Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > Dini Bölüm > Dini Konular > Risalei Nur

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Ali Uçar Ağabey'in Rüyası..

Risalei Nur


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-24-2010, 12:43   #1
Webmaster
 
ALAKAZAM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 2.692
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 398
ALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud of
Standart Ali Uçar Ağabey'in Rüyası..

Bediüzzzaman Hazretlerinin talebelerinden Bayram Yüksel Ağabey, ömür boyu süren iman hizmetini Sofya'daki bir trafik kazasında noktalayıp ahirete intikal ettiğinde, yanında biri daha vardı: ALİ UÇAR
Her gün bir başka yere koşarak iman hizmetinde bulunan Ali Uçar, yıllar önce gördüğü bir rüyayı anlattığında, bu hatırası arkadaşları tarafından teybe alınmıştı. Onun mübarek rüyasını, kasette kullandığı ifadelerle aynen aktarılmış. Mekanları Cennet olsun.

Peygamber Sofrasındaki Şehit

Büyük bir ova ile bitişen bir dağın yamacında, güneşin hareretinin azaldığı sıralarda, kardeşlerle yere otumuş ders yapıyorduk. Ben, risaleleri yeni tanıyan genç bir kardeşin yanında oturuyordum.

Birden, ovada küçük küçük dairesel gölgeler gmrdüm. Yukarı baktım, gökten yüzlerce paraşütlü ve silahlı askerler iniyordu. Biz, ovadan 75-100 m. kadar yüksekteki dağın yamacında idik. Dağ ve ovanın bitiştiği yerde eski şehir harabeleri, asırlık ağaçlar ve bilhassa incir ağaçları bulunuyordu. İnen paraşütlü askerler, derhal harabelere koşup mevzileniyordu. Hemen akabinde, ufuktan toz bulutu gibi süvariler oraya doğru gelip, diğerleri ile savaşa tutuştular. Bu arada kardeşlerle susup hayretler içerisinde, hiç telaş göstermeden yalnızca onları seyrediyorduk. Fakat onlar bizim varlığımızdan haberdar değillerdi. Her neyse... Süvariler, çok geçmeden diğerlerini harebede öldürüp, geldikleri gibi gittiler. Ben, yanımdaki kardeşe, "Düşmanların her an gelip bizi de öldüreceklerini ve aşağıdaki silahlardan bazılarını kullanabildiğimi, ona öğreteceğimi " söyledim. Aşağıya indik, ona bazukanın nasıl kullanıldığını gösterirken, arkamdan bir el omuzuma dokunarak:

- "Ali Uçar sen misin? " dedi. Dönüp baktım ki, kırmızı sakalları göğsüne inen, deve yününden yapılmış ince bir cübbe içerisinde, nurani ve mütebessim bir zat:

- "Benimle gel, seninle bir yere gideceğiz! " Ben, " Arkadaşım da, gelebilir mi?" diye sordum. O, arkadaşıma döndü, tebessüm ederek:

- "Yooook, yooook....o, kalsın!" dedi. Bir kaç defa ısrar etmeme rağmen razı olmadı. Böylece yola koyulduk. Yolda yürürken o zat bana:

- "Bu günlerde hiç risale okudunuz mu?" diye sordu.

- "Evet" dedim. Yine sordu:

- "Orada Davud'un kıssası var mı? Ben yine "Evet" dedim. O zat:

- "Siz, yoksa Davud (a.s) mısınız? dedim. " Evet" dedi. Bir müddet beraber yürüdükten sonra, bir hendek yanına geldik. Davud (a.s), bana:

- "Bismillahirrahmanirrahim diyerek karşıdaki kayaya atla! dedi. Onun dediğini yaparak karşıya geçtik. Daha sonra ikinci bir uçurumun ucuna gelince, Davud (a.s), bana yine:

- "Bismillahirrahmanirrahim de ve karşıya uç. Karşıda şöyle şöyle bir yere varacaksın!" diyerek bana karşı tarafta bir yer tarif etti. Sonra,

- "Anladın mı?" dedi. Ben " Anladım " deyince:

- "Bana tarif et!" dedi. Tarif ettim. Uçuruma bakınca, "Buradan nasıl atlanır?" diye içimden korku ve hayretle düşündüm. Fakat Davud (a.s), insana bakışları ve tebessümü ile güven veriyordu. Hem O, bir peygamber idi.

"O'nun sözüne itimat edilir." diye düşündüm. Ne var ki, bir peygamberden önce davranıp karşıya geçmek, edebe muhalif olur diye, "Önce siz geçin" dedim. Davud (a.s):

- "Önce sen geç, ben sonra geçeceğim" dedi. Ben de, besmeleyi çekip kendimi uçuruma doğru bıraktım. Ellerim önde, ayaklarım arkada, düz bir vaziyette karşıya doğru uçmaya başladım. Rüyada uçmak öyle zevkli, öyle bir lezzetli ki, anlatamam. Her neyse... Karşı tarafa, tarif edilen yere vardım. Orada ayakta birkaç kişi konuşuyordu.

Davud (a.s) yanımıza geldi ve onları bana tanıttı.

- "Bu Süleyman'dır" dedi. Ben, "Yani, Süleyman (a.s) mı ?" dedim. "Evet" dedi. Diğer birkaç peygamberi de, bu şekilde bana tanıttı. Ben, Davud (a.s) 'a hasretle:

- "Bizim peygamberimiz nerede?" diye sordum. Davud (a.s), elini kaldırarak bir tarafa doğru işaret etti. Büyük bir iştiyakla o yöne doğru koşmaya başladım. Tam tepeye ulaşıyorum, ayağım kayıyor, otuz metre aşağıya düşüp, tekrar çıkmaya çabalıyorum. Nihayet yamacı aşarak, koşmaya devam ettim. Bol ağaçlı bir ormana girdim, gittikçe ağaçlar sıklaştı ve birden ağaçlar kesildi. Boyları göğsüme kadar gelen buğday başakları ile dolu bir düzlüğe çıktım. Ortada da bir patika yol vardı. Patika yola girer girmez, Cenab-ı Peygamber'i (a.s.m) gördüm. Büyük bir heyecan içerisinde selam verdim. Gülümseyerek selamımı alan Peygamberimiz:

- "Geldin mi, Ali?" dedi.

- "Geldim, ya Resulallah!" dedim.

O'nun gülümsemesi bana o kadar lezzet vermişti ki, tarif edemem. Adeta o gülümseme içime, iliklerime, bütün hücrelerime kadar işlemişti. Cenab-ı Peygamber (a.s.m) yüzü dolgun, yeni traş olmuş, heybetli, her tarafı nurani ve insana güven veren bir çehre içerisindeydi.

- "Ya Resulallah, bu sefer sizi çok iyi gördüm." dedim. (Cenab-ı Peygamber a.s.m'ı daha evvel, mükerreren zayıf görmüştüm.) Cenab-ı Peygamber (a.s.m), pazularını şişirerek, mütebessim bir şekilde:

- "Evet, çok iyiyim." dedi. Ben buraya nasıl geldiğimi ve başımdan geçenleri anlattım. Savaştan bahsettim. Cenab-ı Peygamber (a.s.m) ciddileşmişti.

- "Onların ikisi de kafirdir. Sizlere bir zarar veremezler." dedi. Cenab-ı Peygamber (a.s.m) ciddileşince, heybetinden dolayı insan taş kesiliyordu. Cenab-ı Peygamber (a.s.m),

-"Arkadaşlar..." deyince, birden kendimi diğer peygamberlerin oluşturduğu bir halkanın içinde buldum. Demek ki, Resulullah (a.s.m) ile konuşurken öyle dalmışım ki, onların varlığının farkına varmamışım. Cenab-ı Peygamber (a.s.m), konuşmasına devam ederek,

-"Sofrayı hazırlayın! buyurdu. Etrafımızdaki peygamberler, koşarak uzaklaştılar. Biraz sonra yemek yenecekti. Ben, Cenab-ı Peygamber (a.s.m) ile oraya doğru, O (a.s.m) önde, ben arkada yürürken, "Risale-i Nur okuduğumuzdan, talebe hizmetlerinden ve diğer hizmetlerimizden" bahsediyordum. Bu arada sofranın başına geldik. Sofra daire şeklinde idi. Cenab-ı Peygamber'in (a.s.m) oturduğu yerin hemem sağında Davud (a.s) ve ben vardım. Karşımdaki zatın kim olduğu zihnimi kurcalıyordu. Herhalde Yusuf (a.s) idi. Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen bütün peygamberler sofrada hazır bulunuyordu. Cenab-ı Peygamber (a.s.m)'in önünde bulunan iki tabakta salata vardı. Her ne ise... Cenab-ı Peygamber (a.s.m) diğer peygamberleri tanıtmaya başladı. Hemen yanındaki Davud (a.s)'ı överek tanıtmaya başladı. Bu arada sırtına hafif hafif vurarak, Kur'andaki bahislerinden de bahsediyordu. Cenab-ı Peygamber (a.s.m), sözünü bitirir bitirmez, ben Davud (a.s)'ın Risale-i Nur'da geçen kıssasını anlattım.

Davud (a.s) isminin, kıssasının risalelerde geçmesine pek memnun olmuş ve bu memnuniyetini diğer peygamberlere mimik hareketleriyle izhar ediyordu. Cenab-ı Peygamber (a.s.m), diğer peygamberleri de bu şekilde tanıttı. Ben de, her defasında onların kıssalarını, Risale-i Nur'da geçen yerlerden naklettim. Hepsi bundan memnun oldu.

Artık yemek nihayete erecekti. Cenab-ı Peygamber (a.s.m),

-" Misafirin duası makbuldür. Yemek duasını sen yap!" buyurdu. Ben, daha evvel ezberlemiş olduğum Sözler'deki duayı ve münacatın sonundaki duayı okudum:

-" Ey bizi nimetleriyle perverde eden Sultanımız! Bize gösterdiğin numunelerinin ve gölgelerinin asıllarını, menba'larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada da yedir. Bizi zeval ve teb'id ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başı boş bırakıp idam etme."

" Ya Rabbi ve ya Rabb-es Semavati ve-l Aradin! Ya Halıkı ve ya Halık-ı Külli Şey! Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilatıyla teshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hakimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle! Ve matlubumu bana musahhar kıl! Kur'an'a ve imana hizmet için , insanların kalplerini Risale-i Nur'a müsahhar yap! Ve bana ihvanıma, iman-ı kamil ve hüsn-ü hatime ver. Hazreti Musa Aleyhisselam'a denizi, Hazreti İbrahim Aleyhisselam'a ateşi ve Hazreti Davud Aleyhisselam'a dağı, demiri ve Hazreti Süleyman Aleyhisselam'a cinni ve insi ve Hazreti Muhammed Aleyhisssalatü Vesselam'a Şems ve Kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nur'a kalpleri ve akılları musahhar kıl!.. Ve beni ve Risale-i Nur talebelerini, nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve Cehennem ateşinden muhafaza eyle ve Cennet-ül Firdevs'te mes'ud kıl! Amin, amin, amin!...
(Şualar: 5)

Bunun üzerine, Efendimiz Cenab-ı Peygamber (a.s.m),

-" Maşallah, ne güzel ve ne cami bir dua. Bu, Bediüzzaman'ın duası. Bir daha oku" buyurdu. Ben tekrar okudum. Cenab-ı Peygamber Efendimiz (a.s.m), yine:

-" Maşallah, ne güzel ve ne cami bir dua. Bir daha oku" buyurdu. Ben yine aşkla ve şevkle okudum. Bana üç kez okuttular.

Artık sofradan ayrılma zamanı gelmişti. Cenab-ı Peygamber (a.s.m), ayağa kalkmıştı. Ben de vedalaşmak üzere yanına yaklaştım. İçimden, " Ben sizin yerinizi öğrendim. Artık sık sık buraya gelirim" dedim. Cenab-ı Peygamber (a.s.m.)'a " Ya Resulallah, biz devamlı Risale-i Nur okuyoruz. Ben şimdi Nur talebelerinin yanına gidiyorum. Onlara ne diyeyim?" diye sordum. Cenab-ı Peygamber (a.s.m.), mübarek parmağını havaya kaldırdı ki, diğer peygamberler gözleriyle takip ediyorlardı. Cenab-ı Peygamber (a.s.m.):

-" Allah (c.c.) sizinle beraberdir" buyurdu. Sonra mübarek parmağını aşağıya, diğer peygamberleri gösterecek şekilde indirdi ve bir daire çizdi:

-" Arkadaşlarım da sizlerle beraberdir." buyurdu. Sonra mübarek eliyle kendini işaret ederek:

-" Bende sizinle beraberim" buyurdu. Cenab-ı Peygamber (a.s.m.), ciddileşmişti. Mübarek sesini yükselterek:

- "Devam edin!... Devam edin!... Devam edin!..." buyurarak, bana son mesajını verdi.

Efendimiz Cenab-ı Peygamber(a.s.m.)'dan ayrılmadan önce sıkıca sarıldım ve uyandığımda kendimi, ayakta buldum.
ALAKAZAM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Hızlı Cevap
Cevapla

Bookmarks

Tags
ağabeyin, ali, rüyası, ucar

Hızlı Cevap
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın

Mesajınız:
Seçenekler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
iskilipli atif hoca-kelebekler sonsuza ucar vcd (FILM) Korax Dini İçerikli Film ve Klipler 1 01-29-2010 00:15
Timurtas Ucar Hoca (407 Tane) Dini Sohbeti уυѕυƒ Dini İçerikli Film ve Klipler 1 12-22-2008 16:42
umudun rüyası уυѕυƒ Deneme, Hikaye 0 04-10-2008 20:18
Orhan'ın Rüyası уυѕυƒ Masal 0 04-10-2008 20:02
Orhan'ın Rüyası LeGoLaS Masal 0 03-15-2008 21:29


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:27 .


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628