Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-20-2009, 19:39   #71
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

SAĞLIKLI GİYİNME
Sağlığın korunabilmesi için dış ortam koşullarına göre giyinilmesi gerekir. Giyecekler hava, mevsim ve sıcaklık şartlarına uygun olmalıdır. Giyeceklerin cildi tahriş etmeyecek, allerji yapmayacak, teri emebilecek özellikteki maddelerden yapılması gerekmektedir. Vücudun kirlenmesine yol açabilecek işlerde önlük, ellerin kirlenmesine yol açabilecek işlerde eldiven giyilmelidir. Ayrıca yapılacak iş sırasında ellerin, vücudun, gözlerin, kulakların, baş ya da ayakların korunmasını gerektiren bir durum ya da tehlike varsa özel koruyucu kıyafetler giyilmelidir. Bu giyecekler tüm iş uygulaması süresince çıkartılmamalıdır.
Sağlığa uygun giysiler vücudu dış ortamın tüm etkilerinden koruyan, mümkün olduğunca teri emebilen, allerji ve kokuya neden olmayan doğal maddelerden yapılan giysilerdir. Ayrıca serbest harekete olanak vermeyen giysiler rahatsızlık vericidir. Tüm giyecekler seçilirken, önce rahatlığın amaçlanması en doğru yaklaşımdır. Bu konu ayakkabılar için özellikle önemlidir
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 19:40   #72
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Güneş Yanığı
Her yıl tedbirsiz güneşlenme sebebiyle birçok ölüm vakaları ile karşılaşılıyor. Güneş yanığı belirtileri kısa vadede kendini göstermese de uzun vadede güneş lekelerine, katarakta, ciltte yaşlanmaya, cilt kanserlerine ve kırışıklıklara sebep olabiliyor.

Uzmanların belirttiğine göre, güneş yanığı, çok fazla güneşe maruz kalındığında veya ultraviole ışık kaynağından etkilenildiğinde, vücuda rengini veren ve ışığa karşı cildi koruyucu özellikte olan 'melalin' maddesinin bu koruyucu özelliğini zamanla kaybetmesiyle ortaya çıkıyor.

Güneş yanıkları, hassas ciltliler için korkutucu boyutlara ulaşabiliyor. Güneşten çok daha kolay etkilenebiliyorlar ve oluşan yanıkların iyileşme süreci esmer tenlilere göre daha uzun süre alıyor. Çok hassas bir cilde sahip kişiler öğlen güneşinde 15 dakika kalabilirlerken esmer tenliler ise dakikalarca güneşlenebilirler. Ancak korunmak her iki cilt tipi için da şart.

Uzmanlar, güneş yanığı belirtileri kısa vadede kendini göstermese de uzun vadede güneş lekeleri, katarakt, ciltte yaşlanma, cilt kanserleri ve kırışıklıklar meydana gelebildiğine dikkat çekiyor. Güneş yanığının belirtilerinin kızarıklık ile başladığını, daha sonra su toplamalar ve deride soyulmalar oluştuğunu ifade eden uzmanlar, "Ancak, uzun süreli kontrolsüz güneşlenme, kan damarlarına bile zarar verebiliyor" diye uyarıyorlar.

Uzmanlar, işi gereği güneşe çok maruz kalanlara ise şu önerilerde bulunuyor:

"Düzenli olarak cilt bakımı yaptırın. Doğum lekelerinizi sık sık kontrol ettirin. Doğum izlerinizde renk ve boyut değişiklikleri tehlikeli bir durumun sinyalleri olabilir. Güneşe çıkarken koruyuculuk özelliği en az 15'in üzerinde olan kremler sürün. Bol bol sıvı alın. Güneşten koruyucu giysiler, ultraviole filtreli gözlükler kullanın."

Güneş yanığına karşı soğuk duş almanın ve soğuk kompres uygulamanın yararlı olabileceğini kaydeden uzmanlar, "Eğer cildiniz su topladı ise vücudunuzda açık yara bırakmayın, üzerini steril bandaj yardımı ile kapatın. Hekim önermedikçe Benzokain içeren ilaçlar kullanmayın. Eğer baş dönmesi, yanık bölgesinde çok fazla acı ve yüksek ateş varsa, su dolu kabarcıklar oluşmuşsa mutlaka bir hekime başvurun" diyorlar
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 19:40   #73
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

BEYAZ LAHANA İLE FAZLA KİLOLARA SON...

Kadınların en büyük kabusu olan selülitler, lahana ile üç haftada sona eriyor. Ayrıca beyaz lahana yaz aylarında fit olmak isteyenlere kalıcı kilo kaybı yaşatıyor. Vücudu toksinlerden arındırıyor, kolon kanserini önlüyor ve kan şekerini kontrol altında tutmanıza yardımcı oluyor

Bitkilerin kimyasal yapısını inceleyen fitobiyokimya alanında çalışmalar yaparak bitkilerin insan sağlığı üzerindeki etkisini araştıran Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, şimdi de beyaz lahanayla ilgili yayınlarıyla uluslararası arenada ses getirdi. Hiçbir sebze ve meyvede bulunmayan 'U vitamini' ve 'biyoformasyon etkisi' nedeniyle beyaz lahanayı 'her derde deva' olarak niteleyen Prof. Dr. Saraçoğlu, uygulamayla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Beyaz lahana kürünün özellikleri nelerdir?
Zayıflama ve selülitleri yok etme özelliği bulunan beyaz lahana, aynı zamanda antioksidan olduğundan bağırsak kanserini önleyici gücü var. Kan şekerini düşürme ve dengeleme özelliği var. Kan dolaşımını düzenler, hormonları dengeler. Enfeksiyonlara karşı vücuda direnç kazandırır. Toksin arttırır. Kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapi sonrası takviye oluşturur. Bağırsak mukozasını temizler. Cilde tazelik ve güzellik verir. Toksin atıcı ve kolon kanserini önleyicidir. Beyaz lahana içeriğindeki U vitaminiyle güçlü bir antioksidandır.

Lahana nasıl zayıflatıyor?
Beyaz lahana aynı zamanda 'aquaretik'tir. Yani; bitkiler genelde diüretik olduklarından hem su hem tuz atarken, beyaz lahana tuz dengesini bozmadan sadece su atar. Bu da verilen kiloların kalıcı olmasına yardımcı olur. Menopoz ve regl dönemlerinde değişen hormon dengesizliğine karşı beyaz lahana kürü mükemmel bir takviyedir.

Biyotransformasyon kilo vermeyi hızlandırıyor mu? Dünyada biyotransformasyonu ilk kez açıklayan benim. Bu bir tek beyaz lahana da bulunuyor. Yoğurttan içtiğimiz suya kadar hiçbir yiyeceğimiz saf değil. Bu zehirli maddeler karaciğer, akciğer, böbrekler ve yağ dokusunda depolanır. Bunların suda çözülme özelliği yoktur sadece yağda çözünür (Sadece yağda çözüldüklerinden vücutta depolanırlar). Biriken bu toksinlerin suda çözülme özelliği göstermesine 'biyotransformasyon' diyoruz. Yağda çözülen zararlı toksinlere suda çözülme özelliği kazandıran beyaz lahana; biyotransformanyon özelliğiyle terleme, solunum, idrar ve dışkı yolları ile bu zararlı toksinleri dışarı atar.

Meme kanserini önler mi?
Amerika'daki 'Harvard Health Letters' dergisinde 1994 yılında yayınlanan bir makalede; Asyalı kadınlarda Amerika'da yaşayanlara göre 8 kat daha az meme kanseri görülmesinin nedeni soya fasulyesi olarak açıklandı. Soyada bulunan maddelerin büyük bir kısmı, beyaz lahanada da bulunuyor. Bu da östrojen hormonunu zararsız olan zayıf östrojene dönüştürür. Yapılan klinik çalışmalarda beyaz lahana tüketenlerde kanser oluşumunun gerilediği tespit edildi.

Peki lahana kemoterapi ağrılarını hafifletir mi?
Birçok kanser hastası; ameliyatsız veya ameliyat sonrası radyoterapi, kemoterapi veya hormon tedavisi görmektedir. Özellikle radyoterapi veya kemoterapiden sonra hastalar kendilerini yorgun ve halsiz hisseder. Birçoğunda dolaşım bozukluğu şikâyetleri de olur. Radyoterapi veya kemoterapi sonrasında uygulanacak beyaz lahana kürü, vücudu arındırır, oluşan toksinlerin vücuttan atılmasında mükemmel bir yardımcı olur.

TOKSİN ATARAK YENİLENİN
Kaynamakta olan yarım litre suda 5-6 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan, 10 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte haşlayın. Sabah ve akşam şeklinde günde 2 kez aç veya tok karnına birer su bardağı için. Bu işlemi 5 gün boyunca ve her seferinde yeniden hazırlayarak devam edin. 3 gün ara verip, yeniden 5 günlük bir kür daha uygulayın. 10 günlük kürün bir yıl boyunca 4 kez yapılmasını tavsiye ediyorum. Kürün yapılmaya başlandığı 2. veya 3. gününde vücudunuzun terlediğini ve özellikle yüz kısmında yağlı olduğunu fark edeceksiniz. Endişelenmeyin, bu yağla birlikte toksinleri de attığınızı gösterir. Bu kürü uygularken daha sık banyo veya duş yapmalısınız. Ne kadar çok toksin atarsanız vücudunuz o kadar fazla kendini yeniler.

NOT: Yazı dizisinde yer alan bilgilerin herhangi bir hastalığa teşhis amacı yoktur. Eğer bir sağlık şikâyetiniz varsa önce hekime başvurun
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 19:40   #74
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Çiğ balıktan yapılan SUSHI ne kadar güzel gözüküyor değil mi?





Gelin yaşanmış şu olaya bir göz atalım :

Olay Japonya’da Gifu‘nun bir kasabasinda cereyan ediyor..
Shota Fujiwara isimli sahis Sushiyi cok seviyordu. Cig balik yemeye bayilirdi. Günün birinde korkunc bas agrilari basladi. 3 yil boyunca basi agridi, hemde korkunc bir agri. Her defasinda migrendir diyerek gecistirdi. Fakat hic bir is yapamaz duruma geldiginde artik doktora gitmeye karar verdi. Basinin üzerinde olusan siskinliginin röntgenini cektirdiginde korkunc gercekle karsilastilar.

Analiz sonuclarinda kafa derisi altinda birseylerin hareket ettigi görüldü !
Dehsete kapilan doktor nester ile siskinligi acti görüntü korkunctu. Ayni korku filmlerinde ki gibiydi !

Aşağı doğru inin, bakalım gördükleriniz hoşunuza gidecek mi?!





Hatirlatma :

Bu tip kilcal kurtcuklar balik pistigi zaman veya buzdolabinda
4°C ila 0°C arasinda 1 hafta saklandigi zaman ölürler. Cig balik yemenin sakincalirini simdi oturup düsünün !

Çiğ köfte severlere de duyurulur, çünkü bu tip parazitler her tür çiğ ette bulunabilmekte. ÇUKUROVA TIP FAKÜLTESİNDE NÖROŞURJİ ( BEYİN CERRAHİSİ ) NDE İHTİSAS YAPMAKTA OLAN BİR ARKADAŞ YUKARIDAKİ BEYİN RESMİNİ GÖRÜNCE.BU RESİM GERÇEKTİR VE ÇİĞ KÖFTE YİYEN BİR ÇOK KİŞİYİ BU HALE GELMESİNDEN DOLAYI AMELİYAT ETTİKLERİNİ BİZZAT SÖYLEDİ. Lütfen pişmemiş etle yapılan hiç bir yiyeceği tüketmeyelim.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 19:40   #75
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

CİNSEL BOZUKLUKLAR

Cinsel kimlik ; kişinin kendini belli bir cinsiyet içinde algılamasıdır.
Cinsel yönelim ; ise kişinin duygu ,düşünce ve hareketlerinde belirli bir cinsiyete doğru yönelmesidir.
Cinsel kimlik çocukluğun ilk birkaç yılında belirlenir ve yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi büyüktür. Ailenin cinselliğe karşı tutumu cinsel kimlik gelişimini belirleyebilir. Aile de çocukla uygun özdeşleşen bireylerin bulunması çok önemlidir. Mesela kız çocuğun anne ya da anne yerinde olan bir kadınla özdeşleşmesi sonucu çocuğun cinsel kimliğinin benimsenmesini sağlar.
Cinsel İşlev Bozukluklarının Oluşmasını Hazırlayan Faktörler:
  1. Aşırı tutucu ve dindar yetiştirilme
  2. Büyüklerinin cinsellik hakkında yanlış bilgiler vermesi
  3. Cinsellik hakkında bilgilerinin kısıtlı olması
  4. Eşini evlenmeden önce fazla tanımaması
Cinsel İşlev Bozukluklarının Ortaya Çıkaran Faktörler:
  1. Eşler arasında sevgi ve şefkatin ifade edilememesi
  2. Cinsel iletişimin olmaması ya da yeterli olmaması
  3. Cinsel ilişkiye ayrılan zamanın çok az olması
Cinsel İşlev Bozukluğu Görülme Sıklığı :
Geçen yıllarda yapılan araştırmalar daha çok erkekler üzerinde yapılmıştır. Ama son zamanlarda yapılan araştırmalarda kadınlar üzerinde durulmaya başlanmıştır.
Erkekler üzerine yapılan bir araştırma da tüm dünyada görülme sıklığı 40-70 yaş arası erkeklerin yaklaşık %55’inde hafif, orta, ağır derecelerde ereksiyon bozuklukları bulunmaktadır. Erişkin erkeklerin %15’inde, 50 yaş üzeri erkeklerin %30’unda cinsel istek kaybı görülmektedir. Erkeklerin %30’unda erken boşalma görülmektedir Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre kadınlarda % 43 oranında cinsel işlev bozukluğu görülürken ; erkeklerin ise % 32 sinde bulunmuştur.
Kadınlar da ise en sık orgazm olamama ve cinsel isteksizlik yer alıyor. Kadınların % 40-50 si orgazm güçlüğü yaşadıklarını bildirmişler. Daha sonra ise vajinismus sıklıkla görülüyor.


TEDAVİ

Son yıllarda cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde daha çok bilişsel-davranışçı yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler şartlama ve pekiştirme ilkelerine dayanır. Buna göre cinsel işlev bozuklukların temelinde yanlış koşullanmalar ve yanlış inançlar olduğu ve tedavisinin ancak bunların silinip yerine uyumsal olanı öğreterek gerçekleştirilir. Tedaviye başlamadan önce çok yönlü ve detaylı bir biçimde değerlendirme yapılması çok önemlidir. Çünkü bu bozukluklar birçok şeyden etkilenir : ailesiyle ilişkileri , eşiyle ilikisi , cinsellik hakkındaki bilgileri , geçmiş cinsel deneyimleri , travmaları. Tedaviye genellikle ciftler Tedavi sırasında eşlerin birbirleriyle olan iletişimleri zenginleştirilir. Çeşitli ev ödevleri verilir. Çeşitli teknikler uygulanarak kişilere yardımcı olunur. Eğer başka psikiyatrik hastalıklarla beraber görülürse ilk başta psikiyatrik hastalık tedavi edilir ; daha sonra cinsel işlev bozukluklarının tedavisine geçilir.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 19:41   #76
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Sorularla Nükleoplasti



Nükleoplasti nedir?


Nükleoplasti disk (bel-boyun) fıtığı tedavisi için geliştirilmiş ameliyat dışı girişimsel bir yöntemdir. Nükleoplasti, anlam olarak diskin merkezinde yer alan jel kıvamındaki madde olan nükleus pulpozus'un çıkarılmasıdır. Diskin dış yüzünü anulus adı verilen bir kemer sarar. Bel fıtığı bu kemerin açılması ve nükleusun dışarıya fırlayarak sinirlere baskı yapmasıyla oluşur. Nükleoplasti uygulaması disk olan bölgede kesik oluşturmayı gerektirmez. Bu işlem için özel geliştirilmiş bir iğne görüntüleme yöntemi eşliğinde diske yerleştirilir. Bu iğnenin içinden geçirilen bir elektrot disk içine ulaştırılır. Bu elektrot yardımıyla ısı oluşturularak diskin içindeki jel kıvamındaki madde çıkarılır.


Nükleoplasti nasıl uygulanır?

Nükleopasti merkezimizde, ameliyathane koşullarında fluoroskopi adı verilen görüntüleme yöntemi eşliğinde uygulanmaktadır. İşlem sırasında hasta yüz üstü yatar. Hastanın işlem sırasında rahatsızlık hissetmemesi ve gevşemesini sağlamak için sedasyon uygulanır (yüzeysel uyutma). Bu şekilde hasta işlem sırasında ağrı duymaz ve herhangi bir rahatsızlık hissetmez. Ayrıca işlemin yapılacağı bölgeye lokal anestezik ilaç (mevzi uyuşturucu) da yapılır. İşlem tamamen steril koşullarda ve tek kullanımlık malzeme ile gerçekleştirilir.

İşlem ne kadar sürer?

Nükleoplasti yaklaşık 30-45 dakika süren bir işlemdir.

İşlem sonrası ne yapılmalıdır?

İşlemin yapıldığı hastalar operasyon günü ve sonrasındaki 48 saat içinde dinlenmelidir. İlk hafta araba kullanmak, ağırlık kaldırmak ve eğilmek gibi beli zorlayıcı aktivitelerden kaçınılmalıdır. İşlemden 2 hafta sonra fizik tedaviye başlanabilir.

Nükleoplastinin riskleri ve yan etkileri nelerdir?

Nükleoplasti genel olarak güvenli bir işlemdir. Ancak, tüm işlemler gibi nükleopastinin de bir takım yan etkileri olabilir. En sık görülen yan etki, geçici ağrıdır. Enfeksiyondan korunmak için işlem steril koşullarda ve tek kullanımlık malzeme ile yapılır. İşlem görüntüleme eşliğinde yapıldığından daha ciddi komplikasyon görülmez.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 19:41   #77
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Ekmek Yerken Bir Kez Daha Düşünün..


Biz Türkler, genellikle ekmeksiz yapamayız... Ekmeği yemeğe değil yemeği ekmeğe katık edenlerimizin sayısı epey fazladır (Pilavla, makarnayla ekmek yemek gibi)... Fakat, yapılan araştırmalar, ekmeğin, kilo yapma özelliğinin dışında çok daha tehlikeli etkilerinin olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, suç işleyenlerin büyük çoğunluğunun (yüzde 98'i) ekmek bağımlısı olduğu belirlenmiş durumda. İşte, sırf suçtan arınmaya ve de daha sağlıklı düşünmeye katkıda bulunmak amacıyla madde madde ekmekteki tehlike:
1) Tehlikeli suçluların yüzde 98'i, aşırı ekmek tüketenlerden oluşuyor.

2) Şiddet içeren suçları işleyenlerin yüzde 90'ının, suçu işlemeden önceki 24 saat içinde aşırı ekmek tükettikleri belirlenmiş bulunuyor.
3) Ekmeğin aşırı tüketildiği evlerde yaşayan çocukların hemen hemen tamamına yakını, ortalama zeka düzeyine yönelik testlerde bile başarısız oluyor.
4) Ekmeğin bilinmediği ilkel kabilelerde, kanser, Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklara daha az rastlanıyor.
5) Ekmek alışkanlık yapıyor.
6) Ekmeğe aşırı bağımlı bireyler, çok basit bilimsel bir gerçeklikle, kurmaca bir olay arasındaki ayrımı anlayamıyo
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-20-2009, 19:41   #78
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart

Sınav stresine havuç suyu


Sınav stresini yenmek için havuç suyu

Üniversite seçme sınavları için geri sayım başlarken, öğrencilerin sınav stresini yenmeleri için beslenmelerine dikkat etmeleri gerektiği ve özellikle sınav sabahı öncesi yapılan kahvaltıda sakinleştirici özelliğinden dolayı havuç suyu içmeleri önerildi.

Palandöken Hastanesi Diyetisyeni İlknur Buzkan, dengeli beslenmenin başarıyı artırıcı özelliği olduğunu ifade ederek, sınav stresinden uzaklaşmak isteyen öğrencilerin sakinleştirici ilaçlardan uzak durmalarını istedi.

Öğrencilerin üniversite sınavlarına kadar dengeli beslenmeleri gerektiğini, özellikle antioksidan içeren sebze ve meyveleri tüketmelerini öneren Buzkan, "Antioksidan içeren sebze ve meyveler hafızayı güçlendiriyor, konsantrasyonu artıyor, düşünce gücünü yükseltiyor" diye konuştu.

Sınav gününe kadar öğrencilerin çay, kahve ve kolalı içecekler yerine süt ve taze sıkılmış meyve sularını içmelerinin daha sağlıklı olacağını anlatan Buzkan, sabah kahvaltılarında da 5-6 fındık ile 3-4 tane ceviz yemelerinin faydalı olduğunu anlattı.

Sınav stresinden uzaklaşmak için alınacak sakinleştirici ilaçların birçok olumsuzluğa neden olabileceğine dikkat çeken Buzkan, "Bu ilaçlar daha çok strese yol açabilir. Ayrıca huzursuzluk ve konsantrasyon bozukluğuna da neden olabilir" dedi.

SINAV SABAHI

Sınav sabahı yapılacak iyi bir kahvaltının önemine işaret eden Uskan, sakinleştirici özelliği olduğu bilinen havucun sıkılarak bir bardak suyunun içilmesinin faydalı olacağını sözlerine ekleyen Buzkan, şunları söyledi:

"Sınav öncesi bir bardak havuç suyu içilmesini önerebiliriz. Eğer havuç suyunu sevmiyorlarsa dilimlenmiş ve üzerine hafif bitkisel yağ dökülmüş bir havuç da yenebilir. Sıkılmış bir bardak taze meyve suyu da öğrenciler için faydalı olur. Sınava girecek öğrenciler özellikle sabah kahvaltısında daha önce yemedikleri yiyeceklerden de uzak dursunlar


Karpuz kansere karşı koruyor

Havaların ısınmasıyla birlikte alışveriş merkezleri ve manavların reyonlarını süslemeye başlayan karpuzun, içeriğinde bol miktarda bulunan laykopen maddesi nedeniyle, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bildirildi.
Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Betül Çiçek, kansere karşı koruma özelliği olduğu bilinen laykopen maddesinin, karpuzda bol miktarda bulunduğunu belirtti.
Yaz mevsiminde bolca bulunan ve ucuz olmasının yanı sıra her yaştan insan tarafından sevilen bir meyve olan karpuzun, insan sağlığına faydasına dikkati çeken Çiçek, yaz mevsiminde insanlara bol miktarda karpuz tüketmelerini tavsiye ettiklerini kaydetti.
Laykopen maddesinin antioksidan özelliği nedeniyle kansere karşı koruma sağladığını ifade eden Çiçek, şu bilgileri verdi:
"Karpuz, kansere karşı koruma özelliği olan laykopen maddesi bakımından oldukça zengin bir meyvedir. Kansere yol açan en büyük sebeplerden biri, doku ve organların zararlı maddeler nedeniyle hasar görmesidir. Laykopen maddesi ise antioksidan özelliği sayesinde, serbest radikaller denilen zararlı toksinlerin sağlıklı doku ve organlara bağlanmasını engeller. Laykopen, doku ve organlara bağlanarak zararlı maddelere karşı koruma sağlar. Bu nedenle karpuz, kansere karşı koruma sağlayan en önemli besinlerden biridir."
Vücudu kansere karşı en fazla koruduğu bilinen maddelerin başında A ve E vitaminlerinin geldiğini hatırlatan Çiçek, karpuzda bulunan laykopenin kansere karşı koruyuculuğunun A vitamininden 2 kat, E vitamininden 10 kat daha fazla olduğunu vurguladı."
Karpuzun besin değeri açısından da oldukça zengin bir meyve olduğunu söyleyen Çiçek, orta boy bir karpuzdan kesilen ince bir dilimin 6.4 gram kanbonhidrat, bir miktar protein ve yağ ile 26 kalori içerdiğini bildirdi.
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sağlıklı Yaşam ve genel sağlık Bilgileri Yaso Sağlık - Genel 96 09-20-2009 17:39
Genel Sağlık Bilgileri Yaso Sağlık - Genel 4 03-15-2009 16:35
Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler Yaso Sağlık - Genel 2 03-15-2009 15:10
Sağlıklı Yaşam ve Bilgiler Yaso Sağlık - Genel 0 03-15-2009 14:23


Şu Anki Saat: 04:07


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows