Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-26-2008, 10:36   #51
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Oral sex

Oral seks bir kişinin cinsel organlarıyla diğer kişinin ağzı arasındaki temasla olan ilişkidir.

Ağız ve cinsel organlar vücudun kolayca uyarılabilen erojenik bölgeleridir.Ve temas haline geçmeleri de kişilere zevk verir.Bütün memelilerde karşı cinslerin birbirlerini ağız yoluyla uyarması vardır denilebilinir.(mesela erkek köpeğin dişinin vajenini koklaması ve yalaması gibi,atlardada erkeğin çiftleşmeden önce dişinin vajenini yalayarak dişiyi ilişkiye hazır hale getirdiği görülür )

Neden oral seks: - ağızın ve cinsel organların hassas erojen bölgeler olması,ve birbirlerine verdikleri uyarının ve zevkin yoğun olması bu buluşmayı kaçınılmaz yapmaktadır.

- En önemli avantajlarından bir taneside gebeliğe neden olmaması yüzünden çiftler tarafından rahatlıkla kullanılmaktadır.

- Bakireliğin önemli olduğu toplumlarda bu yolla bakirelik korunmuş olmaktadır.

- Erkek te veya kadın da kendi cinsel organını partnerinin ağzında görmekte bir haz yaratmaktadır.

Kadının erkek cinsel organını ağzıyla uyarması: Felliato; latinca fellare (emmek) fiilinden türemiştir.Erkek cinsel organlarını yalamak,emmek,öpmek anlamında kullanılır.
Erkeklerin tamamına yakını penislerinin emilmesinden ve bu şekilde boşalmaktan hoşlanırlar.Kadınların bir kısmıda partnerlerini bu şekilde uyarmaktan ve boşaltmaktan hoşlanır. Kadın erkeğini ağzıyla uyarırken genelde onun nasıl hoşlandığını sorar veya yaptığı hareketlere dikkat ederek hangilerinden daha fazla zevk aldığına dikkat ederek kendini yönlendirir.Aynı zamanda ellerinide penis etrafına sararak daha fazla uyarı sağlayabilir .Dikkat edilmesi gereken dişlerin penise acı veya zarar vermemesidir.Kadın partnerini bu şekilde boşaltabilir veya yeterli uyarı sağladıktan sonra cinsel ilişkinin başka biçimlerien geçebilirler. Kadın isterse erkeğin spermlerini yutabilir, erkekler bundan inanılmaz psikolojik haz duyarlar , sperm yutmakla hamile kalınmaz . Normal koşullarda sağlıklı bir erkekte sperm hastalık taşımaz.

Kadında veya erkekte bulaşıcı bir hastalık varsa bu oral seks sırasında bulaşabilir.

Erkeğin kadın cinsel organını ağzıyla uyarması: Cunnilingus; latince cunnus - vulva(kadın da vajen dudakları) ve lingere:yalamak anlamındadır.
Erkeğin kadın cinsel organlarını yalaması ve emmesi anlamında kullanılır .Kadının özellikle klitorisi öpmeye,yalamaya ve emmeye aşırı derecede duyarlıdır.Erkek kadının vajen girişini,vajen dudaklarını,klitorisi yalayarak onu uyarır,cinsel birleşmeye hazırlar veya bu şekilde boşaltabilir ,veya ilişki öncesi birkaç kez bu şekilde boşaltarak daha sonra ilişkiye girebilirler.Cinsel ilişkide erkeğin kadın boşalmadan boşaldığı durumlarda kadını bu şekilde boşaltabilir.ve erkek sertliğini kaybedip ilişkiye devam edemediği zamanlarda kadını bu şekilde rahatlatabilir.
Erkekte kadının nasıl hoşlandığını sorabilir ve ona göre yönlenebilir gene dikkat edilmesi gereken nokta dişlerin kadına zarar vermemesidir.
Vajene hava üflemek gibi şeylerede kadına ağrı veya acı verebilir. Uyarı sırasında kadının vajeninde ıslanma artmakta vajenden sallgılana sıvılar dışarı doğru gelmektedir, normalde bunlar zararsız ve mikrop taşımayan sıvılardır ve erkeğe yutması halinde dahi zarar vermeze (eğer bir enfeksiyon yoksa)
Oral seks öncesi kadını vajen daha temiz olsun diye vajen içinin sabunla yıkaması vajene zarar verebilir kayganlaşmayı zorlaştırır.
## Normal yani akıntısı olmayan bir kadının kendine has bir vajen kokusu vardır, bu kokuya ''kasolet'' adı verilir ve bu koku erkeklere çekici ve cinsel uyarıcı gelir, bazı kadınlarsa tam tersini düşünür, erkeğin bundan rahatsız olacağı fikrine kapılırlar , bu gereksiz ve yersiz bir endişedir.Yapılmaması gereken bir şeyde o kısımlara sprey sıkmak veya parfüm sürmektir, hem oranın yapısını bozar hem de erkeğe acı bir tat verir.
Vajene bir şey sokulmadan yapılan oral seks bakirelerde kızlık zarına zarar vermez.

Her aydaki gebe kadına da oral seks yapmanın ne bebeğe nede çiftlere zararı yoktur, eğer düşük veya heyecanın doktor tarafından yasaklandığı özel bir durum yoksa tabiiki.

Kişiler oral sekste birbirlerine daha fazla zevk veren pozisyonları bulup geliştirebilirler.

KAYNAK:
"Dr.Cenk Kiper www.mutluinsan.com
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:36   #52
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Orgazm

Orgazm tamamı ile beyin ve vücudun birarada hareket etmesi ile ilişkili bir olaydır.İnsan beyni seksüel uyarıları duyu organları vasıtası ile alır, işler ve öğrenilmiş tecrübelerin ışığında gövdenin cevap vermesini sağlar. Beyindeki seksüel uyarı görme (partneri çıplak olarak görme), dokunma, işitme (partnerin sesini duyma), koku gibi duyusal faktörler veya düşünce (seksüel fantazi) ile başlayabilir. beyin ve vücut seksüel uyarılmayı ayrı ayrı başarabilmelerine rağmen orgazm ancak bulnarın birarada hareket etmeleri ile gerçekleşebilir. Kadınlarda sadece düşünce yolu ile hiçbir fiziksel temas olmadan orgazm yaşanabilir ancak bu durumda da beeynin ürettiği orgazmı vücüt yaşamaktadır. Doğum esnasında bile bu uyarıların bulumasına rağmen orgazmın olmaması bu hadisenin zihinsel yönünü işaret etmekte ve daha ziyade öğrenilmiş bir fonksiyon olduğunu düşündürmektedir.Orgazm bazı yazarlara göre sadece cinsel bir zevk değil gebeliğin oluşmasında etkin rol oynayan bir faktördür. Bu yazarlara göre rahim kasılmaları spermlerin tubalara daha kolay ulaşmasını sağlar.

Kadında orgazm 4 aşamada incelenir.
1. Uyarılma fazı: Seksüle uyarılmanın ilk belirtisi memelere ve genital organlara giden kan miktarında artma ve göllenmedir.Bu göllenme vajinal dokuların arasına sıvı sızmasına ve bu sayede vajinal sekresyonda artış ve ıslanmaya neden olur.Benzer şekilde meme uçları biriken kana bağlı olarak belirginleşir.Rahim yukarıya doğru çekilir, büyük dudaklar şişer ve açılır, klitoris kabarır.
Bu safhada olan olayların özetine bakacak olursak

10-30 saniye içinde vajinada ıslaklık başlar
Vajinanın alt kısmı genişler
Rahim ağzı ve rahm yukarı doğru çekilir
Labialar düzleşir ve araları açılır
Küçük dudaklar büyür
Klitoris büyür
Meme uçları kasların kasılması sonucu dikleşir
Memelerin boyutları büyür.
2.Plato fazı: Bu faz esnasında vajinanın dış 1/3 kısmındaki kan göllenmesi nedeni ile vajinanın şekli değişir buna orgazmik platform adı verilir. Rahim iyice yukarıya doğru çekilir. Klitoris daha da belirginleşir ve büyük dudakların rengi koyulaşır.
Bu fazda olan olaylar

Cinsel arzularda artış iyice belirginleşir
Kan birikimine bağlı olarak vajinanın dış kısmı iyice şişer
Vajen üst kısmı balonlaşır ve vajinada hafif bir ağrı olur
Eğer uzun sürerse vajinal ıslaklık azalabilir
Klitoris iyice şişer
Küçük dudaklar normalin 2-3 katı büyür
Dudakların açılması ile vajina girişi daha belirgin hale gelir
Küçük dudakların rengi koyulaşır
Memelerin uç kısmındki areola adı verilen koyu renkli alan belirginleşir.
Emzirmemiş kadınlarda meme boyu %25 artar. Emzirenlerde bu artış olmayabilir
%50-70 kadında ateş basması olur
Kalp hızı artar
Bacaklarda ve kalçalarda kasılmalar olur
Kadının vcudu tam bir cinsel birleşmeye hazırdır.
3. Orgazmik faz: Kadın orgazmının en kısa süren fazıdır.Rahim, vajina ve anüsde eş zamanlı, ritmik düzenli kasılmalar olur.Bu kasılmalar 0.8-1 saniye aralıklarla gerçekleşir. Kadında bir orgazm esnasında bu türden 3-15 kasılma olur.
Orgazmik fazda

Yukarıda belirtildiği gibi kasılmalar olur
Ateş basması tüm vücuda yayılır
Vücutta buluna hemen hemen bütün kaslar kasılır
Orgazm esnasında kişinin beyin dalgalarında değişimler görülür
Ürethradan (mesanenin dışa açıldığı yer) sıvı salgısı olur.Bazı yazarlar bunu kadının boşalması olarak tanımlar
Kadının yüz kasları da kasılır ve sanci acı duyarmış gibi bir görüntü yaratır.
Orgazmın tam zirve noktasında kadın vücudu kaskatı kesilir.
4. Çözülme fazı: Önceki fazlarda gerçekleşen değişimlerin normale dönme sürecidir.

Eğer seksüel uyarı devam ederse kadın daha fazla sayıda orgazm yaşayabilir
Vajina normal dinlenme halindeki durumuna döner
Meeler, büyük ve küçük dudaklar ile rahim normal renk, boyut ve pozosiyonuna döner
Klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı bir hal alır.
Ateş basması kaybolur
Hızlı soluk alıpverme ve terleme görülür
Kalp hala daha hızlıdır
Kadınlar erkeklerden farklı olarak cinsel uyarı devam ettiği sürece ard arda orgazm olabilirler. Oysa erkeğin yeniden orgazm olabilmesi için yaklaşık 30 dakikalık bir süreye ihtiyacı vardır.

Orgazm olmamasına anorgazmi adı verilir. Bu durum anksiyeteye yol açar ve sonuçta kişinin kendi kendine olan saygısı yitirmesi ve depresyon ile sonuçlanabilir. saf orgazmik disfonksiyon kadınlard nadir olarak görülür. Her ilişkide orgazm yaşanacak diye bir kural yoktur.Zaman zaman orgazm olmaması son derece normal bir durumdur. Orgazm olmaması ile breber cinsel isteksizlik ve disparonia olması önemlidir. Eğer kişi partneri ile orgazm yaşayamıyor ise bu o kişiye karşı olan ilgi kaybından dolayı olabilir. Bu tür kişiler genelde başka bir partner veya mastürbasyon ile orgazma ulaşabilirler.

Orgazm bozuklukları 3 kategori altında incelenebilir:

1. Rastgele (Random) anorgazmi: Zaman zaman orgazm yaşanamaması
2. Koital anorgazmi : Cinsel birleşmede orgazm olmaması ancak mastürbasyon vb. gibi yöntemler ile orgazma ulaşılması
3. Erken orgazm: Kadınlarda çok nadir olarak görülür. Bu pekçok kadın için yakınılacak bir durum değildir. Çünkü kadınlar erkeklerden farklı olarak arka arkaya pekçok kez orgazm olabilirler.

Orgazm bozukluklarının %5'den daha azında altta yatan organik bir sebep bulunabilir. En sık karşımıza çıkan sebepler diabet, alkolizm, nörolojik bozukluklar ve nörolojik ilaç kullanımıdır.Psikolojik etkenler ise travma, problemli bir çocukluk geçirilmiş olması, düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmamaması, ergenliğe geçiş döneminde problemli ve travmatik cinsel deneyimlerin yaşanması ve cinsel kimlik çatışmaları sayılabilir.

Peki orgazm kadının mutluluğu için gerekli midir ? Özellikle ülkemizde milyonlarca kadın orgazmın ne olduğunu dahi bilmeden mutlu bir şekilde yaşamaktadır.Ancak eğer orgazmı yaşasalardı hayatları muhtamelen daha keyifli olacaktı. Orgazm normal bir vücut fonksiyonudur. Eğer kadın orgazm yaşamıyorsa ilişki sonrası kendini huzursuz hissedebilir. Çünkü pelvik organlarda toplanan kan rahatsızlık yaratabilir.Bzı yayınlarda orgazm yaşamadan cinsel ilişkiyi bitiren kadınlarda bel ve sırt ağrılarının görüldüğü bildirilmektedir.

Özellikle son zamanlarda gerek görsel gerekse yazılı basında konu ile ilgili haberlerin yer alması orgazmı bilmeyen kadınların aklını karıştırmaktadır. Sürekli duyduğu bu olayı yaşayamamanın getirdiği stres nedeni ile pekçok çiftin cinsel hayatları zedelemekte ve sonuçta olumsuz olaylar görülebilmektedir. Bu nedenle pekçok kadın orgazm olmasa bile orgazm taklidi yaparak partnerini kandırma yoluna gitmekte bu da olayı bir kısır döngüye sokmaktadır.

Orgazm problemi yaşayan kadınların bunu gurur meselesi yapmadan ilgili merkez ve kişilere müracaat etmeleri hem kendilerini hem de partnerlerini memnun edecek sonuçlar doğurabilecektir.
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:37   #53
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Orgazm bozuklukları

Cinsel uyarılma sonrası orgazmın devamlı bir şekilde ya da tekrarlayıcı olarak çok geç olması veya hiç olmaması halidir. Her kadın için cinsel uyaranın turu ve yoğunluğu farklıdır. Bunun için cinsel uyarının iyi tetkik edilmesi gereklidir. Bu durum kişide belirgin bir gerilime ve sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu sorun asal olarak başka bir psikiyatrik bozukluk, ilaç,madde ya da başka bir hastalık nedeniyle oluşmamalıdır.

Hekimin kişide yas, cinsel deneyimlerin öyküsü ve gelen cinsel uyarının yeterli düzeyde olup olmamasını değerlendirerek bu tanıyı koyması gerekmektedir.

Kadınlarda orgazma ulaşma durumu yasin ilerlemesi ile artmaktadır. Daha çok genç yasta rastlanmaktadır. Eğer kişide bu durumun nasıl yaşanabileceği öğrenilirse , cinsel travmatik yaşantılar, evlilik sorunları, depresif durumlar ya da başka vücutsal hastalıklarla karşılaşılmadığı surece bu halin uzun sureli olarak kaybolması nadirdir. Beraberinde cinsel istek ve uyarılma bozukluğu da bulunabilir. Kadınlar kendi bedenlerin, haz noktalarını ve özelliklerini daha iyi tanıyıp, eslerine tanıttıkça bu durumu daha yoğun yaşayabilirler. Yurt dışında yapılan bir çalışmaya göre (Kinsey) 35 yas üzerinde evli kadınlar arasında hiç orgazm yaşamayanlar % 5 oranında bulunmuştur. Başka bir çalışmada ise kadınların % 46 si orgazma ulaşmakta güçlük çekerken, % 15 oranında orgazm olamamaya rastlanmıştır.

Bu duruma yol açabilecek diğer faktörler arasında hamile kalma korkusu, esi tarafından reddedilme korkuları, vaginaya zarar gelebileceği endişesi, erkeklere karşı düşmanca tavırlar, cinsel dürtülere karşı kendini suçlu hissetme sayılabilir. Bu durumdaki bazı kadınlarda karin alt bölgelerinde ağrı, cinsel bölgelerde kaşınma ve akıntı, gerginlik, bitkinlik yakınmaları bulunabilir.

Orgazm bozukluğu (erkeklerde):
Orgazm bozukluğunun kadınlar için belirtilen şartlari erkekler için de geçerlidir. Erkeklerde en yaygın olarak görülen şekli eşin el ya da oral uyarısı ile cinsel boşalma sağlanabilmesine karşın , cinsel ilişki sırasında orgazmın olmaması durumudur. Bazı durumlarda sadece mastürbasyon ya da sadece cinsel düşlemler ile orgazma ulaşılabilmekte, ilişki sırasında bu gerçekleşmeyebilmektedir. Orgazmın sağlanması için yeterli düzeyde cinsel uyarının olması ve yaş artışı ile uyarı yoğunluğunun artması gerekmektedir.

Neden olabilecek vücutsal hastalıklar:

Prostat operasyonları sonrası, “Parkinson” hastalığı, omurilik kanalında bozukluklara yol açan nörolojik hastalıklar, bazı tansiyon ilaçları, bazı anti psikotik ilaçlar da bu durumu oluşturabilmektedir. Geçici olarak yoğun alkol alimi , kandaki seker düzeyinin çok yükselmesi , bazı hipofiz bezi tümörleri varlığında da görülebilmektedir.

Psikiyatrik kökenli olan şekil kimlerde görülmektedir:

Etkilenen kişilerin daha çok Bu rahatsızlığın “obsesif-kompulsif” bozukluğu olanlarda daha çok görüldüğüne dair araştırmalar bulunmaktadır. Baskı altında ve katı kuralların olduğu ailelerden gelen kişilerde , cinsel konuların tabu olduğu ailelerde bu duruma daha çok rastlanmaktadır. Bazı kişilerde de kadınlara veya ilişki kurulan kişiye yönelik düşmanlık hislerinin sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Karşısın da kinin kendi gözünde cinsel çekiciliğinin kalmaması durumunda böyle bir sonuç ile karşılaşılabilmektedir

Tedavi:

Eşle birlikte yapılan cinsel tedaviler başarılı sonuçlar vermektedir.

Erkek cinsel organı sertleşme (ereksiyon ) bozukluğu:
Devamlı olarak ya da tekrarlayan bir şekilde , erkek cinsel organında (penis) cinsel ilişki için gereken düzeyde sertleşmenin elde edilememesi ya da cinsel ilişki sonuna dek bu düzeyin korunamaması durumudur. Bu durum kişide önemli derecede gerilime ya da sosyal ilişkilerde güçlüklere yol açar. Bu teşhisin konması için başka bir psikiyatrik hastalık, bir ilaç,madde ya da bir vücutsal hastalığa bağlı olmaması gerekmektedir.

Bazı durumlarda cinsel yaşantının hiç bir döneminde ereksiyon sağlanamamışken, bazı kişilerde başlangıçta bu durum varken, cinsel birleşme anında bu kaybolabilir. Bazen de sadece mastürbasyon esnasında ya da uykudan uyanırken ereksiyon oluşur, cinsel birleşmelerde oluşmayabilir.

Bu durum kişide bir cinsel kaygı, gerekli performansı gösteremeyeceği endişeleri ya da cinsel uyarıma ve zevk alma hislerinde azalma ile ilişkilidir. Depresyon geçirmekte olan ya da madde kullanım bozukluğu olanlarda bu soruna rastlanabilmektedir. Bu durum tedavi edilmezse ne yazık ki evlilik sorunları, boşanmalara , alkol-madde kullanım bozukluklarına, diğer esin evlilik dişi ilişkilerine yol açabilmekte, bu nedenle intihar ya da cinayetlerle sonuçlanabilmektedir.

Yasin ilerlemesiyle birlikte görülme oranı artmaktadır. Yurt dışında yapılan çalışmalara göre ( Kinsey) rahatsızlığın 35 yas civarındakilerde % 2-4 oranında ;80 yas civarında ise % 77 oranında görüldüğü saptanmıştır. Ancak eğer kişinin sağlık durumu yerinde ve uygun cinsel esi varsa ileri yaslarda bu durum görülmeyebilir.

Bu duruma yol açabilen vücutsal hastalıklar:

Kabakulak ve fil hastalığı, kalp yetmezliği, damar sertliği, aort anevrizmaları, böbrek yetmezliği, hidrosel ve varikosel gibi ürolojik hastalıklar, siroz, solunum yetmezlikleri, penis damar ve yapı bozuklukları, Klinefelter gibi genetik hastalıklar, vitamin eksiklikleri, seker hastalığı, hipertiroidi, Addison hastalığı ve böbreküstü bezi tümörleri gibi endokrin sistem hastalıkları, MS, Parkinson , ALS, bazı sara hastalığı tipleri, sinir sistemini tutan tümörler, omurilik kanalını etkileyen travmalar ya da burayı tutan tümörler, alkol-madde bağımlılıkları, kursun ve bitki oldurucu ilaçlarla zehirlenme durumları, bazı ilaçlar ( östrojen, bazı tansiyon ilaçları, bazı antipsikotik ilaçlar) , isin tedavisi, pelvis kemiği kırıkları, ağır düşkünlük hallerine yol açan hastalıklar ve o bölge veya o bölgeye yakın sinir ve damarlarına yönelik ameliyatlar ( prostat , kalın bağırsak, mesane , iliak damar operasyonları gibi) sayılabilir.

Tedavi:

Esler birlikte tedaviye alınır. Bu tedavi için düzenli bir cinsel es gereklidir. Cinsel tedavide eşlerde bu duruma yol açabilecek başka bir vücutsal hastalık yoksa başarılı sonuçlar alınmaktadır

Erken boşalma (Prematur ejekulasyon) :

Devamlı olarak ya da ara ara tekrarlayan bir şekilde boşalma için yetersiz bir cinsel uyarılma ile, kişinin isteği dışında , penisin vaginaya girişi öncesi ya da hemen sonrasında boşalmanın (ejekulasyon) gerçekleşmesi durumudur. Bu durum kişide önemli derecede gerilime yol açarak, karşısındakilerle ilişkilerinde güçlüklere yol açmaktadır. Bu teşhisin konması için oluşan durumun başka bir maddenin etkilerine bağlı olmaması gerekmektedir. Bu tanıyı koyarken kişinin yaşı, eşin ya da cinsel aktivite durumu ve yerinin özellikleri, yakın zamandaki cinsel girişimlerin miktarı gibi etkenler dikkate alınır.

Kimlerde daha çok görülmektedir:

Genellikle genç yastakilerde ve cinsel ilişkilere yeni başlayanlarda görülür. Bazı kişilerde de , devamlı alışılmış eşle değil de ek olarak başka bir ilişkiye başlayınca oluşabilmektedir.

Daha çok eğitim düzeyi yüksek kişilerde rastlanmaktadır. Erkeklerin % 30 unda olduğu düşünülmektedir. Daha önceki cinsel girişimleri hayat kadınları ile alelacele bir şekilde olan kişilerde, fark edilmeleri halinde rezaletler çıkacağı olası yerlerde bu girişimlerde bulunanlarda çok kısa sürede orgazm sağlama alışkanlığı nedeniyle oluşmaktadır.

Erken boşalma nedenleri :

İlişkide bulunan kişi ile ilgili sorunlar, evlilik sorunları bu duruma yol açabileceğinden, hem bozuk giden evlilikler bu soruna yol açmakta, hem bu sorun evliliklerde zorluklara yol açmaktadır.

Başlangıçta olmayan, ancak devam eden ilişkilerde ortaya çıkan erken boşalmaya cinsel ilişki yoğunluğunun azalması , sertleşme bozukluğu olacağı endişesi sebep olabilmektedir.

Bazı kişilerde bilinçaltında yatan cinsel ilişki ile ilgili düşünceler bu duruma sebep olmaktadır. Sertleşme bozuklukları konusunda belirtilmiş olan ailesel yapı ve bu durumun gelişmesindeki etkenler bu konuda da söz konusudur.

Tedavi:

Eş birlikteliğinde ya da essiz olarak yapılan boşalma suresini uzatıcı cinsel tedaviler başarılı olmaktadır.
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:37   #54
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Penis büyütme

Penis Latincede kuyruk anlamına gelmektedir. Penis içinde uzunlamasına süngerimsi dokular içeren ve içinde idrar ve meninin(sperm-ersuyu) geçtiği kanalı içeren bir erkeklik organıdır. Cinsel heyecan ile beyin bu organın içindeki süngerimsi dokulara kan pompalar ve penis sertleşerek birleşmeye hazır hale gelir. Penis sertleşme halindeyken boyuna ve enine büyür.

Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu gevşek halde 5 ile 9 cm arasında, sertleşme halindeyken ortalama 14 cm boyunda olur. Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Yaygın olarak bilinenlerin tersine penisin büyüklüğü, deri rengi ile ilgili değildir, yani kısa boylu birinin penisi uzun boylu birininkinden daha büyük veya bir zencininki bir beyazdan daha küçük olabilir. Penis boyu ortalama 14 cm olmakla beraber 11-18 cm arası penisler normal boyutlardadır.

Ayrıca penisin normal durumu ile sertleşme durumu arasında büyük farklar olabilir. Yani sönükken çok iri gözüken bir penis sertleştiğinde daha büyük bir hal almayabilir.

Bütün erkekler penislerinin büyüklüğü ile yakından ilgilidirler. Bu bir erkeklik gücü daha doğrusu bir güç sembolü haline gelmiştir. Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyar övünürler. Erkeğin cinsel organına verilen güç soyunmayla beraber korkunç bir yarışa girer. Boyut, gücü simgeleyen bu organın yegane güvencesidir. Gören kadının kıyaslama imkanına kavuşması cinsel organı iri boyutlarda olmayan bir erkek için sonun başlangıcıdır. Erkekler arasında da penis boyutunda odaklanan rekabetin bir trajediye dönüşmesi cinsel kimliğin yalnızca bu organa indirgenmesinden kaynaklanır.

Ama peniste veya sexte önemli olan penisin boyu değil, işlevidir. Yani, sizin penisinizle yapabildikleriniz bunu da duygularınızla birleştirmeniz en önemli olanıdır. İri bir penise sahip olacağınıza (ki 18 cm üstü penisler genelde ilişki sırasında kadına zevk yerine acı vermektedir) sertliğini uzun süre tutabilen daha küçük bir penise sahip olmak daha avantajlıdır. Her ikisi de bir arada olursa hiçbir zararı yoktur.

Tabi ki ebat olarak normalin altındaki penislerde hem cinsel ilişki sırasında sorun yaratabilecek hem de psikolojik yönden erkekte sorun yaratacaktır. Normalin altındaki penislere ne yapılabilir; bugün yeni ameliyat teknikleri sayesinde penis boyları uzatılabilmekte, ince penisler çeşitli yöntemlerle kalınlaştırılabilmektedir. Çok başarılı sonuçların yanı sıra pek sonuç alınamayan ameliyatlarda olmaktadır. Bu hastadan hastaya göre değişmektedir. Ülkemizde de bu tip ameliyatlar yapılmaktadır. Ama bu tip ameliyatların her isteyene yapılamayacağı sadece ve sadece çok gerekli vakalara yapılması gerektiğini bildirmek isterim.

Bu arada en çok sorulan sorulardan olan piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları veya şu ve bu gibi metotlar gerçek dışıdır, kandırmacadır, hiç bir faydaları yoktur. Bu penis büyüttüğü ileri sürülen vakum pompaları büyütmek bir yana penis sertleştiğinde içindeki kanı tutan kapakçıklara ters basınç yolu ile zarar vermekte ve sertleşme problemleri yaratmaktadır. Bu yüzden kullanılması zararlıdır. Normal standartlardaki boylar için penis boyunuz ne ise odur, yapabileceğiniz tek şey performansınızı geliştirmek veya boşalma sürenizi uzatmaya çalışmaktır.


İnsan vücudundaki eş organların (eller, gözler, testisler gibi) hiç biri birbirinin aynısı değildir, arada mutlaka bazı farklar vardır.

Tüm insanlarında yapıları ve organları hem dış görünüş olarak hem de işlevleri sırasında farklılıklar gösterirler. Bu farklılık bazen çok çok az , bazen ise çok fazla olabilir.

Penis bildiğimiz gibi bir erkek cinsel organı olup spermleri (meni - ersuyu) kadın vajeninin derinlerine bırakma görevi vardır ve bu görev sırasındada kişiye haz (zevk) vermektedir.

Penislerde hem boy olarak hem de şekil olarak bir birinden farklı olmaktadır.

Hiç bir penis şekil olarak cetvelle çizilmiş gibi doğru değildir veya düzgün sınırlara sahip değildir. Bu farklar kişiden kişiye göre değişmekte, kiminde çok az bir sağa veya sola eğrilik olurken bazılarında bu daha fazladır. Bazı penislerde ise hem sağa -sola eğrilikle beraber aşağıya da doğru eğrilik olabilir.

Bunun sınırı nedir ? Ne kadar eğrilik normaldir, ne kadarı bir anormallik veya sakatlık olarak görülmelidir?

Bunun kesin sınırı şudur; eğer bu eğrilik sizin cinsel ilişki kurmanızı engelliyor, ilişki sırasında size veya partnerinize acı veriyorsa bu düzeltilmesi gereken bir sorundur.

Bir de eğer kişi ciddi anlamda penisinin eğriliğinden estetik açıdan, yani görüntüsünden rahatsız oluyor ve bu yüzden soyunmaktan kaçınıyor veya ilişkiye giremiyorsa bu da düzeltilmesi gereken bir sorun sayılır.

Penis eğriliği düzeltilir mi?

Evet, her şey yapılabildiği gibi (bu gün yeniden el, parmak veya penisin yapılabildiği bir bilgi ve teknolojiye sahibiz) penis eğriliği de düzeltilebilmektedir.

Eğer sizde de penis eğriliği gibi bir şüphe veya sıkıntı varsa çekinmeden ve mutlaka muayeneye gidiniz. Bu şüphe , sıkıntı, veya utanma duygusu ile geçirdiğiniz her süre sizi üzecek ve cinsel hayatınızı olumsuz etkileyecektir. Hekiminiz sizi aydınlatacak ,eğer gerekli ise cerrahi bir müdahale önerecek ve yapacak veya eğer bir sorun yoksa sizin rahatlamanızı ,kendinize güveninizin gelmesini sağlayacaktır.

Şikayet

Penisiniz ağrıyor veya şişti.

Nedenleri

Parafimoz : Sünnet derisi kendi kendine penisin arka tarafına doğru öne gelmeyecek şekilde büzüldü ve çok şişti. Bu durum antibiyotikle veya tam ya da kısmi sünnetle tedavi edilebilir.

Balanit : Penisinizin ucu iltihaplandı ve tahriş oldu. Buna mantar veya bakteri enfeksiyonu veya kimyasal tahriş (giysilerde kalan kuru temizleme maddeleri) neden olur. Çoğunlukla sünnet olmamış veya şeker hastası erkeklerde meydana gelir. Antibiyotik almanız, hayalarınız temizlemeniz ve ağrı giderici merhem kullanmanız gerekebilir.

Priapizm : Hiçbir neden yokken, cinsel arzu veya faaliyette bulunmadan ereksiyon oluyor. Buna genellikle penisi sertleştiren kanın ani ve çoğu kez bilinmeyen bir nedenle boşalmaması yol açabilir.

Bazen bir hastalık ya da omurilik sinirlerinin yaralanması, bezlerdeki bir durum veya ilaçtan kaynaklanabilir. Gerektiği gibi tedavi edilmezse, ereksiyon bir daha mümkün olmaz.

Kanser : Sünnet olmamışsanız fark edemeyeceğiniz küçük, sivilceye benzer bir şey oluştu ve artık kanıyor veya akıntı yapıyor. İdrar yapmak ağrılı hale gelmiş olabilir ve kasıklarınızda yumrular oluştu. Penis kanseri çok ender görülür, çoğunlukla erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir.

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Penis ağrısı çoğunlukla kendi kendine tedavi edilemez. Örneğin ağrıyan veya şişen sünnet derisini zorla öne götürmek veya tahriş olmuşsa altını temizlemek tavsiye edilmez.

Eğer cinsel ilişki sırasında ve sonrasında ağrı varsa, bu eşinizin vajinasının kuruluğundan kaynaklanabilir.

Penisinizin ucunda cinsel ilişkiden sonra yara oluşuyor ve siz lateks prezervatif kullanıyorsanız, lateks olmayan bir prezervatif veya başka korunma yöntemini deneyin. Ağrı geçiyorsa, muhtemelen latekse karşı alerjiniz var demektir. Lateks olmayan prezervatifler HIV virüsü de içinde olmak üzere cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.

Önleme

Önemsiz tahriş ve iltihaplar çoğu kez temizlikle, özellikle sünnet olmadınızsa, cinsel ilişkiden sonraki temizlikle önlenebilir. Sabun ve suyla yıkamaktan başka özel bir şey yapılması gerekmez.
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:37   #55
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Penis doppler ultrasonografisi

Sertleşme problemi (ereksiyon
kusuru) varlığında olası hastalığın penisin kan akımının
bozulmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemeye yarayan tanı
amaçlı bir yöntemdir.

Doppler ultrasonografi
ile penis içi damarlardaki kan akış hızı değerlendirilir.

Penise arterler (atar
damar) ile yeterli kan gelip gelmediği, yeterli kan gelmişse, gelen
kanın yeterince penis içerisinde kalıp kalmadığı (toplar damar
kapaklarının sağlam olup olmadığı) tespit edilir.

Penil
Doppler ultrasonografi nasıl yapılır?

Penis içi kapiller
damarların genişlemesini sağlamak amacıyla inceleme sırasında penis
içerisine damar genişletici bir ilaç, hasta yaşı göz önüne alınarak,
belirli dozda verilir.

Penis cildi üzerine jel
sürülerek ultrasonografi probu ile penis içi damarlar
değerlendirilir.

Penil
Doppler ultrasonografi incelemesi ağrı verir mi?

Hayır
vermez,bazen penis içerisine verilen ilaç hafif yanma hissi
verebilir.

Penil
Doppler ultrasonografinin sonuçları güvenli midir?

İlk defa 1980 li yıllarda
kullanılan penil Doppler ultrasonografi, ereksiyon kusurunda
patolojinin damar kaynaklı olup olmadığını doğrulukla
belirler. Ancak tetkikin yapıldığı odanın sessiz ve karanlık olması
gerekir. Hastanın da tüm çekincelerinden arınmış ve gergin olmaması
tetkik sonucunun doğruluk oranını arttırır.


Penil
Doppler ultrasonografiden sonra dikkat edilmesi gereken hususlar;

Peniste oluşan
sertleşmenin kaybolma süresi bazen kişiye göre uzayabilir, cinsel
uyarı, masturbasyon yapmak veya ilişkiye girmek bu sürenin artmasına
sebep olup; süre uzarsa ağrı oluşabileceği için bunlardan kaçınmak
gerekir.




Penil
Doppler ultrasonografi zararlımıdır?

Hayır,kişiye ne o an ,
nede sonrası hiç bir zarar vermez, cinsel hayatını etkilemeyen
güvenli bir yöntemdir.

Dr. Alev Kadıoğlu

Yararlanılan Kaynaklar:

Dr. Alev Kadıoğlu (kişisel
röportaj), ALKA Radyolojik Tanı Merkezi, İstanbul

Amerikan
Ultrasonografi Derneği Web sitesi

Sertleşme Problemi tanı yöntemi (penil dopler usg)
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:38   #56
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Penis eğriliği

İnsan vücudundaki eş organların (eller, gözler, testisler gibi )hiç biri birbirinin aynısı değildir, arada mutlaka bazı farklar vardır.

Tüm insanlarında yapıları ve organları hem dış görünüş olarak hem de işlevleri sırasında farklılıklar gösterirler.Bu farklılık bazen çok çok az ,bazen ise çok fazla olabilir.

Penis bildiğimiz gibi bir erkek cinsel organı olup spermleri (meni - ersuyu ) kadın vajeninin derinlerine bırakma görevi vardır ve bu görev sırasındada kişiye haz (zevk ) vermektedir.

Penislerde hem boy olarak hem de şekil olarak bir birinden farklı olmaktadır.

Hiç bir penis şekil olarak cetvelle çizilmiş gibi doğru değildir veya düzgün sınırlara sahip değildir.Bu farklar kişiden kişiye göre değişmekte,kiminde çok az bir sağa veya sola eğrilik olurken bazılarında bu daha fazladır.Bazı penislerde ise hem sağa -sola eğrilikle beraber aşağıya da doğru eğrilik olabilir.

Bunun sınırı nedir ? Ne kadar eğrilik normaldir,ne kadarı bir anormallik veya sakatlık olarak görülmelidir?

Bunun kesin sınırı şudur; eğer bu eğrilik sizin cinsel ilişki kurmanızı engelliyor,ilişki sırasında size veya partnerinize acı veriyorsa bu düzeltilmesi gereken bir sorundur.

*Bir de eğer kişi ciddi anlamda penisinin eğriliğinden estetik açıdan, yani görüntüsünden rahatsız oluyor ve bu yüzden soyunmaktan kaçınıyor veya ilişkiye giremiyorsa bu da düzeltilmesi gereken bir sorun sayılır.

Penis eğriliği düzeltilirmi; evet,herşey yapılabildiği gibi (bu gün yeniden el, parmak veya penisin yapılabildiği bir bilgi ve teknolojiye sahibiz) penis eğriliğide düzeltilebilmektedir.

Eğer sizde de penis eğriliği gibi bir şüphe veya sıkıntı varsa çekinmeden ve mutlaka muayeneye gidiniz.Bu şüphe , sıkıntı, veya utanma duygusu ile geçirdiğiniz her süre sizi üzecek ve cinsel hayatınızı olumsuz etkileyecektir. Hekiminiz sizi aydınlatacak ,eğer gerekli ise cerrahi bir müdahele önerecek ve yapacak veya eğer bir sorun yoksa sizin rahatlamanızı ,kendinize güveninizin gelmesini sağlayacaktır.

Bizim kliniğimize bu şikayetle gelen kişilerin çoğunluğu yaptığımız muayene ve açıklamalar sonunda hiç bir sorunları kalmadan huzur ve güven içinde rahatlamış olarak dönüyorlar. Şimdiye kadar çok az kişide cerrahi müdahale -ameliyat gerektirecek sorun görüldü, bunlarda gerektiği biçimde düzeltilip kişilerin normal cinsel hayatlarına dönmeleri sağlandı.Sadece estetik açıdan kaygı duyan hastalarımız oldu,bunların çoğunluğu yaptığımız muayene ve görüşme sonucunda bu kaygı ve komplekslerini kaybedip normal şekilde yaşamlarına devam ettiler,ancak bir kaçı psikolojik açıdan rahatlamak için gerekli operasyonla bu eğrilik düzeltildikten sonra sonra bu sıkıntıyı duymaz oldular.

KAYNAK:
Dr.Cenk Kiper www.mutluinsan.com
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:38   #57
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Pensite sertleşme güçlüğü



SORU: "Viagra" deyince ilk aklınıza gelenler...?
- Viagrayı üreten Pfizer şirketinin İngiltere Birimi Halkla İlişkiler Şefi Bayan Miranda Kavanagh'ın naklettiği bir şaka: İlk balayınızla ikincisi arasındaki fark nedir? Cevap: "İlki Niagara idi, ikincisi Viagra!" Şaka bir yana, Viagra bir ilaç olmaktan ziyade, çok-cepheli bir fenomen olarak girdi hayatımıza. Kültürel, ekonomik, edebi, sosyal... Tarih boyunca yeryüzünde en hızlı satılan ilaç Viagra. Wall Street analistlerine göre, ilk çıktığı yıl 5 milyar dolarlık bir satış rakamına ulaştı. Bu gerçekten inanılması güç bir rekor. İngiltere'nin muhafazakar gazetesi Times , birinci sayfasındaki bir editör köşesinin tümünü Viagra'ya ayırmışsa, bu ciddiye alınması gereken bir fenomen demektir.

SORU: Viagra bir mutluluk ilacı mı?

- Bir anlamda hayır, bir anlamda evet. Pfizer tarafından aslında kalp ve damar hastalıkları tedavisinde kullanılmak üzere üretilen, fakat yan etki olarak ereksiyon yaptığının gözlenmesi üzerine "tesadüfen" keşfedilen Viagra'nın etken maddesi "sildenafil" , asla bir afrodizyak değil. Yani cinsel ilgi veya arzuyu artırmaz. Birçoklarının kendisinden beklediği gibi, normal erkeği süper erkek yapmaz. Bu bakımdan, mutlu olamayan bir erkeğin Viagrayı alıp mutlu olması sözkonusu değil. Ancak, sildenafilin, normal seksüel uyarıya karşı oluşan ereksiyon cevabını güçlendirip artırdığı gözönüne alınırsa, tıbbi anlamda sertleşme sorunu yaşayan ve bu nedenle aile hayatları zehir olan, psikolojileri bozulan milyonlarca erkeğin Viagra sayesinde yeniden mutluluğu yakaladıkları bir gerçektir.

SORU: Cinsel sorunların çözümündeki yeri nedir?

- Erektil disfonksiyon olarak tıbbi ifadesini bulan sertleşme sorununda Viagra kullanımının sonuçlarına bakıldığında, sebepten bağımsız olarak %84 lük bir ortalama başarı yüzdesi ile karşılaşıyoruz. Aynı gruba, plasebo adı verilen "boş ilaç" uygulandığında bu rakam %25'e düşüyor. Yani % 84, psikolojik bir etkiden çok, gerçek ilaç etkisini yansıtıyor

SORU: Erektil disfonksiyon cinsel sorunların ne kadarını oluşturur?

- Bu gerçekten zor bir soru. Çünkü bu noktada tam bir kavram kargaşası yaşıyoruz. Bu ülkede, erotik film ve hikayelerde rastladıkları "film-kurgu" erkeklerin skoruna ulaşamadıkları için kendilerini ürologa zor atan ve cinsel sorunlarından (!) yakınan binlerce erkek var çünkü. Biz konuya bilimsel olarak yaklaşırsak, şunları söyleyebiliriz: Cinsel fonksiyon bozuklukları, cinsel cevap döngüsü esas alınarak tanımlanır. Cinsel cevap döngüsünün ise; istek, uyarılma, orgazm ve çözülme olmak üzere dört evresi vardır. İşte "cinsel sorunlar" genel tanımı, bu evrelerin herhangi birindeki aksama ve problemi ifade eder. Erektil fonksiyon bozukluğu, ya da halkımızın yaygın tercihiyle "iktidarsızlık" ise, cinsel cevabın ikinci safhası olan uyarılma evresinde erkeklerde görülen aksamaların adıdır. Erektil disfonksiyonun yaygınlığı hakkında en sağlıklı rakamlar ABD'den alınmaktadır. Buna göre, 40-70 yaş arasındaki erkeklerde, %10 oranında tam ereksiyon bozukluğu, %52 oranında ise değişik derecelerde erektil disfonksiyon mevcuttur. Bunların % 80 kadarı, organik bir nedene bağlıdır. Toplumsal şartlar ve cinsellik kavramına yaklaşım farkı gözönüne alındığında, ülkemizde erektil disfonksiyon ve cinsel sorunların daha yüksek oranda olduğu, ancak bunların altında yatan psikolojik etmen yüzdesinin hatırı sayılır bir rakama ulaştığı söylenebilir.

SORU: Erektil disfonksiyon için risk faktörleri nelerdir?

- Kalp-damar hastalıkları (hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi), şeker hastalığı, omurilik travması, ürolojik cerrahi müdahaleler (prostat büyümesi ve prostat kanseri ameliyatları gibi), depresyon-stress gibi psikolojik faktörler, daimi kullanılan bazı ilaçlar, sigara ve alkol kullanımı... en önemli hazırlayıcı etkenler olarak sayılabilir.

SORU: Viagra, erektil disfonksiyonların hepsini ve her derecesini tedavi edebiliyor mu?

- Elbette hayır. Öyle olsaydı, artık bu konuda araştırma ve çabaya, hatta ürologlara veya hekime gerek kalmaz, eczaneden alınacak bir Viagra tableti ile çözülen cinsel sorunlar, yaşanan hayattan çekilip, tıp kitaplarının tozlu sayfaları arasına terkedilirdi. Durum böyle olmamakla beraber, yapılan araştırmalar, Viagra ile, birçok değişik etmene bağlı erektil disfonksiyonlarda belli oranda da olsa başarı elde edildiğini göstermiştir. Bunlar arasında, hipertansiyon, depresyon, şeker hastalığı, yaşlılık, omurilik travmasına bağlı felç ve prostat operasyonlarına bağlı sertleşme bozuklukları sayılabilir.

SORU: Viagra sadece erkekleri mi mutlu ediyor?

- Sevdiği, hayatını paylaştığı erkeğinin sertleşme bozukluğu nedeniyle hem onun ruh dünyasında oluşan travmayı birlikte yaşayarak muzdarip olan, hem de doyurucu cinsel ilişkiden mahrumiyet sebebiyle orgazm mutluluğuna erişemeyen bir kadını düşünelim. Bir gün, eşi elinde bir hapla çıkageliyor ve birkaç saat içinde bu iki insanın cinsel hayatlarında bir devrim oluyor. Aylar, belki de yıllar sonra bu iki insan, cinsel tatminin tarif edilemez, ancak yaşanabilir hazzına ulaşıyorlar, yeniden... Bu cepheden bakıldığında, Viagranın sadece erkekleri değil çiftleri mutlu ettiği söylenebilir. Ancak, sualiniz, Viagranın kadın cinsel fonksiyon bozukluklarında etkili olup olmadığını sorguluyorsa, bu konuda henüz neticelenmemiş yoğun çalışmalar bulunduğunu söylemekle yetineyim.

SORU: Viagra'nın alternatifi ya da muadili yok mu?

- Ülkemizde "sildenafil" içeren ikinci bir ilaç, yani Viagranın muadili, "Sildegra" adıyla piyasaya çıktı. Alternatifine gelince, bundan, ağız yoluyla alınan başka ereksiyon ilaçlarını anlamak gerek diye düşünüyorum. Bu manada, ilaç piyasasını V.Ö. ve V.S. şeklinde ikiye ayırmak, hakedilmiş bir kadirşinaslık olacaktır. Viagradan öncekiler, yani mevcut ilaçlar gerçekten çok zayıf, hatta bazı araştırmalara göre anlamlı etkisi olmayan haplardı. Üzerinde yoğun araştırmalar süren ve pek yakında piyasaya girmesi beklenen "apomorfin" ve "fentolamin" içerikli oral ilaçlar ise, belki de Viagra kadar etkili olmaya aday gözüküyorlar.

SORU: Neden bu kadar parıltılı bir tanıtımla tanıtıldı?

- Erektil disfonksiyon için kullanılacak ideal ajanın özellikleri sayılırken şunlar sıralanır: Uygulaması basit, invazif olmayan, ağrısız, çok etkili, minimal yan etkisi olan ve ekonomik. Dört tabletlik bir kutu Viagranın ülkemizde 20 milyon TL civarında bir fiatı bulunduğunu düşünürsek pek ekonomik olduğunu söyleyemeyiz. Ancak bunun dışındaki tüm ideal ilaç özellikleri, sanki Viagrayı tarif etmekte gibi. İşte tıp tarihi boyunca, böylesine ideale yakın bir ereksiyon ilacının ilk defa uygulamaya girmesi, cinsel sorunların her toplum ve kültürde yaygın biçimde görülen bir şikayet olması, ilacın parıltılı bir tanıtımı hakettiğini düşündürüyor. Dünya erkekleri, bu sayede, kaybettikleri "iktidar"larını kimsenin haberi olmadan (belki de gizlice yutuverdikleri minik bir hap marifetiyle) yeniden ele geçirdiler. Bu, az şey midir?!

SORU: Herkesin kolayca erişilebileceği bir ilaç olmasında fayda var mı?

- Adı üzerinde, Viagra bir ilaç. Bana göre, hiçbir ilaç, kolayca erişilebilir olmamalıdır. Hele, Viagra gibi, yanlış insanda kullanılırsa ciddi sorunlar doğurabilecek, yahut etki mekanizması tam bilinmeden, popüler kültürdeki yanlış yönlendirmelerle lüzumsuz yere ve sonuçsuz beklentilerle kullanılabilecek bir ilaçsa, asla! Konunun uzmanı bir hekim, yani ürolog, kişiyi etraflıca değerlendirmeli, gerçekten Viagra kullanımının uygun olduğuna karar vermeli, o kişiye uygun kullanım şartları ve dozunu tayin etmeli, ilaç reçeteyle ve kayıtlı olarak alınıp, hekimin takibi altında kullanılmalıdır.

SORU: Viagra, neredeyse deyim olarak lügatlere geçti. Popüler kültürde Viagra'ya karşılık gelen bir boşluk mu vardı? Viagra dilbilimde hangi imaların karşılığı olabilir?

- Ülkemiz için, cinsel sorunlar birçok batı ülkesinden farklı olarak veya daha yoğun olarak bir eğlence mevzuu gibi algılanır. Aganigi-naganigi'nin ima ettiği ögeler, tarihte veya dünyada kudret ilacı ya da afrodizyak olarak revaç bulurken bizde kollektif tebessüme sebep olur. Bu algılama biçimi içerisinde, Viagra bir tıbbi ilaç olmaktan ziyade bir güç sembolü, bir erkeklik timsali gibi görülmekte ve daha önce böyle bir enstrümandan mahrum olan popüler kültür, onu sömürürcesine kullanmaktadır. Viagra fıkraları, yalnızca popüler kültürde varolan bir boşluğu doldurmak için mi, yoksa anlatanların bireysel hayatlarındaki bir eksikliğin telafisi için mi dilden dile dolaşmaktadır, bilmiyorum. Ancak, bizdeki kadar olmasa da, dünyanın heryerinde Viagranın doktor reçetelerinden daha çok toplumun ve medyanın gündeminde yeraldığını yadsıyamayız. Viagranın halk dilinde "kaldırmak" fiili yerine de kullanıldığını anlatan güzel bir örnek, doktordan ¼ Viagra hapı isteyen 80 yaşındaki ihtiyarın, bunun sebebini, ayaklarının dibine değil de biraz ileriye işeyebilmek arzusuyla izah etmesinde görülebilir.

SORU: Viagra siz ürologların pratiğine neler getirdi?

- Ürologlar, teknik ve bilimsel gelişmelerin, ellerindeki "kutsal ve dokunulmaz" tedavi gücünü başka kişi ve kurumlara aktardığından hep yakınmışlardır. Böbrek taşı kırma makinasının, taş ameliyatlarını hemen hemen bitirmesi gibi. İşte Viagra da benzer bir etki yaptı üroloji pratiğinde. Erektil disfonksiyon yakınmasıyla ürologa gelen hasta, hemen daima bir Viagra reçetesi beklemekte artık. Bu beklenti bir yana, gerçekten de, çok ayrıntılı ve eziyetli ileri tetkikler yerine "Viagra testi" yapmak, bizim de uyguladığımız bilimsel bir yöntem olarak literatüre girdi. Bundan böyle, temel incelemeleri ve muayeneyi takiben hastaya bir Viagra tableti kullanıp cinsel ilişki denemesi önerilmekte, başarılı olursa bu tedaviye devam edilmektedir

SORU: Yanetkiler adam öldürecek kadar tehlikeli mi, dersiniz? Viagra'dan öldü sözü ne kadar doğru ve ne kadar yerinde?

- Viagra kullanımı sonrasında oluşan birçok ölüm vakası bildirilmekle beraber, bu ölümlerin doğrudan ve yalnızca sildenafil etken maddesine mi bağlı olduğu, yoksa o kişilerin genel sağlık durumu, ilave kalp hastalıkları, cinsel ilişki sırasındaki efora karşı performanslarının da etkili mi olduğu sorusu cevaplanamamıştır. Karşı görüşü savunan bazı araştırmalarda, aynı sağlık statüsü ve yaşta olan insanlar arasında Viagra veya plasebo verilen iki mukayese grubundaki kardiovasküler yan etki oranının aynı olduğu bildirilmiştir. Bu soru karşısında verilebilecek en net cevap, kalp damar hastalığı için damar genişletici (nitrogliserin) alan kişilerde Viagra kullanımının ölüm tehlikesi taşıdığı ve yasak olduğudur. "Viagradan öldü" ifadesi ise acı ve mutluluğu, hüzün ve hazzı ironik biçimde birleştiren bir çağrışım yapmaktadır kulaklarda.

SORU: Türkiye'de Viagra ile ilgili çalışma yapılıyor mu?

- Gerek klinik gerekse laboratuvar araştırmaları düzeyinde birçok çalışmanın ülkemizde de yapılmakta olduğunu söyleyebilirim. Bizim de bu konuda henüz devam etmekte olan birkaç klinik çalışmamız mevcut
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:38   #58
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Prezervatif kaput kondom



Kondom geri çekme yöntemi dışında erkeklerin kullanabileceği tek geri dönüşümlü yöntemdir.
Dünyada yaklaşık 46 milyon çiftin düzenli olarak kondom kullandığı tahmin edilmektedir ve bu çiftlerin büyük bir kısmı gelişmiş ülkelerde yaşamaktadırlar.

Penise takılan mekanik bariyerlerle ilgili ilk bilgiler M.Ö. 1350 yıllarına dayanmaktadır. Bu dönemde Mısır'da erkeklerin süs amaçlı penil bariyerler taktıkları bilinmektedir. M.S. 1654 yılında ünlü İtalyan bilgini Fallopius ketenden yapılmış bir kılıf tanımladı. Daha sonraları hayvan barsağından yapılan bu kılıflara 18. Yüzyılda kondom adı verildi. 1800'lü yılların ikinci yarısından sonra ise sentetik maddelerden ya da kauçuktan yapılmaya başlandı ve giderek yaygınlaştı.


Etki mekanizması

Ereksiyon halindeki penis üzerine geçirilen kondom spermlerin vajinaya girişini engeller. Bazı kondomlar ise spermleri etkisi hale getiren spermisid adı verilen maddeler ile kaplanmıştır. Kondomun yırtılması halinde bu maddeler ek bir koruma sağlayabilir. Ayrıca bir kısım kondomlarda silikon jel ya da pudura ile kaplanarak kayganlaştırılmışlardır.

Etkinlik

Kondom gebeliği önlemde oldukça etkili bir yöntemdir. Teorik olarak etkinliği % 98 olmakla beraber olağan kullanıcılarda bu oran % 88'e düşmektedir. Etkinliğin kulanıcı düzeyinde azalmasının en önemli sebebi her ilişkide kondom kullanma alışkanlığının edinilmemiş olmasıdır.

Kondomların spermisidlerle birarada kullanılmasını tavsiye edenler olduğu gibi, bu maddelerin kondomların daha kolay yırtılmalarına neden olduğunu ileri sürenler de vardır.

Herhangi bir spermisid madde içermeyen kondomların yırtılma olasılığı 161 ilişkide 1 olarak hesaplanmıştır.


Diğer yararları nelerdir ?

Kondomların gebelikten koruma dışında çok önemli bir yararı daha vardır:
AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma


Avantajları

Kondom özellikle evli olmayan ya da birden fazla kişi ile ilişkisi olan kadın ya da erkeklerde en uygun yöntemdir. Kolay temin edilmesi, ucuz ve etkili bir yöntem olması, bazı erkeklerde ereksiyonun daha uzun sürmesine yardımcı olması, bazı kısırklık olgularında kadın vücudunda spermlere karşı bağışıklık cevabının gelişmesine engel olması, enfeksiyon riskini azaltarak ilerideki doğurganlığın korunmasına yardımcı olması ve erken dönem rahim ağzı kanserini önlemesi avantajlarıdır.

Dezavantajları

Erkekte duyarlılığı azaltması, zaman zaman cinsel ilişkiyi bölmesi ve nadiren de olsa sentetik materyale karşı alerji gelişmesi dezavantajlarıdır
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:38   #59
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

Prezervatif seçimi

Diğer adı KONDOM, KORUYUCU KILIF ve KAPUT'tur.
Kılıf şeklinde olup, cinsel ilişki sırasında penise geçirilerek kullanılır.
Çoğu, kayganlaştırıcı sürülü halde ambalajlanmış olarak eczanelerde ve süpermarketlerde satılmaktadır.
Cinsel ilişkide bulunan kişilerden birisi HIV veya cinsel yolla bulaşan bir hastalık etkeni taşıyorsa, prezervatif kullanımı ile diğer kişiye hastalık bulaşması önlenmiş olur.
Cinsel ilişki ile HIV'in bulaşmasının önlenmesinde prezervatif tek önlemdir.
Her tür cinsel ilişkide kullanılabilir.
Sperm hücrelerinin dışarıya çıkmasını engellediği için gebeliği önlemek amacıyla da kullanılır.
Prezervatif dışındaki diğer gebelik önleyici yöntemler HIV'in bulaşmasını engelleyemezler.
Prezervatifler konusunda bilinmesi gereken bazı küçük fakat önemli husular vardır.

Bunlar:

— İyi kalite ve latex prezervatif alın.

—Prezervatifi ilişkiye başlamadan kullanın.

—Prezervatifin ucunda meninin akabileceği kadar yaklaşık 1/2 inch (yaklaşık 1.3 cm) boşluk bırakın.

—Kayganlaştırıcı olarak yağsız maddeler kullanın.

—Hiçbir zaman vazelin gibi yağlı maddeleri kayganlaştırıcı olarak kullanmayın.Yağ bazlı maddeler, prezervatif yüzeyinin incelmesine yada delinmesine neden olabilir.

—Ereksiyondan sonra prezervatifi tepesinden tutun ve çıkartın.

—Prezervatifi çıkarttıktan sonra plastik torbasına koyun ve güvenli bir şekilde çöpe atın.

—Bütün Prezervatifler Aynı Değildir. Labaratuvar çalışmaları Latex prezervatiflerin AIDS virüsünün bulaşmasını engellediğini göstermektedir.Fakat kuzu bağırsağından yapılan doğal prezervatifler aynı korumayı sağlıyamamaktadır.Bunun sebebide doğal prezervatiflerin gözeneklerinin virüsün geçmesine izin verecek kadar büyük olmasıdır.Latex prezervatiflerle virüsün prezervatif yüzeyinden geçmesi mümkün değildir.

—Son Kullanma Tarihini Mutlaka Kontrol Edin.

—Süt ve yoğurt gibi prezervatiflerde kısa sürede bozulabilir.Çok fazla beklemiş bir prezervatif kurur ve kaygan yapısını kaybeder buda prezervatifin kolayca deforme olmasına neden olur.

—Aynı şekilde prezervatifin sıcak yerlerde bulunmasıda bozulmasına neden olur.

—Prezervatif kutularının üzerinde son kullanma tarihi bulunmaktadır.Prezervatifin üretim tarihiyle son kullanma tarihi hiçbir zaman karıştırılmamalıdır.Eskimiş prezervatiflerin kullanılması kişiye hiçbir koruma sağlamıyacaktır.Bu nedenle hiçbir zaman son kullanma tarihi geçen prezervatifler kullanılmamalıdır. Kayganlaştırıcı Maddeler Su bazlı kayganlaştırıcıların cinsel birleşme esnasında kullanılmasında bir sakınca yoktur. Fakat prezervatifin incelmesine yada delinmesine neden olacak yağlı maddeler kullanılmamalıdır.

—Prezervatiflerin üzerindeki Notları Mutlaka Okuyun.

—Etkili koruma sağlamak için, prezervatifler belirtilene uygun şekilde kullanılmamalıdır. Prezervatiflerin kullanılması çok kolay olsada izlenmesi gereken bazı kurallar vardır, bu kurallar genellikle prezervatif kutuları üzerinde yazılı bulunmaktadır. Bir

—Kullanım Yeterli Prezervatifleri hiçbir zaman ikinci kez kullanmayın.

—Kullandığınız prezervatifleri atın ve cinsel birleşmeye gireceğiniz her zaman yeni bir prezervatif kullanın.

—AIDS'e karşı korumanın en etkili yolu cinsel birleşme sırasında prezervatif kullanmaktır. Prezervatiflerin delinme yada patlama olasılığı %2'dir; buda ancak üretim hatalarından kaynaklanabilir.Fakat bireylerin prezervatifi uygun bir şekilde kullanmaması bu oranı bir miktar daha
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 10:38   #60
нüzüη
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 3.916
Tecrübe Puanı: 688
нüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond reputeнüzüη has a reputation beyond repute
Standart

testis kırılması

ABD Minneapolis Kalp Enstitüsü Vakfı'nın yaptığı araştırmaya göre, erkeklerdeki sertleşme sorunu, kalp ve damar hastalıkları için erken uyarı olabilir. Dr. Marc Pritzker, sertleşme sorunun damardan kaynaklandığının anlaşılması halinde, kalp ve damar hastalıkları bakımından da araştırma yapılması gerektiğini söyledi. Pfizer İlaç Firması'nın Sağlık Bülteni'nde yer alan araştırmaya göre, Dr. Pritzker, sertleşme sorunun, 'penis stres testi' diye de adlandırılabileceğini belirtti. Dr. Pritzker, ''Efor stres testinde, kalpten gelen elektrik sinyalleri, kalpteki hastalıklı kan damarlarının saptaması için kullanılıyor. Penis stres testi de hastalıklı kan damarlarının saptanması için de başka bir yol olabilir'' dedi.

Penisiniz kırılabilir!

Penis sert halde iken yatakta aniden dönme, mastürbasyon esnasında anormal bükülme, ereksiyonu sonlandırmak için penisin bükülmesi, at tepmesi penis kırılmalarına neden oluyor. Almanya'da her yıl 600 erkeğin penisi kırılıyor. Penis kırılmalarında penis şişiyor ve morarıyor. Erkek aniden ağrılar içinde kıvranmaya başlıyor. Vakaların verdiği bilgiler çoğunlukla yanlış. Hekimlerine ''sabahleyin yataktan düştüm ya da çocuğumu severken aniden penis bölgeme tekme attı ve birden penisim şişti anlayamadım,'' diyerek doğru bilgi vermiyorlar. ''Mastürbasyon yaparken penisi kırılan genç ameliyata alındı.'' Bu haberin kahramanı 26 yaşında, oto tamircisi, evli bir erkek. Eşi sekiz aylık hamile olduğu için bir süredir cinsel ilişkiye giremeyen genç adam, sabah işe gitmeden önce banyoya girip mastürbasyon yapmaya başlamış. Birden penisi şişip çok acı hissedince de hastaneye kaldırılmış.

Çoğu Bekar
Penisi kırılan tek Türk erkeği bu genç değil. Penis kırılmaları olağan bir durum olmasına rağmen vakalar utandıklarından hastaneye gitmedikleri için sayıları bilinmiyor. Uluslararası tıp literatüründe her 175 bin hastane başvurusundan birinin penisin bu tür yaralanması olduğu yazılı. Örneğin Almanya'da yılda 600 erkek cinsel ilişki sırasında penisini kırdığı için hastaneye gidiyor. Onların aralarında da utançtan doktora gitmeyenlerin sayısı az değil. Uzmanlar hemen doktora görünülürse oluşabilecek iktidarsızlık tehlikesinin de önlenebileceğini belirtiyorlar. Penis kırılmaları bilinçsiz cinsel ilişki, penis sert halde iken yatakta aniden dönme, mastürbasyon esnasında anormal bükülme, ereksiyonu sonlandırmak için penisin bükülmesi, at tepmesi gibi durumlarda oluşabiliyor. ''Ancak çoğu zaman hastanın öyküsünden gerçek sebep öğrenilemez,'' diyor Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında öğretim görevlisi Yrd. Doç. Yılmaz Aksoy: ''Hastanın verdiği bilgiler çoğunlukla yanlış. Örneğin sabahleyin yataktan düştüm ya da çocuğumu severken aniden penis bölgeme vurdu gibi çelişkili konuşuyorlar. Oysa çocuğunu insan severken penis ereksiyon halinde olmaz. Kliniğimizde tedavi olmuş hastaların yaş ortalamaları 29 ve çoğu da bekar. Çekindikleri için böyle şeyler uyduruyorlar.''

Penis bandajlanıyor
Tanı hastanın öyküsü ve fizik muayenesi ile konuyor. Muayenede kırılma olan tarafta kan birikmesi ve peniste karşı tarafa doğru eğilme, şişlik, morarma saptanıyor. İki veya üç silindirik cisimli şiddetli kırılmalarda ise idrar yolu kanaması ve yumurtalıklarda kan birikmesi görülebiliyor. Ancak çok küçük olan yırtıklar Kavernozografi adı verilen özel görüntüleme yöntemleri ile saptanabiliyor. Penis kırığı daha önceleri penise bandaj uygulanması, lokal soğuk pansuman tatbiki ve şişlik giderici ilaçlar verilerek tedavi edilmeye çalışılırmış. Şimdi ise tanı konur konmaz cerrahi müdahale ile başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Nasıl mı? Ameliyatta penis cildi sünnet hattından çepeçevre açılarak geriye doğru çekiliyor ve etrafa birikmiş olan kan boşaltıldıktan sonra yırtık kısım bulunarak dikişle tamir ediliyor.

Penis yatakta kırılıyor
Penis kırığı ile idrar yolu yaralanmaları arasında doğru bir orantı var. İşeme zorluğu, idrar yolundan kan gelmesi veya hastanın idrar yapamaması durumlarında penis ucundan ilaç verilerek film çekiliyor. Böylece bir yaralanma varsa o bölge net olarak gösterilebiliyor. Ardından hastanın idrar torbasına göbeğin altından özel bir sonda yerleştiriliyor. Ve yırtık cerrahi müdahale ile düzeltiliyor. Penis kırığı tedavi edilmezse peniste şekil bozukluğu, ağrılı sertleşme, cinsel ilişkide zorluk, iktidarsızlık, idrar yolunda bölgesel genişleme, kanama bölgesinde Peyroni hastalığı adı verilen sert şişlikler oluşabiliyor.

Olumsuz etkiler
Penis kırılması erkeğin cinsel yaşamını önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Bunun olmaması için alınması gereken tedbirler çok önemli. Araştırmalar penis kırılmalarının daha çok cinsel ilişki sırasında penisin vajinadan kayıp etraf dokulara isabet etmesi ile meydana geldiğini gösteriyor. Penis ereksiyon halinde iken yatakta kırılma sıklığı tıp literatüründe yüzde 28-38 olarak bildirilmiş. Bunun için cinsel ilişki sırasında ani ve ters hareketlerden kaçınılması, penis sertleşme halindeyken kıvrılmaması gerekiyor. Cinsel ilişki sırasında kadının üstte olduğu pozisyonlarda ise kırılma riski daha artıyor. Orta yerinden çatlatıyor Erkek üreme organı; kamış kökü, gövde ve kamış başı olmak üzere üç bölümden oluşan bir organ. Penisin dıştaki bölümüne gövde, vücutla birleştiği bölüme ise kök adı veriliyor. Kamış gövdesinde birbirine lifsi yapılarda bağlanan ve dikilgen doku olarak bilinen silindir biçimli üç cisim yer alıyor. Bu silindirik cisimler penisin uzama ve genişleme kabiliyetini sağlıyor. Bunlardan ikisi penisin sırt kısmında bulunuyor ve bu cisimler ''Tunigia Albuginea'' adı verilen kalın ve sert bir kılıfla sarılı. Penisin sırt kısmındaki bu silindirik cisimlere ise ''Korpus Kavernozum'' adı veriliyor. Üçüncü cisim ise daha ince yapıda ve etrafında sert bir kılıfla sarılmış değil. Bu üçüncü cisime de ''Korpus Spongiozum'' adı veriliyor. Ereksiyon sırasında her üç silindirik doku kanla dolarak penisin boyunda uzama, genişleme ve ardından sertleşme meydana geliyor. Bir penis kırılmasında ereksiyon halindeki bir penis orta yerinden aniden kıvrılınca sert kılıf yırtılıyor. Ve penisin sırt kısmında kalan kan, cisimsel dokular arasında dağılıyor. Erkek kırılma sesi duyduktan sonra hızlı bir ereksiyon kaybı, morarma ve şişmenin oluyor sonra da peniste şiddetli ağrı duyuyor.
__________________
๒ค๒ค๓ א๏llคгıภ๔ค t๏z ๏l๓ค๓ ﻮєгєк
нüzüη isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ayva cinsel güç deposu.. Korax Şifalı Bitkiler 2 09-13-2008 03:44
Cinsel yaşamı yok eden faktörler нüzüη Sağlık-Sağlıklı Yaşam 0 08-22-2008 18:38
ABD'de cinsel saldırıya 4 bin 60 yıl hapis Haberci Dünyadan Haberler 0 07-03-2008 08:43
Cinsel saldırıda ürküten rapor Haberci Yurttan Haberler 0 06-01-2008 09:25
Erlere cinsel eğitim Korax Yurttan Haberler 0 01-30-2008 17:50


Şu Anki Saat: 06:01


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows