Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

Siyaset Meydanı Siyaset Hakkındaki Görüşler ve Düşünceler...

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-28-2010, 21:47   #1
ALAKAZAM
Webmaster
 
ALAKAZAM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 2.692
Tecrübe Puanı: 436
ALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud ofALAKAZAM has much to be proud of
Standart Bu ülke sokakta

Prof. Dr. Yalçın Küçük, büyük tartışma yaratan Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın aranmasıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Sözü fazla uzatmadan; Yalçın Küçük'e bırakıyoruz sözü...

İşte Yalçın Küçük’ün olay yaratacak açıklamaları:

"Türkiye tarihinde yeni oluşumlarla karşı karşıyayız"

Birinci noktada şunu söylebiliriz; İslamist kuvvetler, Türk ordusunu astı mı? Mesele budur. Buna karşılık Türk ordusu tarafından bir Bab-ı Ali baskını var mı? Bab-ı Ali baskını tarihimizde çok önemlidir. 1910’lu yıllardadır. Bu ikinci noktadan başlayacak olursak; şunu söylemek durumundayız, bir defa Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ikinci kez yeni oluşumlarla karşı karşıyayız. Bu oluşumların bir tanesi, Türk Devleti adına bazı organlar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bazı organlarını basmıştır. İkincisi; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa yüksek komutanlar, Başbakanlık'a randevu istemeden gitmişlerdir. Türkiye’deki Başbakanlık makamında oturan zat da bütün randevularını bir tarafa bırakarak Türk ordusunun temsilcilerini kabul etmiştir. Meselenin özü budur. Gördüğümüz budur. Hiçbir gazete ve televizyonda Genelkurmay Başkanı İlker Paşa ile Kara Orduları Komutanı Işık Paşa'nın herhangi bir randevu talep ettiklerine dair işaret duymadık. Bildiklerimiz şudur ki; o sırada Başbakanlık mevkiinde oturan kişi bir toplantı yapıyordu. O kişi "toplantım var bekleyin" diyememiştir. Üç saaat konuşmuşlardır. Mesele budur. Türk ordusunu o kadar küçümsememek lazım. Şu anki Genelkurmay Başkanı randevusuz olarak otomobiline binmiş ve Başbakanlık konutuna çıkmıştır. Yanına da Işık Paşa'yı almıştır. Ne demektir Işık Paşa: "Tayyip Efendi beni görevden alırsanız işte göreve getireceğiniz adam budur. Onu da alırsanız öbürüdür. Beni görevden almak gibi bir şansınız yok."

"Bugün yaşananlar Jön Türkler'in Bab-ı Ali'ye çıkartmasıdır"

Ben size tarihi söylüyorum. Buna tarihimizde Bab-ı Ali baskını denir. Bugün yaşananlar Bab-ı Ali baskını değildir. Bu postmodern Jön Türkler'in Bab-ı Ali'ye çıkartmasıdır. Şiddetsizdir. 3 saat görüşmüşlerdir. Tayyip Bey belirli sözler vermiştir. Tayyip Erdoğan kimdir? Tayyip Erdoğan söz verip, sözünde duramayan kimsedir. Deniz Baykal'a söz vermiştir, Yaşar Paşa'ya söz vermiştir, Obama'ya söz vermiştir. İlker Paşa son derece sabırlıdır. Ona yüz tane söz vermiştir. Doksan dokuzunu tutmamıştır. Bu konuşmadan sonra da daha ileri gitmiştir. Konuşması da budur. Bırakın Ertuğrul Özkök’ün Hürriyet gazetesini, hepsi ordunun teslim olduğu kanısındadır. Ben o kanıda değilim. Ancak belli zaafiyetleri vardır.

"Askeri işler askeri mahkemede görülür"

Hiçbir sivil yargının, Türk ordusunun Özel Kuvvetler Karargahı'na, Seferberlik Karargahı'na girme konusunda hukuku yoktur. Neden? Çünkü Türk Genel Kurmay Başkanı, "benim görevlendirdiğim askerler askeri iş yapıyor" demiştir. Askeri işler, askeri mahkemede görülür. Türk Genelkurmay Başkanı'nın bunu kabul etmesi büyük bir zaaftır. İkincisi bu iki subay görev içinde derdest edişmiş, sonra serbest bırakılmıştır. Birkaç gün sonra bir yargıç çıkmıştır. Neden kimse şu soruyu sormuyor? Neden sizler Türk ordusunun gizli bilgilerinin bulunduğu yere girmek için beklediniz? Yoksa sizler uygun bir yargıç mı aradınız? Soru budur. Doğru soruları sormak lazım. Hiçbir yargıç böyle bir karar almaz. Onun için mi beklediniz? Bugün Fethullahçı medyada övülen bir yargıcı bulmak için mi beklediniz? Size bu soru sorulur. Bu yargıcın Fethullah Gülen ile bir ilişkisi var mı? Genelkurmay Başkanlığı'nın bu soruyu sormaması büyük bir zaafiyettir. Büyük bir kibarlıktır. Buna itiraz etmemesi de öyle.

"Aramaların hiçbir hukukiliği yoktur"

Genelkurmay Başkanlığı açıklama üzerine açıklama yapıyor. "Arama hukukidir" diye... Hiçbir hukukiliği yoktur bu aramaların. Hukuki olmadığını, oraya giremeyeceğini ne savcı ne de yargıç bilmiyordu. Oraya kanunen giremeyeceklerini yeni öğrendiler. Şimdi en önemli soruya geliyoruz. Hiçbir gazete soramadı. MHP'li Vural Bey sordu ama eksik. Bu yargıcın aldığı bilgiler kime gidecek?

İsmail Tansu, benim takip ettiğim, kitaplarımda duyurduğum, Özel Harbi kuran, Kıbrıs'ta TMT'yi kuran insandır. O, Uğur Dündar'ın televizyonunda "Burada suikast bilgileri olmaz. Biz sınır dışı milli hareketleri ve planları yaparız. İşgal olursa nerede mukavemeti yapacağız. Bunların bilgileri olur. Yakup Şevki Paşa, Erzurum Orduları Komutanı, silahları halka o vermiştir. Özel seferberlik işgale karşı hangi silahların kimlere verileceğini, nerede ne yapılacağını tespit eden bir dairedir." dedi.

"Bu bilgiler nereye gidecek?"

Şimdi bu yargıç şaibe altındadır. O bilgiler nereye gidecek? Bunu soracaksınız... Ben tamamlıyorum, İsrail'e mi gidecek? Bu bilgiler İsrail'e mi gidecektir. Neden bu iki subay serbest bırakıldı da, 2-3 gün beklenildi? Yargıç mı aradılar? Bunu soracaksınız. 70 sayfayı belleğine yazmış... Ne yapacak? O yargıçta hiç devlet, hukuk kavramı yok mu? Bu memlekette bu kalmadı mı? Sevgili Emin Çölaşan Genelkurmay Başkanı'na mektup yazmış. Çok zayıfsınız, demiş. Çok zayıf olabilir. Bunun cevabını Yaşar Paşa verdi. Tayyip Bey ile Dolmabahçe görüşmesinden sonra, o görüşmeye uymadığında ne yapacağını söyledi. İlker Paşa çok kibar. Bir Paşa'ya yakışmayacak ölçüde kibar. Ama ne yapsın, tank mı diksin oraya? Öyle görüyoruz ki astsubaylar gerekli mukavemeti göstermişler. Yüksek komutanlık, zaaf içinde olan ordunun daha da zaafa düşmemesi için bir müdaheleye başlamaması için bu kapıları açmış görünüyor.

"Hangi ülkede katliamlar kayıtlara dökülür?"

Bu aramaların hukuki hiçbir tarafı yok. Bunu sadece AKP’nin son derece düşkün bir hale gelmesiyle izah edemeyiz. Daha dış bağlantılarına bakmamız lazım. Türkiye’nin doğu illerinde bir karışıklık olduğu zaman hangi mukavemet, hangi savunma planları yapılıyor, bu merak edilmiştir. Bu meseleyi bu kadar basite alamayız. Türkiye yoktan var edilmedi. Ben beştaş oynamıyorum, ben karamürsel sepeti değilim. Erbakan, doğuyu İsrail’in vilayeti yapmak istiyorlar, diyor. Burada mukavemet olacaktır. Hürriyet gazetesi ile DTP bu işbirlikçilerin yedek gücü haline gelmiştir. Şu anda bu bilgilerin peşindedirler. Meseleye başka türlü bakmak Türkiye'yi hafife almaktır. O hakim bey kendi vicdanında bunları tartışacaktır. Neyi yazıyorsun hakim bey? 77 yılındaki Taksim katliamını mı arıyorsun? Hangi ülkede katliamlar kayıtlara dökülür? Hangi ülkede ordu Cavit Orhan Tütengil, Bedrettin Cömet, Ümit Doğanay öldürüldüğünde dosya tutar? Biz bu yapılanlarda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin payı olduğunu inkar etmiyoruz. Zaten Türk Silahlı Kuvvetleri'nin zaafı da buradadır. Ama bunları burada bulamazsınız. O zaman memuriyetinin 25. yaşında olan bir adam şu anda emeklidir. Dünyanın en iyi istihbarat birimine sahip olan ABD’de bile Kennedy'nin katilini bulamazsınız. Siz ahmak mısınız? Orada sadece mukavemetin planları vardır. Hangi hakimse, o hakim bunları not ediyor. Hakim o odada Türkiye işgal altında ya da bölünmüş ise yapılacakları kaydediyor.

"Bu ülke sokakta kurulmadı"

O hakimin peşini bırakmayacağız. Eğer o planlar Türkiye dışına çıkarsa, bundan, orayı açan İlker Paşa ve bunları kaydeden o hakim sorumludur. Bu işler bu kadar basit değildir. Bu ülke sokakta kurulmadı. Hakim bey bana bunu anlatamaz. Ben ona bunu anlatırım.

Sonuç olarak; yepyeni bir döneme girdik. Türk ordusunun teslim olduğunu kimse söyleyemez. Daha Cumhuriyetçi, sol Kemalist bir ordu için bunlar eğitim kırbacıdır. Ülkeyi bu noktaya iten ordu değildir. İslamdır, Kürtçülüktür. Kimse korkmasın bu Cumhuriyet ayakta kalacaktır. Daha sol Kemalist bir Cumhuriyet'e doğru gidiyoruz. Türk ordusu sancılıdır. Ama Türk ordusuna ve askerlerine Atatürk’e bağlılıklarından dolayı güvenmemiz gerekiyor.
ALAKAZAM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Arka sokakta bir model Haberci Magazin & Dedikodu 0 09-25-2008 15:51
Arka sokakta bir model Haberci Magazin & Dedikodu 0 09-25-2008 01:04
Sokakta kavga etti Yaso Magazin & Dedikodu 0 07-31-2008 02:02
Ülke Ülke Cinsellik Kuralları Yaso Komik Yazılar 0 06-23-2008 08:57
Sokakta kaşıyamazsın LeGoLaS Dünyadan Haberler 0 02-28-2008 16:40


Şu Anki Saat: 11:58


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows