Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk)

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-13-2015, 23:09   #1
ysd
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Mesajlar: 120
Tecrübe Puanı: 124
ysd has much to be proud ofysd has much to be proud ofysd has much to be proud ofysd has much to be proud ofysd has much to be proud ofysd has much to be proud ofysd has much to be proud ofysd has much to be proud of
Standart Bir ailenin toplumsal surumlulukları nedir nelerdir cevap iceride

Aile demek toplum demektir, millet demektir, devlet demektir. Çünkü aile olmadan bunların hiçbir olmaz. Ayrıca her insan ailede büyür ve anne babası olmadan yetişmesi kendi başının çaresine bakması mümkün değildir. Tüm canlı türleri arasında çocukluk dönemi en uzun süren tür insandır. Bu bebeklik ve çocukluk evresinde her insan annesinin şevkatine bakımına ve babasının korumasına sevgisine muhtaçtır. Fakat aile kurumunun bekası için yani sağlıklı bir şekilde devamının sağlanması için her bireye ayrı ayrı görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu yazıda tam da bu konudan yani ailenin her bir ferdinin üzerine düşen görevlerin ve sorumlulukların neler olduğundan kısaca özet şeklinde söz edeceğiz…
Toplumun en küçük yapı taşı ailedir. Bir ailenin yaşam alanı ortaktır. Aile bireyleri arasında saygı ve sevgiye dayanan güçlü bir bağ olmalıdır. Ayrıca aileler kendi içlerindeki görevleri yerine getirmekle sorumludur.
Bir ailede anne ve baba en büyük sorumluluğu birlikte üstlenir. Maddi ve manevi olarak evin geçimini sağlarlar. Birlikte alın terleri ile para kazanıp eve getirirler.
Ev içerisinde de anne ve babanın sorumlulukları fazladır. Çocuklarını güler yüzlü yetiştirmelidirler. Anne ve baba birbirlerinin sözüne kanaat etmelidirler ve evdeki yemek ihtiyaçlarını karşılamalıdırlar. Birlikte ailenin namusunu da korumaktan sorumludurlar.
Çocukların da anne ve babalarına karşı sorumlulukları vardır. Fakat daha çok tüm sorumlulukları kendi geleceğini şekillendirebilmek üzeredir. Ebeveynlerinin sözünden çıkmaması gereken çocuklar bir iş sahibi olup evlenerek eve veda edesiye kadar anne ve babasından geçinir. Sonrasında evden ayrılır ve anne ve babası yaşlandığında tıpkı onların kendisine baktığı gibi o da onlara bakar ve destek olur.
Aile Fertlerinin Görevleri
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
Âyet : “Ey iman edenler ! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.” (Tahrîm Sûresi, 6)
Âyet : “Ailene namazı emret ; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz ; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.”
(Tâ-ha Sûresi, 132)
Âyet : “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır.” (Nisâ Sûresi, 34)
Âyet : “Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yoktur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa (meyilli) hazırdır. Eğer iyi geçinir ve Allah’tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Nisâ Sûresi, 128)
Sağlıklı toplumlar, sağlıklı aile bireylerinden oluşur. Huzur ve mutluluğun yolu, o aile içersindeki her bireyin sorumluluk yüklenerek, dayanışma içersinde olmalarından geçer. Harcı sevgiyle yoğrulmuş, duvarları muhabbetle birbirine kenetlenmiş, kolon ve çatısı ise güven üzerine bina edilmiş olan aile sarayı, hiç bir beşerî güç tarafından tahrip edilemez…
Âile reisinin görevleri
Aile fertlerinin her birinin ayrı ayrı sorumlulukları olmakla beraber, en büyük sorumluluk ailenin reisi kocadadır. İslam, ailenin yükünü evin erkeğinin boynuna yüklemiş, diğer fertleri ise ona yardımcı olarak vazifelendirmiştir.
Aile reisinin en önemi sorumluluğu, helâl rızık temini içi çalışmaktır. Giyim kuşam ve her türlü maddî ve manevî ihtiyaçları gidermek, hanımı ile güzel geçinmek, onu himaye etmek, onu başka bir kadınla aldatmamak, yediğinden yedirip giydiğinden giydirmek ve onun nafakasını tedârik ederek kendisine sadâkatten ayrılmamaktır.
İyi bir âile reisi, himayesine aldığı insanlara güven veren, çocuklarına eşit davranan, maddî ve manevî eğitimlerini almak için gayret gösteren ; onların İslâm’a ve topluma faydalı birer insan olarak yetişmeleri için, fedâkarca çalışan kişidir.
Hadis-i Şerif : “Bir müslüman, sevâbını Allah’tan ümid ederek âilesine infak ederse (harcarsa) bu, onun için sadaka olur.” (Müttefekun aleyh: Sahîh-i Buhârî ve Müslim)
Yine Resûlullah (sav) “Sizin en hayırlılarınız, kadınları hakkında en hayırlı olanlarınızdır.” Buyurmuşlardır.
Başka bir Hadis-i Şerif’te Resûlullah (sav) ; “Kadınlara ancak iyi huylu olanlar ikram eder, kötü huylu olanlarda, ihânet eder.” Buyurmuşlardır.
Kadının görevleri
Âilede ikinci sorumlu ise evin hanımıdır. Hatta, evin iç işlerinden birinci derecede kadın sorumludur. Üstün meziyet ve yeteneği ile çocukların edeb ve disiplininden, hayâta hazırlanmalarından sorumlu olan kişi evin hâtunudur. Külrür ve medeniyet seviyesi yüksek olan toplumlarda en büyük pay kadınındır. Çünkü kadın yalnızca çocuk değil, aynı zamanda toplumu da doğurur.
Kadının başlıca vazifelerinden birisi de, beyi’nin meşru emirlerini tutmak, onun nâmusunu, haysiyetini koruyup haline kanaat etmek, israftan kaçınmak, beyinin hoşlanmadığı kişileri eve izinsiz almamaktır.
Kadının eşine olan itaatinin sebebi ; şiddet, zorbalık, servet beklentisi ve cinsiyetinden değil, Allah rızasını kazanmak için olmalıdır.
Hadis-i Şerif : “Resûlullah (sav) buyurdular ki, “Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer.” (Tirmizî, Rada : 1)
Çocukların görevleri
Aile kurumu, en az devlet kurmu kadar önemli bir kurumdur. Bir toplumda ailelerin huzur ve barış içersinde hayatlarını sürdürmeleri, yaşadıkları üllkenin sosyal yapısına da pozitif olarak yansır. Bu nedenle sorumlu devletler, tebası altında bulundurdukları ailelerin sorunlarıyla ve genç nüfusun eğitimi ile de yakından ilgilenmek mecburiyetindedirler…
Ailenin bir parçası olan çocukların da büyük sorumlulukları vardır. Çocukların en önemli görevleri, anne ve babalarına hürmet ve itaat etmektir. Kendilerinin hayatlarına vesile olan, senelerce muhabbet ve şefkatle kucaklarında besleyip büyüten ebeveyne “öf” bile demeleri câiz değildir.
Yine kendilerinin her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için, zorluklara göğüs geren, fedâkâr anne ve babaya teşekkür edip hürmette kusur etmemeleri, onların meşru emir ve isteklerini yerine getirme zorunlulukları vardır.
Onların ihtiyaçları oduğunda yardımlarına koşmayan bir çocuk, hayırlı evlat olma şerefinden mahrum kalır, Allâhü Teâlâ’nın azabına layık olur.
Babalar hürmette, analar yardımda önce gelir. Ananın hakkı babaya nazaran iki katıdır…
Hadis-i Şerif : Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır ; “Cennet anaların ayakları altındadır.” (Sünen-i Tirmizî , Kitab-ı Birr)
Çocuklar aile bütçesini zorlayacak istek ve temennilerde bulunmamalı, kardeşler arasında geçimsizlik, çekememezlik olmamalı, maddî menfaat yüzünden birbirine düşman kesilen kardeşler, iyi ruhlu kimseler sayılmaya layık olamazlar. Birbirlerine tutkun olan kardeşler, hayatta dâima muvaffak olurlar..
Kardeş kardeşi uçurumdan aşağı atmış,
Tekrar kurtarmak için kendi canını satmış. (Tetebbuat)
İslamda Aile Bireylerinin Sorumluluğu
Konuya sözlerin en güzeli Yaratanımızın Kur’an’daki Hucurat Suresi 13. ayetinin meali ile girelim:
“Ey insanlar, doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi birbirinizle tanışasınız diye milletler ve kabileler haline koyduk. Şüphesiz Allah katında en değerliniz, ona karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.”
Ayet-i Kerime’den insan türünün bir erkekle bir kadından yaratıldığını, böylece iki unsuru ile önce bir aile teşekkül ettiğini, sonra bu aileden kabileler ve milletler meydana geldiğini anlıyoruz. O halde aile en eski sosyal kurumdur. Sosyal hayat onunla başlamış ve onunla devam etmektedir. Tarih boyunca bu kurum çeşitli amillerle daralmış genişlemiş, fakat daima var olagelmiştir.
Bu ailenin iki temel unsuru olan kadın ve erkek İslam’da insanlık ve Allah’a kulluk bakımından aynı konumdadır. İkisi de İslam’ın insana verdiği yer ve değerden eşit olarak pay almışlar, her ikisi de Allah’a kulluk etsinler diye yaratılmışlar, bu gayeye uygun imkân ve kabiliyetlerle donatılmışlardır. Yaratılmışlıktan gelen farkları sosyal hayatta birbirlerini tamamlamaya, bir bütün oluşturmaya, fonksiyonlarını yerine getirmeye yöneliktir. Bütün bu hususlar Kur’an’da ve Hz. Peygamber’in hadislerinde en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak kesinlik ve açıklıkla ifade edilmiştir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, Allah’a itaat eden erkekler ve Allah’a itaat eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabırlı erkekler ve sabırlı kadınlar, saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, Allah yolunda harcayan erkekler ve Allah yolunda harcayan kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetini koruyan erkekler ve iffetini koruyan kadınlar, Allah’ı çokça zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah bunlar için bir bağışlama ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzap, 35)
Mümin erkekler ile mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Allah ve resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Çünkü Allah izzet ve hikmet sahibidir.” (Tevbe, 71)
Kan, süt ve evlilik bağının birbirine bağladığı fertlerden oluşan aile, sosyal dayanışmanın ilk ve en geniş manada sağlandığı yerdir. Zira sosyal dayanışma, her şeyden önce manevi yardımlarla sağlanır. Herhangi bir kimseye, karşılık beklemeksizin iyilik etmek, tatlı dil güler yüz göstermek, onun hatırını sormak, gönlünü almak manevi yardımdır. Bunları yapabilmek için bir kimsenin zengin olması şart değildir. Aynı şekilde manevi yardım yapılan kimsenin de fakir olması gerekmez. Kuran-ı Kerim’de pek çok ayette insanlar hayır işlerine davet edilmekte ancak hayır ve iyiliğin önce anne ve babaya yapılması gerektiği belirtilmektedir. Çünkü sosyal dayanışma için kendisini aile içinde hazırlayamamış, bunu bir vazgeçilmez ahlak kaidesi, davranış biçimi olarak benimseyememiş bir ferdin başkalarına yardım yapması beklenemez.
İslam dini manevi transferlere, sosyal yardımlara önem verdiği kadar sosyal güvenliğe de aynı derecede önem vermiştir. Tehlikeye uğrayan insanın, tehlikenin zararlarından kurtarılma garantisi manasına gelen sosyal güvenliğin en temelli kurumu ailedir. Ailede sosyal güvenlik her şeyden önce onu meydana getiren fertlerin birbirlerine karşı duymaları gereken saygı, sevgi ve şefkatin varlığı ile garanti altına alınmıştır. Aile kurumunun fonksiyonunu tehlikeye düşürecek en önemli mesele, yeni nesillerin aile içi görev ve sorumlulukları hafife almaları, kurumun vazgeçilmez birer rüknü olan anne babaya karşı ilgisiz kalmalarıdır. Bu da ailede güvenliğini temelinden sarsmakta, korkunç denecek bir badirenin eşiğinde olduğumuzun en çarpıcı bir çığlığı olarak yankılanmaktadır. İslam’ın gönülleri eriten ulvi heyecanından ruh ve mana kazanan aile yapımız bugün temelinden çatısına kadar esen/estirilen fırtına ve tufanlarla harabe haline getirilmiştir. Bu binanın sarsıntı ve çatırtısını, çıkardığı canhıraş feryadı, ı ıslığı, karanlık ruhlu kişilerden başka, her idrak sahibi artık duymuş, görmüş, anlamıştır. Acaba toplumumuzda kaç birey anne ve babasına “OF” bile demekten korkuyor. Aşağıdaki ayetleri okuduktan sonra anne ve babaya “ÖF” demektense kahrolmaya razı olmayan bir Müslüman’ı nasıl düşünürüz? Yüce Allah şöyle buyurur:
“Rabbin yalnız kendisine ibadeti ve ana-babaya iyilik yapmayı emreder. Eğer ikisinden biri, veya her ikisi senin yanında ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı “öf” bile deme, onları azarlama, ikisine de hep tatlı söz söyle, onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve “Rabbim küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et” diye duada bulun.” (el-İsra, 23-24)
Ayette ana-babaya gösterilmesi gereken itina öyle bir kelime (öf kelimesi) ile ifade edilmektedir ki, bunun söylenmesi onları üzecek davranışların en hafifidir. Ana babaya kötü söz söylemek, onlara karşı istemedikleri davranışlarda bulunmak, hele hele onlara hizmetten usanıp huzur evlerine yatırmaya kalkmak, İslam’ın reddettiği işlerdendir.
“Biz insana ana ve babasını (onlara iyilik yapmasını) da tavsiye ettik. Anası onu sıkıntı üstüne sıkıntı ile karnında taşımıştır. Çocuğun sütten kesilmesi iki sene içindedir. (İnsana dedik ki) hem bana, hem de ana babana şükret. Dönüş ancak banadır. ( Bununla birlikte) ana – baba seni körü körüne bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme, dünya işlerinde onlarla güzel geçin, bana yönelen kimsenin yoluna uy, sonunda dönüşünüz banadır. O zaman yaptıklarınızı size bildireceğim.”( Lokman, 14-15)
Hz. Peygamberin de ana-babaya itaatin önemini belirten, çocukların ana ve babaya karşı sorumluluklarını açıklayan pek çok hadisleri vardır. Bunlar içinde ashabı ile yaptığı şu karşılıklı konuşmalarında konu ne güzel anlatılmaktadır
“-Ya Rasulullah, insanlar içinde kendine iyi davranmama en fazla layık kimdir?
-Anandır,
– Ondan sonra kimdir?
-Yine anandır,
-Sonra kim gelir?
-Baban”( Buhari, Edeb 2)
Allah Rasulüne, Allah katında en makbul amel hangisidir diye sorarlar,
“Vaktinde kılınan namazdır” buyurur. Sonra hangisi diye sorarlar, “Ana-babaya iyilik etmektir” diye cevap verir. Sonra hangisidir derler, “Allah yolunda cihaddır” diye karşılık verir.(Ebu Davud, Salat 9)
Dini, milli ve ahlaki varlığımız için aile yapısının çok sağlam temellere oturtulmasında zaruret vardır. İşte bundan dolayı İslam Dini aileye büyük önem vermiş, aile fertleri arasındaki münasebetleri tafsilatlı bir şekilde ele almış, bu konuda pek çok hüküm ve kaideler vazetmiş, her bireyin sorumluluklarını açıkça ortaya koymuştur.
Yuvanın sağlamlığı için önce karı ve koca arasında sevgi ve saygının var olması gerekir Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“İçinizden kendileri ile huzur (ve saadete) kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet var etmesi O’nun varlığının delillerinden biridir.” (Rum, 21)
“Onlar sizin örtünüz, siz de onların örtülerisiniz” (Bakara, 187)
Bu son ayet evlilik bağı ile çiftlerin birbirini tamamladıklarını ifade etmektedir. Evlilik insan tabiatının bir gereğidir. Gayesi huzur ve saadetle dolu bir yuva kurmak ve cemiyete iyi ve yararlı nesiller yetiştirmektir. Aynı zamanda peygamberimizin de sünnetidir. Efendimiz:
“Evlenmek benim sünnetimdir. Benim sünnetimi yapmayan benden değildir. Evlenin, zira ben diğer ümmetlere sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim.” (Tirmizi, Nikâh 1) diye buyurmuştur.
Efendimiz: “Sizin en hayırlınız, hanımına karşı en iyi olanınızdır” buyurmuştur. Bu hadis bende şu duyguları uyandırır; İnsan zaman zaman doktora gider baştan sona tahlil, check up yaptırır; bakalım sıhhati ne durumda. İslam’ını, manevi varlığını tahlil için “Hanımına nasıl davrandığına bir baksın”. Ona çok nazik, latif, hoşgörülü, daima hoşgörülü davranıyorsa Efendimizin bu sünnetine uyuyor demektir. Yüce Allah şöyle buyurur:
“Onlar ki, Ey Rabbimiz derler, bize zevcelerimizden ve nesillerimizde gözlerimizin bebeği olacak iyi insanlar ihsan et. Bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder yap.” (Furkan,74)
Bir çocuğu dünyaya getirmekle iş bitmemektedir. Onun sağlıklı yetişmesi için nasıl itina ediyorsak, ahlak ve terbiyesine de aynı ölçüd

GT-I9300 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
ysd isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sessiz okuma kurallari nelerdir cevap iceride ysd Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 10-05-2015 23:57
Televizyonun zararları nedir cevap içeride Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 05-17-2015 10:34
Cumhurbaşkanının en önemli görevi nedir ? cevap iceride aknet Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 05-15-2015 11:06
Bireylerin katılımını artıran başlıca unsurlar nelerdir?arkadaslar ? cevap iceride aknet Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 05-14-2015 14:25
Sosyolojinin Tanımı ve Konusu Korax Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 09-07-2014 08:25


Şu Anki Saat: 18:40


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows