Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-05-2009, 20:48   #1
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Hasan Sabbah (1054 -1124)

Hasan Sabbah
İsmaili Devleti'nin kurucusudur. Büyük Selçuklu Devleti'nin baş edemediği örgütü ve eylemleriyle dehşet saçmış, aralarında meşhur Nizamülmülk'ün de bulunduğu devletin ileri gelenlerini, kendilerine özgü metotlar ve suikastlarla öldürtmüştür. Kurduğu örgütü ve kendine bağlı adamları ona olan bağlılıklarıyla dikkatleri üzerlerine çekmişlerdir. Selçuklular kendisi ile mücadeleyi devlet politikası haline getirdikleri halde yaşadığı süre boyunca onunla baş edememişlerdir. Risâle-i Nur'da, Afyon Mahkemesinde savcının iddianamesi vesilesiyle ismi anılmaktadır. Künyesi Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyn bin Muhammed es-Sabbah şeklindedir.

Hasan Sabbah'ın 1054 tarihinde Kum şehrinde doğduğu rivayet edilmektedir. Eserinde verdiği bilgilerle soyunu Yemen'de hüküm sürmüş olan Himyeri krallığına dayandırmaktadır. İfadelere göre babası Yemen'den Küfe'ye göç etmiş, buradan Kum ve Rey şehrine geçmiştir. Ancak, Himyeri asıllı olduğu iddiası tartışmalıdır. Bunun dışında Rey şehrinde doğduğunu nakledenler de vardır.

Hasan, ilk derslerini babasından aldı. Baba, oğlunun eğitimiyle yakından ilgilendi. İlmi birikimi olup kelâm, mantık, felsefe, fıkıh ve riyaziyat alanında önemli bilgileri kendisine verdi. Hasan'ın Büyük Selçuklu Devleti veziri Nizamülmülk ile arkadaş olduğu ve aynı hocadan ders aldıkları tarzındaki bilgiler, söz konusu şahısların doğum tarihleri göz önüne alındığında yakın bir ihtimal olarak görülmemektedir. Bu bilginin dışında, arkadaş oldukları halde sonradan aralarının bozulduğu, Hasan Sabbah'ın Nizamülmülk'ün desteğiyle sarayda görev aldığı da nakledilmektedir.

Yaşı ilerledikçe ilme merakı artan Hasan, eğitim amacıyla Rey şehrine gitti. Ailesinin etkisiyle Şiîliğin İmamiyye itikadına bağlı olmakla birlikte, daha sonra Fatimi müntesiplerinin etkisiyle İsmailiyye mezhebine bağlandı. Bir süre sonra Rey şehrinden ayrılarak İsfahan'a gitti. Burada iki yıl kadar kaldı. Daha sonra Azerbaycan, Musul, Sincar, Meyyafarikin (Silvan), Rahbe, Dımaşk, Sayda, Sur ve Akka şehirlerini gezdi. Akka'dan Mısır'a geçti. Kahire'de Fatımi halifesi ile görüştü. Halife kendisine yakın ilgi gösterdi. Bu arada dolaştığı beldelerde İsmaili itikadını yaymaya çalıştı.

Hasan Sabbah, Fatimi halifesi Müntasır Billah'tan sonra gelişen veliaht tayin işlerine müdahale etmeye kalkışınca yöneticilerle arası açıldı. Yaptığı muhalefetten ötürü önce tutuklandı, arkasından da ülkeden çıkartıldı. İskenderiye üzerinden ve deniz yoluyla Mısır'dan ayrıldı. 1081 yılında İsfahan'a vardı. İran'ın muhtelif şehirlerini dolaşarak yıllarca Batıniliği yaymaya çalıştı. İran'ın kuzey taraflarındaki dağlık bölgelerde yaşayan ve devletten bağımsız, kendi başlarına buyruk olan savaşçı bir kavimle yakın temasa geçti. Adamları vasıtasıyla giriştiği faaliyet sonucu buradakileri kendine bağlamayı başardı. Bu arada bölgede yaşayan halkı da önemli ölçüde etkiledi.

Kendine bağladığı güçlerle devlet için tehlike teşkil etmeye başlayan Hasan Sabbah'ın faaliyetleri Selçuklular tarafından dikkatle izleniyordu. Son gelişmeler üzerine Nizamülmülk, Hasan Sabbah'ın tutuklanması emrini verdi ancak, bu mümkün olmadı. Önce Kazvin'e ve oradan da meşhur Alamut Kalesi'ne giderek buraya yerleşti. Alamut Kalesi'ni karargâh yaptı. Akabinde 1090 yılında İsmaili Devleti'ni kurdu. Sığındığı kalenin ele geçirilmesini önlemek için yeni savunma tedbirleri aldığı gibi, uzun süre kendilerine yetecek miktarda yiyecek stokunu da sağladı.

Hasan Sabbah bir süre Fatımilerle ilişkisini devam ettirdi. Fatımiler ikiye ayrıldıktan sonra imam olarak Nizar'ı destekledi ve adına hutbe okuttu. Kendi akidesini müridlerine öğretmeye başladı. Kendilerine karşı olanların öldürülmesinin dini bir vazife olduğu inancını aşıladı. Müritlerinin eğitimini kendisi üstlendi. Bunların eğitim ve öğretime tabi tutulmalarından çok, imamın rehberliğini ön plana çıkardı. İmamların masumiyetinden hareketle, her devirde bunların rehberliğine ihtiyaç olduğu, dinî meseleler için aklın yeterli olmadığı, Allah'ı iyi tanımak için imamların yardımına ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Dine davet eden ve "dai" olarak adlandırılan adamları vasıtasıyla faaliyetlerini sürdürdü. İnsanları etkilemek için farklı yöntemlere başvurdu. Böylece Batınilik Hasan Sabbah'ın şahsında yeni bir kimlik kazandı. Dailer önceleri insanları, masum imam adına davet ederken, yeni bir gurup ortaya çıkmaya başladı. Sabbah'a bağlı bu gurup "Haşşaşin" adıyla anılmaya başlandı. Liderlerine olan bağlılıkları haşaş (esrar) içmiş gibi gözü kapalı kabullenmeden ötürü bu isimle adlandırıldıkları belirtildiği gibi, gerçekten de bunlara söz konusu uyuşturucunun verildiği de iddia edilmiştir.

Hasan Sabbah'ın adamlarına cennet vaat ettiği ve bu cenneti dünyada da yaşamaları, mutluluğu tatmaları için esrar içirttiği ve bu yolla her türlü emrini yerine getirttiği ifade edilmektedir. Dinî mahiyetten çok siyasî bir örgüt gibi çalışılarak, fikirlerini zorla kabul ettirme yoluna gitti. Çıkardıkları olaylarla insanlar arasında dehşet saçmaya başladılar. O zamana kadar görülmemiş bir tarzda, devletin en üst kademesinde bulunanlara varıncaya kadar, kendilerine özgü metotlarla suikast girişiminde bulundular.

Hasan Sabbah'ın adamlarıyla mücadele, Melikşah tarafından devlet politikası haline getirildi. İlmi noktada mücadeleyi sağlamak için Nizamiye medreseleri vasıtasıyla Sünnîliğin takviye edilmesine ve batıl inançlarla bu şekilde mücahede yoluna gidildi. Diğer taraftan da Alamut Kalesi'nin alınması için girişim başlatıldı. Ancak, bir netice alınamadığı gibi meşhur Selçuklu veziri Nizamülmülk Sabbah'ın bir adamı tarafından öldürüldü.

Melikşah'ın ölümünden sonra Selçuklularda taht kavgalarının çıkması, haçlı seferlerinin başlamasıyla birlikte Müslümanların yaşadığı bazı bölgelerin işgale uğraması, Hasan Sabbah'ın işine yaradı. Fırsatı değerlendirerek faaliyetlerine hız verdi. Önemli bazı kaleleri ele geçirmek suretiyle konumunu güçlendirdi. Bu arada propaganda faaliyetlerine de hız verdi. Ayrıca, Selçuklu ordusuna sızmak suretiyle taht kavgalarına fiili olarak dahil oldu.

Hasan Sabbah'ın adamlarının korkusundan, din ve devlet adamlarını herkesin gözü önünde öldürmelerinden dolayı, devlet ileri gelenleri elbiselerinin altına zırh giymeden sokağa çıkamaz oldular. Selçuklular ve Hasan Sabbah arasındaki mücadele uzun süre devam etti. Birkaç kez Alamut Kalesi kuşatıldığı halde alınamadı.

Hasan Sabah, 1124 yılına kadar Alamut Kalesini elinde tutmaya ve faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Birçok bilim dalında önemli birikime sahip olması, teşkilâtçılığı, kurduğu düzenli örgütü ile dehşet saçan bir duruma geldi. 1124'de Alamut Kalesinde öldü.
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hasan Âli Yücel (Hasan Âli Yücel Kimdir? - Hasan Âli Yücel Hakkında) Korax Biyografiler 0 03-18-2009 22:51
Hasan Akay (Hasan Akay Kimdir? - Hasan Akay Hakkında) Korax Türkiye'den 0 12-26-2008 11:34
Hasan Âli Yücel (Hasan Âli Yücel Kimdir? - Hasan Âli Yücel Hakkında) Korax Türkiye'den 5 12-25-2008 20:36
Hasan Aksay (Hasan Aksay Kimdir? - Hasan Aksay Hakkında) Korax Türkiye'den 0 12-22-2008 13:12
Hasan Can LeGoLaS Din Ve Tasavvuf 0 03-04-2008 18:44


Şu Anki Saat: 02:20


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows