Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-05-2009, 15:08   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 36
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Ahmet Haşim'in Hayatı (1884 - 1933)

Ahmet Haşim'in Hayatı (1884 - 1933) Pek çok âlim yetiştirmiş, eski ve yaygın bir aile olan Âlûsizâde'lere mensuptur. 1894 de İstanbul'a geldi. Ahmed Haşim, babasının Arap vilayetlerinde memurluk yapmasından dolayı İstanbul'a geldiğinde Türkçe bilmiyordu.
Önce Nümune-i Terakki Mektebi'ne (1895) devam etti. Mekteb-i Sultani'ye (Galatasaray Lisesi) parasız yatılı olarak girdi (1896) ve buradan mezun oldu (1906).
Reji memurluğu, İzmir Sultanisinde Fransızca öğretmenliği (1907-8), Maliye Mezareti'nde tercümanlık yaptı. I. Dünya Savaşı sırasında ihtiyat zabiti (yedeksubay) olarak askere alındı. Anadolu'nun çeşitli yerlerindeki askerî birliklerde görev yaptı. Böylece bir nisbette Anadolu'yu tanıma imkânı buldu.
Savaştan sonra Düyûn-ı Umûmiye'de çalıştı. Sanayi-i Nefise Mektebi'nde (Güzel Sanatlar Akademisi) estetik ve mitoloji dersleri vermeğe başladı. Bu hocalığı uzun seneler devam etti. 1924 yazını Paris'te geçirdi. Fransız sembolistlerinin yayın organı Mercure de France dergisinde "Les tendances actuelles de la literatüre Turque" adlı, Tanzimattan sonra Türk edebiyatını ele alan bir makalesi yayımlandı (1 Ağustos 1924). Dönüşte Osmanlı Bankası'nda çalıştı. Aynı zamanda Mülkiye Mektebi ve Harp Akademisi'nde Fransızca dersleri verdi ve Sanayi-i Nefîse'deki görevine devam etti. Bu yıllar sanat hayatı bakımından da en hareketli yıllarıdır. 1928 de, hastalığı sebebiyle ikinci defa Paris'e gitti. Dönüşünde sıhhati için daha rahat bir iş; Anadolu Şimendöferleri Şirketi İdare Meclisi azalığı bulmuştu. Hastalığı ilerliyordu. 1932 de tedavi için gittiği Frankfurt'tan iyileşemeden döndü. 4 Haziran 1933 de vefat etti. Mezarı Eyüp'tedir.
Ahmed Haşim'in sanat hayatı Galatasaray'da öğrenci iken başlar. Burada onun şiir zevkini geliştiren ilk tesir, edebiyat öğretmeni Ahmed Hikmet'ten gelir. Mektep arkadaşları İzzet Melih, Hamdullah Subhi, Emin Bülend ve Abdülhak Şinasi ile beraber bir sanat çevresi teşkil ettiler. Bu çevre içinde Haşim'in ilk şiiri Hayâl-i aşkım 7 Mart 1901 tarihli Mecmua-i edebiye'de çıktı. O yıl içinde aynı mecmuada neşredilen onüç manzumemesinde Servet-i fünun şiirinin, bilhassa Cenap ve Fikret'in tesiri görülür.

1906-8 yılları Haşim, Fransız şiirini, özellikle sembolistleri ve Batı edebiyatının estetik temellerini yakından tanımaya çalıştı. Halid Ziya, Kırk yıl'da, Hâşim'in kendi nesli içinde Avrupa şiirini en iyi araştıran ve bilen bir şair olduğunu söyler. 1908 de İzmir dönüşü Aşiyan, Musavver muhit mecmualarında, şahsiyetini daha çok belirten şiirlerini neşre başladı. Bu tarihten ölümüne kadar şiirlerinin çıktığı diğer dergiler Resimli kitap, Servet-i fünun, Rebab, Dergâh, Yeni mecmua ve Yeni Türk'tür. 1909 da Fecr-i âti topluluğuna katıldı. Ancak, grupla bağı bu topluluğun yayın organı durumundaki Servet-i fünun mecmuasına şiir vermekle kaldı. Grubun toplantılarından yalnız birine katıldı. Şahsiyet olarak da bu topluluğun dışında olan A. Haşim, ömrünün sonuna kadar da hiç bir akım içinde yer almadı, kendine has bir şiir ve nesir anlayışıyla kendine has bir şahsiyet olarak kaldı.

Ahmed Haşim'in olgunluk devresini teşkil eden şiirlerde, Abdülhak Hâmid'le beraber, bâzı Servet-i fünun şairlerine tesir eden Şeyh Galib'in duygu ve hayâl gücü hissedilir. Gül-bülbül, Leylâ-Mecnun gibi motifler, mum alevinde yanan pervaneler, alevden kadeh ve şarap, hayâl havuzları... Galib'i hatırlatan veya düşündüren imajlardır.

Ahmed Haşim'in, başta Şiir-i kamer'leri olmak üzere birçok şiirlerinde, Bağdad'da geçen çocukluğuna ait hatıraları bulmak mümkündür. Bazen platonik bir aşk olarak da görünen derin bir anne sevgisi, güneşten kaçıp çöle hayat veren geceye sığınma, hastalık ve ölüm gibi motifler çocukluğundan getirdiği, bazan açık, bazan şuur-altında gizlenmiş hatıraların izlerini taşır. Haşim'in sosyal tarafı bulunmayan şairliği de fıtraten içe-kapanıklığı, çirkinlik ve yabancılık kompleksleriyle izah edilmelidir. Ancak, onun şiirinin asıl kaynağını Fransız sembolizminde aramak lâzımdır. Sembolist şiirle ilk defa, Galatasaray'da iken, Fransızca bir şiir antolojisinde karşı karşıya gelir. Haşim'in, bilhassa Belçikalı şair Emil Verhaeren hakkında Mussavver muhit mecmuasında neşredilen (1908) bir makalesi, onun sembolistlere ne kadar çok yaklaşmış olduğunu göstermektedir. Aynı mecmuada daha sonra Henri de Regnier'yi, 1927 yılında da Hayat mecmuasında Mallarmé'yi tanıtan birer makalesi çıkar.

1921 de Dergâh'da çıkan "Bir günün sonunda arzu" isimli şiirinin fazla müphem bulunarak tenkit edilmesi üzerine, edebiyatımızda şiire dâir en güzel yazılardan biri olan Şiirde mâna ve vuzuh başlıklı makalesini yazar. Bu yazı daha sonra Piyale kitabının başına "Şiir hakkında bazı mülâhazalar" adıyla basılmıştır. Hâşim bu makalesinde, şiirde mâna ve açıklık aranmayacağı, şiirin tasvirî, öğretici veya belâgatçi değil, resullerin sözleri gibi çeşitli yorumlara müsait, sözden çok mûsikiye yakın bir ifade olması gerektiği üzerinde durur.

Bütün hayatı boyunca 80 kadar şiir yazıp yayınlamış olan Ahmed Haşim bu yazısında ortaya koyduğu tarife, şiirlerinde yaklaşabilmiş midir? Gerçekten de onun birçok şiirleri çeşitli tefsirlere açık kalmıştır. Umumî hatlariyle bu şiirler psiko-analitik yorumlara muhtaç renkler, müzikalite, derin bir melankoli ve müphemiyet, uzak ve meçhul diyarlar hasreti arzeder. Konturları gölgelenmiş, karartılmış ve silinmiş birer tablo gibidir. Onlarda gerçek değil, sadece intiba verilmek istenmiştir. Buna göre Hâşim'in şiiri sembolistlere olduğundan daha fazla belki empresyonistlere yaklaşmış olmalıdır. Ahmed Haşim'in nesri, şiirinden çok farklı bir karakter gösterir. Şiirindeki müphemiyete, vuzuhsuzluğa, aşırı santimantalizme mukabil, nesirde açık, berrak, nisbeten sade ve bazan nüktedan, hattâ müstehzi bir ifâdesi ve üslûbu vardır. Onun bu tavrı da gerçekte, "Şiir hakkında bazı mülâhazalar" makalesinde nesirden beklediği vasıflara uygun bulunmaktadır. Gerek fıkraları ve edebî tenkitleri (Bize göre ve Gurabâhâhe-i lâklâkan) gerekse seyahat anektodları (Frankfurt seyahatnamesi) kendi nevilerinde muvaffak olmuş ve beğenilmiş nesir yazılarıdır.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-13-2018, 10:23   #2
zekievrn
 
Üyelik tarihi: Oct 2018
Mesajlar: 61
Tecrübe Puanı: 33
zekievrn has much to be proud ofzekievrn has much to be proud ofzekievrn has much to be proud ofzekievrn has much to be proud ofzekievrn has much to be proud ofzekievrn has much to be proud ofzekievrn has much to be proud ofzekievrn has much to be proud of
Standart

Ahmet Haşim’in Hayatı

1884 yılında Bağdat’ta dünyaya gelen Ahmet Haşim, Arif Hikmet Bey ile Sara Hanım’ın oğludur. Çocukluk dönemi Bağdat’ta geçen Ahmet Haşim, 12 yaşında annesini kaybetmiştir. Bir süre daha Bağdat’ta kaldıktan sonra babası ile beraber İstanbul’a yerleşmiştir. O dönem Mektebe-i Sultani olarak bilinen Galatasaray Lisesi’nde yatılı olarak kalmıştır.

Eğitim aldığı yıllarda öğretmenleri arasında bulunan Tevfik Fikret ve Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Ahmet Haşim’in edebiyata olan ilgisini yoğunlaştırmışlardır. 1907 yılında mezun olan Ahmet Haşim daha sonra hukuk fakültesini kazanmıştır. Hem hukuk okuyup hem de Fransız mektebinde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Bir süre sonra hukuk fakültesini bırakan şair, İzmir’e yerleşerek Maliye Nezareti’nde çevirmenliğe başlamıştır.

Ahmet Haşim’in İlk Şiiri
Ahmet Haşim’in edebiyata olan ilgisi Galatasaray Lisesi’nde başlamıştır. Bilhassa şiir onun kendini ifade etme şekli olmuştur. Yazdığı ilk şiirlerde Abdülhak Hamit Tarhan ve Cenap Şehabettin’in izlerine rastlamak mümkündür. Dolayısıyla onun şiire karanlık kapıdan girdiği, örnek aldığı isimlerden belli olmuştur. Ölümü ve ayrılığı en iyi anlatan bu iki şair, Ahmet Haşim’in ilk eserlerini ortaya koymasında etkili olmuşlardır. Ahmet Haşim’in bilinen ilk şiiri Hayal-i Aşkım’dır. Sonrasında gençlik şiirlerini kaleme almaya başlamıştır.

Ahmet Haşim’in Askerlik Yılları
1912 yılında İzmir’e yerleşen Ahmet Haşim kısa süre sonra yedek subay olarak askere alınmıştır. 1.Dünya Savaşı süresince İzmir’de ve Çanakkale’de askerlik yapmıştır. Savaşın olduğu yıllarda yazmaktan vazgeçmeyen Ahmet Haşim, hayatının bu dönemini kaleme almış ve hatıralar oluşturmuştur. Savaş sonrası izlerini eserlerine serpiştiren yazar, mütarekenin ardından İstanbul’a geri dönmeye karar vermiştir. Harp Akademisi’nde öğrencilere Fransızca eğitimi veren şair daha sonra Osmanlı Bankası’nda görev almaya karar vermiştir.

Ahmet Haşim’in Yurt Dışı Seyahati
İstanbul’daki hayatına adapte olmaya çalışan ancak yoğun iş temposu nedeniyle yorgun düşen Ahmet Haşim bir süre sonra hastalanmaya başlamıştır. 1924 yılında böbreklerindeki rahatsızlık nedeniyle Paris’e gitmiş ancak hiçbir çare bulamamıştır. Hastalığı artarak devam eden şairin 1932 yılında Frankfurt’a gittiği bilinmektedir. Hastalığına çözüm bulmak için bir süre de burada kalan Ahmet Haşim, ne yazık ki ağrılarıyla geri dönmek mecburiyetinde kalmıştır.

Frankfurt yıllarını özel bir eser olarak kaleme alan Ahmet Haşim, bu eseriyle sanatını kuvvetlendirmiştir. Yurt dışından döndükten sonra öğretmenliğe yeniden başlayan şair, 4 Haziran 1933’te Kadıköy’de gerçekleşen ölümüne dek aynı görevde bulunmaya devam etmiştir.


Alıntıdır
zekievrn isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ekrem Tuzlu ( 1933) LeGoLaS Sanatçılar & Ünlüler 1 09-08-2008 06:30
“1919-1933” Ten Bİr ParÇa Yaso İngilizce 0 04-11-2008 21:17
Yahya Kemal Beyatlı (1884 - 1958) LeGoLaS Şairler - Yazarlar 0 03-27-2008 23:01
Halil Özyörük ( 1884)- (1960) LeGoLaS Asker ve Siyasetçiler 0 02-25-2008 20:21
Hüseyin Akbaş 1933 - 1989 AzRaiL Sporcular 0 02-06-2008 14:09


Şu Anki Saat: 14:01


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2019 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows