Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Dini Bölüm > Dini Konular > Risalei Nur

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Risâle-i Nur ve Hz. Ali

Risalei Nur


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-14-2008, 22:57   #1
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 33
Mesajlar: 21.060
Thanks: 4
Thanked 7 Times in 7 Posts
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Risâle-i Nur ve Hz. Ali

Risâle-i Nur ve Hz. Ali
Risâle-i Nur eserlerini okuyanlar, bu eserlerde Hz. Ali'ye ve çeşitli vasıflarına sıkça atıfta bulunulduğuna şahit olmuşlardır.

Hatta Risâle-i Nur'da en sık ismi geçen sahabi Hz. Ali'dir.1

Bu çalışmamızda, Risâle-i Nur'da Hz. Ali'nin üzerinde durulan, atıfta bulunulan, önemsenen ve haliyle örnek olarak bizlere sunulan hususiyetleri ile Hz. Ali'nin Risâle-i Nur'la olan ilgisi üzerinde durulacaktır.

Bediüzzaman, eserlerinde Âl-i Beyt'in mânevî şahsiyetinin mümessili hasebiyle, Hz. Ali'ye çok ehemmiyet verir. Bunun en önemli sebebi, İslâm tarihinden bu yana Al-i Beyt tarafından yerine getirilmiş olan Kur'ân ve İslâm'a hizmet metodu ve misyonunun Risâle-i Nur talebelerince tevarüs edilmiş olması ve bu mirasa sahip çıkılmasıdır.

Bediüzzaman, hem kendisi hem de Risâle-i Nur ve Risâle-i Nur talebeleri ile Hz. Ali, Hz. Hasan ve başta Şâh-ı Geylani olmak üzere Ehl-i Beyt arasında ciddi mânevî bir münasebet görür. Bu hususta Risâle-i Nur metinleri içinde telif edilmiş olan "Sekizinci Şuâ", "On Sekizinci Lem'a", "Yirmi Sekizinci Lem'a" ile Gavs-ı Azam'ın Kerâmet-i Gaybiyesi hakkındaki "Sekizinci Lem'a"da genişçe izahlar ve değerlendirmeler yapılmıştır.

Bediüzzaman, kendisini Hz. Ali'nin mânevî bir evladı, Al-i Beyt'in bir ferdi olarak takdim eder. Kendi ifadesi ile: "Gerçi manen ben Hz. Ali'nin (r.a.) bir veled-i mânevîsi hükmünde, ondan hakikat dersini aldım. Ve Âl-i Muhammed Aleyhisselam'ın bir mânâda hakikî Nur şakirtlerine şamil olmasından ben de Âl-i Beyt'ten sayılırım."2 der. Nesep olarak da kendisinin hem Hasenî hem de Hüseynî olduğunu ifade ettiği bazı kaynaklarda yer almaktadır.3

Bediüzzaman'ın yukarıdaki mânâyı teyid eden başka bir ifadesi de şu şekildedir: Ben üveysi bir tarzda bir kısım hakikat ilmini Hüccetü'l-İslâm İmam-ı Gazali'den almışım. Şimdi anlıyorum ki, İmam-ı Gazali aynı dersi üveysi bir tarzda İmam-ı Ali'den almıştır. "Demek İmam-ı Ali'nin mühim bir şakirdi olan İmam-ı Gazali'nin (k.s) başı üstünde bu biçare talebesine şefkatkârane, tesellidarane, en sıkıntılı bir anda bakması, acib değil belki lazımdır."4

Bilindiği gibi, üveysilik, üveysi tarz v.b. ıstılahlar özellikle İslâm tasavvufunda Veysel Karani (r.a.) ile Peygamber Efendimiz arasında vicahen ve şifahen; yani yüz yüze olmayan, mânevî olarak tesis edilen bağlılık ve münasebete telmihen kullanılmaktadır. Veysel Karani nasıl ki, Hz. Peygamber'i görmeden onun dersini talim etmişse, Bediüzzaman da, Gavs-ı Azam (k.s), Zeynelabidin (r.a.), Hz. Hasan ve Hüseyin vasıtası ile Hz. Ali'nin dersini talim emiştir.5

İşte Bediüzzaman, kendisi ile Hz. Ali arasında da bu duruma benzer bir ilişki olduğunu ve dolayısıyla kendisi ve Nur Talebelerinin hizmet dairelerinin bu sayılan zatların hizmet daireleri ile aynı olduğunu beyan etmektedir. Keza Bediüzzaman, Emirdağ Lahikası isimli eserinde, Hz. Ali'nin, Risâle-i Nur'un üstadı ve kendisinin de hakaik-i imaniyede hususi üstadı olduğunu ve Risâle-i Nur'a Celcelutiye kasidesinde rumuzlu işaretiyle pek çok alakadarlık gösterdiğini beyan eder.6

Nur Külliyatı'nda, "Risâle-i Nur, Âl-i Beyt ve İmam-ı Ali'nin bir mânevî hediyesi ve eseri olarak" takdim edilir.7 Ayrıca " Nur Şakirtleri'nin üstadı İmam-ı Ali olduğu"8 ve "Nurun mesleğinde hubb-u Âl-i Beyt'in esas olduğu"9 beyan edilir.

Hz. Ali, Risâle-i Nur'da, Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan'ın en mühim bir talebesi, Kur'ân ilimlerinin birinci naşiri10 ve Âli Beyt'in mânevî şahsiyetinin temsilcisi11 olarak vasıflandırılmıştır.

Risâle-i Nur'da; Peygamber Efendimizin, nazar-ı nübüvvetle ileride Hz. Ali'nin çok musibet ve ithamlara maruz kalacağını görerek onu ümitsizlikten ve ümmeti de onun hakkında su-i zandan kurtarmak için "Ben kimin efendisiysem, Ali de onun efendisidir."12 mealindeki hadis-i şerif nakledilir.13

Ayrıca, Nur Külliyatı'nda, Hz. Peygamber'in, kendisi dahil olmak üzere, abasını Hz. Ali'nin de içlerinde bulunduğu beş kişi üzerine örtmesi ile "Hamse-i Âl-i Aba"dan sayıldığı ve Hz. Peygamberin bu hareketiyle Hz. Ali'yi istikbalde çıkacak olan dahili fitneler dolayısıyla onu ümmet nazarında aklama gayesini güttüğü ifade edilmektedir.14

Bediüzzaman, Hz. Peygamber'in (a.s.m) Hz. Ali'nin şiasına olan övgüsünün, Ehl-i Sünnet ve Cemaat'e ait olduğuna, zira Hz. Ali'ye olan muhabbetlerinin dengeli ve istikametli muhabbeti temsil ettiğine ve hadisçe bildirilen tehlikeli ifrat-ı muhabbetten sakındıklarına dikkati çeker.15

Risâle-i Nur'da, halifeliğin kendisinden zorla alındığı bağlamındaki bir soruya cevap sadedinde, Hz. Ali'nin kendisinden önceki halifelerin şeyhülislamlığını yaptığını, şâyet onları ve onların idaresini benimsemezse kesinlikle bu görevi kabul etmeyeceğini, haliyle halifeliğin kendisinden zorla alındığını iddia edenlerin sözlerinin hakikat olmadığını ve bu iddianın, Hz. Ali'yi, "olduğu gibi görünmeme", yani "takiyye" yaptığı şeklinde bir istifhamı ihtiva ettiği beyan edilir.16

Hz. Peygamber'in neslinin devam ettiricisi olarak Hz. Ali üzerinde durulur. Peygamberimizin "Allah her peygamberin neslini kendi sulbüne koydu, benim sulbümü ise Ali'nin sulbüne koydu" keza, "Ben ilmin şehriyim, Ali ise onun kapısıdır" hadis-i şerifleri nakledilir.17

Bediüzzaman, Fetih Sûresi'nin son âyetinin18 Hz. Ali ile ilişkisini kurar. Bu âyeti; saltanat ve hilâfete tam liyakatle ve kahramanlıkla girdiği halde, zühd, ibadet, fakr ve iktisadı seçen, rüku ve sücuddaki devamı herkesçe teslim edilen Hz. Ali'nin, (r.a.) gelecekteki durumunu ve o fitneler içindeki çarpışmalar sebebiyle mesul olmadığını, isteğinin Allah rızasını kazanmak olduğunu haber verdiği şeklinde tefsir eder.19

İsm-i Azam'ın herkes için bir olmadığı, Meselâ Hz. Ali için İsm-i Azam'ın, "Ferd, Hay, Kayyum, Hakem, Adl ve Kuddüs" olmak üzere altı olduğunu izah sadedinde Hz. Ali'nin ismi geçer.20 Hz. Ali'nin bu değerlendirmesini Bediüzzaman aynen kabul etmiş olmalı ki, bu isimlerin genişçe izah edildiği "Esma-i Sitte" Risâlesi olarak bilinen 30. Lem'a'yı telif etmiştir.

Hz. Ali'nin, tahdis-i nimet olarak ilminin genişliğine ve şümulüne işareten "Evvel-i dünyadan kıyamete kadar ulum-u esrar-ı mühimme bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş, kim ne isterse sorsun. Sözümüze şüphe edenler zelil olur." sözüne dikkat çekilir.21

Yine Risâle-i Nur'da, Hz. Ali, esrar-ı huruf ve cifir ilminde üstad-ı mutlak olarak tavsif edilmektedir.22

Bediüzzaman'ın vefatından önce talebelerine verdiği önemli bir ders olan son mektubunda "Kur'ân'a hizmetteki acib ihlası nereden ders aldın?" mealindeki bir soruya cevap sadedinde "iki noktadan" diye cevap veriyor. Verilen cevabın ikinci noktasında, Hz. Ali'nin ihlas ve ubudiyetteki hassasiyetini şu örnekle nazar-ı dikkate sunuyor: Kendi şahsını ve hayatını düşünmeyerek, tam huzur içinde namazını eda edebilmek için, namaz esnasında kendisine tam bir emniyet sağlayacak bir muhafız ifriti dergâh-ı İlâhî'den niyaz etmiş.23 Yine aynı yerde Hz. Ali kahraman-ı İslâm olarak nitelendirilir.24

Risâle-i Nur'da, Hz. Ali'nin çok önemsenen bir yönü de adalet timsali oluşudur. Hz. Ali hilâfet-i İslâmiye'yi Kur'ân'da mevcut ve kendisinden önceki üç halife döneminde de tatbik edilmiş olan "adalet-i mahza" esasları üzerine oturtmak istemiş ve bu istikamette içtihadda bulunmuştur. "Cemel Vak'ası" olarak tarihe geçmiş olan hadise aslında Hz. Ali'nin temsil ettiği "adalet-i mahza" ile muhaliflerinin temsil ettiği "adalet-i izafiye"nin çatışmasıdır. Bediüzzaman bu tartışmada Hz. Ali'nin isabet; muhaliflerinin ise hata ettiğini beyan eder.25

Nur Külliyatı'nın en önemli Risâlelerinden olan Uhuvvet Risâlesi'nde, Hz. Ali ihlâs timsali olarak tanıtılır ve bu bağlamda aşağıdaki menkıbe bize örnek olmak üzere aktarılır. "Bir vakit İmam-ı Ali bir kâfiri yere atmış, kılıncını çekip keseceği zaman, o kâfir ona tükürmüş. O, kâfiri bırakmış, kesmemiş. O kâfir, ona demiş ki: 'Neden beni kesmedin?' Dedi: Seni Allah için kesecektim. Fakat bana tükürdün, hiddete geldim, nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni kesmedim. O kâfir ona dedi 'Beni çabuk kesmen için (maksadım) seni hiddete getirmekti. Madem dininiz bu derece safi ve halistir; o din haktır.' dedi."26

Bediüzzaman sair İslâm âlimleri gibi Hz. Ali için, "Şah-ı Velâyet" ve "fütuhat-ı İslâmiye'nin pehlivanı" unvanını kullanır.27

Risâle-i Nur ile Hz. Ali arasındaki önemli bir bağlantı ve kesişme noktası da Bediüzzaman'ın, dolayısıyla "Nur Talebelerinin" evradları içine girmiş duâ metinlerinde görülmektedir. Bunları çok kısa bir şekilde tanıttıktan sonra bunlarla irtibatlı olarak sayabileceğimiz ebced ve cifir ilmine de atıfta bulunacağız.

a- Celcelutiye: Hz. Ali'ye ait bir kaside olan ve menşei vahye dayanan28 bu kaside, İmam-ı Gazali gibi bir çok imamların şerhine mazhar olmuştur. Cifirli, ebcedli ve sırlı bir kaside olarak tavsif edilmektedir.29 Bu kasidenin özellikleri ile Risâle-i Nur ve müellifine olan işaretleri "Sekizinci Şuâ" ile "Yirmi Sekizinci Lem'a" da etraflı bir şekilde anlatılmaktadır.

b- Ercuze: Hz. Ali tarafından vezinli olarak yazılan ve gelecekten haber veren meşhur bir kasidedir. Bediüzzaman, bu kasideden hem İslâm'ın ilk dönemi, hem de Risâle-i Nur'la ilgili bir kısım vakaları cifir ve ebced hesabıyla istihrac eder.30 Bu kaside ile ilgili geniş malumat "On Sekizinci Lem'a" da yer almaktadır.

c- Sekine: Sükun ve itminan, temkin, nefisteki telaşın kesilmesi ile hasıl olan kalp huzuru ve sükuneti şeklinde tanımlanır. Hz. Ali'ye atfedilen ve menşe itibariyle aslı vahye31 dayanan, kalp rahatlığı ve kuvveti veren çok mühim bir duâdır. İçerisinde 19 harfli 19 âyet bulunmakta olup, İsm-i Azam'ı da ihtiva ettiği rivâyet edilmektedir. Bediüzzaman, her gün bir çok kere bu isimleri zikir suretinde tekrar etmiştir.32

d- Cevşenü'l Kebir: Matbu Cevşen'in hemen girişinde bu duâ ile ilgili olarak; "Hz. Peygamber'e (asm) Cebrail Aleyhisselam'ın vahiy ile getirdiği ve 'zırhı çıkar bunu oku.' dediği gâyet yüksek ve çok kıymettar bir münâcât-ı Peygamberîdir ki; Zeynelabidin'den (r.a.) tevatürle rivâyet edilmiştir." notu bulunmaktadır. Bu duânın Peygamberimiz (asm) tarafından hususî olarak Hz. Ali'ye talim edildiği rivâyet edilmektedir. Bediüzzaman, Sünnî ana kaynaklarda yer almayan Cevşenü'l Kebir'i Ehl-i Sünnet'e tekrar tanıtır.33 Ve Cevşen'i Ehl-i Beyt'in mânevî gâyet mühim bir mirası ve maden-i feyzi olarak vasıflandırır.34

Bediüzzaman, Cevşenü'l Kebir'i kendisine üstad yaptığını ve günlük vird olarak okuduğunu beyan etmektedir.35 Gerek Bediüzzaman'ın hayatında ve gerekse Risâle-i Nur'a menşe ve mehaz olması açısından Cevşen'in yeri ve etkisi büyüktür.36

e- Cifir ve ebced ilmi: Bediüzzaman'ın Hz. Ali ile münasebetini gösteren unsurlardan biri de ebced ve cifir ilmidir.37 Hz. Ali'nin istikbale ait bir çok işareti bu ilimleri kullanarak verdiği, Nur Külliyatı'nın muhtelif yerlerinde geçmektedir.38 Hz. Ali, Nur müellifini adeta verdiği bu gaybî haberlerin şifresini çözecek bir muhatap olarak görmüştür. Risâle-i Nur'da, Hz. Ali'ye atfedilen ehemmiyet hem ondaki mesajların çokluğundan, hem de Bediüzzaman'ın, küfrü mutlaka karşı İsevilerin dindar ruhanileri dahil, bütün iman ehlini, birlik ve beraberliğe çağırma dâvâsında, Hz. Ali sevgisini öne çıkaran Şiî ve Alevî Müslümanlara ulaşmada Hz. Ali'nin bir ortak payda, sağlam bir köprü oluşu etkili olmuş olabilir.39


SONUÇ

Hz Ali'nin Risâle-i Nur'a bu derece alâkadarlığı ve Risâle-i Nur'da, Hz. Ali'nin gerek şahsının sahip olduğu yüksek meziyetlerin ve gerekse hilâfeti zamanında uyguladığı "adalet-i mahza" anlayışının çağımız iman ve Kur'ân hizmetkârlarına numune-i imtisal olarak takdimi elbette çok anlamlıdır. Bu durum şükrü gerektiren bir mazhariyet olduğu kadar; büyük ve ağır bir vazifeyi omzuna almış olmanın büyük ve hassas sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir. Bu sorumluluğun ana ögesini ise "ihlâs "oluşturmaktadır. Bediüzzaman, bu hususu, havf-reca, celâl-cemal, takdir ve ikazı içinde barındıran bir üslûpla, şöyle dile getiriyor:

"Bilirsiniz ki, Hazret-i Ali (r.a.), o mucizevâri kerametiyle ve Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) o harika keramet-i gaybiyesiyle, sizlere bu sırr-ı ihlâsa binaen iltifat ediyorlar. Ve himâyetkârâne teselli verip hizmetinizi mânen alkışlıyorlar. Evet, hiç şüphe etmeyiniz ki, bu teveccühleri ihlâsa binaen gelir. Eğer bilerek bu ihlâsı kırsanız, onların tokadını yersiniz."40


Dipnotlar
1. Hz. Ebubekir'in 44, Hz. Ömer'in 41, Hz. Osman'ın 17 ayrı yerde ismi geçmesine mukabil H. Ali'nin tam 157 yerde ismi geçmektedir.
2. Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, s. 261.
3. Abdulkadir Badıllı, Mufassal Tarihçe-i Hayat, C. I, s. 36.
4. Bediüzzaman Said Nursî, Lem'alar, s. 327.
5. Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, s. 61.
6. Nursî, a.g.e., s. 200.
7. Nursî, a.g.e., s. 143.
8. Nursî, a.g.e., s. 210.
9. aynı yer.
10. Bediüzzaman Said Nursî, Lem'alar, s. 424.
11. Nursî, a.g.e., s. 29.
12. Tirmizi, Menakıb:19.
13. Lem'alar, s. 29.
14. a.g.e., s. 97.
15. a.g.e., s. 30.
16. a.g.e., s. 31.
17. a.g.e., s. 335.
18. Fetih Sûresi: 29.
19. Lem'alar, s. 37.
20. a.g.e., s. 332.
21. Risâle-i Nur Külliyatı, Nesil Yay., s. 2079.
22. Nursî, Lem'alar, s. 325.
23. Nursî, Emirdağ Lâhikası, s. 218-19. Bu niyazda, İkinci Lem'a'da zikredilen, Hz. Eyyub'un, şahsının çektiği sıkıntıyı nazara almayıp, şifa için duâsını erteleyip ne zaman ki hastalığı ibadet yapmasına engel olmaya başladı, ellerini açıp "Ya Rab! Zarar bana dokundu. Lisanen zikrime ve kalben ubudiyetime halel veriyor" diye duâ etmesindeki incelik ve nükteyi görmek mümkündür.
24. a.g.e., aynı yer.
25. Nursî, Mektubat, s. 50.
26. a.g.e., s. 259.
27. Bediüzzaman Said Nursî, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 113.
28. a.g.e., s. 112.
29. Nursî, Lem'alar, s. 325.
30. a.g.e., s. 191.
31. Buradaki vahiy kavramının Peygamberlere gelen vahiy ile karıştırılmaması gerekir. Zira arada mahiyet ve derece farkı vardır.
32. Nursî, Lem'alar, a.g.e., s. 197,336; Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 109.
33. Bediüzzaman'ın Ehl-i Sünnet ve Şia arasındaki birleştirici vasfı burada da kendisini gösterir.
34. Nursî, Lem'alar, a.g.e., s. 336.
35. aynı yer.
36. Cevşen ile ilgili geniş bilgi için bkz. Peygamberimizin Cevşen Duâsı, İttihad Yayınları, İstanbul 1996; Abdulkadir Badıllı, Risâle-i Nur'un Kudsi Kaynakları, Envar Neş. İstanbul 1994, s. 412.
37. Bu ilim ile ilgili olarak Bkz. Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1993. C. I, s. 287-88.
38. Badıllı, a.g e., s. 925-995.
39. İbrahim Canan, Alevilik Sünnilik Meselesi, İstanbul 2002. s. 53. Benzer bir değerlendirme Türk-Kürt ilişkisi noktasında da yapılabilir. Bediüzzaman'ın Kürt bir coğrafyada dünyaya gelmesine, zamanın tedris dilinin Arapça olmasına rağmen, eserlerini Türkçe olarak yazması, hayatının önemli bir kısmının Türkler arasında geçmiş olması ve kendisine hizmet eden talebelerinin ekserisinin Türk olması ve meşhur bir siyasetçinin deyimi ile, "Nur Talebelerinin Türk'ü, Türkçü değil; Kürd'ü, Kürtçü değil" tesbitinden de yola çıkarak, Türk-Kürt gerginliğinin giderilmesinde Risâle-i Nur, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada ortak payda oluşturma, iman kardeşliğini pekiştirme fonksiyonunu icra edecektir.
40. Nursî, Lem'alar, s. 224.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tag Ekle
ali, hz, nur, risalei, ve

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Risale-i Nur (Nesil Külliyat) уυѕυƒ Dini Programlar 0 04-11-2008 19:11
Risale-i Nur Lugatı уυѕυƒ Dini Programlar 0 04-11-2008 19:10
Risale-i Nur'dan Vecizeler уυѕυƒ Dini Programlar 0 04-11-2008 19:09
Risale-i Nurdan Vecizeler Korax Risalei Nur 0 03-14-2008 22:56
Risale-i Nur'da Dualar Korax Dua, Ayet, Hadis 0 03-11-2008 00:47


Şu Anki Saat: 19:02


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628