Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-03-2008, 15:44   #1
ahmetanriverdi
 
ahmetanriverdi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 427
Tecrübe Puanı: 400
ahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond reputeahmetanriverdi has a reputation beyond repute
Standart ahmet telli

AHMET TELLİ hayatı ve şiirleri 1946’da Çankiri’nin Eskipazar ilçesinde dogdu. Hasanoglan ve Pazarören ögretmen okullarinda egitim gördü. Bir dönem köy ögretmenligi yapti. Ardindan Gazi Egitim Enstitüsü’nü bitirdi. Anadolu’da çesitli liselerde ögretmenlik yapti. 12 Eylül’den sonra uzunca bir süre tutuklu kaldi. AKBABALAR KELEBEKLER Yüreği ağzında bir çocuk Gibi alırken kalemi elime Beceriksiz, acemi ve olasıya Yapayalnızım her defasındaBu sonuncu olsun diyorum Ömrümün eksiksiz tek şiiri Yazılsın artık kırk yaşımın Ve bir aşkın bittiği bu geceAkbabalar bin yıl kelebekler Bir mevsim yaşarlarmış ki aşkDa kısa ömürlüdür, başlar Gibi biter yaşanmışsa eğer Yaşanan ne varsa hoşgörünün Bir parçasıdır artık ama ben Yine de yakabilirim bu gece Bütün anılarımı bir şiir için Sonra irkiliyorum, anılarım yoksa Dostlarım da terkedilmiştir yangın Sürüp dururken yurdumda ki o zaman Kıymeti harbiyesi nedir bu şiirin Sabaha karşı dilim paslı Beynim keçeleşmiştir ve yangın Yalnızlığıma sıçrarken üşüyor Bütün sözcükler. Umut yoktur Yüreğim diyorum, kekeme Alıngan, serseri yüreğim Sen nerden bilebilirsin Bir şiirin nasıl yazıldığını --------------------------------------------------------------------------------PÜLÜMÜR ZENCİSİ Gizemli tamtamları bırakıp afrika'daşehvetle giriyor doğanın koynunaöpüşken dudaklarıyla topluyor yıldızlarısokuyor pülümür gençlerinin rüyalarınaGüneşle nerededir bir büyü çözülmesi mi buAkşam öyle uzak öyle yakın ki memelerisevişmek gelir insanın usuna aralıksızdelirtir dokundukça uzaklaşmasıpülümür zencisinin--------------------------------------------------------------------------------İMLASIZ Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. S. BeckettAyağı kayan bir çocukKadar şaşkınım, bilemedimDüz yolda yürümenin imlâsınıKanayan dizlerime bakıp daAğlamayı öğrenemediğim gibiSevgilisi değildim kadınlarımınBir papağan tüneğiydim belkiAma birkaç sözcük öğrendiysemKadınlardan öğrendim, yine deBilemedim sevgilim diyebilmeyiBüyülendim ama büyüyemedimAklım ermedi aynalara ve suyaYüzümü gösterip kalbimi nedenSakladıklarını öğrenemedimŞaşkınım, cahilim ben bu dünyada--------------------------------------------------------------------------------BELKİ YİNE GELİRİMDudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirHer sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünküBir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasaBitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitseAma bir tufan az mı gelir yoksa yine deYırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlakaHiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler.Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kentNe kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzüGidenler nerde kaldılar, özledim gülüşleriniBir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sankiOnlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlananKadınları güzelleştiren herhalde onlardı"Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisiTükürsek cinayet sayılıyor artıkAma nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onlarınUzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklaraTek yaprak bile kıpırdamıyor nedenseVe tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlarAlnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyorKanımın pıhtılarında güllerin serinliğiVe fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudakiDilimin ucunda küfre dönüyor her sözcükYaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorumOkuduğum bütün kitaplar paramparçaÇıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başımaBir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kentBulvar kahvelerinin önünden geçiyorumSarmaşık aydınlar, arabesk hüzünlerBir gazete sayfasında sereserpe bir yosmaSesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyorVe ne zaman yolum düşse vurulduğun yereKızgın bir halka oluyor boynumda o sokakHüznü yalnız atlarımız duyuyor artıkBiz çoktan unutmuşuz böyle şeyleriAma içimde bir sırtlanın dalgın duruşuVe dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcükİçimde zaptedilmez bir kırma isteğiDizginlerini koparan bir at sanki buSoluk soluğa kalıyorum her sonbaharVe sevgilim ne zaman hoşgörülü olsaBir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorumBütün gençliğim böylece geçip gitti işteAma hala bir şeyler var vazgeçemediğimHangi duvar yıkılmaz sorular doğruysaBir gün gelirsek hangi kent güzelleşmezŞiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldıGeri almıyorum külleri yangınlar çıksın diyeDevriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndürSorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokakVe dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcükDudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirBir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasaBitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesemOysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzüİpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüneSessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksizBelki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...--------------------------------------------------------------------------------ÇOCUKSUN SEN / IDünyanın dışına atılmış bir adımdın senÖmrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi buŞu samanyolu hani avuçlarından dökülenKum taneleri var ya onlardan birindeyimYeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyorBir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçteÇocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğumDönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsunSesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımıKötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zamanBirisi adres sorsa önce silaha davranıyorumKekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçupVe üzgün kentler arıyorum ayrılıklar içinBir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadarVe sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşaBir daha doğmamak için doğmak diyorsunÖlümlülerin işi bir de mutlu olanlarınOnların hep bir öyküsü olur ve yaşarlarBırakıp gidemezler alıştıkları ne varsaÇocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulanSusan bir çocuktan daha büyük bir tehditNe olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimseKötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zamanBir kaza olsa adı aşk oluyor artıkAşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansıkSeni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyadaKirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarakYumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesinSonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsunAdınla başlıyorum her şiire ve her mısradaEsirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değilÇOCUKSUN SEN / IIÇocuksun sen sesinin çağlayanına düştümBir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâSallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyleZaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlarDursam ölürüm paramparça olur dünyaÇocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğümUçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidirBırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğunaTutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim içinGözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak(Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunuUnutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç)Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyorKırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleriBu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlardaÜzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorumAyrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığımBir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentteÇocuksun sen alnına kırlangıçlar konanBir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yerOkyanus diyelim istersen ya da sen söyleBatık bir gemiyim orda, seni bekliyorumUpuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarkenGövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içindeVe gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu suÇocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiçGülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı(Soluğunun elma kokması bundandı belki)Bir elma kokusuna tutundum düşerkenSallanıp durmaktayım bir saatin sarkacıNasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyleÇocuksun sen, çocuğumsun--------------------------------------------------------------------------------DÖVÜŞEN ANLATSINElimizde acının kehribar tesbihiki kayıp durmakta parmaklarımızdanEy şairyine bölük pörçük anlattınyine eksik bıraktın bir şeylerigün devrilmekte ama sentutmamışsın acımızın çetelesiniSen sus artık, bize bundan sonrasınıdövüşen anlatsın--------------------------------------------------------------------------------GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİMEGün biter gülüşün kalır bendeanılar gibi sürüklenir bulutlarÖmrümüz ayrılıklar toplamıdıryarım kalan bir şiir belki deAykırı anlamlar arayıp durmagüz biter sular köpürür dekapanmaz gülüşünün açtığı yarauçurum olur cellat olur her geceHer gece yeniden bir talan başlaracı ses olur, ses deli bir yağmureski bir eylüle gireriz böyleceSığındığım her yer adınla anılırben girerim, sokağı devriyeler basarbir de gülüşün eklenir kimliğime--------------------------------------------------------------------------------GÖÇGöç oldu bir acidan öbür aciyaoysa sagrisi kurumamisti atimizindaha dün sürüp gelmistik buralarabugün göründü yine yollarin ucuDevrildi kil çadirlar seher vaktiusulca uyandirildi çocuklarve kadinlar bohçasi çözülmemisbir keder gibi gibi düstüler yolaTurnalar gitti biz gittikbitmedi pesimizdeki nal seslerinerde konaklasak tedirgindikkuruyordu irmaklar ve göllerBir yangin gibi tasiyip durdukkederi ve aciyi gögsümüzdeyer gök duman içindeydi sankigenzimizi yakiyordu ayriliklarZulüm birakmadi pesimizi hiçbiz gittik o buldu izimizikonar göçer olduk yedi iklimdetanigimizdir daglar taslarYalniz bir öfke isiltisi kaldigözlerimizin yorgun sularindayasamak bir inat oldu artikyasamak bir direnme oldu zulmeVe iste devrildi yine kil çadirlargöç basladi bir acidan bin aciyaGeride aksamin küllenen atesive susturulmus çocuk sevinçleri kaldi--------------------------------------------------------------------------------HÂL KOYNUMDA RESMİNSımsıcak konuşurdun konuşuncaırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdunyayla kokuşlu çiçekler açardı sankiçiğdemler güller mor menevşeler açardıSımsıcak konuşurdun konuşuncaHâlâ koynumda resminDağları anlatırdın ve dostluğubir ceylan gibi sekerdi kelimelerSesini duymasam çölleşirdi dünyadağlar yarılır ırmaklar kururdubulutlar çökerdi yüreğimeHâlâ koynumda resminGün akşam olur elinde kitaplarve bir demet çiçekle çıkıp gelirdinbir kez bile unutmadın "merhaba" demeyive en yanık türküleri nasıl da söylerdinbir dostun vurulduğu günHâlâ koynumda resminKaç mevsim kırlara çıkıpçiçekler topladık mezarlar içinBelki ürküttük tarla kuşlarınıbelki kurdu kuşu ürküttükama aşkı ürkütmedik hiçHâlâ koynumda resminVe hâlâ sımsıcak durur anılarsımsıcak ve biraz boynu bükükNe varsa yaşanmış ve paylaşılmışyasak bir kitap gibi durmaktadırve firari bir sevda gibiHâlâ duvarlarda resmin--------------------------------------------------------------------------------SÖZ / DE SARARIROlur, aramam seni ve kimseyiAnıları pas tadında bırakırımKonuşacak ne kaldıysa kalsınSusmaktır birşeylere saygılı kılanAyrılık da bir olanaktır bilirsinİnce bir sis, bir hüzün örtüsüDumanlı bir ıslık yakışır şimdiDudaklarıma, bırakıp giderimSöz / de sararır biterken bir aşkKediye iyi bak çiçekleri sulaDiyorsam da aldırma sözlerimeAlışkanlık işte başka birşey değilSöz / de sararır biterken bir aşk--------------------------------------------------------------------------------SUNUFiller mezarlığında fil ölüleriVe belki birkaç da şiir bulursunuzKi o şiirler kendi ölümlerini sezenBirer kuğuydular kuytu sularda--------------------------------------------------------------------------------YAK SEVDANIN ÇIRASININe hüzünler kurtarır senine çeyiz sandığının ceviz gölgesive ne de acının ses duvarındakiyorgun ve bıkkın bekleyişlerAcılar karartmışsa bile günlerin duvağınıdüşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalarhayat kendini yeniden yaratan bir bahardırverecektir en olgun meyvelerini mutlakayeter ki hüzünler sarartmasın yüzünüYak sevdanın çırasını türkülerlebarajını yıkan bir ırmak gibi katil hayatahüznün isyana dönsün artıkbitsin bezginliğin ölümcül suskunluğuevde kalmış bir cinsellik degildir çünkü dünya--------------------------------------------------------------------------------
ahmetanriverdi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ahmet haşim ahmetanriverdi Şairlerden Şiirler 0 04-03-2008 15:43
Şairler: Orhan Veli Kanık, Nazım Hikmet Ran, Ahmet Haşim, Can Yücel, Ahmet Kutsi Tece уυѕυƒ Türk Dili ve Edebiyat 0 04-02-2008 19:03
Ahmet Rasim LeGoLaS Sanatçılar & Ünlüler 0 03-30-2008 20:31
Ahmet UYSAL.. LeGoLaS Şairler - Yazarlar 0 03-27-2008 22:09
Ahmet Abİ By-AsK Şairlerden Şiirler 0 03-21-2008 19:01


Şu Anki Saat: 02:09


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows