Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk)

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-17-2009, 11:13   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart halk tiyatrosunun özellikleri

BİÇİMİ
A. Genel Üslubu
Halk tiyatrosunun çağlar boyunca en temel üslubu gülmece olmuştur. Yaşam karşısındaki güleryüzlü tavrının kaçınılmaz sonucudur bu. İlk olarak m i t o l o j i k b u r 1 e s k şeklinde ortaya çıkmıştır. Mitolojiden alınma kişi ve olayların gülmece amacıyla işlenmesidir, mitolojik burlesk. Bu bağlamda Zeus, sevgilisi Alkemene'nin penceresine merdiven dayayıp girmeye çalışırken, Herakles ise, bir tabak meyveyle Apollon'u kandırmaya çalışırken gösterilmiştir. Yaşamı olduğu gibi resmetme özelliği, halk tiyatrosunda günlük yaşamdan alınma sahnelere bol bol yer verilmesine yol açmıştır. Günlük yaşamdan alınma olaylar, yalnız, kaba bir gerçekçilikle sunulmuşlardır. Bu, zaman zaman bayağılık şeklinde algılanmıştır. Halk tiyatrosunun bayağı olmadığı karşı görüşünü en iyi dile getiren Seneca' dır:
"Aslında bu çağın düzeysizliğini aşağılamada mimus oyuncuları başarısız oluyorlar. Sahnede gösterdiklerinden çok daha fazlasını da göstermiyorlar, atlıyorlar. Çağımızda inanılmaz derecede o kadar çok bayağılık var ki, mimus oyuncuları bunları görmezlikten geldikleri için suçlanabilirler bile."(5)
Bu kabalığı zenginliğe dönüştüren unsurların başında ise f a n t e z i ve g r o t e s k gelir. Bu iki unsurun da kökeni, halk tiyatrosunun özgürlükçü tutumunun üslup alanında ortaya çıkışından başka bir şey değildir. Grotesk, izleyicinin düşünsel kilitlerini yarı ürkütücü, yarı komik yaklaşımıyla açar ve buradan doğan enerji, fantezinin gösterdiği dünyalara doğru akar.
T a ş 1 a m a, halk tiyatrosunun politik niteliğinin arttığı dönemlerde öne çıkan bir üslup özelliğidir. Taşlama, politik olmayan oyunlarda da, diğer sosyal konulara yönelik olarak kullanılır. Taşlamanın da amacı yıkmak ya da düzeltmek değildir; tek amaç, her zaman olduğu gibi, gülmece yaratmaktır.
Halk tiyatrosunun gülmece yaratma isteği ve isteğini eleştirel bir niteliğe kavuşturmaması, bundan özellikle kaçınması bir eksikliğe, bir düzeysizliğe yol açıyor gibi görünebilir. Halk tiyatrosu iğnesini olay ve kişilere, şöyle yüzeyden bir dokundurup geçiyor gibi algılanabilir. Aslında olan tam tersidir. Halk tiyatrosunun iğnesi hep derinlere kadar iner, ama bunu sadece gülmece yaratmak için yapar, yoksa tiyatro ve eğlence dışı bir amaca yönelmez. Ayrıca, böyle bir amaca yönelmemesi, derinlere inen iğnesini korumak için içgüdüsel olarak geliştirilmiş bir kalkan olur sanki. Bu kalkanın işe yaramadığı pek çok durum da vardır: Caligula'nın sahnede yaktırdığı bir mimus oyuncusu, bunun en hazin örneklerinden biridir. Kısaca, halk tiyatrosunun başka bir amaç gütmeden sadece gülmece yaratmaya çabalaması, onun yaşamı olduğu gibi taklit etme özelliği ile birleşince daha iyi anlaşılır olur. Amaç yaşamı düzeltmek değil, yaşamı olduğu gibi göstererek bir yaşam enerjisi üretmektir.
Halk tiyatrosunun kökeninde de var olan, ama özellikle ortaçağda gelişen bir başka üslup özelliği ise a n 1 a t ı'dır. Anlatı, genel olarak dramatik biçimlerin hemen öncesinde gelen gelişmiş çizgisiyle ve malzemesiyle dramatik biçimlerin oluşmasına katkıda bulunan bir ifade biçimidir. İlk olarak Antik Yunan'da Homeros Destanları ve yerel efsaneler, söylene söylene dramatik nitelik kazanmaya başlamışlardır. Bu gelişim çizgisi, özellikle ortaçağda, İtalyan tiyatro geleneği içinde de görünür. Gezginci soytarı-oyuncuların sunduğu destanlar, aşk şarkı ve şiirleri, tartışmayı esas alan karşılıklı atışmalı şiirlere dönüşmüş, bu şiirlerde karakterlerin tek oyuncu tarafından da olsa kişileştirilmeye başlanmasıyla anlatı, sadece söze ve ona eşlik eden müziğe dayalı olmaktan çıkıp, m i m e t i k bir nitelik kazanmıştır. Pek çok kültür ve özellikle İtalyan halk tiyatrosu geleneğinde bu niteliği kazanmış olan anlatı, dramatik biçimlerin gelişmesiyle ortadan kalkmamış, tersine, bağımsız varlığını sürdürerek ve dramatik olanın kazanımlarından yararlanarak gelişmiştir. Ortaçağda gezginci soytarı-oyuncuların başlattığı bu gelenek (giullari deniyor), daha sonra öykü anlatıcılar (fabulatore) haline gelmiş, günümüze kadar ulaşmıştır.
B. Konu ve Temalar
Halk tiyatrosunun yaşamı olduğu gibi resmetme özelliğinden yola çıkarak gündelik yaşamdan alınma sahnelere bol bol yer verdiği daha önce belirtilmişti. Konular da, yine gündelik yaşamdan alınan konular olmaktadır. Belli başlıları, evlilik, yeme- içme, cinsellik, aldatma, kurnazlık, para ile ilgili olanlarıdır. İnsanın temel içgüdüleri olan, beslenme, korunma ve yaşamını sürdürme içgüdülerini doyurmaya çalışması ve bu çabasında karşılaştığı bireysel ve toplumsal engeller, yasaklar, tıkanıklıklar halk tiyatrosunun en temel konuları olagelmiştir. Önde gelen temaları da, yine bu içgüdülerin yansımasından başka bir şey değildir: Aşk, ölüm, açlık. Ayrıca savaş gibi, dinsel ya da toplumsal olaylar, bu temaları en yoğun olarak birarada yaşatan olaylar olması bakımından, her zaman halk tiyatrosunun ilgisini çekmiştir.
C. Olay ve Kişiler
Halk tiyatrosunun rağbet ettiği olay ve kişileri ele almadan önce belirtilmesi gereken bir nokta vardır: Halk tiyatrosunda gerek olaylar, gerekse de kişiler giderek standartlaşmış, hatta klişeleşmişlerdir. Halk tiyatrosunun kullandığı olaylar ve bu olayları sergilemede kullandığı dolantılar, daha Roma mimusu zamanında belirgin biçimler almaya başlamış ve bunlara o dönemde "thrix" denmiştir. Bu dolantılar, commedia dell'arte'de oyuncunun bağımsız ustalıkları haline dönüşünce adı "lazzo" olmuştur. Günümüzde ise daha çok gag, ya da trick/trük adıyla bilinmektedir. Bu standart olayların başında, evlilikte kocanın karısı tarafından aldatılması gelmektedir. Beceriksiz âşıkların sevgililerine ulaşmada gösterdikleri başarısız çabalar bir diğer standart olaylar dizisidir. Erkeklikleri ile öğünenlerin aracılar kullanarak güzel kadınları baştan çıkarmaya çalışmaları ve bunda başarısız olmaları, zaman zaman başarılı olsalar bile sonuçta komik duruma düşmeleri, dolantı sonucu, iddia ettikleri niteliklerin kendilerine ait olmadığının ortaya çıkması, önemli standart olaylar arasında yer alır.
Bütün bu ve benzeri standart olaylar klişeleşmiş rol kişileriyle karşımıza gelir. En çok kullanılanların başında, yaşlı koca ile genç ve güzel karısı vardır. Doğal olanın sosyal olaylar ile böyle çarpıtılması, halk tiyatrosu için ölümsüz olaylar ve kişiler yaratmıştır. Genellikle yaşlı koca, üçüncü kişilerin (arabulucu kadın, köle, uşak, vb.) yardımıyla uzaklaştırılır; böylece genç karısı âşığıyla buluşur. Her şeye rağmen, genç kadın kendine yönelen erkeği reddeder. Ya da buluşmasına rağmen bu buluşma kadının düş kırıklığı, erkeğin beceriksizliği ile sonuçlanır. Yaşlı koca ve genç karısı ikilisi o kadar sevilmiştir ki, Nicoll'ün gösterdiği gibi (6), ortaçağ dinsel dramlarında Meryem-Yusuf ikilisi ve Meryem'in Tanrıdan hamile kalması bile bu şekilde işlenmiştir.
Standart kişiler arasında en eskisi, yaşlı ve arabulucu kadındır. Bu yaşlı kadın, geveze, dedikoducu, kurduğu dolantılarla olmazı olur yapan, güngörmüş kadın tipidir. Dor mimusu ile başlayan öyküsü, Atellan farsı ve Roma mimusu ile yine ortaçağdaki dinsel dramlarda Nuh'un gemiye binmemekte direnen karısı şekline bürünmüştür (En ilginç olanı, Nuh'un karısından kutsal kitapta hiç söz edilmemesidir). Commedia dell'arte ile daha sonraları hizmetçi kadın ya da dadı haline gelen bu tip, günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
Kaynağını Dor mimusu'ndan alan bir başka klişe rol kişisi, dolandırıcı doktor'dur. İlkel büyücünün bir tür parodisi olan bu tip, halk tiyatrosundaki yaşam-ölüm temalarının işlenebilmesine olanak tanıyan en önemli tiptir. Kurnazlık ve aldatmalar, en çok onun aracılığı ile ortaya çıkar. C o m m e d i a d e 11' a r t e ile birlikte tıp doktorluğunun yanı sıra hukuk doktorluğunu da kişiliğine alıp, giderek bir "sahte aydın" niteliğine bürünmüştür. Commedia dell'arte'ye kadar, kurduğu kumpaslardan sıyrılmayı becermiş, bundan sonra bunu becerememeye başlamıştır.
Kökeni, İtalyanların ilk halk tiyatrosu yazarı diyebileceğimiz Epicharmus'a kadar uzanan P a l a v r a c ı a s k e r (Milos Glorisius) de, bir başka klişe rol kişisidir. Cesur ve başarılı bir asker olduğunu iddia eder. Oysa, dolantılar sonucu ya beceriksiz ya da korkak olduğu ortaya çıkar. Zaman zaman âşık rollerine de soyunur. Bunda da pek başarılı olamaz. Roma mimusun'da imparatorluğun en önemli gücü olan askerleri taşlamada çok kullanılmış, commedia dell'arte'de ise; halkın İtalya'yı istila eden İspanyol askerlerine karşı duyduğu olumsuz duyguları yansıttığı bir tip olmuştur. Daha sonraları askerlik niteliğinden arınmaya başlamış, daha çok cesur olduğunu iddia eden palavracı tipine dönüşmüştür.
Halk tiyatrosunun rol kişileri arasında en eskisi sarhoş'tur. Dor mimusu'nun en eski örneklerinde gördüğümüz bu rol kişisi, Dionizyak Bereket Törenlerinin kalıntısından başka bir şey değildir. Halk tiyatrosunun gelişimi boyunca da paradoksal olanı ortaya çıkarmakta sık sık kullanılmıştır. Asıl işlevi, kaynağı olan bereket törenlerindeki kutlama havasını oluşturmasındadır. Ayrıca, pek çok klişe rol kişisi de sarhoşlatılarak sahneye getirilmiş ve böylece dolantıların karmaşıklaşması, aykırı olanın ortaya çıkarılması sağlanmıştır.
Halk tiyatrosunun klişe kişileri arasında doğal özür ya da doğal özellik taşıyanlar önemli bir yer tutar. Bunların başında ikizler gelir. İlkel toplumlarda, ikizler doğal özürlüler ile birlikte b ü y ü l ü olarak kabul edilmişlerdir. Onların bu niteliklerinde fantastik bir yan bulan halk tiyatrosu, özellikle ikizleri bol bol kullanmış, ikizler sayesinde dolantıyı katlayarak büyütme şansını bulmuştur. Kılık değiştirerek tek kişiyi iki kişi gibi göstermeye çalışma da başvurulan dolantı türlerinden biridir. Kaynağı Amphytrion efsanesine kadar gider. Kambur, topal ve yarım akıllılar da halk tiyatrosunun sık sık kullandığı figürlerdir. Özellikle fiziksel özürler, groteski kurmakta kullanılmıştır. Yarım akıllılar ya da öyleymiş gibi yapanlar, aykırı düşüncenin oluşturulması için değerlendirilmiştir. Bunun en iyi örneği, ortaçağ soytarısıdır. Söylediklerinin bir düşünce ürünü gibi görünmesine rağmen, rastlantısal oluşu (veya rastlantısalmış gibi gösterilmesi) halk tiyatrosunun derinlere inen iğnesinin en etkili yansımasıdır.
İğneleme, asıl köle ya da uşak tiplerinde ortaya çıkar. Nasıl yarım akıllılar doğal kastın dışındaysa; köle ve uşaklar da sosyal kastın dışında kaldıkları için (ya da bu kastın en altında oldukları) aykırı olanı sergilemekte işe yararlar. Köle ve uşaklar halk tiyatrosunun en önemli tipleridir. Birbirlerinden çok farklı özellikler taşırlar. Bunları, esas olarak üç grupta toplamak mümkündür. Birinci grup aptallardır. Bunlar yukarıda sözü edilen yarım akıllılara yaklaşırlar. Onlardan tek farkları, doğal özürleri olmamalarıdır: Paradoksal olanın ortaya çıkmasını bilmeden gerçekleştirirler; ya da buna bilmeden yardımcı olurlar. Amaçları başka, yol açtıkları sonuç başkadır. Akıllılar ise iki türlü olur. Birinci akıllı grup aynı zamanda iyi yüreklidir; gerçi somut bir karşılığı olmadan hiçbir dolantıyı kurgulamazlar, ama kurguladıkları dolantı sırasında karşılığını almadan yaptıkları iyilikler de vardır. İkinci tür akıllılar, kötücüldürler; zaman zaman hiçbir somut karşılık almasalar bile, sadece insanları zor duruma düşürmekten aldıkları haince zevk yüzünden dolantılar kurgular ve olaylara müdahale ederler. Bu grupta şeytani bir yan vardır ki, bir görüşe göre, bu yan özellik ortaçağ dinsel dramlarındaki şeytan tiplerinden kalmadır. Halk tiyatrosundaki groteski oluşturan bir başka öğe de, bu şeytani uşak ve kölelerdir. Bunların ortak özellikleri, sürekli bir açlık içinde olmalarıdır; ve hepsi de son derece gururludur.
Ortaçağ romanlarının bir kalıntısı olarak halk tiyatrosuna giren ve commedia dell'arte ile günümüze kadar uzanan diğer klişe rol kişileri ise genç âşıklardır. Bunlar daha çok duygusal bir tonda işlenmişlerdir. Genel olarak birbirlerinden ayrı düşmüşlerdir ve oyunun sonunda birleşirler. Bunlar, halk tiyatrosu geleneği içerisinde hiçbir zaman asal tipler olarak görülmemişlerdir. Ana işlevleri, yaşamın duygusal yanının oyunlara yansıtılmasıdır.
Bunların dışında köylüler, balıkçılar, zanaatkârlar, değişik meslek sahipleri dönemlere göre, halk tiyatrosunun yaşamı olduğu gibi resmetme özelliğinin sonucu olarak sahneye getirilmiş tiplerdir.
D. Dil ve Metnin Diğer Özellikleri
Halk tiyatrosunda dil özel bir yer tutar; zekice ama basit buluşlarla doludur. Atasözleri, bilmeceler, parodiler, söz oyunları, uzun sözcükler yaratma, ön ve son eklerle oynayarak sözcükler türetme, isimlerle yapılan oyunlar, uzun uzun sıralanan yiyecek, içecek listeleri gülmeceyi kurmada en çok kullanılan dil ustalıklarıdır. Diyalogların ritmi de gülmecenin oluşmasında önemli bir öğedir. Önemli bir başka özellik ise, lehçe ve jargon kullanımıdır. Rol kişileri, kökenlerine ya da mesleklerine göre ayrı lehçe ve jargon kullanırlar. Bütün bunların sonucunda, halk tiyatrosu da herhangi bir sanat yapıtı gibi, konuşma dilinden farklı, kendine özgü, sentetik bir dil oluşturur. Bu dil, ya çok basit ya da az karmaşıktır. Nicoll bu dile, "Gündelik yaşamın kaba şiiri," (7) diyor. Dil, dönem dönem halk tiyatrosu için yazan entellektüellerin elinde bir parça sanatlaşmıştır. Yine dönem dönem, halk tiyatrosu kendi çağının veya geçmiş çağların sanat ürünlerini, kendi oyun yapısı ve repertuarı içine almıştır. Commedia dell'arte oyuncularının Dante ve Boccacio'dan dizeler ve hatta bölümler kullandıkları bilinmektedir. Ancak bunlar, halk tiyatrosunun dilini anlaşılmaz (ya da özel bir entellektüel çabayla anlaşılır) hale getirmemiş, sadece zenginleştirmiştir.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Soru Halk hikayesinin özellikleri nelerdir cevap iceride aknet Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 11-01-2009 16:37
Soru türkünün özellikleri kasidenin özellikleri şarkının özellikleri cevap Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 10-11-2009 16:25
Vietnam Halk Ayaklanmasi Ve Halk Savasi paparazi Kur'an-ı Kerim 0 05-02-2009 09:54
Peygamberimizin Seçkin özellikleri Ahlaki özellikleri Yaso Peygamberimiz-En Sevgili'ye 0 11-15-2008 12:40
Toptan: Partileri halk kurar, halk kapatır Haberci Siyaset Meydanı 0 03-15-2008 15:52


Şu Anki Saat: 10:31


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows