ken tekniği ile dövüşen bu kızımız, hopluyor zıplıyor rakibin kafasına sıçrıyor, her tür maymuluğu yapıyor. Hatta kaşınır gibi el hareketleri yaptığını da söylemek de yarar var. Çok eğlenceli bir karakter. İkinci yeni karakterimiz ise El Blaze adında Meksika ring güreşçişi. Bu süslü kıyafetleriyle Meksikalı bir Amerikan güreşçisi modunda. Güzel hareketleri olan ilginç bir karakter. Tüm karakterlerin listesini dövüş teknikleri ile beraber yazının sonunda vereceğim.

Virtua Fighter 5'in grafikleri ve karakter modellemeleri tek kelimeyle harika. Birbirinden güzel ve değişik ring ve ortam tasarımları da oyuna zenginlik katıyor. Şu ana kadar konsollara çıkmış olan en iyi grafikli 3 boyutlu dövüş oyunu. Tabii bu liderlik durumu önümüzdeki dönemde Tekken'in çıkışı ile değişebilir. Fakat daha önce de dediğim gibi Virtua Fighter rakiplerinden biraz daha farklı bir oyun. Sadece grafikleri ile ön plana çıkan bir oyun değil. Seslere ve müziklere gelecek olursak SEGA bu konuda pek bir adım atmamaya kararlı gözüküyor. VF4'ten pek de farklı olmayan keskin ve yüksek dozajdaki efektler ve inanılmaz kötü ve gereksiz yorumcu (bunun farkındalar ki, yorumcu default olarak kapalı isteseniz açıyorsunuz) oyundaki ses efektlerinin bir kademe bile ileriye götürülmediğini gösteriyor.
Oynanabilirlik hakkında ise kolay değil ama çalışma ile rahatlıkla alışılabilir diyebiliriz. Eğer Virtua Fighter serisini oynamışlığınız varsa yabancılık çekeceğiniz bir durum yok. Eğer ilk defa bu seriye el atacaksanız durumn farklı. Bu oyun hiç de kolay bir oyun değil. Elinize aldığınız ilk oyununuzda 'Bu nasıl oyun ya, bir yumruk bir tekme tuşu ile ben ne yapacağım? Sanki bu karakter yaptığım hareketi algılamıyor? Bu oyun biraz yavaş mı ne?' gibi eleştirileri ardı ardına yağdırabilirsiniz. Bu tabii oyundaki deneyimsizliğinizden ve oyunun tamamen bir teknik oyunu olduğunu unutmanızdan kaynaklanıyor. Hiç moralinizi bozmayın ve hemen DOJO kısmına gidip biraz alıştırma yapın. Sonra bir kere daha deneyin. Sonra tekrar DOJO'ya gidin ve sonra oyunu tekrar deneyin ve böyle devam edin. Derken oyunu teknikleriyle karakterinize hakim olarak oynamaya başladığınızda çok zevk almaya başlayacaksınız ve milyonlarca insanın neden bu oyundan bahsettiğini anlayacaksınız.

Oyun başlı başına harika bir oyun ama eksileri de yok değil. Seslerinin kötü olması dışındaki asıl ve en önemli eksiği online oyun. Evet malesef Virtua Fighter 5'i Quest modunda olduğu gibi modifiye edilebilir karakterlerle online oynayamıyoruz. Çok can sıkıcı bir durum olduğunu ve ne kadar teknik sorunlardan da kaynaklansa olmaması gereken bir eksi olduğunu söylemeliyim. Bu oyun online modu ile çıksaydı heralde gelmiş geçmiş en iyi dövüş oyunu seçilirdi. Düşünün ki bu haliyle bile herkesten en yüksek notları alıyor.




Virtua Fighter serisini takip edenler, bu oyunu hiç düşünmeden almalılar. Oyun tek kelimeyle harika bir dövüş oyunu. Eğer seriyi daha önce duymadıysanız (Nasıl olmuşsa artık) veya hiç oynamadıysanız (Tekken'den vakit kalmadı heralde) oyunu bir denemenizi ısrarla tavsiye ederim. Dediğim gibi oyuna biraz ısınma süresi tanıyın. Oyun, siz kontrollere ve karakterlere alıştıkça devleşiyor. Uzun zamandır bu oyunu bekleyenler için diyebilirim ki, Virtua Fighter 5 yüzünüzü kara çıkartmayacak arşivlik bir dövüş oyunu. Hepinize iyi oyunlar diliyorum.

Karakter ismi ve dövüş teknikleri:

Akira Yuki, Hakkyoku-Ken
Pai Chan, Ensei-Ken
Lei Fei, Shaolin Kung-Fu
Aoi Umenokouji, Aiki Ju-Jutsu
Goh Hinogami, Judo
Kage Maru, Hagakure-ryu Ju-Jutsu
Sarah Bryant, Martial Arts
Jacky Bryant, Jeet Kune do
Eileen, Kou-Ken
Brad Burns, Kick Boxing
Shun Di, Drunken Kung-Fu
Lau Chan, Koen-Ken
Jeffry Mcwild, Pancratium
Vanessa Lewis, Vale Tudo
Wolf Hawkfield, Pro Wrestling
Lion Rafale, Tourou-Ken
El Blaze, Lucha Libre
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 03-09-2008, 11:55   #2
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Tony Hawk serisini bilmeyen yoktur sanırım. Piyasanın neredeyse tek kaykay oyunu olarak adını hayli duyurmuş, zevkli bir oyundur Tony Hawk. Oyunumuz uzun zaman önce 360 için çıktı ve şimdi Play Station 3'lere konuk oluyor. Versiyonlar arasında pek fark olmadığı için bu inceleme multi-platform bir inceleme olarak da düşünülebilir. Aranızda Tony Hawk serisinden hiç bir oyunu oynamamış olanlarınız için oyundaki tüm menüleri, oyun alanının yapısını ve kaykay kullanımını ayrıntılarıyla anlatmaya çalışacağım.

Oyunda ana menüye geldiğimizde karşımıza sırasıyla, Kariyer, İki Kişilik Mod, Özgür Kaykay Kullanım, Karakter Yaratmak, Profesyonel Beceriler ve Seçenekler geliyor. Kariyer Mod'unda Kendimize bir karakter yapıp oyunun senaryosunu oynuyoruz. Tony Hawk, Project 8 adlı proje için 8 kaykay ustası arıyor. Ekipte yer almak için, büyük bir alana yayılmış olan oyun haritasında gezinip, bulacağınız değişik görevleri yerine getirmeniz gerekiyor. Görevleri yerine getirdikçe kaykaycılar sıralamasında üstlere tırmanıyorsunuz. Aynı zamanda oyun içerisinde profesyonel kaykaycılarla da tanışma ve onların tekniklerini öğrenme şansınız da olacak. Oyun alanı çok geniş ve özgür tasarlanmış. Her şeyi yapmak zorunda değilsiniz aslında. Keyfinize göre görevlerden istediklerinizi seçebilirsiniz. Oyunda ayrıca bir çok gizli görev de sizleri bekliyor. Eğer kariyer modundan biraz mola alıp arkadaşlarınızla aynı anda kaykay kullanmak isterseniz İki Kişilik Mod da ekranı ikiye bölerek zevkli dakikalar geçirebilirsiniz. İsteseniz puan tabanlı değişik oyunlar oynayabilir veya ortalıkta amaçsızca rahat rahat kaykay kullanabilirsiniz. Oyunun 'Özgür Kaykay Kullanımı' kısmında da bu amaçsızca, kafanıza göre haritada dolanma olayını tek kişilik yapabilirsiniz. 'Karakter Yaratmak' kısmında yaratacağınız karakterin 'Kariyer' modundaki karakterle hiç bir alakası yok. 'Karakter Yaratmak' kısmında yapılan karakterler 'Özgür Kaykay' ve 'İki Kişilik' modlarında kullanılabiliyor. Ana menüdeki bir diğer seçenek olan 'Profosyonel Beceriler' kısmında gerçek profesyonel kaykaycıların özel becerilerini görebileceğiniz 3D izleyebilirsiniz. Burada isterseniz kamera açısını istediğiniz gibi değiştirebilir ve yapılan hareketleri ağır çekimde veya ileri/geri oynatarak izleyebilirsiniz. Burada daha çok teknik görmek isterseniz, oyun haritasında kaykayınızın tahtasını değiştirebilmeniz için koyulmuş olan mağazaya gidip oyunda kazandığınız puanlarla istediğiniz hareketleri almalısınız. Son olarak da 'Seçenekler' kısmında oyunun ses, görüntü ve kontrol ayarlarını yapabilir. Açtığınız izleyebilir ve eğer isterseniz -ve tabii bulabilirseniz- oyundaki bazı gizli şeyleri açmak için hileler girebilirsiniz.

Kare, üçgen, çember, çember, kare, kare, üçgen, çemb hebelebelübülibi....

Gelelim oyunu nasıl oynadığımıza. Oyunda karakterimizi sol analog ile yönetiyoruz ve sağ analog ile kamerayı döndürebiliyoruz. Oyunda training bölümünü oynamanızı ısrarla tavsiye ediyorum. Gerçekten genel oyun kontrollerini öğrenmeniz için çok yararlı. Kontrollerin mantığını biraz açıklamaya çalışayım. Oyundaki en önemli hareket kesinlikle 'Ollie' dediğimiz kaykayınızla birlikte zıplamak olayı. Ollie ismi 70'lerde bu hareketi başlatan arkadaşın adından geliyor. Ollie bir çok özel hareketin temelini oluşturuyor. Gerçek hayatta kaykay kullanan arkadaşlar demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır. Ben de kaykay kullanmayı seven birisi olarak Ollie'yi öğrenebilmek için az düşüp kalkmadım. Fakat tabii oyunda bu hareketi sadece X tuşuna basarak yapabiliyoruz. Ollie yaptıktan sonra havada yapabileceğiniz bir çok hareket var. X tuşuna bastıktan hemen sonra kare tuşuna basarak 'Flip' yani kaykayı ayağınızın altında 'Döndürme Hareketleri'ni yapabiliyoruz. Bunu yaparken ittiğiniz yön de hareketin şeklini ve adını değiştiriyor. X tuşundan sonra eğer çember tuşuna basarsanız 'Grab' yani 'Kapma Hareketleri'ni yapıyoruz. Bu hareketlerde aynı döndürme hareketleri gibi hangi yöne iterseniz değişik bir şekil alıyorlar. Ollie'den sonra yapabileceğiniz bu kolay hareketleri bir rampadan uçtuktan sonra yaptığınızda havada uzun süre kaldığınız için kombolar haline getirebiliyorsunuz. Değişik versiyonları deneyerek bir çok değişik figür çıkarabilirsiniz.





Ollie'yi yaptığınız yere göre de bazı özel hareketler var. Şöyle ki eğer Ollie'yi bir tırabzanın yakınında yaparsanız hemen havadayken üçgen tuşuna basarak 'Grind' yani sürtme hareketini yapabiliyorsunuz. Daha iyi açıklamak gerekirse kaykayınızın tahtasını trabzanın üzerinde sürterek kayıyorsunuz. İşte bu noktada oyunun denge mekanizması ile karşılaşıyoruz. Grind yaparken karakterinizin üzerinde soldan sağa doğu çizilmiş bir yay çıkıyor ve yayın ortasında küçük bir ok görüyorsunuz. Bu ok karakterin dengesi kayboldukça sola veya sağa doğru kayıyor. Siz de Grind yaparken bir yandan da sol analogu sola sağa iterek oku ortada tutmaya çalışıyorsunuz. İlk başlarda bir iki saniyeden sonrası gerçekten zor oluyor geçekten. Fakat alıştıkça uzun süre dengede kalmayı başarıyorsunuz. Grind yapmak için her şeyi kullanabilirsiniz. Bir banktan kaldırım köşelerine, gerilmiş kablolardan uzun tahta parçalarına kadar. Grind yaparken istediğiniz zaman X tuşuna basarak zıplıyor ve Grind'den çıkmış oluyorsunuz. Eğer X'e basmassanız kaydığınız şey bittiğinde otomatik olarak yere yuvarlanıyorsunuz. Ayrıca Grind yaparken diğer tuşları kullanarak değişik combolar çıkarabilirsiniz. Bir diğer grind şekli ise bir rampanın tepesine gelince yapabileceğimiz asılı kalma hareketi. Bunu da şöyle açıklayayım. Normal kayarken bir rampanın tam tepesine vardığınızda üçgen tuşuna basarak bir elinizle rampaya tutunabilir ve bacaklarınızı ve kaykayı havada dengede tutabilirsiniz. Bu pozisyonda da aynı trabzanlarda kayarken olduğu gibi denge yayınız çıkıyor ve mümkün olduğunca oku ortada tutmanız gerekiyor. Yine dengeyken kare ve yuvarlak tuşlarıyla bir çok hareket yapabilirsiniz. Eğer uzun süre ve güzel combolu bir şekilde yaparsanız, oyunda en çok puanı alabileceğiniz hareketlerden birisidir bu.
Oyundaki bir diğer önemli hareket ise 'Manual' yani ellerinizle dengede durarak gittiğiniz kullanım. Bunu da şöyle açıklayayım, kaykayın önünü veya arkasını kaldırarak dengede durmaya çalışıp gittiğinizi düşünün, işte buna Manual deniyor. Manual yapma için düz kayarken bir anda sol analogu yukarı aşağı itiyoruz. Bunu yaptığımız anda karakterimiz Manual'e geçiyor. Manual modunda aynı Grind gibi karakterin yanında bir yay çıkıyor, tek farkı yayın yukarı aşağı şeklinde olması. Manual kullanırken kare, üçgen ve çember tuşlarıyla bir çok kombinasyon deneyerek inanılmaz hareketler yapabilirsiniz.

Oyundaki önemli bir yenilik ise ekranın üstünde görebileceğiniz 'Special' barı. Oyunda başarılı hareketler yaptıkça bu bar doluyor. Bu bar dolu olduğu zamanlarda her hangi bir yerde zıpladığınız anda L3 ve R3 tuşlarına basarak 'Nail the Trick' moduna geçebiliyorsunuz. 'Nail the Trick' modunda bir anda kamera ağır çekimde karakterinizin aykalarına ve kaykaya odaklanıyor. Havada kaldığınız sürece sol analog tuşu ile sol ayağınızı ve sağ analog ile sağ ayağınızı yönetiyorsunuz. Analogları değişik yönlere itili tutarak ayağınızla kaykayı havada değişik yönlere döndürüyorsunuz. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli şey kaykayın bir turunu tamamlamadan başka bir yöne itmemelisiniz. Yani mesela sol analogu sola itiyorsunuz ve kaykay dönmeye başlıyor, 360 derece dönüp eski halini aldığı an geç kalmadan başka bir yöne iterek başka yöne döndürebiliyorsunuz. Biraz çalışmayla harika combolar çıkarabilirsiniz.

Oyunda bir duvara doğru Ollie yaparsanız tekrar X'e basarak duvardan sekebilir veya üçgen tuşu ile duvarda kayabilirsiniz. Son olarak çok önemli başka bir husus ise bazen kaykaydan inip yürümeyi özlerseniz R1 ve L1 tuşlarına aynı anda basarak kaykayı elinize alarak ayaklarınızı yere basabilirsiniz.




Rahatça kayabilmek için geniş bir alan

Oyunda sol üst köşede göreceğiniz pusulada sarı ve mor üçgenler göreceksiniz. Sarı üçgenler görevlerin yönünü gösteriyor ve morlar önemli kişileri belirtiyor. Start tuşuna basarak gelebileceğiniz menüde haritaya ulaşabilirsiniz. Oyun alanı yaklaşık 10 parçadan oluşuyor fakat bunu büyük tek bir alan olarak düşünün, çünkü oyunda bölgeler arasını belirleryen çizgiler veya bölgeden bölgeye geçerken yüklemeler yok. Bu açıdan oyun harika yapılmış. Oyun hiç durmuyor. Oyuna başlarken farkedebileceğiniz gibi bir zorluk seçimi yok. Bu da gerçekten çok güzel ayarlanmış. Oyunda her görevin başında bunu bunu yaparsanız amatör puan alırsınız, bunu da yaparsanız pro puan alırsınız, yok artık bunu da yaparsanız hastalık derecesinde puan alırsınız, şeklinde bir açıklama çıkıyor. Yani zorluk seviyesi yok ama görevlerin içine gömülmüş bir zorluk sistemi var. Daha çok puan almak için daha eksta şeyler yapmanız gerekiyor. Bazı görevleri bitirdikten sonra telefounuza gelen mesajlarla bazı yeni haberleri öğrenebilir ve daha önemli görevlerin yerlerini öğrenebilirsiniz. Oyun ilerledikçe bazı profesyonel kaykaycılarla tanışacak onlarla çalışacaksınız. Bu karakterler Hawk gibi çok başarılı kaykaycılar. Onlarla yaşayacağınız mücadeleler hem en eğitici hem de en zevkli olanlar. Her profesyonel kaykaycıyı açtığınızda yeni hareketler ve yeni edineceksiniz. Tüm vidoları ve hareketleri isimleriyle start menüsünde bulabilirsiniz.

Artık son sözler

Oyun gerek Xbox'da olsun gerek PlayStation'da olsun bazen framerate sorunları yaşıyor ama her iki konsolda da bu çok fazla değil. Yani oyun durup durup kalkmıyor. Ara sıra olan ufak tefek teklemeler pek oyunun havasını bozmuyor. Xbox versiyonu ile PS versiyonu arasında iki büyük fark var. Birincisi PS versiyonunda SixaxiS'in tilt özelliğini kullanarak kontrolleri değiştirebiliyoruz. Şöyle ki ister sadece kaykayın kullanımını, ister sadece dengede kalma anlarını, isterseniz kaykay becerilerini veya isterseniz tüm bunları tilte verebiliyorsunuz. Tilt kullanımı değişik ve zevkli. Fakat bu oyun için analog karşısında ne kadar kullanışlı olduğu tartışılır. Diğer büyük fark ise 360 versiyonu online oynama özelliğine sahipken PS3 de bu yok. Gerçi online oyuncusu çok olan bir oyun olmasa da bence büyük bir eksik PS3 için koymamış olmaları. Bu farklar dışında tamamıyle aynı oyun her iki konsolda da.

Tony Hawk Projet 8, gerek harika müzikleriyle gerekse detaylı grafikleriyle kaykay meraklılarının mutlaka alması gereken bir oyun. Kaykaya karşı pek bir ilginiz olmasa da hareketli, bol combo üzerine dayalı, kontrol ve denge üzerine kurulu bir oyun denemek isterseniz Tony Hawk yüzünüzü kara çıkartacak bir oyun değil. Biraz alıştıktan sonra 'Şu Ollie'den sonra bir kaç combo daha yapayım dur bi' diyerek saatlerinizi geçirebileceğiniz çok eğlenceli bir oyun.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-09-2008, 11:56   #3
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Gran Turismo HD Concept


Gran Turismo'yu bilmeyen yarış sever yoktur heralde. PlayStation aldıran oyun olarak listelerde hep üst sıralarda olan ve mükemmel grafikleri ve kontrolleri ile gerçekçi yarış zevkini bizlere tattıran Gran Turismo, bu sefer bir yılbaşı süprizi ile PlayStation 3 Store'da özel versiyonu "Gran Turismo HD Concept" adiyla boy gösterdi.

Gran Turismo HD'nin çıkacağını çok önce duyurmuştu yapımcı firma Polyphony Digital ve Sony. Fakat oyun Gran Turismo 5 değil HD adıyla çıkacaktı ve normal bir oyun gibi ücretli olarak satılacaktı. Oyunculardan firmanın sitesine yağan tepkiler dolayısıyla Gran Turismo 5'in üzerinde çalışmalara devam edileceği ve HD'nin iptal edildiği duyruldu. Gerçekten çok saçma bir stratejiydi ve yerinde bir kararla bu para ve zaman kazanmak için başlanan proje durduruldu. Fakat firma yapılmış olan çalışmalardan bir oyun çıkarmayı başardı Polyphony ve Sony'nin de katkılarıyla Gran Turismo HD Concept adıyla bu oyunu PlayStation Store'da PS3 sahiplerine download edilebilir olarak ücretsiz (tekrar ediyorum, ücretsiz!) olarak yılbaşı hediyesi olarak sundu. PS3 Store'da limitli bir süre için yazıyor, fakat bunun ne kadar bir süre olduğundan bahsetmiyor. Sanırım kısa bir süre sonra para ile satılacaktır. Çok büyük bir rakam beklemiyorum açıkçası.




GT HD'de The Eiger Nordwand adında sadece bir pist var ve toplam 10 araç kullanabiliyorsunuz. Oyunu ilk yüklediğinizde 'Time Trial' bölümünden başka bir şey yok ve seçebileceğiniz sadece bir araç var. 'Time Trial'da hedef süreden önce bitirmeye çalışıyorsunuz pisti. Eğer başarılı olursanız yeni bir araç açılıyor garajda. Böylece toplam 10 araç açabiliyoruz. Sonuncu araç Ferrari! Sonunda Ferrari'yi Gran Turismo'da görmek harika. Okuduğum bilgilere göre güzel bir çalışma yapmışlar ve ileride Ferrari ile çalışmaları sürecekmiş. Oyunla ilgili diğer konulara gelmeden önce tüm araçları sırası ile vereyim.

Suzuki Cappuccino '95
Mazda Eunos Roadster '89
Honda Integra Type R'04
Mitsubishi Lancer Evolution IV GSR'96
Infinity G35 Coupe
Mitsubishi Lancer Evolution IX GSR'05
Lotus Elise 111R'04
Nissan Sky Liner GT-R V Spec II '94
Toyota Celica GT-FOUR Rally Car '95
Ferrari 599'06

Time Trial'da tüm araçları açtığınızda bütün bu araçların 'tuned' versiyonları açılıyor ve ana menüde yeni bir seçenek 'Drift Trial' çıkıyor. 'Drift Trial'da sürenin bir önemi yok. Sizin 'drift' yani viraj dönüşlerindeki aracı sürükleyerek dönüşünüzdeki yeteneğiniz ön plana çıkıyor burada. Dönemeçlere geldiğinizde ekranda içi boş bayraklar çıkıyor ve virajı aldıkça bayrakların içi dolmaya başlıyor. Bütün turun sonunda tüm bunlar puan olarak toplanıyor. Drift kısmı hiç de kolay değil. Burada başarılı olmak için gerek zamanlama gerekse aracınızın ayarları mükemmel olmalı. Aracınızın ayarları demişken hemen açıklayayım neler değiştirebiliyoruz. Oyunda aracınız üzerinde üç önemli modifikasyon yapabiliyorsunuz. Birincisi 'Stability Management'. Bu dönüşlerdeki savrulmayı engelleyen bir kontrol sistemi ve açık veya kapalı oynayabilirsiniz. Eğer Drift yapıyorsanız kapalı olması gerekir ki sistem drifti engellemesin. Bir diğer husus ise 'Traction Control'. Bu bildiğiniz çekiş kontrol olayı. Çekişi 1-10 arası değiştirebiliyorsunuz. Son olarak da ön ve arka tekerleklerinizi ayrı ayrı değiştirebiliyorsunuz. Söylemeden geçmeyelim, oyunu online multiplayer oynayamıyoruz fakat tüm skorlarımız online kaydediliyor ve online 'Rank' ekranında diğer oyuncuların skorlarını ve hatta nasıl oynamış olduklarını görebiliyorsunuz.

Oyunun kontrolleri aynı GT4 'deki gibi. İsterseniz PS2'de kullandığınız direksiyon setinizi USB porttan bağlayıp GTHD'de de aynen kullanabiliyorsunuz. Benim PS2'den Logitech Driving Force Pro setim vardı. Bağlayıp denedim, sorunsuz çalışıyor.


Hayır yanılmıyorsunuz, oyun içi bir görüntü bu!

İşte bu kadarcık bir oyun GTHD. Fakat aslında bir sanat eseri. Lütfen screen shot'lara bir bakın. Bunlar %100 oyun içi grafikler! Ben bu kadar gerçekçi bir yarış oyunu hiç bir yerde görmedim. Tek kelimeyle muhteşem. Oynarken izleyenler olayı çözemediler ve bunun gerçek yarış değil oyun olduğunu söylediğimde bir kaç saniye kendilerine gelemediler. Polyphony Digital mükemmel bir iş çıkarmış. Her yeni versiyon ile daha da iyiye gidiyorlar. Gran Turismo 5'in çıkışına neredeyse 1 senelik bir süre var. Bu süre nasıl geçecek bilmiyorum... Son olarak şunu söylemeliyim ki; PS3 sahibi olan herkes mutlaka indirmeli ve oynamalı bu oyunu.

Ekran görüntülerimize ve bu linkteki yeni yayınlanan kesinlikle göz atmayı unutmayın.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-09-2008, 11:57   #4
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Genji: Days of the Blade


Son zamanlarda duyduğu ve inanmak istemediği söylentilerin, abartılı bir gerçeklik içerisinde, ete kemiğe bürünerek karşısına çıkması Yosh*tsune'nin sinirlerini geriyordu. Karşısında duran düşmana karşı daha temkinli olmalıydı. Korku, bushido savaşçısının içinde olan bir şey değildi. Onun ki daha çok Ki'nin bu kadar kirli bir şekilde kullanılmasına duyulan öfkeydi. Ki, temiz ve bu dünyaya ait enerjiydi, fakat bu karşısındaki düşmanlar karga-şeytan Tengu'dan daha kirli belki de daha da tehlikeliydi. Diğer dünyadan aldıkları gücü vücutlarındaki o pembemsi kristallerdeki parlaklıkta görebiliyordu. Bu ucubelere baktıkça kafası daha da karışıyordu.

Aklını sorulardan ve çözemediği gizemden arındırdı ve bu ana, yani savaşa odaklandı. Benkei ve Shizuka'ya bağırdı "Kristalleri hedef alın, zayıf noktaları orası!" Fazla konuşmayı sevmeyen iri Benkei anladığını belirtircesine kafasını salladı. Shizuka ise kadınsı savaş çığlığını attı ve elindeki keskin halkayı yaratıklara savurarak öne fırladı. Yosh*tsune çift kılıç tekniği daisho'nun ustasıydı ve kınlarından çektiği kılıçlarını 360 derece savurarak düşmanlarının arasına atıldı. Metalin metale vuruşuyla çıkan keskin sesler arasında kendini savaşa iyice verdi. Sayıları giderek çoğalmakta olan düşmanlarını bazen katanalarıyla biçiyor bazense 'ma washi geri' tekmesiyle yere yıkıyordu. Bu karmaşanın ardında bir an için, pembe kristallerle donanmış zırhlarıyla kyudo okçularını ve onların gerisinde de etrafında büyük bir pembe aura içerisinde üzerlerine yağan düşmanları yoktan çağıran devasa Heishi komutanını gördü. "Benkei, komutanlarını öldürmeliyiz... yaratıkları o çağırıyor... arkada, tepede.. ÇABUK!..." ve Benkei elindeki devasa sopasıyla düşmanları dört bir yana savurarak tepeye çıkmaya baslamıştı bile... Yosh*tsune, Benkei tepeye varınca Heishi liderini geldiği cehenneme geri göndereceğinden adı gibi emindi... ve belki biraz nefes alabileceklerdi sonrasında...

Fakat savaş yeni başlamıştı. Ölüm sadece burada değil, daha bir çok diyarda büyük bir hızla yol alıyordu. Daha çok kan akacaktı ve daha çok masum ölecekti. Yosh*tsune bunu çok iyi biliyordu...

Genji Klanı, Heishi klanına karşı

Genji oyununu PS2'den hatırlayanlarınız vardır eminim. Güzel grafikler, konu ve atmosfere sahip oyunun tek eksik yanı kısa sürede bitiyor olmasıydı. Oyunun yapımcıları bu güzel yorumları değerlendirip Genji'yi PS3 ile Next-Gen'e taşıdılar. Fakat oyun çıktığı günden beri bir çok oyun sitesinde eleştiri yağmurlarına tutuldu ve bazı sitelerden süpriz bir şekilde çok kötü puanlar aldı. Oyunu oynayanların verdikleri puanlara baktığımızda daha yüksek rakamlar görsek de oyunun beklentilerin çok altında bir kaliteye sahip olduğunu düşündürecek kadar eleştiriye mağruz kaldığını söyleyebiliriz. Ben de yapmam gerekeni yaparak oyunu aldım ve kendim test edip, oyunu baştan sona oynayarak bu eleştirileri hak edip etmediğini gördüm. İşte bu yazıda hem Genji'yi ayrıntılı bir şekilde tanıtacağım, hem de bu çok tartışılan oyunun iyi ve kötü yanlarını objektif bir şekilde sizlere anlatacağım.

Seneler önce Genji klanı tarafından durdurulmuş olan Heishi klanı diğer dünyadan gelen güçleriyle tekrar barış ortamını yok eder ve masum insanları katlederek önlerine gelen her yeri ele geçirmeye başlarlar. Heishi klanının askerleri güçlerini diğer dünyadan alırlar ve ruh ve biçimin en çarpık şekliyle dengeyi hiçe sayarak diyara ölüm getirirler. Bu hızlı ilerleyişlerine Genji klanından başka kimse dur diyemez. İşte oyundaki karakterlerimiz de bu noktada devreye giriyorlar.

İlk satırlarda, oyundaki atmosferi anlatmak adına yazdığım küçük hikayecikten anlayabileceğiniz gibi oyundaki ana karakterlerimiz Genji klanının komutanının kardeşi Yosh*tsune, bayan karakterimiz Shizuka ve grubumuzun abisi diyebileceğimiz iri Benkei. Oyunun başlarında gruba bir kişi daha ekleniyor ki, o da Buson. Buson, eski oyunda ölen Heishi lideri Kagekiyo'nun vücudunu kullanan, diğer boyuttan bize yardıma gelmiş olan savaş tanrısı. Oyunda sadece bir karakteri aynı anda yönetiyoruz ve bu dört karakteri oyunda yön tuşlarına basarak istediğimiz zaman değiştirebiliyoruz. Her karakterin dövüş teknikleri farklı ve değişik silah ve özelliklere sahipler. Yosh*tsune çift kılıç kullanıyor, çift zıplama tekniği ile yüksek yerlere ulaşmamızı sağlıyor ve duvarların yanından hızla koşarak önünde boşluk olan platformları geçmenizi sağlıyor. Shizuka ipe bağlı keskin bir halka kullanıyor, etrafınıza neredeyse 360 derecelik bir saldırı imkanı sunuyor ve halkasını uzaktaki bazı nesnelere dolayıp uçarak bir yerden bir yere hızla geçmenizi sağlıyor. Benkei elinde devasa ağır bir sopa taşıyor, kayaları bile parçalayabiliyor ve tekmesiyle bazı çok ağır nesneleri itelemenizi sağlıyor. Buson ise iki ucu kılıçlı sopa kullanıyor, yakınınızdaki düşmanları silahını hızla çevirerek doğruyor ve her silahı ile hava dalgası yaratmak gibi farklı özelliklere sahip oluyor. Karakterlerin hepsi oyunun belirli yerlerinde iş görüyor ve kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Fakat Benkei'nin gücü ve enerjisi çok olduğundan oyunda sık sık kullanmak zorundasınız. Buson ise yakın çok yakın dövüşler dışında etkisiz kaldığı için en az kullanılan eleman.

Karakterlerimizi yönetirken sol analogu kullanıyoruz. Sağ analog ile dört yöne hızlı takla (veya karaktere göre yuvarlanma) atabiliyoruz. X tuşu ile zıplama, kare tuşuyla birinci saldırı, üçgen tuşuyla ikinci saldırı ve çember tuşuyla karaktere özel hareketleri uygulayabiliyoruz. R1 ile belli bir düşmana odaklanabiliyoruz ve R2 ruşu ile defans yapabiliyoruz. Oyunda her karakter iki silah taşıyabiliyor. Oyun içerisinde ilerleyen aşamalarda her karakter için toplam beş değişik silah bulabiliyoruz. Oynarken L2 tuşu ile taşıdığınız silahlardan istediğinizi seçebiliyorsunuz. L1 tuşu ise Kamui dediğimiz özellik için kullanılıyor. Kamui yaptığınızda etrafınızdaki bütün düşmanlarla birlikte başka bir boyuta geçiyorsunuz. Burada ekranda çıkan tuş kombinasyonlarını tekrarlayabilirseniz düşmanlarınızın hepsini savaşmadan öldürebilir veya ağır hasarlar verebilirsiniz. Ekranın üstünde görebileceğiniz Kamui barı savaştıkça artıyor. O yüzden Kamui'yi stratejik noktalarda, çok sayıda ve güçlü düşmanların arasına düştüğünüzde kullanmanızı tavsiye ederim.
Genji'de karşınıza çıkacak olan düşmanların hemen hemen hepsinin vücudunda pembe kristaller göreceksiniz. Bazı düşmanlar ağır zırhlar ve savunma özelliklerine sahip oldukları için mutlaka kristallerini hedef alarak saldırmanız gerekiyor. Oyunun senaryosuna bağlı olarak sık sık karşınıza bölüm sonu canavarı diyebileceğimiz çok büyük ve tehlikeli düşmanlar geliyor. Bu düşmanların hemen hemen hepsinin belirli taktikleri var. Karşınıza çıktıklarında hemen ilk denemenizde geçemeyebilirsiniz. O yüzden bol bol save etmenizi tavsiye ediyorum. Save konusuna değinmişken oyunun bazı noktalarında mavi auralar bulacaksınız. Bu noktalarda oyunu hard diske kaydedebiliyorsunuz aynı zamanda karakterlerinizin enerjileri de tamamen doluyor. Bazen iki save noktasında uzun bir ara olduğu için save etme şansı yakaladığınızda mutlaka edin.

Oyunda start tuşuna bastığınızda karşınıza her zaman
uğrayacağınız ana menü geliyor. Ana menüde beş ana başlık var. Kısaca açıklamak gerekirse;

Silah Kuşanma

Daha önce bahsettiğim gibi her karakter sadece iki silah taşıyabiliyor. Burada hangi silahları oyun içerisinde taşıyacağımızı seçiyoruz. Silahların güçlerini ve kombo tuşlarını da burada görebilirsiniz.

Nesneler

Oyunda bulabileceğiniz iki tür nesne var. Birincisi kullandığınızda yok olan enerji, kamui gibi özellikler veren nesneler ve ikincisi bazı bulmacalarda kapıları açtığımız anahtarlar tarzındaki kullandığınızda yok olmayan nesneler. Bunların tümünü burada bulabilirsiniz. Özellikle gerek enerji gerek kamui veren nesneleri mutlaka biriktirin ve çok ihtiyacınız olduğunda kullanın. Büyük düşmanlara karşı savaşırken ilaç gibi geliyorlar.

Özellikler ve Enerjiler

Oyunda düşmanlarımızı yokettiğimizde Mashogane ve Amahagare kazanma şansımız var. Mashogane'leri silahlarınızın güçlerini arttırmakta kullanıyorsunuz. Her silah maksimum 4 kere upgrade olabiliyor. Silahınız ne kadar gelişmişse verdiği hasar da o kadar çok oluyor dolayısıyla. Amahagare'leri ise daha nadir kazanıyoruz ve bunları iki değişik amaçla kullanabiliyoruz. Karakterin enerjisini veya Kamui'sini upgrade etmek için. Enerjiniz fazla olunca daha zor ölüyorsunuz fakat Kamui'niz fazla olursa devasa yaratıkları savaşmadan Kamui boyutunda yokedebiliyorsunuz. Amahagare'leri hangi karakteriniz için ve nasıl kullanacağınız tamamen sizin stratejinize kalmış.

Harita

Ekranın sağ üst köşesinde görebileceğiniz küçük harita sadece oyun içinde yakındaki düşmanları görmenize yarıyor. Bulunduğunuz bölgenin tüm haritası için buraya bakabilirsiniz. Aynı zamanda her hangi bir save noktası varsa burada küçük bir mavi çemberlerle belirtiliyor.

Bilgiler

Burada oyun içerisinde ekrana gelen yardımcı bilgiler kaydediliyor. Unuttuğunuz bir şey olduğunda bakabilirsiniz.

Artılar, eksiler ve çelişkiler

Şimdi gelelim işin aslına. Neden bu oyun bu kadar tartışıldı, neden o kadar siteden kötü not aldı? Oyun gerçekten kötü bir oyun mu?

Genji'nin grafikleri tek kelimeyle harika. Karakter dizaynları, kıyafetler kadar en ufak detaylar işlenmiş. Renkler çok doğru ve yerinde seçilmiş. Oyunda Japon sanatının yansımalarını görebiliyoruz. Sadece karakterler değil, mekanlar üzerinde de çok çalışılmış. Japon mimarisinin ve 14. yüzyılın tüm görkemi oyuna yansımış. Her ortamda ışıklandırmanın ve renk tonlarının farklılığını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Aynı zamanda animasyonlarda fevkalade detaylı. Düşmanlarınızın hareketlerinden darberelere verdikleri tepkilere kadar geçekçi ve güzel. Oyunda bir çok efekt oyuna zenginlik katıyor. Yanan binalar, ırmaklardan suyun akışı, ağaçların dalları ve yapraklarının hareketleri gibi bir çok efekt gerçekçi ve sanatsal. Kısacası oyunun atmosferi harika.

Sesler ise bambaşka bir güzellik. Japon müzikleri ve enstrümanları oyunun genelinde fon olarak ortamı zenginleştiriyor. Davulların ve koroların zengin müziği her an yüzünüzü gülderecek cinsten. Oyunu ister İngilizce, ister İngilizce altyazı ile Japonca seslendirme oynayabiliyorsunuz. İngilizce seslendirmeyi Japon aksanları ile gerçek Japonlar yapmış ve çok kötü değil ama orjinali yani Japonca seslendirmesinin yanına bile yaklaşamıyor. Altyazılar kesinlik yeterli.

Yapay zeka çok başarılı olmasa bile o kadar düşmanın arasında zeka falan aramıyorsunuz rakiplerimizde. Oyunun zorluk seviyesi hayli yüksek ve oyun gerçekten çok uzun. Eminim ölüp tekrar başlamalarımla en az bir saat kaybetmişimdir ama oyunu bitirme sürem 15 saat civarındaydı. Konu zengin ve uzun. Hep yeni bir şeyler oluyor ve tam bitecekmiş gibiyken tekrar başka bir olayın içerisinde buluyoruz kendimizi.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-09-2008, 11:57   #5
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Full Auto 2: Battlelines


Bazı oyuncular vardır FPS oyunlarından başkasını oynamaz. Deathmatch, team deatmatch, pompalı tüfek, füze atar, lazer silahı vs. olmadan oyunu açıp oynamaz. Bir diğer oyuncu grubu ise arabacılardır. Araba kullanacaksan oyunu alırlar. İster Gran Turismo gibi sade yarış oyunu olsun, ister Burnout gibi kazalar ve patlamalarla ünlenmiş olsun, hatta isterse Driver gibi konulu macera oyunu olsun farketmez, yeterki araba olsun. Aranızda bazılarınızın sırıttığını görer gibiyim. Tabii içimizde kimbilir ne deliler var böyle. Ben de böyleyimdir işte. Fakat ben sadece birisiyle yetinmiyorum, bu iki tarzı da sabah akşam saatlerce oynarım. Hatta bazen Area 51'de saatler geçirdikten sonra Gran Turismo'da bir kaç saat daha direksiyon sallayıp yatağa yığıldığım gecelerde rüyamda arabalarla yarışıp aynı anda millete pompalı tüfekle ateş ettiğim çok olmuştur. Böyle gecelerin ertesinde, alkolden rahatsızlanmış biri gibi "Bir daha asla iki oyunu karıştırmayacağım, bu ne ya, uyuyamadım bütün gece..." dediğim olmuştur. Tabii bunu duyan aile ve arkadaş çevrem günden güne bana 'Resmi olarak manyamış' gözüyle bakmaya başlamışlardır. Neyse konuyu dağıtmayalım. Asıl parmak istediğim nokta şu ki, oyun dünyasında bazı insanlar için en önemli olan şey arabalar ve silahlardır... Bir de güzel grafikler...

İşte tüm bu 'oyun tarzı' fanatikliğini görmüş olan firma SEGA olaya heme el atmış ve bize bir FPS-Racing oyunu yapmış. Aslında geçmiş zaman kullanmam daha doğru olur, çünkü Full Auto uzun zaman önce Xbox 360'da çıktı ama aradığı ilgiyi bulamadı. Bunu hiç garipsemedim çünkü oyun bir çok soruna ve eksikliğe sahipti. Fakat şimdi SEGA oyunu PS3 için Full Auto 2: Battlelines adıyla çıkardı ve önceki versiyonunda yaptığı hatalardan ders aldığını da ortaya koydu. Oyunu Xbox 360'dan bilenler, bildiklerini unutsunlar. Çok daha başarılı bir oyun var karşımızda.

"Usta bu pompalıyı kaputa nasıl monte ederik?"

Oyunda, dediğim gibi araçlar kullanıyoruz. Fakat araçlar bildiğimiz araçlardan biraz farklılar. Kaputa, üste veya aracın arkasına değişik silahlar monte ediyoruz ve oyunda hem aracı yönlendiriyoruz hem de silahımızı. Bu aynı bir shooter oyunu oynamaya benziyor. L1 ile aracı yönetirken R1 ile silahın hedef göstergesini kontrol ediyoruz. R2 ile gaz L2 ile firen yapıyoruz. Diğer tuşlar ise silahları ateşlemeyi, turboyu vs. kullanmaya yarıyor. Tuşların yeri değiştirilebilir olduğu için bu konu üzerinde daha fazla durmayacağım ama şunu söylemeliyim ki hangi tuş konfigirasyonunda olursa olsun oyunun kontrollerine alışmak biraz zaman alıyor. Ne kadar iki oyun türünde de tecrübem olsa da bu bileşim o kadar kolay gelmedi bana. Oyuna alıştıktan sonra pek de problem yaşamıyorsunuz. Kontrollerden sonra karşınıza çıkacak en büyük problem oyunun atmosferi.

Patlamalar, alevler ve kaos

Oyunun atmosferi ile kastettiğim araçların fiziklerinden, binaların yapısına kadar her şey. Bu nasıl bir zorluk olabilir diyeceksiniz tabii. Açıklayayım. Oyunumuzun grafikleri haikaten kaliteli ve PS3'nin gücünü kullanan cinsten. Burnout oynayanlarınız bilir araçların paramparça oluşu, detayları, kazalar esnasında oyuncuya zevk verir. İşte Full Auto 2'de böyle detaylandırılmış. Fakat sadece araçlarla bırakılmamış tüm binalar oyuna interaktif dahil edilmiş. Bir virajı alırken, binanın köşesindeki camekanlı mağazaya camlarını indirip girebiliyorsunuz. İçerdeki tüm eşyalar havaya uçuşabiliyor. Hatta gidip olmadık bir yerdeki yol üstünde bile durmayan bir duvara gidip çarpın. Normal bir oyunda aracınız dağılır fakat duvar öyle durur. Bu oyunda duvardan parçalar düşüyor, texture değişiyor vs... Bu kadarla da kalmıyor. Yolda gidiyorsunuz bir tren istasyonunun altından geçiyorsunuz. Güzel bir manzara değil mi? Hayır bu oyunda sadece manzara değil. Eğer istasyonun ayaklarını yıkarsanız o metro istasyonunun çöküşüne, metronun dağılışına gözleriniz açık bakakalırsınız. Bunlar sadece örnekler böyle o kadar çok şey var ki. Ayrıca tüm bu parçacıkların üzerine efektleri de ekleyin, alevler, dumanlar, kıvılcımlar... Anlayacağınız oyun görsel bir cümbüş. Tabii bu kadar cümbüş framerate'i kötü etkiliyor bazen. Binalar yıkılırken aynı anda araçlar patlarken tüm bu kargaşada biraz yavaşlamalarımız oluyor. Allahtan bu o kadar çok sık olan bir olay değil. Bazen çok fazla element işin içine girdiği zaman olabiliyor bu yavaşlamalar. Gelelim başta bahsettiğim oyunun atmosferi problemine. İşte oyunda bu kadar karmaşa olunca başlarda kafanız karışıyor. Bazen ne yaptığınızı anlamıyorsunuz. Oyunu bir dönem oynadıktan sonra her şey yerli yerine oturuyor ve alışıyorsunuz ama bu biraz zaman alıyor.
Oyunun menülerini şöyle bir açıklayayım. Ana menüden tek tek sırasıyla gideceğim.

Career

Kariyer modunda kötü bir senaryoyu oynuyoruz. Senaryo kötü ama görevler çok da kötü değiller. Oyundan sıkılmıyorsunuz. Her ana görev değişik sayıda ara görevlerden oluşuyor. Her bir ara görevi bitirebilmek için yapmanız gereken 'Birincil hedefler' ve 'İkincil hedefler' var. Birincil hedefleri bitirirseniz görevi geçmiş sayılıyorsunuz. İkincil hedefler ise ekstraları açmanızı sağlıyorlar. Mesela bir oyunda birincil hedefleriniz 'Yarışı 5 dakikada bitir ve bilmemkimin aracını mutlaka yoket' olabilirken ikincil hedefiniz 'En az 5 düşmanı yoket' veya 'Görevi 3 dakikadan kısa sürede bitir' olabilir. İkincil hedefleri de açarsanız değişik araç skinleri veya değişik silahlar elde edebilirsiniz. Oyundaki araçlar çok çeşitli. Normal spor arabalardan polis arabasına, zırhlı ciplerden kamyonlara kadar onlarca araç var. Silahlarda bir o kadar çeşitli. Pompalı tüfek, taramalı tüfek, füze atar, alev silahı, lazer ışınlayıcısı gibi onlarca değişik silah çeşidi var. Bazı silahlar aracın önüne bazıları arkasına takılabiliyor sadece ve aracınıza bir önce bir arkaya iki silah takabiliyorsunuz. Öne takılan silahlar normal vurucu silahlarken, arkaya takılanlar mayın fırlatıcı veya gaz bulutu salıcı gibi kontol gerektirmeyen silahlar. Araçları sınıflara ayırmışlar. Böylece bazı zayıf fakat hızlı araçlar bazı ağır silahları taşıyamıyorlar. O andaki görevinize göre araç ve silahları istediğiniz gibi seçmekte özgürsünüz.




Arcade

Burada tek kişilik oyunları oynayabilirsiniz. Normal yarış, Gladyatör ve Takım Gladyatör bölümlerinden istediğiniz birini istediğiniz haritada oynayabilirsiniz. Gladyatör bildiğiniz Deatmatch. Özellikle Takım Gladyatör çok eğlenceli.

Head to Head

Bu da Arcade bölümünün aynısı. Tek farkı ekranı ikiye bölüp arkadaşınızla oynamak için.

Online

Online modunda da Arcade bölümündeki oyunlardan istediğiniz birini, Kedi-Fare adındakı kovalamaca oyununu veya düşman takımın üssünü yoketmeye çalıştığınız 'Üs Ele Geçirme' bölümünü online olarak dünyanın dört bir yanından insanlarla oynayabilirsiniz. Online oyunlar çok zevkli, tavsiye ederim. Ayrıca online oynarken oyunları 'Ranked' veya 'Unranked' oynayabilir ve isterseniz en iyi oyuncular listesini görebilirsiniz.

Settings Burada hepimizin bildiği basit ses, görüntü ve kontrol ayarları mevcut.

Kapanış Sözleri

Oyun bir önceki versiyonuna göre çok daha iyi bir oyun. Grafikleri ve efektleri göz doyuruyor. Bazen aşırıya kaçan karmaşaya alışınca oyun çok daha keyifli bir hale geliyor. Özellikler arkadaşlarınızla veya online kapışmalar yarış bölümlerinden çok daha zevkli. Araç ve silah bolluğu, çeşit çeşit skinlerle oyundan sıkılmamanız için her şey yapılmış. Senaryo modundaki çok elementli sahnelerdeki yavaşlamalar dışında pek de bir görsel eksiği olmayan bir oyun. Sesler ise hayli başarılı ve ortama uygun. Müzikler sert rock tonlarında ve oyunun havasına katkı sağlıyorlar. Eğer bu tarz oyunları seviyorsanız (nasıl bir tarzsa artık) denemenizde fayda var diyorum. Ben oyundan lezzet aldım. Umarım sizlerde en az benim kadar beğenirsiniz.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-09-2008, 11:57   #6
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Fight Night Round 3
EA Sports oyunlarının arasında rakipsiz olan bir kaç oyundan biridir Fight Night serisi. Sadece boks oyunu sevenlerin değil tüm spor tutkunlarının hayran kaldığı, bağımlılık yaratan Fight Night, serinin son oyunu Round 3 ile Xbox 360'a uzun zaman önce gelmişti ve şimdi yenilenmiş grafikleri ve eksikleri giderilmiş özellikleri ile PS3 sahiplerinin nabzını yokluyor. Bu gelmiş geçmiş en gerçekçi boks oyununun yeni versiyonunun ayrıntılı incelemesine başlayalım bakalım.

Fight Night: Round 3 başarılı bir boks similasyonu. Oyunda kendi karakterimizi yaratıp efsane haline getirmek için ringlerde bir araba sopa yiyebileceğimiz gibi aynı zamanda boks tarihinin ünlü simalarını seçip boks kariyerlerini yeniden yazabiliyoruz. Fraizer'dan Ali'ye, Jones Jr'dan Hopkins'e kadar bir çok ünlü karakteri oyunda bulabileceksiniz. Oyunun tek kişilik 'Kariyer' modunda çok fazla ayrıntı getirilmemiş malesef. Maç için kontrat imzalayabileceğiniz değişik boksörler olsa da seçenekler çok fazla değil. Fakat bazen değişik maçlar için kontratda değişik maddeler var. Mesela bazı maçlardan daha çok para kazanabilecekken aynı hafta oynayabileceğiniz başka bir maçda daha az para kazanıp popileritenizi arttırabilirsiniz. Bunun gibi değişik maçlar seçebiliyorsunuz kontrat kısmında. Kontratımızı imzaladıktan sonra çalıştırıcı tutabiliyoruz fakat çalıştırıcının yaptığı şeylerde pek ayrıntıya girilmemiş. Oyunu bir strateji oyununa benzetmemek için ellerinden geleni yapmışlar. Çalıştırıcınız size 3 değişik çalışma stilinden birinde arkadan psikolojik destek veriyor, o kadar. Çalıştırıcınız "Haydi koçum, yaparsın, edersin" naraları atarken kum torbası, ağırlık kaldırma veya yumruk atma modelinden birini seçip çalışma yapıyorsunuz. İşin saçma tarafı bunların üçünü birden çalışamıyorsunuz. Sadece birini seçip değişik özelliklerinizi yüzde olarak arttırabilirsiniz. Anlayacağınız oyun hızlı olsun ve hemen ringe atılalım diye stratejik öğelerden kaçınılmış ve ayrıntılar es geçilmiş. Neyse efendim daha açıklamanın başında oyunu yok yere tepelemeyelim. Oyunumuz çok güzel bir oyun. Artıları eksilerini kapatıyor diyebiliriz.

Ringe çıkalım artık

Çalıştırıcınızla işiniz bittiğinde tek seçenek ringe atılmak kalıyor. Ringe gelince bir anda herşey değişiyor. Şu ana kadar sizi rahatsız eden o küçük ayrıntıları unutuveriyorsunuz. Ekranda neredeyse kanlı canlı diyebileceğimiz kadar gerçekçi boksörleri görünce herkesin ağzının bir karış açık kalacağına garanti verebilirim. Grafikler o kadar iyi ki hiç oyun oynamayan insanları bile ekran başında tutup oyunu izlettirebiliyor. 360 versiyonunda olan grafikler zaten güzeldi adamlara bu yetmemiş daha da uğraşıp karakterlerin terlerinden, derilerine, kaslarina ve ışıklandırmaya kadar her şeyi geliştirmişler. Yumruk yediğinde boksörlerin suratlarındaki titreşimlere kadar ayrıntılara girilmiş ve çok iyi bir iş başarılmış. Sesler de gerçekten güzel. Değişik burun kırılma, çene yamultma sesleri ile oyuna büyük bir gerçekçilik eklemişler. Kendinizi ringde gibi hissediyorsunuz. Fakat maçları sunan spikerler insanın sinirlerine dokunmaya başlıyor bir kaç maçdan sonra. O kadar işi başarıyla halletmiş EA Sports spikerlere iki kelime daha ekleyememiş. Aynı yorumları duymaktan gına geliyor. Ayrıca oyun aralarındaki müzikler de güzel ama bu kadar az olmamalıydı. Şarkıları (ister istemez) ezberledikten sonra müzikleri tamamen kapadım. Aynı şarkıları duymaktan sıkılıyorsunuz.

Peki ya oynanabilirlik nasıl?

Oyunu oynamak sandığınızdan çok daha kolay. Ben o kadar tuşu nasıl kontrol edeceğim diye düşünüyordum fakat gördüm ki boşuna kafayı yormuşum. Oyunun kontrollerini ayarlar kısmından değişik konfigirasyonlardan birini seçerek değiştirebiliyorsunuz. Kısaca açıklamak gerekirse, sol analog ile karakteri yönetiyoruz sağ analog ile yumruklarımızı. Eğer L1 tuşuna basılı tutarsanız sol analog boksörü sabit tutup değişik yönlere eğilmesini sağlıyor. R1 tuşuna basılı tutarsanız yine sol analogla boksöre değişik yönlerden savunma yaptırabiliyoruz. Daha önce dediğim gibi sağ analog her çeşit yumruğu atmanızı sağlıyor. Saat yönünde ve saatin tersi yönünde dönüşlerle sol ve sağınızı rahatlıkla kullanabiliyorsunuz. Tabi ana menüdeki Game Modları bölümünde 'training'e gidip tüm vuruşları öğrenip çalışmanızı tavsiye ederim. Ama hala bu sağ tuşla tüm yumrukları yünetmek zor ben bu kadar karışıklığa gelemem diyorsanız. Controller konfigrasyonunu 'Config 3' ile değiştirin, X ve kare tuşları sol yumruklarınız üçgen ve çember sağ yumruklarınız olsun ve dertleriniz bitsin. Özellikle antrenör ekranlarında 'Config 3' kullanmak aşırı kolay oluyor.

Tüm seçeneklere göz atalım

Oyunu ilk koyduğumuzda ekrana 'Yeni Oyun Yarat' , 'Kaydedilmiş oyunu yükle' ve 'Kaydetmeden devam et' şeklinde üç seçenek çıkıyor. İstediğiniz seçeneği seçip ana ekrana geldiğimizde karşımıza şu seçenekler çıkıyor...
Get in the Ring (Ringe çıkmak)

Daha önceki hiç bir versiyonunda bulamayacağınız PS3'e özel bir bölüm. Oyunu içten görünüş oynuyorsunuz. Özellikle ekranı ikiye bölerek arkadaşlarınızla oynadığınızda çok zevkli oluyor. Suratınızın belirli bir yerine çok yumruk yediğinizde yavaş yavaş ekranın o tarafı kararmaya veya kandan kızıla dönmeye başlıyor. Artık hallaç pamuğuna dönmüşseniz görüntünün çoğu bulanıklaşıyor ve son dakikalarınızda artık neredeyse rakibinizi göremeyecek raddeye geliyorsunuz. Ayrıca yumruk yediğinizde ekrandaki parlamalar ve efektlerle 'Get in the Ring' modu oyuna bambaşka bir lezzet katmış. Karakterinizi yan açıdan görmüyor olsanız bile kontroller diğer görüntü modu ile tamamen aynı. Oyunun ayarlar kısmında kamera açısını değiştirip 'Kariyer' bölümünü tamamen bu şekilde oynamak mümkün.



"Get in the ring" Modu

Play Now (Şimdi Oyna)

Buradan istediğiniz siklette istediğiniz karakterle, tek kişilik veya iki kişilik oyun oynayabilirsiniz. Eğer 'Şampiyon Yarat' kısmında yarattığınız karakterleriniz varsa onları da burada seçmek mümkün.

ESPN Classics (ESPN Klasikleri)

Burada tarihe geçmiş mükemmel maçları oynama şansına sahipsiniz. Örnek vermek gerekirse, boks tarihinin en güzel maçlarından biri olan Muhammed Ali ve Frazier kapışmasını kendiniz yaşayabilirsiniz. Tabii kimin yere düşeceği sizin ellerinizde.

Career Mode (Kariyer Modu)

Bu başta kısaca anlattığım kısım olan 'Kariyer' bölümü. Oyundaki bir çok kilitli özellikleri açmak için bu bölümü bitirenen kadar oynamanızı tavsiye ederim. Burada kendinize istediğiniz siklette bir karakter yaratabilir veya ünlü boksörlerden birini seçip onun kariyerini sizin kabiliyetinize ve başarınıza başlayabilirsiniz. Bu bölümde amatör bir boksör olarak başlıyorsunuz. Fakat oynadıkça popüleriteniz artıyor ve yavaş yavaş profösyonel boksa atılıp oradan dünya şampiyonluğuna kadar gidebilirsiniz. Oyunudaki tüm kemerleri kazanıp bitirdiğinizde karakterinizi değişik bir siklete geçirip yeniden oynayabilirsiniz veya 'Efsane' olarak spor hayatınıza son verebilirsiniz. Ayrıca Efsane olarak oyunu bitirdiğinizde ESPN Klasikleri bölümünde sizin de maçınız oluyor. Ee artık efsanesiniz ya tarihe geçtiniz.

Kontrakt İmzala (Gelecek maçınız için kontrakt)imzalıyorsunuz. Kontrakt imzaladıktan sonra bu seçenek Antronör seçeneği haline geliyor. O kısmı da bitirdiğiniz zaman maça çıkma seçeneği oluveriyor.)

Dövüş Mağazası (Boksörünüze eldivenden, şorta kadar onlarca değişik şeyi alabileceğiniz yer. 'Şampiyon Yaratma' kısmında burayı daha ayrıntılı anlatacağım.)

Ödüller (Aldığınız plaket, kupa ve kemerleri görebileceğiniz yer)

Boksörü Değiştir (Boksörünüzün özelliklerini değiştirebileceğiniz yer. Burayı da 'Şampiyon Yaratma' kısmında anlatacağım.)

Seçenekler (Oyunun seçeneklerini değiştirmek için. Ana menüdeki seçenekler kısmı ile aynı.)

Game Modes (Oyun modları)

Online: Burada online bağlantı ile dünyanın dört bir yanından rakipler bulup, boks becerinizi gösterebilirsiniz. Online moduna girdiğinizde aynı zamanda ESPN haberler diye bir bölüm göreceksiniz. Buradan ESPN'den hangi haberleri canlı göremek istediğinizi seçebilirsiniz. Mesela Fifa futbol haberlerini ayarlayıp Fight Night oynarken altta Maç skorlarını alabilrsiniz. Ayrıca ESPN radyoyuda fon müziğine alternatif olarak açabilir ve son haberleri dinleyebilirsiniz. ESPN haberleri harika bir yenilik. Aynı zamanda online oyunu bir çok oyunda olduğu gibi 'Ranked' veya 'Unranked' olarak oynayabiliyorsunuz.

Hard Hits: Puan sistemi olmayan bu oyun modunda, her round birisi yere düşene kadar oynuyorsunuz. Eğer oyun hakem iptalı ile veya nakavt ile bitmemişse tüm raundların sonunda kim daha çok rakibini yere indirmişse o kazanıyor.

Training: Burada oyuna alışabilir ve yumruk tekniklerini öğrenebilirsiniz.

Create a Champ (Şampiyon Yarat)

Bu bölümde Kariyer modunda olduğu gibi karakter yaratıyoruz. Kariyer modunda gerek karakterinizi yaparken, gerek karakteriniz üzerinde değişiklikler yaparken çıkacak olan ekranlar buradaki ile tamamen aynı. O yüzden bu bölümü ayrıntılarıyla anlatacağım. Unutmamanız gereken çok önemli bir husus şu ki, burada yarattığınız karakter Kariyer modunda kullanılmıyor. O yüzden sakın ola yanılgıya düşüp Kariyer modu için burada uğraşıp karakter yapmayın. Burada istediğiniz kadar karakter yaratabilir ve Get in the Ring veya Play Now kısmında bu karakterleri seçebilirsiniz. Burada karakter yaratırken karşınıza çıkacak tüm seçenekleri şöyle bir açıklayayım...
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-09-2008, 11:59   #7
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Blazing Angels

Bundan yıllar önce uçuş simalatörleri kolleksiyonum vardı. Çıkan her uçaklı, helikopterli oyunu alıp denerdim. Fighter Bomber, Combat Air Patrol, Flight of the Intruder, Gunship 2000, Red Baron ve B17 Flying Fortress benim favori oyunlarımdan bazılarıdır. O dönem neredeyse pilot olmak için askeriyeye gitmek istediğimden bahseder hale gelmiştim. Bu oyunlar insanı ekran başına bağlayabilen alışkanlık yapan oyunlardı. Tabii bu oyunlar simulasyon oyunları oldukları için uçağı dıştan görünüş yönetemiyorduk. Daha basit kontrolleri olan ve değişik bir uçuş oyunu arayan herkesin bulabileceği sadece bir oyun vardı ki simulasyon seven sevmeyen herkesi kendine aşık etmişti. O da efsanevi "After Burner" adlı harika oyundu. Bu oyun uçağı arkadan gördüğümüz ve tüm simulasyon komplikasyonlarını yok etmiş basit bir macera oyunuydu. Eminim bazılarınız bilgisayarlardan, bazılarınız atari salonlarından hatırlayacaktır bu oyunu. Ben işte o günlerden sonra bir daha o tadı verebilen basit bir uçak oyunu bulamamıştım. Ta ki "Ace Combat" serisine kadar. Hem grafikleri ile hem de oynanış tarzı ile beni en çok etkileyen aksiyon-simulasyon tarzındaki bu oyunu neredeyse tüm konsolcular biliyor artık. Ara sıra Ace Combat serisine rakip olmak adına piyasaya çıkan bazı oyunlar olsa da pek de yanına yaklaşır cinsten bir oyun göremedik henüz. İşte bu tarzda bir oyun olan Blazing Angels, PC ve Xbox'tan sonra şimdi de PlayStation 3 için çıktı.

Can dostlarınız Joe, Frank ve Tom

BAWW2'de bir filonun kaptanını yönetiyoruz. Tabii oyunun başında kaptan olarak başlamıyoruz. Fakat gösterdiğimiz başarılardan dolayı kısa sürede rütbe atlıyor ve en zorlu savaş bölgelerine gönderiliyoruz. Oyundaki üç arkadaşımız Joe, Frank ve Tom neredeyse tüm oyunda bizimle birlikte uçuyor ve radyo-telsiz ile hayli başımızı şişiriyorlar. Joe, 19 yaşında bir mekanik dehası ve oyun sırasında uçağımız hasar gördüğü zamanlarda acil tamir çözümleri üretiyor. Bunu nasıl yapıyor derseniz, çok fazla hasar gördüğünüz zamanlarda "sol" tuşa basıp Joe'ya "Bir el at abicim" diyoruz ve ekranda sırası ile rastgele tuş simgeleri çıkıyor. Aynı sıralama ile tuşlara basarsanız uçağınız bir anda yepyeni oluyor. Saçma tabii ama bu bir macera oyunu, gerçekçi bir simulasyon değil, çok da şaşırmamak gerekir. Frank 32 yaşında ve dogfight (uçakların havada kapışmalarına verilen ad. Türkçe'de "it dalaşı") konusunda uzman. Oyunda "sağ" tuşa basarak "Atıl Frank!" diyoruz ve seçili hedefe saldırmaya başlıyor Frank. Tom ise 26 yaşında ve oyundaki en büyük görevi sizin için hayatını öne sürmesi. Eğer aşırı derecede hasar aldıysanız "aşağı" tuşuna basarak "Tom abi, ölüyorum abi, kurtar gözünü seveyim" diyorsunuz ve Tom sizin peşinizdeki düşmanın önüne kendini atıp hasarı kendi üzerine alıyor. Tüm bu özellikleri belli bir süre ile kullanabiliyoruz. Ekranın sol altındaki barda görebileceğiniz gibi zamanla tekrar bu özellikler doluyor ve tekrar arkadaşlarınızdan yardım alabiliyorsunuz. Ayrıca "yukarı" tuşu ile arkadaşlarınıza bazı 'genel emirler' verebilirsiniz. Bunlar, belli bir bir formda beraber uçmak, etraftaki düşmanlara saldırmak ve size saldıranlarla uğraşıp sizi korumak. Tüm bu özellikler tamam belki ama uçağı tamir etme özelliği sayesinde oyunun zorluk seviyesi biraz kolaya indirilmiş bence. Görevler zaten çok da zor değiller, zorlandığınız bir kaç bölümde de aldığınız bu yardımlarla ayakta kalmanız mümkün.




Pearl Harbor, Normandiya, Paris... Filomuz her yerde

Oyunumuzda 2. Dünya Savaşı'ndaki en önemli muharebe alanlarına göreve gidiyoruz. Bunların arasında Afrikadaki savaşlardan Normandiya çıkartmasına, Pasifik'ten Pearl Harbor'a, Paris'den Berlin'e kadar bir çok bölge ve savaş alanı var. Eski versiyonuna iki yeni görev eklemişler, oyun toplam 20 bölümden oluşuyor. 20 görevi de bitirince 'Mini Görevler' kısmı açılıyor ve size yeni uğraşlar çıkıyor. Görevler genelde dörte ayrılıyor. Bombardıman yaptığımız, füze attığımız, torpido kullandığımız ve makinalı tüfeğimizle hava savaşı yaptığımız görevler. Oyunda bir hedefi yok ettiğimizde radyo ile yeni hedefler verilebiliyor ve bazen hem bombardıman yapıyor hem de hava savaşında bulunuyoruz aynı görev içerisinde. Görevler birbirine benzemesin diye çok uğraşmış olsalar da yine de bazen sıradanlaşmaya başlıyor.

Oyunu isterseniz ekranı ikiye bölerek arkadaşlarınızla oynamak mümkün. Ekranı bölerek oynarken, daha sonra açıklayacağım online oyunlarından her hangi birini seçebilirsiniz. Ayrıca 'Ace Combat'da olduğu gibi 'Arcade' bölümü var. Sanki bir arcade salonunda oynarmış gibi, konusuz, dalga dalga gelen düşmanları vurduğunuz, zaman geçirmek için yapılmış bir bölüm bu.

Tek kişilik senaryo ile ilgili vermek istediğim bazı tavsiyeler var. Bombardıman yaptığımız bölümlerde makinalı tüfeğin hedefi dışında yer seviyesinde küçük bir hedef görüyoruz. Bu yer hedefi size bombayı o anda bıraksanız düşeceği noktayı gösteriyor. Mesela uçak savar ve tanklardan oluşan bir grubun üzerine bomba atarken çok alçalıp kendinizi harcamamanızı tavsiye ederim. Yüksekten uçup L2 tuşuna basarak hedefi gösteren kameraya geçerseniz hedefiniz tam düşmanın üzerindeyken L1 ile bombaları salıverin. Birazdan radyodan "Çok güzel vurdun abi" gibi sözler duyunca mutlu olacaksınız. Füze kullanırken ise makinalı tüfeğinizin hedefi füzeler için de kullanılıyor. L1 tuşu ile füze atarken, mümkün olduğunca 30-45 derecelik bir açı ile hedeflere alçalırsanız, tekrar burnunuzu yükseltip düşmanlara çok yaklaşmadan kaçmanız mümkün olur. Suya torpido bırakıp kurvazörleri yokettiğiniz bölümler her ne kadar çok zevkli olsa da en tehlikeli görevler diyebiliriz. İyice alçaktan uçup kurvazöre denize paralel yaklaşmanız gerekiyor. Ekranda çıkacak olan göstergedeki iki küçük okun yeşil olup göstergenin köşelerine yaklaştığını görünce L1 tuşu ile torpidoları salabilirsiniz. Bu bölümlerde mümkün olduğunca dışta duran yalnız kurvazörlerle başlayıp içe doğru gitmenizi tavsiye ederim. Yoksa alçaktan uçtuğunuz için sizi kevgire çevirmekte dakika kaybetmeyeceklerdir. Oyunda en çok karşınıza çıkacak olan hava hedefleri ile dogfight sahneleri ise bazen çok kolay bazense zorlayıcı. Bu tarz hedeflerde sizin kontrol yetenekleriniz ön plana çıkıyor. Ama küçük bir tavsiye vermek gerekirse, manevra ve dönüşler sırasında sol analog'u geri çekip daha keskin dönüşler yapabilir ve düşmanınızın arkasına daha rahat geçebilirsiniz. Tabii ki uçağınızda füzeniz varsa bunları hava savaşında da kullanabilirsiniz ama ısı kontrollü güdümlü füzeler olmadığı için sadece düz gidiyorlar ve yakındaki düşmanlarınız için işe yarıyorlar sadece. Dediğim gibi dogfight'larda başarının anahtarı sıkı kontrol.

Kontrollerden online oyuna kadar detaylar

Uçağın kontrolleri için sol analog ve sağ analogu kullanıyor olsak da PS3 sahipleri SixaxiS'in tilt özelliğini kullanarak uçağı yönetebilirler. PS3 için LAIR ve Warhawk gibi bir çok uçuş oyununun böyle oynanabilecek olduğunu biliyoruz ve bu ilk SixaxiS uçuş oyunu kontrolümde neden bu konu üzerinde çok durduklarını daha iyi anladım. Kesinlikle harika bir özellik. Her ne kadar senelerdir analog ile kontrollere alışmış olduğumuzdan ilk başlarda kolay gelmese de gerçekten SixaxiS çok hassas ve kullanışlı. Ben çok daha kötü bir performans bekliyordum açıkçası fakat beni şaşırtacak kadar kolay ve rahat kullanımı. Tabii ki isterseniz analog ile kontrol mümkün ve belki daha rahat ama mutlaka denemenizi tavsiye ederim, çok hoş bir deneyim tilt özeliği ile uçağımızı kontrol etmek.




BAWW2 grafikleri ile parmak ısırtacak cinsten bir oyun olmasa da kötü grafikli bir oyun da değil. Oyunun 360 ve PC versiyonunda grafikleri daha bir keskin, PS3 versiyonu ise biraz daha yumuşak hatlı. Daha iyi veya kötü diyebileceğimiz pek bir fark yok açıkçası. Uçaklar fena değiller, hepsinin dizaynı güzel aslına bakarsanız. Gördüğüm en iyi uçak grafikleri değil belki ama oyunun atmosferine uygunlar. Hasar gördüğümüzde kanatlarımızdan veya motordan çıkan dumanlar ve alevler oyuna ayrı bir hava katıyor. Binaların ve yer birimlerinin detayları çok fazla değil ama zaten çok da önemli değil çünkü o kadar yakınlarına girmememiz gerekiyor mantıklı olarak. Oyunda hızımızı arttırdığımızda görüntü yanlardan biraz bulanıklaşıyor ve hızlı gittiğimizi hissediyoruz. Ayrıca Paris ve Berlin gibi büyük şehirlerin grafikleri daha bir güzel. Özellikle Eyfel kulesinin bacaklarının arasından geçmek ve binalara çarpmadan hemen yükselmek çok keyifli.

Seslere gelince biraz düşündürücü. Seslendirmeyi yapan kişiler fena değil aslında ama diyaloglar biraz ruhsuz ve kayıt gibi kalmış. Ayrıca bazen bölümü geçtiğinizde karakterimizin ruh halini anlatıp duygusallık yapması uzun sürüyor ve sıkıcı oluyor. Elimizde controller, haydi bitsin artık arkadaşın hikayesi de yeni bölüme başlayalım diyorsunuz. Ses efektleri de oyuna uygun çok da kötü olmayan efektler.




Online modu sayesinde biraz daha kendini toparlıyor BAWW2. Hiç de kötü olmayan oyun stilleri ile 16 kişiyi aynı anda kaldıran serverları ile online modunda uzun bir süre oyalanabilirsiniz. Malesef COD3'de olduğu gibi bu oyunda da aradığım rank sistemini bulamadım. Oyunlarda aldığınız puanlar iyi bir puanlama sistemi ile kaydedilmiyor. Evet belki sıralamarı görebiliyoruz ama daha ayrıntılı bilgilerinizi içeren bir tablo sistemi yapılabilirdi. Fakat online oyun yine de hayli zevkli. Kamikaze, Onslaught, Dogfight, Historical Battles, Duel, Bombing Run stillerinden birini seçerek kendi oyununuzu yaratabilir veya açılmış oyunlara katılabilirsiniz. Unutmadan eklemeliyim ki oyunu LAN üzerinden başka PS3'lerle oynama şansınız da var.

Son sözler

Blazing Angels: Squadrons of WW2 türüne yenilikler getirmeyen, bizleri çok fazla heyecanlandırmayan bir oyun olsa da çok da kötülenecek bir oyun değil. Özellikle başta bahsettiğim gibi uçaklı oyunlardan hoşlanıyorsanız denemenizi tavsiye ederim. Oyun önceki versiyonundan daha gelişmiş olmasa da ekledikleri bir kaç görev ve uçak, kontrollerde SixaxiS kullanabilme imkanı ile kendini az da olsa yenilemeyi başarmış. Ben oyunu bitidikten sonra tek kişilik bölümlerini tekrar oynama isteği duymadım ama online oynayarak bir süre için keyifli zaman geçirdim.

Eğer uçuş oyunlarını seviyorsanız ve bu aralar bir değişiklik arıyorsanız, Blazin Angels kafanızı dağıtmak için, gelip geçici, hoş bir oyun.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-09-2008, 12:00   #8
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Selamlar arkadaşlar, Clancy amcamızın aksiyon dolu yeni bir romanına ve bu romanın son teknoloji kullanılarak hazırlanan oyununun önincelemesine hoşgeldiniz. Oyun hakkında aslında o kadar abartacak bilgilerimiz yok. Fakat oyunun 2008′in ilk çeyreğinde piyasaya sürülmesi planlanıyor. İsterseniz hemen önincelememize geçelim ve oyunumuz nedir, ne değildir öğrenelim�

Aman Petrol, Canım Petrol
Oyunumuz Age of Empires 4 gibi modern bir savaşı konu alacak. Savaşımızın geçtiği yıl da 2020 olarak ele alınmış. Savaşımızın başlıca nedeni şu anda dünaydaki en büyük sorunlardan biri olan petrol. Oyunumuzda tüm dünya çapında petrol krizi yayılıyor ve yavaş yavaş iç çatışmalar boy gösteriyor. Bu ufak kıvılcımlar büyüyüp kocaman, alev alev yanan ve yeni tutuşan bir ateşi oluşturuyorlar, yani 3. Dünya Savaşı�nı.
Yepyeni Silahlar
Durum böyle olunca, biz de ister istemez meraklanıyoruz; acaba silahlarımız neler olacak diye. Bizim bu tür oyunlarda en büyük yardımcımız olan silahlarımızın çoğunun nükleer olacağını tahmin ediyorum. Bakınız Battlefield Bad Company silahlarının çoğunun nükleer olacağı artık ve screenshotlar ile kesinleşmiş durumda. İşte bu yüzden benim düşüncem bu yönde, ki her ne kadar fikrim böyle olsa da, bu duruma üzülüyorum. Neden derseniz biraz sonra anlatacağım�
10 Saniyede Siper Geçmişte Kaldı
Rainbow Six Vegas�ı oynayanlar bilir, yaklaşık olarak 10 saniyede hemen bir yere kıvrılıp çatışmayı kendi lehimize çevirebiliyorduk. Şimdi, silahlarımızın çoğunun nükleer olduğunu varsayarsak, en iyi siper noktasında bile hemen kavruluruz. Yani bu nükleer silah sonuçta, çevreye etki yapıyor. E tamam, siperde ölmezsek de, o zaman nükleer silahın anlamı kalmıyor, al taramalıyı eline, aynı şey olur sonuçta.
Kısaca burada büyük bir mantık hatası oluşuyor. Tom Clancy oyunlarının tamamı siper üzerine kurulduğundan, bu hata da göz ardı edilemiyor. Buna Ubisoft nasıl bir çözüm bulacak, ancak 2008′de öğrenebileceğiz.
Hem Strateji, Hem de Aksiyon
Evet arkadaşlar, oyunumuzun oyun tarihinde ayrı bir yeri olacak. Çünkü adamlarımızı strateji bakış açısıyla yerleştirebilecek, daha sonra da aksiyonu 3.şahıs kamerayla daha iyi yaşayabileceğiz. Yani bu oyunu bir tür Rainbow ile Age of Empires karışımı olarak tanımlayabiliriz. Bir taşla iki kuş yani:)
Taburlar İş Başında
Oyunumuzda yönetebileceğimiz tam olarak 7 farklı tabur var:
Rifleman: Bilindik kurşun asker:) Yani silah taşıyanlar.
Engineer: Daha ağır silah taşıyanlar (muhtemeler nükleer)
Tank: Adı üstünde, tank kullananlar
Transports: Ulaşım aracı kullananlar
Artillery: Uzun mesafe saldırı birimi
Helo: Helikopter kontrol edenler
Comman Vehicle: Komutanlık seviyeliprofosyonel askerler
Son olarak bu konuda eklemek istediğim, oyunumuzun gerçekçilik konusundaniyi olması için Ubisoft�un oyuna eklediği minimum özellikler. Örneğin, bir yerde bir grup askeriniz yaralıysa, oraya sağlık ekiplerini kendi taşıtlarınızla getirmeniz gerekiyor.
Online Dünya
Ubisoft oyunda online özelliğin de bulunacağını söylüyor ama ne derece doğru bilemiyorum. Eğer gerçekten böyle bir online özellik olursa clan şeklinde yapılacak büyük savaşlar yapılan açıklamalar arasında.
Son Sözler
Oyun hakkında bildiğimiz bilgiler bunlardı. Bir de unutmadan, oyunumuz sadece XBOX 360 ve PS3 konsollarına çıkacak. Belki Ubisoft kararı değiştirir ama değiştirse bile PC versiyonu en erken 2009′da çıkar, kararı değiştirmesi bile ço kaz bir olasılık.
Neyse, oyunumuzu sizlere anlatmaya çalıştım. Şimdi yapılacak tek şey oturup beklemek.
Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İki Yüzlü Oyun Yaso Felsefe 0 04-09-2008 09:04
Oyundaki Oyun LeGoLaS Şairlerden Şiirler 0 04-07-2008 23:18
cok zevkli bir oyun уυѕυƒ Oyun 0 04-04-2008 23:16
Öldüren oyun LeGoLaS Dünyadan Haberler 0 02-19-2008 09:21
K500 Oyun Paketi - 80 Oyun AzRaiL Cep Telefon Oyun 0 02-02-2008 22:40


Şu Anki Saat: 12:38


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows