Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk)

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-02-2010, 19:56   #1
Sevgi
Moderator
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.373
Tecrübe Puanı: 1000
Sevgi is on a distinguished road
Standart soru iletişim yolları ve çözüm yolları cevap iceride

BİREYLERİN İLETİŞİM SORUNLARI VE İLETİŞİM BECERİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ
YRD. DOÇ. DR. ERDOĞAN BOZKURT*
“Tüm yaşam bir iletişim - etkileşim olayıdır.”
Özcan KÖKNEL
İletişim bireyin birtakım semboller kullanarak karşısındakini etkileme süreci olarak tanımlanabilir (1). Ailede okulda ve iş yaşamındaki iletişim sorunlarına ülkemizde son yıllarda yapılan araştırmalarda sıkça karşılaşılmaktadır. Baymur ve Yeşilyaprak’ın yaptıkları araştırmalarda lise ve üniversite öğrencilerinin iletişim yeterlikleriyle ilgili sorunların fazla olduğu görülmektedir. Bu sorunlardan bazıları; topluluk içinde konuşamamak karşı cinsle arkadaşlık etmekten çekinmek ana-baba ile sorunlarını tartışamamak... gibi. Voltanda yaptığı gözlemler sonucunda lise öğrencilerinde aynı sorunların bulunduğunu belirtmektedir (2 3).
Mooney’in üniversite öğrencileri üzerindeki çalışmasında öğrencilerin çok problemli olduğu alanlardan az problemli olduğu alana doğru şöyle bir sıralama yapılmıştır (4): Birinci sırada üniversite ile ilgili problemler ikinci sırada başkaları ile iletişim kurmaya ait sorunlar üçüncü sırada gelecekle ilgili sorunlar yer almıştır.
Çulha ve Dereli’ninyaptığı araştırmada iletişim sorunlarının ülkemizde artma eğilimi gösterdiği vurgulanmaktadır. İletişim sorunları olarak; duygu ve düşüncelerini açıkça söyleyememek rahat konuşamamak yaş ve sosyal statü olarak daha büyüklerle rahat konuşamamak bir arkadaş grubuna girememek karşıt cinsle arkadaş olamamak belirtilmektedir(5).
İletişim Becerisi Yetersizliğinin Bazı Nedenleri
Çeşitli toplumlarda olduğu gibi Türk toplumunda da iletişim becerileri yetersiz bireyler bulunmaktadır. İnsanların bir grubu aşırı derecede çekingen bir kısmı ise fazlaca saldırgandır. Çekingenlik ve saldırganlık özelliklerinin tam ortasında ise sağlıklı iletişimi anlatan atılganlık iletişim özelliği bulunmaktadır.Atılganlık kişilik özelliği ise “başkalarını küçük görmeden onların haklarını yadsımadan kişinin kendi haklarını koruyabilme yolu olarak geliştirilen bir çeşit bireyler arası ilişkiler biçimi” olarak tanımlanır (6). Ülkemizde iletişim yetersizliğinin ya da atılganlık düzeyinin düşüklüğü ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmıştır.
Oskay (1981) ve Köknel’in (1986) çalışmalarında; çocuk eğitiminde ailenin ve çevrenin çocuğun yaşına ve gelişim çağına uygun olmayan beklentilerinin olması ailenin bu beklentilerinin gerçekleşmesi için aşırı baskı ve dayağa varan ceza ve şiddet yöntemlerine sıklıkla başvurması yetişkinler arasındaki iletişim bozukluğunun temel nedenlerinden birisi olarak açıklanmaktadır(7 8).
Toplumumuzdaki iletişim sorunlarından bir b**ümü de kuşak çatışması ve kuşaklar arası anlayış farkının büyük boyutlara ulaşmasından kaynaklanmaktadır. Ülkemizdeki genç kuşak düşüncelerine saygı duyulmasını düşüncelerini anlatma tartışma fırsatının kendilerine tanınmasını toplumun kültür faaliyetlerine katılabilmeyi sorunlarıyla ilgilenmeyi toplumdan soyutlanmamayı kendi toplumuna yabancılaşmamayı ve sorunlarına sahip çıkmayı istemektedirler (9).
Köknel(1986) kuşak çatışmasının temel nedenini genç ve yetişkin kuşak arasındaki karşılıklı olarak gönderilen iletilerin çözülüp anlaşılamamasından yani iletişim kopukluğundan kaynaklandığını vurgulamaktadır. Köknel ailenin ve çevrenin gençle kurup sürdürdüğü iletişimde ve verilen iletilerde çelişmelerin olduğunu ortaya koyarak bunu şöyle açıklamaktadır. Aile bu yandan gence “büyüdüğünü” “kendi başına karar vermesinin sorumluluk yüklenmesinin gerekli olduğunu” anlatır öte yandan“aklın ermez” “sen daha çocuksun” denilerek tüm davranışları kısıtlanır. Bu çelişkiler gence de yansımakta ve onda da çelişkiler oluşturmaktadır.Genç istediği zaman kendini “koca adam” olarak görmekte bütün sorunlarını çözecek güçte olduğunu sanmaktadır.İstemediği durumlarda “ben daha çocuğum” aklım ermez düşüncesinden hareketle sorumluluktan kaçmaktadır (10).
Kasatura’ya (1991) göre; iki insanın birbirini anlamasını engelleyen en önemli etkenlerden biri de savunucu iletişimdir.Bu süreç bireyin benlik bilincini koruma ihtiyacından çıkmıştır.Bireyin kendini savunma özelliği arttıkça iletişimdeki verimin düştüğünü savunma azaldıkça iletinin anl***** ve yapısına daha çok dikkat edildiği gözlenmiştir.
Birbirinden çekinen ve aralarında olumsuz bir değerlendirme bulunan bireylerin etkili iletişim kurabilmeleri için öncelikle güven ortamının oluşturulmasının gerekli olduğu ifade edilmiştir. Çevresindeki insanlarla başarılı iletişim kuran yetişkinlerin kişilik özelliği incelendiğinde kendilerine güven duyan duygusal ve düşünsel yönden olgunlaşmış kişiler olduğu gözlenmiştir. Bu kişilerin bebekliklerinden itibaren güven ve sevgi dolu bir ortamda yaşadıkları görülmüştür. Ayrıca başarılı bir iletişimde duygudaşlık saydamlık ve etkin dinleme özelliklerinin bulunması gerektiği söylenmektedir. Duygudaşlık (empati) karşısındaki insanın duygularını anlama yeteneği; Saydamlık bir insanın rol yapmaması içi ile dışının bir olması; etkin dinleme ise karşısındaki bireyin söylediklerini de çözerek onun dünyasına girilebildiğini ve anlaşıldığının karşıya iletilmesini anlatır(11).
Tuncer (1979) ana-baba tutumlarıyla aile yapılarının çocuğun kişilik özellikleri geliştirmelerine etkisini incelediği çalışmasında farklı kültürel ögelerin egemen olduğu farklı toplumlarda aile yapıları ve benimsenmiş eğitim yöntemlerindeki farklılıkların toplumdan topluma değişen özgün kişilik çizgilerinin ortaya çıktığını açıklamaktadır.
Ülkemizin de içinde bulunduğu Doğulu ülkelerde girişken olmayan geleneklere bağlı kararsız ve aile bağları güçlü sınırlı davranışları etkin olan bireyler yetişirken; Amerika ve Batılı ülkelerde özgürlüğüne düşkün para ve başarıya önem veren gelenek ve soyluluğa bağlı olmayan davranışlarını belli kurallara göre düzenlemeyen aile bağları zayıf bireylerin toplumda genellikle çoğunlukta olduğu belirtilmektedir (12).
Geleneksel Türk eğitiminde; ailede çocuğun korunduğunu gözetildiğini girişkenlik ve merakın desteklenmediğini çocuğun içinden geçenleri açıkça söylemesinin engellendiği vurgulanarak; okul ortamında çocuğun sıkı bir denetime sokulduğu öğretmenin otoritesini benimseyen kurallara uyan çocukların ödüllendirildiği çok sayıdaki araştırmaların ortak bulgularıdır(13). Tuncer ülkemizdeki çocuk yetiştirme yöntemindeki önemli sorunun bireyler arası ilişkileri bozmadan aile bağlarını gevşetmeden; bağımsız kararlı ve girişken bireyler yetiştirmek olduğunu belirtmektedir.
İletişim Becerilerinin Geliştirilmesi
Daha sonra yapılacak olan davranışın önceden denenmesi ya da prova edilmesi yöntemini geliştiren Friedman Wolpe Lazarus Liberman Baker Fiedler ve Beach (1966 1978) gibi araştırmacılar atılganlık eğitimi yöntemini geliştirmişlerdir. Bu yöntem danışanın o davranışı kaygılanmadan yapabilmesini uygulama sırasında kendine güveninin artacağını danışanın durumunun kötüye gitmeyeceğini öğrenmesini sağlar.Bu tür atılganlıkeğitimiyle çok çekingen ve saldırgan davranışları yüzünden bireyler arası iletişim sorunları bulunan kişilere yardım edilebileceği söylenmiştir (14).
Morgan ve Leung (1979) kendilerini yetersiz olarak kabul eden fiziksel özürlü üniversite öğrencileri üzerinde atılganlık eğitiminin etkilerini incelemişlerdir.18-40 yaşları arasında 9 bayan 5 erkek olmak üzere 14 denek üzerinde çalışılmıştır. Deneysel araştırmada ön-test son-test kontrol grup mo****nden yararlanılmıştır.
Atılganlık eğitimi gören ve görmeyen denekler karşılaştırıldığında sosyal etkileşim becerileri benlik ve benlik saygısı düzeyi ile kendilerini yetersiz olarak kabul eden atılganlık eğitimi verilen bireylerin sayıca arttığı denencelerin analizinden anlaşılmıştır. Çalışmada fiziksel özürlü üniversite öğrencilerinin yeteneksizliğinin kabulünün gelişiminde atılganlık eğitiminin etkili olabileceğini ortaya koymuştur (15).
Voltan (1980) üniversite öğrencilerinin atılganlık kişilik özelliği düzeyinin yükseltilip yükseltilemeyeceğini incelemek amacıyla deneysel bir çalışma yapmıştır. Atılganlık kişilik özelliğini bireyin kaygı dışındaki olumlu ve olumsuz duygularını birey ya da bireylere en etkili şekilde iletebilme karşısındaki kişinin hakkına saygı göstererek kendi hakkını koruyabilme nitelikleri olarak tanımlanmıştır(16). Bu nedenle atılgan bireyin kurduğu iletişimin sonucunda daha sağlıklı bir uyum içerisinde olacağı söylenebilir.
Voltan sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerden ve kırsal kesimden gelen 17-19 yaşları arasındaki gönüllü 60 öğrenci üzerinde atılganlık eğitimi programı uygulamıştır. Atılganlık eğitimi sonunda deney grubundaki öğrencilerin Rathus Atılganlık Envanterinden aldıkları puanların ortalaması kontrol grubundan anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır(17).
Akkök (1996) ilköğretim öğrencilerinin ev ortamından çıkıp okul ort***** girdiklerinde onlardan yeni davranış biçimleri geliştirmeleri beklenildiğini belirterek bunun sonunda çocukların; kendilerine güvenleri olan kendilerini düzgün ve güzel ifade edebilen ve kişiler arası ilişkilerde başarılı bireyler olarak gelişmelerinin sağlanabileceğini açıklamıştır. İlköğretim öğrencilerine kazandırılacak beceriler aşağıdaki gibi gruplanmıştır. İlk kazandırılacak beceriler; dinleme konuşmayı başlatma konuşmayı sürdürme soru sorma teşekkür etme kendini tanıtma başkalarını tanıtma iltifat etme yardım isteme bir gruba katılma yönerge verme yönergelere uyma özür dileme ve ikna etmedir. Grupla bir iş yürütme becerileri arasında başkalarının görüşlerini anlamaya çalışma; duygulara yönelik beceriler grubunda ise kendi duygularını anlama duygularını ifade etme başkalarının duygularını anlama karşı tarafın kızgınlığı ile başa çıkma sevgiyi-iyi duyguları-ifade etme korku ile başa çıkma ve kendini ödüllendirme iletişim yeterlikleri arasında sayılabilir. Saldırgan davranışlar ile başa çıkmaya yönelik beceriler; arasında ise izin isteme paylaşma başkalarına yardım etme uzlaşma kızgınlığı kontrol etme hakkını koruma ve savunma alay etmeyle başa çıkma kavgadan uzak durma yer almıştır.Stres durumlarıyla başa çıkmayla ilgili beceriler arasında ise; başarısız olunan bir durumla başa çıkma grup baskısıyla başa çıkma utanılan bir durumla başa çıkma yanlız bırakılma ile başa çıkma sayılabilir (18).
Görüldüğü gibi ilköğretim öğrencilerine kazandırılacak becerilerin büyük b**ümünü iletişim becerileri oluşturmaktadır. Ayrıca bu çalışmada her becerinin nasıl kazandırılacağı ile ilgili çok sayıda etkinlik bulunmaktadır.
Baltaş ve Baltaş(1997) daha iyi insan ilişkileri ve daha iyi iletişim kurabilmek için bedenin iyi kullanılmasının yanında bireyin“duygusal olgunluğa” ulaşmasının gereğini açıklamaktadırlar. Duygusal olgunluk bireyin kendi duygularını anlaması ve yaşam düzeyini yükseltebilecek yönde düzenlemesi başkalarının duyguları için empati göstermesi biçiminde tanımlanmıştır. Coleman; duygusal olgunluk kavramı yerine kendinin farkında olma (self awareness) ve ertelenmiş haz (delayed gratification) kavramlarını kullanmıştır. Bu iki kavramın oluşturduğu beceriye bireyin sahip oluş derecesine göre hayattaki başarısının artacağı belirtilerek; bu özelliğe “duygusal akıl” adı verilmiştir. Daha sonra bu kavram “duygusal zekâ” olarak ifade edilmiştir. Bu kavram bireyin kendi duygularının farkında olması biçiminde tanımlanmıştır(19).
Sorias (1986) toplumsal ruh sağlığının hedefi olarak bireyin temel ihtiyaçlarını karşılayan ve yaşamını sürdürmesini sağlayan sosyal ilişkilerin güçlendirilmesini belirtmektedir. Ruh sağlığı üzerinde son yıllarda yapılan çalışmaların girişkenlik(atılganlık) düzeyinin yüksekliğinin ruh sağlığını korumaya yarayan destek sistemi olarak görev yaptığı stres durumlarında fiziksel ve ruhsal çözüntüyü azaltabileceği ifade edilmiştir.
Sorias; Brady EislerMiller ve Person’dan da yararlanarak bireyler arası doyum verici iletişim biçimi olan anlatımcılık (expresiveness) ile atılganlığı içine alan sosyal becerinin yararlarını bireyin olumsuz ya da olumlu duygularını ilişki içinde olduğu birey ya da bireylere anlatabilmesini kendi haklarını savunabilmesini kendisine ters gelen istekleri geri çevirebilmesini gerektiğinde başkalarından yardım isteyebilmesinin kolaylaştırılması şeklinde özetlemiştir.
Davranış modifikasyonu ilkelerine dayanan sosyal beceri ya da girişkenlik eğitiminin piyatrik bozukluğu olmayan bireylerin diğer insanlarla ilişkilerinin daha doyum verici olmasını sağlamak karşılarına çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek depresyon mental gerilik şizofreni ve kişilik bozuklukları tedavisinde yararlı olabilecek bir yöntem olarak gösterilmiştir (20).
Tartışma ve Yorum
Geleneksel tarım kültüründen modern sanayi toplumunun kültürüne geçişin sancılarının yaşandığı ülkemizde yeterli iletişim becerilerine sahip bireylerin yetiştirilmesi toplum ve birey açısından istenen ve beklenen bir olgudur.
Toplumumuzun sahip olduğu geleneksel kültürel ögeler otoriter ana-baba tutumu baskıcı çocuk yetiştirme yöntemleri hızlı sosyal ve kültürel değişme gibi nedenlerin bireyler arası iletişimde çeşitli sorunlar çıkardığı söylenebilir. Bu sorunlar ise bireyin uyumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Geleneksel Türk eğitiminde; ailede çocuğun korunduğunu gözetildiğini girişkenlik ve merakın desteklenmediğini çocuğun içinden geçenleri açıkça söylemesinin engellendiği vurgulanarak; okul ortamında çocuğun sıkı bir denetime sokulduğu öğretmenin otoritesini benimseyen kurallara uyan çocukların ödüllendirildiği çeşitli araştırmaların ortak bulgularıdır. Ayrıca iletişim sorunları olan bireylere yardım edebilmek için pologlar değişik terapi teknikleri geliştirmişlerdir.
Sevgi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-02-2010, 19:56   #2
Sevgi
Moderator
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 1.373
Tecrübe Puanı: 1000
Sevgi is on a distinguished road
Standart

Öncelikle iletişim kurma becerilerimizi geliştirmek için etkin iletişimin önündeki
engelleri bilmeliyiz. Hem özel (sevgilimiz yada eşimiz) hem de sosyal yaşamımızda (iş
çevremizde yada öğretmenlerimizle) başkalarıyla çatışmaya girdiğimiz yada anlaşmazlığa
düştüğümüz zaman hiç de az değildir.
Güç ispatlama mücadelesi; yani ben lider olmak istiyorumdur. Yavuz yada Eren’i
çok iyi anladığım düşüncelerini bildiğim duygularını kavradığım halde Eren’i yenmek alt
etmek ve üste çıkmak için her fırsatta kapışıyorumdur.
Kişisel çatışma; yaşanıyor olabilir. Örneğin benim nefret ettiğim yada eskiden bana
bir dost kazığı atan yada terfime engel olmuş biri olan Mutlu’ya benzediği için Yavuz’a sinir
olurum söylediklerinin tersini yaparım onu dikkate almam ve rezil etmeye çalışırım.

Amaç çakışması; varsa. Yani ben ekip lideri olarak toplantıya geç gelenleri
dışlamamayı herkese eşit davranılması gerektiğini düşünüyorsam Şensu ise bir ekip lideri
olarak toplantılara geç kalanları gruptan dışlamayı ve ceza vermeyi düşünüyor olsun. Her
ikimizde birbirimizi anladığımıza duygu ve düşüncelerimizi bildiğimiz halde sürekli kavga
eder ve bir türlü uzlaşama sağlayamayız.
Bu saydıklarımız iletişim açısından pek önemli değildir. Etkin iletişim kuramamanın
sorunları çok daha farklıdır. Kökleri çok daha derinlerde olabilir. (dia 1)

* Korkular
* Ön Kabuller
* Duyarsızlık
* isim Takma Merakı
* Kendine Güvensizlik
* Sürekli Kendini Öne Çıkarma

Gibi nedenlerle anlaşamıyorsak o zaman iletişim sorunları vardır.

iletişim Korkuları
Bazı korkular iş güdüseldir ve hayatta kalmakla ilgilidir. Deprem olduğunda kendimi
pencereden atlamak yada sokağa fırlamak yangın çıktığında pencereye doğru koşmak
gerekiyorsa kendimizi aşağıya atmak gibi. Ne var ki iletişimdeki korkular farklıdır. Bunlar ne
olabilir?

* Yeni Durum ve insanlardan (ortamdaki görüşleri hemen kabul ederiz)
* Yanlış ğeyleri Söylemekten (konuşamayız)
* Alaya Alınmaktan (söyleyeceğimiz şeyleri küçümseriz)
* Baikasının Gözüne ***** Görünmek (düşündüğümüzü söyleyemeyiz)
* Duygularımızı ifade Etmek yada Duygularımızı Kontrol Edememekten Korkmak
(duygularımızı bastırırız)
iletişim korkuları arasında sayılabilir.

iletişim Kazası Ön Kabuller
Ön kabul; bir fikir duygu yada olguyu gerçek olup olmadığını bilmeden geçerli
saymaktır. Geniş anlamda bir şeyin nasıl olduğunu ve nasıl olması gerektiğini hakkındaki
inançlarımız değerlerimiz ve tutumlarımız bizim ön kabullerimizi oluşturur.

Örneğin; Üretim Müdürü Yardımcısı Oben sizde Genel Müdürsünüz. şirket pazarlama
b**ümünde sorunlar yaşamaktadır. Ve siz Oben’nin bu sorunları halledeceğini düşündüğünüz
için buraya aktarmak istediniz ve daha yüksek maaş vererek en sorunlu yere müdür yaptınız.
Fakat tıkır tıkır işlerin yürüdüğü yerden sorunlu bir yere gitmek Oben için sürülmek
sayılmaktadır. Yapılan terfi ve ücret artışına rağmen istifayı basar. Ama siz bir Genel Müdür
olarak Oben’e Pazarlama b**ümünde sorunlar olduğunu bu b**ümün iyileştirilmesi için Oben
gibi temiz düzenli ve planlı çalışmanın yanı sıra ikna kabiliyeti ve müzakerelere hakim
olabilme gibi özelliklerinden dolayı bu problemlerin üstesinden gelebileceğinden bahseden
cümleler kurarsanız etkin bir iletişim kurmaya başlamışsınızdır.
Genel Müdür olarak böyle bir konuşma yapmadan Oben iletişimi kopartmış biri olarak
hatalıdır. Bu b**ümün kötü bir şöhrete sahip olduğunu bu nedenle bu b**üme alınmasını
içerdiğini söyleyebilirdi. Gene de Genel Müdürün açıklaması gereklidir.

Duyarsızlık
Kimi zaman başkalarının duygularını dikkate almak bize fazla gelir. Akşam yorgun
argın eve geldiniz. Hemen kızınız “Anne be çirkin miyim?” yada sevgiliniz sizden ilgi
beklediği halde ilgisiz bırakırsanız. Tabi bu davranışlarınızın birkaç tekrarı halinde kızınız
yada sevgiliniz sizinle paylaşmayı ve dertleşmeyi kesecektir.
Yani isa’nin kızmasına Çiğdem’in sorularını yanıtsız bırakırsam iletişim kurulabilir miyim?

isim Takmak
Örneğin şişko Ahmet Motor yada Tavşan Leyla gibi nitelendirmelerle isim takılan
kişi görünüşte belli etmese de bundan pek hoşlanmaz için için üzülür. Örneğin okulda
sorunlar yaşayan çocuğuyla ilgisiz davranışlar sürekli “geri zekalı kuş beyinli 90 aldın da 100
niye alamadın? 75 alan 80 de alırdı.” Gibi olumsuz eleştiriler ve isim takmalar kişiyi çok kötü
etkiler kişi zamanla kendini yetersiz hissetmeye başlar ve sizinle olan iletişimi zayıflamaya
başlar.

Kararsızlık
Konuşurken “şey eee Yaniii Hımmm Ne Diyordum” gibi ifadelerin sık sık
kullanılması ve alışkanlık hale gelmesi kişinin karar vermekten yada söylediklerinin

dinlenmeyeceğinden korkuyor demektir yada düşünce tembelidir. Bu nedenle iletişim
kurarken mesajı hazırlamak ve hazırlanmış bu mesaj bizi “eee şey” demekten kurtarır.

Alınganlık
Alıngan kişi karşısındaki insanların her söylediğinden mutlaka kendine yönelik bir
olumsuzluk çıkartır. Kendisiyle öteki insanlar arasında duvarlar ördüğü için iletişim bozulur.

Ben-Merkezcilik
iletişim iki tarafın yer aldığı bir süreçtir. Tarafların düşünce ve duygularını ifade
edebilmeleri ve birbirlerinin düşünce ve duygularının doğru anlayabilmesi için iki tarafında
yukarıda saydığımız engellerin yanında “sürekli kendinden bahsetmesi” den dolayı iletişim
gerçekleşmez.
Kendimizi Doğru ifade Edebilmek
insanlar konuşurken pek çok şey söyler. Ama verdiğimiz mesajlar esas olarak Gözlem
Düşünce Duygu ve ihtiyaç olmak üzere 4 öğeden oluşmaktadır. (dia 2)

Gözlemler
Bu bir bilimcinin dedektifin veya televizyon muhabirinin dilidir. Beş duyumuzla
gözlemlediklerimizi aktarmaktadır.
“Bu sabah Necla okula geç geldi” gibi.
Düşünceler
Duyduğumuz dokunduğumuz ve gözlemlediklerimiz hakkında varılan sonuçlardır. Bu
sonuçlar aracılığıyla aslında ne olup bittiği ve neden böyle olduğunu kavrarız. Bir şeyin iyi
veya kötü doğru yada yanlış olmasıyla ilgili diğer yargılarımızı da düşüncelerimizin bir
parçasıdır.
“Bu çocukla arkadaşlık etmen iyi değil” (değer yargısı)
“Bu adamla iş yapılmaz” (değer yargısı)
Sevgi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Soru 10. sınıf 1. dönem 1. yazılı soru ve cevapları cevap iceride Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 11-05-2009 14:20
Soru 10.sınıf TArih 1.dönem 1.yazılı soru ve cevapları...cevap iceride Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 1 11-05-2009 12:33
soru dil ile iletişim arasındaki ilişkiyi açıklayınız cevap iceride Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 10-16-2009 10:24
soru boşaltım ile ilgili soru ve cevaplar cevap iceride Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 10-16-2009 10:13
MSN Hata Kodu 80048820 Windows Live Messenger Hatası ve çözüm yolları Yaso Msn Teknik Destek 1 03-22-2009 09:57


Şu Anki Saat: 02:48


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows