Bilqi Forum  

Geri git   Bilqi Forum > > >

ÖDEVLERİNİZİ BULMAKTA ZORLANIYOMUSUNUZ!

SORUN ANINDA CEVAPLIYALIM.

TÜM SORULARINIZA ANINDA CEVAP VERİLECEKTİR !

Sitemize Üye Olmadan Konulara Cevap Yazabilir Ayrıca Soru Cevap Bölümüne Konu Açabilirsiniz !

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-07-2009, 23:57   #11
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 356
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart

Afrodit
Aphrodite (Yunanca Ἀφροδίτη) Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası . Roma mitolojisindeki ismi Venüs'tür.

Aphrodite'nin üzerine iki efsane vardır. Hesiodos Theogonia’da bu tanrıçanın denizin köpüklü dalgalarından doğduğunu söylerken, Homeros tanrıçanın Zeus ile Okenos kızı Dione’den doğduğunu söyler.

Aphrodite altın sıfatıyla çoğu yerde karşımıza çıkar. Tanrıça için çoğunlukla kulanılan sıfatlar işveli, cilveli ve gönül alıcıdır. Sevgiyi, sevişmeyi simgeleyen tanrıça, çoğu yerde oğlu Eros ile görünmektedir. Ancak Eros Hesiodos’a göre oğlu değildir ve Aphrodite’nin alayına daha sonra katılmıştır. Bunun yanı sıra tanrıçanın alayında güzelliği, zerafeti ve bereketi simgeleyen Kharitler, Horalar ve Hymenaios yer almaktadır.

Birçok efsanede yer alan Aphrodite’nin kocası Hephaistos’tur ve tanrıça kocasını Ares ile aldatır. Ayrıca Hermes ile sevişmesinden Hermaphroditos doğar. Bunun yanı sıra Adonis ve Ankhises ile ilişkileri vardır. Ayrıca Kaz Dağı’ndaki üç güzeller efsanesinde çoban Paris tarafından seçilen tanrıçadır.Roma Döneminde kullanılan adı ise Venüs’tür.
__________________
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-07-2009, 23:58   #12
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 356
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart

Eros (Aşk Tanrısı)
Yunan mitolojisinde Eros, aşk, seks ve şehvet tanrısıdır. Bazen doğurganlık tanrısı olarak da tapılan Eros, erotik gibi kelimelerin de kökünü oluşturur. Eros, genelde Afrodit'le beraber anılır ve Dionysus gibi bazen Eleutherios yani kurtarıcı olarak görülür. Geleneklere göre, Afrodit kadınların erkeklere olan aşkını temsil ederken Eros esasında erkek için olan aşkın temsilcisiydi.

Hesiod'un genel olarak kabul gören theogonisine göre Eros, Khaos, Gaia ve Tartarus'tan sonra evrene dördüncü gelmiştir. Eros sadece aşkın ya da seksin tanrısı değil, bu inanca göre aynı zamanda sonsuzcana sürecek olan yaratıcı üreme işleminin de sembolüdür.
__________________
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-07-2009, 23:59   #13
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 356
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart

Artemis
Artemis, Roma'daki adı Diana, Zeus ile Leto’nun kızı. Phoebe olarak da bilinir. Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık ve ay tanrıçası. Ares'in dostu ve en büyük Yunan tanrıçalarından biridir.

Kardeşinden bir gün önce doğup Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiştir. Annesinin çektiği acıyı gören Artemis evlenmemeye ve bakire kalmaya yemin etmiştir. Delos adasında doğmuştur. Apollon güneşi,artemis ise ayı temsil eder; Apollon’a "Phoebos" (=parlak,ışıklı) denildiği gibi, Artemis’e de "Phoebe" denilirdi. Ikisi de yayla silahlanmıştır, oklar atarlar: oklar güneş ve ay ışınlarının sembolüdür. Artemis, güzel ,endamlı, ciddi yüzlü, tanrısal bir bakiredir. Saf ışık tanrıçası olarak afifliği sembolleştirir; kültünün kanunu olarak afifliğe, -erkek, kadın- duacıları riayet zorundaydı. Ona tapınan ve onun gibi dünya iptilasından uzak, dağlar, ormanlar arasında yaşayan Hippolyt, afiflik yüzünden helak olduğu zaman Artemis ona yüksek şerefler müjdeleyerek teselli vermiştir. Sonraları artemis adına türlü kültlere sapılmıştır. Bunlardan biri, Efes’de Artemis’e, bütün tabiatı dölleştiren ve göğsü sayısız memelerle örtülü bir tanrıça gibi düşünülerek tapınılmasından doğan kült idi. Rivayete göre nemflerden oluşan hizmetçileriyle ormanda avlandığı bir gün karşısına çıkan iri cüssesli ama çok yakışıklı bir avcı olan Orion'a aşık olmuştur ve onunla evlenmek istemiştir. Kardeşini kıskanan Apollon, bir gün Orion denizde yüzerken kıyıdan uzaklaşıp, kafasının bir nokta gibi göründüğü anda Artemis'i çağırıp o noktaya kadar ok atıp atamayacağını sormuş, Artemis oku fırlatmış ve bilmeden sevdiği adamı öldürmüştür. Bu olaydan sonra ışığını kaybeden Artemis babası Zeus'tan Orion'u bir takımyıldızı olarak gökyüzüne çıkarmasını istemiş, Zeus da kızının bu isteğini yerine getirmiştir. Artemis yunan ev ve orman tanrıçasıdır. Bunun yanında Artemis bakireliğini bir erkeğe verip gebe kalan kadınları okuyla öldürdürmüştür. Yunan ve Latin mitolojisinde bakireliğin sembolü olmasına rağmen, Anadoluda Efes'te, Artemis doğurkanlığın ve bereketin sembolü olan bir ana tanrıçayı simgeler. Artemis ve avcıları bakirelik yemini etmiştir Artemis de bütün avcıları 13-15 yaşlar arasında ölümsüz olarak sabitlemiştir. Satirler Artemis ve avcıların hayranıdırlar. Çünkü artemis hayvanları ve doğayı çok sevmektedir. Fakat hiçbir erkek veya satir asla Artemis ve avcılarına yaklaşamamaktadır. Artemis kendine yaklaşan erkekleri ya bir çeşit geyiğe yada tavşana çevirerek onları cezalandırmıştır.
__________________
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2009, 00:00   #14
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 356
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart

Hestia
Rhea ile Kronos'un kızı olan Hestia, Zeus'un en büyük kız kardeşidir. Olemp'deki tanrıların en kibarı olarak bilinen Hestia, aile tanrıçasıdır, bu yüzden de günlük ev hayatında önemli bir yere sahiptir. Hiçbir mitolojik anlatımda yer almadığı gibi, Antik Yunan'da ona adanan tapınakları da olmamıştır. Ama, Olemp'de yanan kutsal ateş ve dünyadaki yanan her ocak onun kutsal mekanı sayılır.

Hestia aynı zamanda "metropolis"i simgelerdi. Bu nedendir ki kolonilerde kurulan yeni şehirlere metropolisde yanan ateşten getirilir, böylece metropolisin bir parçası koloni şehirlerinde yanmaya devam eder.

Roma mitolojisinde Hestia'ya Vesta denirdi, forumda ona adanmış bir tapınak bulunurdu.
__________________
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2009, 00:01   #15
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 356
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart

Herakleitos
Herakleitos'un hayatı hakkında hemen hemen kesin olan hiçbir şey bilinmemektedir. Yaşamına ilişkin pek çok bilgiyi Diogenes Laertios'tan öğreniyoruz. İyonya'nın sonuncu ve en büyük filozofu olan Herakleitos'un Bloson'un oğlu olduğu ve İÖ.540 civarında Efes'te doğmuş olduğu söylenmektedir. Apollodoros'a göre 69.Olimpiyatta sivrilmiştir. (İÖ.504-501) Efes'te kral-rahipler veren bir aileden geldiği anlaşılmaktadır. Antisthenes bu görevi kullanma sırası Herakleitos'a geldiğinde, bu hakkını kardeşine bıraktığını söyler. Kendisinin çağdaşları ile karşıtlık içinde bulunduğunu görmüş ve topluluk içinde yaşamaktan uzaklaşmıştır. Bu büyük filozofun söylediklerinden döneminin siyasal durumundan hoşlanmadığı ve sert bir dille bu durumu eleştirdiği anlaşılıyor. Yalnızca siyasal durumu değil, kendi yurttaşlarını da eleştiriyor. Arkadaşı Hermodoros'u sürgüne yolladıkları için Ephesos'lulara şöyle diyor:

" Bütün yetişkin Ephesoslular kendilerini asıp kenti çocuklara bıraksalar iyi olur; çünkü onlar 'hiç kimse bizden çok değerli olmamalı; böyle biri varsa, gitsin, başka yerde başkalarının arasında yaşasın!' diyerek, aralarındaki en değerli adamı , Hermodoros'u sürgüne yolladılar."[1]

Yurttaşları ondan kanunlar yapmasını isteyince, kent artık kötü yönetim biçiminin hakimiyetinde olduğundan bu isteği geri çevirmiştir. Herakleitos'un zenginleşmiş yeni sınıfa karşı duyduğu nefreti şu fragment'ten anlıyoruz:

"Hiç eksik olmasın zenginliğiniz Ephesos'lular. Olmasın ki alçaklığınız belli olsun"[2]

Bir hikayeye göre Herakleitos Artemis Tapınağına çekilerek aşık oynuyormuş. Ephesoslular çevresinde toplandıklarında şöyle demiş: "Ne şaşıyorsunuz reziller? Yoksa böyle yapmak sizinle birlikte devlet yönetmekten daha iyi değil mi?"

Halka "yığın, anlayışsızlar" gözüyle bakıyor, bu küçümseme onların geleneksel inançlarını da içine alır. Herakleitos'un Ksenophanes'in yerleşik din anlayışına eleştirici tutumunu devam ettirdiğini görüyoruz:

"Gece dolaşanlar, Magos'lar, Bakkhos rahipleri, Dionysos'un rahipleri, gizemlere erenler. Ölümden sonra ceza çekmekle tehdit ediyorlar ve ateşte yanacaklarını kehanet ediyorlar; halkın arasında kabul gören bu gizli ayinler böyle kutsal olmayan tarzda cereyan eder."[3]

"Kana bulanarak arındırmaya çalışıyorlar kendilerini,çamura batmış birinin kendini çamurlu suyla yıkaması gibi.Çamurla temizlenen birine herkes deli der. Karşılarındaki tanrı heykellerine yakarıyorlar, konuşur gibi duvarlarıyla evlerin. Ne tanrılar ne de kahramanlar hakkında bir şey bildikleri var"[4]

"İnsanlar bu töreni Dionysos'a saygıda bulunmak için düzenlemeyip, sadece Phallus'a övgüler düzseydiler, o zaman bu gerçekten utanmazca bir iş olurdu. Oysa kendilerinden geçerek saygıda bulundukları Dionysos ile Hades tek ve aynı şeydir."[5]

Bu büyük filozof, daha önceki büyük Yunan bilginlerini, filozoflarını ve şairlerini de küçümsüyor:

"Homeros'u yarışmalardan kovmalı ve sopalamalı, aynı şekilde Arkhilokhos'u da."[6]

"Çok bilgi insanı akıllı yapmaz; öyle olsa Hesiodos'u, Pythagoras'ı, Ksenophanes'i ve Hekataios'u akıllı yapardı."[7]

Herakleitos fragmanlarından anlaşıldığı gibi Yunan dünyasında kabul görmüş bu isimleri eleştiriyor. Platon da Herakleitos gibi Yunan dünyasında çok önemli olan Homeros ve Hesiodos'u insanları yanlış şekillendirdikleri konusunda eleştirmiştir. Platon'un beğenmediği o mitoslardaki evren tasarımıdır.

Diogenes'e göre Herakleitos çocukluğundan beri olağanüstü bir insandı; gençliğinde hiçbir şey bilmediğini ileri sürerdi ve kendini incelediğini söyler: "Kendimi keşfettim" "Ruhun ucu bucağı yok"

Herhangi bir filozofun öğrencisi olmamasına rağmen Ksenophanes'in derslerini dinlediğini söyleyenler vardır. Herakleitos Milet'li filozoflardan da etkilenmiştir. Zıtlıkların çatışması ve birliği ana öğretisinde Anaksimandros ve Pythagoras'dan etkilendiği görülmektedir. Ruh öğretisinde de Anaksimenes'ten etkilenmiştir.

İlk olarak Herakleitos eserinden elimizde en fazla sayıda fragmentin bulunduğu filozoftur. (Diels 126 fragment)Eserinin adı "Doğa üzerine". Diogenes'den öğrendiğimize göre eseri üç bölümdür; Birinci evren üzerine, ötekiler politika ve tanrı bilim üzerine. Bu eser atasözlerini andırır ifadelerden oluşan şiirsel bir düz yazıdır. Yığına karşı gösterdiği küçümseme üslubunda da kendini gösterir. Geniş halk yığınları tarafından anlaşılmayı isteyen bir insanın diliyle konuşmaz. Bilmeceyi andıran sözleri ancak kendisini anlayabilecek niteliğe sahip olan seçkinlere hitap etme arzusunun ifadesidir. Dilinin bu özelliklerinden dolayı kendisine "karanlık" denmiştir.

Herakleitos'un sözlerini anlamak için çaba harcamak gerekir. Bilmeceyi çözmek gerekir. Çünkü ona göre hakikat gizlenmeyi sever:

"Delphoi'daki tanrının kehaneti ne açıklıyor ne de gizliyor, yalnızca işaret ediyor."[8]

Kitabını adak olarak Artemis tapınağına koydu. Diogenes'ten öğrendiğimize göre eseri o kadar ünlü oldu ki Herakleitosçular denen ardılları ondan kaynaklandı.

Varlık kuramı

Ana madde ateş

Herakleitos, nesnelerin kendisinden gelip, kendisine gittikleri ilk maddenin ateş olduğunu söylemiştir. Ona göre dünyamız sonsuz canlı ateşten değişmeyle meydana gelmiştir ve bir vakit gelecek sonunda tüm-ateşe girecektir, böylece akış yeniden başlayacaktır:

"Bütünün kendisi olan bu kozmosu ne bir tanrı, ne de bir insan meydana getirmiştir. O, daima belli ölçülere göre yanan, belli ölçülere göre sönen ezeli ve ebedi ateştir."[9]

Ona göre ateş ihtiyaç ve tokluktur.Çünkü ihtiyaç veya açlık, ateşin kozmik düzenine işaret eder; tokluk ise bir nesnenin ölümü, ateşe dönüşmesi anlamına gelir.

Herakleitos'a göre herşey ateşten geldi ve yok olup tekrar ateşe dönecek. Ateşin gelip her şeyi yargılayıp mahkum edeceğini söyler.Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez. O hep varolan ateştir. Belli bir ölçü içerisinde ateş ile şeyler karşılıklı olarak birbirlerine dönüşürler. Bu dönüşümler kozmik düzeni meydana getirir:

"Her şey ateşle takas olur, ateş de her şeyle; tıpkı altın ile malların ve mallar ile altının takas edilmesi gibi"[10]

Karşıtların birliği ve savaşı

Karşıtların savaşı oluşun zorunlu ve tek şartıdır. Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı. Kozmos karşıtlıkların savaşının meydana getirdiği bir uyum harmonia dır:

"Karşıt olan şeyler bir araya gelir ve uzlaşmaz olanlardan en güzel uyum doğar. Her şey çatışma sonucunda meydana gelir."[11]

Varlıkların meydana gelişi ancak birbirlerine zıt olan ve bundan ötürü birbirlerini devam ettiren zıtların çatışmasına bağlıdır.Herakleitos savaşın herşeyin babası ve kralı olduğunu; kmini tanrı, kimini insan olarak ortaya çıkardığını; kimini köle, kimini özgür kıldığını söyler. Herakleitos, tanrılarda, insanlarda yok olsun o kavga diyen ozanı kınıyor. Çünkü pes ve tiz sesler olmazsa uyum olmazmış, birbirine karşıt erkek ve dişi olmazsa canlı varlıklar olmazmış.[12]

Evren zıt unsurlardan meydana gelmiştir.Bu zıtlıklar arkasında ise <bir olan> hep durmakda olup tanrı adıyla anılır.Bu ayrılıklı birliği filozof çeşitli simgelerde ve şekillerde görüyor.İnen ve çıkan yolun aynı olduğunu, iyi ile kötünün aynı olduğunu, çemberin çevresinde başlangıç ve sonun ortak olduğunu, yazının yolunun düz ve eğri olduğunu, soğuğun ısınıp,sıcağın soğuduğunu; nemlinin kuruyup kurunun nemlendiğini söylüyor. Bütün bu zıtlıklar, ikililiklerine rağmen aynı şey olup bir'in ayrı ayrı yanlarıdır.Fragmentlerinde sıkça belirtiyor:

"Bağlanışlar; bütünler ve bütün olmayanlar, birarada duran ve ayrı duran, birlikte söylenen ve ayrı söylenen. Her şeyden bir, bir'den her şey."[13]

"τω ουν τοξω ονομα βιος, εργον δε θανατος." "Yayın adı yaşamdır, işi ise ölüm."[14]

"αθανατοι θνητοι θνητοι αθαντατοι ζωντες τον εκεινων θανατον τον δε εκεινων βιον τεθνεωτες." "Ölümsüzler ölümlü, ölümlüler ölümsüz. Biri diğerinin ölümünü yaşar, diğeri de ötekinin yaşamını ölür."[15]

Akış öğretisi

Herakleitos'a göre her şey akar ve sürekli değişir.Ana madde olarak gördüğü Ateş bir an için bile hareketsiz kalmayan bir maddedir.Bu büyük filozofun akış öğretisini ifade eden sözleri şunlardır:

"ποταμοῖσι τοῖσιν αὐτοῖσιν ἐμϐαίνουσιν, ἕτερα καὶ ἕτερα ὕδατα ἐπιρρεῖ."

"Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden farklı sular akar" [16]

"Ποταμοῖς τοῖς αὐτοῖς ἐμβαίνομέν τε καὶ οὐκ ἐμβαίνομεν, εἶμέν τε καὶ οὐκ εἶμεν."

"Aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz. Biziz ve biz değiliz."[17]</sup

Oluş ve değişmenin değişmeyen yasası logos

Logos sözcüğü dillere çevrilmesi zor çok anlamlı bir kelimedir. Söz, düşünce, akıl, anlam anlamlarına gelir. Herakleitos'un logos'u halen tartışılmaktadır. Değişmenin kendisine göre gerçekleştiği yasaya logos diyor. Ateş ölçüyle yanar ve ölçüyle söner.O halde her şeyin kaynağı olan ve ateşin en saf biçimde kendisinde bulunduğu güneş bile bu yasaya uymaktadır.Güneşin ölçülerini aşmayacağını, eğer bunu yaparsa adaletin hizmetkarları olan Erinys'lerin onu yakalayacağını söyler. Herakleitos eserine logos ile başlıyor:

"Bu her zaman mevcut olan logos'u insanlar yalnızca işitmeden önce değil, işittikten sonra da anlamıyorlar. Her şey bu logos'a göre olup bittiği ve ben her şeyi doğasına göre ayırt ettiğim ve nasıl olduğunu bildirip açıkladığım halde, söylediklerimle ve yaptıklarımla karşılaştıklarında acemi gibi davranıyorlar. Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."[18]

Logos herkeste ortak olan düşünmedir.Ancak logos her şeyde ortaklaşa olmasına rağmen çoğunluğun sanki kendilerine özgü düşünceleri varmış gibi yaşadığını söyler.Ona göre nasıl ateşe yaklaştırılan kömürler başkalaşarak ateşleşirler, uuzaklaştırılınca da sönerlerse ruhumuz da ortaklaşa olanın ardından giderse logos'tan pay alır, ayrılırsa logos'suzdur.[19]

"Akla uygun konuşmak isteyenler yasasına bağlı bir kentten daha güçlü bir şekilde her şeyde ortak olana sıkıca sarılmalıdır. Çünkü bütün insan yasaları tanrısal olandan beslenir. Bu tanrısal yasa her şeyi dilediğince yönetir ve her şeye fazlasıyla yeter."[20] Herakleitos evreni logos'un yönetmesine rağmen insanların bunu anlayamamalarından yakınıyor.

Görelik kuramı

Herakleitos'ta her şeyin göreli olduğu görüşü vardır. Ondan kalan fragmentler evrensel göreliliği ifade ediyor:

"İnsan tanrı tarafından küçük çocuk olarak çağrılır, nasıl ki çocuk da yetişkin insan tarafından öyle çağrılırsa"... "En bilge insan, tanrıyla karşılaştırılırsa bilgelik, güzellik ve bütün diğer şeyler bakımından bir maymundur"... "En güzel maymun, insanla karşılaştırılırsa çirkindir"... "Deniz suyu en temiz ve en pistir.Balıklar onu içebilirler ve onlar için o kurtarıcıdır.Buna karşılık insanlar için o içilemezdir ve öldürücüdür" (DK. B 79, 83, 82)

Bu evrensel görelilik iyinin, kötünün; doğrunun, yanlışın; adaletin, adaletsizliğin aslında göreli kavramlar oldukları düşüncesini doğurur.Ancak Herakleitos'a göre iyiliğin varolamsı için kötülüğün, ışığın varolması için karanlığın, tokluğun varolması için açlığın olması gereklidir.Adaletsizlik olmasaydı adaletin adı bilinmezdi.Herakleitos hastalığın sağlığı; açlığın tokluğu; yorgunluğun dinlenmeyi hoş kıldığını söyler.

İnsan kuramı

Herakleitos'a göre insan üç şeyden meydana gelmiştir; ateş, su ve toprak. Sürekli bir dönüşüm vardır.Ruhlar için ölümün su olmak olduğunu, su için ölümün toprak olmak olduğunu, topraktan ise su olduğunu, sudan da ruh olduğunu söyler.

İnsan ruhu aslında ateşten meydana gelmiştir; ancak bu ateş ruh haline dönüşürken nemlenen bir ateştir.

Herakleitos ruhların nemden buharlaştığını belirtiyor. Ona göre ruhsal durumların en alt seviyesi su veya nem olmaktır. Su veya nemli olmak Hades'in çamurlu yollarında son bulur. Ruhsal durumların en üstü seviyesi sıcak ve kuru hava olmaktır. Parlak ve kuru olan ruhun en iyi ve en bilgedir.

Herakleitos'un genel olarak insanlar hakkındaki düşünceleri şöyledir:

"En değerli kişilerin birdir yeğ tuttuğu, o da geçici şeylerin ölümsüz ünü. Oysa kitle sığır gibi tıkınmakla geçiriyor gününü"[21]

Herakleitos'a insanlar yığınlar gözüyle bakıyor. Yığınları küçümsüyor. Logos'u anlamadıkları için dinlerken sağır gibi olduklarını söylüyor ve "varken, yoklar" deyişinin onlara uyduğunu ifade ediyor.

Çoğunluğun anlayışı ve düşüncesi olmadığını ima ediyor. Onların Halk ozanlarına inandıklarını, çoğunluğun kötü, azınlığın ise iyi olduğunu bilmeden yığını öğretmen kabul ettiklerini düşünüyor.

Bilgi kuramı

Herakleitos'un en çok önem verdiği şey bilgeliktir. Ama bu aynı zamanda geleneksel Yunan düşüncesidir. Bilgeliğin her şeyden üstün olduğunu ifade ediyor. Ona göre bilgece olan şey saf ateştir. Biz ruhumuzda bulundurduğumuz ateş oranında bilgeyiz. Ruhu kuru olan daha bilge, ruhu ıslak olan ise daha az bilgedir. Herakleitos bilgeliği şöyle ifade ediyor:

"Ölçülü olmak en büyük erdemdir. Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır."[22]

"Bilgelik tektir; her şeyi herşeyle yöneten düşünceyi bilmektir."[23]

"Beni değil, logos'u işiterek her şeyin bir olduğunu kabul etmek bilgeliktir."[24]

Herakleitos insan bilgisinin sınırlı olduğundan bahsediyor. Bunu şu fragmentinden anlıyoruz:

"En denenmiş kişinin idrak ve muhafaza ettiği şey dahi bir kanıdan öteye gitmez. Ama yalancılarla yardakçıları Dike mutlaka yakalayacaktır"[25]

Duyular aracılığıyla doğrudan doğruya elde edilen bilginin önemini vurguluyor ve görme ve işitme yoluyla öğrenileni tercih ettiğini belirtiyor. Ancak ruhları barbar olanların yani logos'u kavrayamayanların gözleri ile kulaklarının kötü tanıklar olduğunu da söylüyor.

Ahlak kuramı

Herakleitos iki tür insanın varlığını ayırdetmektedir: Logos'u kavrayamayan ve kavrayabilen insanlar. Logos'u kavrama bu kavrayışa uygun yaşamayı gerektirir.Evrenin yasası olan Logos'u bilmek aklın ödevidir. Logos'u tanıyıp anlayan kimse bu akıl yasasını kendi eylemine de ölçü olarak alacaktır.

Herakleitos'un amacı insanları Logos'a uygun davranmaya sevketmektir. En üstün amaç bilgelik ve doğruyu bulmak, doğruya uygun yaşamaktır. Mutluluk hakikati bilerek, ona uygun yaşayarak elde edilir. Mutluluk bedensel hazlardan kaynaklanmaz. Tutkulara karşı mücadele etmek ve ölçülü olmak gerekir. Tutkulara karşı mücadele etmenin zor olduğunu ancak arzu edilen şeyin bedelini ruhun ödediğini söyler.

İnsanlar yasaya uygun davranmalıdır:

"Halk yasayı kentin surlarını savunur gibi mücadele ederek korumalıdır."[26]

Evren anlayışı

Ona göre tüm evren ateşten var olmuştur ve bir süre sonra yine ateşe dönecektir. Evrenin var oluşu ve yok oluşu olayı periyodik olarak sonsuz kere yinelenecektir. Evren, belirli dönemlerde var olan ve yine belirli bir dönemde yok olan bir olgudur.

Herakleitos'ta yeni olan taraf; evrenin birden bire bir oluş ve yok oluş olgusu olarak görülmesidir. Milet okuluna göre evren özü somut olan bir şeyden; sudan ya da havadan yapılmıştır, her şeyin özünde bu maddeler bulunur. Heraklit ise ateşi ana madde yapmakla, varlıkların özde bir madde değil, bir olgu olduğuna dikkat çekmiştir.

Önemi ve etkileri

Herakleitos'un kendisinden sonra gelenler üzerinde çok büyük etkisi olmuştur. Her şeyin aktığı öğretisi ve göreceliği sofistlerin şüpheciliğinin en büyük dayanaklarından olmuştur. Sokrates gençliğinde Kratylos'un öğrencisi olduğunu ve ondan oluş dünyasının sürekli akış içinde olduğu görüşleri aldığını belirtmektedir. Platon "Kratylos"'un sonunda ona göre hiçbir şeyin sağlıklı olmadığını ve her şeyin bir gidiş ve akış olduğunu belirtir.(440c) Stoacılar Herakleitos'un felsefesini izlerler. Özellikle yeniçağda Goethe, Hölderlin, Hegel ve Nietzsche Herakleitos'u örnek almıştır. Hegel Herakleitos'un eserini almadığı hiç bir düşüncesinin olmadığını söyler. Nietzsche dünyanın herzaman doğruya yani Herakleitos'a muhtaç olduğunu söyler.
__________________
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2009, 00:02   #16
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 356
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart

Eris (Mitoloji)
Nifak, anlaşmazlık tanrıçası, Ares 'in kardeşi ve arkadaşı. Istırab (Ponos), Unutmak Naiad perisi (Lethe), Açlık (Limos), Keder (Argos) Ares'in çocuklarıdır.

Peleus'la Thetis'in, Olympos'ta kutlanan bir düğününe bütün tanrılar davet edilmiş ama Fesatlık Tanrıçası Eris davet edilmemiş.O da, üzerinde καλλίστη (kallisti—en güzel olana) yazılı altın bir elmayı Hera, Afrodit ve Athena'nın oturduğu ziyafet sofrasına atmış. Tanrıçalar "en güzele" yazan elmayı sahiplenmeye kalkmışlar ve aralarında tartışma çıkmış. Bunun üzerine Tanrılar Tanrısı Zeus un en güzeli seçmesi istenmiş. Ancak Zeus elmayı karısı Tanrıça Hera'ya verse diğer Tanrıçalar kıyameti koparacaklar, başka bir tanrıçaya verse bu sefer de Hera 'nın gazabı var. Zeus işin içinden çıkamayınca Troya Kralı Priamos'un oğlu ölümlü Paris'i görevlendirmiş. Bunun üzerine, üç tanrıça (Zeus'un karısı Hera, Akıl Tanrıçası Athena, Güzellik ve Sevgi Tanrıçası Afrodit (Venüs) ) çeşitli vaatlerle Paris'i etkilemeye çalışmışlar. Athena; savaşta yenilmezlik gücü vereceğini vaat etmiş, Hera; Paris'i Asya'nın hakimi yapacağını. Afrodit ise, dünyanın en güzel kızını. Athena ve Hera, en güzel elbiselerini giyip, en süslü mücevherlerini takmışlar, oysa güzellik örtü istemez, güzellik onun örtüsü diyen Afrodit bunların hiçbirini yapmamış. Paris ise dünyanın en güzel kadınını elde etmek için Afrodit'i yarışmanın birincisi seçmiş ve üzerinde "en güzele" yazan altın elmayı Afrodit'e vermiş. Bu seçimi yüzünden Paris, Hera’nın nefretini kazanmış, Truva kenti de Yunanlıların...

Afrodit'in, Paris'e vaat ettiği bu güzel kadın Sparta Kralı Menelaos'un karısı Helen'dir. Paris, Afrodit'in yardımıyla Sparta'ya gider, Helen'i kaçırır, prensi olduğu Truva şehrine geri döner. Menelaos, Akha ordularını toplayarak Truva'ya savaş açar. Böylece 10 yıl sürecek Truva savaşı başlamış olur.

Eris de Olympos'ta bir köşeden iki ulusun savaşçılarının on yıl süre ile birbirlerini kırmalarını seyreder.
__________________
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2009, 00:03   #17
posseddion
 
posseddion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 356
posseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud ofposseddion has much to be proud of
Standart

Yunan Mitolojisi
Yunan mitolojisi, Yunan tanrıları, tanrıçaları ve kahramanları hakkındaki hikâyelerden oluşan sözlü edebiyatla yaratılmış ve yaygınlaşmış bir mitolojidir. Günümüzde bu mitoloji hakkındaki bilgilerimizi bu sözlü edebiyatın yazılı hallerinden alıyoruz. Tarihciler, mitoloji hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için de bazen zamanın sanatındaki ipuçlarını bile toplar.

Genel olarak Yunan mitolojisi Yakın Doğu'daki diğer uygarlıkların mitolojilerinden fazlasıyla etkilenmiştir. Kendisi de daha sonraki Roma mitolojisini fazlasıyla etkilemiştir. Yunan mitolojisindeki efsanelerde çoğu eski Yunan tanrıları insan şeklindedir. Sfenks gibi bazı istisnalar da zaten Yakın Doğu ya da Anadolu kaynaklı karakterlerdir. Yunan tanrılarının yaratılış hikâyeleri seçilmiş 12 tanrı (ki bu 12 tanrı, 6 kadın ve 6 erkekten oluşur) Olimpos Dağı'nda otururlar, dünyayı ordan izleyip idare ederler. Bu 12 sayısı hiç bozulmaz, bir tanrı eklenirse bir başkası bu listeden çıkar. Şimşeklerin efendisi Zeus nice savaşlar vererek yönetimi babası Kronos ve onun yardakçıları titanların elinden almış, 3 erkek kardeşiyle dünyayı bölüşmüştür. Çekilen kuraya göre gökyüzü Zeus'a, denizler Poseidon'a, yeraltı da Hades'e düşer. Herkes görev dağılımından sonra Olimpos'a çıkar ve dünyayı yönetmeye başlarlar.
__________________
posseddion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2009, 09:33   #18
Korax
Android Destek
 
Korax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 21.062
Tecrübe Puanı: 1000
Korax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond reputeKorax has a reputation beyond repute
Korax - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

emeğine sağlık canım kardeşim tşkler
Korax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
Sizin Konu Yanıtlama Yetkiniz var
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Soru mitolojik öğeleri ve öğelerin oluşma nedenleri cevabı iceride Yaso Siz Sorun Biz Cevaplayalim(Maximum 5-10dk) 0 10-04-2009 17:24
Mitolojik Türk Edebiyatı _ѕєηєм_ Türk Dili ve Edebiyat 0 11-23-2008 10:28
Mitolojik düğün Yaso Magazin & Dedikodu 0 08-27-2008 16:42
İyi ki müziğin Tanrıları var Yaso Kültür ve Sanat 0 07-29-2008 12:19
DEVLERİN SAVAŞI: Mit. Devlerle Olympos tanrıları arasındaki efsaneyi savaş (Devlerin уυѕυƒ Felsefe 0 04-02-2008 21:38


Şu Anki Saat: 23:49


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Bilqi.com Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. bilqi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler doganinternet@hotmail.com ve streetken27@gmail.com dan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde bilqi.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş yapacaktır.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.

Android Rom

Android Oyunlar

Android samsung htc

Samsung Htc

Nokia Windows