Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-20-2009, 16:57   #71
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Ailevi Akdeniz Ateşi
Türkiye, Kuzey Afrika ülkeleri, Ermeniler, Araplar ve Yahudilerde görülen kalıtsal özelliği ön planda olan bir hastalıktır. Hastalığın ana karakteri tekrarlayan akut (birden başlayan), kısa süreli, ağrılı peritonit (karın zarı iltihabı), plörit (akciğer zarı iltihabı) ya da artrit (eklem iltihabı) atakları olmasıdır, buna deride kızarıklık da eklenebilir. Hastaların bir bölümünde böbrek etkilenebilir ve bu durum amiloidoz olarak adlandırılır. Nadir olarak amiloidoz dışında da böbrek tutulumları ve damar iltihabı görülebilir. Böbrek tutulumu böbrek yetersizliğine neden olabilir.
FMF geni ( MEFV ) 16 numaralı kromozomun kısa kolunda yer alır. 10 eksondan oluşur ve 781 aminoasitli bir protein sentezler. Genin klonlanmasıyla birlikte hastalıkla ilgili mutasyonlarda tanımlanmaya başlamıştır. Hastalığın en önemli ve hayatı tehtid eden komplikasyonu sekonder amiloidosis gelişimidir. Nedeni açıklığa tam kavuşmuş değildir. Türk toplumunda diğer etnik gruplara göre daha sık görülür (%0,1). Bir diğer inflamatuar hastalık olan Behçet Hastalığında MEFV genine ait M694V ve V726A mutasyonları sağlıklı kontrollere göre daha sık bulunmuştur. Romatoid Artritte ise E148Q mutasyonunu taşimak amiloidosis gelişme riskini 7 kat arttırmaktadır.

Nedeni
Son zamanlarda bu hastalıkta "Pyrin" adı verilen bir gende mutasyon (değişme) olduğu saptanmış olmakla birlikte, tam olarak neden geliştiği bilinmemektedir.

Tanı
Atak geçiren hastalarda tanı klinik bulgulara, aile öyküsüne, muayene bulgularına ve laboratuvar testlerine dayanarak konur. Hastalarda genetik inceleme yapılmasının yararı sınırlıdır, çünkü bu güne kadar tanımlananan mutasyonlar FMF hastalarının ancak %80'inde bulunmuştur. Bununla birlikte, tipik olmayan olgularda genetik analizin yararı olabilir.

Tedavi
1973 yılında ortaya atılan, günde 1-2 mg devamlı kolşisin tedavisinin ve hastaların önemli bir bölümünde çoğu hastada atakları ve amiloidoz gelişimini önlediği saptanmıştır. Bununla birlikte, tedaviye uyum göstermeyen hastalar ve kolşisine başlamadan önce amiloidoz gelişen kişiler için amiloidoz hala karşılaşılan bir problemdir. Kolşisinin atakları nasıl önlediği ya da amiloidoz gelişimini nasıl engellediği bilinmemektedir. bununla birlikte, kolşisinin FMF ataklarını önlemedeki etkinliğinin amiloid oluşumunu durdurmak olmadığı bilinmektedir. Çünkü kolşisin tedavisi uygulanan bazı hastalarda atakların sıklığı değişmezken, amiloidoz gelişimi durmaktadır. Kolşisin tedavisinin FMF hastaları için güvenli ve uygun bir tedavi olduğu bilinmektedir. Kolşisinin bebek üzerinde zararlı bir etkisi gösterilmemiş olmakla birlikte, hamile FMF hastalarına amniyosentez yapılması (bebeğin içinde bulunduğu su kesesinden örnek alınması) ve fetüsün genetik incelemesinin yapılması önerilmektedir.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:32   #72
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Neler Allerjiye neden olabilir?
Bazı yiyecekler
Hayvan tüyü
Bekletilen yiyeceklerdeki kimyasal maddeler
Kozmetik ürünler
Çiçek tozları
Ev tozları
Böcek ısırıkları
Soğuk-sıcak
Bazı ilaçlar
Allerji sadece solunum yolu ile alınan ya da yediğimiz yiyeceklere mi karşıdır?
Hayır, yukarıda saydığım nedenlerden anlaşılacağı gibi deri yolu ile (temas yolu ile) de olabilir. Sonuç olarak allerji solunum, sindirim ve deri yolu ile olabilir.


Allerji belirtileri nelerdir?
Genellikle hapşırık, burun akıntısı, göz sulanması, kızarması ve kaşıntısı, deride döküntü, kızarıklık, kaşıntı ve bazen de bazı organlarda şişlik (avuç içi, göz kapağı, dudak v.b ) ve solunum güçlüğü allerji belirtileri arasında sayılabilir.
Burun akıntısı, hapşırık aynı zamanda grip belirtileri değil midir? Nasıl ayırt edilebilir?
Bu belirtilerin ne zamandan beri olduğu önemlidir. Gripte belirtiler kısa sürelidir ve tedavi ile geçer. Allerji belirtileri genellikle süreklidir. Gripte ise, ateş ve kırgınlık görülür ve ayrıca gözde kızarıklık olur ama kaşıntı olmaz.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:32   #73
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Aşırı bilgisayar kullanımına bağlı olarak ortaya çıkabilen şikayet ve bozukluklar ve bunlardan korunmaya yönelik öneriler:


Tekrarlayıcı harekete bağlı bozukluklar


El bileği sendromunda median sinir el bileği hizasında içinden geçtiği el bileği kanalında sıkışır, yapısı bozulur ve işlevini yapamaz. Median sinir, küçük parmak ve yüzük parmağının dış yarısı hariç, elin iç yüzünün duyarlığını ve el ayası içindeki bazı kasların ve baş parmağı hareket ettiren bazı kasların çalışmasını sağlar. Median sinir görevini yapamayınca elde uyuşukluk ve ağrı, başparmak hareketlerinde ve el sıkma gücünde azalma ortaya çıkar, el becerisi bozulur, incelik gerektiren el işleri yapılamaz. Eldeki ağrı nedeniyle kişi geceleri uyanır, elini sallayarak ve silkeleyerek ağrıyı bir oranda azaltmaya çalışır. Olay bir kere geliştikten sonra tedavisi güç bazen da başarısız olduğundan hastalık hakkında önceden bilgili olup ortaya çıkışını önlemek en iyi yoldur.

Boyun kaslarında ağrı ve tutulma

Belli bir duruşta (postürde) uzun süre kalmakla boyun kasları kasılır. Bu durum boyunda, bazen boyunla beraber başın arka kısımlarında ağrı sertlik ve uyuşukluğa yol açar. Çalışırken kişinin stresli olması, monitorün baş hizasından yukarda olması, aynı baş duruşunu değiştirmeksizin uzun süre sürdürmek boyun tutulmasını kolaylaştırır.

Gözlerde yorulma

Sabit bir noktaya sürekli bakmak gözleri yorar. Gözlerin değişik yönlere hareketi göz küresini hareket ettiren 6 değişik kasla sağlanır. Ayrıca gözler yakına ve uzağa baktığında, görüntünün retinaya odaklaşmasını sağlamak için, göz merceğini bombeleştirip yassılaştıran göz içindeki kaslar çalışır. Değişik yönlere ve uzaklıklara bakmak ile değişik göz kasları çalıştığından göz yorulmaz. Sabit bir noktaya sürekli bakmak ise gözleri yorar. Ayrıca ekrandaki görüntü ve ışık ayarının iyi yapılmamış olması, monitör ışığının titreşimli olması da göz yorgunluğunda etkili olur. Bunlara uykusuzlukta eklenebilir ve böylece uzun süre bilgisayar kullanan kişilerin gözlerinde yorgunluk hissi, kızarıklık ve yanma ortaya çıkar.

Uykuya ayrılan saatlerin azalması

Bilgisayar tutkunları birazdan kalkacağım diyerek uykularından çalarlar ve gece geç vakte kadar otururlar... Oysa sabah kalkıp işe gideceklerdir. Televizyon uyutur, bilgisayar, özellikle internet kişinin aktif katkısına ve ilgisine bağlı olduğundan uyanık tutar. Bilgisayar tutkunu gecenin ikisinde, üçünde, istemeyerek bilgisayar başından ayrılır. Uyku azlığı sonucu kişi sürekli olarak kendini yorgun hisseder, çabuk sinirlenir, konsantrasyon gücü azalmıştır iş verimi düşer.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:32   #74
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Ne az ne çok terleyin

Aşırı terlemenin de terlemeyi önleyici kozmetik ürünler kullanmanın da sağlık açısından zararları bulunuyor.



Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Aktaş, terlemenin normal oranlarda gerçekleşmesinin insan sağlığı açısından faydalı olduğunu, buna karşın terlemenin önlenmesi veya fazla miktarda gerçekleşmesinin ise zararlı sonuçlara yol açtığını söyledi.

İnsanların kış aylarında soğuk havalardan korunmak için gereğinden fazla giyinmelerinin terleme oranını artırdığını ve bazı sağlık sorunlarına neden olduğunu bildiren Prof. Dr. Aktaş, şunları söyledi:

''Terleme ve sonrasında terin buharlaşmasıyla vücudun ısı dengesi sağlanır. Ter bezlerinin yaydığı sıvı, vücuttan atıldıktan sonra buharlaşır ve böylece vücudun ısı dengesi korunur. Ayrıca vücuttaki üre, ürik asit, tuz ve diğer zararlı maddeler terleme yoluyla dışarı atılır. Böylece ter bezleri adeta birer böbrek gibi çalışarak kanın temizlenmesine yardımcı olurlar. Ancak kış aylarında fazla kalın giyinilmesine bağlı olarak meydana gelen aşırı terleme sonucunda terin soğuması halk arasında (kulunç tutulması) olarak bilinen Miyalji'ye yol açar. Bu durumda bel, boyun, omuz ve çeşitli kas tutulmaları meydana gelir.'' İnsanların yaz aylarında daha fazla terlemesi gerekirken, gereğinden kalın giysiler giyilmesi nedeniyle terlemenin kışın daha fazla yaşandığını kaydeden Prof. Dr. Aktaş, terlemenin fazla oranda gerçekleşmesinin, kas tutulmalarının yanı sıra solunum yolu ve akciğer enfeksiyonlarına da neden olduğunu belirtti.

Hava sıcaklığına göre kıyafet

Terlemeyi kozmetik ürünler kullanarak önlemeye çalışmanın sağlık açısından zararlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ekrem Aktaş, şöyle devam etti: ''Özellikle koltuk altına veya yüze uygulanan terlemeyi önleyici kozmetik ürünler, ter bezlerinin ağzının kapanmasına ve dolayısıyla iltihaplanmaya neden olmaktadır. Bu nedenle hangi mevsimde olursa olsun bu tür kozmetik ürünlerin kullanılmasından kaçınılmalıdır. Terlemenin önlenmesi ile vücut sıcaklığı dengesi bozulabilir. Bunun sonucunda da ateş yükselmesi görülebilir. Tersine terlemenin fazla miktarda olması da yukarıda sıraladığımız sorunlara yol açabilir. Bu nedenle kıyafet tercihine dikkat edilmelidir. Her mevsim, havanın sıcaklığına göre terlemenin normal oranlarda gerçekleşmesini sağlayacak kıyafetler giyilmelidir.''
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:32   #75
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre 'gülme beklentisi bile' stresi azaltıp bağışıklık sistemini güçlendiren hormonun kandaki seviyesini artırıyor.

KAHKAHA atarak gülmenin sağlık için çok yararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlandı. ABD' nin California eyaletindeki Loma Linda Üniversitesi'nden Dr. Lee Berk, 'gülme beklentisinin bile' kanda bağışıklık sistemini güçlendiren hormon düzeyini artırdığını ve bunun gün boyu sürebildiğini ortaya çıkardı.

ARAŞTIRMA için 8 erkeğe komedi filmi izlettirildi, 8 erkek ise dergi okudu. Bir komedi filmi izlemeyi umanların kanlarındaki beta endorfin hormonu yüzde 27, büyüme hormonu düzeyi yüzde 87 oranında arttı. 'Stres azaltan etki', kimi deneklerde 12 ile 24 saat arası devam etti.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:33   #76
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. 35-45 yaş arası kadın ölümlerinin en sık nedeni meme kanseridir. Her 10 kadının birinde meme kanseri görülmektedir. Toplumda ortalama her 100 bin kadının 20'sinde meme kanseri vardır. Erkeklerde kadınlara göre meme kanseri daha nadir görülmektedir. Fakat bunlarda da seyir daha hızlı ve kötüdür.

Prof. Dr. Hasan Taşçı meme kanserinin nedeninin tam olarak bilinmediğini ancak burada kalıtım, beslenme şekli, sosyo-ekonomik durum, regl durumu, doğumlar, doğum kontrol hapları gibi birçok faktörden bahsedilebileceğini belirtmektedir.

Meme kanseri için kesinleşmiş risk faktörleri şunlardır:

Yaşın ileri olması (45-55 yaş arası en sık görülen yaş aralığıdır. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar.)

Annede 50 yaş altında meme kanseri görülmesi veya annenin her iki memesinde de meme kanseri olması

Hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumunu 35 yaşın üstünde yapmak (20 yaş altında doğum yapanlarda meme kanseri daha az görülür.)

Emzirememek

İlk adetin 12 yaş altında görülmesi

Geç menapoza girmek (55 yaş üstü)

Menapoz sonrası dönemde gelişen şişmanlık

Yumurtalık ya da rahim kanseri olanlar

Beslenmede doymamış yağların aşırı kullanımı (margarinler)

Meme kanserinde erken tanı yaş**ı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Erken tanı sayesinde günümüzde meme kanserinden ölümler yarıya inmiştir. Memenin korunmasına ve daha kaliteli yaşama olanak sağlaması, erken tanıyı daha da önemli hale getirmektedir. Meme kanserinin erken evrede saptanması büyük ölçüde mamografik tarama ile mümkün olmuştur. Tarama programları yaygınlaştıkça saptanan nonpabl, yani ele gelmeyen erken evre meme kanseri sayısı da giderek artmaktadır. Meme kanserine erken dönemde tanı koyabilmek için gelişmiş ülkelerde 40 yaş üstü kadınlarda yıllık mamografi takipleri yapılmaktadır.

Meme hastalıklarında en uygun tedavi yönteminin seçilmesi ancak hastalığa doğru ve kesin bir tanı koyulması ile mümkündür. Doktor veya hasta tarafından memede bir lezyon tespit edildiği zaman her şeyden önce bu lezyonun tabiatının kesin bir şekilde anlaşılması gerekir. Bu da hastanın durumunun iyi değerlendirilmesi ve kesin tanı konulması ile gerçekleşir. Şüphesiz yapılan çalışmalarda en büyük görev hastayı ilk defa gören ve muayene eden hekime düşmektedir.

Kesin tanıya kadar memede saptanan her lezyonun kanser olabileceği olasılığı akıldan çıkarılmamalıdır. Memelerinde bir şiş oluştuğu zaman bunun önemini kavrayamayan hastalar, erken evrede tedavi olmasa ne gibi sorunlar çıkacağını düşünememektedirler. Memedeki kitle, zamanla büyük boyutlara ulaştığında hekime başvurmaktadırlar. Meme kanserinde hastaya bağlı tanı gecikmesinin ikinci önemli nedeni psikolojik faktörlerdir. Bazı hastalar doktorun kendilerinde kötü bir hastalık olduğunu söyleyeceğinden korkarak hekime gitmezler. Bu çok yanlış bir düşüncedir. Zira memede kötü huylu bir hastalık varsa, bir an önce teşhis ve tedavi edilmelidir. Memedeki hastalık iyi huylu bir hastalığa bağlıysa da, tedavisi erken dönemde yapılır. Meme şikayeti ile doktora başvuran kadınların ancak 10 tanesinin birinde meme kanseri tespit edilmektedir. Halk arasındaki bir yanlış inanış da 'kanserin ameliyatla azacağı' düşüncesidir.

Hastaların kendini kendini muayenesi
Memedeki lezyonların saptanmasında kadınların kendi memelerini muayene edebilmeleri çok önemlidir. Meme kanserinin erken bir dönemde teşhis edilmesini sağlar ve dolayısıyla tedavide başarı şansı artar. 20 yaşından büyük kadınlar her ay kendileri meme kontrollerini yapmalıdırlar. En uygun zaman, adet bitiminden sonraki 2. ve 3. günlerdir. Bu dönemlerde memelerde şişme ve hassasiyet çok daha düşüktür. Menapoza girmiş kadınlar ise, muayene için her ayın ilk günü gibi bir günü seçebilirler. 40 yaşın üstündeki kadınlar yılda en az 1 kez mamografi ile kontrol yaptırmalıdırlar.

Meme kanserinin belirtileri

Memede ele gelen kitle, şişlik

Meme derisinde çöküntü (Retraksiyon)

Meme derisinin portakal kabuğu görünümünü alması

Meme derisinde veya meme başında egzemaya benzeyen iyileşmeyen yaralar

Meme başından kanlı akıntı gelmesi

Meme başının içeriye doğru çökmesi

Memenin boyutlarında küçülme ya da büzülme

Meme uçlarının içe dışa veya yukarıya doğru kıvrılması

Koltuk altında ele gelen şişlik

Tedavi yöntemleri
Meme kanseri tespit edilmiş hastaların kanserin boyutuna göre, tedavi yöntemleri değişmektedir. Erken dönemde gelen hastaların tedavisinde memesinin tamamı alınmamakta, sadece tümörlü kısım etrafındaki sağlam doku ile çıkartılmaktadır. Eğer koltuk altında yayılma varsa, tedaviye radyoterapi veya kemoterapi ilave edilmektedir.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:33   #77
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Mide Bulantısı kader mi?

Sık sık ve nedenini anlayamadığınız bir şekilde mideniz mi bulanıyor? Kokulara, yediklerinize hatta sinirlenmeye karşı tepkilerinizde bulantı ön planda mı? Tıbbi yardım aramadan ya da ilaçlara sarılmadan önce evde alabileceğiniz bazı önlemler var:
* Odanızı serin tutun
* Yağlı veya kızartılmış yiyeceklerden uzak durun
* Margarin veya tereyağı yemeyin
* Bol miktarda su için, su midenizdeki asitleri etkisiz hale getirmeye yardımcı olur
* İçecekleri yavaş yavaş için
* Az miktarda soda için
* Bir şeyler yiyin! Gün boyunca iki veya üç defa çok yemek yerine dört veya beş öğün veya az yemek yiyin
* Büyük öğünleri akş** yerine öğlen yiyin
* Yemek yedikten sonra en az bir yarım saat boyunca yatmayın
* Yatmak zorundaysanız, başınızı ayaklarınızdan yukarıda tutun
* Sabah uyandığınızda hafif, midenize dokunmayan şeyler yiyin
* Yemeden önce sıcak yemeklerin ve içeceklerin oda sıcaklığına gelinceye kadar soğumasını bekleyin
* Evden uzaktayken veya seyahat sırasında kötü hissederseniz, emmek için yanınızda şeker bulundurun
* Temiz hava alın ve kısa bir yürüme de olsa hafif egzersiz yapın
* Esneme veya ağır egzersiz mide bulantısı daha da kötüleştirebileceğini unumayın
* Nane ve papatya gibi bitkisel çaylar mide bulantısını tedavi etmek için işe yarayabilirler
* Nane çayı, nane yağının dumanını içinize çekin.
* Nane ile limonun kaynatılarak içilmesine kocakarı ilacı demeyin, genellikle işe yarar
* Zencefil yararlı olabilir
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:33   #78
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Yediklerimiz Nasıl Harcanır?
3 dilim ekmek 79 dakika yürüyüş veya 45 dakika ev temizliği *****lı tost 18 dakika jimnastik veya 11 dakika ip atlama 100 gr. pastırma 125 dakika kayak veya 36 dakika ev temizliği 1 kase mercimek çorbası 44 dakika yürüyüş veya 12 dakika ip atlama 1 tabak patlıcan musakka 28 dakika jimnastik veya 36 dakika ev temizliği 1 cheesburger 65 dakika jimnastik 39 dakika ip atlama 1 tabak zeytinyağlı barbunya 160 dakika kayak veya 80 dakika yürüyüş 1 adet muz 25 dakika yürüyüş veya 50 dakika kayak 1 dilim üzümlü kek 17 dakika jimnastik veya 22 dakika ev temizliği





Yediklerimiz Nasıl Harcanır?


3 dilim ekmek 79 dakika yürüyüş veya 45 dakika ev temizliği *****lı tost 18 dakika jimnastik veya 11 dakika ip atlama 100 gr. pastırma 125 dakika kayak veya 36 dakika ev temizliği 1 kase mercimek çorbası 44 dakika yürüyüş veya 12 dakika ip atlama 1 tabak patlıcan musakka 28 dakika jimnastik veya 36 dakika ev temizliği 1 cheesburger 65 dakika jimnastik 39 dakika ip atlama 1 tabak zeytinyağlı barbunya 160 dakika kayak veya 80 dakika yürüyüş 1 adet muz 25 dakika yürüyüş veya 50 dakika kayak 1 dilim üzümlü kek 17 dakika jimnastik veya 22 dakika ev temizliği



• Dinlendirici maske Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki Malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.

Malzemeler

1 adet yumurta sarısı

1 kase yoğurt

1 tatlı kaşığı zeytinyağı

5 damla havuç yağı

Hazırlanışı : 1 adet yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın. Zeytinyağını ve havuç yağını ekleyin.

Uygulaması Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip, ılık suyla temizleyin.

Sonuç Cildi, özellikle güneşin zararlı etkilerine karşı koruyan ama bronzlaşmayı da artıran bu maskenin nemlendirici ve besleyici etkisi kendini hemen gösteriyor.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:33   #79
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Bahar yorgunluğunu 'beslenme'yle yenin

Baharda metabolizmada yaşanan değişikliklere karşı önlem alınmazsa, sorunlar kronikleşebilir...



Kış aylarının karanlık ve kasvetli havası, soğuk günleri artık yerini ılık bahar günlerine bırakıyor. Bir hastalık olarak tanımlanan bahar yorgunluğu önlem alınmazsa kronikleşebilmektedir. Isınan havalarla birlikte birçok kişide özellikle halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak şikâyetler görülmekte ve bunların temel nedeni bahar yorgunluğuna bağlanmaktadır.


Vücudumuzu nasıl etkiler?

Hava ve mevsim değişikliği insan biyoritmini olumsuz etkilemektedir. Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükü artmakta ve bu yük havada bulunan pozitif ve negatif yüklü iyonlar aracılığıyla taşınmaktadır. Bu taşıma dengesi bozuklukları, iklim değişikliği dönemlerinde sıkça karşımıza çıkmakta, insanlarda yorgunluk belirtilerine ve hatta ruhsal sıkıntılara yol açmaktadır. Kas ağrıları, omuz, sırt ve boyun ağrıları yine baharın gelişiyle artmakta, yorgunlukla birlikte; konsantrasyon bozukluğu, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması ve uyku bozuklukları görülebilmektedir.

Yanlış beslenme alışkanlıkları, vitamin ve minerallerin besinlerle yeterli miktarda alınmaması, hareketsiz yaşam biçimi, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri bahar yorgunluğunun altında yatan nedenler olabilmektedir.


Nasıl beslenmeli?

Sebze ve meyveler bahar döneminde artan vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanması açısından oldukça önemlidir.
Geceleri ağır ve yağlı yemek yememeye özen gösterilmelidir.
Kahve, çay, soğuk içecekler gibi kafeinli içecekler azaltılmalıdır.
Tüketilen su miktarı artırılmalıdır.
Düzenli olarak haftada 3 gün 45 dakika süreyle yapılacak tempolu yürüyüşü içeren aktif bir yaşam tarzı benimsenmelidir.



Kuşburnu

Kuşburnu meyveleri A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile mineral maddeler, özellikle fosfor ve potasyum elementleri bakımından oldukça zengindir. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. Etkin bir kan temizleyici, bağırsak yumuşatıcı, kurt düşürücü olan kuşburnu, C vitamini zenginliğinden ötürü vücudun gelişmesini düzenler.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 17:33   #80
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Kuş Gribi Nedir?
Tıp dilinde Avian Gribi olarak da isimlendirilen Tavuk Vebası ya da son günlerde sıkça duyduğumuz ismi ile Kuş Gribi dünya sağılığını tehdit etmeye devam ediyor. Henüz hastalığın bulaşmasını tamamen önleyecek önlemlerin alınamadığını bildiren uzmanlar, geçmiş yıllarda insanlara bulaşımının olmadığı bu virüsün mutasyona uğrayarak artık insanlar için de ciddi tehlikeler yaratabileceği uyarısında bulunuyorlar. Dünya üzerinde grip virüsünün birçok çeşidi bulunuyor. Her yıl grip aşısı çalışmalarında çıkan yeni tip virüsler grip aşısının hazırlanmasında önem taşıyor. Dünyada gribe neden olan virüsler genel olarak A,B,C olarak kategorize ediliyor. Değişik karekterde olan bu virüslerden B ve C tipi, insanda grip enfeksiyonuna neden olurken; A tipinin kanatlı hayvanlarda Avian adı verilen bir çeşit gribe neden olduğu bilinmektedir.


H5N1 virüsünün özellikleri, etkileri...
Kuş gribine neden olan en tehlikeli virüs H5N1''dir. Bilimadamları, Asya’da çeşitli ülkelerdeki kümes hayvanları çiftliklerini harabeye çeviren kuş gribi virüsü H5N1’in olası etkileri şöyle sıralıyor;

Etkileri: Bir yerde bu virüsün tespit edilmesiyle, hükümetlerin virüsün hızla yayılmasını önlemek için kümes hayvanlarını itlaf etmesi nedeniyle virüsün görüldüğü bölgelerde kümes hayvancılığı sektörü ağır darbe yiyor. Yetkililer ayrıca, virüsün değişime uğrayarak insanlar için tehlike yaratmasını ve grip salgınına yol açmasını önlemek için herhangi bir salgını süratle yok etmek istiyor. Virüs ayrıca ne kadar çok yayılırsa değişime uğrama olasılığı da o kadar çok artacaktır.

İnsanlar için tehlikesi: Asya’da iki yol önce ortaya çıkan salgından bu yana kuş gribi virüsü bulaşan 117 kişiden 60’ı ölürken, uzmanlar H5N1 virüsünün kolayca insanlara bulaşmadığını söylüyor. Virüs bulaşan insanların çoğu, kümes hayvancılığı sektöründe çalışan kimseler gibi kanatlılarla çok yakın temasta bulunan kişilerden oluşuyor. Bir grup insana virüsün diğer insanlardan bulaştığına inanılıyor, ancak bu durumda da virüsün çok yakın temasla geçtiği düşünülüyor. Bilimadamları, virüsün insandan insana kolayca geçebilecek bir türe dönüşmesinden kaygılanıyorlar.

H5N1 virüsü diğer kuş türlerine nasıl yayılır?: H5N1, muhtemelen 100’den fazla kuş gribi virüsü türünden biri. Bazı kuş gribi virüsü türleri diğerlerine göre daha ölümcül nitelik taşıyor. H5N1 türü daha fazla ölümcül ya da daha az ölümcül bir tür olabilir. İngiltere’de 1992 yılında hindilerde bulunan H5N1 türünün, Asya’da ölümlere yol açan H5N1 ile ilgisi bulunmadı.

Gıda güvenliği: Uzmanlar pişirilmiş tavuğun risk taşımadığını söylüyor. Virüs, 70 derece ısıda saniyelerle ölçülebilen bir sürede ölüyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nde görevli hayvan sağlığı uzmanı Peter Roeder’e göre, virüsün dondurulmuş çiğ tavukta da yaşadığı düşünülmüyor. Ancak birçok ülke bu virüsün görüldüğü ülkelerden çiğ kümes hayvanı ithalatını yasaklıyor.

Düzenli grip aşıları: Düzenli mevsimsel grip aşılarının insanları H5N1 virüsüne karşı koruduğu düşünülmüyor.


Kuş Gribi Bulaşıcı Mıdır?
Kanatlı hayvanlarda %100 ölüme neden olan bu virüs şimdilerde insan sağlığını da tehdit ediyor. Avian Gribi'nin, normal şartlarda sadece kuşlar ve domuzlarda hastalığa yol açtığı bilinirken, 1997 yılında Hong Kong'da bu virüsün bir serotip'i olan H5N1 adında yeni virüs insanlarda grip salgınına neden oldu. Bu salgında 18 kişinin ağır solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği ve bu 18 kişiden 6'sının tedaviye rağmen hayatlarını kaybettikleri açıklandı. Bu salgın ile birlikte kuşlarda ve domuzlarda %100 ölüme neden olan Kuş Gribi etkeni hakkında yeni araştırmalar yapıldı. Salgına yakalan kişilerde görülen grip etkeninin kanatlı hayvanlarda ölüme kadar götüren virüs etkeni ile oldukça benzer özelliklere sahip oldukları sonucuna varıldı. Ayrıca, yapılan araştırmaların sonucunda hastalığa yakalanan kişilerin, kümes hayvanları ve diğer kanatlı hayvanlar ile yakın temas halinde olduğu belirlendi.

Hayvandan insana geçebiliyor
O yıllarda kuş gribi ile ilgili birçok araştırma yapıldı. Bu araştırmalardan çıkan diğer bir ilginç sonuç ise Kuş Gribinin-insanlara geçemeyeceği gerçeği üzerine-insanlarda görülen tipinin inanılan şeklinin aksine kanatlı hayvanlardan insana geçtiği ancak bu virüsün hayvanlarda görülen yapısına nazaran mutasyona uğramış olduğuydu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuş gribinin günün birinde insandan insana geçmeye başlayabileceği uyarısında bulundu. H5N1 adlı kuş gribi virüsünün göçmen kuşlardan ya da kümes hayvanlarından insanlara bulaşarak öldürücü olabildiğini, ancak şimdiye kadar virüsün insandan insana bulaşmadığını hatırlatıldı. Bunun, virüsün insandan insana asla bulaşmayacağını göstermediği belirtilirken, aksine bunun olabileceğini düşündüren ipuçları olabileceği kaydedildi. DSÖ, büyük bir salgın halinde bugünkü aşı üretiminin yetmeyeceğini düşünüyor.



Kuş Gribi Tavuktan İnsana Geçer Mi?
Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (BESD-BİR) yetkilileri, tüketicilerin kuş gribi bulaşma riskine karşı içinin rahat olmasını vurgulayark, virüsün 80 derece ısıda 3 dakika içerisinde, 80 derecenin üzerindeki ısılarda ise 1 dakikada öldüğünü kaydetti.

Kapalı tesislerdeki tavuklara bulaşma riski az
Besd-bir yetkilileri, kuş gribi vakasına Türkiye'nin hazırlıksız yakalanmadığını, 2003 yılında Hollanda'da görülen kuş gribi vakasından sonra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın bu konuyla ilgili sürekli çalışma halinde olduğunu bildirdi. Kapalı ve hijyen tedbirleri alınan kümeslerde söz konusu hastalığın görülmesinin çok uzak bir ihtimal olduğunu ifade eden Besd-bir yetkilileri, yeni bir vaka olmazsa da Türkiye'nin en erken 3 ay içerisinde bu hastalıktan temizlenebileceğini bildirdi. Besdbir yetkilileri, tüketicilerin marketlerde ambalajlı satılan markalı ürünleri tercih etmelerini tavsiyesinde de bulundu.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler Yaso Sağlık - Genel 3 03-15-2009 16:45
Genel Sağlık Bilgileri Yaso Sağlık - Genel 4 03-15-2009 16:35
Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler Yaso Sağlık - Genel 3 03-15-2009 16:29
Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler Yaso Sağlık - Genel 2 03-15-2009 15:18


Şu Anki Saat: 00:23


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows