Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > >

Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk)

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-04-2010, 18:00   #1
buse tekk
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart not alıcammm lütfennn??

8.sınıf inkilap kitabında 18. sayfada mustafa kemalin çanakkale deki başarılarını konu alan bir gazete haberi siz yazın dio yardımm edin lütfennnn hiçbi yerden bulamadımmm ve hoca bundan not vericekmişşş lütfennn???
  Alıntı ile Cevapla
Alt 10-04-2010, 18:38   #2
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Mustafa Kemal’in doğduğu yer: “Çanakkale”


Çanakkale Zaferi’nin bu yıldönümünde, yazılı ve görsel basında, ilk kez Çanakkale Muharebeleri bu kadar ön plana çıkarıldı. Bizim pek alışık olmadığımız şey, Türk milletinin emperyalizme karşı verdiği bu mücadelenin, Şeriatçı ve Batıcı basında haftalarca yer alması. Son dönemde filmlerle, yazı dizileriyle, dia gösterileriyle basının sunduğu tüm programların ortak noktası; bu şanlı direnişi basit bir Türk-Anzak Savaşı’na indirgemek ve bu direnişin lideri Mustafa Kemal’in rolünü gizlemek. Tıpkı Çanakkale Savaşı sonrası çıkan gazetelerde, Enver Paşa’nın talimatıyla Mustafa Kemal’in değil, Alman Paşası Liman Von Sanders’in fotoğraflarının yer alması gibi. Gazetelere göre, İstanbul’u bir Alman paşası kurtarmıştır. Oysa bu tür yalanlar gerçeği gizleyememiştir. Çünkü güneş balçıkla sıvanamamaktadır. Çanakkale, Mustafa Kemal’in adını duyurduğu ve milletinin muzaffer kumandanı olarak destanlaştığı yer olmuştur.

Bugün Arıburnu’nda küçük bir mermer sütun yükselmektedir. Bu sütunun yükseldiği yer Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşları’nı yürüttüğü gözetleme mevkiidir. Buranın şimdiki adı ‘Kemalyeri’dir. Mustafa Kemal’in çıkışı işte buradan Çanakkale Muharebeleriyle başlar.
Mustafa Kemal, buradan kendini arka planda bırakmak isteyenleri elinin tersiyle bir kenara itmiş, tarihte eşi benzeri az görülmüş bir ateş çemberinden, kahraman bir savaşçı ve üstün bir kumandan olarak çıkmıştır. Daha sonra bir İngiliz yazarı olan Alan Moorehar, Gelibolu adlı kitabında şöyle yazacaktır: “O genç ve dahi Türk Şefi’nin o esnada orada bulunması, müttefikler bakımından tarihin en acı darbelerinden biridir.”
Düşmandan kaçılmaz!
Türkiye Birinci Dünya Savaşı’na Almanya ile birlikte katılmıştır. İtilaf Devletleri olan İngiltere ve Fransa’nın müttefikleri olan Rusya ile bağlantıları yoktur. Bu yol ancak deniz yolu ile Çanakkale ve İstanbul Boğazından açılacaktır. Çünkü Güney Buz Denizi ve Baltık Denizi Almanya’nın kontrolü altındır. Boğazlar’dan geçilerek hem İstanbul zaptedilecek hem de Rusya’ya ulaşılacaktır. Rusya ise, silah, mühimmat, ilaç ve yiyecek bakımından yardım almazsa çökecek vaziyettedir. Diğer taraftan bu çöküş, Rusya’da zaten beklenmekte olan ihtilal girişimlerini hızlandıracaktır. İngiliz ve Fransızların Rusya’daki efendilere el uzatması gerekmektedir. Ancak Boğazlar Türklerin elindedir ve İtilaf Devletleri bu Boğazların başındaki kahraman savaşçıları ve Mustafa Kemal’i hiç hesaba katmamışdır.
Çanakkale Muharebeleri, 19 Şubat 1915’te İngiliz ve Fransız filolarının, Çanakkale Boğazı’nın Ege Denizi’ne açılan ağzına karşı ilk taarruzuyla başlar. Mustafa Kemal’in başında olduğu 19. Tümen Karargahı 24 Şubat’ta yarımadanın Avrupa kıyısında küçük bir köy kenarında bulunan Maydos’a nakledilir. Şubat sonunda Mustafa Kemal, birliklerini bu kıyılara yerleştirmiştir. 18 Mart’tan 25 Nisan’a kadarki dönem düşman filolarının keşif ve oyalama hareketleri ile geçer. 25 Nisan’da önce Saroz Körfezi’ne ve Boğaz ağzındaki Anadolu köşesine şaşırtma çıkarmaları yapılır. 26 Nisan’da Rumeli tarafındaki giriş noktasında çıkartma başlar. Bu çıkartmayı Ege Denizi’ne bakan Kabatepe ve Arıburnu kıyılarındaki çıkartmalar izler. Artık kara harpleri başlamıştır.
Arıburnu sahasını koruyan kumandandan Mustafa Kemal’e gelen rapor pek iç açıcı değildir. Rapor, düşmanın Arıburnu sırtlarına asker çıkarttığını ve derhal bir tabur askerin bölgeye sevkini istemektedir. Mustafa Kemal, kara muharebesinin başladığını anlamıştır ve bu işin bir taburluk askerle çözülemeyeceğini kavramıştır. Hemen karar vermek gerekmektedir. Mustafa Kemal hemen karar verir ve emrindeki 57. Alayla birlikte Kocaçimen tepesine gider. Ancak Kocaçimen’e ulaşan Mustafa Kemal buradan Arıburnu’na müdahale edemeyeceğini görür, çünkü bu tepeden Arıburnu görünmemektedir. Derhal binbir zorlukla Conkbayırı’na geçer. Gördüğü manzara, aşağıdaki 261 rakımlı tepedeki gözcü erlerin Conkbayırı’na doğru kaçtıklarıdır. Derhal onları durdurur;
-Nereye gidiyorsunuz?
-Düşman geldi.
-Nerede?
Gerçekten de düşman çok yakındadır ve tepeye doğru yaklaşmaktadır. Ve eğer düşmanın gelişi önlenmezse kendi kuvvetleri de mahvolacaktır.
-Düşmandan kaçılmaz!
-Cephanemiz yok…
-Süngünüz var ya…
Bu askerler kendi birliklerinden değildir. Ama O, kumandayı almıştır. Askerlere süngülerini taktırır. Etraftan topladığı erleri bu askerlere katar. Hepsini yere yatırır. Bunu gören düşmanlarda yere yatar ve mevzi alırlar. İşte, Çanakkale Muharebesi’nin ilk mevzileri böyle oluşur.
Ben size tarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!
İngiliz Kuvvetleri yürüyüşlerine neyle karşılaşacaklarını bilmediklerinden devam etmezler. 57. Alay arkadan bölgeye yetişir. İngilizler 8 taburdan fazladır. Mustafa Kemal’de ise bu kadar asker yoktur. Fakat buna rağmen derhal süngü taktırır. Ve askerlerine o tarihi emri verir: “Ben size taarruzu emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum…Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve başka kumandanlar alabilir…”
Kumandan işte böyle bir anda bu emri verebilen insandır. Bu emri alanlar da ölmeyi ve öldürmeyi bilen gerçek askerlerdir. Yani gerçek askerdirler. Ölmek ve öldürmek gerekmektedir.
İşte Arıburnu Cephesi böyle açıldı. Düşmana saldırıldı. Düşman sahile kadar geri çekildi. Bu emri alan 57. Alay tamamen şehit oldu. Bir karış toprak için koca bir alay asker şehit olur.
Balkan Harbi’nin utancını bir daha görmektense ölmek daha iyidir!
O gece düşman Arıburnu’na 5 İngiliz tümeni daha çıkarttı. Aynı gece Mustafa Kemal’in emrine de bazı birlikler verilir. Mustafa Kemal’in ertesi sabah için de verdiği emir yine taarruz emridir. 29 Nisan’a kadar çarpışmalar devam eder. 30 Nisan’da bir kumandanlar toplantısı yapılır. Muharebe başladığından beri düşmanın iki tümeni imha edilmiştir. Mustafa Kemal’in önerisi yine aynıdır. Ölmek ve öldürmek.
Ancak kumandanların anlayamadığı bir şey vardır. Bugün burada savaşan erler, subaylar daha iki yıl önce Balkan Harbi’nde daha silah patlamadan dağılanlardır. Nasıl olur da Balkanlar’da vilayetleri bırakıp kaçanlar, şimdi İmparatorluğun orduları karşısında yiğitçe dövüşmektedir? Nasıl Mustafa Kemal’den ölün emrini alan koca bir alay tamamen yok olmuştur?
Mustafa Kemal’in kumandanlara verdiği cevap çok nettir: “Bire kadar hepimiz ölerek düşmanı mutlaka denize dökmek lazımdır. İçimizde ve askerlerimizde, Balkan Harbi’nin utancını bir daha görmektense ölmeyecek yoktur. Böyleleri varsa onları kendi ellerimizle kurşuna dizelim.”
Mustafa Kemal’in kendisine olan güveni tamdır. Her şeyden evvel kendisi bu savaşta Türk milletine yenilgi yaşatmaktansa ölmeyi yeğlemektedir. Bu cesur tavrı ise O’nun vatanseverliğinden gelmektedir. İkincisi askerlerine olan güveni tamdır. O’nun anlayışı milletin ancak kendi azmi ve kararlığı ile kurtulabileceğidir. İşte bu korkak ol-mayan, bir karış toprak için ölmeyi ve öldürmeyi emredecek gerçek bir kumandanın nasıl orduları seferber edebileceğinin en büyük kanıtıdır. Bu tavır ilerde tüm milleti harekete geçirecek, milletin kendi gücünü fark etmesini sağlayacaktır. Millete muhtaç olduğu kudretin kendi öz gücü olduğunu ve savaşmaktan başka çaresi olmadığını ispatlayacaktır. Türk milletine yalnız Çanakkale’de değil, Dumlupınar’da ve nice cephede zaferler kazandıracaktır. Üçüncüsü, bu savaş Türkler için meşru bir savunma hareketidir. Kendi toprağına gelen ve kendisine saldıran yabancı bir düşmana karşı ölümüne saldırmaktan başka çare yoktur.
Mustafa Kemal’in kumandanlar toplantısındaki bu sözleri herkesi derinden etkiler. Toplantısının ertesi günü 1 Mayıs 1915’te hemen taarruza geçilir. Taarruz sabah 4’te başlamıştır. Artık yalnız süngüler konuşmaktadır. Ortada hat mat kalmamıştır. İki taraf kucak kucağa, boğaz boğazadır. Gerçekten de askerler kahramanca dövüşmekte, ölümüne savaşmaktadır. Sabah olurken taarruz durdurulmuştur. Mustafa Kemal artık yalnız 19. Tümen Kumandanı değil, daha 34 yaşındayken Arıburnu ve Ağıldere Cepheleri Kumandanı Albay Mustafa Kemal’dir.
Mustafa Kemal 19 Mayıs 1915’e kadar saldırı ve savunma savaşları ile düşmanın her gün artan kuvvetlerini yerinde durdurmayı başarır. Düşmanın Arıburnu’nda kazandığı tek yer dar bir şeritten ibaret kalır. Düşmanın amacı, Conkbayırı-Kocaçimen hattına saldırıp buraları almak ve Kabatepe-Maydos hattında ilerleyerek Türklerin İstanbul’la bağını kesmektir. Düşman bu perspektifle Arıburnu kuzeyine ve Anafartalar’a, 6 Ağustos gecesi çıkarma yapmaya başlar.
Tüm yetki ve karar Mustafa Kemal’de
6 Ağustos’tan itibaren Arıburnu ve Anafartalar Cepheleri ateş içindedir. Savaş zirve noktasındadır. Düşman denizden sürekli çıkarma yapmaktadır. Karaya durmadan birlikler çıkmaktadır. Diğer taraftan kumandanlar çok sıkıntılı ve gergindir. 9 Ağustos’ta kumanda karışıklığı son haddine varmıştır. Her şeyden önce Ordu kumandanı bir Almandır: Liman Von Sanders. Bu durum Mustafa Kemal’i çok rahatsız etmektedir. Bu kumanda karışıklığı mutlaka düzeltilmelidir. Mustafa Kemal bu durumun düzeltilmesi için Ordu karargahına başvurur ve sevk ve idarenin bir elde olması gerektiğini bildirir. Mustafa Kemal bütün sorumluluğu alarak tüm kuvvetlerin emrine verilmesini ister. Bunun üzerine 8 Ağustos gecesi Anafartalar Grubu Komutanlığı’na tayin edildiği bildirilir. Mustafa Kemal bu durumu daha sonra şöyle açıklayacaktır. “Gerçi böyle bir sorumluluğu almak basit bir şey değildir. Fakat benim vatanım yok olduktan sonra yaşamamaya karar verdiğim için bu sorumluluğu yüklendim”
9 Ağustos gecesi tüm cephelerde taarruzlara geçilir. Düşman ağır yaralar almış yenik duruma düşmüştür. Ama düşman Conkbayırı’nda kaldıkça her şey tehlikede demektir. Conkbayarı’nda iki taraf adeta iç içedir. İki taraf kucak kucağa olduğundan, düşmanın top ateşi kesilmiştir. Mustafa Kemal derhal kararını verir ve Conkbayırı’na taarruza geçer. Son muharebe başlar. Ordu kumandanı Alman Von Sanders bu karara karşı çıkar. Ancak Mustafa Kemal kararlıdır. Askerlerin maneviyatı çok yüksektir. Bu kuvvetten cesaret alarak karar verir. Düşmanı ani ve şiddetli bir baskınla yenmek. Top yoktur, tüfek yoktur, süngüler takılır. Düşman mahvedilecektir ve mahvedilir.
Türk askeri, Çanakkale’yi geçirtmedi
İşte Çanakkale Savaşı böyle kazanılmıştır. 9 Ocak 1916’da düşman bütün Gelibolu’yu terk eder. Savaş İngiltere’nin ve müttefiklerinin yenilgisiyle sonuçlanır. Batılı müttefiklerini Rusya’ya ulaştıracak yol açılamaz. Rusya’yı ihtilâlden kurtaracak son ümit de Türklerin şanlı direnişi sayesinde ortadan kalkar.
Türk askeri Gelibolu’da gerçekten de kahramanca savaşmıştır. Çanakkale Cephesi’ndeki İngiliz Kuvvetleri Komutanı Hamilton bir raporunda Conkbayırı Savaşı için şöyle yazmaktadır: “Türkler birbiri ardınca, Allah Allah haykırışlarıyla pek yiğitçe savaştılar. Ve oldukları yerde can verdiler. Erlerimiz, zamanımız fenninin bütün silahlarını ellerinden atarak boğaz boğaza döğüştüler. Yine Churchile anılarında: “Türkler öyle bir savunmaya girmişlerdi ki, canlarını veriyorlar, ama vatan topraklarından bir karış vermiyorlar…” diye yazmaktadır.
251 bin şehit veren Türk direnişi, Birinci Dünya Savaşı’nın İtilaf Devletleri açısından en ağır yenilgisi oldu ve en büyük prestij kaybına neden oldu.
Biz ise bugün içinde bulunduğumuz kuşatmadan kurtulmak için, tarihin bu zafer dolu sayfalarına dönüp, milletimizin yarattığı Çanakkale Destanı’ndan şevk alıyoruz. “Size ölmeyi emrediyorum” diyecek bir kumandanın öncülüğünde bu milletin daha nice destanlar yaratacağını biliyoruz.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
not alıcammm lütfennn?? buse tekk Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 1 10-04-2010 21:22


Şu Anki Saat: 20:24


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows