Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-06-2008, 14:29   #1
Yaso
Operator
 
Yaso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 32.967
Tecrübe Puanı: 1000
Yaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond reputeYaso has a reputation beyond repute
Standart Amerika Başkanı Jefferson Osmanlı Paşası Yusuf’a Karşı!

Amerika Başkanı Jefferson Osmanlı Paşası Yusuf’a Karşı!
Bundan 204 yıl önceydi ve bağımsızlığını henüz kazanmış olan Amerika Birleşik Devletleri ya da arşiv kayıtlarımıza geçen adıyla “Memâlik-i Müctemi’a-i Amerika Devleti”nin başı, Osmanlı Devleti’nin himayesi altındaki Mağrip (Kuzey Afrika) ülkeleriyle fena halde dertteydi. Cezayir, Tunus ve Trablusgarblı “resmî” korsanlar, Akdeniz’in dizginlerini kapitalist güçlere kaptırmamak için var güçleriyle mücadele veriyor, kendileriyle veya doğrudan Osmanlı Devleti’yle antlaşma yapmamış olan veya savaş halinde oldukları düşman devletlerin gemilerini yakalayıp el koyuyor, fidye isteyerek karşı tarafı ekonomik olarak ve moralman çökertiyorlardı.

Bu şartlar altında başkanlık koltuğuna oturan Thomas Jefferson yeni hedefini açıklamıştı: Berberilere kuruş yok, gerekirse donanmamıza milyon dolarlar harcayalım. “Amerikalı şahinler”in başkanı olarak koltuğa oturan Jefferson, Akdeniz’deki en zayıf gördüğü Osmanlı “halkası”na, yani Trablusgarb’a müdahale emrini verdi. (Amerika’nın, bu ilk ön-alıcı “terör” operasyonunu Kaddafi’nin ülkesinin eski sakinlerine karşı gerçekleştirmiş olması da yeterince anlamlıdır.)
Savaşmak isteyen taraf sadece Amerika değildi kuşkusuz. Trablusgarb Beyi Yusuf Karamanlı Paşa, Amerika’dan George Washington’un ölümüne bedel olarak istediği 10 bin dolardan ses seda çıkmayınca öfkelenerek ülkedeki Amerikan temsilcisini yanına çağırdı, ona elini öptürdü ve ceza olarak yıllık haracın miktarını 225 bin dolara çıkardığını ilan etti. Ayrıca istediği mallardan 25 bin dolarlık bir miktarın da kendisine verilmesini istedi. Eğer bu isteği reddedilirse, savaş kaçınılmaz olacaktı. Yusuf Paşa, ne kadar kararlı olduğunu göstermek amacıyla askerlerine Amerikan Konsolosu’nun gözü önünde gemisinin bayrak direğini kestirdi ki, bunun anlamı açıktı: Savaş.[1]

Bu hakarete cevap vermek amacıyla 4 adet savaş gemisiyle Trablus sahiline kadar giden Commmodore Dole, elindeki kuvvetlerle 1.200 kilometre uzunluğundaki bu uzun sahili kontrol edemeyeceğini görünce savaşmaya cesaret edemeyerek ülkesine dönecekti. Donanma henüz bu hücuma hazır değildi ve bu güç gösterisinde ilk raundu Yusuf Paşa kazanmış gibi görünüyordu.

Bir yıl sonra, Mayıs 1802’de bu defa 6 gemiyle Trablus limanı açıklarına demirledi Amerikan kuvvetleri. Gözdağı vermek amacıyla bir Trablus gemisini batırıp sahili bombaladılar. O kadar… Çünkü Başkan kararlıydı ama Kongre, bir türlü Osmanlılara karşı cepheden bir savaş açmaya yanaşmıyordu.

Zoraki de olsa anlaşma yoluyla işi çözme kararı verilmişti ve bu amaçla Amerikan gemileri geri dönerek bu defa Fas Sultanı’nın sarayını kuşattılar. Ondan istedikleri, düşmanlıktan vazgeçmesiydi. Tıpkı Sultan Vahdettin gibi gemilerdeki topların sarayına çevrilmiş olduğunu gören Fas Sultanı tam teslim olacakken, imdadına Trablusgarb Beyi yetişti. Limanında demirlemiş bulunan Amerikalılara göre “talihsiz” Albay Bainbridge, Trablus’u kuşatayım derken kendisi kuşatılmış ve 307 subay ve eriyle birlikte Yusuf Paşa’nın eline esir düşmüş, böylece Amerika’nın Akdeniz üzerindeki planları bir kere daha alt üst olmuştu.
Amerika’yla dişe diş mücadele
Amerikalı komutan Edward Preble, Fas’taki kuşatmayı kaldırmak ve Albay Bainbridge ile askerlerini kurtarmak için para toplamak derdine düşmüştü. Önce 50 bin dolar fidye ödemeyi teklif etti Yusuf Paşa’ya; ama kabul ettiremedi. Ardından miktar 100 bin dolara çıkartıldı ama aldığı cevap yine ‘hayır’ oldu.
Anlaşılan yaman mı yaman bir Karamanlı’dır Yusuf Paşa ve oyunlarının sonu gelmemektedir. Bu defa Bainbridge’den zaptettiği Philadelphia adlı gemiyi yeniden donatıp Amerikan filosunun üzerine göndermeyi tasarlar. Düşmanı kendi gemisiyle vurmaktır amacı. Amerika, mevcut kuvvetleriyle Berberi deniz gazileriyle başa çıkamayacağını anlamıştır anlamasına ama beklenmeyen bir şey olur ve Amerika’nın “ilk hakiki deniz kahramanı” ilan ettiği Stephen Decatur’un hiç beklenmeyen bir oyunu sayesinde hamle üstünlüğünü ele geçirmeyi başarır.
Tarihler 15 Şubat 1804’ü gösterirken Decatur, zaptettiği bir Türk teknesine Arap süsü verdiği 74 gönüllüsünü yerleştirip gizlice yanaşır Trablus limanına. Adamları, Yusuf Paşa’nın kuvvetlerinin ele geçirdiği Philadelphia gemisine kanca atıp tırmanır ve gemiyi sağ salim Malta’ya kaçırırlar. Bu manevraları yapan 25 yaşındaki Decatur, ABD Deniz Kuvvetleri’nin en genç yaşta kaptanlığa yükselmiş Deniz Albayıdır ve bu unvanını Osmanlılara karşı yaptığı savaşta almıştır. Söylenenlere bakılırsa, İngilizlerin Trafalgar’da Napolyon’u mağlup eden efsanevî deniz kahramanı Amirali Nelson bu manevrayı işitince, Decatur’un gemi kaçırma girişimini, “çağın en cesur eylemi” ilan etmiştir.

Lakin Nelson’a rağmen bu, uzun bir mücadele olacaktır. Müslüman deniz akıncıları öyle hemen teslim olacak, birkaç gözdağına pabuç bırakacak cinsten askerler değildir; böyle olmadıkları için de, fırsatını buldukça bombardımana tutarlar Akdeniz’de rastladıkları Amerikan gemilerini. Bu arada Decatur da boş durmaz elbette. O da aynısını Trablus’a karşı yapar.

Gelin görün ki, Yusuf Paşa’nın inadı inattır. Amerika’ya tek başına meydan okumaya devam eder ve esirleri, Amerika’nın bütün ısrarlarına rağmen, değiş-tokuş etmeye yanaşmaz. Nitekim limana yanaşan bir Amerikan “intihar gemisi”, Yusuf Paşa’nın açtığı ateş sonucunda görevini yerine getiremeden infilak eder. Tarihler 3 Eylül 1804’ü göstermektedir ve Amerika’nın “metal fırtınası”na karşı Osmanlı direnişi bütün hızıyla devam etmektedir.[2]

Velhasıl, bundan 203 yıl önce çöktü çökecek denilen Osmanlı Devleti’nin sadece Trablus Paşası bile Amerikan gemilerine göz açtırmamıştır.

Gerisini siz düşünün.
Ek
Derne, Amerikan Bahriye Marşı’nda çınlar her sabah
1804 yılı Ağustos ve Eylül’ünde Amerikan filosu 5 defa zorlar Trablus limanını ve sahili bombardımana tutar. Bu sırada Tunus’taki Amerika Konsolosu William Eaton da Derne’ye bir baskın planı hazırlamakla meşguldür. Sonunda Trablus Paşası Yusuf Karamanlı’nın paşalıktan mahrum bıraktığı ağabeyi Hamid’le ittifak kuran Eaton, 8 Amerikan piyadesi ve 900 Arap savaşçısını yanına alarak Derne’ye saldırmak için çölden harekete geçer.

Derne, yerli işbirlikçilerle beraber hareket edildiği için kolayca düşer. Ardından kaleye Amerikan bayrağı çekilir. İşte Akdeniz’deki bu ilk denizaşırı başarının hatırasına Amerikan Bahriye Marşı’nda Derne’nin adı geçmektedir. Hatta bu zaferin hatırasını ebedileştirmek için Boston’daki bir sokağa da “Derne Sokağı” adı verilmiş olup sokak halen bu ismi taşımaktadır
__________________



Tüm bölümlerimize yetkili alımları başlamıştır başvurmak için aşağıdaki linke tıklayınız


Yaso isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu Korax TaRiH 1 11-12-2008 19:44
Osmanlı’nın sırlı ve manevi cephesi LeGoLaS Kitap 1 09-11-2008 01:44
Osmanlı’dan Çizgiler(Resim) endcastle13 Çeşitli Resimler 12 08-29-2008 19:18
Çılgın Türkler’e karşı maç nasıl kazanılır? AzRaiL Dünyadan Futbol 0 06-23-2008 16:09
Amerika’yı Okumak LeGoLaS Deneme, Hikaye 0 03-14-2008 16:28


Şu Anki Saat: 13:24


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows